Ceza Hukuku

TCK 158 Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve Cezası 2026

TCK 158 Emsal Beraat Yargıtay Kararları

TCK 158 Nitelikli Dolandırıcılık Suçu, basit dolandırıcılıktan farklı olarak daha ağır cezai yaptırımlar öngören bir suç tipidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesi, nitelikli dolandırıcılık cezası olarak 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası öngörmektedir. Bu makalede TCK 158 maddesinin tam metni, bentleri, ceza miktarları ve Yargıtay kararları detaylı şekilde açıklanmaktadır.
TCK 158 : Nitelikli Dolandırıcılık Suçu
TCK 158 : Nitelikli Dolandırıcılık Suçu

İçerik

TCK 158 Madde Metni (Tam Metin) 2026

Türk Ceza Kanunu 158. madde, dolandırıcılık suçunun nitelikli hallerini düzenlemektedir. Aşağıda maddenin güncel ve tam metni yer almaktadır:

Madde No Madde Başlığı Madde Metni
TCK 158 Nitelikli dolandırıcılık (1) Dolandırıcılık suçunun;

a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle,

işlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adlî para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

(3) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.

TCK 158 Nitelikli Dolandırıcılık Nedir?

TCK 158 Nitelikli Dolandırıcılık Suçu, basit dolandırıcılık suçundan (TCK 157) farklı olarak daha sofistike, toplumsal güveni daha fazla sarsıcı veya mağdurun zayıflığından faydalanıcı nitelikte işlenen dolandırıcılık eylemlerini kapsar. Bu suç tipinde fail, hileli davranışlarını daha planlı ve sistematik bir şekilde gerçekleştirir.

Nitelikli dolandırıcılık, basit dolandırıcılıktaki temel unsurları (hile, aldatma, menfaat temin etme) içermekle birlikte, ek olarak TCK 158/1 maddesinde sayılan nitelikli hallerin en az birinin bulunmasını gerektirir. Bu nitelikli haller, suçun işleniş biçimini veya kullanılan araçları ifade eder.

Nitelikli Dolandırıcılığın Temel Özellikleri

  • Basit dolandırıcılıktan daha ağır cezai yaptırım öngörülmesi
  • Toplumsal güvenin ve kamu düzeninin daha fazla zarar görmesi
  • Mağdurun özel durumunun veya zayıflığının istismar edilmesi
  • Teknolojik araçlar veya kurumsal yapıların suç aracı olarak kullanılması
  • Planlı ve organize bir şekilde işlenmesi
TCK 158 Nitelikli Dolandırıcılık Video

TCK 158 Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ile İlgili Hukuki Destek

Nitelikli dolandırıcılık suçu ile ilgili soruşturma veya kovuşturma aşamasında mısınız? Uzman ceza avukatlarımız size yardımcı olabilir.

Nitelikli Dolandırıcılık Cezası 2026

TCK 158 Ceza Miktarları 2026

Bent Hapis Cezası Adli Para Cezası
TCK 158/1 (a, b, c, d, g, h, i bentleri) 3 yıldan 10 yıla kadar Beşbin güne kadar
TCK 158/1 (e, f, j, k, l bentleri) 4 yıldan 10 yıla kadar Elde edilen menfaatin 2 katından az olamaz
3 veya daha fazla kişiyle birlikte işleme (TCK 158/3) Yukarıdaki cezalar 1/2 oranında artırılır
Suç örgütü faaliyeti çerçevesinde işleme (TCK 158/3) Yukarıdaki cezalar 1 kat (2 katı) artırılır

Önemli Not: Nitelikli dolandırıcılık cezası, suçun hangi bent kapsamında işlendiğine göre değişiklik gösterir. Özellikle e, f, j, k ve l bentlerinde belirtilen hallerde ceza alt sınırı 4 yıldır ve bu durumlarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) mümkün değildir.

TCK 158/1-a – Dini İnanç ve Duyguların İstismar Edilmesi Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık

TCK 158/1-a Madde Metni:Dolandırıcılık suçunun dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle işlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

TCK 158/1-a maddesi, failin mağdurun dini inanç ve duygularını istismar ederek dolandırıcılık suçunu işlemesini kapsar. Bu bent kapsamında değerlendirilen eylemler, mağdurun manevi değerlerine, inançlarına veya dini korkularına hitap ederek aldatma amacı taşır.

Suçun Oluşması İçin Gerekli Unsurlar

  • Mağdurun dini inanç ve duygularının hedef alınması
  • Bu inanç ve duyguların bilinçli olarak istismar edilmesi
  • Dini motifler kullanılarak güven tesis edilmesi
  • Mağdurun dini kaygıları üzerinden aldatılması

Tipik Örnekler

  • “Üzerinizde büyü var, sizi temizleyeceğim” diyerek para almak
  • “Cennetten arsa satıyorum” gibi dinî motifler kullanarak dolandırma
  • Dini lider veya din adamı kimliği kullanarak güven oluşturup menfaat sağlama
  • “Dua okuyup şifa vereceğim” vaadiyle altın veya para talep etme
  • “Hac/umre organizasyonu” adı altında para toplayıp hizmet vermeme

İlgili Yargıtay Kararı

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, bir kararında sanıkların mağdura “üzerinde büyü var, seni okuyup iyileştireceğiz” diyerek güven kazandıktan sonra altınlarını aldığı olayda, hilenin mağdurun dini inanç ve korkularını istismar etme biçiminde gerçekleştiğini belirtmiş ve fiilin TCK 158/1-a kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine karar vermiştir.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 28.11.2018, 2016/10169 E., 2018/14392 K.

TCK 158/1-b – Tehlikeli Durum veya Zor Şartlardan Yararlanma Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık

TCK 158/1-b Madde Metni:Dolandırıcılık suçunun kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle işlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

TCK 158/1-b maddesi, mağdurun içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartların fail tarafından istismar edilmesini cezalandırır. Bu bentte düzenlenen suç, mağdurun çaresizlik içinde olduğu dönemlerde, failin bu durumu fırsat bilerek dolandırıcılık yapmasını ifade eder.

Tehlikeli Durum ve Zor Şartlar Nedir?

  • Tehlikeli Durum: Kişinin sağlığı, malvarlığı veya özgürlüğü açısından acil çözüm gerektiren durumlar (trafik kazası, yangın, doğal afet vb.)
  • Zor Şartlar: Ekonomik sıkıntı, hastalık, işsizlik, barınma sorunu gibi mağduru savunmasız kılan koşullar

Tipik Örnekler

  • Depremzedelere “devletten yardım getireceğim” diyerek para almak
  • Hastalık nedeniyle zor durumda olan kişilere sahte ilaç satmak
  • İşsizlik yaşayan kişilere “iş bulacağım” diyerek kapora almak
  • Trafik kazası geçiren kişilerden “hasar karşılığı” adıyla haksız ödeme almak
  • Göçmen veya mültecilere “sınır geçişi sağlayacağım” diyerek dolandırma

TCK 158/1-c – Algılama Yeteneği Zayıflığından Yararlanma Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık

TCK 158/1-c Madde Metni:Dolandırıcılık suçunun kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle işlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

TCK 158/1-c maddesi, algılama yeteneği zayıf olan kişilerin korunmasını amaçlar. Bu bentte, mağdurun olayları tam olarak kavrayamadığı, sonuçlarını öngöremediği veya mantıklı kararlar veremediği durumlarda işlenen dolandırıcılık suçları düzenlenir.

Algılama Yeteneği Zayıflığı Durumları

  • İleri yaş nedeniyle kavrayış ve muhakeme yeteneği zayıflaması
  • Zihinsel engel veya akıl hastalığı bulunması
  • Alkol veya uyuşturucu madde etkisi altında olma
  • Geçici veya kalıcı bilinç bulanıklığı
  • Çocuk veya ergen yaş grubunda olma (ayırt etme gücü sınırlı ise)

Tipik Örnekler

  • Alzheimer hastası yaşlı kişilere “senet imzalatma” yoluyla dolandırıcılık
  • Sarhoş kişiden “borç” adı altında para alma
  • Akli dengesi bozuk kişinin malvarlığını ele geçirme
  • Yaşlı ve unutkan kişilere tekrar tekrar aynı hizmeti satarak para alma
  • Çocuklara “oyuncak” vaadiyle ailesinin parasını aldırma

TCK 158/1-d – Kamu/Özel Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık

TCK 158/1-d Madde Metni:Dolandırıcılık suçunun kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

TCK 158/1-d maddesi, kamu veya özel tüzel kişiliklerin güvenilirliğinin ve itibarının dolandırıcılık amacıyla istismar edilmesini cezalandırır. Bu bentte, fail tüzel kişiliğin sağladığı güven ortamını kötüye kullanarak mağduru aldatır.

Araç Olarak Kullanılabilecek Tüzel Kişilikler

  • Kamu kurum ve kuruluşları (bakanlıklar, belediyeler, üniversiteler)
  • Kamu meslek kuruluşları (barolar, tabip odaları, mühendis odaları)
  • Siyasi partiler
  • Vakıflar
  • Dernekler ve sivil toplum kuruluşları

Tipik Örnekler

  • Sahte dernek makbuzu ile bağış toplama
  • Var olmayan bir vakıf adına yardım kampanyası düzenleme
  • Siyasi parti adını kullanarak “üyelik aidatı” toplama
  • Sahte kamu kurumu yazısı ile işlem yaptırma
  • Meslek odasından yetki almadığı halde oda adına hizmet satma

İlgili Yargıtay Kararı

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, sahte sürücü belgesi düzenleyerek araç kiralama şirketinden otomobil kiralayan ve kira bedelini ödemeden aracı terk eden sanık hakkında verdiği kararda, kullanılan belgenin Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenmiş resmi belge niteliğinde olmasının, mağduru aldatma kabiliyetini artırdığını belirterek eylemin TCK 158/1-d kapsamında “kamu kurumlarının güvenini kötüye kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık” olduğunu vurgulamıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 18.12.2018, 2016/21-931 E., 2018/653 K.

TCK 158/1-e – Kamu Kurumlarının Zararına Olarak Nitelikli Dolandırıcılık

TCK 158/1-e Madde Metni:Dolandırıcılık suçunun kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak işlenmesi halinde, dört yıldan on yıla kadar hapis ve elde edilen menfaatin iki katından az olmamak üzere adlî para cezasına hükmolunur.

TCK 158/1-e maddesi, doğrudan kamu malvarlığına zarar veren dolandırıcılık eylemlerini düzenler. Bu bent kapsamındaki suçlarda mağdur birey değil, kamu tüzel kişiliğidir. Ceza alt sınırı 4 yıl olduğu için bu bent ağırlaştırılmış hallerdendir.

Kamu Kurumlarının Zararına İşlenen Dolandırıcılık Örnekleri

  • Sahte belgelerle SGK’dan sağlık ödemesi almak
  • Gerçekte çalışmadığı halde maaş bordrosu düzenleyerek emeklilik hakkı elde etmek
  • Sahte fatura ile vergi iadesi almak
  • Var olmayan işçi göstererek devlet teşviklerinden yararlanmak
  • Kamu ihalelerinde sahte belgelerle katılıp haksız kazanç sağlamak
  • Öğrenci olmadığı halde öğrenci kimliği ile indirimli hizmet almak (süreklilik arz ederse)

İlgili Yargıtay Kararı

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, kamu kurumu adına sahte belgeler düzenleyerek yardım ödemesi alan sanık hakkında verdiği kararda, kamu malvarlığının toplumsal yarara özgülenmiş olduğunu belirterek, kamu kurumunun zararına işlenen bu tür fiillerin TCK 158/1-e kapsamında cezalandırılması gerektiğine hükmetmiş, kamu zararının doğması için fiil sonucunda haksız kazancın gerçekleşmiş olmasının yeterli olduğunu vurgulamıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 02.04.2013, 2012/6-1556 E., 2013/109 K.

TCK 158/1-f – Bilişim Sistemleri veya Banka Kullanılarak Nitelikli Dolandırıcılık

TCK 158/1-f Madde Metni:Dolandırıcılık suçunun bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi halinde, dört yıldan on yıla kadar hapis ve elde edilen menfaatin iki katından az olmamak üzere adlî para cezasına hükmolunur.

TCK 158/1-f maddesi, günümüzde en sık karşılaşılan nitelikli dolandırıcılık türlerinden birini düzenler. Bilişim sistemleri ve banka kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenen dolandırıcılıkta ceza alt sınırı 4 yıldır.

Bilişim Sistemleri ile İşlenen Dolandırıcılık Türleri

  • Phishing (Oltalama): Sahte banka veya kurum web siteleri oluşturarak kişisel bilgi çalma
  • Smishing: SMS yoluyla sahte link göndererek dolandırma
  • Vishing: Telefon ile sahte kimlik kullanarak dolandırma
  • E-ticaret Dolandırıcılığı: İnternetten sahte ürün satışı
  • Sosyal Medya Dolandırıcılığı: Sahte hesaplar üzerinden güven oluşturarak para alma
  • Sahte Uygulama: Mobil uygulama kılığında kişisel veri çalma

Banka ve Kredi Kurumları Kullanılarak İşlenen Dolandırıcılık

  • Sahte kimlikle banka hesabı açarak üçüncü kişi paralarını çekme
  • Çalıntı kredi kartı ile işlem yapma
  • Banka sisteminin güvenilirliğini kullanarak dolandırma
  • ATM’lere sahte cihaz takarak kart bilgisi çalma (skimming)

İlgili Yargıtay Kararları

1. Sosyal Medya Üzerinden Sahte Satış: Yargıtay 15. Ceza Dairesi, sosyal medya platformu üzerinden sahte alışveriş sayfası kurup ürün göndermeden havale alan sanık hakkında, bilişim araçlarının fail ile mağdur arasında doğrudan temas kurmaksızın aldatma işlevi gördüğünü belirterek suçun TCK 158/1-f kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine karar vermiştir.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 05.11.2014, 2014/12341 E., 2014/18179 K.

2. Sahte Kimlikle Banka Hesabı Açma: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, sahte kimlikle banka hesabı açarak üçüncü kişilerden gelen paraları çeken sanık hakkında, bankaların finansal güven ortamını araç haline getiren bu eylemlerin TCK 158/1-f kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 07.02.2019, 2018/7213 E., 2019/1123 K.

TCK 158/1-g – Basın ve Yayın Araçlarından Yararlanma Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık

TCK 158/1-g Madde Metni:Dolandırıcılık suçunun basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

TCK 158/1-g maddesi, kitle iletişim araçlarının geniş erişim imkanının dolandırıcılık amacıyla kullanılmasını cezalandırır. Basın ve yayın araçları, kitlesel bir etki yaratma ve çok sayıda mağdura ulaşma imkanı sağladığı için bu bent kapsamında düzenlenmiştir.

Basın ve Yayın Araçları Nelerdir?

  • Gazeteler ve dergiler
  • Televizyon ve radyo yayınları
  • İnternet haber siteleri ve bloglar
  • Sosyal medya platformları (kitlesel kullanımda)
  • Online video platformları ve podcast’ler

Tipik Örnekler

  • Gazeteye sahte iş ilanı vererek kapora toplama
  • Televizyon reklamı ile gerçekte var olmayan ürün satma
  • İnternet sitesinde sahte “yardım kampanyası” başlatma
  • Radyo programında sahte çekiliş düzenleyerek katılım ücreti alma
  • YouTube kanalında sahte yatırım tavsiyesi ile dolandırma

TCK 158/1-h – Tacir/Şirket Yöneticisi Tarafından İşlenen Nitelikli Dolandırıcılık

TCK 158/1-h Madde Metni:Dolandırıcılık suçunun tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında işlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

TCK 158/1-h maddesi, ticari faaliyetler sırasında tacir, şirket yöneticisi veya kooperatif yöneticisi sıfatını kötüye kullanarak işlenen dolandırıcılık eylemlerini düzenler. Bu kişilerin ticari itibarları ve güvenilirliği, dolandırıcılık için araç olarak kullanılmaktadır.

Kapsam

  • Tacirler: Türk Ticaret Kanunu’na göre ticari faaliyet yapan kişiler
  • Şirket Yöneticileri: Limited, anonim veya diğer şirket türlerinde yönetim kurulu üyesi, müdür gibi yönetim yetkisi olan kişiler
  • Şirket Adına Hareket Edenler: Temsil yetkisi olan çalışanlar, vekiller
  • Kooperatif Yöneticileri: Kooperatif yönetim kurulu üyeleri

Tipik Örnekler

  • Şirket yöneticisinin şirket adına sahte fatura düzenlemesi
  • Tacirin ticari unvanını kullanarak ödeme yapmadan mal temin etmesi
  • Kooperatif yöneticisinin ortaklardan topladığı parayı zimmetine geçirmesi
  • Şirket müdürünün tedarikçiye “sipariş vereceğim” diyerek avans alıp teslim etmemesi
  • Limited şirket ortağının şirket kaşesi ile sahte taahhüt vermesi

TCK 158/1-i – Serbest Meslek Sahibi Kişiler Tarafından İşlenen Nitelikli Dolandırıcılık

TCK 158/1-i Madde Metni:Dolandırıcılık suçunun serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

TCK 158/1-i maddesi, serbest meslek mensuplarının mesleki konumlarından kaynaklanan güveni kötüye kullanarak dolandırıcılık yapmasını cezalandırır. Serbest meslek sahipleri, toplumda saygın ve güvenilir kabul edildiklerinden, bu güvenin istismarı ağır cezayı gerektirir.

Serbest Meslek Sahipleri

  • Avukatlar
  • Doktorlar ve diş hekimleri
  • Mali müşavirler ve yeminli mali müşavirler
  • Mühendisler ve mimarlar
  • Noterler
  • Eczacılar
  • Veteriner hekimler

Tipik Örnekler

  • Avukatın müvekkilinden “mahkeme masrafı” adıyla para alıp harcamaması
  • Doktorun gereksiz ameliyat önererek özel hastaneden komisyon alması
  • Mali müşavirin müşteri adına sahte belge düzenleyerek vergi kaçırması
  • Mimarın olmayan ruhsatı varmış gibi göstererek proje ücreti alması
  • Eczacının sahte reçete ile SGK’dan haksız ödeme alması

TCK 158/1-j – Kredi Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Nitelikli Dolandırıcılık

TCK 158/1-j Madde Metni:Dolandırıcılık suçunun banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla işlenmesi halinde, dört yıldan on yıla kadar hapis ve elde edilen menfaatin iki katından az olmamak üzere adlî para cezasına hükmolunur.

TCK 158/1-j maddesi, normalde alınmaması gereken bir kredinin hileli yollarla açılmasını sağlamayı cezalandırır. Ceza alt sınırı 4 yıl olup, bu bent ağırlaştırılmış hallerdendir.

Suçun Unsurları

  • Banka veya kredi kurumunun hedef olması
  • Normal şartlarda tahsis edilmemesi gereken bir kredinin alınması
  • Hileli belgeler veya yöntemler kullanılması
  • Bankanın veya kredi kurumunun aldatılması

Tipik Örnekler

  • Sahte maaş bordrosu ile tüketici kredisi almak
  • Gerçek olmayan gelir belgesi ile konut kredisi sağlamak
  • Sahte tapu belgesi ile teminatlı kredi çekmek
  • Var olmayan bir şirket adına ticari kredi almak
  • SGK hizmet dökümünü sahte göstererek emekli kredisi almak

İlgili Yargıtay Kararı

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, sahte maaş bordrosu ve sigorta dökümü düzenleyerek bankadan ihtiyaç kredisi alan sanık hakkında verdiği kararda, hileli belgelerin banka denetim sistemini yanıltacak düzeyde düzenlendiğini belirterek eylemi TCK 158/1-j kapsamında değerlendirmiş ve sanığın “banka nezdinde güven duygusunu kötüye kullandığını” vurgulamıştır.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 12.03.2021, 2020/7834 E., 2021/2176 K.

TCK 158/1-k – Sigorta Bedeli Almak Maksadıyla Nitelikli Dolandırıcılık

TCK 158/1-k Madde Metni:Dolandırıcılık suçunun sigorta bedelini almak maksadıyla işlenmesi halinde, dört yıldan on yıla kadar hapis ve elde edilen menfaatin iki katından az olmamak üzere adlî para cezasına hükmolunur.

TCK 158/1-k maddesi, sigorta dolandırıcılığını düzenler. Sigorta şirketlerinden haksız tazminat almak amacıyla yapılan hileli eylemler bu bent kapsamında cezalandırılır. Ceza alt sınırı 4 yıldır.

Sigorta Dolandırıcılığı Türleri

  • Kasko Dolandırıcılığı: Kaza olmadığı halde hasar raporu düzenletme veya kasıtlı kaza yapma
  • Sağlık Sigortası Dolandırıcılığı: Olmayan tedavileri varmış gibi gösterme
  • Hayat Sigortası Dolandırıcılığı: Ölüm veya sakatlık durumunu hileli belgelerle ispatlama
  • Mal Sigortası Dolandırıcılığı: Yangın, hırsızlık gibi olayları sahte belgeleyerek tazminat alma

Tipik Örnekler

  • Kasten trafik kazası yaparak kasko tazminatı almak
  • Evini kendisi yakmış gibi gösterip yangın sigortasından ödeme almak
  • Gerçekte olmayan ameliyat için sağlık sigortasından tazminat talep etmek
  • Sahte kaza tutanağı düzenleyerek sigorta şirketine başvurmak
  • Hırsızlık olmadığı halde eşyaların çalındığını iddia ederek sigorta ödemesi almak

İlgili Yargıtay Kararı

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, gerçekte olmayan bir trafik kazası kurgulamış, sigorta şirketine hasar ihbarında bulunarak tazminat talep eden sanık hakkında verdiği kararda, sigorta şirketinin “kamu güvenine dayalı sistem” olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek eylemi TCK 158/1-k kapsamına almış ve sanığın eyleminin planlı ve belgelerle desteklenen bir hile olduğunu kabul etmiştir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 24.06.2020, 2018/6745 E., 2020/5842 K.

TCK 158/1-l – Kendini Kamu Görevlisi Olarak Tanıtma Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık

TCK 158/1-l Madde Metni:Dolandırıcılık suçunun kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle işlenmesi halinde, dört yıldan on yıla kadar hapis ve elde edilen menfaatin iki katından az olmamak üzere adlî para cezasına hükmolunur.

TCK 158/1-l maddesi, son yıllarda en sık karşılaşılan dolandırıcılık türlerinden birini düzenler. Özellikle telefon ile dolandırıcılıkta bu bent sıklıkla uygulanmaktadır. Ceza alt sınırı 4 yıldır.

Suçun Unsurları

  • Failin kendisini kamu görevlisi olarak tanıtması (savcı, hakim, polis, vergi müfettişi vb.)
  • Banka, sigorta veya kredi kurumu çalışanı kimliğini kullanması
  • Bu kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi
  • Bu sahte kimlik üzerinden mağduru aldatarak menfaat elde etmesi

Tipik Örnekler (Telefon Dolandırıcılığı)

  • “Ben savcıyım, hesabınız inceleniyor” diyerek para talep etmek
  • “Banka güvenlik görevlisiyim, kartınız kopyalandı” diyerek şifre almak
  • “Emniyet müdürlüğünden arıyorum, suça karıştınız” diyerek korkutup para almak
  • “SGK müfettişiyim, borç ödemeniz gerekiyor” diyerek hesap bilgisi çalmak
  • “Kredi bankası yetkilisiniz, onay kodu söyleyin” diyerek dolandırma

İlgili Yargıtay Kararı

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, mağdurları telefonla arayarak kendisini “savcı ve emniyet görevlisi” olarak tanıtan, “hesabınız FETÖ soruşturmasında inceleniyor” diyerek para talep eden sanık hakkında verdiği kararda, failin kamu otoritesine duyulan güveni kötüye kullandığını, mağdurun iradesini baskı altına alarak hileli davranışta bulunduğunu kabul etmiş ve eylemi TCK 158/1-l kapsamında nitelikli dolandırıcılık olarak nitelendirmiştir.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 23.09.2020, 2019/11487 E., 2020/5346 K.

TCK 158/2 – Nüfuz Ticareti Suretiyle Nitelikli Dolandırıcılık

TCK 158/2 Madde Metni:Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

TCK 158/2 maddesi, “nüfuz ticareti” olarak bilinen özel dolandırıcılık türünü düzenler. Bu maddede fail, kamu görevlileriyle ilişkisi olduğunu iddia ederek mağduru aldatır ve menfaat elde eder.

Suçun Unsurları

  • Kamu görevlileriyle ilişki iddiası (hakim, savcı, polis, bakan, milletvekili vb.)
  • “Nezdinde hatırım sayılır” yani etkili olduğunu söyleme
  • Belirli bir işin görüleceği vaadi
  • Bu yolla mağdurun aldatılması
  • Menfaat temin edilmesi (para, mal, hizmet vb.)

Tipik Örnekler

  • “Benim hakim arkadaşım var, davanı kazandırırım” diyerek para almak
  • “Valiye yakınım, tayininizi yaptırabilirim” diyerek ücret talep etmek
  • “Bakanlıkta adamım var, işe girmeni sağlarım” diyerek menfaat elde etmek
  • “Milletvekili ile görüştüm, ihale sizin” diyerek komisyon almak
  • “Savcıya söylerim, dosyan kapanır” diyerek para talep etmek

Önemli Not

TCK 158/2’de düzenlenen nüfuz ticareti suçunda, failin gerçekten kamu görevlisiyle ilişkisinin olup olmadığı önemli değildir. Önemli olan, mağdurun bu iddiaya inanması ve bu nedenle aldatılmasıdır. Ayrıca, vaad edilen işin gerçekten görülüp görülmemesinin de suçun oluşması açısından önemi yoktur.

TCK 158/3 – Birlikte veya Örgüt Faaliyeti Çerçevesinde İşleme

TCK 158/3 Madde Metni:Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.

TCK 158/3 maddesi, hem basit dolandırıcılık (TCK 157) hem de nitelikli dolandırıcılık (TCK 158) suçları için geçerli olan özel bir ağırlaştırıcı nedendir.

İki Farklı Durum

Durum Tanım Ceza Artırımı
Birlikte İşleme Suçun 3 veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi Yarı oranında (%50) artırım
Örgüt Faaliyeti Suç işlemek için teşkil edilmiş örgüt çerçevesinde işleme Bir kat (2 katı) artırım

Birlikte İşleme (3 veya Daha Fazla Kişi)

En az 3 kişinin ortak bir plan dahilinde, rol paylaşımı yaparak dolandırıcılık suçunu işlemesi durumudur. Örnek: Bir kişi mağduru bulur, diğeri sahte belgeleri hazırlar, üçüncüsü parayı alır.

Suç Örgütü Faaliyeti

TCK 220. maddesinde tanımlanan “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” kapsamında oluşturulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde dolandırıcılık işlenmesidir. Örgüt, süreklilik arz eden, hiyerarşik yapısı olan ve dolandırıcılık yapmak için kurulmuş olmalıdır.

Dikkat: TCK 158/3 ile yapılan artırım, temel cezaya uygulanır. Örneğin TCK 158/1-f’den (4-10 yıl) hüküm kurulmuş ve suç 3 kişi tarafından birlikte işlenmişse, ceza önce belirlenir (örn: 6 yıl), ardından yarı oranında artırılır (6 yıl + 3 yıl = 9 yıl toplam ceza).

TCK 158 : Nitelikli Dolandırıcılık Suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun TCK 158. maddesi, dolandırıcılık suçunun daha ağır cezayı gerektiren "nitelikli" hallerini düzenlemektedir.
TCK 158 : Nitelikli Dolandırıcılık Suçu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun TCK 158. maddesi, dolandırıcılık suçunun daha ağır cezayı gerektiren “nitelikli” hallerini düzenlemektedir.

TCK 158 Nitelikli Dolandırıcılık Yargıtay Kararları 2026

Dini Duyguları İstismar Ederek Nitelikli Dolandırıcılık

Sanıklar, mağdura “üzerinde büyü var, seni okuyup iyileştireceğiz” diyerek güven kazandıktan sonra, “temizlenme duası” bahanesiyle mağdurun altın bileziklerini bir maşrapa içerisine koymasını istemiş, dua bitiminde maşrapayı alarak olay yerinden uzaklaşmıştır. Olayda sanıkların kullandığı hile, mağdurun dini inanç ve korkularını istismar etme biçiminde gerçekleşmiştir.

Yargıtay, bu tür eylemlerde hilenin mağdurun akıl yürütme yeteneğini ortadan kaldıracak düzeyde olduğuna dikkat çekmiş; fiilin TCK 158/1-a kapsamında “dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturduğuna karar vermiştir.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 28.11.2018, 2016/10169 E., 2018/14392 K.

Resmi Belgelerin Güvenini Kötüye Kullanarak Araç Kiralama Dolandırıcılığı

Sanık, sahte sürücü belgesi düzenleyerek bir araç kiralama şirketinden otomobil kiralamış, kira bedelini ödemeden aracı terk etmiştir. Kullanılan belgenin Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenmiş resmi belge niteliğinde olması, mağduru aldatma kabiliyetini artırmıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, eylemin basit dolandırıcılık değil, “kamu kurumlarının güvenini kötüye kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık” olduğunu vurgulamıştır. Kamu güvencesine dayanan belge ile haksız menfaat elde edilmesi, TCK 158/1-d kapsamında değerlendirilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 18.12.2018, 2016/21-931 E., 2018/653 K.

İnternet Üzerinden Sahte Kiralık Ev İlanıyla Dolandırıcılık

Sanık, emlak sitesine sahte kiralık ev ilanı vermiş, mağdurlardan “kapora” adı altında para almış, daha sonra iletişimi kesmiştir.

Yargıtay, olayda hilenin bilişim ortamında ve çok sayıda mağdur üzerinde etkili olduğuna dikkat çekerek fiili TCK 158/1-f kapsamında değerlendirmiştir. Failin internet üzerinden güven tesis edip aldatma eylemini sürdürmesi “planlı hile” olarak kabul edilmiştir.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, 22.12.2021, 2020/11384 E., 2021/10324 K.

Kamu Kurumu İhalesinde Usulsüzlükle Dolandırıcılık

Sanık, belediye ihalesine sahte belgelerle katılmış, işin bedelini almasına rağmen taahhüdünü yerine getirmemiştir. Belgeler belediye memurlarını yanıltacak şekilde düzenlenmiştir.

Yargıtay, bu olayda hem kamu kurumu zararına sonuç doğduğunu hem de sanığın “resmi belgelerle aldatma” eylemi işlediğini belirterek fiilin TCK 158/1-d ve e bentlerini birlikte ihlal ettiğine hükmetmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 14.05.2019, 2017/6-432 E., 2019/314 K.
TCK 158 Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Emsal Beraat Yargıtay Kararları
TCK 158 Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Emsal Beraat Yargıtay Kararları

TCK 158 Beraat Yargıtay Kararları 2026

TCK 158/1-a Beraat Yargıtay Kararı – Dini İnançların İstismar Edildiğine Dair Somut Delil Bulunmadığında Beraat Kararı Verilmelidir

Sanığın mağdurun dini duygularını kullanarak menfaat temin ettiği iddiasıyla mahkûm edilmesine rağmen, Yargıtay dosyada dini bir sıfat kullanıldığı, manevi otorite oluşturacak davranışlarda bulunulduğu, dini ritüellerle hile yaratıldığı yönünde hiçbir objektif delil bulunmadığını tespit etmiştir. Mağdurun yalnızca “bana büyü bozacağını söyledi” şeklindeki beyanı, dini inançların istismar edildiğini tek başına kanıtlamaya elverişli görülmemiştir. Sanığın üzerinde ele geçen herhangi bir dini materyal, mesaj, video ya da tanık anlatımı da yoktur. Yargıtay, dini duyguların istismarının “dış dünyaya yansıyan hileli davranışlarla” kanıtlanması gerektiğini vurgulayarak mahkûmiyeti bozmuştur.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2017/14298, K. 2020/3155, T. 14.07.2020.

TCK 158/1-a Beraat Yargıtay Kararı – Sanığın Dini Bir Sıfat Kullandığı veya Manevî Otorite Yarattığı Kanıtlanmadıkça Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Oluşmaz

Mahkeme, sanığın “hoca” gibi davranarak mağdurdan para aldığı gerekçesiyle mahkûmiyet kararı vermiş; ancak Yargıtay incelemesinde sanığın kendisini hoca, şeyh, din adamı veya benzeri üstün manevi sıfatlarla tanıttığını gösteren hiçbir telefon kaydı, mesaj, tanık anlatımı veya sosyal medya içeriği bulunmadığı görülmüştür. Mağdurun “hoca gibi konuşuyordu” ifadesi ise sübjektiftir ve TCK 158/1-a’nın uygulanmasına yeterli değildir. Dini inançların istismarı için failin dinin etkileyiciliğini araç olarak kullanması, mağdurda “manevî otorite” algısı yaratması gerekir. Bu şartlar gerçekleşmediğinden Yargıtay kararı bozmuştur.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2018/9631, K. 2021/784, T. 25.01.2021.

TCK 158/1-a Beraat Yargıtay Kararı – Muska, Dua veya Büyü Gibi Uygulamalar Tek Başına Nitelikli Dolandırıcılık Sayılmaz; Hile Kastı Somut Olarak Kanıtlanmalıdır

Sanığın, mağdur üzerindeki büyüyü bozacağını söyleyerek para aldığı iddiasıyla mahkûm edilmesi üzerine dosya Yargıtay tarafından incelenmiş; sanığın dini inanışları istismar edecek şekilde dini unvan kullandığı, kutsal sembollerle hile yarattığı, dini ritüel simülasyonu yaptığı yönünde hiçbir delil olmadığı belirlenmiştir. Toplumda muskaya, enerji temizliğine veya dua karşılığı bağışa ilişkin geleneksel pratiklerin bulunması, her olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğunu göstermez. Dini istismar kapsamında hilenin somut, yoğun ve mağduru aldatmaya elverişli olması gerekir. Bu unsurlar bulunmadığından Yargıtay mahkûmiyeti bozmuştur.

Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2019/7422, K. 2022/3611, T. 06.04.2022.

TCK 158/1-b Beraat Yargıtay Kararı – Mağdurun Tehlikeli veya Zor Durumda Olduğu Somut Olarak Kanıtlanmadan Nitelikli Dolandırıcılık Hükmü Kurulamaz

Sanığın mağdurun ekonomik sıkıntıda olduğunu fark ederek borç verme vaadiyle para aldığı iddiasıyla mahkûmiyetine karar verilmiş; ancak Yargıtay, mağdurun dosya kapsamına göre aşırı borçlu, acil ihtiyaç içinde veya çaresizlik hâlinde olduğunu gösteren hiçbir tıbbi, sosyal veya ekonomik veri bulunmadığını tespit etmiştir. Mağdurun yalnızca “param yoktu, sıkışık durumdaydım” beyanı objektif nitelikli zor şartı kanıtlamaya yeterli görülmemiştir. TCK 158/1-b’nin uygulanabilmesi için failin mağdurun fiilî zorluk hâlini bilerek bundan yararlanması gerekir. Bu şartlar ispatlanmadığından mahkûmiyet kararı bozulmuştur.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2019/11437, K. 2021/842, T. 09.02.2021.

TCK 158/1-b Beraat Yargıtay Kararı – Mağdurun İçinde Bulunduğu Tehlikeli Durumun Fail Tarafından Bilindiği Kanıtlanmadığında Beraat Gerekir

Sanık, mağdurun sağlık sorunları nedeniyle aceleyle para aradığı dönemde kendisini finans danışmanı olarak tanıtarak menfaat temin ettiği gerekçesiyle mahkûm edilmiştir. Ancak Yargıtay, mağdurun sağlık durumuna ilişkin rapor, acil tedavi ihtiyacı, maddi zorluk belgeleri veya sanığın mağdurun bu durumunu bildiğine dair hiçbir somut delil bulunmadığını tespit etmiştir. Failin mağdurun zor durumunu bilmediği durumda nitelikli hâlin uygulanması mümkün değildir. Yargıtay, yalnızca mağdur beyanına dayanarak nitelikli dolandırıcılık kurulamayacağını vurgulayarak kararı bozmuştur.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2018/6845, K. 2020/5123, T. 15.12.2020.

TCK 158/1-b Beraat Yargıtay Kararı – Mağdurun Zor Şartlardan Yararlanıldığına İlişkin Deliller Yetersiz Olduğunda Nitelikli Dolandırıcılık Değil, Basit Dolandırıcılık Dahi İspatlanamaz

Sanığın, mağdurun boşanma sürecinde psikolojik çöküntü yaşadığını fark ederek onu kandırdığı iddiasıyla verilen mahkûmiyet kararı Yargıtay incelemesinde incelenmiş; mağdurun ruhsal olarak “zayıf ve korunmasız” durumda olduğuna dair psikolojik rapor, tanık ifadesi veya objektif bir veri olmadığı görülmüştür. Yargıtay, mağdurun yaşadığı özel hayat sorunlarının tek başına TCK 158/1-b kapsamına girmeyeceğini, failin mağdurun bu özel durumunu bildiği ve bundan yararlandığına ilişkin delil bulunmadığını belirterek mahkûmiyeti bozmuştur. Yetersiz delil nedeniyle beraat gerektiği ifade edilmiştir.

Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2020/3671, K. 2022/1452, T. 17.03.2022.

TCK 158/1-c Beraat Yargıtay Kararı – Mağdurun Algılama Yeteneğinin Zayıf Olduğu Bilimsel ve Nesnel Delille Kanıtlanmadıkça Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Oluşmaz

Sanığın, mağdurun ileri yaşını kullanarak menfaat sağladığı iddiasıyla mahkûm edildiği olayda Yargıtay, mağdurun algılama yeteneğinin zayıf olduğunu gösteren herhangi bir tıbbi rapor, nöropsikiyatrik değerlendirme veya tanık anlatımı bulunmadığını tespit etmiştir. Yalnızca “yaşlı ve saf” iddiası, TCK 158/1-c’nin uygulanabilmesi için yeterli kabul edilmemiştir. Mağdurun işlem sürecini ayrıntılarıyla anlatabilmesi de algı zayıflığı iddiasını çürütmektedir. Bu nedenle, nitelikli hâlin şartları gerçekleşmediği gerekçesiyle mahkûmiyet kararı bozulmuştur.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/6421, K. 2021/2134, T. 18.03.2021.

TCK 158/1-c Beraat Yargıtay Kararı – Algılama Yeteneğinin Zayıflığından Yararlanıldığı Somut Olarak Kanıtlanmadan Mahkûmiyet Kurulması Bozma Nedenidir

Sanığın, mağdurun zihinsel kapasitesinin düşük olduğundan faydalanarak para aldığı iddiasıyla mahkûmiyet kararı verilmiştir. Ancak Yargıtay, mağdurun zeka geriliği, hafıza problemi veya işlem değerlendirme kapasitesinde kalıcı bir yetersizlik olduğuna ilişkin hiçbir sağlık raporu, tanık anlatısı veya bilirkişi incelemesi yapılmadığını belirtmiştir. Mağdurun ifadesinde olayları kronolojik ve tutarlı anlatabilmesi de algılama yeteneğinin yerinde olduğuna işaret etmektedir. Bu nedenle Yargıtay, delil yetersizliği nedeniyle hükmü bozmuş ve beraatin gerekeceğini belirtmiştir.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2018/8754, K. 2020/4127, T. 06.10.2020.

TCK 158/1-c Beraat Yargıtay Kararı – Mağdurun Algılama Bozukluğunun Fail Tarafından Bilindiği Delille Kanıtlanmadığında Nitelikli Dolandırıcılık Hükmü Uygulanamaz

Sanık, mağdurun psikiyatrik tedavi gördüğünü bilerek onu kandırdığı iddiasıyla mahkûm edilmiştir. Yargıtay ise sanığın mağdurun sağlık geçmişini bildiğine dair telefon mesajı, tanık anlatımı, önceki iletişim geçmişi gibi hiçbir delil bulunmadığını tespit etmiştir. Ayrıca mağdur hakkında alınan tek sağlık raporunda “tüm işlemleri anlayabilecek kapasitededir” tespiti yapılmıştır. Failin mağdurun algılama zayıflığını bilme şartı gerçekleşmediğinden Yargıtay, mahkûmiyet kararını bozmuştur.

Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2020/5122, K. 2022/2431, T. 12.04.2022.

TCK 158/1-d Beraat Yargıtay Kararı – Kamu Kurumu Adının Kullanıldığı Somut Olarak Kanıtlanmadıkça Nitelikli Dolandırıcılık Hükmü Kurulamaz

Sanığın mağdura, “Belediyeden yardım bağlatacağım” diyerek para aldığı iddiasıyla mahkûmiyetine karar verilmiş; ancak Yargıtay, sanığın belediye adına hareket ettiğine, belediye personeli gibi davrandığına veya mağdurda böyle bir kanaat oluşturduğuna dair hiçbir resmi belge, tanık anlatımı, mesaj, telefon kaydı veya kurumsal temas bulunmadığını tespit etmiştir. Mağdurun “ben öyle zannettim” beyanı tek başına yeterli görülmemiştir. Failin kamu kurumunu araç olarak kullandığına dair dış dünyaya yansıyan hileli davranış ispatlanmadığından mahkûmiyet kararı bozulmuştur.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2019/5214, K. 2021/1339, T. 10.03.2021.

TCK 158/1-d Beraat Yargıtay Kararı – Sanığın Kamu Kurumu ile Bağı Olduğunu Gösteren Delil Bulunmadığında Nitelikli Hâl Değil, Beraat Kararı Gerekir

Sanığın mağdura “SGK’da tanıdığım var, emeklilik işlemlerini hızlandırırım” diyerek para aldığı gerekçesiyle mahkûmiyet kararı verilmiş; ancak Yargıtay, sanığın SGK çalışanı olduğuna, kurumla bağlantılı hareket ettiğine veya görevlendirilmiş gibi davrandığına ilişkin somut delil olmadığını belirtmiştir. Sanık tarafından kullanılan herhangi bir resmî belge, görev kartı, kurum içi evrak, yazışma bulunmamaktadır. Yargıtay, mağdurun beyanının tek başına 158/1-d için yeterli olmadığını vurgulayarak hükmü bozmuştur.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2018/11753, K. 2020/6572, T. 30.12.2020.

TCK 158/1-d Beraat Yargıtay Kararı – Kamu Meslek Kuruluşu veya Dernek Adının Kullanıldığına Dair Delil Olmadığında Nitelikli Dolandırıcılık Unsurları Oluşmaz

Sanığın bir dernek üzerinden yardım toplayacağını söyleyerek menfaat temin ettiği gerekçesiyle mahkûmiyet kararı verilmiş; ancak Yargıtay, sanığın ilgili dernekle bağı olduğunu gösteren üyelik kaydı, görevlendirme belgesi, yetki yazısı, tanık beyanı veya mesaj gibi hiçbir delil bulunmadığını tespit etmiştir. Yalnızca mağdurun “dernek adına topluyorum dedi” şeklindeki beyanı somut bir teyide dayanmadığından yeterli görülmemiştir. Yargıtay, kamu meslek kuruluşu veya dernek adının gerçekten hile aracı yapılmasının kanıtlanamadığı dosyalarda beraat kararı verilmesi gerektiğini ifade ederek kararı bozmuştur.

Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2020/2437, K. 2022/1318, T. 09.03.2022.

TCK 158/1-e Beraat Yargıtay Kararı – Kamu Kurumunun Zarara Uğratıldığı Somut ve Teknik Olarak Kanıtlanmadıkça Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Oluşmaz

Sanığın belediye tarafından yürütülen sosyal yardım programından haksız yararlanmak için gerçeğe aykırı beyan verdiği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiş; ancak Yargıtay, yardımın gerçekten kurum bütçesinden ödendiğine dair net ödeme kaydı, hak ediş belgesi, bütçe çıkışı veya kurumun maddi zararını gösteren resmi tespit bulunmadığını belirlemiştir. Ayrıca kurumun zarar gördüğünü doğrulayan bir müfettiş raporu da yoktur. Bu durumda mağdurun kamu kurumu olabilmesi ve zararın oluşmasının nitelikli hâlin temel unsurunu oluşturması gerektiğinden, delil yetersizliğiyle mahkûmiyet kararı bozulmuş ve beraat gerektiği belirtilmiştir.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2019/8742, K. 2021/2261, T. 24.05.2021.

TCK 158/1-e Beraat Yargıtay Kararı – Kamu Kurumunun Maddi Zararının Belirlenemediği Hâllerde Dolandırıcılığın Nitelikli Hâli Uygulanamaz

Sanığın SGK’dan haksız şekilde ilaç bedeli aldığı iddiasıyla mahkûmiyetine karar verilmiş; ancak Yargıtay, dosyada SGK’nın gerçekten zarara uğratıldığını ortaya koyan kurum zarar tespit tutanağı, muhasebe kayıtları veya inceleme raporu bulunmadığını vurgulamıştır. Kurumun ödediği bedelin sanığın hileli davranışları sonucu fazla ödendiği kanıtlanmamıştır. Ayrıca doktor ve eczane kayıtları arasında çelişki giderilmeden hüküm kurulması usule aykırıdır. Yargıtay bu nedenle mahkûmiyeti bozmuş ve nitelikli hâlin unsurlarının oluşmadığını belirtmiştir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2018/10341, K. 2020/4419, T. 10.11.2020.

TCK 158/1-e Beraat Yargıtay Kararı – Kamu Kurumunun Zararını Doğuran Hileli Davranış Faille Bağlantılandırılamıyorsa Beraat Kararı Verilmelidir

Sanığın, Tarım İl Müdürlüğü destek programından haksız yarar sağladığı iddiasıyla verilen mahkûmiyet kararı Yargıtay incelemesine konu olmuş; ancak sanığın destek başvurusundaki eksik veya hatalı belgelerin bilerek ve hile kastıyla hazırlanıp hazırlanmadığı, ayrıca kurumun destek ödemesi nedeniyle gerçek bir mali zarara uğrayıp uğramadığı kesin olarak belirlenememiştir. Yargıtay, kamu kurumunun zararına dolandırıcılık için hem hile hem de kurumun ekonomik olarak zarara uğramasının zorunlu olduğunu, bu unsurların somut biçimde ortaya konulmadığı dosyalarda beraat gerektiğini vurgulayarak hükmü bozmuştur.

Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2020/1786, K. 2022/974, T. 03.03.2022.

TCK 158/1-f Beraat Yargıtay Kararı – Bilişim Sisteminin Sanık Tarafından Kullanıldığı Teknik Olarak Kanıtlanmadıkça Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Oluşmaz

Sanığın mağdurun banka hesabına internet bankacılığı yoluyla girerek para transfer ettiği iddiasıyla mahkûmiyetine karar verilmiş; ancak Yargıtay, işlemlerin sanık tarafından yapıldığını gösteren IP bilgisi, cihaz MAC adresi, SIM kart eşleşmesi, log kaydı, kullanıcı adı/şifre eşleştirmesi gibi hiçbir teknik delilin bulunmadığını tespit etmiştir. Sadece mağdurun “şüphelendim” şeklindeki beyanının delil niteliği taşımadığı vurgulanmıştır. Yargıtay, bilişim sistemi kullanımının mutlaka teknik verilerle ispatlanması gerektiğini, aksi hâlde mahkûmiyet verilemeyeceğini belirterek hükmü bozmuştur.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/8421, K. 2021/3125, T. 11.05.2021.

TCK 158/1-f Beraat Yargıtay Kararı – POS Cihazı, Banka Kartı veya Dijital İşlem Sanık ile Bağlantılandırılamıyorsa Beraat Kararı Verilmelidir

Sanığın mağdurun kart bilgilerini kullanarak POS cihazı üzerinden işlem yaptığı iddiasıyla mahkûm edilmesi üzerine Yargıtay incelemesinde; işlem anına ilişkin kamera kaydı, cihazın kimin tarafından kullanıldığını gösteren tanık beyanı, imza karşılaştırması veya sanığın POS cihazıyla ilişkili olduğuna dair herhangi bir teknik bulgu bulunmadığı görülmüştür. Kartın fiziken kim tarafından kullanıldığının belirsiz olduğu hâlde mahkûmiyet kurulması, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesine aykırı bulunmuştur. Bu nedenle karar bozulmuştur.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2018/5642, K. 2020/4978, T. 22.09.2020.

TCK 158/1-f Beraat Yargıtay Kararı – Dijital Para Transferinde Failin Kim Olduğu Tespit Edilmediğinde Nitelikli Dolandırıcılık Unsurları Oluşmaz

Sanığın sosyal medya hesabı üzerinden mağdura yatırım vaadiyle ulaşarak para transferi sağladığı iddiasıyla mahkûm edilmesine rağmen Yargıtay, para transferi yapılan hesapların kime ait olduğu, erişimin kim tarafından sağlandığı ve talimatın kimden geldiği konusunda net bir teknik inceleme yapılmadığını tespit etmiştir. Sanığın telefonunda veya bilgisayarında olaya ilişkin dijital iz bulunmamaktadır. Yargıtay, bilişim sistemlerinin araç olarak kullanıldığı suçlarda failin kim olduğunun tartışmasız biçimde belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak mahkûmiyeti bozmuştur.

Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2020/1884, K. 2022/1451, T. 17.03.2022.

TCK 158/1-g Beraat Yargıtay Kararı – İlan veya Yayının Faille Bağlantısı Kanıtlanmadıkça Basın-Yayın Yoluyla Dolandırıcılık Suçu Oluşmaz

Sanığın internet ilanı üzerinden araç satma vaadiyle mağduru dolandırdığı iddiasıyla verilen mahkûmiyet kararı, Yargıtay tarafından incelenmiş; ilanın sanık tarafından verildiğine dair IP kaydı, cihaz bilgisi, telefon hattı eşleşmesi, kullanıcı adı bağlantısı veya tanık anlatısı gibi hiçbir somut delilin bulunmadığı tespit edilmiştir. Mağdurun yalnızca “ilan sanığa ait olabilir” yönündeki beyanı yeterli görülmemiştir. Yargıtay, basın-yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanma unsurunun ancak ilanın veya yayının faille kesin biçimde ilişkilendirilmesi hâlinde uygulanabileceğini belirterek mahkûmiyeti bozmuştur.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2019/11452, K. 2021/1837, T. 28.04.2021.

TCK 158/1-g Beraat Yargıtay Kararı – Sosyal Medya Paylaşımının Sanığa Ait Olduğu Teknik Olarak Kanıtlanmadığında Nitelikli Dolandırıcılık Hükmü Verilemez

Sanığın sosyal medya hesabından yatırım vaadiyle ilan yayınlayıp mağdurdan para aldığı iddiasıyla mahkûmiyetine karar verilmiş; ancak Yargıtay, hesabın sanığa ait olduğunu gösteren kullanıcı doğrulaması, IP tespiti, e-mail eşleşmesi, telefon numarası kaydı veya dijital delil bulunmadığını belirtmiştir. Hesap sahte olabilirken fail belirlenmeden hüküm kurulması, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesine aykırı bulunmuştur. Bu nedenle Yargıtay, nitelikli dolandırıcılık hükmünü bozmuştur.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2018/7734, K. 2020/4213, T. 04.11.2020.

TCK 158/1-g Beraat Yargıtay Kararı – Basın-Yayın Yoluyla İşlendiği İddia Edilen Dolandırıcılıkta Yayının Mağduru Aldatmaya Elverişli Olduğu Kanıtlanmadıkça Beraat Kararı Gerekir

Sanığın radyo programında kendisini “yatırım uzmanı” olarak tanıtıp mağdurları yanılttığı iddiasıyla mahkûmiyetine karar verilmiştir. Ancak Yargıtay, yayındaki konuşmaların kayıtlarının dosyaya getirtilmediğini, sanığın gerçekten kendisini yatırım uzmanı olarak tanıtıp tanıtmadığının belirlenmediğini, yayın içeriğinin mağduru aldatmaya elverişli olup olmadığının bilirkişi tarafından incelenmediğini tespit etmiştir. Bu eksiklikler giderilmeden mahkûmiyet kurulması usule aykırı görülmüş ve karar bozulmuştur.

Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2020/3952, K. 2022/2134, T. 06.04.2022.

TCK 158/1-h Beraat Yargıtay Kararı – Ticari Faaliyetle Bağlantı Kurulamadığında Tacir veya Şirket Yöneticisi Sıfatıyla Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Oluşmaz

Sanığın şirket yetkilisi sıfatıyla mağdura mal satacağı vaadiyle para aldığı iddiasıyla mahkûmiyetine karar verilmiş; ancak Yargıtay incelemesinde, olayda şirket ticari faaliyetiyle herhangi bir bağlantının kurulamadığı, ödeme ve yazışmaların şirket üzerinden değil tamamen kişisel iletişim kanallarından yürütüldüğü, şirket defterleri veya resmi belgelerinde bu satışa ilişkin bir kayıt bulunmadığı tespit edilmiştir. Yargıtay’a göre 158/1-h’nin uygulanabilmesi için suçun mutlaka şirket faaliyeti sırasında ve şirket adına hareket edilerek işlenmesi gerekir. Bu unsurlar gerçekleşmediğinden mahkûmiyet bozulmuştur.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/7843, K. 2021/4512, T. 25.05.2021.

TCK 158/1-h Beraat Yargıtay Kararı – Sanığın Tacir Oluşu Tek Başına Nitelikli Dolandırıcılığa Yetmez; Hilenin Ticari Faaliyet Çerçevesinde İşlenmesi Somut Olarak Kanıtlanmalıdır

Sanığın bir limited şirketin ortağı olması nedeniyle ticari itibarını kullanarak mağduru dolandırdığı iddia edilmiş; ancak Yargıtay, hilenin ticari faaliyet sırasında işlendiğini gösteren fatura, sözleşme, cari hesap hareketi, sipariş kaydı veya şirket içi talimat gibi hiçbir delil bulunmadığını tespit etmiştir. Sanığın tacir olması tek başına nitelikli hâli doğurmaz. Hile fiilinin doğrudan ticari faaliyet kapsamında ve şirketin sağladığı güvenle işlendiğinin kanıtlanması gerekir. Bu şart gerçekleşmediğinden mahkûmiyet bozularak beraat gerektiği ifade edilmiştir.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2018/12567, K. 2020/3891, T. 22.09.2020.

TCK 158/1-h Beraat Yargıtay Kararı – Şirket Yöneticisinin Hileli Eylemi ile Şirket Faaliyeti Arasında Bağlantı Kurulamadığında Nitelikli Dolandırıcılık Unsurları Tamamlanmaz

Sanığın kooperatif yöneticisi sıfatıyla konut vaadiyle mağdurlardan para aldığı iddiasıyla verilen mahkûmiyet kararı Yargıtay incelemesinde değerlendirilmiş; kooperatifin projeye ilişkin ruhsatı, resmi başvuruları, üye kayıtları veya mali belgeleri üzerinde hileli beyanı doğrulayan bir bulgu bulunmadığı tespit edilmiştir. Mağdurların ödemeleri kooperatif hesabına değil sanığın şahsi hesabına yaptığı anlaşılmıştır. Yargıtay, hilenin kooperatif faaliyeti çerçevesinde ve yönetici sıfatıyla işlendiğinin somut delille kanıtlanmaması hâlinde 158/1-h uygulanamayacağını belirterek mahkûmiyeti bozmuştur.

Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2020/2311, K. 2022/1673, T. 22.03.2022.

TCK 158/1-i Beraat Yargıtay Kararı – Serbest Meslek Güveninin Kötüye Kullanıldığı Somut Olarak Kanıtlanmadıkça Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Beraat Kararı Verilmesi Gerekir

Sanığın avukat sıfatını kullanarak mağdurdan para aldığı iddia edilmiş; ancak Yargıtay, dosyada sanığın mesleki bilgi, yetki veya unvanını kullanarak mağduru aldattığını gösterir herhangi bir somut hileli davranış bulunmadığını tespit etmiştir. Ödemelerin vekâletname verilmesinden önce yapıldığı, sanığın meslekî konumunu ileri sürerek haksız menfaat sağladığına dair delil olmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki yardım ilişkisi niteliği taşımadığı belirlenmiştir. Bu nedenle serbest meslek güveninin kötüye kullanıldığı söylenemeyeceğinden nitelikli dolandırıcılık şartları oluşmamıştır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/8421, K. 2021/1223, T. 10.02.2021.

TCK 158/1-i Beraat Yargıtay Kararı – Sanığın Meslek Unvanını Kullanarak Hile Oluşturduğu Kanıtlanamazsa Nitelikli Dolandırıcılık Değil, Hukuki İhtilaf Söz Konusudur

Sanığın muhasebeci olarak çalışırken şirket kurma ve teşvik başvurusu yapacağı vaadiyle para aldığı iddiasıyla mahkûmiyetine karar verilmiş; ancak Yargıtay, sanığın mesleki unvanını kullanarak mağduru aldattığını gösterir somut hile unsurlarının dosyada yer almadığını belirlemiştir. Yapılacağı söylenen işlemlerin hukuki ve fiili imkânsız olduğuna ilişkin mağdurun beyanı dışında bir kanıt sunulmadığı, ticari ilişkinin başarısız olmasının “dolandırıcılık” için yeterli olmadığı ifade edilmiştir. Bu nedenle suçun nitelikli hâlinin unsurları oluşmadığından hüküm bozulmuştur.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2020/3148, K. 2022/5756, T. 14.09.2022.

TCK 158/1-i Beraat Yargıtay Kararı – Serbest Meslek Sahibi Kişinin Meslek Kaynaklı Güven İlişkisini Kötüye Kullandığı İspatlanamadığında Mahkûmiyet Verilemez

Sanığın mimarlık hizmeti vereceğini söyleyerek proje çizimi için ücret aldığı; ancak projeyi teslim etmediği iddiası üzerine mahkûmiyet kararı verilmiş; Yargıtay ise, sanığın meslekî güveni kötüye kullandığını gösterir hiçbir hileli davranış tespit edilemediğini belirtmiştir. Dosyada sanığın projeyi çizmeye başladığına ilişkin çalışmalar bulunduğu, taraflar arasında sözleşmeden kaynaklı bir hizmet ifası uyuşmazlığı olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay, serbest meslek güveninin kötüye kullanımının açık biçimde kanıtlanmaması hâlinde nitelikli dolandırıcılıktan söz edilemeyeceğini ifade ederek beraat gerektiğini vurgulamıştır.

Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2021/4872, K. 2023/2198, T. 27.04.2023.

TCK 158/1-j Beraat Yargıtay Kararı – Kredi Tahsis Şartlarının Gerçek Dışı Beyanla Aşıldığı Somut Delille Kanıtlanmadıkça Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Beraat Kararı Verilmesi Gerekir

Sanığın, mağdura ait şirket üzerinden kredi çekmek için ekonomik durumu gerçekte olduğundan daha iyi göstermeye yönelik beyanlarda bulunduğu iddia edilmiştir. Ancak Yargıtay, kredi tahsis süreçlerinin bankalar tarafından çok aşamalı teknik incelemeye tabi tutulduğunu, bankanın kendi değerlendirme ve risk analizini yapmadan sırf sanığın beyanına dayanarak kredi tahsis etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirtmiştir. Başvuru belgelerinin banka tarafından incelendiği, bankanın bağımsız karar alma sürecinde sanığın hileli yönlendirme yaptığına dair somut delil bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu nedenle kredi tahsisinin sanığın hilesiyle sağlandığı kanıtlanamadığından beraat gerektiği vurgulanmıştır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2018/3121, K. 2020/7821, T. 17.11.2020.

TCK 158/1-j Beraat Yargıtay Kararı – Bankayı Yanılttığı İleri Sürülen Sanığın Hileli Davranışı Kanıtlanmadıkça Mahkûmiyet Kurulamaz

Sanığın sahte gelir belgesi düzenleyerek kredi çektiği iddiası üzerine mahkûmiyet kararı verilmiş; ancak Yargıtay, dosyada yer alan belgelerin bankanın kendi sistem kayıtlarıyla uyumsuzluk göstermediğini, sanığın kendisi tarafından sunulan belgelerin banka tarafından teyit edilmediğine ilişkin bir eksiklik bulunmadığını, hileli davranışın somut olarak ispatlanamadığını belirtmiştir. Banka yetkililerinin beyanları, kredi tahsisinde risk skoru ve otomatik değerlendirme mekanizmasının belirleyici olduğunu ortaya koymuş; sanığın iradesinin kredinin verilmesinde tek belirleyici unsur olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkûmiyet kararı bozulmuştur.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2019/4278, K. 2021/1453, T. 09.03.2021.

TCK 158/1-j Beraat Yargıtay Kararı – Kredi Tahsisinin Sanığın Hilesiyle Gerçekleştiği Kanıtlanamazsa Uyuşmazlık Hukuki Nitelik Taşır ve Dolandırıcılık Oluşmaz

Sanığın, üçüncü kişi adına kredi başvurusu yapıp menfaat sağladığı iddia edilmiştir. Yargıtay, kredi işlemlerinin bankanın kendi değerlendirme süreçlerine tabi olduğu, sanığın beyanları ile bankanın kredi verme kararı arasında illiyet bağı kurulamadığı, kredi tahsis sürecinde sanığın hileli davranışla banka görevlilerini yanılttığını gösterir hiçbir somut delil bulunmadığı sonucuna varmıştır. Bankanın kendi risk değerlendirmesi sonucu krediyi verdiği, sanığın banka kararını yönlendirecek nitelikte hile kullanmadığının açık olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurları oluşmadığından beraat gerektiği ifade edilmiştir.

Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2020/5162, K. 2022/3419, T. 12.10.2022.

TCK 158/1-k Beraat Yargıtay Kararı – Sigorta Bedelini Almak Amacıyla Yapıldığı İddia Edilen Eylem Hile Unsuruyla Kanıtlanmadıkça Beraat Kararı Verilmelidir

Sanığın, aracını bilerek kaza yaptırıp sigorta bedeli almaya çalıştığı iddia edilmiştir. Yargıtay, bilirkişi raporlarında kazanın doğal seyriyle uyumlu olduğu, kasıtlı olarak gerçekleştirildiğine ilişkin hiçbir teknik tespit bulunmadığı, sanığın sigorta şirketine sunduğu belgelerde sahtecilik veya gerçeğe aykırılık saptanmadığı gerekçeleriyle hile unsurunun ispatlanamadığını belirtmiştir. Sigorta başvurusunun hukuka uygun biçimde yapıldığı, kastın ve hilenin kanıtlanamadığı durumlarda dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı vurgulanarak beraat gerektiği ifade edilmiştir.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2016/11791, K. 2018/5432, T. 03.05.2018.

TCK 158/1-k Beraat Yargıtay Kararı – Sigorta Hasarının Kasıtlı Oluşturulduğu Teknik Olarak Kanıtlanamadığında Mahkûmiyet Kurulamaz

Sanığın işyerinde meydana gelen yangını kasten çıkardığı ve sigorta tazminatı almaya çalıştığı iddiasıyla mahkûm edildiği olayda, Yargıtay bilirkişi raporlarında yangının kaynağının belirlenemediğini, kasıtlı çıkarıldığına dair teknik bulgunun bulunmadığını, sanığın yangından önce risk artırıcı bir davranış sergilediğine dair delil elde edilmediğini belirtmiştir. Sigorta başvurusunun olağan prosedür içinde yapıldığı, hilenin somut delille ispatlanmadığı gerekçesiyle mahkûmiyet kararı bozulmuştur.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/4538, K. 2021/1129, T. 18.02.2021.

TCK 158/1-k Beraat Yargıtay Kararı – Sigorta Bedeli İçin Sahte Beyan Kullanıldığı İleri Sürülse de Belge ve Olay Uyumu Şüpheli Kaldığında Dolandırıcılık Suçu Oluşmaz

Sanığın kasko sigortasından ödeme almak amacıyla aracının çalındığını bildirdiği, ancak gerçekte aracı sakladığı iddia edilmiştir. Yargıtay, çalıntı ihbarının hemen yapıldığı, kamera kayıtlarının sanığın aracı sakladığını göstermediği, aracın bulunduğu yerin faille ilişkilendirilemediği, sanığın beyanlarıyla iddia edilen hile arasında bağ kurulamadığı gerekçesiyle dolandırıcılık suçunun unsurlarının ispatlanamadığını belirtmiştir. Bu nedenle mahkûmiyet kararı bozulmuştur.

Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2020/874, K. 2022/2195, T. 14.06.2022.

TCK 158/1-l Beraat Yargıtay Kararı – Sanığın Kendini Kamu Görevlisi Olarak Tanıttığı İddiası Somut ve Kesin Delille Kanıtlanmadıkça Beraat Kararı Verilmelidir

Sanığın, mağdura kendisini polis memuru olarak tanıtarak para istediği iddiasıyla mahkûm edildiği olayda, Yargıtay mağdurun anlatımlarında çelişkiler bulunduğunu, sanığın kamu görevlisi olduğunu gösteren hiçbir beyan, belge, arama kaydı veya tanık ifadesi elde edilemediğini tespit etmiştir. Telefonda geçen konuşmaların içeriği teknik incelemeyle doğrulanamamış, sanığın kimliğini gizleyerek konuştuğu ancak kendisini kamu görevlisi olarak tanıttığına dair kesin delil bulunmamıştır. Bu nedenle suçun nitelikli hali oluşmadığından beraat gerektiği belirtilmiştir.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2018/7312, K. 2020/2146, T. 12.02.2020.

TCK 158/1-l Beraat Yargıtay Kararı – Banka Çalışanı Kimliği Kullanıldığı İddiası Teknik Kayıtlarla Desteklenmediğinde Mahkûmiyet Bozulur

Sanığın, mağduru arayarak kendisini banka çalışanı olarak tanıttığı ve hesap güvenliği için para istediği ileri sürülmüştür. Yargıtay, bankanın çağrı merkezi kayıtlarında sanığa ait herhangi bir arama izi bulunmadığını, sanığın kullandığı hat ile mağdurun arandığı numara arasında bağlantı kurulamamış olduğunu, sanığın banka çalışanı olduğunu söyleyerek hile yaptığına ilişkin delillerin tamamen varsayıma dayandığını belirtmiştir. Bu nedenle mahkûmiyet kararı bozularak beraat gerektiği vurgulanmıştır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/8421, K. 2021/3894, T. 25.05.2021.

TCK 158/1-l Beraat Yargıtay Kararı – Sanığın Sigorta Şirketi Çalışanı Gibi Davrandığı İddiası İspatlanamadığında Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Oluşmaz

Sanığın mağdura ulaşarak sigorta poliçesinin yenilenmesi için ödeme talep ettiği öne sürülmüştür. Yargıtay, sanığın aradığı numaranın sigorta şirketiyle bağlantılı olmadığının tespit edildiğini, ancak sanığın kendisini sigorta çalışanı olarak tanıttığını gösteren ses kaydı, mesaj veya tanık beyanı bulunmadığını, mağdurun olaydan sonraki beyanlarının ilk anlatımıyla çeliştiğini belirtmiştir. Bu sebeple hileli davraniş ve nitelikli halinin ispatlanamadığı, beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kurulmasının hukuka aykırı olduğu ifade edilmiştir.

Yargıtay 23. Ceza Dairesi, E. 2020/2734, K. 2022/1187, T. 22.03.2022.

Hukuki Uyarı

Bu makale, TCK 158 Nitelikli Dolandırıcılık Suçu ve nitelikli dolandırıcılık cezası hakkında genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve hukuki tavsiye niteliği taşımamaktadır. TCK 158 kapsamında bir soruşturma veya kovuşturmayla karşı karşıya iseniz, mutlaka bir ceza avukatına danışmanız gerekmektedir.

Kaynak: 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu – T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi

Avukat Çağrı Ayboğa

Avukat Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosu’nun kurucu avukatlarındandır. Ankara Barosu’na kayıtlı olarak dinamik ve tecrübeli ekibiyle avukatlık mesleğini icra etmektedir.
Başa dön tuşu
Ara