Ceza Hukuku

TCK 203 : Mühür Bozma Suçu ve Cezası (2026)

Türk Ceza Kanunu’nun 203. maddesi (TCK 203) “mühür bozma” suçunu ve cezasını düzenler. Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca konulan mührü kaldıran ya da mührün konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, 6 aydan 3 yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır. Mühür bozma suçu (mühür fekki) kasten işlenen, şikâyete tabi olmayan ve seri muhakeme usulüne tabi bir suçtur. Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
TCK 203 Mühür Bozma Suçu ve Cezası
TCK 203 Mühür Bozma Suçu ve Cezası

TCK 203 Kanun Metni

TCK Madde 203 – Mühür Bozma

(1) Kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.

Madde Gerekçesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 203. maddesinin gerekçesinde belirtildiği üzere, bu suç ile korunan hukuki değer kamu güveni ve devlet otoritesidir. Mühür, kamu idaresinin bir şeyi koruma altına alma iradesinin somut göstergesidir. Bu iradeyi etkisiz duruma getiren her eylem, devlet otoritesine karşı gelme niteliği taşır.

Madde gerekçesi, mühürlemenin amacını “bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak” olarak belirler. Bu nedenle mühre fiziken dokunulmasa dahi mühürlemenin amacına aykırı hareket edilmesi suç olarak tanımlanmıştır. Kanun koyucu, mühre yönelik her türlü ihlali kapsayacak geniş bir düzenleme yapmıştır.

Mühür bozma suçu, 765 sayılı eski TCK’nın 274. maddesinde “Mühür Fekki ve Hükümetin Muhafazasında Bulunan Eşyayı Çalmak” başlığı altında düzenlenmişken, 5237 sayılı yeni TCK’da “Kamu Güvenine Karşı Suçlar” bölümüne alınmıştır. Bu değişiklik, kanun koyucunun suçla korunan hukuki değerin devlet otoritesi ve kamu güveni olduğuna ilişkin iradesini açıkça ortaya koymaktadır.

Mühür Bozma (Fekki) Suçu Nedir?

Mühür bozma suçu (mühür fekki), kanun veya yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını ya da varlığının aynen korunmasını sağlamak amacıyla konulan mührün kaldırılması veya mührün konuluş amacına aykırı hareket edilmesi ile oluşan bir suçtur. TCK’nın 203. maddesinde “Kamu Güvenine Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenmiştir.

Mühür, kamu otoritesinin bir şeyi koruma altına aldığının simgesidir. Bu simgeye karşı gelmenin cezalandırılmasındaki amaç, devlet idaresinin ve kamu düzeninin korunmasıdır. Suçla korunan hukuki değer, kamu idaresinin saygınlığı ve devlet otoritesidir. Mührün maddi değeri değil, temsil ettiği kamu gücü önemlidir.

Uygulamada mühür bozma suçu en sık şu şekillerde karşımıza çıkmaktadır: belediye tarafından mühürlenen ruhsatsız inşaata devam edilmesi, mühürlenen işyerinin açılarak faaliyete devam edilmesi, elektrik veya su sayacına konulan mührün kırılması, mühürlü bir eşyanın mühre rağmen kullanılması, mühürleme telinin veya ipinin koparılması.

Suçun Unsurları

Korunan Hukuki Değer

Mühür bozma suçu ile korunan hukuki değer, kamu idaresinin saygınlığı ve devlet otoritesidir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2016/1291 E., 2016/7364 K. sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere: “Mühür bozma suçuyla korunan hukuki değer, kamu idaresinin saygınlığı ve devlet otoritesidir. Mührün maddi değeri değil, temsil ettiği kamu gücü önemlidir.”

Fail

Mühür bozma suçunun faili herkes olabilir. Bu suç, özgü suçlardan değildir; yani fail olmak için belirli bir sıfata sahip olmak gerekmez. Mühürlemenin muhatabı olan kişi ile üçüncü bir kişi de bu suçun faili olabilir. Örneğin, mühürlenen işyerinin sahibi, çalışanı veya tamamen ilgisiz bir kişi mührü kaldırırsa suç oluşur.

Mağdur

Mühür bozma suçunun mağduru toplumdur. Bu suç, belirli bir kişiye değil, kamu düzenine ve devlet otoritesine karşı işlenir. Bu nedenle mağdur sıfatı belirli bir gerçek veya tüzel kişiye ait değildir. Mühürlemeyi yapan kamu kurumu, suçun mağduru değil, suçtan zarar gören sıfatındadır.

Maddi Unsur (Fiil)

Mühür bozma suçunun maddi unsuru iki seçimlik hareketten oluşur: (1) mührün kaldırılması, (2) mührün konuluş amacına aykırı hareket edilmesi. Bu iki hareketten herhangi birinin gerçekleşmesi suçun tamamlanması için yeterlidir. Her iki hareketin aynı anda gerçekleştirilmesi halinde tek bir suç oluşur.

Manevi Unsur (Kast)

Mühür bozma suçu yalnızca kasten işlenebilir; taksirle işlenemez. Failin mühürleme işleminin varlığını bilmesi ve buna rağmen mührü kaldırması ya da mührün konuluş amacına aykırı hareket etmesi gerekir. Genel kast yeterlidir; özel kast, saik veya motif aranmaz. Failin hangi amaçla mührü bozduğunun önemi yoktur.

Suçun Konusu

Suçun konusu, kanun veya yetkili makamların emri uyarınca konulmuş olan mühürdür. Mühür; kurşun mühür, balmumu mühür, soğuk damga, mühür teli, mühür ipi, mühür etiketi, bandrol gibi çeşitli biçimlerde olabilir. Önemli olan, mühürleme işleminin yetkili makam tarafından ve kanuna uygun şekilde gerçekleştirilmiş olmasıdır.

Seçimlik Hareketler

Mührün Kaldırılması

Birinci seçimlik hareket, mührün fiziksel olarak kaldırılmasıdır. Mührün sökülmesi, koparılması, yırtılması, yakılması, bozulması, kırılması veya herhangi bir şekilde ortadan kaldırılması bu kapsamdadır. Mühre yönelik fiziksel bir müdahale ile mührün işlevini yitirmesi yeterlidir. Mührün tamamen yok edilmesi şart değildir; işlevini yitirecek şekilde bozulması da yeterlidir.

Mührün Konuluş Amacına Aykırı Hareket

İkinci seçimlik hareket, mühre fiziksel olarak dokunulmasa bile mühürlemenin amacına aykırı davranılmasıdır. Bu, uygulamada en sık karşılaşılan durumdur. Örneğin: belediye tarafından mühürlenen ruhsatsız inşaatta mühre dokunmadan inşaata devam edilmesi, mühürlü işyerinde arka kapıdan girerek faaliyete devam edilmesi, mühürlenen sayaçtan elektrik kullanılmaya devam edilmesi.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2016/1291 E., 2016/7364 K. sayılı kararında; “TCK m. 203’ün yalnızca mührün fiziken kaldırılmasını değil; konuluş amacına aykırı hareket edilmesini de cezalandırdığı, mührün sembolik bir koruma işareti olduğu ve fiilen faaliyetin sürdürülmesinin kamu otoritesine karşı gelme iradesini ortaya koyduğu” açıkça belirtilmiştir.

⚖️ Pratik Örnek: Belediye, ruhsatsız bir inşaatı mühürlemiştir. Mülk sahibi mühre dokunmadan, mühürlü bina içerisinde iç kısımlarda tadilat işlemine devam etmiştir. Bu durumda mühür fiziken kaldırılmamış olsa bile “mühürün konuluş amacına aykırı hareket” söz konusudur ve mühür bozma suçu oluşur.

Mühürleme Ön Koşulu

Mühür bozma suçunun oluşabilmesi için ön koşul, usulüne uygun şekilde konulmuş bir mührün varlığıdır. Mühürleme işlemi kanuna veya yetkili makamın emrine dayanmalı ve usulüne uygun biçimde gerçekleştirilmiş olmalıdır. Bu husus, Yargıtay kararlarında defalarca vurgulanmıştır.

Mühürleme tutanağının önemi: Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 2006/7572 E., 2008/869 K. sayılı kararına göre, mühür bozma suçunun oluşabilmesi için öncelikle kanuna ve yetkili makam emrine uygun şekilde konulmuş bir mührün varlığı “ön koşul” olarak aranır. Dosyada mühürleme tutanağı bulunmaması veya tutanağın usulüne uygun düzenlenmemesi halinde, mühür bozma suçunun oluştuğundan söz edilemez.

Fiilen mühür konulmaması: Yargıtay 21. Ceza Dairesi’nin 2016/149 E., 2016/7290 K. sayılı kararında; yalnızca hizmetin kesilmesi veya faaliyetin durdurulmasının mühürleme anlamına gelmeyeceği, mühür bozma suçunun oluşabilmesi için fiilen konulmuş bir mührün varlığının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Örneğin su aboneliğinin kesilmesi tek başına mühürleme sayılmaz.

Sayaçların imalat mühürleri: Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2013/24782 E., 2014/8743 K. sayılı kararında; sayaçların imalat aşamasında konulan bakanlık mühürlerinin, TCK 203 anlamında mühür olarak kabul edilemeyeceği belirtilmiştir. Mühürleme işleminin bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak amacıyla yapılmış olması gerekir.

⚠️ Dikkat: Mühürleme tutanağı bulunmaması, mühürleme numaralarının tutanakta yer almaması veya mühürleme işleminin usulüne uygun yapıldığının ispatlanamaması halinde beraat kararı verilmesi gerekir. Yargıtay, bu konuda eksik araştırma ile kurulan mahkûmiyet hükümlerini bozmaktadır.

Özel Şirketlerin Mühürleme Yetkisi

Mühür bozma suçunun en tartışmalı konularından biri, özel hukuk tüzel kişilerinin mühürleme yetkisinin bulunup bulunmadığıdır. Elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirilmesinden sonra bu konu Yargıtay’ın gündemine sıklıkla gelmiştir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 2016/844 E., 2017/2563 K. sayılı kararında; mühürlemenin kanun veya yetkili makam emrine dayanması gerektiği, özel hukuk tüzel kişilerinin mühürleme yetkisinin ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yetkisiz bir mühürleme işleminin hukuka uygun kabul edilemeyeceği vurgulanmıştır.

Bu konuda Yargıtay kararları arasında içtihat farklılıkları bulunmaktadır. Bazı kararlarda özel elektrik dağıtım şirketlerinin imtiyaz sözleşmesi veya ilgili mevzuat kapsamında mühürleme yetkisine sahip olduğu kabul edilirken, bazı kararlarda bu yetkinin yalnızca kamu otoritesine ait olduğu görüşü benimsenmiştir. Her somut olayda mühürleme yetkisinin hukuki dayanağının ayrıca araştırılması gerekmektedir.

Hukuka Aykırı Mühürleme

Mühürleme işleminin hukuka aykırı olması halinde mühür bozma suçu oluşmaz. Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 1999/7110 E., 1999/8220 K. sayılı kararında; mühür bozma suçunda mühürlemenin hukuka uygun olması gerektiği, hukuka aykırı bir idari işlemle konulan mührün korunmasının ceza hukuku bakımından mümkün olmadığı açıkça belirtilmiştir.

Bu ilke gereği, mühürleme işleminin dayanağı olan idari kararın hukuka aykırı olduğu tespit edilirse, bu mühre yönelik eylemler TCK 203 kapsamında değerlendirilemez. Savunmada mühürleme işleminin hukuki dayanağının sorgulanması, etkili bir savunma stratejisi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Mühür Bozma Suçunun Cezası

TCK 203 uyarınca mühür bozma suçunun cezası 6 aydan 3 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Kanun metnindeki “veya” ifadesi, bu iki cezanın seçimlik olduğunu gösterir. Hâkim, somut olayın koşullarına göre ya hapis cezası ya da adli para cezası verecektir; her iki cezanın aynı anda verilmesi mümkün değildir.

Adli para cezasının hesaplanması: TCK 61/9 uyarınca, adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda gün biriminin alt sınırı hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz. Bu durumda mühür bozma suçunda adli para cezası 180 günden 1.080 güne kadar belirlenebilir. Bir günün karşılığı 20 TL ile 100 TL arasında takdir edilir.

Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi: Hâkim doğrudan hapis cezasına hükmettiğinde, bu hapis cezası TCK 50 uyarınca adli para cezasına çevrilemez. Çünkü kanunda hapis cezası ile adli para cezası seçimlik olarak düzenlenmiştir; hâkim baştan adli para cezası seçmediyse, sonradan çevirme yoluna gidemez.

Yaptırım Türü Alt Sınır Üst Sınır Açıklama
Hapis cezası 6 ay 3 yıl Seçimlik – hâkim tercih eder
Adli para cezası 180 gün 1.080 gün Seçimlik – hâkim tercih eder
Adli para cezası (TL) 3.600 TL 108.000 TL 20-100 TL/gün aralığında

HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezası

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB): Mühür bozma suçu nedeniyle hükmedilen ceza 2 yıl veya altında ise ve diğer yasal koşullar sağlanıyorsa, HAGB kararı verilebilir. Önemli bir husus olarak, Yargıtay 11. Ceza Dairesi; mühür bozma suçunun devlete ve millete karşı suçlar arasında yer alması nedeniyle, bu suçtan dolayı somut bir maddi zarardan söz edilemeyeceğini ve HAGB için zarar giderme koşulunun aranmayacağını belirtmiştir.

Cezanın ertelenmesi: Hükmedilen hapis cezası 2 yıl veya altında ise ve diğer yasal koşullar mevcutsa, cezanın ertelenmesi (TCK 51) mümkündür. Erteleme halinde sanık 1-3 yıl arasında denetim süresine tabi tutulur.

Etkin pişmanlık: Mühür bozma suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanmaz. TCK’da mühür bozma suçuna ilişkin özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi bulunmamaktadır.

Kurum Uygulanabilir mi? Koşul
HAGB Evet ✓ Ceza 2 yıl veya altında, sanığın rızası
Erteleme Evet ✓ Hapis cezası 2 yıl veya altında
Adli para cezasına çevirme Hayır ✗ Seçimlik ceza olduğundan çevirme yapılamaz
Etkin pişmanlık Hayır ✗ Özel düzenleme bulunmuyor
Uzlaştırma Hayır ✗ Şikâyete tabi değil, katalog suç değil
Önödeme Hayır ✗ Üst sınır 6 ayı aşıyor

Seri Muhakeme Usulü

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesi uyarınca mühür bozma suçu (TCK 203) seri muhakeme usulüne tabidir. Bu usul, 01.01.2020 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

Seri muhakeme usulünde Cumhuriyet savcısı, şüpheliyi bu usul hakkında bilgilendirir ve şüphelinin kabulü halinde, temel cezadan yarı oranında indirim uygulayarak yaptırımı belirler. Belirlenen yaptırım hâkimin onayına sunulur. Şüphelinin seri muhakeme usulünü kabul etmemesi halinde soruşturma genel hükümlere göre devam eder.

Seri muhakeme usulü, mühür bozma suçunda sanık lehine önemli bir imkân sunmaktadır. Özellikle suçun sabit olduğu ve delillerin yeterli olduğu durumlarda, yarı oranındaki indirim sanık için avantajlı bir sonuç doğurabilir. Ancak bu usulde HAGB ve erteleme de uygulanabildiğinden, sanığın avukatıyla birlikte strateji belirlemesi önerilir.

📌 Önemli: CMK Geçici Madde 5/1-d uyarınca, seri muhakeme usulü 01.01.2020 tarihinden önce kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda uygulanmaz.

Suçun Özel Görünüş Biçimleri

Teşebbüs

Mühür bozma suçuna teşebbüs mümkündür ancak uygulamada oldukça sınırlı bir alanda kalır. Mührü kaldırma hareketi bakımından: fail mührü kaldırmaya başlamış ancak elinde olmayan bir nedenle tamamlayamamışsa teşebbüs gündeme gelebilir. Mühürleme amacına aykırı hareket bakımından: amaca aykırı faaliyete başlanmışsa suç tamamlanmış sayılır; bu nedenle teşebbüs alanı çok dardır.

İştirak

Mühür bozma suçuna iştirak mümkündür. Azmettirme, yardım etme ve müşterek faillik biçimlerinde iştirak söz konusu olabilir. Örneğin, mühürlü işyerinin sahibinin bir başkasına mührü kırdırması halinde, hem azmettiren hem de fiili gerçekleştiren kişi suçtan sorumludur.

İçtima (Suçların Birleşmesi)

Zincirleme suç (TCK 43): Fail, farklı zamanlarda aynı mühürleme işlemine karşı mühür bozma eylemini tekrarlarsa zincirleme suç hükümleri uygulanabilir. Ceza TCK 43 uyarınca dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır.

İmar kirliliği ile içtima (TCK 184): Ruhsatsız inşaatın mühürlenmesine rağmen inşaata devam edilmesi halinde, hem mühür bozma (TCK 203) hem de imar kirliliğine neden olma (TCK 184) suçları oluşur. Yargıtay, her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırma yapılması gerektiğine hükmetmektedir.

Karşılıksız yararlanma ile içtima (TCK 163): Mühürlü elektrik sayacının bozularak kaçak elektrik kullanılması halinde hem mühür bozma hem de karşılıksız yararlanma suçları oluşabilir. Bu durumda iki ayrı suçtan ceza verilir.

İlişkili Suçlar ve Karşılaştırma

Özellik TCK 203 – Mühür Bozma TCK 202 – Mühürde Sahtecilik TCK 184 – İmar Kirliliği
Fiil Mührü kaldırma / amaca aykırı hareket Sahte mühür üretme veya kullanma Ruhsatsız / ruhsata aykırı inşaat
Ceza 6 ay – 3 yıl hapis veya adli para 1–6 yıl / 2–8 yıl hapis 1–5 yıl hapis
Korunan değer Kamu güveni / devlet otoritesi Mühürlerin güvenilirliği İmar düzeni / çevre
Görevli mahkeme Asliye ceza Asliye ceza / Ağır ceza Asliye ceza
Şikâyet Re’sen takip Re’sen takip Re’sen takip
Seri muhakeme Uygulanır Uygulanmaz Uygulanmaz

Soruşturma ve Kovuşturma

Şikâyete tabi değildir: Mühür bozma suçu şikâyete tabi suçlardan değildir. Cumhuriyet savcılığı suçu öğrenmesi üzerine re’sen soruşturma başlatır. Herhangi bir kişinin şikâyetçi olması veya şikâyetini geri çekmesi, soruşturmayı veya kovuşturmayı etkilemez.

Uzlaştırma uygulanmaz: Mühür bozma suçu, şikâyete tabi olmadığından ve CMK 253’te sayılan katalog suçlar arasında yer almadığından uzlaştırma kapsamında değildir.

Önödeme uygulanmaz: TCK 75 uyarınca önödeme yalnızca adli para cezasını gerektiren veya üst sınırı 6 ayı geçmeyen suçlarda uygulanabilir. Mühür bozma suçunun üst sınırı 3 yıl hapis olduğundan önödeme kapsamı dışındadır.

Görevli mahkeme: Asliye ceza mahkemesidir.

Dava zamanaşımı: TCK 66/1-e uyarınca, beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda dava zamanaşımı 8 yıldır.

Tutukluluk süresi: CMK 102 uyarınca azami tutukluluk süresi 1 yıldır; zorunlu hallerde 6 ay daha uzatılabilir.

Yargıtay Kararları

1. Usulüne Uygun Mühürleme Bulunmadan Suç Oluşmaz

Yargıtay 4. Ceza Dairesi – E. 2006/7572, K. 2008/869, T. 29.01.2008

Sanığın elektrik borcu nedeniyle sayacının mühürlendiği iddiasıyla hakkında TCK m. 203 kapsamında kamu davası açılmıştır. Ancak dosya kapsamında, suç tarihinden önce usulüne uygun şekilde düzenlenmiş bir mühürleme tutanağı bulunmadığı anlaşılmıştır. Yerel mahkeme mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay, mühür bozma suçunun oluşabilmesi için öncelikle kanuna ve yetkili makam emrine uygun şekilde konulmuş bir mührün varlığının “ön koşul” olduğunu vurgulamıştır. Dosyada mühürleme tutanağı bulunmadığı gibi, sayacın mühürlendiğine dair somut ve denetime elverişli delil de mevcut değildir. Bu nedenle eksik araştırma ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Avukat Özeti: Mühürleme tutanağı dosyada bulunmadığı sürece mühür bozma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Savunmada ilk kontrol edilmesi gereken husus, mühürleme tutanağının varlığı ve usulüne uygunluğudur.

2. Mühürleme Tutanaklarının Dosyaya Getirilmemesi Eksik İnceleme

Yargıtay 13. Ceza Dairesi – E. 2015/3626, K. 2017/1603, T. 22.02.2017

Sanık hakkında elektrik sayacının mühürlerini bozarak kaçak elektrik kullandığı iddiasıyla mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Ancak dosyada sayacın mühürlendiğine dair asıl mühürleme tutanakları bulunmamaktadır. Yargıtay, TCK m. 203 kapsamında suçun oluşumu için mühürleme işleminin usulüne uygun şekilde yapıldığının ve bunun tutanakla belgelendiğinin sabit olması gerektiğini belirtmiştir. Mühürleme numaralarını içermeyen belgelerin yeterli sayılamayacağı; varsa asıl veya onaylı suretlerin getirtilmesi ve tutanak müzilerinin dinlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Avukat Özeti: Mühürleme numaralarını içermeyen belgeler yeterli delil sayılmaz. Mahkeme, mühürleme tutanağının asıl veya onaylı suretini getirtmeli ve tutanağı düzenleyenleri dinlemelidir.

3. İkrar ve Fotoğraf Delili Mühürleme Koşulunu İspata Yetebilir

Yargıtay 11. Ceza Dairesi – E. 2017/1975, K. 2018/6512, T. 11.07.2018

Sanık, borç nedeniyle kesilen elektrik sayacındaki mührün kırıldığını kabul etmemiş; ancak soruşturma aşamasında köylünün mührü kırdığını beyan etmiştir. Dosyada mühürleme fotoğrafı bulunmaktadır. Yerel mahkeme beraat kararı vermiştir. Yargıtay, sanığın savunmasında mühürleme yapılmadığını ileri sürmemesi ve dosyada mühürlemeye ilişkin fotoğraf bulunması karşısında, suçun maddi unsurunun oluştuğunu kabul etmiştir. Mühürleme tutanağı bulunmamasının her durumda beraat gerekçesi sayılamayacağı vurgulanmıştır.

Avukat Özeti: Mühürleme tutanağı bulunmasa dahi, fotoğraf delili ve sanığın zımni ikrarı gibi başka delillerle mühürleme ispatlanabilir. Her dosyanın delil durumu ayrıca değerlendirilmelidir.

4. Mühür Konulmaksızın Hizmetin Kesilmesi Suç Oluşturmaz

Yargıtay 21. Ceza Dairesi – E. 2016/149, K. 2016/7290, T. 30.11.2016

Sanığın su aboneliği borcu nedeniyle hizmeti kesilmiş; ancak fiilen mühürleme yapılmamıştır. Buna rağmen mühür bozma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. Yargıtay, mühür bozma suçunun oluşabilmesi için fiilen konulmuş bir mührün varlığının zorunlu olduğunu; yalnızca faaliyetin durdurulması veya hizmetin kesilmesinin yeterli olmadığını belirtmiştir. Mühür bulunmadığı takdirde başka suç tipleri gündeme gelebilir; ancak TCK m. 203 uygulanamaz.

Avukat Özeti: Hizmetin kesilmesi veya faaliyetin durdurulması, mühürleme anlamına gelmez. Fiilen konulmuş bir mühür yoksa TCK 203 uygulanamaz; ancak karşılıksız yararlanma (TCK 163) gibi başka suçlar gündeme gelebilir.

5. Mühre Dokunmadan Faaliyete Devam Etmek de Suçtur

Yargıtay 11. Ceza Dairesi – E. 2016/1291, K. 2016/7364, T. 03.11.2016

Sanığın ruhsatsız inşaat nedeniyle mühürlenen işyerinde, mühre dokunmaksızın faaliyete devam ettiği tespit edilmiştir. Yerel mahkeme mahkûmiyet kararı vermiştir. Yargıtay, TCK m. 203’ün yalnızca mührün fiziken kaldırılmasını değil; “konuluş amacına aykırı hareket edilmesini” de cezalandırdığını vurgulamıştır. Mührün sembolik bir koruma işareti olduğu; fiilen faaliyetin sürdürülmesinin kamu otoritesine karşı gelme iradesini ortaya koyduğu belirtilmiştir.

Avukat Özeti: Mühre fiziken dokunulmamış olması, suçun oluşmadığı anlamına gelmez. Mühürlü yerde faaliyete devam edilmesi, “amaca aykırı hareket” kapsamında mühür bozma suçunu oluşturur.

6. Özel Şirketin Mühürleme Yetkisi Araştırılmalıdır

Yargıtay 11. Ceza Dairesi – E. 2016/844, K. 2017/2563, T. 05.04.2017

Sanığın, özel elektrik dağıtım şirketi görevlilerince mühürlenen sayacı açtığı iddiasıyla mahkûmiyetine karar verilmiştir. Savunmada şirketin mühürleme yetkisinin bulunmadığı ileri sürülmüştür. Yargıtay, mühürlemenin kanun veya yetkili makam emrine dayanması gerektiğini; özel hukuk tüzel kişilerinin mühürleme yetkisinin ilgili mevzuat çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Yetkisiz mühürleme işlemi hukuka uygun kabul edilemeyeceğinden, suçun oluşumu bakımından bu hususun araştırılması gerektiği ifade edilmiştir.

Avukat Özeti: Özel şirket tarafından yapılan mühürleme işleminde, şirketin mühürleme yetkisinin mevzuata dayanıp dayanmadığı ayrıca araştırılmalıdır. Yetkisiz mühürleme halinde suç oluşmaz.

7. Hukuka Aykırı Mühürleme Halinde Suç Oluşmaz

Yargıtay 4. Ceza Dairesi – E. 1999/7110, K. 1999/8220, T. 04.10.1999

Sanığın işyeri belediye tarafından mühürlenmiş; ancak mühürleme işleminin dayanağı idari kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Mahkeme mahkûmiyet kararı vermiştir. Yargıtay, mühür bozma suçunda mühürlemenin hukuka uygun olması gerektiğini; hukuka aykırı bir idari işlemle konulan mührün korunmasının ceza hukuku bakımından mümkün olmadığını belirtmiştir. Bu nedenle mühürleme işleminin hukuki dayanağının araştırılması gerektiği ifade edilmiştir.

Avukat Özeti: Mühürleme işleminin dayanağı olan idari kararın hukuka aykırılığı savunmada ileri sürülebilir. Hukuka aykırı bir mühürleme, ceza hukukunca korunamaz.

8. Suçla Korunan Hukuki Değer Devlet Otoritesidir

Yargıtay 11. Ceza Dairesi – E. 2016/1291, K. 2016/7364, T. 03.11.2016

Sanığın mühürlü işyerinde faaliyet göstermeye devam ettiği olayda mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Temyiz incelemesinde suçun hukuki niteliği tartışılmıştır. Yargıtay, mühür bozma suçuyla korunan hukuki değerin, kamu idaresinin saygınlığı ve devlet otoritesi olduğunu açıkça belirtmiştir. Mührün maddi değeri değil, temsil ettiği kamu gücü önemlidir. Bu nedenle suçun kamu güvenine karşı suçlar arasında düzenlenmesinin isabetli olduğu ifade edilmiştir.

Avukat Özeti: Mühür bozma suçu, bireysel bir zarara değil devlet otoritesine yönelik bir saldırıdır. HAGB değerlendirmesinde “zarar” koşulunun somutlaştırılamaması bu ilkenin doğal sonucudur.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Mühür bozma suçunun cezası nedir?
Mühür bozma suçunun cezası TCK 203 uyarınca 6 aydan 3 yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Hâkim, somut olayın koşullarına göre ya hapis cezası ya da adli para cezası verir. Her iki cezanın aynı anda verilmesi mümkün değildir.
Mühür bozma suçu şikâyete tabi midir?
Hayır. Mühür bozma suçu şikâyete tabi değildir, re’sen (kendiliğinden) takip edilir. Cumhuriyet savcılığı suçu öğrenmesi üzerine soruşturma başlatır. Şikâyetin geri çekilmesi davanın düşmesine yol açmaz.
Mühür bozma suçunda HAGB uygulanabilir mi?
Evet. Hükmedilen ceza 2 yıl veya altında ise ve diğer yasal koşullar sağlanıyorsa HAGB kararı verilebilir. Yargıtay, mühür bozma suçunun devlete karşı bir suç olması nedeniyle somut bir maddi zarardan söz edilemeyeceğini ve HAGB için zarar giderme koşulunun aranmayacağını belirtmiştir.
Mühre dokunmadan mühürlü yerde faaliyet göstermek suç mudur?
Evet. TCK 203, mührün fiziken kaldırılmasının yanı sıra “konuluş amacına aykırı hareket edilmesini” de suç olarak tanımlar. Mühre dokunmadan mühürlü işyerinde faaliyet göstermek, mühürlü inşaata devam etmek veya mühürlü sayaçtan yararlanmak da mühür bozma suçunu oluşturur.
Mühürleme tutanağı yoksa mühür bozma suçu oluşur mu?
Kural olarak oluşmaz. Yargıtay’a göre mühür bozma suçunun ön koşulu, usulüne uygun bir mühürleme işleminin varlığıdır. Mühürleme tutanağı bulunmuyorsa mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ancak fotoğraf delili veya sanığın ikrarı gibi başka delillerle mühürleme ispatlanabilir.
Özel şirket tarafından yapılan mühürleme geçerli midir?
Bu konu tartışmalıdır. Yargıtay, özel şirketin mühürleme yetkisinin ilgili mevzuata dayanıp dayanmadığının her somut olayda araştırılması gerektiğini belirtmektedir. Yetkisiz bir mühürleme işlemi hukuka uygun kabul edilmez ve bu mühre karşı yapılan eylemler suç oluşturmaz.
Mühür bozma suçunda seri muhakeme usulü uygulanır mı?
Evet. CMK 250. maddesi uyarınca mühür bozma suçu seri muhakeme usulüne tabidir. Bu usulde Cumhuriyet savcısı, temel cezadan yarı oranında indirim uygulayarak yaptırımı belirler. Şüphelinin kabul etmesi ve hâkimin onaylaması halinde hüküm kurulur.
Mühür bozma suçunda zamanaşımı süresi ne kadardır?
TCK 66/1-e uyarınca mühür bozma suçunda dava zamanaşımı süresi 8 yıldır. Bu süre, suçun işlendiği tarihten itibaren başlar. 8 yıl içinde dava sonuçlandırılmazsa zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilir.
Mühür bozma suçunda görevli mahkeme hangisidir?
Mühür bozma suçunda görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. 5235 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görev alanı dışında kalan suçlara asliye ceza mahkemeleri bakar.
Mühür bozma ile karşılıksız yararlanma suçu birlikte uygulanır mı?
Evet. Mühürlü elektrik sayacının bozularak kaçak elektrik kullanılması halinde hem mühür bozma (TCK 203) hem de karşılıksız yararlanma (TCK 163) suçları ayrı ayrı oluşur. Fail, her iki suçtan ayrı ayrı cezalandırılır.
Hukuka aykırı mühürleme işlemine karşı mühür bozulursa ne olur?
Mühürleme işleminin dayanağı olan idari kararın hukuka aykırı olduğu tespit edilirse, bu mühre karşı yapılan eylemler TCK 203 kapsamında suç oluşturmaz. Yargıtay, hukuka aykırı bir idari işlemle konulan mührün korunmasının ceza hukuku bakımından mümkün olmadığını belirtmiştir.
Mühür bozma suçunda tutuklama kararı verilebilir mi?
CMK 100/4 uyarınca, üst sınırı 2 yıldan fazla olan suçlarda tutuklama kararı verilebilir. Mühür bozma suçunun üst sınırı 3 yıl hapis olduğundan, yasal koşulların oluşması halinde tutuklama kararı verilebilir. Ancak uygulamada bu suç için tutuklama kararı verilmesi oldukça nadirdir; genellikle adli kontrol tedbirleri uygulanır.

Avukat Çağrı Ayboğa

Avukat Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosu’nun kurucu avukatlarındandır. Ankara Barosu’na kayıtlı olarak dinamik ve tecrübeli ekibiyle avukatlık mesleğini icra etmektedir.
Başa dön tuşu
Ara