Yargıtay plaj kararı Yayın Tarihi: 26 Temmuz 2026 | Yazan: Av. Çağrı Ayboğa (Ankara Barosu, Sicil No: 34507)
Yargıtay plaj kararı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.02.2025 tarihli, 2022/82 E., 2025/98 K. sayılı emsal kararıdır. Karara göre; halka açık kıyıda oturmak veya denize girmek isteyen vatandaşı tehdit ederek engelleyen plaj işletmecilerinin eylemi, TCK 109 kapsamında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturur. Suçun temel cezası 1 yıldan 5 yıla kadar hapis olup tehdit, cebir veya hile kullanılması halinde ceza 2 yıldan 7 yıla, birden fazla kişiyle birlikte işlenmesi halinde ise bunun bir katına kadar çıkar. Kıyılar Anayasa madde 43 ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu uyarınca herkesin eşit ve serbest yararlanmasına açıktır; şezlong kiralamayan vatandaştan giriş ücreti istenemez.
İki çocuğuyla serinlemek için Çeşme Altınkum’daki halk plajına giden bir doktor, havlusunu kuma serdiği anda karşısında işletme çalışanını buldu: “Burası bizim alanımız, kalkın.” O gün jandarmaya yapılan bir başvuru, yıllar sonra Türkiye’nin bütün kıyılarını ilgilendiren bağlayıcı bir içtihada dönüştü. Yaz aylarının klasik tartışması olan özel plaj, şezlong zorunluluğu ve giriş ücreti uygulamalarında Yargıtay son noktayı koydu.
Bu yazıda; Yargıtay plaj kararının ne dediğini, karara konu olayı, verilen cezaları, kararın anayasal ve yasal dayanaklarını, plaj işletmelerinin yetki sınırlarını ve plajda engellenen vatandaşın izleyebileceği hukuki yolları 26 Temmuz 2026 itibarıyla güncel mevzuata göre inceliyoruz.

İçindekiler
- Yargıtay Plaj Kararı Nedir?
- Karara Konu Olay: Çeşme Altınkum Plajında Ne Yaşandı?
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu Ne Karar Verdi?
- Kararın Hukuki Dayanakları
- Plaja Girişi Engellemenin Cezası: TCK 109 Ceza Tablosu
- Plaj İşletmeleri Neyi Yapabilir, Neyi Yapamaz?
- Şezlong Kiralamak Zorunda mıyım? Vatandaşın Kıyı Hakları
- Plajda Engellenirseniz Ne Yapmalısınız?
- Hesaplama Araçlarımız
- Yargıtay Plaj Kararı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Yargıtay Plaj Kararı Nedir?
Yargıtay plaj kararı; halka açık kıyıya erişimi engellemenin idari bir mesele değil, hapis cezası gerektiren bir suç olduğunu hükme bağlayan Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihadıdır. Ceza Genel Kurulu kararları, Yargıtay daireleri ve ilk derece mahkemeleri bakımından fiilen bağlayıcı yol gösterici niteliktedir; bu nedenle karar, ülkedeki tüm plaj işletmeleri ve sahil kullanıcıları için emsal oluşturur. Kararın özü şudur: işletmeler yalnızca sundukları şezlong, şemsiye ve yiyecek içecek hizmetinin ücretini isteyebilir; hizmet almayan vatandaşın kumsalda oturmasını, havlusunu sermesini veya denize girmesini engelleyemez.
Karara Konu Olay: Çeşme Altınkum Plajında Ne Yaşandı?
Süreç, İzmir’in Çeşme ilçesindeki Altınkum Plajı’nda yaşanan bir olayla başladı. İki çocuğuyla birlikte halk plajı statüsündeki alana giden bir doktor, işletmenin şezlonglarını kiralamadan, şezlonglar ile deniz arasında kalan kumsala kendi havlusunu ve eşyalarını bırakarak denize girmek istedi. Plajda faaliyet gösteren özel işletmenin çalışanı, ailenin yanına gelerek alanı terk etmelerini istedi ve katılanı tehdit ederek eşyalarını oradan kaldırmaya zorladı. Vatandaşın jandarmaya başvurmasıyla adli süreç başladı.
Yerel mahkeme; işletme çalışanını kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezasına, çalışana bu yönde talimat veren işletme yetkilisini ise aynı suça azmettirmeden 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum etti. Dosya Yargıtay Ceza Genel Kuruluna kadar taşındı ve Kurul, mahkumiyet hükümlerini hukuka uygun bularak onadı.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu Ne Karar Verdi?
Kurul, kıyıda hizmet almayan vatandaşın oturmasına ve eşya koymasına tehditle engel olmanın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğuna karar verdi. Kararın özeti şöyledir:
Plajda Hizmet Almayan Vatandaşın Kıyıda Oturmasına Engel Olmak Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçudur
Plajda şezlonglar ile kıyı çizgisi arasında bulunan kumsala eşyasını bırakan katılanı tehdit ederek işletmenin hizmet ve eşyalarından faydalanmayan katılanın deniz kıyısında oturmasına ve eşyasını bu alana koymasına engel olan sanıkların eylemleri, KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA SUÇUNU OLUŞTURUR.
Künye: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 26.02.2025 Tarih, 2022/82 E., 2025/98 K.
Kararın gerekçesinde; kıyıların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, herkesin eşit ve serbest yararlanmasına açık kamusal alan niteliği taşıdığı, vatandaşın denize ulaşmasının, sahilde oturmasının veya kendi havlusunu kıyıya sermesinin işletmelerce keyfi biçimde engellenemeyeceği vurgulandı. Kişinin bir yerde kalma özgürlüğünün hukuka aykırı biçimde kısıtlanması, suçun oluşumu için yeterli görüldü; ayrıca fiziki alıkoyma aranmadı.
Kararın Hukuki Dayanakları
Plaja Girişi Engellemenin Cezası: TCK 109 Ceza Tablosu
Plaja veya kıyıya erişimi engellemenin cezası, temel halde 1 yıldan 5 yıla kadar hapistir; plaj olaylarının tipik senaryosu olan tehditle engelleme halinde ceza 2 yıldan 7 yıla çıkar ve birden fazla çalışanın birlikte hareket etmesi cezayı bir kat artırır.
| Hüküm | Fiil | Ceza |
|---|---|---|
| TCK 109/1 | Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakmak | 1 yıldan 5 yıla kadar hapis |
| TCK 109/2 | Fiili işlemek için veya işlendiği sırada cebir, tehdit veya hile kullanılması | 2 yıldan 7 yıla kadar hapis |
| TCK 109/3 | Suçun silahla, birden fazla kişiyle birlikte, çocuğa ya da kendini savunamayacak kişiye karşı işlenmesi | Verilecek ceza bir kat artırılır |
| TCK 109/4 | Suçun mağdurun ekonomik bakımdan önemli bir kaybına neden olması | Ayrıca bin güne kadar adli para cezası |
| TCK 110 | Soruşturmaya başlanmadan önce mağdurun serbest kalmasının sağlanması (etkin pişmanlık) | Cezanın üçte ikisine kadarı indirilir |
Karara konu olayda tehdit unsuru bulunduğundan ceza TCK 109/2 üzerinden belirlenmiş; suça talimat veren işletme yetkilisi de azmettiren sıfatıyla fail gibi cezalandırılmıştır. Engelleme sırasında birden fazla görevlinin birlikte hareket etmesi halinde 109/3-b uyarınca cezanın bir kat artırılması gündeme gelir; basında yer alan 5 yıla kadar hapis ifadesi suçun temel halini yansıtır, nitelikli hallerde üst sınır çok daha yüksektir.
Plaj İşletmeleri Neyi Yapabilir, Neyi Yapamaz?
Turizm Teşvik Kanunu ve plaj işletmelerinin belgelendirilmesine ilişkin mevzuat, işletmelere yalnızca hizmet sunma yetkisi verir; kıyıyı kapatma yetkisi vermez.
Şezlong Kiralamak Zorunda mıyım? Vatandaşın Kıyı Hakları
Hayır; denize girmek veya kumsalda oturmak için şezlong kiralamak ya da herhangi bir ücret ödemek zorunda değilsiniz. Kıyı çizgisi ile şezlonglar arasında kalan alan dahil, kıyının tamamı kamusal alandır. Havlunuzu uygun bir yere serebilir, kendi şemsiyenizi kullanabilir, denize serbestçe girip çıkabilirsiniz. Otellere ve turizm tesislerine tahsisli kıyılarda dahi bu tahsis, işletmeye yalnızca hizmet sunma imkanı verir; vatandaşın kıyıdan yararlanma hakkını ortadan kaldırmaz. İşletme yalnızca kendi eşyasını (şezlong, şemsiye) kullanmanız halinde ücret isteyebilir.
Plajda Engellenirseniz Ne Yapmalısınız?
Avukat’a Sor
Kıyıya erişiminiz engellendiyse veya plaj işletmecisi olarak bu karar sonrası yükümlülüklerinizi öğrenmek istiyorsanız dosyanızı birlikte değerlendirelim.
Hesaplama Araçlarımız
Ceza ve tazminat süreçlerinizle ilgili ön fikir edinmek için aşağıdaki ücretsiz araçlarımızı kullanabilirsiniz:
İnfaz Hesaplama
5275 sayılı Kanuna göre koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik
Araç Değer Kaybı
Kaza sonrası aracınızın değer kaybını Yargıtay formülüyle hesaplayın
Kira Artış Oranı
TÜFE 12 aylık ortalamasına göre güncel kira artışı
Yargıtay Plaj Kararı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Yargıtay plaj kararı nedir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.02.2025 tarihli, 2022/82 E., 2025/98 K. sayılı kararıdır. Karara göre halka açık kıyıda oturmak isteyen vatandaşı tehditle engelleyen plaj işletmecilerinin eylemi, TCK 109 kapsamında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturur.
Denize girmek için ücret ödemek zorunda mıyım?
Hayır. Kıyılar Anayasa madde 43 ve Kıyı Kanunu uyarınca herkesin eşit ve serbest yararlanmasına açıktır. İşletmeler yalnızca şezlong, şemsiye gibi fiilen sunulan hizmetlerin ücretini isteyebilir; sahile giriş için ücret talep edemez.
Şezlong kiralamadan plajda oturabilir miyim?
Evet. Kendi havlunuzu ve şemsiyenizi kullanarak kumsalda oturabilirsiniz; şezlong kiralama zorunluluğu hukuken yoktur. Şezlonglar ile deniz arasındaki alan dahil kıyının tamamı kamusal alandır.
Özel plaj diye bir şey var mı?
Hukuken kıyılar özel mülkiyete konu olamaz. Turizm tesislerine yapılan tahsisler işletmeye yalnızca hizmet sunma imkanı verir; kıyıyı kapatma, çit çekme veya vatandaşın denize erişimini engelleme hakkı vermez.
Plajdan kovulmanın cezası nedir?
Vatandaşı kıyıda kalmaktan hukuka aykırı olarak yoksun bırakmak TCK 109/1 uyarınca 1 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası gerektirir. Tehdit veya cebir kullanılması halinde ceza 2 yıldan 7 yıla çıkar; birden fazla kişiyle işlenmesi cezayı bir kat artırır.
Talimatı veren işletme sahibi de ceza alır mı?
Evet. Karara konu olayda çalışana talimat veren işletme yetkilisi, suça azmettirme nedeniyle çalışanla aynı cezaya, 1 yıl 8 ay hapse mahkum edilmiş ve bu hüküm Yargıtay tarafından onanmıştır.
Şikayet etmem şart mı, süreç nasıl başlar?
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu şikayete tabi değildir; savcılık, kolluk tutanağı veya herhangi bir ihbar üzerine resen soruşturma başlatır. Olay anında 155 veya 156 aranarak tutanak tutturulması ispat açısından önemlidir.
İşgaliye ödeyen işletme kıyıyı kapatabilir mi?
Hayır. Belediyeye işgaliye veya Hazineye ecrimisil ödenmesi, işletmeye kıyı üzerinde mülkiyet veya erişimi kısıtlama hakkı kazandırmaz. Danıştay da hizmet almayan vatandaştan ücret istenemeyeceğini karara bağlamıştır.
Otel plajları da bu karar kapsamında mı?
Evet. Otellere tahsisli kıyılarda dahi vatandaşın kıyıdan ve denizden yararlanma hakkı devam eder; otel yalnızca kendi sunduğu hizmetlerin ücretini müşterisinden isteyebilir.
Plajda engellenirsem tazminat isteyebilir miyim?
Evet. Ceza soruşturmasından bağımsız olarak, hukuka aykırı engelleme nedeniyle uğranılan zararlar için maddi tazminat ve yaşanan üzüntü için manevi tazminat davası açılabilir.
Av. Çağrı Ayboğa Kimdir?
Av. Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup Ankara Barosuna kayıtlı (Sicil No: 34507) avukattır ve Ayboğa + Partners Hukuk Bürosunun kurucusudur. Ceza hukuku alanında; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit ve hürriyete karşı suçlar ile idare hukuku kesişimindeki kıyı ve imar uyuşmazlıklarında yoğun dava deneyimine sahiptir. Sitedeki içerikler ve hesaplama araçları, güncel mevzuat ve Yargıtay içtihatları esas alınarak bizzat kendisi tarafından hazırlanmakta ve düzenli olarak güncellenmektedir. Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanız için hukuki danışmanlık alınız.
Yargıtay Plaj KararıKişiyi Hürriyetinden Yoksun KılmaKıyı KanunuHürriyete Karşı SuçlarAnkara Barosu 34507
Hukuki Destek Alın
Kıyıya erişim engellemeleri hem ceza hem tazminat boyutuyla takip edilmesi gereken süreçlerdir; delillerin ilk andan itibaren doğru toplanması sonucu belirler. Danışmanlık ücretlidir; ücretler TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenir.