MakalelerimizMiras Hukuku

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, ileriki yaşlarda, özellikle sosyal güvencesi bulunmayan, ya da sosyal güvencesi bulunsa bile bakıp kendisi ile ilgilenecek yakınları olmayan, buna karşılık bir takım malları olan kişilerin bakımı ve gözetimini amaçlayan sözleşmeler arasında yer almaktadır.

Bu sözleşme Türk Borçlar Kanununda düzenlenen isimli sözleşmelerden biridir. Kanun koyucu bu sözleşmeyi özel olarak düzenleyerek, toplumda belli yaşa ulaşmış, kendi kişisel işlerini tek başına karşılayamayan, yardıma, bakıma ve hatta gözetime muhtaç kimselerin ihtiyaçlarının karşılanmasını hedeflemiştir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nedir?

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bakım borçlusu, bakım alacaklısını yaşadığı sürece (ölünceye kadar} bakıp, gözetme borcu üstlenirken, bakım alacaklısı da ona malvarlığının tamamını veya bir kısmını ya da herhangi bir mal varlığı değerini devretmeyi üstlenmektedir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 611. maddesinde;

“Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Bakım borçlusu, bakım alacaklısı tarafından mirasçı atanmışsa, ölünceye kadar bakma sözleşmesine miras sözleşmesine ilişkin hükümler uygulanır.”

şeklinde tanımlanmıştır.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nasıl Yapılır?

TMK m. 532 hükmü gereğince de resmi vasiyetnamenin ve dolayısıyla ölünceye kadar bakma sözleşmesinin resmi memur tarafından düzenlenmesi ön görülmüştür. Resmi memur denildiğinde, kanun koyucu sulh hakimi, noter veya kanunda kendisine bu yetkinin verildiği diğer görevlileri işaret etmektedir. Uygulamada ölünceye kadar bakma sözleşmesi noter tarafından ve düzenleme şeklinde yapılmaktadır.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin Şartları Nelerdir?

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi de tıpkı diğer sözleşmelerde olduğu gibi tarafların karşılıklı ve birbirlerine uygun irade beyanlarında bulunması ile kurulmaktadır. Ancak TBK m. 611/l’de açıkça düzenlendiği üzere, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi …” ifadesine dayalı olarak bakım alacaklısının gerçek kişi olması gerekmektedir. Çünkü ölüm yalnızca gerçek kişiler için geçerli olmakta, bakım ve gözetim borcu da sadece gerçek kişiye yönelik olarak ifa edilebilmektedir.

Bunun karşısında bakım borçlusunun gerçek veya tüzel kişi olması konusunda herhangi bir kısıtlama bulunmamaktadır. Başka bir ifade ile gerçek kişi olan bakım alacaklısının, bakım borcunu gerçek veya tüzel bir kişinin üstlenmesinde kanunen getirilmiş bir kısıtlama söz konusu değildir.

Bakım alacaklısı ile bakım borçlusunun birden çok kişi olması da mümkündür. Tarafların istemesi durumunda üçüncü bir kişinin de bakım alacaklısı olmasını kararlaştırmalarının önünde herhangi bir engel bulunmamaktadır. Böyle bir sözleşme kurulduğunda, üçüncü kişi yararına ölünceye kadar bakma sözleşmesi söz konusu olmaktadır

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin Şekli Nasıl Olmalı?

Ölünceye kadar bakma sözleşmeleri de Kanunda özel bir şekle tabi tutulmuştur. Geçerlilik şartı olan bu şekil, miras sözleşmesinin tabi olduğu şekildir. TBK m. 612/l’de ifade edildiği üzere ölünceye kadar bakma sözleşmesinin, miras sözleşmesi şeklinde yapılmadığı sürece geçerli olmayacağı düzenlenmiştir. Bakım alacaklısının mirasçı atanıp atanmaması sonucu değiştirmeyeceği gibi hem borçlar hukukuna hem de miras hukukuna tabi ölünceye kadar bakma sözleşmesinin şekli, miras sözleşmesinin bağlı olduğu şekilde gerçekleştirilmelidir.

MK m. 545/1 hükmü gereğince, miras söz­leşmesinin geçerliliği resmi vasiyetname şeklinde yapılmasını gerektirmektedir. TMK m. 532 hükmü gereğince de resmi vasiyetnamenin resmi memur tarafından düzenlenmesi ön görülmüştür. Resmi memur denildiğinde, kanun koyucu sulh hakimi, noter veya kanunda kendisine bu yetkinin verildiği diğer görevlileri işaret etmektedir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nasıl Sona Erer? İptali Mümkün Müdür?

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, niteliği gereği bakım alacaklısının ölümü ile birlikte sona erecek şekilde kaleme alındığında sözleşme, ölümün gerçekleşmesi ile birlikte kendiliğinden sona ermektedir. Ancak bakım borçlusunun ölmesi her halde sözleşmenin sona ermesini gerektirmemektedir.

Ölen bakım borçlusunun yerine önceden bu hususta anlaşılmışsa, mirasçıları geçmek kaydıyla sözleşmenin ayakta kalması mümkündür. Ancak kanun koyucu TBK m. 618 ile özel bir düzenleme getirmek durumunda kalmıştır.

Buna göre; Bakım borçlusu ölürse bakım alacaklısı, bir yıl içinde sözleşmenin feshini isteyebilir. Bu durumda bakım alacaklısı, bakım borçlusunun iflası halinde, iflas masasından isteyebileceği miktara eşit bir paranın kendisine ödenmesini, bakım borçlusunun mirasçılarından isteyebilir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi, Saklı Pay ve Tenkis Davası

Ölünceye kadar bakma sözleşmelerinin kimi zaman mirasçılardan mal kaçırma maksadıyla muvazaalı olarak yapılması gündeme gelmektedir. Bu durumda tarafların gerçek iradelerine aykırı yapılan sözleşmenin geçersizliği ileri sürülebilir. Bu şekilde ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle miras hakkına zarar verilen mirasçı somut olaya göre saklı pay veya tenkis davası açabilmektedir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi ile Tapu Devri

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde bakım alacaklısının ölümü ile bakım borçlusuna tapu devri yapılmaktadır. Bu durumda bakım borçlusunun atanmış mirasçılık sıfatından dolayı ölüm ile malvarlığına mirasçı olmaktadır. Bu durumda taşınmaz bir malın devri söz konusu ise resmi tapu kayıtlarındaki kütüklerden devir işlemi yapılmak zorundadır. Bu durum karşısında hakkı zarar gören mirasçı ise tapu iptali ve tescil davası açabilir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Örneği

Bu sözleşme ile TC kimlik numaralı, doğum tarihli, kimlik seri numaralı, baba adı , ana
adı olan adresinde ikamet eden, BAKIM ALACAKLISI, TC kimlik numaralı doğum tarihli, baba adı ana adı olan adresinde ikamet eden, BAKIM BORÇLUSU olarak aşağıda belirlenen konu ve şartlarda anlaşmışlardır.

Sözleşmenin Konusu

İşbu sözleşme kapsamında Bakım Borçlusu Bakım Alacaklısının hayatı boyunca bakım ve gözetme borcunu üstleneceğini; Bakım Alacaklısının da bakım edimine karşılık bakım borçlusunun sözleşme imza tarihi itibari ile mevcut icra borçlarının tümünü ödeyeceğini, toplam 80 gr olmak üzere iki adet 22 ayar altın bileziği, 300.000 TL’yi sözleşmenin imza tarihinde ve 200.000 TL’yi ise 15 Ocak 2024 tarihinde bakım alacaklısına vereceği hususunu
taahhüt etmektedir.

Sözleşme Şartları

Bakım borçlusu, bakım alacaklısının hayatı boyunca ona bakmayı, bakımda gerekli özeni göstermeyi, onu gözetlemeyi ve sağlık ihtiyaçlarını karşılamayı, uygun konut, besin sağlamayı, temizlik ve tüm özel ihtiyaçlarında kendisine yardımcı olmayı taahhüt eder.

  1. Bakım alacaklısı hayatı boyunca kendisine yapılacak bakım ve gözetme yükümlülüğüne karşılık olarak bakım borçlusunun sözleşme imza tarihi itibari ile icra borçlarının tümünü ödeyecek, toplam 80 gr olmak üzere iki adet 22 ayar altın bileziği, 300.000 TL’yi sözleşmenin imza tarihinde ve 200.000 TL’yi ise 15 Ocak 2024 tarihinde bakım borçlusuna devredecektir. Özetle; bu sözleşme ile taraflar birlikte yaşamayı kabul etmişlerdir. Bir anlamda evlilik birliğinin gereği olan birbirlerine karşı yükümlülüklerini sad akat ve özen borçlarını kabul ve
    taahhüt etmişlerdir.
  2. Bakım alacaklısı, bakım borçlusunun sözleşmeye aykırı davranması, bakım yükümlülüğünü yerine getirmemesi, kendisini terk etmesi, sağlık problemleri ile ilgilenmemesi durumlarında sözleşmeyi tek taraflı olarak önel vermeksizin feshedecektir.
  3. Bakım borçlusu, bakım alacaklısının kendine hakaret, işkence ve kötü muamele veya canına karşı bir suç işlemesi, evin zilyetliğini kullanmaktan alı koyması, ölünceye kadar bakım için gerekli şart ve ortamı hazır etmemesi halinde önel vermeksizin tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedecektir.
  4. Bakım borçlusu, bakıma muhtaç bakım alacaklısına kendi aile ferdiymiş gibi davranmak zorundadır. Bakılan kişinin, beslenmesini, giyimini, sağlık ve tedavi yardımını karşılamakla yükümlüdür.
  5. Bakım borçlusunun yükümlülükleri yalnızca bakım alacaklısına karşıdır. Bakım alacaklısını bu alacağı başkasına devredemez.

Tanık Beyanları

Aşağıda kimlik bilgileri ve imzası bulunan bizler Noter önünde tanıklık yaptığımızı, TMK madde 536 uyarınca tanıklık yapmaya yasaklı bir halimizin bulunmadığını, Bakım borçlusunun ve bakım alacaklısının sağlıklarının yerinde olduğunu, akli melekelerinin yerinde gözüktüğünü, konuşmalarında ve anlamalarında bir aksaklık gözlemlemediklerini, okur yazar olduklarını tespit ettiklerini, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin hüküm ve sonuçlarını bildiklerini, bilerek ve isteyerek hiçbir baskı altında kalmadan bu sözleşmeyi imzaladıklarını beyan ederiz.

TANIK

Çağrı Ayboğa

Avukat Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosu’nun kurucu avukatlarındandır. Ankara Barosu’na kayıtlı olarak dinamik ve tecrübeli ekibiyle avukatlık mesleğini icra etmektedir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Ara