Emekli Maaşına Haciz Gelir Mi? Yargıtay Kararları 2025
Emekli Maaşının Tamamına Haciz Konulması Sorunu 2025
Günümüzde borç ilişkilerinin icra hukuku kapsamında çözümlenmesi sürecinde, borçluların gelir kaynaklarının haczi meselesi önem arz etmektedir. Bu bağlamda, “Emekli Maaşına Haciz Gelir Mi? Yargıtay Kararları” başlıklı bu çalışma, emekli maaşlarının haczedilmesine ilişkin hukuki düzenlemeleri, yargı içtihatlarını ve uygulamaları incelemeyi amaçlamaktadır. Emekli bireylerin yaşamlarını sürdürebilmeleri için sağlanan gelirlerin, hangi şartlarda hacze tabi tutulabileceği, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile birlikte değerlendirilmekte olup, Yargıtay içtihatları bu çerçevede yönlendirici bir rol üstlenmektedir.

Emekli Maaşlarının Haczedilmesine İlişkin Yasal Çerçeve
Emekli maaşlarının haczi, genel haciz hükümleri çerçevesinde değil; özel yasal düzenlemeler çerçevesinde ele alınmaktadır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 93. maddesi, bu konuda temel düzenlemeyi içermektedir. Anılan maddeye göre, “gelir, aylık ve ödenekler; 88’inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez”. Bu hüküm, emekli maaşlarının yalnızca belirli borç türleri bakımından haczedilebileceğini ortaya koymaktadır.
Ayrıca, bu maddede borçlunun muvafakatinin bulunmaması durumunda haciz talebinin icra müdürü tarafından reddedileceği açıkça belirtilmektedir. Dolayısıyla emekli maaşlarının haczi ancak iki şekilde mümkün olabilmektedir: Birincisi, nafaka veya prim borcu gibi istisnai durumlarda; ikincisi ise borçlunun açık rızası ile. Kanun koyucunun amacı, emekli bireylerin geçimlerini temin eden gelirlerin keyfi haciz taleplerine karşı korunmasıdır.
Borçlunun Muvafakati Halinde Haciz
Emekli maaşlarının haczi konusunda borçlunun açık rızası belirleyici unsurlardan biridir. 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesi uyarınca, emekli aylıklarına haciz uygulanabilmesi için, nafaka ve prim borçları dışında kalan durumlarda borçlunun yazılı muvafakati şarttır. Yargıtay içtihatlarında da bu muvafakatin varlığı haciz işleminin geçerliliği açısından kritik bir unsur olarak değerlendirilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin bir kararında, icra müdürlüğünün borçlunun muvafakati bulunmaksızın emekli maaşına haciz koyamayacağı vurgulanmış ve bu tür işlemlerin hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir. Bu durum, icra takibinde alacaklının dikkat etmesi gereken temel usuli işlemlerden biridir. Öte yandan, borçlunun rızası bir defaya mahsus olmayıp, icra dosyasına sunulan her haciz talebinde ayrıca değerlendirilmelidir. Borçlunun önceki muvafakatinden cayma hakkı da bulunduğu Yargıtay kararlarıyla sabittir.
Nafaka Borçları Nedeniyle Haciz
Nafaka alacakları, kamu düzenine ilişkin bir mahiyet arz ettiğinden, emekli maaşlarının bu borçlar nedeniyle haczi mümkündür. Kanun koyucu, 5510 sayılı Kanun’un 93. maddesinde bu hususu açıkça istisna olarak düzenlemiştir. Nafaka alacaklısı, borçlunun emekli maaşının bir kısmına haciz koydurmak suretiyle alacağını tahsil edebilir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin bu konudaki kararlarında, nafaka alacaklarının öncelikli olduğu ve emekli maaşlarının bu borçlar için haczedilebileceği yönünde içtihatlar mevcuttur. Ancak burada dikkat çeken nokta, nafaka borcu için haciz uygulanacak miktarın, emekli maaşının tamamı değil, bir kısmı ile sınırlı tutulması gerektiğidir. Zira borçlunun yaşamını sürdürebilmesi için gerekli asgari gelir korunmalıdır. Bu sınırlama oranı ise genellikle maaşın dörtte biri oranında uygulanmaktadır.
Detaylı Bilgi İçin:
Prim Borçları Nedeniyle Haciz
5510 sayılı Kanun’un 88. maddesinde belirtilen prim borçları, emekli maaşlarının haczine imkân tanıyan bir diğer istisnadır. Bu kapsamda, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK), prim alacaklarını tahsil etmek amacıyla emekli maaşının belirli bir oranına haciz koydurması mümkündür. Bu düzenleme, kurumun finansal sürdürülebilirliğini sağlamak ve kamu alacaklarının tahsilini temin etmek amacıyla getirilmiştir.
Yargıtay kararlarında, SGK’nın bu yetkisi açıkça tanınmakta ve icra müdürlüklerinin bu tür haciz taleplerini yerine getirmesi gerektiği belirtilmektedir. Ancak bu hacizlerin de ölçülülük ilkesine uygun şekilde, borçlunun geçimini sürdürebileceği bir düzeyde bırakılması esası benimsenmiştir. Yargı içtihatları, bu konuda kurumun keyfi uygulamalarına karşı da denetim işlevi görmektedir.
Haciz Oranı ve Sınırlandırmalar
Emekli maaşlarına uygulanabilecek haciz oranları, hukuki güvenlik ve sosyal devlet ilkeleri doğrultusunda sınırlandırılmıştır. Uygulamada, nafaka ve prim borçları dışında borçlunun muvafakat verdiği durumlarda dahi, emekli maaşının tamamı değil, yalnızca belirli bir oranı haczedilebilir. Bu oran, genel olarak maaşın dörtte biri ile sınırlı tutulmakta ve bu sınırın aşılması hukuka aykırılık teşkil etmektedir.
Yargıtay içtihatları da bu hususu teyit eder niteliktedir. Özellikle Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, borçlunun emekli maaşının tamamına haciz uygulanamayacağına, yalnızca belirli bir kısmına haciz konulabileceğine hükmetmiştir. Bu bağlamda, borçlunun yaşamını idame ettirebilmesi için gerekli olan gelir düzeyinin korunması gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, maaşa uygulanan kesintilerin miktarları düzenli olarak icra müdürlükleri tarafından kontrol edilmelidir. Aksi takdirde, borçlunun mağduriyeti doğmakta ve hukuka aykırı bir uygulama gündeme gelmektedir.
Emekli Maaşına Haciz Uygulamasında Usuli İşlemler
Emekli maaşına haciz uygulanabilmesi için takip edilmesi gereken usuli işlemler bulunmaktadır. İlk olarak, icra müdürlüğüne yapılan haciz talebinde, alacağın türü ve miktarı açıkça belirtilmeli, borçlunun maaşının emeklilik statüsünde olduğu doğrulanmalıdır. Eğer borç nafaka veya prim borcu değilse, borçlunun yazılı muvafakat belgesi de dilekçeye eklenmelidir.

Yargıtay, bu usuli şartların yerine getirilmemesi halinde haciz işlemini hukuka aykırı kabul etmektedir. Bu bağlamda, özellikle borçlunun muvafakatinin dosyada bulunup bulunmadığı titizlikle denetlenmelidir. Aksi halde, borçlunun icra müdürlüğüne şikâyet yoluna başvurarak haczin kaldırılmasını talep etme hakkı doğar. Bu noktada, uygulamada sıkça karşılaşılan eksikliklerin başında, muvafakat belgesinin sunulmaması veya icra müdürlüğü tarafından gerekli incelemenin yapılmaması gelmektedir.
Emekliye Ek Zam Olacak mı? Ek Zam Farkları Ne Zaman Yatacak? Temmuz 2025
Emekli Maaşının Tamamına Haciz Konulması Sorunu
Emekli maaşının tamamına haciz konulması, 5510 sayılı Kanun ve Yargıtay kararları çerçevesinde hukuka aykırıdır. Emekli maaşı, sosyal güvenlik sisteminin sağladığı temel bir gelir kaynağı olarak, borçlunun insan onuruna yaraşır şekilde yaşamını sürdürebilmesi için koruma altına alınmıştır. Bu nedenle, maaşın tamamının haczedilmesi, temel sosyal hukuk devleti ilkesiyle çelişmektedir.
Yargıtay uygulamasında, emekli maaşının tümüne haciz konulduğu durumlarda, borçlunun başvurusu üzerine haczin kaldırılmasına hükmedildiği görülmektedir. Bu kararlar, yalnızca ilgili kanun hükümlerinin uygulanması açısından değil, aynı zamanda hukukun sosyal işlevinin gerçekleştirilmesi yönüyle de önem taşımaktadır. Özellikle borçlunun tek geçim kaynağının emekli maaşı olduğu hallerde, bu korunma mekanizması daha büyük önem arz eder.

Emekli Maaşına Haciz Gelir Mi? Yargıtay Kararları
Yargıtay, emekli maaşlarının haczi hususunda istikrarlı bir içtihat geliştirmiştir. Bu kararlar, mevzuatın uygulanma biçimini somutlaştırmakta ve icra müdürlükleri ile alt derece mahkemelerine yön göstermektedir. Özellikle nafaka ve prim borçları dışındaki haciz taleplerinde, borçlunun muvafakatinin aranması gerektiği Yargıtay tarafından defalarca vurgulanmıştır.
Özet: Borçlunun emekli maaşına, muvafakati bulunmaksızın haciz konulamaz. Yargıtay, borçlunun emekli maaşına yönelik haciz işleminin, yazılı muvafakat olmaksızın yapılmasını hukuka aykırı bulmuştur.
Künye: Yargıtay 12. HD, 18.04.2017, E. 2017/2536, K. 2017/9635
Özet: Borçlunun emekli maaşı tek geçim kaynağı ise ve nafaka ya da SGK borcu dışındaki bir borç için haciz uygulanmışsa, borçlunun şikâyeti üzerine haciz kaldırılır.
Künye: Yargıtay 12. HD, 15.02.2016, E. 2016/1290, K. 2016/4897
Bu kararlar, yalnızca mevzuat yorumuna değil, aynı zamanda bireylerin temel haklarının korunmasına da dayanmaktadır. Yargıtay, sosyal devlet ilkesine uygun olarak, bireyin geçim kaynağının sınırsız biçimde haczine izin verilemeyeceğini sürekli olarak ifade etmiştir.
Sosyal Devlet İlkesi ve Emekli Maaşları
Sosyal hukuk devleti ilkesi, bireyin ekonomik ve sosyal açıdan korunmasını amaçlar. Bu ilke doğrultusunda, emekli bireylerin gelirlerinin korunması özel bir önem taşır. Emekli maaşı, bireyin uzun yıllar süren çalışmasının karşılığıdır ve yaşamının geri kalan kısmında insanca bir yaşam sürmesi için tek gelir kaynağı olabilir.
Bu nedenle, kanun koyucu ve Yargıtay, emekli maaşlarını belirli sınırlamalarla hacze tabi tutmuştur. Özellikle, sosyal güvenlik gelirinin tamamının haczedilmesi, bu ilkeye aykırı bir sonuç doğuracaktır. Emekli bireyin yoksulluğa sürüklenmesini önlemek amacıyla, bu tür maaşlara sınırlı ve istisnai durumlarda haciz uygulanmasına müsaade edilmiştir. Yargı kararları bu çerçevede sosyal adaletin sağlanması bakımından yönlendirici rol oynamaktadır.
