Güncelleme Tarihi: 13 Ağustos 2026 | Av. Çağrı Ayboğa
TCK 142/2-g nedir? TCK 142/2-g, hırsızlık suçunun büyükbaş veya küçükbaş hayvan hakkında işlenmesini düzenleyen nitelikli haldir. İnek, manda, koyun, keçi gibi hayvanların çalınması, hayvanın bulunduğu yere bakılmaksızın beş yıldan on yıla kadar hapis cezası gerektirir. Güvercin ve kümes hayvanları bu bendin kapsamı dışındadır; suç şikayete tabi değildir.
Anadolu’da bir besicinin ahırındaki hayvanlar, çoğu zaman ailenin bütün birikimi ve tek geçim kaynağıdır. Bir gecede ağıldan götürülen sürü, yalnızca bir malvarlığı kaybı değil, bir ailenin yıllarının kaybıdır. Kanun koyucu, kırsal ekonominin bel kemiği olan hayvancılığı korumak için hayvan hırsızlığını hırsızlık suçunun en ağır cezalı halleri arasına koymuş ve TCK 142/2-g bendinde düzenlemiştir.
Bu yazıda bendin kanuni metnini, 2014 değişikliğinin dosyalara etkisini, kapsam tartışmalarını ve beş emsal Yargıtay kararını birebir metinleriyle inceliyoruz. Suçun genel yapısı için TCK 141 ve TCK 142 hırsızlık suçu rehberimize bakabilirsiniz.
İçindekiler
TCK 142/2-g Nedir?
TCK 142/2-g, suçun konusuna göre ağırlaştırılmış bir nitelikli haldir: Çalınan şey büyükbaş veya küçükbaş hayvansa, hırsızlığın cezası beş yıldan on yıla çıkar. Bendin gerekçesi, bu hayvanların nitelikleri gereği sürekli kilit altında tutulamaması ve kırsal kesimde geçimin doğrudan bu hayvanlara bağlı olmasıdır. Ağıldaki koyun da, merada otlayan inek de, zeytinlikte bağlı tek bir kuzu da aynı korumadan yararlanır.
TCK 142/2 Kanun Metni
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 142. maddesinin ikinci fıkrasının yürürlükteki tam metni aşağıdadır; bu yazının konusu olan (g) bendi işaretlenmiştir. Resmi metin için mevzuat.gov.tr üzerindeki 5237 sayılı Kanuna bakabilirsiniz.
Nitelikli hırsızlık
Madde 142 – (2) Suçun;
a) Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından veya ölmesinden yararlanarak,
b) Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle,
c) Doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak,
d) Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini engellemek suretiyle,
e) Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle,
f) Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak,
g) Büyükbaş veya küçükbaş hayvan hakkında,
h) (Ek: 18/6/2014-6545/62 md.) Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında,
işlenmesi halinde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Suçun, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen surette, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye karşı işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranına kadar artırılır.
Hangi Hayvanlar Kapsamdadır?
- Büyükbaş hayvanlar: İnek, boğa, manda, at ve benzeri hayvanlar bu gruptadır.
- Küçükbaş hayvanlar: Koyun, kuzu, keçi ve oğlak bu gruptadır.
- Kapsam dışı hayvanlar: Yargıtay, güvercinlerin büyükbaş veya küçükbaş hayvan sayılmadığını açıkça karara bağlamıştır. Kümes hayvanları, kanatlılar, arılar ve ev hayvanları hakkında işlenen hırsızlık bu bende girmez; bu fiiller koşullarına göre suçun temel şekli veya diğer nitelikli haller kapsamında değerlendirilir.
2014 Değişikliği Neyi Değiştirdi?
Bendin ilk halinde suçun barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan hayvanlar hakkında işlenmesi aranıyordu. 18 Haziran 2014 tarihli 6545 sayılı Kanun bu yer sınırlamasını kaldırdı; artık hayvanın nerede bulunduğuna bakılmaksızın büyükbaş veya küçükbaş hayvan çalınması bu bende girer. Bu değişikliğin dosyalara iki önemli etkisi vardır:
- 28 Haziran 2014 sonrası fiiller: Hayvan ahırda, ağılda, merada veya bahçede olsun, doğrudan TCK 142/2-g uygulanır.
- Bu tarihten önceki fiiller: Aşağıda birebir metinlerini verdiğimiz kararların gösterdiği gibi, konut eklentisi niteliğindeki ahırdan hayvan çalınması eski düzenlemede bu bende değil, bina eklentisinden hırsızlık kapsamında bugünkü karşılığıyla TCK 142/2-h çerçevesine giriyordu. Eski tarihli dosyalarda lehe kanun değerlendirmesi bu nedenle hayati önem taşır.
TCK 142/2-g Cezası Ne Kadar?
TCK 142/2-g kapsamındaki nitelikli hırsızlığın cezası beş yıldan on yıla kadar hapistir. Sonuç cezayı belirleyen başlıca faktörler şunlardır:
- Gece vakti artırımı: Hayvan hırsızlıklarının büyük bölümü gece işlendiğinden, TCK 143 uyarınca cezanın yarı oranında artırılması bu dosyalarda neredeyse standarttır.
- Hayvan sayısı ve değer: Çalınan hayvan sayısı ve toplam değer, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde dikkate alınır.
- Etkin pişmanlık: Hayvanların iadesi veya bedelin ödenmesi, aşamasına göre cezada üçte ikiye ya da yarıya kadar indirim sağlar. Ayrıntılar etkin pişmanlık yazımızdadır.
- Teşebbüs: Hayvanlar götürülemeden yakalanma halinde TCK 35 suça teşebbüs hükümleri uygulanır.
Kesinleşen cezanın infaz süresini İnfaz Hesaplama Programı ile hesaplayabilirsiniz.
Avukata Sor: Hayvan Hırsızlığı Dosyanızı Birlikte Değerlendirelim
Hayvanlarınız mı çalındı, yoksa hakkınızda TCK 142/2-g suçlaması mı var? Suç tarihi ve nitelendirme tartışması bu dosyalarda cezayı yıllarla değiştirebilir. Sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.
Danışmanlık Ücretlidir: Hukuki danışmanlık hizmetleri, Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan 2025-2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ücrete tabidir.
TCK 142/2-g Yargıtay Kararları
Aşağıdaki beş emsal karar, bendin sınırlarını uygulamada çizen kararlardır ve özet metinleri birebir aktarılmıştır.
Konuttan Ayrı Hayvan Ağılı İçindeki Koyun Ve Kuzuların Çalınması TCK M. 142/2-G Kapsamında Nitelikli Hırsızlıktır
Sanık, müştekinin ikamet ettiği konutun yaklaşık elli metre uzağında bulunan ve yalnızca hayvanların barındırılması amacıyla kullanılan ağıla girmiştir. Sanık, bu ağıldan dokuz koyun ile sekiz kuzuyu alarak götürmüştür. Olayın gerçekleştiği tarih 29.01.2007’dir.
Yerel mahkeme sanık hakkında hırsızlık suçundan mahkûmiyet hükmü kurmuş, ancak eylemin hukuki niteliğini daha hafif cezayı gerektiren başka bir hırsızlık hükmü kapsamında değerlendirmiştir. Yargıtay, çalınan malların niteliği ile bulunduğu yer birlikte değerlendirildiğinde eylemin TCK m. 142/2-g kapsamına girdiğini belirtmiştir.
Suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK m. 142/2-g, barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan büyükbaş ya da küçükbaş hayvanlar hakkındaki hırsızlığı nitelikli hâl olarak düzenlemekteydi. Koyun ve kuzular küçükbaş hayvan niteliğinde olduğundan suçun konusu bakımından bentte aranan koşul gerçekleşmiştir.
Hayvanların alındığı yer de sıradan bir bina veya konut eklentisi değildir. Ağıl, müştekinin evinden yaklaşık elli metre uzakta bulunmakta ve konutun doğrudan kullanım alanıyla fiziki bir bütünlük göstermemektedir. Yer yalnızca hayvanların korunması ve barındırılması için tahsis edilmiştir. Bu nedenle suç tarihinde geçerli olan düzenleme bakımından bağımsız bir “barınak yeri” niteliğindedir.
Bir yerin konut eklentisi olup olmadığının belirlenmesinde yalnızca malikinin aynı kişi olması yeterli değildir. Konutla arasındaki mesafe, ortak avlu içinde bulunup bulunmadığı, çevresinin sınırları, kullanım amacı ve konut yaşamıyla fonksiyonel ilişkisi araştırılmalıdır. Konuttan ayrı ve hayvanlara özgülenmiş ağıl, TCK m. 142/2-g kapsamında barınak yeri olarak kabul edilmiştir.
Daire, dokuz koyun ve sekiz kuzunun aynı ağıldan alınmasını tek nitelikli hırsızlık suçu olarak değerlendirmiştir. Çalınan hayvan sayısının fazla olması suç sayısını artırmaz; aynı zilyede ait hayvanların aynı zaman ve yerde, kesintisiz hareketlerle alınması tek hırsızlık suçunu oluşturur. Bununla birlikte hayvanların sayısı ve toplam değeri, temel cezanın alt ve üst sınır arasında belirlenmesinde dikkate alınabilir.
Yargıtay, sanık hakkında TCK m. 142/2-g yerine daha hafif bir hüküm uygulanarak eksik ceza tayin edildiğini belirlemiştir. Ancak sanık aleyhine temyiz başvurusu bulunmadığından bu hukuka aykırılık bozma nedeni yapılmamıştır. Karşı temyiz bulunmaması nedeniyle sanığın cezasının artırılması mümkün görülmemiştir.
Kararda sanık hakkında uygulanan tekerrür hükmü yönünden ayrıca hukuka aykırılık tespit edilmiştir. Tekerrüre esas alınan mahkûmiyetin, incelemeye konu suçun işlendiği tarihten sonra kesinleştiği anlaşılmıştır. Önceki mahkûmiyet suç tarihinden önce kesinleşmemişse TCK m. 58 uyarınca tekerrür hükümleri uygulanamaz.
Kararın günümüzdeki uygulaması bakımından 6545 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik de dikkate alınmalıdır. Değişiklikten sonra TCK m. 142/2-g’deki “barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan” ibaresi çıkarılmıştır. Dolayısıyla güncel düzenlemede büyükbaş veya küçükbaş hayvanın nerede bulunduğuna bakılmaksızın, bu hayvan hakkındaki hırsızlık kural olarak TCK m. 142/2-g kapsamındadır.
Künye: Yargıtay 13. Ceza Dairesi, 17.01.2018, E. 2016/6427, K. 2018/910.
Konutun Bitişiğindeki Ahırdan Hayvan Çalınması Suç Tarihindeki Düzenlemeye Göre TCK M. 142/2-G Değil Bina Eklentisinden Hırsızlıktır
Sanıklar, müştekiye ait iki katlı betonarme evin hemen bitişiğinde bulunan ahıra girerek burada bulunan iki hayvanı çalmıştır. Yerel mahkeme, suçun barınak yerinde bulunan büyükbaş veya küçükbaş hayvan hakkında işlendiğini kabul ederek sanıklar hakkında TCK m. 142/2-g uyarınca mahkûmiyet hükmü kurmuştur.
Olay yerinde keşif yapılmış, bilirkişi raporu alınmış, fotoğraflar çekilmiş ve kroki düzenlenmiştir. Bu incelemeler sonucunda hayvanların bulunduğu ahırın bağımsız bir yapı olmadığı, müştekinin evinin hemen bitişiğinde yer aldığı ve konutun eklentisi niteliğinde bulunduğu belirlenmiştir.
Yargıtay, suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK m. 142/2-g’nin uygulanabilmesi için hayvanların bina ve eklentilerinden ayrı, yalnızca hayvanlara özgülenmiş bir barınak yerinde bulunması gerektiğini kabul etmiştir. Konutla doğrudan bağlantılı ve onun kullanım alanı içinde kalan ahır, bu anlamda bağımsız barınak yeri değildir.
Bu nedenle eylem, suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK m. 142/1-b kapsamında bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında hırsızlık olarak değerlendirilmelidir. Yerel mahkemenin daha ağır cezayı gerektiren TCK m. 142/2-g hükmünü uygulaması sanıklar hakkında fazla ceza tayinine yol açmıştır.
Ahırın konutun eklentisi sayılması, yalnızca hırsızlık suçunun vasfını değil, konut dokunulmazlığının ihlali suçunu da etkileyebilir. Yargıtay, ahırın konut eklentisi niteliğinde olması nedeniyle sanıklar hakkında ayrıca konut dokunulmazlığının ihlali yönünden suç duyurusunda bulunulduğunu da gözetmiştir. Eklentiye hak sahibinin rızası dışında girilmesi, koşulları varsa ayrı bir suç oluşturabilir.
Kararda, “barınak yeri” ile “konut eklentisi” arasındaki ayrım somut fiziki özellikler üzerinden yapılmıştır. Ahırın evle bitişik olup olmadığı, ortak avlu içinde bulunması, konutla aynı çevre sınırları içerisinde yer alması, giriş ve çıkış bağlantısı ile günlük ev yaşamının bir parçası olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Dairenin bu yaklaşımı suç tarihindeki madde metnine dayanmaktadır. Nitekim olaydan sonra 6545 sayılı Kanun’la TCK m. 142/2-g değiştirilmiş ve “barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunan” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır. Güncel düzenleme, hayvanın bulunduğu yere ilişkin sınırlamayı ortadan kaldırmış ve nitelikli hâli doğrudan suçun konusunun büyükbaş ya da küçükbaş hayvan olmasına bağlamıştır.
Bu nedenle karar bugünkü olaylara uygulanırken suç tarihine özellikle dikkat edilmelidir. 28.06.2014 tarihinden önce işlenen suçlarda hayvanın bağımsız barınakta, sürüde veya açık yerde bulunup bulunmadığı önem taşırken; değişiklikten sonraki suçlarda büyükbaş veya küçükbaş hayvanın konut eklentisindeki ahırda bulunması da TCK m. 142/2-g’nin uygulanmasına engel değildir.
Yargıtay, sanıklar hakkında yanlış nitelikli hâl uygulanarak fazla ceza verilmesi nedeniyle hükmü bozmuştur. Hükmü temyiz etmeyen diğer sanığın da aynı hukuka aykırılıktan etkilenmesi nedeniyle bozma kararından CMUK m. 325 uyarınca yararlandırılmasına karar verilmiştir.
Künye: Yargıtay 13. Ceza Dairesi, 15.06.2016, E. 2015/7038, K. 2016/11141.
Güvercinler Büyükbaş Veya Küçükbaş Hayvan Sayılmadığından TCK M. 142/2-G Uygulanamaz
Sanık, müştekinin ikametinin arkasında bulunan bahçeden suça konu güvercinleri almıştır. Yerel mahkeme, güvercinleri TCK m. 142/2-g kapsamında değerlendirerek sanık hakkında büyükbaş veya küçükbaş hayvan hırsızlığı suçundan mahkûmiyet hükmü kurmuştur.
Yargıtay, TCK m. 142/2-g’nin bütün hayvanları kapsayan genel bir hayvan hırsızlığı hükmü olmadığını belirtmiştir. Bent yalnızca büyükbaş veya küçükbaş hayvanlar hakkında işlenen hırsızlığı ağırlaştırmaktadır. Bu kapsam dışında kalan hayvanlar yönünden TCK m. 142/2-g uygulanamaz.
Güvercinler; sığır, manda, at, deve gibi büyükbaş hayvanlardan veya koyun ve keçi gibi küçükbaş hayvanlardan değildir. Kümes hayvanları, güvercinler, kedi ve köpekler, ekonomik değerleri ne kadar yüksek olursa olsun yalnızca bu değer nedeniyle TCK m. 142/2-g kapsamına alınamaz.
Ceza hukukundaki kanunilik ilkesi uyarınca ağırlaştırıcı nedenlerin kapsamı kıyas veya genişletici yorumla belirlenemez. Kanun koyucunun yalnızca büyükbaş ve küçükbaş hayvanları açıkça sayması karşısında, diğer hayvan türlerinin benzer ekonomik ya da biyolojik özellik taşıdığı gerekçesiyle bent kapsamına alınması mümkün değildir.
Bununla birlikte güvercinlerin TCK m. 142/2-g kapsamına girmemesi, eylemin mutlaka basit hırsızlık oluşturacağı anlamına gelmez. Güvercinlerin alındığı yerin hukuki niteliği ve nasıl muhafaza edildiği ayrıca araştırılmalıdır. Hayvanların konutun eklentisi sayılan bir alanda veya kilitli bir kümes içerisinde bulunması, başka bir nitelikli hırsızlık hâlinin uygulanmasını gerektirebilir.
Daire bu nedenle güvercinlerin bulunduğu bahçenin müştekinin ikametinin eklentisi olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmesini istemiştir. Bahçenin konutla fiziki ve fonksiyonel bağlantısı, çevrili olup olmadığı, konut yaşamına tahsis edilip edilmediği ve dışarıdan girişin hangi şekilde gerçekleştiği araştırılmalıdır.
Ayrıca güvercinlerin kilitlenmek suretiyle muhafaza altında tutulup tutulmadığı da tespit edilmelidir. Güvercinler kilitli bir kümes veya bölme içinde bulunuyorsa TCK m. 142/2-h gündeme gelebilir. Bulundukları yer konut eklentisi değilse ve herhangi bir kilitle muhafaza altına alınmamışlarsa eylemin TCK m. 141’deki temel hırsızlık suçu kapsamında değerlendirilmesi gerekir.
Dosyada diğer sanıklardan birinin güvercinleri ilk sanıktan aldığını, kendi bahçesine bıraktığını ve katılana haber verdiğini; geri geldiğinde ise güvercinlerin yeniden çalınmış olduğunu söylediği görülmüştür. Yargıtay, bu anlatımın katılana sorulmasını ve kolluk ifadesinde adı geçen kişinin araştırılarak güvercinleri sanıktan alıp almadığının belirlenmesini istemiştir.
Bu araştırmalar yapılmadan iştirak, suç eşyasını kabul etme veya iade iradesi konusunda kesin bir değerlendirme yapılamaz. Sanığın güvercinleri suçtan elde edildiğini bilerek kabul etmesi ile hayvanları sahibine teslim etmek amacıyla geçici olarak koruması farklı hukuki sonuçlar doğuracaktır.
Sonuç olarak Yargıtay, güvercinlerin büyükbaş veya küçükbaş hayvan olmadığı hâlde TCK m. 142/2-g uygulanmasını ve hayvanların bulunduğu yerin niteliği tam olarak araştırılmadan hüküm kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur. Karar, hayvan hırsızlığında yalnızca hayvanın ekonomik değerine değil, türüne ve muhafaza biçimine göre suç vasfı belirlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
Künye: Yargıtay 13. Ceza Dairesi, 09.01.2018, E. 2016/10266, K. 2018/199.
Zeytinlikte Bağlı Bulunan Tek Bir Koyunun Çalınması TCK M. 142/2-G Kapsamında Nitelikli Hırsızlık Suçunu Oluşturur
Sanığın, mağdura ait zeytinlikte bağlı durumda bulunan koyunu bulunduğu yerden alarak götürdüğü olayda, eylemin hangi hırsızlık hükmü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği tartışılmıştır. Yerel mahkeme, sanığın eylemini daha hafif cezayı gerektiren başka bir hırsızlık hükmü kapsamında nitelendirmiştir.
Yargıtay, suç konusu malın küçükbaş hayvan niteliğinde bulunduğunu ve koyunun açık alanda bağlı olarak tutulmasının bu niteliği değiştirmediğini belirtmiştir. TCK m. 142/2-g bakımından esas olan, suçun büyükbaş veya küçükbaş hayvan hakkında işlenmesidir. Hayvanın ahırda, ağılda, merada, zeytinlikte ya da başka bir açık alanda bulunması, yürürlükteki düzenleme yönünden suçun nitelendirilmesine engel değildir.
Karar, nitelikli hâlin uygulanabilmesi için birden fazla hayvanın veya bir sürünün çalınmasının gerekli olmadığını da göstermektedir. Tek bir koyun dahi küçükbaş hayvan olduğundan, suç konusu hayvanın sayısı TCK m. 142/2-g’nin uygulanmasını engellemez. Hayvanın ekonomik değerinin düşük olması ya da olay sırasında diğer hayvanlardan ayrı tutulması da bu sonucu değiştirmez.
Koyunun zeytinlikte bağlı bulunması, hayvanın zilyetlikten çıkmış veya sahipsiz olduğu anlamına gelmemektedir. Bağlı tutulması, malikinin hayvan üzerindeki fiilî hâkimiyetinin ve koruma iradesinin devam ettiğini göstermektedir. Failin bağlı hayvanı çözerek veya bağlı bulunduğu yerden ayırarak götürmesi, zilyedin egemenlik alanını ortadan kaldırmaya yönelik bir alma davranışıdır.
Yargıtay bu nedenle sanığın eyleminin TCK m. 142/2-g’de düzenlenen büyükbaş veya küçükbaş hayvan hakkında hırsızlık suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir. Yerel mahkemenin daha hafif bir hüküm uygulamasının hukuki nitelendirme bakımından isabetsiz olduğu ifade edilmiştir.
Bununla birlikte hüküm yalnızca sanık lehine kanun yoluna taşındığından, Yargıtay sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde bozma yapamamıştır. Ceza muhakemesindeki aleyhe değiştirme yasağı gereğince, doğru suç vasfı daha ağır cezayı gerektirse bile sanık aleyhine temyiz bulunmadığında mevcut ceza ağırlaştırılamamıştır.
Kararın uygulamadaki önemi, TCK m. 142/2-g bakımından hayvanın bulunduğu yerden çok suç konusu malın büyükbaş veya küçükbaş hayvan niteliğinin belirleyici olduğunu ortaya koymasıdır. Bu nedenle açık arazide, merada, bağda veya zeytinlikte bulunan tek bir koyunun çalınması da diğer koşulların varlığı hâlinde bu bent kapsamında nitelikli hırsızlık sayılmalıdır.
Künye: Yargıtay 13. Ceza Dairesi, 23.01.2017, E. 2015/12670, K. 2017/524.
Suç Tarihinde Konut Eklentisi Olan Ahırdan İnek Çalınması Eski TCK M. 142/2-G Değil Bina Eklentisinden Hırsızlık Suçunu Oluşturur
Sanıkların, 5 Nisan 2008 tarihinde gece vakti mağdurun konutunun eklentisi niteliğindeki ahıra girerek burada bulunan bir ineği çaldıkları olayda, hırsızlık suçunun hangi nitelikli hâl kapsamında değerlendirilmesi gerektiği uyuşmazlık konusu olmuştur. Yerel mahkeme, eylemi suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK m. 142/2-g kapsamında değerlendirmiştir.
Suç tarihinde yürürlükte olan TCK m. 142/2-g, büyükbaş veya küçükbaş hayvanın çalınmasını her durumda bu bent kapsamına almıyordu. Düzenlemede hayvanların ancak barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde bulunmaları hâlinde bu nitelikli hâlin uygulanmasını sağlayan konumsal sınırlamalar yer almaktaydı.
Yargıtay, somut olaydaki ahırın mağdurun konutunun eklentisi olduğunu belirlemiştir. Konutun eklentisi niteliğindeki ahır, eski düzenlemede sözü edilen ve binadan veya bina eklentisinden bağımsız hayvan barınağı olarak kabul edilemez. Bu nedenle ineğin çalınmış olması tek başına suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK m. 142/2-g’nin uygulanması için yeterli görülmemiştir.
Eylemin gerçekleştiği yerin bina veya bina eklentisi niteliğinde olması nedeniyle, hırsızlık fiilinin suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK m. 142/1-b kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Ayrıca suçun gece vakti işlenmiş olması sebebiyle TCK m. 143 uyarınca cezanın artırılması gerektiği belirtilmiştir.
Kararda, çalınan hayvanın bir adet inek olmasının nitelikli hâlin uygulanmasına kendi başına engel teşkil etmediği anlaşılmaktadır. Sorun hayvanın sayısından değil, olay tarihinde yürürlükte bulunan düzenlemenin hayvanın bulunduğu yere ilişkin özel bir koşul öngörmesinden kaynaklanmıştır.
Sanıkların ahıra girmek amacıyla gerçekleştirdikleri fiiller nedeniyle mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan hükümler ise yerinde bulunmuştur. Yargıtay, bu suçlara ilişkin mahkûmiyet hükümlerini onarken yalnızca hırsızlık suçuna ilişkin hukuki nitelendirmeyi hatalı görmüştür.
Hırsızlık suçundan kurulan hüküm, sanıkların eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK m. 142/1-b ve m. 143 yerine TCK m. 142/2-g kapsamında değerlendirilmesi nedeniyle bozulmuştur. Böylece aynı maddi olay içindeki her suç yönünden ayrı bir hukuki değerlendirme yapılmıştır.
6545 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten sonra TCK m. 142/2-g’nin kapsamı genişletilmiş ve hayvanın bulunduğu yere ilişkin eski sınırlama kaldırılmıştır. Günümüzde büyükbaş veya küçükbaş hayvanın konut eklentisi olan bir ahırdan çalınması da kural olarak TCK m. 142/2-g kapsamında değerlendirilebilir. Ancak sonraki kanun değişikliği failin aleyhine sonuç doğuracak biçimde geçmişe yürütülemeyeceğinden, 2008 tarihli olay hakkında suç tarihindeki hükümlerin uygulanması gerekmiştir.
Karar bu yönüyle, 28 Haziran 2014 tarihinden önce ve sonra işlenen büyükbaş veya küçükbaş hayvan hırsızlıklarının birbirinden ayrılması gerektiğini göstermektedir. Eski tarihli dosyalarda yalnızca suç konusu hayvanın türü değil, hayvanın alındığı yerin bina, bina eklentisi, bağımsız barınak, sürü veya açık alan olup olmadığı da mutlaka belirlenmelidir.
Künye: Yargıtay 22. Ceza Dairesi, 23.11.2015, E. 2015/7193, K. 2015/7634.
Yargıtay Uygulama Kriterleri Tablosu
| Somut Durum | Yargıtay Nitelendirmesi | Gerekçenin Özü |
|---|---|---|
| Konuttan ayrı hayvan ağılından koyun ve kuzu çalınması | TCK 142/2-g | Bağımsız ağıl, hayvanların doğal barınak yeridir |
| Konutun bitişiğindeki ahırdan hayvan çalınması (2014 öncesi fiil) | Bina eklentisinden hırsızlık | Suç tarihindeki düzenlemede konut eklentisi ahır bu bendin dışındaydı |
| Güvercin çalınması | TCK 142/2-g uygulanmaz | Güvercin büyükbaş veya küçükbaş hayvan değildir |
| Zeytinlikte bağlı tek bir koyunun çalınması | TCK 142/2-g | Belirleyici olan yer değil, malın küçükbaş hayvan niteliğidir |
| Konut eklentisi ahırdan inek çalınması (2014 öncesi fiil) | Bina eklentisinden hırsızlık | Eski ve yeni tarihli fiiller birbirinden ayrılmalı, lehe kanun uygulanmalıdır |
Maddenin diğer nitelikli halleri için TCK 142/1, TCK 142/2-f tanınmamak için tedbir alarak hırsızlık ile TCK 142/2-h kilitli veya bina içinde muhafaza altındaki eşya hırsızlığı yazılarımızı inceleyebilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
TCK 142/2-g nedir?
TCK 142/2-g, hırsızlık suçunun büyükbaş veya küçükbaş hayvan hakkında işlenmesini düzenleyen nitelikli haldir. İnek, manda, koyun, keçi gibi hayvanların çalınması bu kapsamdadır ve beş yıldan on yıla kadar hapis cezası gerektirir.
Hayvan hırsızlığının cezası kaç yıl?
Büyükbaş veya küçükbaş hayvan çalınması TCK 142/2-g kapsamında beş yıldan on yıla kadar hapis cezası gerektirir. Suçun gece vakti işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır.
Hangi hayvanlar TCK 142/2-g kapsamındadır?
Büyükbaş hayvanlar (inek, manda, at gibi) ve küçükbaş hayvanlar (koyun, keçi gibi) bu bendin konusudur. Yargıtay, güvercinlerin büyükbaş veya küçükbaş hayvan sayılmadığını ve bunlar hakkında bu bendin uygulanamayacağını kabul etmiştir; kümes hayvanları ve kanatlılar kapsam dışıdır.
Tarlada veya merada bağlı hayvanın çalınması hangi suça girer?
Yargıtaya göre belirleyici olan hayvanın türüdür. Zeytinlikte bağlı tek bir koyunun çalınması dahi TCK 142/2-g kapsamında nitelikli hırsızlıktır; açık arazide, merada veya bağ bahçede bulunması sonucu değiştirmez.
Ahırdan hayvan çalınması hangi bende girer?
Suç tarihi belirleyicidir. 28 Haziran 2014 tarihli değişiklikten önce konut eklentisi niteliğindeki ahırdan hayvan çalınması bina eklentisinden hırsızlık kapsamında değerlendirilirken, bu tarihten sonra işlenen fiillerde hayvanın bulunduğu yere bakılmaksızın TCK 142/2-g uygulanır.
Hayvan hırsızlığı şikayete tabi mi?
Hayır. Bu suç şikayete tabi değildir ve uzlaştırma kapsamında da yer almaz. Savcılık kendiliğinden soruşturma yürütür; hayvanların iadesi veya zararın giderilmesi etkin pişmanlık indirimi sağlar.
Hayvan hırsızlığı davasında avukat desteği neden önemli?
Bu dosyalarda suç tarihi, hayvanın türü ve bulunduğu yerin niteliği cezayı doğrudan etkiler; eski tarihli fiillerde yanlış bent uygulaması fazla cezaya yol açabilir. Avukatlık hizmetleri TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ücretlidir.
Hukuki araçlarımızla süreçlerinizi kendiniz de takip edebilirsiniz:
Av. Çağrı Ayboğa Kimdir?
Av. Çağrı Ayboğa, Ankara Barosuna kayıtlı (Sicil No: 34507) olarak Ankara merkezli çalışan bir avukattır. Ceza hukuku alanında hırsızlık, nitelikli hırsızlık, yağma ve bilişim suçlarına ilişkin soruşturma ve kovuşturma dosyalarında müdafilik ve mağdur vekilliği yapmakta; Ankara Adliyesi ve Ankara Batı Adliyesi başta olmak üzere Türkiye genelinde ceza dosyalarını takip etmektedir.
TCK 142 kapsamındaki dosyalarda eşya niteliğinin tespiti, nitelikli halin tartışılması ve etkin pişmanlık süreçlerinin yönetimi konularında bilgi ve deneyim sahibidir.
TCK 142/2-g Suçlamasında Ankara Ceza Avukatı Desteği
Nitelikli hırsızlık dosyalarında sonucu, olayın hangi bende girdiğinin doğru tartışılması belirler. Dosyanızın her aşamasında yanınızda olacak bir Ankara ceza avukatı ile savunmanızı güçlendirebilirsiniz.