TCK 203 : Mühür Bozma Suçu ve Cezası (2026)
- TCK 203 Kanun Metni
- Madde Gerekçesi
- Mühür Bozma (Fekki) Suçu Nedir?
- Suçun Unsurları
- Seçimlik Hareketler
- Mühürleme Ön Koşulu
- Özel Şirketlerin Mühürleme Yetkisi
- Hukuka Aykırı Mühürleme
- Mühür Bozma Suçunun Cezası
- HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezası
- Seri Muhakeme Usulü
- Suçun Özel Görünüş Biçimleri
- İlişkili Suçlar ve Karşılaştırma
- Soruşturma ve Kovuşturma
- Yargıtay Kararları
- Sıkça Sorulan Sorular

TCK 203 Kanun Metni
TCK Madde 203 – Mühür Bozma
(1) Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Madde Gerekçesi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203. maddesinin gerekçesinde belirtildiği üzere, bu suç ile korunan hukuki değer kamu güveni ve devlet otoritesidir. Mühür, kamu idaresinin bir şeyi koruma altına alma iradesinin somut göstergesidir. Bu iradeyi etkisiz duruma getiren her eylem, devlet otoritesine karşı gelme niteliği taşır.
Madde gerekçesi, mühürlemenin amacını “bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak” olarak belirler. Bu nedenle mühre fiziken dokunulmasa dahi mühürlemenin amacına aykırı hareket edilmesi suç olarak tanımlanmıştır. Kanun koyucu, mühre yönelik her türlü ihlali kapsayacak geniş bir düzenleme yapmıştır.
Mühür bozma suçu, 765 sayılı eski TCK’nın 274. maddesinde “Mühür Fekki ve Hükümetin Muhafazasında Bulunan Eşyayı Çalmak” başlığı altında düzenlenmişken, 5237 sayılı yeni TCK’da “Kamu Güvenine Karşı Suçlar” bölümüne alınmıştır. Bu değişiklik, kanun koyucunun suçla korunan hukuki değerin devlet otoritesi ve kamu güveni olduğuna ilişkin iradesini açıkça ortaya koymaktadır.
Mühür Bozma (Fekki) Suçu Nedir?
Mühür bozma suçu (mühür fekki), kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını ya da varlığının aynen korunmasını sağlamak amacıyla konulan mührün kaldırılması veya mührün konuluş amacına aykırı hareket edilmesi ile oluşan bir suçtur. TCK’nın 203. maddesinde “Kamu Güvenine Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenmiştir.
Mühür, kamu otoritesinin bir şeyi koruma altına aldığının simgesidir. Bu simgeye karşı gelmenin cezalandırılmasındaki amaç, devlet idaresinin ve kamu düzeninin korunmasıdır. Suçla korunan hukuki değer, kamu idaresinin saygınlığı ve devlet otoritesidir. Mührün maddi değeri değil, temsil ettiği kamu gücü önemlidir.
Uygulamada mühür bozma suçu en sık şu şekillerde karşımıza çıkmaktadır: belediye tarafından mühürlenen ruhsatsız inşaata devam edilmesi, mühürlenen işyerinin açılarak faaliyete devam edilmesi, elektrik veya su sayacına konulan mührün kırılması, mühürlü bir eşyanın mühre rağmen kullanılması, mühürleme telinin veya ipinin koparılması.
Suçun Unsurları
Korunan Hukuki Değer
Mühür bozma suçu ile korunan hukuki değer, kamu idaresinin saygınlığı ve devlet otoritesidir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2016/1291 E., 2016/7364 K. sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere: “Mühür bozma suçuyla korunan hukuki değer, kamu idaresinin saygınlığı ve devlet otoritesidir. Mührün maddi değeri değil, temsil ettiği kamu gücü önemlidir.”
Fail
Mühür bozma suçunun faili herkes olabilir. Bu suç, özgü suçlardan değildir; yani fail olmak için belirli bir sıfata sahip olmak gerekmez. Mühürlemenin muhatabı olan kişi ile üçüncü bir kişi de bu suçun faili olabilir. Örneğin, mühürlenen işyerinin sahibi, çalışanı veya tamamen ilgisiz bir kişi mührü kaldırırsa suç oluşur.
Mağdur
Mühür bozma suçunun mağduru toplumdur. Bu suç, belirli bir kişiye değil, kamu düzenine ve devlet otoritesine karşı işlenir. Bu nedenle mağdur sıfatı belirli bir gerçek veya tüzel kişiye ait değildir. Mühürlemeyi yapan kamu kurumu, suçun mağduru değil, suçtan zarar gören sıfatındadır.
Maddi Unsur (Fiil)
Mühür bozma suçunun maddi unsuru iki seçimlik hareketten oluşur: (1) mührün kaldırılması, (2) mührün konuluş amacına aykırı hareket edilmesi. Bu iki hareketten herhangi birinin gerçekleşmesi suçun tamamlanması için yeterlidir. Her iki hareketin aynı anda gerçekleştirilmesi halinde tek bir suç oluşur.
Manevi Unsur (Kast)
Mühür bozma suçu yalnızca kasten işlenebilir; taksirle işlenemez. Failin mühürleme işleminin varlığını bilmesi ve buna rağmen mührü kaldırması ya da mührün konuluş amacına aykırı hareket etmesi gerekir. Genel kast yeterlidir; özel kast, saik veya motif aranmaz. Failin hangi amaçla mührü bozduğunun önemi yoktur.
Suçun Konusu
Suçun konusu, kanun veya yetkili makamların emri uyarınca konulmuş olan mühürdür. Mühür; kurşun mühür, balmumu mühür, soğuk damga, mühür teli, mühür ipi, mühür etiketi, bandrol gibi çeşitli biçimlerde olabilir. Önemli olan, mühürleme işleminin yetkili makam tarafından ve kanuna uygun şekilde gerçekleştirilmiş olmasıdır.
Seçimlik Hareketler
Mührün Kaldırılması
Birinci seçimlik hareket, mührün fiziksel olarak kaldırılmasıdır. Mührün sökülmesi, koparılması, yırtılması, yakılması, bozulması, kırılması veya herhangi bir şekilde ortadan kaldırılması bu kapsamdadır. Mühre yönelik fiziksel bir müdahale ile mührün işlevini yitirmesi yeterlidir. Mührün tamamen yok edilmesi şart değildir; işlevini yitirecek şekilde bozulması da yeterlidir.
Mührün Konuluş Amacına Aykırı Hareket
İkinci seçimlik hareket, mühre fiziksel olarak dokunulmasa bile mühürlemenin amacına aykırı davranılmasıdır. Bu, uygulamada en sık karşılaşılan durumdur. Örneğin: belediye tarafından mühürlenen ruhsatsız inşaatta mühre dokunmadan inşaata devam edilmesi, mühürlü işyerinde arka kapıdan girerek faaliyete devam edilmesi, mühürlenen sayaçtan elektrik kullanılmaya devam edilmesi.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2016/1291 E., 2016/7364 K. sayılı kararında; “TCK m. 203’ün yalnızca mührün fiziken kaldırılmasını değil; konuluş amacına aykırı hareket edilmesini de cezalandırdığı, mührün sembolik bir koruma işareti olduğu ve fiilen faaliyetin sürdürülmesinin kamu otoritesine karşı gelme iradesini ortaya koyduğu” açıkça belirtilmiştir.
Mühürleme Ön Koşulu
Mühür bozma suçunun oluşabilmesi için ön koşul, usulüne uygun şekilde konulmuş bir mührün varlığıdır. Mühürleme işlemi kanuna veya yetkili makamın emrine dayanmalı ve usulüne uygun biçimde gerçekleştirilmiş olmalıdır. Bu husus, Yargıtay kararlarında defalarca vurgulanmıştır.
Mühürleme tutanağının önemi: Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2006/7572 E., 2008/869 K. sayılı kararına göre, mühür bozma suçunun oluşabilmesi için öncelikle kanuna ve yetkili makam emrine uygun şekilde konulmuş bir mührün varlığı “ön koşul” olarak aranır. Dosyada mühürleme tutanağı bulunmaması veya tutanağın usulüne uygun düzenlenmemesi halinde, mühür bozma suçunun oluştuğundan söz edilemez.
Fiilen mühür konulmaması: Yargıtay 21. Ceza Dairesi’nin 2016/149 E., 2016/7290 K. sayılı kararında; yalnızca hizmetin kesilmesi veya faaliyetin durdurulmasının mühürleme anlamına gelmeyeceği, mühür bozma suçunun oluşabilmesi için fiilen konulmuş bir mührün varlığının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Örneğin su aboneliğinin kesilmesi tek başına mühürleme sayılmaz.
Sayaçların imalat mühürleri: Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2013/24782 E., 2014/8743 K. sayılı kararında; sayaçların imalat aşamasında konulan bakanlık mühürlerinin, TCK 203 anlamında mühür olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiştir. Mühürleme işleminin bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak amacıyla yapılmış olması gerekir.
Özel Şirketlerin Mühürleme Yetkisi
Mühür bozma suçunun en tartışmalı konularından biri, özel hukuk tüzel kişilerinin mühürleme yetkisinin bulunup bulunmadığıdır. Elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesinden sonra bu konu Yargıtay’ın gündemine sıklıkla gelmiştir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2016/844 E., 2017/2563 K. sayılı kararında; mühürlemenin kanun veya yetkili makam emrine dayanması gerektiği, özel hukuk tüzel kişilerinin mühürleme yetkisinin ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yetkisiz bir mühürleme işleminin hukuka uygun kabul edilemeyeceği vurgulanmıştır.
Bu konuda Yargıtay kararları arasında içtihat farklılıkları bulunmaktadır. Bazı kararlarda özel elektrik dağıtım şirketlerinin imtiyaz sözleşmesi veya ilgili mevzuat kapsamında mühürleme yetkisine sahip olduğu kabul edilirken, bazı kararlarda bu yetkinin yalnızca kamu otoritesine ait olduğu görüşü benimsenmiştir. Her somut olayda mühürleme yetkisinin hukuki dayanağının ayrıca araştırılması gerekmektedir.
Hukuka Aykırı Mühürleme
Mühürleme işleminin hukuka aykırı olması halinde mühür bozma suçu oluşmaz. Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 1999/7110 E., 1999/8220 K. sayılı kararında; mühür bozma suçunda mühürlemenin hukuka uygun olması gerektiği, hukuka aykırı bir idari işlemle konulan mührün korunmasının ceza hukuku bakımından mümkün olmadığı açıkça belirtilmiştir.
Bu ilke gereği, mühürleme işleminin dayanağı olan idari kararın hukuka aykırı olduğu tespit edilirse, bu mühre yönelik eylemler TCK 203 kapsamında değerlendirilemez. Savunmada mühürleme işleminin hukuki dayanağının sorgulanması, etkili bir savunma stratejisi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Mühür Bozma Suçunun Cezası
TCK 203 uyarınca mühür bozma suçunun cezası 6 aydan 3 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Kanun metnindeki “veya” ifadesi, bu iki cezanın seçimlik olduğunu gösterir. Hâkim, somut olayın koşullarına göre ya hapis cezası ya da adli para cezası verecektir; her iki cezanın aynı anda verilmesi mümkün değildir.
Adli para cezasının hesaplanması: TCK 61/9 uyarınca, adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda gün biriminin alt sınırı hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz. Bu durumda mühür bozma suçunda adli para cezası 180 günden 1.080 güne kadar belirlenebilir. Bir günün karşılığı 20 TL ile 100 TL arasında takdir edilir.
Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi: Hâkim doğrudan hapis cezasına hükmettiğinde, bu hapis cezası TCK 50 uyarınca adli para cezasına çevrilemez. Çünkü kanunda hapis cezası ile adli para cezası seçimlik olarak düzenlenmiştir; hâkim baştan adli para cezası seçmediyse, sonradan çevirme yoluna gidemez.
| Yaptırım Türü | Alt Sınır | Üst Sınır | Açıklama |
|---|---|---|---|
| Hapis cezası | 6 ay | 3 yıl | Seçimlik – hâkim tercih eder |
| Adli para cezası | 180 gün | 1.080 gün | Seçimlik – hâkim tercih eder |
| Adli para cezası (TL) | 3.600 TL | 108.000 TL | 20-100 TL/gün aralığında |
HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezası
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB): Mühür bozma suçu nedeniyle hükmedilen ceza 2 yıl veya altında ise ve diğer yasal koşullar sağlanıyorsa, HAGB kararı verilebilir. Önemli bir husus olarak, Yargıtay 11. Ceza Dairesi; mühür bozma suçunun devlete ve millete karşı suçlar arasında yer alması nedeniyle, bu suçtan dolayı somut bir maddi zarardan söz edilemeyeceğini ve HAGB için zarar giderme koşulunun aranmayacağını belirtmiştir.
Cezanın ertelenmesi: Hükmedilen hapis cezası 2 yıl veya altında ise ve diğer yasal koşullar mevcutsa, cezanın ertelenmesi (TCK 51) mümkündür. Erteleme halinde sanık 1-3 yıl arasında denetim süresine tabi tutulur.
Etkin pişmanlık: Mühür bozma suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaz. TCK’da mühür bozma suçuna ilişkin özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi bulunmamaktadır.
| Kurum | Uygulanabilir mi? | Koşul |
|---|---|---|
| HAGB | Evet ✓ | Ceza 2 yıl veya altında, sanığın rızası |
| Erteleme | Evet ✓ | Hapis cezası 2 yıl veya altında |
| Adli para cezasına çevirme | Hayır ✗ | Seçimlik ceza olduğundan çevirme yapılamaz |
| Etkin pişmanlık | Hayır ✗ | Özel düzenleme bulunmuyor |
| Uzlaştırma | Hayır ✗ | Şikâyete tabi değil, katalog suç değil |
| Önödeme | Hayır ✗ | Üst sınır 6 ayı aşıyor |
Seri Muhakeme Usulü
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesi uyarınca mühür bozma suçu (TCK 203) seri muhakeme usulüne tabidir. Bu usul, 01.01.2020 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.
Seri muhakeme usulünde Cumhuriyet savcısı, şüpheliyi bu usul hakkında bilgilendirir ve şüphelinin kabulü halinde, temel cezadan yarı oranında indirim uygulayarak yaptırımı belirler. Belirlenen yaptırım hâkimin onayına sunulur. Şüphelinin seri muhakeme usulünü kabul etmemesi halinde soruşturma genel hükümlere göre devam eder.
Seri muhakeme usulü, mühür bozma suçunda sanık lehine önemli bir imkân sunmaktadır. Özellikle suçun sabit olduğu ve delillerin yeterli olduğu durumlarda, yarı oranındaki indirim sanık için avantajlı bir sonuç doğurabilir. Ancak bu usulde HAGB ve erteleme de uygulanabildiğinden, sanığın avukatıyla birlikte strateji belirlemesi önerilir.
Suçun Özel Görünüş Biçimleri
Teşebbüs
Mühür bozma suçuna teşebbüs mümkündür ancak uygulamada oldukça sınırlı bir alanda kalır. Mührü kaldırma hareketi bakımından: fail mührü kaldırmaya başlamış ancak elinde olmayan bir nedenle tamamlayamamışsa teşebbüs gündeme gelebilir. Mühürleme amacına aykırı hareket bakımından: amaca aykırı faaliyete başlanmışsa suç tamamlanmış sayılır; bu nedenle teşebbüs alanı çok dardır.
İştirak
Mühür bozma suçuna iştirak mümkündür. Azmettirme, yardım etme ve müşterek faillik biçimlerinde iştirak söz konusu olabilir. Örneğin, mühürlü işyerinin sahibinin bir başkasına mührü kırdırması halinde, hem azmettiren hem de fiili gerçekleştiren kişi suçtan sorumludur.
İçtima (Suçların Birleşmesi)
Zincirleme suç (TCK 43): Fail, farklı zamanlarda aynı mühürleme işlemine karşı mühür bozma eylemini tekrarlarsa zincirleme suç hükümleri uygulanabilir. Ceza TCK 43 uyarınca dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır.
İmar kirliliği ile içtima (TCK 184): Ruhsatsız inşaatın mühürlenmesine rağmen inşaata devam edilmesi halinde, hem mühür bozma (TCK 203) hem de imar kirliliğine neden olma (TCK 184) suçları oluşur. Yargıtay, her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırma yapılması gerektiğine hükmetmektedir.
Karşılıksız yararlanma ile içtima (TCK 163): Mühürlü elektrik sayacının bozularak kaçak elektrik kullanılması halinde hem mühür bozma hem de karşılıksız yararlanma suçları oluşabilir. Bu durumda iki ayrı suçtan ceza verilir.
İlişkili Suçlar ve Karşılaştırma
| Özellik | TCK 203 – Mühür Bozma | TCK 202 – Mühürde Sahtecilik | TCK 184 – İmar Kirliliği |
|---|---|---|---|
| Fiil | Mührü kaldırma / amaca aykırı hareket | Sahte mühür üretme veya kullanma | Ruhsatsız / ruhsata aykırı inşaat |
| Ceza | 6 ay – 3 yıl hapis veya adli para | 1–6 yıl / 2–8 yıl hapis | 1–5 yıl hapis |
| Korunan değer | Kamu güveni / devlet otoritesi | Mühürlerin güvenilirliği | İmar düzeni / çevre |
| Görevli mahkeme | Asliye ceza | Asliye ceza / Ağır ceza | Asliye ceza |
| Şikâyet | Re’sen takip | Re’sen takip | Re’sen takip |
| Seri muhakeme | Uygulanır | Uygulanmaz | Uygulanmaz |
Soruşturma ve Kovuşturma
Şikâyete tabi değildir: Mühür bozma suçu şikâyete tabi suçlardan değildir. Cumhuriyet savcılığı suçu öğrenmesi üzerine re’sen soruşturma başlatır. Herhangi bir kişinin şikâyetçi olması veya şikâyetini geri çekmesi, soruşturmayı veya kovuşturmayı etkilemez.
Uzlaştırma uygulanmaz: Mühür bozma suçu, şikâyete tabi olmadığından ve CMK 253’te sayılan katalog suçlar arasında yer almadığından uzlaştırma kapsamında değildir.
Önödeme uygulanmaz: TCK 75 uyarınca önödeme yalnızca adli para cezasını gerektiren veya üst sınırı 6 ayı geçmeyen suçlarda uygulanabilir. Mühür bozma suçunun üst sınırı 3 yıl hapis olduğundan önödeme kapsamı dışındadır.
Görevli mahkeme: Asliye ceza mahkemesidir.
Dava zamanaşımı: TCK 66/1-e uyarınca, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda dava zamanaşımı 8 yıldır.
Tutukluluk süresi: CMK 102 uyarınca azami tutukluluk süresi 1 yıldır; zorunlu hallerde 6 ay daha uzatılabilir.
Yargıtay Kararları
1. Usulüne Uygun Mühürleme Bulunmadan Suç Oluşmaz
Sanığın elektrik borcu nedeniyle sayacının mühürlendiği iddiasıyla hakkında TCK m. 203 kapsamında kamu davası açılmıştır. Ancak dosya kapsamında, suç tarihinden önce usulüne uygun şekilde düzenlenmiş bir mühürleme tutanağı bulunmadığı anlaşılmıştır. Yerel mahkeme mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay, mühür bozma suçunun oluşabilmesi için öncelikle kanuna ve yetkili makam emrine uygun şekilde konulmuş bir mührün varlığının “ön koşul” olduğunu vurgulamıştır. Dosyada mühürleme tutanağı bulunmadığı gibi, sayacın mühürlendiğine dair somut ve denetime elverişli delil de mevcut değildir. Bu nedenle eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Mühürleme Tutanaklarının Dosyaya Getirilmemesi Eksik İnceleme
Sanık hakkında elektrik sayacının mühürlerini bozarak kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Ancak dosyada sayacın mühürlendiğine dair asıl mühürleme tutanakları bulunmamaktadır. Yargıtay, TCK m. 203 kapsamında suçun oluşumu için mühürleme işleminin usulüne uygun şekilde yapıldığının ve bunun tutanakla belgelendiğinin sabit olması gerektiğini belirtmiştir. Mühürleme numaralarını içermeyen belgelerin yeterli sayılamayacağı; varsa asıl veya onaylı suretlerin getirtilmesi ve tutanak müzilerinin dinlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
3. İkrar ve Fotoğraf Delili Mühürleme Koşulunu İspata Yetebilir
Sanık, borç nedeniyle kesilen elektrik sayacındaki mührün kırıldığını kabul etmemiş; ancak soruşturma aşamasında köylünün mührü kırdığını beyan etmiştir. Dosyada mühürleme fotoğrafı bulunmaktadır. Yerel mahkeme beraat kararı vermiştir. Yargıtay, sanığın savunmasında mühürleme yapılmadığını ileri sürmemesi ve dosyada mühürlemeye ilişkin fotoğraf bulunması karşısında, suçun maddi unsurunun oluştuğunu kabul etmiştir. Mühürleme tutanağı bulunmamasının her durumda beraat gerekçesi sayılamayacağı vurgulanmıştır.
4. Mühür Konulmaksızın Hizmetin Kesilmesi Suç Oluşturmaz
Sanığın su aboneliği borcu nedeniyle hizmeti kesilmiş; ancak fiilen mühürleme yapılmamıştır. Buna rağmen mühür bozma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. Yargıtay, mühür bozma suçunun oluşabilmesi için fiilen konulmuş bir mührün varlığının zorunlu olduğunu; yalnızca faaliyetin durdurulması veya hizmetin kesilmesinin yeterli olmadığını belirtmiştir. Mühür bulunmadığı takdirde başka suç tipleri gündeme gelebilir; ancak TCK m. 203 uygulanamaz.
5. Mühre Dokunmadan Faaliyete Devam Etmek de Suçtur
Sanığın ruhsatsız inşaat nedeniyle mühürlenen işyerinde, mühre dokunmaksızın faaliyete devam ettiği tespit edilmiştir. Yerel mahkeme mahkûmiyet kararı vermiştir. Yargıtay, TCK m. 203’ün yalnızca mührün fiziken kaldırılmasını değil; “konuluş amacına aykırı hareket edilmesini” de cezalandırdığını vurgulamıştır. Mührün sembolik bir koruma işareti olduğu; fiilen faaliyetin sürdürülmesinin kamu otoritesine karşı gelme iradesini ortaya koyduğu belirtilmiştir.
6. Özel Şirketin Mühürleme Yetkisi Araştırılmalıdır
Sanığın, özel elektrik dağıtım şirketi görevlilerince mühürlenen sayacı açtığı iddiasıyla mahkûmiyetine karar verilmiştir. Savunmada şirketin mühürleme yetkisinin bulunmadığı ileri sürülmüştür. Yargıtay, mühürlemenin kanun veya yetkili makam emrine dayanması gerektiğini; özel hukuk tüzel kişilerinin mühürleme yetkisinin ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Yetkisiz mühürleme işlemi hukuka uygun kabul edilemeyeceğinden, suçun oluşumu bakımından bu hususun araştırılması gerektiği ifade edilmiştir.
7. Hukuka Aykırı Mühürleme Halinde Suç Oluşmaz
Sanığın işyeri belediye tarafından mühürlenmiş; ancak mühürleme işleminin dayanağı idari kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Mahkeme mahkûmiyet kararı vermiştir. Yargıtay, mühür bozma suçunda mühürlemenin hukuka uygun olması gerektiğini; hukuka aykırı bir idari işlemle konulan mührün korunmasının ceza hukuku bakımından mümkün olmadığını belirtmiştir. Bu nedenle mühürleme işleminin hukuki dayanağının araştırılması gerektiği ifade edilmiştir.
8. Suçla Korunan Hukuki Değer Devlet Otoritesidir
Sanığın mühürlü işyerinde faaliyet göstermeye devam ettiği olayda mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Temyiz incelemesinde suçun hukuki niteliği tartışılmıştır. Yargıtay, mühür bozma suçuyla korunan hukuki değerin, kamu idaresinin saygınlığı ve devlet otoritesi olduğunu açıkça belirtmiştir. Mührün maddi değeri değil, temsil ettiği kamu gücü önemlidir. Bu nedenle suçun kamu güvenine karşı suçlar arasında düzenlenmesinin isabetli olduğu ifade edilmiştir.