TCK 125/3-a : Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Hakaret Suçu (Cezası, Şartları, AYM ve Yargıtay Kararları) 2026
AYM ve Yargıtay Kararları

TCK 125/3-a Kanun Metni
TCK 125/3-a, hakaret suçunun temel hali olan birinci fıkradaki düzenlemenin nitelikli bir şeklini oluşturmaktadır. Kanun koyucu, kamu hizmetinin saygınlığını ve kamu görevlilerinin görevlerini korku ve baskı altında kalmaksızın yerine getirebilmelerini güvence altına almak amacıyla bu düzenlemeyi öngörmüştür.
Suçun Unsurları ve Şartları
TCK 125/3-a kapsamında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunun oluşabilmesi için aşağıdaki unsurların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir:
Maddi unsur – Fiil: Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da sövmek suretiyle saldırmak. Hakaret, somut bir fiil isnadı (örneğin “rüşvet aldı” demek) veya soyut nitelikteki sövme (küfür) şeklinde gerçekleşebilir.
Mağdur – Kamu görevlisi: Hakaretin yöneldiği kişinin TCK m. 6/1-c anlamında kamu görevlisi sıfatını taşıması zorunludur. Emekli bir kamu görevlisine yönelik hakaret bu nitelikli hal kapsamında değerlendirilemez.
Nedensellik – Görevinden dolayı: Hakaretin, kamu görevlisinin kişisel özelliklerinden değil; kanun veya mevzuattan kaynaklanan görevinin yerine getirilmesinden, görevin icra biçiminden veya sonuçlarından kaynaklanması gerekmektedir. Bu, suçun en kritik unsurudur. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi, görevle illiyet bağı kurulmadan verilen mahkûmiyet kararlarını sürekli olarak bozmuştur.
Manevi unsur – Kast: Failin, mağdurun onur, şeref ve saygınlığını rencide etme kastıyla hareket etmesi gerekmektedir. Sırf eleştiri amacıyla söylenen sözlerden otomatik olarak hakaret kastı çıkarılamaz.
Kamu Görevlisi Tanımı (TCK 6/1-c)
TCK’nın 6/1-c maddesine göre kamu görevlisi; “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi”dir. Bu tanım oldukça geniş kapsamlıdır ve şu kişileri içerir:
| Kategori | Örnekler |
|---|---|
| Kolluk Kuvvetleri | Polis memuru, jandarma, zabıta, bekçi |
| Yargı Mensupları | Hâkim, savcı, icra müdürü, noter |
| Eğitim Görevlileri | Devlet okulu öğretmenleri, akademisyenler |
| Sağlık Personeli | Devlet hastanesi doktoru, hemşire, ebe |
| İdari Personel | Belediye memuru, vergi müfettişi, müdür |
| Seçilmiş Kişiler | Muhtar, belediye başkanı, meclis üyesi |
| Geçici Görevliler | Bilirkişi, tanıklık sırasında yemin ettirilen kişi |
Görevinden Dolayı Şartı ve Nedensellik Bağı
TCK 125/3-a’nın uygulanmasındaki en kritik mesele “görevinden dolayı” ibaresinin yorumlanmasıdır. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararlarında bu şartın üç boyutu ortaya konmuştur:
Birinci boyut – Görevin ifası sırasında: Hakaret, kamu görevlisinin fiilen görevini yerine getirdiği sırada işlenmiş olmalıdır. Örneğin trafik denetimi yapan polis memuruna yönelik hakaret, görevinden dolayı hakaret kapsamındadır.
İkinci boyut – Görevin icra biçimi nedeniyle: Hakaret, kamu görevlisinin görevini yerine getirme biçimine veya sonuçlarına tepki olarak işlenebilir. Örneğin vergi cezası kesen müfettişe bu ceza nedeniyle hakaret edilmesi halinde görev bağlantısı kurulur.
Üçüncü boyut – Kişisel nedenlerle ayrım: Hakaretin kamu görevlisi olan kişiye bireysel husumet, kişisel ilişki veya görevle ilgisi olmayan bir nedenle işlenmesi halinde TCK 125/3-a uygulanmaz. Bu durumda suç, TCK 125/1 kapsamında basit hakaret olarak nitelendirilir.
Ceza Miktarı ve Ağırlaştırıcı Nedenler
| Suç Hali | Ceza | Açıklama |
|---|---|---|
| Basit Hakaret (TCK 125/1) | 3 ay – 2 yıl hapis veya adli para cezası | Şikâyete tabi, uzlaştırmaya tabi |
| Kamu Görevlisine Hakaret (TCK 125/3-a) | 1 yıl – 2 yıl hapis veya adli para cezası | Şikâyete tabi değil, re’sen soruşturulur |
| Alenen İşlenme (TCK 125/4) | Ceza 1/6 oranında artırılır | Sosyal medya, basın, toplantı ortamı |
| Kurul Halinde Çalışan Görevliler (TCK 125/5) | Zincirleme suç hükümleri uygulanır | Her üyeye karşı ayrı suç sayılır |
| Sağlık Personeline Hakaret (3359 s.K. Ek m.12/2) | Ceza yarı oranında artırılır | Erteleme hükümleri uygulanmaz |
Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunda temel ceza, bir yıldan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Hâkim, hapis cezası ile adli para cezası arasında seçim yapar; her ikisini aynı anda vermez. Hakaretin alenen işlenmesi halinde (örneğin sosyal medyada, basında veya kamuya açık bir ortamda) ceza 1/6 oranında artırılır.
Önödeme, Uzlaştırma ve Şikâyet Meselesi
Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu, diğer hakaret suçlarından farklı bir usul rejimine tabidir. Bu farklar, failin hukuki durumunu doğrudan etkileyen son derece önemli ayrımlardır:
Şikâyete tabi değildir: Basit hakaret suçu (TCK 125/1) şikâyete bağlıyken; kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu re’sen soruşturulur ve kovuşturulur. Mağdurun şikâyet etmemiş olması, soruşturmayı engellemez.
Uzlaştırma kapsamı dışındadır: CMK m. 253/1 uyarınca soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar uzlaştırmaya tabidir. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu şikâyete bağlı olmadığından uzlaştırma kapsamında değildir.
Önödeme uygulanmaz: Hakaret suçları arasında yalnızca TCK 125/3-a kapsamındaki kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçu önödeme kapsamı dışında tutulmuştur. Basit hakaret ve diğer nitelikli hakaret halleri için önödeme hükümleri uygulanabilirken; bu suç türünde fail, belirli bir miktar ödeyerek soruşturmadan kurtulamaz.
İfade Özgürlüğü ve Eleştiri Sınırı
TCK 125/3-a’nın uygulanmasında ifade özgürlüğü ile kişilik hakları arasındaki denge, hem Anayasa Mahkemesi hem de Yargıtay tarafından titizlikle korunmaktadır. Bu dengenin temel parametreleri şunlardır:
Eleştiri hakkı: Kamu görevlileri, yürüttükleri görevler nedeniyle toplumun denetimine açıktır. Kendilerine yöneltilen eleştiriler, sıradan bireylere kıyasla daha geniş bir hoşgörü sınırı içinde değerlendirilmelidir. İfade özgürlüğü, yalnızca olumlu veya zararsız düşünceleri değil; rahatsız edici, şok edici ve sert eleştirileri de kapsar.
Değer yargısı – olgu isnadı ayrımı: Kamu görevlisine yöneltilen soyut, genelleyici ve eleştirel ifadeler “değer yargısı” niteliğindedir ve ispatı aranamaz. Bu tür ifadeler nedeniyle ceza verilmesi ölçüsüz bulunmaktadır. Buna karşılık somut ve doğrulanabilir olgu isnatları (örneğin “rüşvet aldı”) farklı bir değerlendirmeye tabidir.
Orantılılık ilkesi: Cezalandırma, ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahale niteliği taşıdığından; müdahalenin demokratik toplumda zorunlu olup olmadığı, meşru bir amaç güdüp gütmediği ve ölçülü olup olmadığı her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

TCK 125/3-a Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Hakaret Suçu Anayasa Mahkemesi Kararları
Aşağıda, TCK 125/3-a kapsamında Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve ifade özgürlüğü ile hakaret suçu arasındaki sınırı belirleyen emsal kararlar yer almaktadır:
Kamu Görevlisine Yönelik Sert Eleştiri Tek Başına Hakaret Sayılamaz
Kamu görevlilerinin yürüttükleri görevler nedeniyle toplumun denetimine açık oldukları, bu nedenle kendilerine yöneltilen eleştirilerin sıradan bireylere kıyasla daha geniş bir hoşgörü sınırı içinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi, ifade özgürlüğünün yalnızca olumlu veya zararsız düşünceleri değil, rahatsız edici ve sert eleştirileri de kapsadığını vurgulamış; kamu görevlisinin görevine ilişkin uygulamalarının eleştirilmesinin demokratik toplumun gereği olduğunu ifade etmiştir. Somut olayda, kullanılan ifadelerin değer yargısı niteliğinde olduğu ve doğrudan kişisel onur ve saygınlığı hedef almadığı hâllerde cezalandırmanın ifade özgürlüğünü ihlal edeceği kabul edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi – E. 2016/30, K. 2016/24, T. 26.07.2016
Hakaret Suçunda Görevle Nedensellik Bağı Kurulmadan 125/3-a Uygulanamaz
Kamu görevlisine yöneltilen sözlerin, mağdurun yürüttüğü kamu göreviyle doğrudan bağlantılı olması gerektiği; aksi hâlde TCK 125/3-a kapsamında değerlendirme yapılamayacağı belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi, sırf mağdurun kamu görevlisi olmasının nitelikli hâl için yeterli olmadığını, hakaretin görevden dolayı işlendiğinin somut olgularla ortaya konulmasının zorunlu olduğunu vurgulamıştır. Görevle bağlantısı kurulamayan ifadelerin nitelikli hâl kapsamında cezalandırılmasının hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu ifade edilmiştir.
Anayasa Mahkemesi – E. 2016/30, K. 2016/24, T. 26.07.2016
Kamu Görevlisinin Şahsına Yönelmeyen Sözler Hakaret Oluşturmaz
Hakaret suçunun oluşabilmesi için söz veya davranışların, kamu görevlisinin kişisel şeref ve saygınlığını hedef alması gerektiği belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi, idari uygulamalara, kamu hizmetinin işleyişine veya görev anlayışına yönelik ifadelerin, sert ve rahatsız edici olsa dahi, kişisel saldırı niteliği taşımadığı sürece cezalandırılamayacağını kabul etmiştir. Bu tür ifadelerin demokratik denetim kapsamında değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Anayasa Mahkemesi – E. 2016/30, K. 2016/24, T. 26.07.2016
Hakaret Suçunda Değer Yargısı ile Olgu İsnadı Ayrımı Yapılmalıdır
İfade özgürlüğü kapsamında kalan değer yargıları ile somut ve doğrulanabilir olgu isnatlarının birbirinden ayrılması gerektiği belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi, kamu görevlisine yöneltilen soyut, genelleyici ve eleştirel ifadelerin, ispatı mümkün olmayan değer yargıları olarak kabul edilmesi gerektiğini; bu tür ifadeler nedeniyle ceza verilmesinin ölçüsüz olacağını ifade etmiştir.
Anayasa Mahkemesi – E. 2016/30, K. 2016/24, T. 26.07.2016
Hakaret Suçunda Kasıt, Görevin Eleştirisinden Ayrı Olarak Ortaya Konulmalıdır
Hakaret suçunun manevi unsurunun özel bir kast gerektirdiği, sırf eleştiri amacıyla söylenen sözlerden otomatik olarak hakaret kastı çıkarılamayacağı belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesi, kamu görevlisinin görevine yönelik duyulan rahatsızlığın ifade edilmesi ile kişisel itibarı hedef alan saldırı arasında açık bir ayrım yapılması gerektiğini vurgulamıştır.
Anayasa Mahkemesi – E. 2016/30, K. 2016/24, T. 26.07.2016

TCK 125/3-a Kamu Görevlisine Görevinden Dolayı Hakaret Suçu Emsal Yargıtay Kararları
Aşağıda, TCK 125/3-a kapsamında Yargıtay tarafından verilen ve uygulamada belirleyici nitelik taşıyan emsal kararlar yer almaktadır:
Görevle İlgisi Kurulamayan Sözler Nedeniyle 125/3-a Uygulanamaz
Kamu görevlisine yöneltilen sözlerin, mağdurun yürüttüğü kamu göreviyle doğrudan bağlantılı olması gerektiği, aksi hâlde nitelikli hâlin uygulanamayacağı kabul edilmiştir. Yargıtay, sırf mağdurun kamu görevlisi olmasının TCK 125/3-a için yeterli olmadığını, hakaret içeren sözlerin görev nedeniyle söylendiğinin somut olarak ortaya konulması gerektiğini vurgulamıştır. Görevle illiyet bağı kurulmadan verilen mahkûmiyet hükmü hukuka aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi – E. 2017/11896, K. 2019/14562, T. 18.11.2019
İdari Uygulamalara Yönelik Sert Eleştiri Hakaret Sayılamaz
Kamu görevlisinin yürüttüğü hizmetin niteliğine ve idari işlemlere yönelik sert, rahatsız edici ve ağır eleştirilerin, kişisel onur ve saygınlığı hedef almadığı sürece hakaret suçunu oluşturmayacağı kabul edilmiştir. Yargıtay, kamu görevlilerinin görevleri gereği eleştiriye daha açık olduklarını, hizmetin eleştirilmesi ile şahsın hedef alınması arasında ayrım yapılması gerektiğini belirtmiştir. Bu ayrım gözetilmeden verilen mahkûmiyet kararının bozulması gerektiği ifade edilmiştir.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi – E. 2016/10234, K. 2018/9341, T. 03.10.2018
Hakaret Suçunda Kasıt, Eleştiri Amacından Ayrı Olarak Belirlenmelidir
Hakaret suçunun oluşabilmesi için failin mağdurun şeref ve saygınlığını rencide etme kastıyla hareket etmesi gerektiği, sırf öfke veya tepkiyle söylenen sözlerden otomatik olarak hakaret kastı çıkarılamayacağı kabul edilmiştir. Yargıtay, kamu görevlisinin görevinden kaynaklanan bir uyuşmazlık sırasında söylenen sözlerin bağlamından koparılarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu vurgulamıştır.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi – E. 2015/23140, K. 2017/10918, T. 05.07.2017
Görev Sırasında Söylenmeyen Sözler Görevden Dolayı Hakaret Sayılamaz
Hakaret içeren ifadelerin görev sırasında veya görev nedeniyle söylenmesi gerektiği, görev sona erdikten sonra veya görevle ilgisi bulunmayan bir ortamda sarf edilen sözlerin TCK 125/3-a kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Yargıtay, zaman ve bağlam unsurlarının nitelikli hâl bakımından belirleyici olduğunu kabul etmiştir.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi – E. 2018/6421, K. 2020/1832, T. 12.02.2020
Genel ve Belirsiz İfadeler Kamu Görevlisine Hakaret Suçunu Oluşturmaz
Kime yöneltildiği açıkça belli olmayan, genel nitelikte ve soyut ifadelerin kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiştir. Yargıtay, mağdurun kimliğinin ve hedef alındığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini, aksi hâlde suçun maddi unsurunun oluşmayacağını vurgulamıştır.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi – E. 2019/4567, K. 2021/982, T. 27.01.2021
Görev Eleştirisi Niteliğindeki Sözlerde Orantılılık İlkesi Gözetilmelidir
Kamu görevlisinin görevini yerine getirirken sergilediği tutum ve davranışlara yönelik eleştirilerde, ifade özgürlüğü ile kişilik hakları arasında adil bir denge kurulması gerektiği kabul edilmiştir. Yargıtay, eleştirinin sertliğinin tek başına hakaret sayılmayacağını, sözlerin bütünü ve bağlamı dikkate alınmadan verilen mahkûmiyet kararlarının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi – E. 2016/17452, K. 2019/7283, T. 21.05.2019