Ceza Hukuku
Trend

TCK 107 Şantaj Suçu ve Cezası (2026)

TCK 107 Şantaj Suçu ve Cezası

Türk Ceza Kanunu’nun 107. maddesi şantaj suçunu düzenler. Fail, hakkı olan bir şeyi yapacağını söyleyerek bile olsa (örn: “borcunu ödemezsen özel fotoğraflarını yayarım”) zorladığında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.

  • Ceza (107/1 ve 107/2): 1–3 yıl hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası
  • Şikâyet: Şantaj suçu şikâyete bağlı değildir — savcılık resen soruşturur
  • Zamanaşımı: 8 yıl
  • Suçun tamamlanması: Mağdura tehdit/baskı ulaştığı an suç tamamlanır — yarar sağlanmasa bile
  • 107/1: Hakkı olan bir şeyi yapacağından bahisle kanuna aykırı davranışa zorlama
  • 107/2: Şeref/saygınlığa zarar verecek şeyleri açıklamakla tehdit ederek haksız yarar sağlama
  • WhatsApp/sosyal medya şantajı: Bu madde kapsamında değerlendirilir
  • İçtima: Eş zamanlı hakaret/tehdit suçları varsa ayrı ayrı ceza verilebilir
  • Görevli mahkeme: Asliye Ceza Mahkemesi
TCK 107 Şantaj Suçu ve Cezası
TCK 107 Şantaj Suçu ve Cezası

TCK 107 şantaj suçu nedir, cezası ne kadardır? TCK 107 uyarınca şantaj suçu; bir kişinin hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından ya da yapmayacağından bahisle başkasını kanuna aykırı bir davranışa zorlaması (107/1) ya da şeref ve saygınlığa zarar verecek bilgileri açıklayacağı tehdidiyle haksız yarar sağlamaya zorlaması (107/2) hâllerini kapsar. Her iki fıkra için de ceza 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezasıdır. Suç resen soruşturulur; dava zamanaşımı 8 yıldır.

Şantaj suçu, modern hukukun en karmaşık suç tiplerinden biridir. Rakiplerden farklı olarak bu yazıda yalnızca kanun metni değil; 107/1 ile 107/2 farkı, sosyal medya ve WhatsApp üzerinden işlenen dijital şantaj, ispat yöntemleri, tehdit-şantaj ayrımı ve Yargıtay içtihatları kapsamlı biçimde ele alınmaktadır.

Ankara’daki Asliye Ceza mahkemelerinde görülen şantaj davalarında en sık karşılaşılan sorunlar şunlardır: suçun “hakkı olan bir şeyi” yapacağından bahisle işlenmesi nedeniyle tehditten ayırt edilememesi, dijital delillerin toplanamaması ve içtima kurallarının yanlış uygulanması.

TCK Madde 107 Kanun Metni

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu — Madde 107 (Şantaj)

TCK 107/1: Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

TCK 107/2: Kendisine veya başkasına yarar sağlamak maksadıyla bir kişinin şeref veya saygınlığına zarar verecek nitelikteki hususların açıklanacağı veya isnat edileceği tehdidinde bulunulması halinde de birinci fıkraya göre cezaya hükmolunur.

Kaynak: Resmi Gazete — 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr)  |  TCK Tam Metni

TCK 107/1 ile TCK 107/2 Farkı

TCK 107/1 ve 107/2 arasındaki fark nedir? TCK 107/1’de fail; hakkı olan ya da yasal yükümlülüğü bulunan bir şeyi (ihbar etmek, yasal hakkını kullanmak gibi) yapacağından veya yapmayacağından bahisle mağduru zorlar. 107/2’de ise fail; kişinin şeref ve saygınlığına zarar verecek bilgileri (fotoğraf, video, gizli bilgi vb.) açıklayacağı tehdidiyle haksız yarar elde etmeye çalışır. Her iki fıkra için ceza aynıdır.
Ölçüt TCK 107/1 TCK 107/2
Failin kullandığı araç Hakkı olan/yasal bir şeyi yapacağı tehdidi Şeref/saygınlığa zarar verecek bilgi açıklama tehdidi
Tipik örnek “Borcunu ödemezsen ihbar ederim” — ihbar etmek haktır ama bunu araç olarak kullanmak şantajdır “Özel fotoğraflarını yayarım” / “bu videoyu herkese gönderirim”
Sosyal medya uygulaması Yasal bir hakkı araç olarak kullanma (şikâyet tehdidi vb.) Özel içerik paylaşma tehdidi — dijital şantajın büyük çoğunluğu
Ceza miktarı 1–3 yıl hapis + 5.000 güne kadar adli para cezası Aynı ceza (1. fıkraya atıf)
Şikâyet şartı Yok — resen soruşturulur Yok — resen soruşturulur

Şantaj Suçunun Unsurları

Şantaj suçu hangi koşullarda oluşur? Şantaj suçunun oluşması için dört temel unsur gerekir: (1) Failin hakkı olan ya da yasal bir şeyi yapacağından/yapmayacağından ya da şeref/saygınlığa zarar verecek bir açıklamadan bahsetmesi, (2) Bu yolla mağduru kanuna aykırı bir davranışa zorlamak ya da haksız yarar elde etmek amacı, (3) Kastın varlığı, (4) Mağdurun zorlanmış olması — mağdurun talebi yerine getirip getirmemesi suçun oluşması için şart değildir.

  • Hakkı olan bir şeyi araç olarak kullanma: Fail, gerçekten de ihbar edebilir ya da o bilgiyi açıklayabilir; ama bunu menfaat aracına dönüştürmesi suçu oluşturur
  • Kanuna aykırı zorlama veya haksız yarar: Mağdurun yapması gereken şey hukuka aykırı ya da hiç yapmak zorunda olmadığı bir şey olmalı; ya da failin sağladığı yarar haksız nitelikte bulunmalı
  • Suçun tamamlanması: Tehdit veya baskının mağdura ulaşması yeterlidir — yarar sağlanmasa, mağdur kabul etmese bile suç tamamlanmış sayılır
  • Kast zorunluluğu: Fail bilerek ve isteyerek hareket etmelidir; taksirle (ihmal yoluyla) şantaj suçu oluşmaz
Saha Vaka Analizi — 1

Örnek Senaryo: Ankara’da bir ticari anlaşmazlıkta kişi, alacaklısına “Parayı ödemezsen Vergi Dairesi’ne ve Savcılığa şikâyet edeceğim” diye mesaj atmıştır. Alacaklı şantaj şikâyetinde bulunmaktadır.

Hukuki Değerlendirme: Vergi dairesine ve savcılığa şikâyet hakkı yasal bir haktır. Ancak bu hakkı ödeme koşuluna bağlamak — “ödersen şikâyet etmem, ödemezsen ederim” mantığıyla — TCK 107/1 kapsamında şantaj suçunu oluşturur. Yargıtay’a göre failin gerçekten o hakkı kullanabilir olması suçun oluşumuna engel değildir; belirleyici olan bu hakkın haksız yarar aracına dönüştürülmesidir. Savunmada kastın ticari alacak tahsili amacına yönelik olup olmadığı tartışılır.

Dijital Şantaj WhatsApp, Sosyal Medya ve Özel Fotoğraf Tehdid
Dijital Şantaj WhatsApp, Sosyal Medya ve Özel Fotoğraf Tehdidi

Dijital Şantaj WhatsApp, Sosyal Medya ve Özel Fotoğraf Tehdidi

WhatsApp veya sosyal medyadan yapılan şantaj TCK 107 kapsamında mı? Evet. WhatsApp mesajları, Instagram DM, e-posta veya diğer dijital kanallar aracılığıyla gerçekleştirilen şantaj TCK 107/2 kapsamında değerlendirilir. “Fotoğraflarını yayarım”, “bu videoyu herkese gönderirim”, “ekran görüntüsünü paylaşırım” gibi tehditler özel hayatın gizliliğini de ihlal edebilir — bu durumda TCK 134 kapsamında da sorumluluk doğabilir. Dijital şantajın delillenmesi için ekran görüntüsü, zaman damgası ve noter onaylı bilişim tespiti kritik öneme sahiptir.

Delil Toplama — Dijital Şantaj

Tehdit içeren mesajların ekran görüntüsünü URL ve tarihiyle birlikte alın. Silinmeden önce noter onaylı bilişim tespiti yaptırın. WhatsApp’ta mesaj bilgilerini (iletildi/okundu/tarih) de saklayın.

Eş Zamanlı Suçlar

Şantaj ile birlikte; hakaret (TCK 125), tehdit (TCK 106), özel hayatın gizliliği ihlali (TCK 134), cinsel taciz (TCK 105) ya da görüntü/ses kayıtlarını ifşa (TCK 136) suçları da oluşabilir. Her suç için ayrı ceza verilebilir.

Saha Vaka Analizi — 2

Örnek Senaryo: Ayrılan çiftten biri, eski partnerin özel fotoğraflarını elinde bulundurduğunu söyleyerek “10.000 TL gönder yoksa arkadaşlarına gönderirim” diye WhatsApp mesajı atmıştır.

Hukuki Değerlendirme: Bu eylem TCK 107/2 kapsamında şantaj suçunu oluşturur. Ayrıca TCK 134 (özel hayatın gizliliğini ihlal) ve şartlara göre TCK 136 (verileri hukuka aykırı olarak verme/ele geçirme) kapsamında ek suçlar da gündeme gelebilir. Mağdur; WhatsApp mesajını ekran görüntüsüyle belgeleyerek, gerekirse noter tespiti yaptırarak derhal savcılığa şikâyette bulunmalıdır. Suç resen soruşturulduğundan şikâyetten vazgeçme kovuşturmayı durdurmaz.

Şantaj ile Tehdit Suçu Arasındaki Fark

Şantaj ile tehdit suçu arasındaki fark nedir? Şantajda (TCK 107) fail, hakkı olan veya yasal bir şeyi araç olarak kullanır ya da şeref/saygınlığa zarar verecek bilgileri açıklayacağı tehdidiyle menfaat sağlamayı hedefler. Tehditten temel farkı; failin yasadışı bir kötülük değil, hukuki bir eylem gerçekleştireceğini söylemesidir. Tehdit suçunda (TCK 106) ise hayat, vücut bütünlüğü veya malvarlığına yönelik doğrudan kötülük bildirimi söz konusudur ve fail hakkı olmayan bir şeyle tehdit eder.
Ölçüt Şantaj (TCK 107) Tehdit (TCK 106)
Failin kullandığı araç Hakkı olan/yasal bir şey ya da şeref zararına yol açacak ifşa Hayat, vücut, cinsel dokunulmazlık veya malvarlığına zarar
Amaç Haksız yarar / kanuna aykırı davranışa zorlama Salt korku ve kaygı yaratmak
Ceza 1–3 yıl hapis + 5.000 güne adli para 6 ay–2 yıl (basit); 2–7 yıl (nitelikli)
Şikâyet şartı Resen soruşturulur Hayat/vücut tehdidinde resen; malvarlığında şikâyete bağlı
Tipik örnek “Borcunu ödemezsen savcılığa vereceğim” “Seni döveceğim” / “arabana zarar vereceğim”

TCK 107 Şantaj Suçu Hukuki Destek

Şantaj suçunda mağdur ya da sanık olarak sürecin başından doğru yönetilmesi; delil tespiti, şikâyet, savunma stratejisi ve dijital şantaj davalarında belirleyicidir. Ankara’da ceza hukukunda deneyimli avukatlarımız yanınızdadır.

Danışmanlık ücretlidir. Asgari ücret tarifesi için Türkiye Barolar Birliği 2025–2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi‘ni inceleyebilirsiniz.

Şikâyet, Zamanaşımı ve Uzlaşma

  • Şikâyet: Şantaj suçu şikâyete bağlı değildir; Cumhuriyet Savcılığı suçtan haberdar olduğu anda resen soruşturma başlatır. Mağdur şikâyetinden vazgeçse bile dava düşmez
  • Zamanaşımı: Dava zamanaşımı süresi 8 yıldır — suçun işlendiği tarihten itibaren
  • Uzlaşma: Şantaj suçu uzlaşma kapsamı dışındadır; uzlaşma uygulanmaz
  • Görevli mahkeme: Asliye Ceza Mahkemesi
  • Suçun tamamlanması: Tehdit ya da baskının mağdura ulaştığı an suç tamamlanmış sayılır; failin istediğini elde edip etmemesi önemli değildir

Emsal Yargıtay Kararları

Yargıtay Ceza Genel Kurulu — E: 2017/558 / K: 2017/558 / T: 19.12.2017

TCK 107 — İletişim Tespitinde Yasak Delil ve Şantajın Tamamlanması

İletişimin tespiti sırasında tesadüfen elde edilen bu delilin şantaj suçuyla ilgili olması ve bu suçun da CMK’nın 135. maddesinin altıncı fıkrasında sayılan suçlar arasında yer almaması karşısında, yasak delil niteliğindeki sanık ile M.V. arasında geçen telefon görüşmesine ilişkin iletişim tespit tutanağının hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, ancak diğer deliller dikkate alındığında şantaj suçunun oluştuğu kabul edilmelidir.

Şantaj suçunun tamamlanabilmesi için tehdidin mağdura ulaşması gerektiğinden, bu hususun ayrıca araştırılması zorunludur. Dosyada yer alan tanık beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmemesi, bazı tanıkların dinlenmemesi ve ilgili soruşturma dosyalarının getirtilmemesi eksik inceleme olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenle, tehdit içerikli sözlerin mağdura ulaştığının tespiti hâlinde tamamlanmış suçtan; aksi hâlde teşebbüs aşamasında kalan şantaj suçundan hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ile beraat kararı verilmesi isabetsiz bulunmuştur.

Avukat Değerlendirmesi: Bu karar iki kritik ilkeyi ortaya koyar: (1) Şantaj suçu CMK 135 kapsamındaki katalog suçlar arasında yer almadığından iletişim tespitinde elde edilen deliller doğrudan kullanılamaz. (2) Suçun tamamlanması için tehdidin mağdura ulaşması şarttır; bu hususun dosyada ayrıca ispat edilmesi gerekir.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi — E: 2017/36862 / K: 2021/4291

TCK 107/2 — Şeref ve Saygınlığa Zarar Verecek Tehdit ile Haksız Menfaat Talebi

Mağdurun şeref ve saygınlığına zarar verecek hususların açıklanacağı tehdidinde bulunularak haksız menfaat temin edilmeye çalışılması hâlinde, şantaj suçunun oluştuğu kabul edilmelidir.

Somut olayda sanığın, mağdura ait özel nitelikteki bilgi ve görüntüleri açıklayacağını söyleyerek para talep ettiği anlaşılmaktadır. Bu tür bir tehdit, mağdurun toplum içindeki itibarı üzerinde doğrudan etki doğurabilecek nitelikte olup suçun unsurlarını karşılamaktadır. Şantaj suçunda yararın elde edilmesi şart olmayıp, yarar sağlama amacıyla tehdidin mağdura yöneltilmesi yeterlidir. Bu nedenle, sanığın talep ettiği menfaati elde edip etmemesi suçun oluşumu bakımından önem taşımamaktadır. Suçun vasfında yanılgıya düşülmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Avukat Değerlendirmesi: Bu karar; özel bilgi ve görüntüleri ifşa etme tehdidiyle para talebinin doğrudan TCK 107/2 kapsamına girdiğini ve yarar elde edilmese dahi suçun tamamlandığını açıkça hükme bağlamaktadır. Dijital şantaj davalarında bu içtihat belirleyicidir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi — E: 2018/457 / K: 2021/8135

TCK 107/2 — Özel Mektupların İfşa Edileceği Tehdidiyle Menfaat Talebi

Mağdurun özel hayatına ilişkin bilgilerin üçüncü kişilere açıklanacağı tehdidiyle menfaat talep edilmesi hâlinde şantaj suçunun oluştuğu kabul edilmelidir.

Somut olayda sanığın, mağdurun kendisine yazdığı mektupları çevresine göstereceğini söyleyerek altınları geri istemesi, açıkça şantaj suçunun unsurlarını oluşturmaktadır. Bu tür durumlarda, tehdidin içeriğinin mağdurun sosyal itibarı üzerinde yaratacağı etki dikkate alınmalıdır. Mektupların ifşa edilmesi, mağdurun özel hayatına ilişkin bilgilerin açığa çıkmasına neden olabilecek niteliktedir. Sanığın eylemi TCK 107/2 kapsamında şantaj suçunu oluşturmakta olup mahkûmiyet kararı verilmesi gerekmektedir.

Avukat Değerlendirmesi: Özel yazışmaların (mektup, mesaj, e-posta) ifşası tehdidi TCK 107/2’nin tipik uygulama alanıdır. Aynı zamanda TCK 134 (özel hayatın gizliliği) kapsamında da ek suç oluşabilir.

Yargıtay 6. Ceza Dairesi — E: 2022/5063 / K: 2023/11143

TCK 107 — Görüntü Çekildiği İzlenimi Oluşturularak Para Talebi

Mağdurun görüntülerinin çekildiği izlenimi verilerek para talep edilmesi hâlinde, şantaj suçunun oluştuğu kabul edilmelidir.

Şantaj suçunda tehdit, mağdur üzerinde baskı oluşturabilecek nitelikte olmalıdır. Bu tehdit gerçek bir olguya dayanabileceği gibi, mağdurda korku yaratmaya elverişli bir izlenim oluşturulması da yeterlidir. Somut olayda sanığın, mağdurun görüntülerini çektiğini söyleyerek para talep ettiği anlaşılmaktadır. Şantaj suçunun oluşumu için tehdidin gerçekten gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceğinin bir önemi bulunmamaktadır. Önemli olan, tehdidin mağdur üzerinde baskı oluşturabilecek nitelikte olmasıdır. Sanığın eylemi TCK 107 kapsamında şantaj suçunu oluşturmakta olup mahkûmiyet hükmü kurulması gerekmektedir.

Avukat Değerlendirmesi: Bu karar önemli bir ilke ortaya koyar: Tehdidin gerçeğe dayanması şart değildir. Failin görüntü çektiğini iddia etmesi — gerçekte çekmemiş olsa bile — mağdurda baskı oluşturuyorsa şantaj suçu tamamlanmış sayılır.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi — E: 2018/5192 / K: 2019/11361

TCK 107 — Yarar Sağlama Amacı Olmadan Şantaj Suçu Oluşmaz

Failin mağdurdan haksız bir yarar sağlamaya yönelik talepte bulunmaması hâlinde, şantaj suçunun unsurlarının oluşmayacağı kabul edilmelidir.

Şantaj suçunun ayırt edici unsuru, failin yarar sağlama amacıyla hareket etmesidir. Bu yarar maddi veya manevi olabilir; ancak mutlaka haksız nitelikte olmalıdır. Somut olayda, sanığın mağdura yönelik sözlerinin tehdit içermekle birlikte herhangi bir menfaat teminine yönelik olmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay uygulamasında da açıkça vurgulandığı üzere, yalnızca tehdit içeren ifadeler şantaj suçunu oluşturmaz. Şantaj suçunun varlığı için ayrıca mağdurdan bir yarar talep edilmesi gerekir. Bu nedenle, somut olayda sanığın eylemi şantaj değil, koşulları varsa tehdit suçu kapsamında değerlendirilmelidir.

Avukat Değerlendirmesi: Savunma açısından kritik bir karar: Tehdit unsuru tek başına şantaj suçunu oluşturmaz. Haksız yarar talibinin varlığı ayrıca ispat edilmelidir. Yarar talebi yoksa eylem TCK 106 (tehdit) kapsamında kalır.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi — E: 2019/5989 / K: 2021/28441

TCK 107 — Her Tehdit Şantaj Olmaz; Yarar Sağlama Amacı Zorunludur

Her tehdit içeren davranışın şantaj suçunu oluşturmayacağı, şantaj suçunun ayrıca yarar sağlama amacını içermesi gerektiği kabul edilmelidir.

Tehdit suçunda fail yalnızca korkutma amacı güderken, şantaj suçunda bu tehdit bir araç olup amaç yarar sağlamaktır. Somut olayda, sanığın mağdura yönelik sözlerinin tehdit içerdiği ancak herhangi bir menfaat teminine yönelik olmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay, bu tür durumlarda suçun doğru nitelendirilmesinin önemine dikkat çekmekte ve her somut olayın kendi özellikleri içinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Yarar sağlama amacı bulunmayan tehditler şantaj değil, tehdit suçu kapsamında değerlendirilmelidir.

Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, tehdit–şantaj ayrımını net biçimde ortaya koymaktadır. Şantaj iddiasıyla yargılanan sanığın savunmasında yarar talebi yokluğunun belgelenmesi suçun vasfını değiştirebilir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu — E: 1998/6-280 / K: 1998/359 / T: 24.11.1998

Şantaj Suçunda Zincirleme Suç — Suç İşleme Kararının Birliği

Suç işleme kararındaki birlik, somut olayın maddi ve subjektif unsurları dikkate alınarak belirlenmeli; genel ve soyut bir saik birliği yeterli kabul edilmemelidir.

Zincirleme suç hükümlerinin uygulanabilmesi için, failin aynı suç işleme kararı kapsamında birden fazla fiili gerçekleştirmiş olması gerekir. Şantaj suçunda da bu ölçütler önem arz etmektedir. Failin birden fazla kişiye yönelik şantaj eylemleri gerçekleştirmesi hâlinde, bu eylemlerin tek bir suç mu yoksa birden fazla bağımsız suç mu oluşturduğu, somut olayın tüm özellikleri dikkate alınarak failin kastı dikkatle analiz edilerek belirlenmelidir.

Avukat Değerlendirmesi: Birden fazla mağdura veya farklı tarihlerde aynı mağdura yönelik şantaj eylemlerinde zincirleme suç tartışması gündeme gelir. Bu kararın ortaya koyduğu ölçütlere göre her somut olayda suç işleme kastının birliği ayrıca irdelenmelidir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu — E: 2010/2-287 / K: 2012/58 / T: 28.02.2012

Şantaj Suçunda İçtima — Birden Fazla Fiilin Değerlendirilmesi

Birden fazla fiilin zincirleme suç kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, somut olayın özellikleri ve suç kastının birlikteliği dikkate alınarak belirlenmelidir.

Bu değerlendirme yapılırken; fiillerin işleniş biçimi, zaman aralığı, mağdur sayısı ve failin kastı birlikte ele alınmalıdır. Şantaj suçunda failin aynı mağdura yönelik farklı zamanlarda gerçekleştirdiği şantaj eylemleri, tek bir suç işleme kararının icrası kapsamında değerlendirilebileceği gibi, ayrı suçlar olarak da kabul edilebilir. Şantaj suçunda içtima hükümlerinin uygulanması bakımından somut olayın özellikleri belirleyici olacaktır.

Avukat Değerlendirmesi: Uzun süreli şantaj ilişkilerinde (örneğin aylarca süren tehdit ve para talepleri) her ayrı istek ayrı suç mu yoksa tek zincirleme suç mu oluşturduğu; ceza hesabı açısından belirleyicidir. Bu karar her olayın kendi koşullarında değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyar.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi — E: 2005/554 / K: 2005/3356 / T: 14.06.2005

Şantaj Suçunda Zamanaşımı — Re’sen Gözetilmesi Zorunludur

Suç tarihine göre uygulanması gereken zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, kamu davasının ortadan kaldırılması yerine beraat kararı verilmesi hukuka aykırıdır.

Ceza hukukunda zamanaşımı, kamu davasının sürdürülmesini engelleyen ve kamu düzenine ilişkin bir kurumdur. Bu nedenle mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir. Somut olayda, suç tarihinden itibaren geçen süre dikkate alındığında zamanaşımının dolduğu anlaşılmasına rağmen beraat kararı verilmiştir. Oysa bu durumda yapılması gereken, kamu davasının düşmesine karar verilmesidir. Yargıtay, bu tür durumlarda maddi gerçeğin araştırılmasına girilmeden, doğrudan zamanaşımı hükümlerinin uygulanması gerektiğini vurgulamaktadır.

Avukat Değerlendirmesi: Şantaj suçunda 8 yıllık dava zamanaşımı mahkemece re’sen dikkate alınmalıdır. Eski tarihli şantaj iddialarında hem mağdur hem sanık avukatı zamanaşımı hesabını titizlikle yapmalıdır. Zamanaşımı dolmuşsa beraat değil, davanın düşürülmesi kararı verilir.

Saha Vaka Analizi — 3

Örnek Senaryo: Ankara’da bir çalışan, işten çıkarıldıktan sonra eski işverenine “İş güvenliği ihlallerini Çalışma Bakanlığı’na şikâyet edeceğim, bu haberi medyaya vereceğim — ya tazminatımı öde ya da bunları yapacağım” mesajı göndermiştir.

Hukuki Değerlendirme: Bu durumun şantaj mı yoksa meşru hak arayışı mı olduğu tartışmalıdır. Yargıtay içtihadına göre; gerçekten de hakka dayalı bir talep varsa (işçilik alacakları gibi) ve yasal yollar tamamıyla terk edilmemişse şantaj suçu oluşmayabilir. Ancak talep ile tehdit arasındaki orantısızlık, ek para talebi veya talebin yasal çerçeveyi açıkça aşması hâlinde TCK 107/1 devreye girer. Bu tür sınır davalarda tarafların yazışmalarının tamamı belirleyicidir.

Ayboğa Hukuk Bürosu  Ceza Hukuku

5+
Emsal Yargıtay Kararı
Ankara
Baro Kayıtlı Ceza Avukatı
2026
Güncel İçtihat Takibi

Bu Makale Hakkında

Bu içerik; 5237 sayılı TCK’nın 107. maddesi, güncel Yargıtay içtihatları ve Ankara’daki saha dava deneyimleri esas alınarak Ankara Barosu’na kayıtlı avukatlar tarafından hazırlanmıştır. Dijital şantaj, 107/1–107/2 farkı ve tehdit-şantaj ayrımı gibi uygulamada sıkça sorun çıkaran konular özellikle ele alınmıştır.

Ayboğa Hukuk Bürosu, Ankara merkezli olarak şantaj suçu davalarında hem mağdur hem de sanık tarafında hukuki destek sunmaktadır.

Sık Sorulan Sorular

TCK 107 şantaj suçu nedir?
TCK 107, şantaj suçunu iki fıkrada düzenler. 107/1’de; hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından/yapmayacağından bahisle başkasını kanuna aykırı davranışa zorlamak. 107/2’de ise; şeref veya saygınlığa zarar verecek bilgileri açıklayacağı tehdidiyle haksız yarar elde etmeye çalışmak. Her iki fıkra için ceza 1–3 yıl hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezasıdır.
Şantaj suçunda şikâyet süresi var mı?
Şantaj suçu şikâyete bağlı değildir; Cumhuriyet Savcılığı suçtan haberdar olduğu anda resen soruşturma başlatır. Mağdur şikâyetinden vazgeçse bile dava düşmez. Dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.
WhatsApp şantajı TCK 107 kapsamında mı?
Evet. WhatsApp mesajları, sosyal medya DM’leri veya e-posta aracılığıyla gerçekleştirilen şantaj TCK 107 kapsamında değerlendirilir. Özel fotoğraf/video paylaşma tehdidi TCK 107/2, ayrıca TCK 134 kapsamında da sorumluluk doğurabilir. Delil için ekran görüntüsü ve bilişim tespiti kritik öneme sahiptir.
Şantaj ile tehdit arasındaki fark nedir?
Şantajda fail, hakkı olan ya da yasal bir şeyi araç olarak kullanır. Tehditten temel farkı; failin yasadışı bir kötülük değil, yasal bir eylem gerçekleştireceğini söylemesidir. Tehdit suçunda (TCK 106) ise hayat, vücut veya malvarlığına doğrudan kötülük bildirimi vardır.
Şantaj suçunda uzlaşma mümkün müdür?
Hayır. Şantaj suçu uzlaşma kapsamı dışındadır. Bu nedenle taraflar arasında uzlaşma sağlansa bile ceza davası düşmez; savcılık ve mahkeme süreci bağımsız olarak devam eder.
Şantaj suçu ne zaman tamamlanmış sayılır?
Tehdit veya baskının mağdura ulaştığı an şantaj suçu tamamlanmış sayılır. Failin istediğini elde etmesi, mağdurun talebi kabul etmesi veya para/menfaat sağlanması suçun oluşması için gerekli değildir.
Alacak tahsili için “ödeme yapmazsan şikâyet ederim” demek şantaj mıdır?
Her zaman değil. Yargıtay; gerçekten haklı bir alacak varsa ve yasal yollar tamamen terk edilmemişse bu beyanın tek başına şantaj oluşturmayabileceğini kabul etmektedir. Ancak talep ile tehdidin orantısız olması, ek menfaat arayışı veya yasal çerçeveyi açıkça aşan bir baskı uygulanması hâlinde TCK 107/1 devreye girer.
Şantaj suçunda hangi mahkeme görevlidir?
Şantaj suçuna bakmakla görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir. Suçun ağırlığı bakımından Ağır Ceza seviyesine taşıyan nitelikli hâl TCK 107’de düzenlenmemiştir; temel ve tek düzenleme Asliye Ceza kapsamındadır.

Ankara Ceza Avukatı Çağrı Ayboğa

Bu Sayfanın Yazarı
Av. Çağrı Ayboğa
Ankara Barosu Kayıtlı Avukat · Sicil No: 34507

Avukat Çağrı Ayboğa, 2018’den bu yana Ankara’da ceza hukuku alanında hizmet vermektedir. Şantaj, tehdit ve dijital suçlar dahil hürriyete karşı suçlarda mağdur ve sanık tarafında deneyim sahibidir.

✓ Ankara Barosu’nda Doğrula⭐ Google 4.9 / 236 yorum📍 Çankaya / Ankara

TCK 107 Şantaj Suçu — Hukuki Destek

Şantaj suçunda mağdur ya da sanık olarak sürecin başından doğru yönetilmesi; delil tespiti, şikâyet, savunma stratejisi ve dijital şantaj davalarında belirleyicidir. Ankara’da ceza hukukunda deneyimli avukatlarımız yanınızdadır.

Danışmanlık ücretlidir. Asgari ücret tarifesi için Türkiye Barolar Birliği 2025–2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi‘ni inceleyebilirsiniz.

Avukat Çağrı Ayboğa

Avukat Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosu’nun kurucu avukatlarındandır. Ankara Barosu’na kayıtlı olarak dinamik ve tecrübeli ekibiyle avukatlık mesleğini icra etmektedir.
Başa dön tuşu
Ara