Kazai Rüşt Davası Nedir? Ne Kadar Sürer?
Türk Medeni Kanunu Madde 12 - Kazai Rüşt Yargıtay Kararları
Kazai rüşt davası, Türk Medeni Kanunu (TMK) kapsamında açılan ve mahkeme kararıyla ergin kılınmayı ifade eder. Kazai rüşt davası ne kadar sürer sorusunun cevabı ise net olamamakla birlikte ortalama olarak 4-5 ay civarı sürer. Kazai rüşt, diğer bir deyişle ergin kılınma davası, uzman bir avukatla yürütülmesi tavsiye edilen önemli bir süreçtir. Bu makalemizde kazai rüşt (ergin kılınma) davası ile ilgili detaylı bilgilere, örnek dilekçeye ve emsal Yargıtay kararlarına yer verilmiştir.
Kazai Rüşt Nedir? (TMK m.12 uyarınca ergin kılınma)
Kazai rüşt, Türk Medeni Kanunu’nun 12. maddesinde düzenlenmiş olup, küçüklerin belirli şartlar altında mahkeme kararıyla ergin kılınmasını ifade eder. Normal koşullarda erginlik, on sekiz yaşın doldurulması veya evlenme yoluyla kazanılır (TMK m. 11). Ancak kanun koyucu, 15 yaşını dolduran küçüğe, kendi talebi ve velisinin rızasıyla, sulh hukuk mahkemesi kararıyla erginlik kazanabilme imkânı tanımıştır. Bu düzenleme, istisnai bir yol olup, küçüğün menfaatine bağlıdır.
Kazai rüşt kararıyla birlikte küçük, tam fiil ehliyeti kazanır ve kendi adına hukuki işlemler yapabilir. Örneğin, bir ticari işletme açmak, miras yoluyla kalan bir malvarlığını yönetmek veya eğitim bursu için sözleşme imzalamak gibi işlemleri yapabilmesi mümkündür. Bu nedenle kazai rüşt, özellikle ekonomik ve sosyal hayatın gereklilikleri açısından önem taşır.
Kazai Rüşt Davası İçin Örnek Dilekçe
TMK m.12 uyarınca ergin kılınma (kazai rüşt) talebi için Sulh Hukuk Mahkemesi’ne sunulacak, Word uyumlu ve indirilebilir şablon. Aşağıdaki metni düzenleyip kopyalayabilir veya .DOC olarak indirebilirsiniz.
Kazai Rüşt Kararı Alma Şartları
15 Yaşın Doldurulması
Kazai rüşt kararı alınabilmesi için küçüğün 15 yaşını doldurmuş olması zorunludur. Bu yaş koşulu, küçüğün belli bir olgunluk seviyesine ulaşmasını ve ayırt etme gücünü kazanmasını sağlamak amacıyla öngörülmüştür. Yargıtay da kararlarında, yaş koşulunun dava tarihi itibarıyla sağlanmış olmasını aramaktadır.
Küçüğün İsteğinin Olması
Kazai rüşt, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak niteliğindedir. Dolayısıyla küçüğün bizzat talepte bulunması gerekir. Veli veya vasi, küçüğün adına bu başvuruyu tek başına yapamaz. Mahkeme, küçüğü dinleyerek gerçekten ergin kılınmayı isteyip istemediğini araştırır. Yargıtay 2. HD, 03.11.2003 tarihli kararında, küçüğün isteği olmaksızın verilen erginlik kararını usule aykırı bularak bozmuştur (E. 2003/13682, K. 2003/14668).
Velinin Rızasının Olması
Kanun, küçüğün talebi yanında velisinin de rızasını aramaktadır. Velayet anne ve baba tarafından birlikte kullanılıyorsa, her ikisinin de onayı gerekir. Rıza yazılı olarak veya duruşmada sözlü beyanla verilebilir. Velilerden birinin haklı sebep olmaksızın rıza göstermemesi halinde, uygulamada farklı görüşler bulunsa da, TMK m. 12 açıkça rıza şartını aradığı için bu eksiklik çoğunlukla davanın reddine yol açmaktadır.
Mahkemenin Kararı
Tüm şartlar sağlansa bile küçüğün erginliği, kendiliğinden kazanılmaz. Mutlaka mahkeme kararı gerekir. Görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi olup, yetkili mahkeme küçüğün yerleşim yeri mahkemesidir. Mahkeme, küçüğün olgunluğu ve menfaatini dikkate alarak karar verir.
Kazai Rüşt Davası
Kazai rüşt davası, çekişmesiz yargı işlerinden biridir (HMK m. 382). Davada karşı taraf bulunmaz, yalnızca küçük talepte bulunur. Mahkeme, küçüğü dinler ve gerek görürse bilirkişi raporu alabilir. Örneğin, küçüğün psikolojik olgunluğunu belirlemek amacıyla pedagog raporu alınabilir.
Deliller arasında nüfus kayıt örneği, velinin rızasını gösteren belge, küçüğün menfaatini destekleyen belgeler (iş teklifi, ticaret sicil kaydı, eğitim belgeleri) bulunabilir. Mahkeme, tüm bu delilleri değerlendirerek küçüğün menfaatine uygun bir karar verir.
Kazai Rüşt Davasının Hukuki Sonuçları Nelerdir?
Kazai rüşt kararı kesinleştiğinde küçük ergin hale gelir ve tam fiil ehliyetine sahip olur. Artık velisinin iznine gerek kalmadan sözleşme yapabilir, dava açabilir ve borç altına girebilir. Ancak bu karar, özel kanunlardaki yaş koşullarını ortadan kaldırmaz. Örneğin, seçme-seçilme yaşı veya evlenme yaşı değişmez.
Velayet ilişkisi de fiil ehliyeti bakımından sona erer. Veli, artık çocuğun malvarlığını yönetemez veya onun adına hukuki işlem yapamaz. Ancak nafaka yükümlülüğü gibi aile hukukundan kaynaklanan bazı yükümlülükler devam edebilir.
Kazai Rüşt Davası Ne Kadar Sürer?
Kazai rüşt davaları, çekişmesiz yargı kapsamında olduğundan genellikle kısa sürede sonuçlanır. Mahkemenin iş yoğunluğuna bağlı olarak süreç 1–3 ay arasında değişebilir. Ancak velinin rızasında tereddüt yaşanması, bilirkişi incelemesi yapılması veya delillerin toplanmasının uzaması halinde dava daha uzun sürebilir.
Kazai Rüşt Davası Masrafları ve Avukatlık Ücreti Ne Kadardır?
Kazai rüşt davası için ödenecek masraflar, harç ve gider avanslarından oluşur. Bu tür çekişmesiz yargı işlerinde masraflar genellikle düşük düzeydedir. Avukat tutma zorunluluğu yoktur; ancak profesyonel destek almak süreci hızlandırır ve hatalı başvuruların önüne geçer. Avukatlık ücretleri ise davanın kapsamına ve baro tarifesine göre değişiklik gösterir.
Kazai Rüşt Davasında Avukat Desteği
Her ne kadar bu davalar çekişmesiz yargı işlerinden olsa da, küçüğün talebinin usulüne uygun yapılması, velinin rızasının eksiksiz alınması ve menfaat koşulunun somut belgelerle ortaya konulması gerekir. Bu nedenle, avukat desteği alınması sürecin hem hızlı hem de sağlıklı yürütülmesini sağlar. Avukat, dilekçenin hazırlanması, gerekli belgelerin toplanması ve mahkemede küçüğün yararının somutlaştırılması açısından büyük önem taşır. Detaylı bilgi için bkz. www.ayboga.av.tr

Kazai Rüşt Davası Yargıtay Kararları
Küçüğün İsteği Olmadan Ergin Kılınma Kararı Verilemez
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca, 15 yaşını dolduran küçüğün ergin kılınabilmesi için kendi talebinin bulunması gerekir. Dosyada S.A.’nın 15 yaşını doldurduğu halde isteği alınmadan ergin kılınmasına karar verilmiştir. Yargıtay, küçüğün bizzat isteği olmadan verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna hükmetmiştir.
(Yargıtay 2. HD, E. 2003/13682, K. 2003/14668, T. 03.11.2003)
Küçüğün İradesinin ve Velinin Rızasının Araştırılması Gerekliliği
Adli Tıp raporunda, küçüğün bedensel ve ruhsal gelişiminin yaşına uygun olduğu ve ayırt etme gücüne sahip bulunduğu belirtilmiştir. Ayrıca anne ve baba duruşmada imzalı beyan vererek ergin kılınmasına rıza göstermiştir. Bu durumda küçüğün talebinin bizzat alınarak olumlu olması halinde davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Yerel mahkemenin reddi hukuka aykırı bulunarak karar bozulmuştur.
(Yargıtay 18. HD, E. 2012/13948, K. 2013/2247, T. 21.02.2013)
Menfaat Şartının Somut Olayda İncelenmesi Gereklidir
Küçüğün kazai rüşt talebinde, ekonomik gerekçelerle iş kurma isteği mahkemeye sunulmuştur. Ancak yerel mahkeme, küçüğün menfaatini yeterince araştırmadan reddetmiştir. Yargıtay, ergin kılınma kararının küçüğün menfaatine olması şartının her somut olayda titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
(Yargıtay 18. HD, E. 2014/11247, K. 2015/5842, T. 28.04.2015)
