İcra HukukuMakalelerimiz

İlamlı ve İlamsız İcra Takibi

Toplumu oluşturan bireyler ihtiyaç, iş, keyfiyet gibi çeşitli nedenlere dayalı olarak sürekli birbirleriyle ilişki içerisine girer; böylelikle hayatlarını idame ettirirler.

Kurulan bu ilişkiler çoğu zaman yazılı bir belgeye dayandırılmasa da aslında neredeyse hepsi hukuk dünyası içerisinde bir kurumu ilgilendirmektedir. Bu ilişkilerin insanlar arasında olması sebebiyle uyuşmazlıkların doğması da kaçınılmazdır.

Meydana gelen uyuşmazlıkların çözümü de ancak ve ancak yargı makamları aracılığıyla mümkün olup kişinin, başkalarının hak ve özgürlüklerini ihlal ederek adaleti sağlamaya çalışması kanunen yasaktır.

Yargı makamları önüne giden bir uyuşmazlık konusunda yargı makamlarınca bir nihai karar verilir. Bazı kararlar istinai olmakla birlikte, çoğu mahkeme kararı verildiği anda kararın sonuçları meydana gelmez. Yargı makamının verdiği kararın ayrıca icra edilmesi de gerekebilir.

Bununla birlikte kanunda belirtilen hal ve şartlarda mahkeme kararına gerek olmadan da uyuşmazlığa ilişkin icra işlemi başlatılabilir. Kısacası, kazanılan bir hakkın fiili olarak elde edilmesidir icra.

İcra ve İcra Takibi Nedir? Çeşitleri Nelerdir?

İcranın sözlük kelime anlamı yerine getirme, yapma, yürütme, uygulamadır. Hukuk terimi olarak icra kelimesinin anlamı ise borçlunun alacaklıya ödemekle ya da alacaklı için yerine getirmekle, yapmakla yükümlü bulunduğu bir şeyi ödememesi, yapmaması durumunda, alacaklının başvurduğu adli kuruluş ve kuruluşun yaptığı görevdir.

İcra kelimesinin anlamından da anlaşılacağı üzere icra takibi de borçlunun alacaklıya ödemekle ya da alacaklı için yerine getirmekle, yapmakla yükümlü bulunduğu bir şeyi ödememesi, yapmaması durumunda, alacaklının başvurduğu adli kuruluş ve kuruluşun yaptığı görevlerin oluşturduğu, birbirini takip eden dizidir.

İcra takibinin türleri farklı olmakla birlikte ilamlı icra takibi ve ilamsız icra takibi olmak üzere iki çeşidi vardır.

İcra Takibi Yapılırken Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

Özellikle kambiyo senetlerinin aracı olduğu bir alacak/borç ilişkisinde senet üzerindeki değişiklik yine senedi düzenleyen kişinin imzasını taşımalıdır; aksi halde senet tahrif edilmiş sayılır ve sahtecilik suçunu oluşturur.

Bir çekin vade tarihinden itibaren 10 gün içerisinde bankaya başvurulmalı ve eğer karşılıksız ise “karşılıksızdır” şerhi konulmalıdır. Alacaklının vade tarihinden itibaren 10 gün içerisinde bankaya başvurması karşılıksız şerhini elde etmek bakımından oldukça önemlidir ki; alacaklı bakımından icra takibi hızlanır ve kolaylaşır.

Kambiyo senetlerinin Türk Ticaret Kanunu’nca ileri sürülebilirliği zamanaşımına bağlanmış olup 3 yıldır.

Ödenmeyen çekler için keşide tarihinden itibaren 3 ay içerisinde İcra Ceza Mahkemesine başvurulması halinde düzenleyen bakımından 3 aylık tazyik hapsi uygulanabilir, bu sebeple çekin ödenmemesi durumunda uzman avukatlardan profesyonel yardım almak tahsilat bakımından hayatidir.

Senet ön yüzüne, borçlunun haricinde başka bir kişiye attırılacak imza “aval” yani kambiyo hukukunda kefil anlamına gelmektedir. Bir şirket adına senet imzalanması halinde yetkili kişiye bir imza daha attırılması ilgili senetle alakalı şirket yetkilisini şahsi sorumlu kılacaktır. Bu husus tahsilat bakımından etkili ve pratik bir yoldur.

İcra takibi sürecinde alacaklı olan müvekkil ve avukat arasındaki iletişim ve bilgi akışı oldukça önemlidir. Her ne kadar borçludan alınmış bir kambiyo senedi veya borçlu aleyhine icraya konulabilecek başkaca dokuman, ilam olsa dahi hakkın ele geçirilebilmesi bakımından tahsil potansiyeli bulunmalıdır.

Borçlunun kendi üzerine kayıtlı mal varlığı veyahut da üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları olabilir. Bu sebeple alacaklı olan müvekkil ile avukat arasındaki bilgi alışverişi ne denli zengin olursa icra takibi süreci de bir o kadar hızlı ve verimli geçer.

İlamlı İcra Nedir?

İlam, bir davanın mahkemece nasıl bir sonuca bağlandığını gösteren resmi belgedir. Adından da anlaşılacağı üzere ilamlı icra sonuca bağlanmış bir mahkeme kararına dayanmaktadır.

İlamlı icrada alacaklı, icra dairesine müracaat etmeden önce talebiyle alakalı mahkemeye başvurur. Bu başvuru sonucunda bir yargılama yapılır ve eğer bu yargılama sonucunda davacı lehine bir sonuç çıkarsa icra dairesine başvurularak ilamın icrası talep edilir.

Türk Hukuk Sisteminde para ve teminat alacakları dışındaki bütün talepler için ilam alınması mecburidir. Para ve teminat alacakları bakımından da icra sürecini güçlendirmek isteyen bir kişi, mahkemeye başvurarak alacağını ilama bağlayıp ilamlı icra takibi başlatabilir.

İlamlı İcra Takibi Nasıl Yapılır?

İcra takibi için gerekli bilgilerle düzenlenmiş takip talebi ekinde takip dayanağı olarak mahkemeden alınmış ilam veya ilam niteliğindeki belge ile yapılır.

İlamlı İcra Takibi İçin Nereye Başvurulur?

İlamlı icra takibinde bir ilama ihtiyaç vardır. İlam, mahkemeye başvurulmak suretiyle elde edilebilir. Mahkemeden ilamın elde edilmesinin ardından gerekli belge ve dokumanlar ile alacaklının istediği herhangi bir icra dairesine başvurulabilir.

Diğer icra türlerinden farklı olarak ilamlı icra yolunda yer bakımından yetki düzenlemesi yoktur. Yani borçlunu yerleşim yeri, alacaklının yerleşim yeri veya ilamı veren mahkemenin bulunduğu yer mahkemesi gibi bir yetki şartı söz konusu değildir.

Hükmün Kesinleşmesinden Sonra İlamlı İcraya Başvurulması ve İcranın Durdurulması

İlamsız icra takibinden farklı olarak, ilamlı icra takibinde aleyhe başlatılan bir takip için borcun varlığı bakımından itiraz mümkün değildir.

Borç bir mahkeme kararına dayanmaktadır; dolayısıyla borcun varlığına ilişkin bir itirazın da icra takibi başlatılmadan önce ilamın alınma sürecinde yapılması gerekmektedir.

İlamlı icra takibi başlatıldıktan sonra yapılabilecek itirazlara ilişkin borçlunun İcra Hukuk Mahkemesinde dava açma hakkı her zaman saklıdır.

Zamanaşımı, ihmal ve itfa gibi itirazlar ise ödeme emrinin borçluya tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde yapılması gerekmektedir.

İlamsız İcra Nedir?

İlamlı icra takibi için yapılan açıklamalardan yola çıkarak, lafzından da anlaşılacağı üzere ilamsız icra takibi yolunda dayanak olarak mahkeme kararı, ilam yoktur.

Para borcu ve teminat alacakları bakımından ilam şartı olmaması sebebiyle ilamsız icranın konusunu para ve teminat borçları oluşturur.

Bununla birlikte kiralanan taşınmazlara ilişkin ödenmeyen kiranın tahsili ve taşınmazın tahliyesinde de ilamsız icra yoluna başvurulabilir.

Yapıldığı alanlar bakımından ilamsız icra takibi çeşitlere ayrılmaktadır: genel haciz yolu ile takip para ve teminat alacaklarına ilişkin başlatılır, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip, kiralanan taşınmazların tahliyesi yolu ile takip, abonelik sözleşmesine özgü haciz yoluyla takip. Sayılan bu takip türlerinden hiçbirinde ilam olmaksızın icra takibi başlatmak mümkündür.

İlamsız İcra Takibi Nasıl Yapılır?

Para ve teminat alacaklarına ilişkin ilamsız icra takibinde takip talebi dışında herhangi bir dayanak gösterme zorunluluğu yoktur, borcun varlığına ilişkin itirazı olan borçlunun ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde borca itiraz etmesi gerekmektedir. Diğer ilamsız icra türlerinde ise takibe dayanak belge olarak kambiyo senedi, kira kontratı, abonelik sözleşmesi gösterilmesi gerekmektedir.

İlamsız İcra Takibi İçin Nereye Başvurulur?

İlamlı icra takibinin aksine; ilamsız icra takiplerinde yetki kuralı öngörülmüştür. İlamsız icra takiplerindeki yer bakımından yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesidir. Sözleşmeden kaynaklı para ve teminat alacaklarında ise sözleşmenin ifa yeri de takip borcu bakımından yetkilidir.

İcranın Geri Bırakılması

İlamlı icra takiplerinde ilamın alınmasıyla birlikte icra takip işlemi başlatılabilir; kararın kesinleşmesine gerek yoktur. İlgili ilam aleyhine istinaf veya temyiz kanun yollarına başvurulması icrayı otomatik olarak durdurmaz.

İlama karşı kanun yoluna başvuran taraf icra takibi sürecine maruz kalmamak istiyorsa icranın geri bırakılması yani tehir-i icra kurumuna başvurması gerekmektedir.

İİK m.36’da düzenlenen icranın geri bırakılması, borçlu tarafından bir teminat gösterilip borçlunun başvurmuş olduğu kanun yolu sürecinin sonuna kadar icra takip işlemlerinin durdurulmasıdır.

Uygulamada tehir-i icra olarak geçen icranın geri bırakılması özellikle kanun yoluna başvurmuş borçluyu korumak ve telafisi zor hak mahrumiyetlerine yer vermemek amacıyla düzenlenmiştir.

Tehir-i icra süreci detaylı usul ve esas kurallarından oluşan bir süreç olup uzman avukatlarca yürütülmesi hak kayıplarının önlenmesi bakımından oldukça önemlidir.

İcranın İadesi

İcranın geri bırakılması süreci işletilmeden kanun yoluna başvuran borçlu aleyhine, icra takip işlemleri durmadan devam eder.

İstinaf veya temyiz kanun yolundan sonuç elde edilinceye kadar borçlu aleyhine başlatılan ilk derece mahkemesince verilen ilama dayanan icra takibi sonuçlanabilir.

Kısmen veya tamamen borcun tahsili yapılmışken; kanun yolu başvurusu borçlu lehine sonuçlanırsa İİK m.40 gereğince bozma kararına göre icranın tamamen veya kısmen iadesi sağlanır.

İlamlı ve İlamsız İcra Takibinde Zamanaşımı Kavramı

İcra takibi dosyasında herhangi bir işlemin yapılmaması halinde icra dosyası düşer. Bu süre 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununda düzenlenen alacak hakları için her halükarda ki 10 yıllık zamanaşımı süresidir.

İcra Takibi İçin Harç Ödenir Mi?

İcra takibi için öncelikle maktu olarak başvuru harcı (2023 yılı için) 179,90TL alınır. Peşin harç olarak da icra konusu talep edilen alacak miktarının binde 5’i alınır. Ayrıca borçluya gönderilecek olan ödeme emri vs. belgelerin posta masrafları için bir miktar gider avansı yatırılmasında da fayda vardır.

İcra Takibinden Neden Profesyonel Destek Almalısınız?

İşbu yazımızda da anlatıldığı üzere icra takip işlemleri esas hukuk bilgisinin yanında usul hukuk bilgisine de hakim olunması gereken bir alandır. Hukuki bilginin yanında, takip silsilesinin disiplinli ve dikkatli bir şekilde yürütülmesi gerekmektedir.

Özellikle kelimelerin, sürelerin çok önem taşıdığı icra hukuku alanında, bu konuda tahsil görmüş hukukçuların görev alması ve süreci yürütmeleri sonuç bakımından elzemdir. Aksi halde tasarruf edilmeye çalışılan tutarlardan çok daha büyük ölçekli maddi, manevi zararlarla karşı karşıya kalınabilir.

Bu içerik, Av. Çağrı AYBOĞA ve Stj. Av. Haktan Erdinç SERT tarafından oluşturulmuştur.

Çağrı Ayboğa

Avukat Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosu’nun kurucu avukatlarındandır. Ankara Barosu’na kayıtlı olarak dinamik ve tecrübeli ekibiyle avukatlık mesleğini icra etmektedir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Ara