İçeriğe geç

Kiracı Hakları Nelerdir? Kanuni Dayanaklarıyla Tam Liste

Kiracı hakları nelerdir, TBK maddeleriyle tam liste

Gayrimenkul Hukuku - Kira Hukuku - Son Güncelleme: 29 Ekim 2026

Kiracı hakları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun kira sözleşmesine ilişkin hükümlerinden doğar ve sözleşmede yazılı olmasa da geçerlidir. Kiracı; taşınmazı elverişli durumda teslim alma, ayıpların giderilmesini isteme, kira bedeli ile yan giderler dışında ödeme yapmama, güvence bedelinin üç aylık kirayı aşmamasını isteme, sürenin bitimine dayanılarak tahliye edilmeme ve artışın endeks üst sınırını aşmamasını isteme haklarına sahiptir. Konut ve çatılı işyeri kiralarında bu hükümlerin çoğu kiracı aleyhine değiştirilemez. Rehberi Ayboğa Avukatlık Bürosu güncel mevzuata göre hazırlamıştır.

Av. Çağrı Ayboğa, Ayboğa Avukatlık Bürosu, Ankara

Hazırlayan Hukuki DeğerlendirmeAvukat Çağrı Ayboğa
Av. Yavuz Baturhan Yıldırım

Kontrol ve DenetlemeAvukat Yavuz Baturhan Yıldırım
Ankara Barosu Sicil No: 34507 - Denetlenme Tarihi: 29 Ekim 2026
TBK Madde 301 - Kiralananın teslimi ve kullanıma elverişli bulundurulmasıKiraya veren, kiralananı kararlaştırılan tarihte, sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Bu hüküm, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı aleyhine değiştirilemez; diğer kira sözleşmelerinde ise, kiracı aleyhine genel işlem koşulları yoluyla bu hükme aykırı düzenleme yapılamaz.

Madde hakkında kısa not: Madde, kiracının haklarının tamamının dayandığı temel hükümdür. Kiraya verenin borcu tek seferlik bir teslim borcu değildir; taşınmazın sözleşme süresince kullanıma elverişli kalmasını sağlamak da bu borcun parçasıdır. Hükmün ikinci cümlesi, konut ve çatılı işyeri kiralarında sözleşmeyle aksinin kararlaştırılmasını yasaklar. Kiracı haklarının ayrıntısı Kanun’un m. 299 ile m. 356 arasındaki hükümlerinde düzenlenmiştir: m. 302 vergi ve benzeri yükümlülükleri, m. 303 yan giderleri, m. 304 ile 308 arası ayıbı, m. 310 kiralananın el değiştirmesini, m. 325 erken çıkışı, m. 342 güvence bedelini, m. 344 kira artışını, m. 346 kiracı aleyhine düzenleme yasağını, m. 347 ile 356 arası sona ermeyi düzenler.

Bir kiracı, sözleşmesinin bitimine iki ay kala ev sahibinden mesaj alır: “Sözleşme bitiyor, ay sonunda boşaltmanız gerekiyor.” Aynı mesajda yeni dönem için kira bedelinin iki katına çıkarılacağı da yazılıdır. Kiracı iki ayrı soruyla baş başa kalır: sözleşmenin bitmesi gerçekten çıkmak zorunda olduğu anlamına mı gelir ve istenen artışı ödemek durumunda mıdır? Her iki sorunun cevabı da sözleşme metninde değil, kanunda yazılıdır; ve her ikisinde de cevap kiracı lehinedir.

Bu rehber, kiracının kanundan doğan haklarını bir harita gibi sıralar. Her hakkın dayandığı madde numarasını gösterir, hangi hakkın sözleşmeyle kaldırılamayacağını belirtir ve hangi talebin hangi yolla ileri sürüleceğini özetler. Kira artışı, bedelin tespiti, tahliye davaları, erken çıkış ve zorunlu arabuluculuk gibi başlıklar kendi ayrıntılı rehberlerine bağlanmıştır; bu sayfa, hangi konuda nereye bakılacağını tek bakışta gösterir.

Kiracı Hakları Nelerdir?

Doğrudan CevapKiracı hakları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun kira sözleşmesine ilişkin hükümlerinden doğan ve kiracının kiraya verene karşı ileri sürebileceği yetkilerin tamamıdır. Bu haklar teslim, ayıp, yan gider, kira bedeli, güvence bedeli ve sözleşmenin sona ermesi başlıkları altında toplanır. Konut ve çatılı işyeri kiralarında çoğu hak kiracı aleyhine değiştirilemez.

Kira ilişkisi, günlük hayatta en sık kurulan sözleşme ilişkilerinden biridir; buna karşılık tarafların elinde hangi hakların bulunduğu çoğu zaman sözleşme imzalandıktan çok sonra, bir uyuşmazlık doğduğunda araştırılır. Oysa kiracının elindeki haklar sözleşme metninde yazılı olmasa da kanundan doğar. Kanun, kira ilişkisinde kiracıyı yapısal olarak güçsüz taraf kabul eder ve bu nedenle önemli bir bölüm hükmü emredici biçimde düzenler. Emredici hüküm, tarafların sözleşmeyle aksini kararlaştırmasının sonuç doğurmadığı hükümdür.

Bu rehber bir dağıtım sayfası olarak kurgulanmıştır. Kiracının haklarını başlık başlık sıralar, her başlıkta kanuni dayanağı gösterir ve hangi hakkın hangi davayla ileri sürüleceğini özetler. Ayrıntılı anlatım, sürecin tamamını ele alan ilgili rehberlerde yapılır; bu sayfa, hangi konuda nereye bakılacağını gösteren bir harita görevi görür. Kira bedelinin tespiti, tahliye davaları, erken çıkış ve kira artış oranı gibi başlıklar kendi sayfalarında adım adım işlenmiştir.

Kaynağı kanundur, sözleşme değildirKiracının haklarının büyük bölümü Türk Borçlar Kanunu m. 299 ile m. 356 arasındaki hükümlerden doğar. Sözleşmede yazılmaması bu hakları ortadan kaldırmaz; sözleşmede aksinin yazılması da emredici hükümler bakımından sonuç doğurmaz.
Konut ve çatılı işyeri kirası ayrı korunurKanun, konut ve çatılı işyeri kiralarını ayrı bir ayrımda düzenler ve bu kiralarda kiracıyı daha güçlü biçimde korur. Arsa, tarla, araç ve makine kiralarında genel hükümler uygulanır; koruma düzeyi aynı değildir.
Haklar kiraya verene karşı ileri sürülürKiracılık sıfatından doğan haklar kural olarak kiraya verene yöneliktir. Kiralanan el değiştirdiğinde yeni malik sözleşmenin tarafı olduğu için haklar artık ona karşı ileri sürülür.
Hakkın kullanımı çoğu zaman süreye bağlıdırFesih bildirimi, ayıp bildirimi, taahhüdün icraya konulması ve dava açma süreleri birbirinden farklıdır. Bir hakkın var olması yeterli değildir; süresinde ve doğru biçimde kullanılması gerekir.
Yazılı delil hakkı korumanın ön koşuludurÖdemeler banka kanalıyla ve açıklama yazılarak yapıldığında, demirbaş durumu teslim tutanağına geçirildiğinde, bildirimler yazılı yapıldığında kiracının elindeki haklar ispat edilebilir hâle gelir.

Aşağıdaki bölümlerde önce kiracının haklarının tam listesi ve kanuni dayanakları tablo hâlinde verilmiş, ardından her hak grubu ayrı bir başlıkta kısaca açıklanmıştır. Kira ilişkisinde hangi adımın atılacağını belirleyen asıl veri, sözleşmenin konut mu çatılı işyeri mi olduğu, belirli mi belirsiz süreli mi kurulduğu ve kaç yıldır devam ettiğidir. Bu üç bilgi olmadan bir hakkın kullanılabilir olup olmadığı söylenemez.

Kiracının Haklarının Listesi ve Kanuni Dayanağı

Doğrudan CevapKiracının temel hakları on dört başlık altında toplanabilir: teslim, elverişliliğin korunması, ayıptan doğan haklar, vergi ve yan giderlerden sorumsuzluk, kira bedeli dışında ödeme yapmama, güvence bedelinin sınırı, süre bitiminde tahliye edilmeme, sınırlı dava sebepleri, artış üst sınırı, el değiştirmede kiracılığın sürmesi, erken çıkışta sınırlı sorumluluk ve arabuluculuğa başvurma.

Aşağıdaki tablo, kiracının en sık ileri sürdüğü hakları kanuni dayanaklarıyla birlikte tek yerde toplar. Tablodaki madde numaraları, bir uyuşmazlıkta dilekçenin hangi hükme dayandırılacağını da gösterir. Kiracının en çok karşılaştığı sorun, hakkının bulunduğunu bilmesine karşın bu hakkı hangi hükme dayandıracağını bilmemesidir; bu durum çoğu zaman eksik dilekçe ve reddedilen talep sonucunu doğurur.

Kiracının hakları, kanuni dayanakları ve sağladığı korumalar (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu)
Kiracının hakkı Kanuni dayanak Kısaca ne sağlar
Kiralananı elverişli durumda teslim alma TBK m. 301 Kiraya veren, taşınmazı kararlaştırılan tarihte ve sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli bir durumda teslim etmek zorundadır. Bu hüküm konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracı aleyhine değiştirilemez.
Kira süresince elverişliliğin korunmasını isteme TBK m. 301 Teslim borcu tek seferlik değildir. Kiraya veren, taşınmazı sözleşme süresince de kullanıma elverişli tutmakla yükümlüdür; çatı akıntısı, tesisat arızası, kalorifer sorunları bu yükümlülüğün kapsamındadır.
Ayıbın giderilmesini ya da kira indirimini isteme TBK m. 304 ve 305 Teslim sırasında ya da sonradan ortaya çıkan ayıplarda kiracı; ayıbın giderilmesini, kira bedelinden indirim yapılmasını, zararının karşılanmasını isteyebilir, önemli ayıplarda sözleşmeyi feshedebilir.
Vergi ve mülkiyetten doğan giderleri ödememe TBK m. 302 Kiralananla ilgili zorunlu sigorta, vergi ve benzeri yükümlülükler, aksi kararlaştırılmadıkça kiraya verene aittir. Emlak vergisi ve bina sigortası kural olarak kiracıdan istenemez.
Yan giderlerin kiraya verence karşılanmasını isteme TBK m. 303 Kiralananın kullanımıyla ilgili olarak kiraya verenin ya da üçüncü kişinin yaptığı yan giderlere kiraya veren katlanır. Anaparaya ilişkin demirbaş onarımı ile olağan kullanım gideri bu noktada ayrılır.
Kira bedeli ve yan gider dışında ödeme yapmama TBK m. 346 Kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez. Buna aykırı sözleşme hükümleri geçersizdir ve tahsil edilen tutar geri istenebilir.
Ceza koşulu ve muacceliyet şartına bağlı kalmama TBK m. 346 Kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine ya da sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir.
Güvence bedelinin kanuni sınır içinde kalmasını isteme TBK m. 342 Güvence bedeli en çok üç aylık kira bedeli kadar olabilir. Para ya da kıymetli evrak olarak verilen güvence, kiracı adına vadeli bir hesaba yatırılır ve banka ancak iki tarafın rızasıyla ya da kesinleşmiş takip veya mahkeme kararıyla ödeme yapar.
Süre bitti diye tahliye edilmeme TBK m. 347 Kiraya veren, belirli süreli sözleşmede sürenin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Sürenin bitimine dayanarak sözleşmeyi bitirme hakkı yalnızca kiracıya tanınmıştır.
Yalnız kanunda sayılan sebeplerle dava edilme TBK m. 354 Konut ve çatılı işyeri kiralarında dava yoluyla sona erdirmeye ilişkin hükümler, kiracı aleyhine değiştirilemez. Kiraya veren kanunda sayılanlar dışında bir sebebe dayanamaz.
Kira artışının kanuni üst sınırı aşmamasını isteme TBK m. 344 Yenilenen kira dönemlerinde artış, bir önceki kira yılına ait tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçemez. Daha yüksek bir oran kararlaştırılmış olsa da bu sınır uygulanır.
Kiralanan el değiştirse de kiracı kalmaya devam etme TBK m. 310 Sözleşmenin kurulmasından sonra kiralanan herhangi bir sebeple el değiştirirse yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur. Satış tek başına kira ilişkisini sona erdirmez.
Erken çıkışta makul süreyle sınırlı sorumluluk TBK m. 325 Sözleşme süresinden önce taşınmazı geri veren kiracı, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul süre için kira bedelinden sorumlu olur. Sözleşmenin kalan tamamı istenemez.
Uyuşmazlıkta arabulucuya ve mahkemeye başvurma HUAK m. 18/B Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Kiracı da alacaklı gibi bu yolu kendisi başlatabilir.
Tablodaki haklardan hangileri sözleşmeyle kaldırılamaz?

Konut ve çatılı işyeri kiralarında teslim ve elverişli bulundurma borcu, kira bedeli ile yan giderler dışında ödeme getirilmesi yasağı, ceza koşulu ve muacceliyet yasağı, güvence bedelinin üç aylık kira ile sınırlı olması, sürenin bitimine dayanarak kiraya verenin sözleşmeyi bitiremeyeceği kuralı ve dava yoluyla sona erdirme sebeplerinin sınırlı olması kiracı aleyhine değiştirilemez. Sözleşmede bu hükümlerin aksine düzenleme bulunması, o hükmü geçersiz kılar; sözleşmenin tamamını geçersiz kılmaz. Bu nedenle “sözleşmede böyle yazıyor” cevabı, emredici hükümler karşısında tek başına bir sonuç doğurmaz.

Tabloda yer almayan ancak uygulamada sık gündeme gelen iki hak daha vardır. Birincisi, kiracının kiralananı alt kiraya verme ya da kullanım hakkını devretme olanağıdır; konut kiralarında bu ancak kiraya verenin yazılı rızasıyla mümkündür, işyeri kiralarında ise kiraya veren haklı bir sebep olmaksızın rıza göstermekten kaçınamaz. İkincisi, kiralanan hakkında üçüncü bir kişinin hak iddiasıyla dava açması hâlinde kiracının kiraya verenden davayı üstlenmesini isteme hakkıdır.

Teslim ve Elverişli Bulundurma Hakkı

Doğrudan CevapKiraya veren, taşınmazı kararlaştırılan tarihte ve sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli durumda teslim etmek, kira süresince de bu durumda bulundurmakla yükümlüdür. Teslim gecikirse kiracı zararını isteyebilir. Elverişlilik kira süresi boyunca aranan sürekli bir yükümlülüktür; tek seferlik bir borç değildir.

Türk Borçlar Kanunu m. 301, kira ilişkisinin temel dengesini kuran hükümdür. Kiraya verenin borcu yalnızca anahtarı teslim etmekle sona ermez; taşınmazın sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli kalmasını sağlamak da bu borcun parçasıdır. Konut olarak kiralanan bir dairede ısınma sisteminin çalışmaması, su tesisatının kullanılamaz durumda olması ya da çatıdan su alması, elverişliliğin yitirildiği hâllerdir. İşyeri kiralarında ise kullanım amacına uygunluk ölçütü öne çıkar; belirli bir faaliyet için kiralanan yerde o faaliyetin yürütülmesini engelleyen yapısal bir eksiklik, elverişlilik sorunudur.

Teslimin gecikmesi hâlinde kiracının iki ayrı talebi doğar. Birincisi, gecikme süresi için kira bedeli ödememek ya da ödediğini geri istemektir; ikincisi, gecikme sebebiyle uğradığı zararın karşılanmasını istemektir. İkinci talebin somut belgeye dayandırılması gerekir: geçici konaklama gideri, nakliye masrafının ikinci kez doğması, işyeri kirasında faaliyete başlamanın gecikmesinden doğan kayıp bu kapsamdadır. Beyana dayalı, belgesiz zarar talepleri uygulamada kabul görmez.

1
Teslim tutanağı düzenleyinAnahtar teslimi sırasında taşınmazın durumunu, sayaç endekslerini ve demirbaş listesini yazılı bir tutanağa geçirin, her iki taraf imzalasın. Fotoğrafları tutanağın tarihiyle birlikte saklayın.
2
Eksikliği gecikmeden yazılı bildirinElverişliliği etkileyen bir eksiklik gördüğünüzde yazılı olarak bildirin ve giderilmesi için makul bir süre tanıyın. Sözlü şikâyet, sonradan ispat edilemez.
3
Giderilmezse ihtarname gönderinVerilen süre içinde eksiklik giderilmezse noter aracılığıyla ihtarname gönderin ve talebinizi, dayandığınız kanun maddesini ve süreyi açıkça yazın.
4
Kira ödemesini kesmeyin, yazılı kayıt tutunAyıp sebebiyle indirim talep edilecekse bile kira ödemelerini durdurmak temerrüde düşme riski doğurur. Ödemeye devam edip talebinizi ayrıca ileri sürmek daha güvenli yoldur.
5
Arabulucuya başvurunGiderim ya da indirim talebiniz karşılanmazsa dava açmadan önce arabulucuya başvurun. Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda bu başvuru dava şartıdır.

Kiralananda Ayıp Çıktığında Kiracının Hakları

Doğrudan CevapTeslim sırasında var olan ya da sonradan ortaya çıkan ayıplarda kiracı; ayıbın giderilmesini, kira bedelinden ayıp oranında indirim yapılmasını ve zararının karşılanmasını isteyebilir. Ayıp kullanımı önemli ölçüde engelliyorsa sözleşmeyi feshedebilir. Önemsiz ayıplarda fesih hakkı doğmaz; giderim ve indirim talepleri saklı kalır.

Ayıp, kiralananın sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişliliğini azaltan ya da ortadan kaldıran eksikliktir. Kanun ayıbı iki başlıkta ele alır: teslim anında var olan ayıplar ve sonradan ortaya çıkan ayıplar. Her iki hâlde de kiracının elindeki haklar büyük ölçüde aynıdır; fark, bildirim yükümlülüğünün başladığı anda ortaya çıkar. Sonradan doğan ayıplarda kiracının, ayıbı öğrendiği anda gecikmeksizin kiraya verene bildirmesi gerekir. Bildirimin yapılmaması, kiracının kendi kusuruyla büyüyen zarardan sorumlu olması sonucunu doğurur.

Ayıbın giderilmesini istemeKiracı, ayıbın kiraya veren tarafından makul bir süre içinde giderilmesini isteyebilir. Kiraya veren bu süre içinde hareketsiz kalırsa kiracı ayıbı kendisi giderip giderim bedelini kira bedelinden indirebilir; ancak bu yola başvurmadan önce yazılı ihtar şarttır.
Kira bedelinden indirim istemeAyıbın kullanımı kısıtladığı süre ve oran için kira bedelinden indirim istenebilir. İndirim oranı, kullanımın hangi ölçüde engellendiğine göre belirlenir; uygulamada bilirkişi incelemesiyle saptanır.
Zararın karşılanmasını istemeAyıptan doğan zarar, indirimden ayrı bir kalemdir. Su basması sebebiyle zarar gören eşya, işyeri kirasında faaliyetin durmasından doğan kayıp bu kapsamda istenebilir. Zararın belgelenmesi gerekir.
Önemli ayıpta sözleşmeyi feshetmeAyıp, kiralananın kullanımını önemli ölçüde engelliyorsa kiracı sözleşmeyi feshedebilir. Fesih hakkının kullanılması taşınmazın geri verilmesini de gerektirir; fesih bildirimi yazılı yapılmalıdır.
Ayıbın giderilmesini beklerken ödeme yapmaAyıp ileri sürülürken kira ödemelerinin kesilmemesi gerekir. Ödemenin kesilmesi, kiraya verene temerrüt sebebiyle tahliye yolunu açar ve kiracının haklı talebi karşısında dengeyi bozar.
Olağan kullanım ile yapısal ayıbı ayırmaBoya yenileme, ampul değişimi, musluk contası gibi olağan kullanımdan doğan küçük bakım işleri kiracıya aittir. Tesisat, çatı, taşıyıcı sistem, kalorifer kazanı gibi yapısal unsurlar kiraya verenin sorumluluğundadır.
Uygulamadan not - Av. Çağrı Ayboğa

Ayıp dosyalarında en sık karşılaştığım hata, kiracının ayıbı bildirmek yerine doğrudan kira ödemesini kesmesidir. Bu davranış, haklı bir ayıp iddiasını dahi savunulması güç bir dosyaya dönüştürür: kiraya veren temerrüt sebebiyle ihtar çeker, kiracı ise ödememe sebebini sonradan açıklamak zorunda kalır. İkinci sık hata, ayıbın kiracı tarafından kendi inisiyatifiyle giderilip faturanın sonradan ileri sürülmesidir. Yazılı ihtar yapılmadan ve makul süre tanınmadan yapılan harcamaların kiraya verenden istenmesi çoğu dosyada sonuç vermez. Doğru sıra şudur: yazılı bildirim, makul süre, noter ihtarı, ardından talep.

Yan Giderler, Aidat, Depozito ve Demirbaşta Kiracının Hakları

Doğrudan CevapKiralananla ilgili vergi ve benzeri yükümlülükler kiraya verene, kullanımla ilgili yan giderler ise kanunun çizdiği ayrım içinde taraflara aittir. Kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında ödeme yükümlülüğü getirilemez. Güvence bedeli en çok üç aylık kira bedeli kadar olabilir ve kiracı adına vadeli hesaba yatırılır.

Gider paylaşımı, kira uyuşmazlıklarının en büyük bölümünü oluşturur. Kanun bu alanda üç ayrı kural koyar. Türk Borçlar Kanunu m. 302 uyarınca kiralananla ilgili zorunlu sigorta, vergi ve benzeri yükümlülükler aksi kararlaştırılmadıkça kiraya verene aittir; emlak vergisi ve bina sigortası tipik örneklerdir. Aynı Kanun m. 303 uyarınca kiralananın kullanımıyla ilgili olarak kiraya verenin ya da üçüncü kişinin yaptığı yan giderlere kiraya veren katlanır. Buna karşılık kiracının kendi kullanımından doğan elektrik, su, doğal gaz ve iletişim bedelleri kiracıya aittir.

Aidat konusunda ayrım, giderin niteliğine göre yapılır. Isınma, aydınlatma, temizlik, asansör bakımı, güvenlik gibi olağan kullanım ve işletme giderleri kiracıya aittir. Buna karşılık anaparaya ilişkin harcamalar, yani binanın değerini koruyan ya da artıran yatırımlar kiraya verenin sorumluluğundadır: asansör motorunun yenilenmesi, dış cephe yalıtımı, çatı yenileme, kalorifer kazanının değiştirilmesi bu kapsamdadır. Yönetim planında aksi yazılı olsa bile bu ayrım kira ilişkisinde kiracı aleyhine değiştirilemez.

Kira ve yan gider dışında ödeme yapmama hakkıTürk Borçlar Kanunu m. 346 uyarınca kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez. Sözleşmede yer alan “yıllık hizmet bedeli”, “yenileme katkısı” gibi kalemler geçersizdir.
Ceza koşulu ödememe hakkıKira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine ya da sonraki kira bedellerinin tamamının muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir. Bu hükme dayanan talepler karşılanmaz.
Güvence bedelinin sınırını isteme hakkıGüvence bedeli en çok üç aylık kira bedeli kadar olabilir. Para olarak verilen güvence, kiracı adına açılan vadeli bir hesaba yatırılır; banka, iki tarafın rızası ya da kesinleşmiş icra takibi veya mahkeme kararı olmaksızın ödeme yapamaz.
Güvence bedelini geri isteme hakkıKiraya veren, kira sözleşmesinin bitiminden başlayarak bir yıl içinde kiracıya karşı kira sözleşmesiyle ilgili bir dava açtığını ya da icra takibine giriştiğini bankaya bildirmezse, banka kiracının istemiyle güvenceyi geri vermekle yükümlüdür.
Demirbaş durumunun tutanakla belirlenmesini istemeTaşınmazda bulunan demirbaşların listesi ve durumu teslim tutanağına geçirildiğinde, çıkışta kiracıdan olağan kullanım dışındaki eksiklikler istenebilir. Tutanak yoksa ispat yükü fiilen kiracıya kayar.
Eski dönem borçlarından sorumlu olmamaKiracı, kendi kiracılık dönemi öncesine ait aidat, elektrik ve su borçlarından sorumlu değildir. Sözleşmeye bu yönde bir kayıt konulması, kiracının kendi dönemi dışındaki borçlar bakımından sonuç doğurmaz.

Kira Artışında Kiracının Hakkı

Doğrudan CevapYenilenen kira dönemlerinde artış, bir önceki kira yılına ait tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçemez. Sözleşmede daha yüksek bir oran yazılı olsa bile bu sınır uygulanır. Kiracı, sınırı aşan tutarı ödemek zorunda değildir; fazla ödediğini geri isteyebilir.

Türk Borçlar Kanunu m. 344, kira artışını iki aşamada düzenler. Birinci aşama, beş yıla kadar olan kira yıllarıdır: taraflar bir artış oranı kararlaştırmışsa bu oran geçerlidir, ancak tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranı üst sınırdır. Taraflar bir oran kararlaştırmamışsa hâkim, aynı sınırı aşmamak üzere kira bedelini hakkaniyete göre belirler. İkinci aşama, beş yıldan uzun süreli ya da beş yıldan sonra yenilenen sözleşmelerdir; burada hâkim, endeks oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri gibi ölçütleri birlikte değerlendirerek yeni bedeli serbestçe belirler.

Kiracının bu alandaki hakkı iki yönlüdür. Birincisi, sınırı aşan artışı ödememek ve kanuni oran üzerinden hesapladığı tutarı ödemeye devam etmektir; bu durumda ödemenin açıklamasına hangi döneme ait olduğunun yazılması önemlidir. İkincisi, geçmişte sınırın üzerinde ödeme yapıldıysa fazla kısmı geri istemektir. Dönemin güncel oranı ve hesap yöntemi ayrı bir rehberde ay ay işlenmektedir; kira artış oranı sayfasında dönemsel veri ve hesaplama aracı bulunmaktadır.

Artış oranını kiracı kendisi nasıl doğrular?

Kira artışında doğru hesap, sözleşmenin yenilendiği ay esas alınarak yapılır. Kullanılacak veri, yenilenme ayından bir önceki ay için açıklanan ve bir önceki kira yılına ait on iki aylık ortalamalara göre değişim oranıdır; bu oran resmi istatistik kurumunun yayımladığı tüketici fiyat endeksi bültenlerinden alınır. Sözleşmede “her yıl yüzde kırk artırılır” gibi bir kayıt bulunması sonucu değiştirmez; emredici üst sınır uygulanır. Kiracının yapması gereken, yenilenme ayını, bir önceki yılın bedelini ve ilgili oranı yazılı olarak hesaplayıp kiraya verene bildirmek ve ödemeyi bu tutar üzerinden sürdürmektir.

Kira Bedelinin Tespitinde Kiracının Konumu

Doğrudan CevapKira bedelinin tespiti davasını yalnız kiraya veren değil kiracı da açabilir. Dava, kira bedelinin emsallerin ve kiralananın durumunun altında ya da üstünde kaldığı iddiasıyla her zaman açılabilir. Beş yıldan sonra yenilenen sözleşmelerde hâkim, endeks sınırıyla bağlı olmaksızın hakkaniyete göre bedel belirler.

Kira tespit davası uygulamada kiraya verenin aracı olarak bilinir; oysa Türk Borçlar Kanunu m. 345 dava hakkını iki tarafa da tanır. Piyasa bedellerinin gerilediği ya da kiralananın niteliğinin kötüleştiği dönemlerde kiracının da bedelin indirilmesini isteme olanağı bulunur. Davanın açılma zamanı bakımından kural şudur: bedelin tespiti davası her zaman açılabilir; ancak dava, yeni dönemin başlangıcından en geç otuz gün önceki bir tarihte açılmışsa ya da kiraya veren bu süre içinde yazılı bildirimde bulunmuşsa, mahkemenin belirleyeceği bedel yeni kira döneminin başından itibaren geçerli olur.

Kiracı bakımından davanın asıl önemi savunma tarafındadır. Kiraya verenin açtığı tespit davasında kiracının elindeki temel araçlar, taşınmazın fiziki durumunu gösteren tespit, emsal kira sözleşmeleri, bölgedeki ilan verileri ve kiracılık süresinin uzunluğudur. Hâkim, emsal bedelleri değerlendirirken kiracının uzun süreli kiracılığını ve taşınmaza yaptığı katkıyı da gözetir. Davanın yürüyüşü, bilirkişi raporuna itiraz usulü ve emsal seçimi kira tespit davası rehberinde ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Kiracının Tahliye Edilemeyeceği Hâller

Doğrudan CevapKiraya veren, belirli süreli sözleşmede sürenin bitimine dayanarak kiracıyı çıkaramaz. Konut ve çatılı işyeri kiralarında tahliye ancak kanunda sayılan sebeplere dayanabilir: gereksinim, yeniden inşa ve imar, yeni malikin gereksinimi, tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar, aynı yerde oturmaya elverişli konut bulunması, temerrüt ve sözleşmeye aykırılık.

Kiracının en sık sorduğu soru, sözleşmede yazılı sürenin bitmesiyle çıkarılıp çıkarılamayacağıdır. Cevap açıktır: Türk Borçlar Kanunu m. 347 uyarınca kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Sürenin bitimine dayanarak sözleşmeyi bitirme hakkı yalnızca kiracıya tanınmıştır ve kiracı bu hakkı sürenin bitiminden en az on beş gün önce yapacağı bildirimle kullanır. Bildirim yapılmazsa sözleşme aynı koşullarla bir yıl için uzamış sayılır.

Kiraya verenin sebep göstermeksizin sözleşmeyi bitirebileceği tek durum, on yıllık uzama süresinin dolmasıdır. Belirli süreli bir yıllık sözleşmede ilk yıl ve ardından gelen on yıllık uzama süresi tamamlandığında, kiraya veren bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla sözleşmeye son verebilir. Belirsiz süreli sözleşmelerde kiracı her zaman, kiraya veren ise kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra genel hükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirebilir.

Kanunda sayılan sebepler sınırlıdırTürk Borçlar Kanunu m. 354 uyarınca dava yoluyla sona erdirmeye ilişkin hükümler kiracı aleyhine değiştirilemez. Kiraya veren, kanunda sayılanlar dışında bir sebebe dayanarak tahliye isteyemez.
Gereksinim samimi ve zorunlu olmalıdırKiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu ya da kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişilerin konut ya da işyeri gereksinimi ileri sürülüyorsa bu gereksinimin gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun ispatı kiraya verene düşer.
Yeni malik için bildirim süresi vardırTaşınmazı sonradan edinen kişi gereksinim sebebiyle tahliye isteyecekse, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek ve altı ay sonra dava açmak zorundadır. Bu bildirim yapılmazsa yol kapanır.
Tahliye taahhüdü sıkı şekil koşullarına bağlıdırTaahhüdün kiralananın teslimden sonraki bir tarihte düzenlenmiş olması, belirli bir tahliye tarihi içermesi ve yazılı olması gerekir. Taahhüt tarihinden başlayarak bir ay içinde icraya konulmalıdır.
İki haklı ihtar bir kira yılı içinde olmalıdırKiracı, bir kira yılı içinde kira bedelini ödememesi sebebiyle iki haklı ihtara sebep olmuşsa kiraya veren kira yılının bitiminden başlayarak bir ay içinde dava açabilir. İhtarların haklı ve ayrı dönemlere ait olması aranır.
Temerrüt için otuz günlük süre tanınırKonut ve çatılı işyeri kiralarında kira bedelinin ödenmemesi hâlinde kiracıya en az otuz günlük bir süre verilerek ihtarda bulunulması gerekir. Bu süre tanınmadan açılan takip ve davalar sonuç doğurmaz.

Tahliye davalarının görevli mahkemesi sulh hukuk mahkemesidir ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Kanundaki sebeplerin tek tek nasıl ispatlandığı, hangi belgelerin istendiği ve savunmanın nasıl kurulduğu kiracının tahliyesi davası rehberinde işlenmiştir. Tahliye sebeplerinin kiraya veren bakımından sıralanmış hâli ve her sebebin koşulları için kiracı nasıl çıkarılır sayfasına bakılabilir.

Kiracı Sözleşmeyi Erken Bitirmek İsterse

Doğrudan CevapSözleşme süresinden önce taşınmazı geri veren kiracı, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul süre için kira bedelinden sorumlu olur. Kalan sürenin tamamı istenemez. Kiracı, kiraya verene uygun ve ödeme gücüne sahip yeni bir kiracı bulursa bu sorumluluk da sona erer.

Türk Borçlar Kanunu m. 325, erken çıkışın sonuçlarını dengeli biçimde düzenler. Kiracı sözleşme süresi dolmadan taşınmazı boşaltabilir; ancak bu, kira borcunun o anda sona erdiği anlamına gelmez. Kiracı, taşınmazın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul bir süre boyunca kira bedelini ödemekle yükümlü kalır. Makul süre, taşınmazın niteliğine, bulunduğu yere ve dönemin piyasa koşullarına göre belirlenir; konutlarda uygulamada bir ile üç ay arasında değerlendirilen bir süredir ve her dosyada ayrı saptanır.

Kiracının bu sorumluluktan kurtulmasının yolu, kiraya verene kabul edilebilir nitelikte yeni bir kiracı önermektir. Önerilen kişinin kira sözleşmesini devralmaya hazır, ödeme gücüne sahip ve kiraya veren bakımından kabulü beklenebilir olması gerekir. Öneri yazılı yapıldığında ve kiraya verenin haklı bir sebep göstermeksizin reddi belgelendiğinde kiracının sorumluluğu sona erer. Erken çıkışta ayrıca güvence bedelinin iadesi, demirbaş tespiti ve son dönem aidat hesabı da gündeme gelir; sürecin tamamı kiracının erken tahliyesi rehberinde ele alınmaktadır.

Erken çıkışta hangi belgeler hazırlanır?

Erken çıkış dosyalarında kiracının elinde bulunması gereken belgeler şunlardır: taşınmazın boşaltıldığı tarihi gösteren yazılı bildirim ya da noter ihtarı, anahtar teslimini belgeleyen tutanak veya anahtarın notere tevdiine ilişkin belge, sayaç kapama ve son endeks belgeleri, aidat borcunun bulunmadığına dair yönetim yazısı, önerilen yeni kiracıya ilişkin yazışma ve son olarak güvence bedelinin yatırıldığı hesaba ilişkin banka kayıtları. Anahtarın teslim edilmediği ya da teslim tarihinin belgelenemediği dosyalarda makul süre hesabı kiracı aleyhine başlar; bu nedenle anahtar teslimi mutlaka yazılı belgeye bağlanmalıdır.

Oturduğu Ev Satılan Kiracının Hakları

Doğrudan CevapTürk Borçlar Kanunu m. 310 uyarınca kiralanan sözleşmenin kurulmasından sonra el değiştirirse yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur. Satış kira ilişkisini sona erdirmez. Yeni malik gereksinim sebebiyle tahliye isteyecekse edinmeden başlayarak bir ay içinde yazılı bildirim yapmak ve altı ay sonra dava açmak zorundadır.

Kiralananın satılması, kiracının en çok tedirgin olduğu durumdur. Kanunun kurduğu düzen açıktır: satış kira ilişkisine dokunmaz, yeni malik sözleşmenin tarafı hâline gelir. Kiracı, eski malikle kurduğu sözleşmenin tüm koşullarıyla kiracılığını sürdürür; kira bedeli, süre, artış oranı ve diğer kayıtlar aynen geçerli kalır. Yeni malikin tek taraflı olarak kira bedelini yükseltmesi ya da yeni bir sözleşme imzalanmasını koşul olarak ileri sürmesi hukuken sonuç doğurmaz.

Yeni malikin elindeki tek özel yol, gereksinim sebebiyle tahliyedir ve bu yol sıkı koşullara bağlanmıştır. Yeni malik, kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu ya da kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut ya da işyeri gereksinimi sebebiyle kullanma zorunluluğu varsa, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, edinme tarihinden başlayarak altı ay sonra dava açabilir. Bir aylık bildirim yapılmazsa bu özel yol kapanır; yeni malik ancak sözleşmenin kendi döneminde doğan sebeplere dayanabilir.

Kira ödemesi kime yapılırTapu kaydındaki malik değiştiğinde ödemenin yeni malike yapılması gerekir. Kiracı, tapu kaydını ve yeni malikin kimliğini gösteren bir belge görmeden ödeme yönünü değiştirmemeli; emin olunamayan hâllerde ödeme icra dairesine ya da bankaya tevdi edilerek kayda alınmalıdır.
Bildirim süresi hak düşürücüdürYeni malikin bir aylık yazılı bildirim süresini geçirmesi, gereksinim sebebiyle tahliye yolunu kapatır. Kiracının bu sürenin geçip geçmediğini tapu kaydındaki tescil tarihinden hesaplaması gerekir.
Gereksinimin ispatı yeni maliktedirGereksinimin gerçek, samimi ve zorunlu olduğunu ispat yükü yeni maliğe aittir. Aynı yerde boş ve oturmaya elverişli başka bir taşınmazın bulunması, gereksinim iddiasını zayıflatan en güçlü karşı delildir.
Güvence bedeli yeni malike geçerGüvence bedeli kira ilişkisinin bir parçası olduğundan, kira ilişkisi yeni malike geçtiğinde güvencenin iadesi borcu da ona yüklenir. Kiracının güvenceyi hangi hesaba yatırdığını belgelemesi bu nedenle önemlidir.
Satış öncesi birikmiş borçlar ayrı hesaplanırSatıştan önceki döneme ait kira ve aidat borçları eski malike aittir; satıştan sonraki dönem yeni malikin alacağıdır. Kiracının ödeme belgelerini dönem dönem saklaması bu ayrımı mümkün kılar.

Yazılı Sözleşme Yoksa Kiracının Hakları

Doğrudan CevapKira sözleşmesinin kurulması için yazılı şekil koşulu bulunmaz; sözlü kurulan kira sözleşmesi de geçerlidir ve kiracı aynı haklara sahiptir. Fark, ispat alanında ortaya çıkar: kira bedeli, başlangıç tarihi, süre ve artış koşulu tartışmalı hâle gelir. Banka ödemeleri ve yazışmalar bu boşluğu büyük ölçüde kapatır.

Türk Borçlar Kanunu m. 299, kira sözleşmesini kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını ya da kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlar. Tanımda yazılı şekilden söz edilmez. Dolayısıyla sözlü anlaşmayla kurulan kira ilişkisi de geçerlidir ve kiracı, yazılı sözleşme bulunan hâlle aynı kanuni korumadan yararlanır. Teslim, ayıp, gider, artış sınırı ve tahliye sebeplerine ilişkin tüm hükümler aynen uygulanır.

Sorun, uyuşmazlık çıktığında ispat alanında yaşanır. Kira bedelinin ne olduğu, sözleşmenin hangi tarihte başladığı, belirli mi belirsiz süreli mi kurulduğu ve bir artış oranı kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı tartışmalı hâle gelir. Bu tartışmayı kiracı lehine çözen deliller şunlardır: kira bedelinin düzenli olarak banka kanalıyla ve açıklama yazılarak ödenmesi, aboneliklerin kiracı adına kurulmuş olması, adres kaydının taşınmaza taşınmış olması, yönetimle yapılan yazışmalar ve komşu tanıklığı.

1
Ödemeyi banka kanalına taşıyınKira bedelini elden ödemek yerine havale ya da düzenli ödeme talimatıyla gönderin ve açıklamaya ayı ile taşınmaz adresini yazın. Bu kayıt, hem bedeli hem başlangıç tarihini ispatlar.
2
Abonelikleri kendi adınıza alınElektrik, su ve doğal gaz aboneliklerinin kiracı adına kurulması, kiracılık sıfatının ve başlangıç tarihinin güçlü delilidir.
3
Adres kaydınızı güncelleyinYerleşim yeri adresinin taşınmaza taşınması, kiracılığın resmi kayıtlarla desteklenmesini sağlar.
4
Sözleşmeyi yazılı hâle getirmeyi önerinYazılı sözleşme kurulması her iki taraf yararınadır. Yazılı metin düzenlenirken bedel, süre, artış, güvence ve demirbaş kalemlerinin açıkça yazılması gerekir.
5
Kaydı resmi sisteme işletinKira sözleşmesinin elektronik ortamda düzenlenmesi ve kaydının resmi sisteme işlenmesi olanağı bulunmaktadır; bu yol ispat sorununu büyük ölçüde ortadan kaldırır. Ayrıntısı elektronik kira sözleşmesi rehberinde anlatılmıştır.

Kira Uyuşmazlığında Dava Şartı Arabuluculuk

Doğrudan CevapKira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır. Arabuluculuğa başvurmaksızın açılan dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir. İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki tahliye yolları ile ihtiyati tedbir talepleri bu kapsamın dışındadır.

Kira uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk, kiracının hakkını ararken izleyeceği yolun ilk adımını değiştirmiştir. Kira bedelinin tespiti, kira alacağı, ayıptan doğan talepler, güvence bedelinin iadesi, tahliye ve kira sözleşmesinin sona ermesine ilişkin uyuşmazlıklar bu kapsamdadır. Başvuru, taraflardan birinin yerleşim yeri ya da işin yapıldığı yer arabuluculuk bürosuna yapılır; büro yoksa görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne başvurulur.

Kiracı bakımından arabuluculuk bir engel değil, bir olanaktır. Süreç dava süresinden kısadır, giderleri düşüktür ve anlaşma belgesi icra edilebilirlik bakımından mahkeme kararıyla aynı güce yaklaşır. Kapsam dışında kalan hâller ise sınırlıdır: İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki ilamsız takip yoluyla yapılan tahliye işlemleri ile ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri arabuluculuk dava şartına tabi değildir. Sürecin işleyişi, süreleri ve anlaşma belgesinin sonuçları kira davalarında arabuluculuk rehberinde; genel çerçeve ise arabuluculuk nedir sayfasında anlatılmıştır.

Başvuruyu kiracı da yapabilirArabuluculuk başvurusu yalnız kiraya verene ait bir yol değildir. Güvence bedelini geri alamayan, ayıbı giderilmeyen ya da fazla artış ödeyen kiracı da süreci kendisi başlatabilir.
Son tutanak dava için zorunlu ektirArabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen son tutanağın aslı ya da arabulucu tarafından onaylanmış örneği dava dilekçesine eklenir. Bu belge olmadan açılan dava usulden reddedilir.
Zamanaşımı ve hak düşürücü süreler dururArabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen süre, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesabında dikkate alınmaz.
Anlaşma belgesi icra edilebilirTaraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, icra edilebilirlik şerhi aranmaksızın icraya konulabilir niteliktedir. Bu, anlaşmayı pratikte güçlü bir çözüm hâline getirir.
Tahliye taahhüdüne dayanan icra takibi kapsam dışıdırTahliye taahhüdüne ya da kira alacağına dayanarak İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre başlatılan takipler arabuluculuk dava şartına tabi değildir; bu yol doğrudan icra dairesinde başlar.

Kiracı Haklarında Yargıtay Uygulaması

Doğrudan CevapYargıtay, kira ilişkisinde emredici hükümlerin sözleşmeyle aşılamayacağını istikrarlı biçimde kabul etmekte; tahliye sebeplerinde gereksinimin gerçek, samimi ve zorunlu olmasını, tahliye taahhüdünde teslimden sonraki tarihte düzenlenmiş olmayı, artışta endeks üst sınırının uygulanmasını aramaktadır. İspat yükü, hakkını ileri süren tarafa yüklenmektedir.

İçtihadın yönü, kiracı haklarının sözleşme serbestisi gerekçesiyle daraltılamayacağı noktasında toplanmaktadır. Konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin hükümlerin kiracıyı koruma amacı taşıdığı, bu nedenle kiracı aleyhine düzenlemelerin geçersiz sayılması gerektiği kabul edilmektedir. Sözleşmede kira bedeli ve yan giderler dışında ödeme öngören kayıtların, ceza koşulu ve muacceliyet şartlarının uygulanmayacağı; bu kayıtlara dayanılarak yapılan takiplerin iptal edilmesi gerektiği yönünde bir uygulama bulunmaktadır.

Tahliye davalarında aranan ölçütler de yerleşmiş durumdadır. Gereksinim sebebiyle tahliyede, gereksinimin dava tarihinde var olması, sürekli nitelik taşıması ve samimi olması aranmaktadır; aynı yerleşim yerinde boş ve oturmaya elverişli başka bir taşınmazın bulunması gereksinim iddiasını zayıflatan bir olgu olarak değerlendirilmektedir. Tahliye edilen taşınmazın kısa süre sonra üçüncü kişiye kiraya verilmesi hâlinde ise gereksinimin samimi olmadığı sonucuna varılmakta ve kiracının yeniden kiralama yasağına ilişkin hükümlerden yararlanabileceği kabul edilmektedir.

Tahliye taahhüdü bakımından uygulama, taahhüdün kiralananın tesliminden sonraki bir tarihte düzenlenmiş olmasını, belirli bir tahliye tarihi içermesini ve yazılı olmasını aramaktadır. Teslimle aynı anda ya da teslimden önce alınan taahhütlerin kiracının serbest iradesini yansıtmadığı kabul edilmektedir. Boş tarihli olarak imzalatıldığı iddia edilen taahhütlerde ispat yükü, bu iddiayı ileri süren kiracıya yüklenmektedir; bu nedenle taahhüt imzalanırken tarihin kiracı tarafından elle yazılması ve bir örneğinin saklanması önerilmektedir.

Uygulamadan not - Av. Çağrı Ayboğa

Kiracı dosyalarında sonucu belirleyen şey, kural bilgisi değil kayıt disiplini oluyor. Ödemelerini elden yapan, bildirimlerini telefonla ileten ve demirbaş tespiti yapmayan kiracı, kanunun kendisine tanıdığı hakları duruşmada ispat edemiyor. Buna karşılık ödemeleri banka kanalından geçen, ihtarlarını noterden gönderen ve çıkışta anahtar teslim tutanağı düzenleyen kiracı, aynı olayda çok daha güçlü bir konumda bulunuyor. Kiracı haklarını korumanın en pratik yolu, sözleşmenin kurulduğu gün başlayan basit bir dosya tutma alışkanlığıdır: sözleşme, teslim tutanağı, ödeme dökümleri ve yazışmalar tek bir klasörde toplandığında dosyanın yarısı hazır olur.

Ankara’da Kiracı Hakları ve İzlenecek Süreç

Doğrudan CevapAnkara’da kira uyuşmazlıklarında görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Yetkili yer kural olarak taşınmazın bulunduğu yer ya da davalının yerleşim yeridir. İcra yoluyla tahliye ve kira alacağı takipleri Ankara icra dairelerinde başlatılır.

Ankara, kira uyuşmazlıklarının yoğun görüldüğü yerleşim yerlerinden biridir; Çankaya, Yenimahalle, Keçiören, Etimesgut ve Mamak ilçelerinde yer alan konut stokunun büyüklüğü, sulh hukuk mahkemelerinin iş yükünü de belirler. Kira uyuşmazlığında Ankara’da izlenecek yol şu sırayla işler: arabuluculuk bürosuna başvuru, arabuluculuk görüşmeleri, anlaşma sağlanamazsa son tutanağın alınması ve sulh hukuk mahkemesinde dava açılması. Kira alacağı ve tahliye taahhüdüne dayanan takipler ise doğrudan Ankara icra dairelerinde başlatılır.

Kiracının Ankara’da bir uyuşmazlıkta hazırlaması gereken belgeler şunlardır: kira sözleşmesi, varsa teslim ve demirbaş tutanağı, kira ödemelerine ilişkin banka dökümleri, aidat ödeme belgeleri, taraflar arasındaki yazışmalar ve ihtarnameler, abonelik kayıtları ve yerleşim yeri belgesi. Güvence bedeline ilişkin uyuşmazlıkta bedelin yatırıldığı hesabın dökümü, ayıp iddiasında ise fotoğraf, bilirkişi tespiti ya da yönetim yazısı dosyaya eklenir. Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda süreç yönetimi ve dilekçe hazırlığı için Ankara kira avukatı desteği alınabilir.

1
Belgelerinizi tek dosyada toplayınSözleşme, ödeme dökümleri, yazışmalar, tutanaklar ve ihtarnameleri tarih sırasına göre bir dosyada birleştirin. Eksik belge, uyuşmazlığın en sık görülen zayıf noktasıdır.
2
Talebinizi yazılı olarak bildirinHangi hakkı hangi hükme dayandırarak ileri sürdüğünüzü, talebinizi ve karşı taraftan beklediğiniz süreyi yazılı olarak bildirin. Noter ihtarnamesi en güçlü bildirim biçimidir.
3
Arabuluculuk bürosuna başvurunDava açmadan önce arabuluculuk bürosuna başvurun. Başvuruda uyuşmazlığın konusunu ve talebinizi açıkça yazın; son tutanak dava için zorunlu ektir.
4
Gerekiyorsa tespit yaptırınAyıp, hasar ve demirbaş uyuşmazlıklarında delilin kaybolma riski varsa dava açılmadan önce mahkemeden delil tespiti isteyin. Sonradan yapılan tespit, geçmiş duruma ilişkin değer taşımaz.
5
Dava ya da takip yolunu seçinTalebiniz alacak ya da tahliye niteliğindeyse hangi yolun daha hızlı sonuç verdiğini değerlendirin. İcra yoluyla tahliye ile dava yoluyla tahliye farklı koşullara ve farklı sürelere bağlıdır.

Kiracı Hakları Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Kiracı hakları nelerdir, kısaca sayılabilir mi?
Kiracının temel hakları şunlardır: taşınmazı elverişli durumda teslim alma, kira süresince elverişliliğin korunmasını isteme, ayıpların giderilmesini ya da kira indirimi isteme, vergi ve mülkiyetten doğan giderleri ödememe, kira bedeli ve yan giderler dışında ödeme yapmama, güvence bedelinin üç aylık kirayı aşmamasını isteme, sürenin bitimine dayanılarak tahliye edilmeme, artışın endeks üst sınırını aşmamasını isteme, taşınmaz satılsa bile kiracı kalmaya devam etme ve erken çıkışta yalnız makul süre için sorumlu olma.
Kira sözleşmesi bitti diye evden çıkarılabilir miyim?
Hayır. Türk Borçlar Kanunu m. 347 uyarınca kiraya veren, sözleşme süresinin bitimine dayanarak sözleşmeyi sona erdiremez. Sürenin bitimine dayanarak sözleşmeyi bitirme hakkı yalnızca kiracıya tanınmıştır. Kiraya veren ancak kanunda sayılan sebeplere dayanarak dava açabilir; sebep göstermeksizin sona erdirme olanağı on yıllık uzama süresi dolduktan sonra ve üç ay önceden bildirim koşuluyla doğar.
5 yıllık kiracının hakları değişir mi?
Kiracının temel hakları beşinci yıldan sonra da aynen devam eder. Değişen tek şey kira bedelinin belirlenme yöntemidir: beş yıldan uzun süreli ya da beş yıldan sonra yenilenen sözleşmelerde hâkim, tüketici fiyat endeksindeki değişim oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri gibi ölçütleri birlikte değerlendirerek yeni bedeli hakkaniyete göre belirler. Bu dava iki taraf tarafından da açılabilir.
10 yıllık kiracı tahliye edilebilir mi?
Belirli süreli sözleşmede ilk yıl ve ardından gelen on yıllık uzama süresi tamamlandığında kiraya veren, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az üç ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilir. Belirsiz süreli sözleşmelerde kiraya veren, kiranın başlangıcından on yıl geçtikten sonra genel hükümlere göre fesih bildirimiyle sözleşmeyi sona erdirebilir. Bildirimin yazılı yapılması zorunludur.
Oturduğum ev satıldı, çıkmak zorunda mıyım?
Hayır. Türk Borçlar Kanunu m. 310 uyarınca kiralanan el değiştirirse yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur ve sözleşme tüm koşullarıyla devam eder. Yeni malik gereksinim sebebiyle tahliye isteyecekse, edinme tarihinden başlayarak bir ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmek koşuluyla, edinme tarihinden başlayarak altı ay sonra dava açabilir. Bir aylık bildirim yapılmazsa bu yol kapanır.
Ev sahibi kira artışını istediği oranda yapabilir mi?
Yapamaz. Yenilenen kira dönemlerinde artış, bir önceki kira yılına ait tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçemez. Sözleşmede daha yüksek bir oran kararlaştırılmış olsa bile bu emredici üst sınır uygulanır. Kiracı, sınırı aşan tutarı ödemek zorunda değildir; geçmişte fazla ödeme yapmışsa bu kısmı geri isteyebilir.
Depozito en fazla ne kadar olabilir ve nasıl geri alınır?
Güvence bedeli en çok üç aylık kira bedeli kadar olabilir. Para ya da kıymetli evrak olarak verilen güvence, kiracı adına açılan vadeli bir hesaba yatırılır; banka, iki tarafın rızası ya da kesinleşmiş icra takibi veya mahkeme kararı olmaksızın ödeme yapamaz. Kiraya veren, kira sözleşmesinin bitiminden başlayarak bir yıl içinde dava açtığını ya da icra takibine giriştiğini bankaya bildirmezse banka, kiracının istemiyle güvenceyi geri verir.
Emlak vergisi ve bina sigortasını kiracı ödemek zorunda mı?
Kural olarak hayır. Türk Borçlar Kanunu m. 302 uyarınca kiralananla ilgili zorunlu sigorta, vergi ve benzeri yükümlülükler aksi kararlaştırılmadıkça kiraya verene aittir. Buna karşılık kiracının kendi kullanımından doğan elektrik, su, doğal gaz ve iletişim bedelleri ile olağan işletme nitelikli aidat kalemleri kiracıya aittir. Anaparaya ilişkin aidat harcamaları kiraya verenin sorumluluğundadır.
Kira sözleşmesinde yazan ceza şartı geçerli mi?
Geçerli değildir. Türk Borçlar Kanunu m. 346 uyarınca kira bedelinin zamanında ödenmemesi hâlinde ceza koşulu ödeneceğine ya da sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir. Aynı hüküm, kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilmesini de yasaklar. Bu kayıtlara dayanılarak yapılan talepler karşılanmaz.
Yazılı kira sözleşmem yok, haklarım var mı?
Vardır. Kira sözleşmesinin kurulması yazılı şekle bağlı değildir; sözlü sözleşme de geçerlidir ve kiracı aynı kanuni korumadan yararlanır. Fark ispat alanındadır: kira bedeli, başlangıç tarihi ve süre tartışmalı hâle gelir. Banka kanalıyla yapılan ödemeler, kiracı adına kurulmuş abonelikler, yerleşim yeri kaydı ve yazışmalar bu boşluğu büyük ölçüde kapatır.
Sözleşme süresi dolmadan çıkarsam kalan kirayı ödemek zorunda mıyım?
Kalan sürenin tamamını ödeme yükümlülüğü bulunmaz. Türk Borçlar Kanunu m. 325 uyarınca kiracı, kiralananın benzer koşullarla kiraya verilebileceği makul süre için kira bedelinden sorumlu olur. Makul süre taşınmazın niteliğine ve piyasa koşullarına göre her dosyada ayrı belirlenir. Kiracı, kiraya verene ödeme gücüne sahip ve kabulü beklenebilir yeni bir kiracı önerirse bu sorumluluk da sona erer.
Kira davası açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır; bu koşul yerine getirilmeden açılan dava usulden reddedilir. Kapsama kira bedelinin tespiti, kira alacağı, güvence bedelinin iadesi, ayıptan doğan talepler ve tahliye uyuşmazlıkları girer. İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki ilamsız takip yoluyla tahliye işlemleri ile ihtiyati tedbir talepleri kapsam dışındadır.

İlgili Rehberler

Kiracının Tahliyesi Davası

Konut ve çatılı işyeri kiralarında tahliye sebepleri, ihtar ve dava süreleri, görevli mahkeme ve kiracının savunma araçları.

Tahliye davasını incele

Kira Tespit Davası

Kira bedelinin yeniden belirlenmesi davasında emsal seçimi, bilirkişi incelemesi, süreler ve kararın hangi dönemden geçerli olacağı.

Kira tespitini oku

Kira Artış Oranı

Dönemsel tüketici fiyat endeksi verisine göre kira artış oranı ve yenilenen dönem bedelini hesaplayan araç.

Artış oranını hesapla

Kiracının Erken Tahliyesi

Sözleşme süresi dolmadan çıkan kiracının makul süre sorumluluğu, yeni kiracı önerme hakkı ve güvence bedelinin iadesi.

Erken tahliyeyi gör

Kaynakça

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 299 - 356 kira sözleşmesi hükümleri - mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6098.pdf
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, dava şartı arabuluculuk - mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6325.pdf
T.C. Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı, başvuru ve süreç bilgileri - adb.adalet.gov.tr/
Türkiye İstatistik Kurumu, tüketici fiyat endeksi bültenleri - tuik.gov.tr/
e-Devlet Kapısı, kira sözleşmesi ve yerleşim yeri hizmetleri - turkiye.gov.tr/
Av. Çağrı Ayboğa, Ayboğa Avukatlık Bürosu, Ankara

Av. Çağrı Ayboğa Kimdir?

Ayboğa Avukatlık Bürosu - Ankara Barosu Sicil No: 34507 - Çankaya / Ankara

Av. Çağrı Ayboğa, Ankara Barosu’na kayıtlı bir avukattır ve gayrimenkul hukuku ile kira hukuku alanlarında çalışmaktadır. Kira bedelinin tespiti, kira alacağı, güvence bedelinin iadesi, ayıptan doğan talepler ile tahliye davalarında kiracı ve kiraya veren vekilliği yürütmekte; kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk süreçlerini ve icra yoluyla tahliye takiplerini birlikte takip etmektedir.

Bu rehber 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu esas alınarak hazırlanmış, hukuki doğruluğu 29 Ekim 2026 tarihinde Av. Çağrı Ayboğa tarafından denetlenmiştir. Metin bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi belgeleriyle değerlendirilmelidir.

LinkedIn - YouTube - Google Haritalar

Avukata Sor

Kira sözleşmenizde tartışmalı bir kayıt varsa, tahliye ihtarı aldıysanız ya da güvence bedelinizi geri alamıyorsanız sözleşmenizi, ödeme dökümlerinizi ve yazışmaları iletin; dosyanızı birlikte değerlendirelim.

Avukata Sor Ankara Avukat

Danışmanlık ücretlidir. Görüşme ücretleri 2025-2026 TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca uygulanır.

Ayboğa Avukatlık Bürosu Ankara İletişim ve Harita

BüroAyboğa Avukatlık Bürosu
AdresEmek Mah. Bişkek Cd. 26/3 Çankaya / Ankara
Çalışma saatleriHafta içi 09.00 - 18.00

© 2026 Ayboğa Law Firm — Tüm hakları saklıdır.KVKKGizlilik Politikası