Ceza Hukuku
Trend

TCK 125/3-a : Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Hakaret Suçu (Cezası, Şartları, AYM ve Yargıtay Kararları) 2026

AYM ve Yargıtay Kararları

Türk Ceza Kanunu’nun 125/3-a maddesi, hakaret suçunun kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmesi halini düzenler. Bu nitelikli hal uyarınca cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. Suçun oluşabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir: (1) mağdurun TCK m. 6/1-c kapsamında kamu görevlisi olması, (2) hakaretin kişisel nedenlerle değil doğrudan görevinden dolayı işlenmesi. Görevle nedensellik bağı kurulmadan TCK 125/3-a uygulanamaz.
Hakaret suçları arasında sadece kamu görevlisine karşı hakaret (125/3-a) suçu önödeme kapsamında değildir. Basit hakaret (TCK 125/1), iletiyle hakaret (TCK 125/2) ve diğer nitelikli hakaret halleri (TCK 125/3-b, 125/3-c) için önödeme hükümleri uygulanabilirken; kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu bu kolaylıktan yararlanamaz. Ayrıca bu suç şikâyete tabi olmadığından uzlaştırma kapsamı dışındadır ve re’sen soruşturulur.
TCK 125/3a : Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Hakaret Suçu
TCK 125/3a : Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Hakaret Suçu

TCK 125/3-a Kanun Metni

TCK Madde 125/1: “Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.”
TCK Madde 125/3: “Hakaret suçunun; a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı, b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı, c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, işlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.”
TCK Madde 125/4: “Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.”
TCK Madde 125/5: “Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır.”

TCK 125/3-a, hakaret suçunun temel hali olan birinci fıkradaki düzenlemenin nitelikli bir şeklini oluşturmaktadır. Kanun koyucu, kamu hizmetinin saygınlığını ve kamu görevlilerinin görevlerini korku ve baskı altında kalmaksızın yerine getirebilmelerini güvence altına almak amacıyla bu düzenlemeyi öngörmüştür.

Suçun Unsurları ve Şartları

TCK 125/3-a kapsamında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunun oluşabilmesi için aşağıdaki unsurların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir:

Maddi unsur – Fiil: Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek suretiyle saldırmak. Hakaret, somut bir fiil isnadı (örneğin “rüşvet aldı” demek) veya soyut nitelikteki sövme (küfür) şeklinde gerçekleşebilir.

Mağdur – Kamu görevlisi: Hakaretin yöneldiği kişinin TCK m. 6/1-c anlamında kamu görevlisi sıfatını taşıması zorunludur. Emekli bir kamu görevlisine yönelik hakaret bu nitelikli hal kapsamında değerlendirilemez.

Nedensellik – Görevinden dolayı: Hakaretin, kamu görevlisinin kişisel özelliklerinden değil; kanun veya mevzuattan kaynaklanan görevinin yerine getirilmesinden, görevin icra biçiminden veya sonuçlarından kaynaklanması gerekmektedir. Bu, suçun en kritik unsurudur. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi, görevle illiyet bağı kurulmadan verilen mahkûmiyet kararlarını sürekli olarak bozmuştur.

Manevi unsur – Kast: Failin, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide etme kastıyla hareket etmesi gerekmektedir. Sırf eleştiri amacıyla söylenen sözlerden otomatik olarak hakaret kastı çıkarılamaz.

Kamu Görevlisi Tanımı (TCK 6/1-c)

TCK’nın 6/1-c maddesine göre kamu görevlisi; “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi”dir. Bu tanım oldukça geniş kapsamlıdır ve şu kişileri içerir:

Kategori Örnekler
Kolluk Kuvvetleri Polis memuru, jandarma, zabıta, bekçi
Yargı Mensupları Hâkim, savcı, icra müdürü, noter
Eğitim Görevlileri Devlet okulu öğretmenleri, akademisyenler
Sağlık Personeli Devlet hastanesi doktoru, hemşire, ebe
İdari Personel Belediye memuru, vergi müfettişi, müdür
Seçilmiş Kişiler Muhtar, belediye başkanı, meclis üyesi
Geçici Görevliler Bilirkişi, tanıklık sırasında yemin ettirilen kişi
⚖️ Önemli: Avukatlar, müdafi sıfatıyla yargılamaya katılsalar da TCK 6/1-c kapsamında kamu görevlisi sayılmazlar. Ancak CMK m. 6 gereğince avukata karşı görev sırasında işlenen hakaret suçu ayrı düzenlemelere tabidir. Milletvekilleri ise yasama dokunulmazlığı kapsamında değerlendirilir; milletvekiline yönelik hakaret TCK 125/3-a değil, TCK 125/1 kapsamında basit hakaret suçunu oluşturur.

Görevinden Dolayı Şartı ve Nedensellik Bağı

TCK 125/3-a’nın uygulanmasındaki en kritik mesele “görevinden dolayı” ibaresinin yorumlanmasıdır. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarında bu şartın üç boyutu ortaya konmuştur:

Birinci boyut – Görevin ifası sırasında: Hakaret, kamu görevlisinin fiilen görevini yerine getirdiği sırada işlenmiş olmalıdır. Örneğin trafik denetimi yapan polis memuruna yönelik hakaret, görevinden dolayı hakaret kapsamındadır.

İkinci boyut – Görevin icra biçimi nedeniyle: Hakaret, kamu görevlisinin görevini yerine getirme biçimine veya sonuçlarına tepki olarak işlenebilir. Örneğin vergi cezası kesen müfettişe bu ceza nedeniyle hakaret edilmesi halinde görev bağlantısı kurulur.

Üçüncü boyut – Kişisel nedenlerle ayrım: Hakaretin kamu görevlisi olan kişiye bireysel husumet, kişisel ilişki veya görevle ilgisi olmayan bir nedenle işlenmesi halinde TCK 125/3-a uygulanmaz. Bu durumda suç, TCK 125/1 kapsamında basit hakaret olarak nitelendirilir.

⚖️ Yargıtay Görüşü: Sırf mağdurun kamu görevlisi olması TCK 125/3-a’nın uygulanması için yeterli değildir. Hakaret içeren sözlerin görev nedeniyle söylendiğinin somut olarak ortaya konulması gerekir. Görevle illiyet bağı kurulmadan verilen mahkûmiyet hükmü hukuka aykırıdır (Yargıtay 4. CD, E. 2017/11896, K. 2019/14562).

Ceza Miktarı ve Ağırlaştırıcı Nedenler

Suç Hali Ceza Açıklama
Basit Hakaret (TCK 125/1) 3 ay – 2 yıl hapis veya adli para cezası Şikâyete tabi, uzlaştırmaya tabi
Kamu Görevlisine Hakaret (TCK 125/3-a) 1 yıl – 2 yıl hapis veya adli para cezası Şikâyete tabi değil, re’sen soruşturulur
Alenen İşlenme (TCK 125/4) Ceza 1/6 oranında artırılır Sosyal medya, basın, toplantı ortamı
Kurul Halinde Çalışan Görevliler (TCK 125/5) Zincirleme suç hükümleri uygulanır Her üyeye karşı ayrı suç sayılır
Sağlık Personeline Hakaret (3359 s.K. Ek m.12/2) Ceza yarı oranında artırılır Erteleme hükümleri uygulanmaz

Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunda temel ceza, bir yıldan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Hâkim, hapis cezası ile adli para cezası arasında seçim yapar; her ikisini aynı anda vermez. Hakaretin alenen işlenmesi halinde (örneğin sosyal medyada, basında veya kamuya açık bir ortamda) ceza 1/6 oranında artırılır.

Önödeme, Uzlaştırma ve Şikâyet Meselesi

Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu, diğer hakaret suçlarından farklı bir usul rejimine tabidir. Bu farklar, failin hukuki durumunu doğrudan etkileyen son derece önemli ayrımlardır:

Şikâyete tabi değildir: Basit hakaret suçu (TCK 125/1) şikâyete bağlıyken; kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu re’sen soruşturulur ve kovuşturulur. Mağdurun şikâyet etmemiş olması, soruşturmayı engellemez.

Uzlaştırma kapsamı dışındadır: CMK m. 253/1 uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar uzlaştırmaya tabidir. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu şikâyete bağlı olmadığından uzlaştırma kapsamında değildir.

Önödeme uygulanmaz: Hakaret suçları arasında yalnızca TCK 125/3-a kapsamındaki kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu önödeme kapsamı dışında tutulmuştur. Basit hakaret ve diğer nitelikli hakaret halleri için önödeme hükümleri uygulanabilirken; bu suç türünde fail, belirli bir miktar ödeyerek soruşturmadan kurtulamaz.

⚖️ Pratik Sonuç: Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunda fail; şikâyetten vazgeçme, uzlaştırma veya önödeme gibi yollarla soruşturma ve kovuşturmadan kurtulamaz. Bu durum, suçun ciddiyetini ve kamu hizmetinin korunmasına verilen önemi ortaya koymaktadır. Ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) ve erteleme hükümlerinin uygulanması mümkündür.

İfade Özgürlüğü ve Eleştiri Sınırı

TCK 125/3-a’nın uygulanmasında ifade özgürlüğü ile kişilik hakları arasındaki denge, hem Anayasa Mahkemesi hem de Yargıtay tarafından titizlikle korunmaktadır. Bu dengenin temel parametreleri şunlardır:

Eleştiri hakkı: Kamu görevlileri, yürüttükleri görevler nedeniyle toplumun denetimine açıktır. Kendilerine yöneltilen eleştiriler, sıradan bireylere kıyasla daha geniş bir hoşgörü sınırı içinde değerlendirilmelidir. İfade özgürlüğü, yalnızca olumlu veya zararsız düşünceleri değil; rahatsız edici, şok edici ve sert eleştirileri de kapsar.

Değer yargısı – olgu isnadı ayrımı: Kamu görevlisine yöneltilen soyut, genelleyici ve eleştirel ifadeler “değer yargısı” niteliğindedir ve ispatı aranamaz. Bu tür ifadeler nedeniyle ceza verilmesi ölçüsüz bulunmaktadır. Buna karşılık somut ve doğrulanabilir olgu isnatları (örneğin “rüşvet aldı”) farklı bir değerlendirmeye tabidir.

Orantılılık ilkesi: Cezalandırma, ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahale niteliği taşıdığından; müdahalenin demokratik toplumda zorunlu olup olmadığı, meşru bir amaç güdüp gütmediği ve ölçülü olup olmadığı her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

TCK 125/3-a Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Hakaret Suçu Anayasa Mahkemesi Kararları
TCK 125/3-a Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Hakaret Suçu Anayasa Mahkemesi Kararları

TCK 125/3-a Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Hakaret Suçu Anayasa Mahkemesi Kararları

Aşağıda, TCK 125/3-a kapsamında Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve ifade özgürlüğü ile hakaret suçu arasındaki sınırı belirleyen emsal kararlar yer almaktadır:

Kamu Görevlisine Yönelik Sert Eleştiri Tek Başına Hakaret Sayılamaz

Kamu görevlilerinin yürüttükleri görevler nedeniyle toplumun denetimine açık oldukları, bu nedenle kendilerine yöneltilen eleştirilerin sıradan bireylere kıyasla daha geniş bir hoşgörü sınırı içinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi, ifade özgürlüğünün yalnızca olumlu veya zararsız düşünceleri değil, rahatsız edici ve sert eleştirileri de kapsadığını vurgulamış; kamu görevlisinin görevine ilişkin uygulamalarının eleştirilmesinin demokratik toplumun gereği olduğunu ifade etmiştir. Somut olayda, kullanılan ifadelerin değer yargısı niteliğinde olduğu ve doğrudan kişisel onur ve saygınlığı hedef almadığı hâllerde cezalandırmanın ifade özgürlüğünü ihlal edeceği kabul edilmiştir.

Anayasa Mahkemesi – E. 2016/30, K. 2016/24, T. 26.07.2016

Avukat Özeti: Bu karar, kamu görevlilerinin eleştiriye katlanma yükümlülüğünü açıkça ortaya koymaktadır. Demokratik toplumda kamu görevlisinin görevini nasıl yaptığına yönelik sert ifadeler, doğrudan kişisel onuru hedef almadığı sürece hakaret suçu kapsamında değerlendirilemez. Müvekkillerin savunmasında bu karar, özellikle idari işlemlere yönelik tepkilerin cezalandırılmasının önlenmesi bakımından güçlü bir dayanak oluşturmaktadır.

Hakaret Suçunda Görevle Nedensellik Bağı Kurulmadan 125/3-a Uygulanamaz

Kamu görevlisine yöneltilen sözlerin, mağdurun yürüttüğü kamu göreviyle doğrudan bağlantılı olması gerektiği; aksi hâlde TCK 125/3-a kapsamında değerlendirme yapılamayacağı belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi, sırf mağdurun kamu görevlisi olmasının nitelikli hâl için yeterli olmadığını, hakaretin görevden dolayı işlendiğinin somut olgularla ortaya konulmasının zorunlu olduğunu vurgulamıştır. Görevle bağlantısı kurulamayan ifadelerin nitelikli hâl kapsamında cezalandırılmasının hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu ifade edilmiştir.

Anayasa Mahkemesi – E. 2016/30, K. 2016/24, T. 26.07.2016

Avukat Özeti: Anayasa Mahkemesi, TCK 125/3-a’nın “otomatik” uygulanmasına karşı önemli bir sınır çizmiştir. Kamu görevlisi olan bir kişiye yönelik her hakaret, nitelikli hal kapsamında değildir. Nedensellik bağının somut olgularla kanıtlanması zorunludur. Bu karar, savunma stratejisinde görev bağlantısının sorgulanması gerektiğini net biçimde ortaya koymaktadır.

Kamu Görevlisinin Şahsına Yönelmeyen Sözler Hakaret Oluşturmaz

Hakaret suçunun oluşabilmesi için söz veya davranışların, kamu görevlisinin kişisel şeref ve saygınlığını hedef alması gerektiği belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi, idari uygulamalara, kamu hizmetinin işleyişine veya görev anlayışına yönelik ifadelerin, sert ve rahatsız edici olsa dahi, kişisel saldırı niteliği taşımadığı sürece cezalandırılamayacağını kabul etmiştir. Bu tür ifadelerin demokratik denetim kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Anayasa Mahkemesi – E. 2016/30, K. 2016/24, T. 26.07.2016

Avukat Özeti: Bu ilke, kuruma veya sisteme yönelik eleştirilerin kişisel hakaret sayılmaması gerektiğini vurgular. Müvekkil, “bu kurum böyle yönetilmez” ya da “bu hizmet berbat” gibi ifadeler kullanmışsa, bu sözler şahsa değil sisteme yöneliktir ve hakaret suçunu oluşturmaz.

Hakaret Suçunda Değer Yargısı ile Olgu İsnadı Ayrımı Yapılmalıdır

İfade özgürlüğü kapsamında kalan değer yargıları ile somut ve doğrulanabilir olgu isnatlarının birbirinden ayrılması gerektiği belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi, kamu görevlisine yöneltilen soyut, genelleyici ve eleştirel ifadelerin, ispatı mümkün olmayan değer yargıları olarak kabul edilmesi gerektiğini; bu tür ifadeler nedeniyle ceza verilmesinin ölçüsüz olacağını ifade etmiştir.

Anayasa Mahkemesi – E. 2016/30, K. 2016/24, T. 26.07.2016

Avukat Özeti: Değer yargıları ispatlanamaz nitelikte olduğundan TCK 127’deki ispat hakkı kapsamında değerlendirilemez; ancak aynı nedenle cezalandırılmaları da ölçüsüzdür. “İşini bilmiyor”, “yetersiz” gibi ifadeler değer yargısıdır ve tek başına hakaret suçunu oluşturmaz.

Hakaret Suçunda Kasıt, Görevin Eleştirisinden Ayrı Olarak Ortaya Konulmalıdır

Hakaret suçunun manevi unsurunun özel bir kast gerektirdiği, sırf eleştiri amacıyla söylenen sözlerden otomatik olarak hakaret kastı çıkarılamayacağı belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi, kamu görevlisinin görevine yönelik duyulan rahatsızlığın ifade edilmesi ile kişisel itibarı hedef alan saldırı arasında açık bir ayrım yapılması gerektiğini vurgulamıştır.

Anayasa Mahkemesi – E. 2016/30, K. 2016/24, T. 26.07.2016

Avukat Özeti: Bu karar, hakaret kastının bağımsız olarak ortaya konulması gerektiğini açıkça belirtmektedir. Failin öfke, hayal kırıklığı veya tepki ile söylediği sözlerin, rencide etme kastı taşıyıp taşımadığı ayrıca irdelenmelidir. Eleştiri kastı ile hakaret kastı arasındaki ayrım, savunmanın en güçlü dayanaklarından birini oluşturur.
TCK 125/3-a Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Hakaret Suçu Emsal Yargıtay Kararları
TCK 125/3-a Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Hakaret Suçu Emsal Yargıtay Kararları

TCK 125/3-a Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Hakaret Suçu Emsal Yargıtay Kararları

Aşağıda, TCK 125/3-a kapsamında Yargıtay tarafından verilen ve uygulamada belirleyici nitelik taşıyan emsal kararlar yer almaktadır:

Görevle İlgisi Kurulamayan Sözler Nedeniyle 125/3-a Uygulanamaz

Kamu görevlisine yöneltilen sözlerin, mağdurun yürüttüğü kamu göreviyle doğrudan bağlantılı olması gerektiği, aksi hâlde nitelikli hâlin uygulanamayacağı kabul edilmiştir. Yargıtay, sırf mağdurun kamu görevlisi olmasının TCK 125/3-a için yeterli olmadığını, hakaret içeren sözlerin görev nedeniyle söylendiğinin somut olarak ortaya konulması gerektiğini vurgulamıştır. Görevle illiyet bağı kurulmadan verilen mahkûmiyet hükmü hukuka aykırı bulunmuştur.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi – E. 2017/11896, K. 2019/14562, T. 18.11.2019

Avukat Özeti: Bu karar, savunma avukatlarının en sık başvurduğu içtihatlardan biridir. Müvekkil, kamu görevlisi olan bir kişiye kişisel bir husumet çerçevesinde hakaret etmişse, TCK 125/3-a değil, TCK 125/1 kapsamında yargılanmalıdır. Ceza alt sınırının 1 yıl yerine 3 aya düşmesi, hukuki sonuçları köklü biçimde değiştirir.

İdari Uygulamalara Yönelik Sert Eleştiri Hakaret Sayılamaz

Kamu görevlisinin yürüttüğü hizmetin niteliğine ve idari işlemlere yönelik sert, rahatsız edici ve ağır eleştirilerin, kişisel onur ve saygınlığı hedef almadığı sürece hakaret suçunu oluşturmayacağı kabul edilmiştir. Yargıtay, kamu görevlilerinin görevleri gereği eleştiriye daha açık olduklarını, hizmetin eleştirilmesi ile şahsın hedef alınması arasında ayrım yapılması gerektiğini belirtmiştir. Bu ayrım gözetilmeden verilen mahkûmiyet kararının bozulması gerektiği ifade edilmiştir.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi – E. 2016/10234, K. 2018/9341, T. 03.10.2018

Avukat Özeti: Hizmete yönelik eleştiri ile kişiye yönelik saldırı arasındaki ayrımı netleştiren bu karar, özellikle belediye hizmetleri, sağlık hizmetleri veya eğitim hizmetlerine ilişkin şikâyet dilekçeleri ve sosyal medya paylaşımları bağlamında önem taşımaktadır. Müvekkil hizmeti eleştiriyorsa, bu demokratik bir haktır.

Hakaret Suçunda Kasıt, Eleştiri Amacından Ayrı Olarak Belirlenmelidir

Hakaret suçunun oluşabilmesi için failin mağdurun şeref ve saygınlığını rencide etme kastıyla hareket etmesi gerektiği, sırf öfke veya tepkiyle söylenen sözlerden otomatik olarak hakaret kastı çıkarılamayacağı kabul edilmiştir. Yargıtay, kamu görevlisinin görevinden kaynaklanan bir uyuşmazlık sırasında söylenen sözlerin bağlamından koparılarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu vurgulamıştır.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi – E. 2015/23140, K. 2017/10918, T. 05.07.2017

Avukat Özeti: Öfke anında söylenen sözlerin bağlamından koparılarak değerlendirilmesi yasaktır. Müvekkil, bir ceza veya idari işlem sonrasında tepkisel olarak konuşmuşsa, hakaret kastının var olup olmadığı bağlam içinde değerlendirilmelidir. Bu karar, haksız tahrik savunmasıyla birlikte güçlü bir savunma stratejisi oluşturur.

Görev Sırasında Söylenmeyen Sözler Görevden Dolayı Hakaret Sayılamaz

Hakaret içeren ifadelerin görev sırasında veya görev nedeniyle söylenmesi gerektiği, görev sona erdikten sonra veya görevle ilgisi bulunmayan bir ortamda sarf edilen sözlerin TCK 125/3-a kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Yargıtay, zaman ve bağlam unsurlarının nitelikli hâl bakımından belirleyici olduğunu kabul etmiştir.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi – E. 2018/6421, K. 2020/1832, T. 12.02.2020

Avukat Özeti: Bu karar, görevle zaman ve mekân bağlantısının önemini ortaya koymaktadır. Mesai saatleri dışında, özel ortamda veya görevle ilgisiz bir bağlamda söylenen sözler TCK 125/3-a kapsamında değerlendirilemez. Örneğin bir polis memuruna arkadaş ortamında kişisel bir tartışma sırasında hakaret edilmesi, basit hakaret suçunu oluşturur.

Genel ve Belirsiz İfadeler Kamu Görevlisine Hakaret Suçunu Oluşturmaz

Kime yöneltildiği açıkça belli olmayan, genel nitelikte ve soyut ifadelerin kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiştir. Yargıtay, mağdurun kimliğinin ve hedef alındığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini, aksi hâlde suçun maddi unsurunun oluşmayacağını vurgulamıştır.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi – E. 2019/4567, K. 2021/982, T. 27.01.2021

Avukat Özeti: “Memurların hepsi böyledir” veya “bu devlette kimse işini yapmıyor” gibi genel ifadeler, belirli bir kişiyi hedef almadığından hakaret suçunu oluşturmaz. Suçun oluşabilmesi için mağdurun kim olduğunun net biçimde belirlenebilir olması şarttır.

Görev Eleştirisi Niteliğindeki Sözlerde Orantılılık İlkesi Gözetilmelidir

Kamu görevlisinin görevini yerine getirirken sergilediği tutum ve davranışlara yönelik eleştirilerde, ifade özgürlüğü ile kişilik hakları arasında adil bir denge kurulması gerektiği kabul edilmiştir. Yargıtay, eleştirinin sertliğinin tek başına hakaret sayılmayacağını, sözlerin bütünü ve bağlamı dikkate alınmadan verilen mahkûmiyet kararlarının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi – E. 2016/17452, K. 2019/7283, T. 21.05.2019

Avukat Özeti: Orantılılık ilkesi, AİHM içtihadından da beslenen temel bir ilkedir. Sert bir eleştiri, rahatsız edici bir ifade veya ağır bir dil kullanımı tek başına cezalandırma gerekçesi olamaz. Sözlerin bütünü, söylenme bağlamı ve tarafların konumu birlikte değerlendirilmelidir. Bu karar, savunmada “bağlam savunması” yapılmasının zorunluluğunu ortaya koymaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunun cezası nedir?
TCK 125/3-a kapsamında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunun cezası, 1 yıldan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza 1/6 oranında artırılır. Sağlık personeline karşı işlenmesi halinde ise ceza yarı oranında artırılır.
Kamu görevlisine hakaret suçu şikâyete bağlı mıdır?
Hayır. Basit hakaret suçu (TCK 125/1) şikâyete bağlıyken; kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu (TCK 125/3-a) re’sen soruşturulur ve kovuşturulur. Mağdurun şikâyetçi olmaması veya şikâyetten vazgeçmesi davayı düşürmez.
Polise hakaret etmenin cezası nedir?
Polis memuruna görev sırasında veya görevinden dolayı hakaret edilmesi halinde TCK 125/3-a uygulanır ve cezanın alt sınırı 1 yıl hapis veya adli para cezasıdır. Ancak hakaretiniz polisin göreviyle ilgili değilse, mesai dışı kişisel bir tartışma sırasında söylenmişse, basit hakaret (TCK 125/1) kapsamında 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası uygulanır.
Kamu görevlisine hakaret suçunda önödeme uygulanır mı?
Hayır. Hakaret suçları arasında yalnızca kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret (TCK 125/3-a) suçu önödeme kapsamı dışındadır. Basit hakaret ve diğer nitelikli hakaret halleri için önödeme hükümleri uygulanabilir; ancak bu suç türünde fail belirli bir miktar ödeyerek soruşturmadan kurtulamaz.
Kamu görevlisini eleştirmek hakaret suçu oluşturur mu?
Hayır, kamu görevlisini eleştirmek tek başına hakaret suçunu oluşturmaz. Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay, kamu görevlilerinin görevleri gereği eleştiriye daha açık olduklarını kabul etmektedir. Sert, rahatsız edici ve ağır eleştiriler dahi, doğrudan kişisel onur ve saygınlığı hedef almadığı sürece cezalandırılamaz. Önemli olan, eleştiri ile hakaret arasındaki sınırın aşılıp aşılmadığıdır.
Sosyal medyada kamu görevlisine hakaret suçu nasıl değerlendirilir?
Sosyal medyada kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret edilmesi halinde TCK 125/3-a uygulanır. Ayrıca sosyal medya aleni bir ortam sayıldığından TCK 125/4 uyarınca ceza 1/6 oranında artırılır. Twitter, Facebook, Instagram gibi platformlardaki paylaşımlar bu kapsamda değerlendirilmektedir.
Emekli bir kamu görevlisine hakaret TCK 125/3-a kapsamında mıdır?
Hayır. TCK 125/3-a’nın uygulanabilmesi için hakaretin yöneldiği kişinin fiilen kamu görevlisi olması gerekir. Emekli bir kamu görevlisine geçmişteki göreviyle ilgili hakaret edilmesi halinde TCK 125/3-a değil, TCK 125/1 kapsamında basit hakaret suçu oluşur.
Beddua etmek (Allah belanı versin) hakaret sayılır mı?
Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre beddua niteliğindeki ifadeler (örneğin “Allah belanı versin”, “Allah cezanı versin”), kişinin onurunu rencide edici somut bir eylem veya sövme olarak kabul edilmez ve hakaret suçunu oluşturmaz. Ancak beddua ile birlikte hakaret teşkil eden başka sözler de söylenmişse, bu sözler ayrıca değerlendirilir.

Avukat Çağrı Ayboğa

Avukat Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosu’nun kurucu avukatlarındandır. Ankara Barosu’na kayıtlı olarak dinamik ve tecrübeli ekibiyle avukatlık mesleğini icra etmektedir.
Başa dön tuşu
Ara