Ceza Hukuku
Trend

TCK 225 – Hayasızca Hareketler (Teşhircilik) Suçu ve Cezası – 2026

TCK 225 Hayasızca Hareketler (Teşhircilik) Suçu

6 Aydan 1 Yıla Kadar Hapis Cezası
Aleni Cinsel İlişki | Teşhircilik | Topluma Karşı Suç

TCK 225 Nedir? (Özet)

Hayasızca hareketler suçu, alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişilerin cezalandırılmasını düzenler. Bu suç topluma karşı işlenen suçlar arasında yer alır ve korunan hukuki değer toplumsal ahlaktır. Suçun mağduru belirli bir kişi değil, toplumun tamamıdır. Cezası 6 aydan 1 yıla kadar hapistir.

İçerik

TCK 225 - Hayasızca Hareketler (Teşhircilik) Suçu ve Cezası
TCK 225 – Hayasızca Hareketler (Teşhircilik) Suçu ve Cezası

TCK 225 Hayasızca Hareketler – Kanun Metni

TCK Madde 225 – (1) Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
6 Ay – 1 Yıl
Hapis Cezası
8 Yıl
Dava Zamanaşımı
Asliye Ceza
Görevli Mahkeme
Re’sen
Soruşturma Şekli
Toplum
Suçun Mağduru
Sırf Hareket
Suç Türü

TCK 225 Suçunun Seçimlik Hareketleri

TCK 225’te iki seçimlik hareket düzenlenmiştir. Bu hareketlerden herhangi birinin gerçekleştirilmesi suçun oluşması için yeterlidir:

Alenen Cinsel İlişkide Bulunma

Üçüncü kişilerin görebileceği şekilde, aleni bir ortamda cinsel ilişkide bulunmak. Parklarda, sokaklarda, umuma açık alanlarda veya dışarıdan görülmeye elverişli araçlarda gerçekleştirilen cinsel ilişki bu kapsamdadır.

6 Aydan 1 Yıla Kadar Hapis

Teşhircilik Yapma

Cinsel organı alenen göstermek. Teşhircilik için cinsel organın açıkça gösterilmesi zorunludur; vücudun başka bölümlerinin açığa çıkarılması bu suç kapsamında değerlendirilemez.

6 Aydan 1 Yıla Kadar Hapis

Kritik Unsur – Aleniyet: Yargıtay’a göre aleniyet, fiilin mutlaka herkes tarafından görülmüş olmasını değil, görülmeye elverişli bir ortamda gerçekleştirilmesini gerektirir. Özel bir çaba ile (örneğin kapı arkasına gizlenerek, pencereden gizlice bakarak) görülen fiiller aleni sayılmaz.

TCK 225 Suçunun Unsurları

Maddi Unsurlar

Fail: Bu suç herkes tarafından işlenebilir (özgü suç değildir). Aleni cinsel ilişki halinde her iki taraf da fail olur.

Mağdur: Suçun mağduru belirli bir kişi değildir. Korunan hukuki değer toplumsal ahlak olduğu için mağdur toplumun tamamıdır.

Fiil: İki seçimlik hareket vardır: Alenen cinsel ilişkide bulunma veya teşhircilik yapma.

Aleniyet Unsuru: Suçun oluşabilmesi için fiilin aleni bir şekilde gerçekleşmesi zorunludur. Aleniyet, fiilin belirsiz sayıda kişi tarafından görülmeye elverişli bir ortamda yapılmasını ifade eder.

Manevi Unsur

Bu suç yalnızca kasten işlenebilir. Failin, eylemini aleni bir ortamda gerçekleştirdiğini bilmesi ve istemesi gerekir. Taksirle işlenmesi mümkün değildir.

Önemli: Hayasızca hareketler suçu sırf hareket suçudur. Fiilin gerçekleşmesiyle suç tamamlanır; ayrıca bir netice aranmaz. Bu nedenle teşebbüse elverişli değildir. Cinsel organın alenen görülmediği hallerde suç oluşmaz, ancak teşebbüs hükümleri de uygulanamaz.

Teşhircilik ile Cinsel Taciz Arasındaki Fark

Özellik TCK 225 – Hayasızca Hareketler TCK 105 – Cinsel Taciz
Mağdur Toplumun tamamı (belirsiz) Belirli bir kişi
Korunan Değer Toplumsal ahlak Kişisel dokunulmazlık
Hedef Belirsiz topluluğa yönelik Belirli kişiye yönelik
Ceza 6 ay – 1 yıl hapis 3 ay – 2 yıl hapis
Şikayet Re’sen soruşturulur Şikayete bağlıdır
Yargıtay İçtihatlarının Önemi: Yargıtay, belirli bir kişiyi hedef alan teşhir eylemlerinin TCK 225 değil, TCK 105 (Cinsel Taciz) kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini açıkça belirtmiştir. Failin sokakta yürüyen birine özellikle yönelerek cinsel organını göstermesi cinsel taciz suçunu oluşturur.

Aleniyet Unsuru ve Yargıtay Kriterleri

Aleniyet Var (Suç Oluşur) Aleniyet Yok (Suç Oluşmaz)
Parkta, bahçede, sokakta yapılan eylemler Umumi tuvalet içinde yapılan eylemler
Umuma açık otoparkta araç içinde cinsel ilişki Özel bir çabayla (kapı arkası, pencere) görülen eylemler
Dışarıdan görülmeye elverişli ortamlar Kapalı ve mahrem alanlardaki eylemler
Belirsiz sayıda kişinin görebileceği yerler Sadece belirli kişinin gözetleme ile gördüğü eylemler

TCK 225 Yargıtay Kararları

Belirli Kişiyi Hedef Alan Teşhir Eylemi Hayasızca Hareket Değil, Cinsel Tacizdir

Yargıtay 18. Ceza Dairesi – E. 2016/16129, K. 2018/14579, T. 07.11.2018

Sanığın, sokakta yürüyen mağdureyi özellikle hedef alarak cinsel organını göstermesi şeklinde gerçekleşen olayda, yerel mahkemece TCK m.225 kapsamında hayasızca hareketler suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Dosya kapsamından, eylemin belirsiz bir topluluğa yönelik olmayıp doğrudan mağdureye yöneltildiği, mağdurun bu davranıştan bireysel olarak etkilendiği anlaşılmaktadır. Buna rağmen mahkeme, suçun mağdurunun toplum olduğu kabulüyle hüküm kurmuştur.

Yargıtay, TCK m.225’te düzenlenen teşhircilik fiilinin, belirli bir kişiyi hedef almaksızın genel ahlaka yönelmiş olması gerektiğini vurgulamıştır. Failin belirli bir kişiyi hedef alarak gerçekleştirdiği teşhir eylemlerinin, toplum ahlakından ziyade mağdurun kişisel dokunulmazlığına yöneldiği, bu nedenle fiilin TCK m.105 kapsamında cinsel taciz suçunu oluşturacağı kabul edilmiştir. Suç vasfında yanılgıya düşülerek hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Bu gerekçelerle, eylemin yanlış hukuki nitelendirme ile hayasızca hareketler kapsamında değerlendirilmesi bozma nedeni yapılmıştır.

Sonuç: Yargıtay, TCK m.225’te düzenlenen teşhircilik fiilinin, belirli bir kişiyi hedef almaksızın genel ahlaka yönelmiş olması gerektiğini vurgulamıştır. Failin belirli bir kişiyi hedef alarak gerçekleştirdiği teşhir eylemlerinin, toplum ahlakından ziyade mağdurun kişisel dokunulmazlığına yöneldiği, bu nedenle fiilin TCK m.105 kapsamında cinsel taciz suçunu oluşturacağı kabul edilmiştir. Suç vasfında yanılgıya düşülerek hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Parkta Aleni Şekilde Mastürbasyon Yapılması Hayasızca Hareket Suçunu Oluşturur

Yargıtay 14. Ceza Dairesi – E. 2012/15767, K. 2014/156, T. 14.01.2014

Sanığın, umuma açık park alanında çevrede bulunan kişilerin görebileceği şekilde mastürbasyon yaptığı olayda, yerel mahkemece hayasızca hareketler suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Savunmada, eylemin kimseyi doğrudan hedef almadığı ve kısa süreli olduğu ileri sürülmüşse de dosya kapsamındaki tanık beyanları aksi yönde değerlendirilmiştir.

Yargıtay, TCK m.225 bakımından aleniyet unsurunun, fiilin mutlaka herkes tarafından görülmüş olmasını değil, görülmeye elverişli bir ortamda gerçekleştirilmesini gerektirdiğini belirtmiştir. Park gibi umuma açık alanlarda gerçekleştirilen cinsel tatmine yönelik davranışların, toplumun genel ahlak anlayışını açıkça zedelediği kabul edilmiştir. Bu tür eylemlerin, belirli bir mağdur aranmaksızın suçun oluşumu için yeterli olduğu vurgulanmıştır.

Bu nedenle, sanığın eyleminin hayasızca hareketler suçunun tüm unsurlarını oluşturduğu kabul edilerek mahkûmiyet hükmü onanmıştır.

Sonuç: Yargıtay, TCK m.225 bakımından aleniyet unsurunun, fiilin mutlaka herkes tarafından görülmüş olmasını değil, görülmeye elverişli bir ortamda gerçekleştirilmesini gerektirdiğini belirtmiştir. Park gibi umuma açık alanlarda gerçekleştirilen cinsel tatmine yönelik davranışların, toplumun genel ahlak anlayışını açıkça zedelediği kabul edilmiştir. Mahkûmiyet hükmü onanmıştır.

Umumi Tuvalette Gerçekleşen Cinsel İlişkide Aleniyet Unsuru Oluşmaz

Yargıtay 14. Ceza Dairesi – E. 2012/11231, K. 2014/1047, T. 03.02.2014

Sanıkların, umumi tuvalet içerisinde cinsel ilişkide bulundukları iddiasıyla yargılandıkları olayda, fiilin bir tanık tarafından tuvaletin kırık camından bakılarak görülmesi üzerine mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Yerel mahkeme, tuvaletin umuma açık bir yer olması nedeniyle aleniyet unsurunun gerçekleştiğini kabul etmiştir.

Yargıtay, aleniyetin varlığından söz edilebilmesi için fiilin, üçüncü kişiler tarafından olağan bir gözlemle fark edilebilecek nitelikte olması gerektiğini belirtmiştir. Özel bir çaba ile, mahrem alanın ihlali suretiyle fiilin görülmesinin aleniyet unsurunu oluşturmayacağı açıkça ifade edilmiştir. Tuvalet gibi kapalı ve mahrem bir alanın, sırf umumi binada yer alması nedeniyle aleni sayılmasının mümkün olmadığı kabul edilmiştir.

Bu gerekçelerle, TCK m.225 kapsamında suçun unsurlarının oluşmadığı sonucuna varılarak mahkûmiyet hükmü bozulmuştur.

Sonuç: Yargıtay, aleniyetin varlığından söz edilebilmesi için fiilin, üçüncü kişiler tarafından olağan bir gözlemle fark edilebilecek nitelikte olması gerektiğini belirtmiştir. Özel bir çaba ile, mahrem alanın ihlali suretiyle fiilin görülmesinin aleniyet unsurunu oluşturmayacağı açıkça ifade edilmiştir. Tuvalet gibi kapalı ve mahrem bir alanın, sırf umumi binada yer alması nedeniyle aleni sayılmasının mümkün olmadığı kabul edilerek mahkûmiyet hükmü bozulmuştur.

Park Halindeki Araç İçinde Aleni Cinsel İlişki Hayasızca Hareket Suçudur

Yargıtay 14. Ceza Dairesi – E. 2012/5553, K. 2012/8686, T. 20.09.2012

Sanıkların, herkesin girişine açık bir otoparkta park hâlindeki aracın içerisinde cinsel ilişkide bulundukları olayda, aleniyet unsurunun bulunup bulunmadığı tartışılmıştır. Savunmada, eylemin araç içerisinde gerçekleştiği ve dışarıdan görülmediği ileri sürülmüştür.

Yargıtay, aracın bulunduğu yerin niteliği ve fiilin üçüncü kişiler tarafından fark edilme ihtimali dikkate alındığında, aleniyet unsurunun gerçekleştiğini kabul etmiştir. Umuma açık alanlarda, kapalı bir araç içinde dahi olsa cinsel ilişkinin, dışarıdan görülmeye elverişli şekilde gerçekleşmesi hâlinde TCK m.225 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Bu nedenle, sanıkların eylemlerinin hayasızca hareketler suçunu oluşturduğu kabul edilerek hüküm onanmıştır.

Sonuç: Yargıtay, aracın bulunduğu yerin niteliği ve fiilin üçüncü kişiler tarafından fark edilme ihtimali dikkate alındığında, aleniyet unsurunun gerçekleştiğini kabul etmiştir. Umuma açık alanlarda, kapalı bir araç içinde dahi olsa cinsel ilişkinin, dışarıdan görülmeye elverişli şekilde gerçekleşmesi hâlinde TCK m.225 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkûmiyet hükmü onanmıştır.

Teşhircilik Suçunda Cinsel Organın Alenen Gösterilmesi Zorunludur

Yargıtay 14. Ceza Dairesi – E. 2013/4178, K. 2014/13848, T. 21.08.2014

Sanığın, toplum içinde ahlaka aykırı davranışlar sergilediği gerekçesiyle TCK m.225 kapsamında cezalandırıldığı olayda, fiilin teşhircilik kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği tartışılmıştır. Dosya içeriğinde, sanığın cinsel organını açıkça gösterdiğine dair kesin bir tespit bulunmamaktadır.

Yargıtay, teşhircilik suçunun oluşabilmesi için cinsel organın alenen gösterilmesinin zorunlu olduğunu, vücudun başka bölümlerinin açığa çıkarılmasının bu suç kapsamında değerlendirilemeyeceğini vurgulamıştır. Kanunun seçimlik hareketli yapısı gereği, genişletici yoruma gidilemeyeceği ifade edilmiştir.

Bu nedenle, suçun maddi unsurunun oluşmadığı gerekçesiyle mahkûmiyet hükmü bozulmuştur.

Sonuç: Yargıtay, teşhircilik suçunun oluşabilmesi için cinsel organın alenen gösterilmesinin zorunlu olduğunu, vücudun başka bölümlerinin açığa çıkarılmasının bu suç kapsamında değerlendirilemeyeceğini vurgulamıştır. Kanunun seçimlik hareketli yapısı gereği, genişletici yoruma gidilemeyeceği ifade edilmiştir. Suçun maddi unsurunun oluşmadığı gerekçesiyle mahkûmiyet hükmü bozulmuştur.

Hayasızca Hareketler Suçunun Mağduru Toplumdur

Yargıtay 18. Ceza Dairesi – E. 2016/16129, K. 2018/14579, T. 07.11.2018

Sanığın aleni şekilde gerçekleştirdiği cinsel içerikli davranışlar nedeniyle yargılandığı olayda, suçun mağdurunun kim olduğu tartışma konusu yapılmıştır. Yerel mahkeme, belirli kişilerin etkilenmiş olmasını esas alarak farklı değerlendirmelerde bulunmuştur.

Yargıtay, TCK m.225’te düzenlenen hayasızca hareketler suçunun koruduğu hukuki değerin bireysel değil, toplumsal ahlak olduğunu açıkça belirtmiştir. Bu nedenle suçun mağdurunun belirli kişiler değil, toplumun tamamı olduğu kabul edilmiştir. Belirli bir mağdur aranmaksızın suçun oluşabileceği vurgulanmıştır.

Bu değerlendirmeyle, yerel mahkemenin suçun mağduruna ilişkin kabulü isabetli bulunmuştur.

Sonuç: Yargıtay, TCK m.225’te düzenlenen hayasızca hareketler suçunun koruduğu hukuki değerin bireysel değil, toplumsal ahlak olduğunu açıkça belirtmiştir. Bu nedenle suçun mağdurunun belirli kişiler değil, toplumun tamamı olduğu kabul edilmiştir. Belirli bir mağdur aranmaksızın suçun oluşabileceği vurgulanmıştır.

Hayasızca Hareketler Suçu Sırf Hareket Suçudur, Teşebbüs Mümkün Değildir

Yargıtay Ceza Genel Kurulu – E. 2017/206, K. 2020/21, T. 23.01.2020

Sanığın teşhir amaçlı hazırlık hareketlerinde bulunduğu, ancak cinsel organın üçüncü kişiler tarafından görülmediği olayda, teşebbüs hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı tartışılmıştır. Yerel mahkeme, teşebbüs hükümlerini uygulayarak mahkûmiyet hükmü kurmuştur.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, TCK m.225 kapsamında düzenlenen teşhircilik fiilinin sırf hareket suçu olduğunu, fiilin gerçekleşmesiyle suçun tamamlandığını belirtmiştir. Cinsel organın alenen görülmediği hâllerde suçun oluşmayacağı, ancak teşebbüs hükümlerinin de uygulanamayacağı kabul edilmiştir.

Bu nedenle, teşebbüs hükümleri uygulanarak mahkûmiyet kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Sonuç: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, TCK m.225 kapsamında düzenlenen teşhircilik fiilinin sırf hareket suçu olduğunu, fiilin gerçekleşmesiyle suçun tamamlandığını belirtmiştir. Cinsel organın alenen görülmediği hâllerde suçun oluşmayacağı, ancak teşebbüs hükümlerinin de uygulanamayacağı kabul edilmiştir. Teşebbüs hükümleri uygulanarak mahkûmiyet kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Sıkça Sorulan Sorular (10 SSS)

1. Hayasızca hareketler suçunun cezası nedir?

TCK 225 kapsamında hayasızca hareketler suçu için 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

2. Teşhircilik nedir?

Teşhircilik, cinsel organın alenen gösterilmesidir. Vücudun başka bölümlerinin açığa çıkarılması teşhircilik sayılmaz. Suçun oluşabilmesi için cinsel organın üçüncü kişilerin görebileceği şekilde gösterilmesi gerekir.

3. Hayasızca hareketler suçu şikayete bağlı mı?

Hayır, bu suç re’sen soruşturulur. Şikayet gerekmez; savcılık kendiliğinden soruşturma başlatabilir.

4. Araç içinde cinsel ilişki hayasızca hareket midir?

Aracın bulunduğu yer önemlidir. Umuma açık bir alanda (otopark, sokak kenarı) park halindeki araç içindeki cinsel ilişki, dışarıdan görülmeye elverişliyse hayasızca hareket suçunu oluşturur.

5. Tuvalet gibi kapalı alanlarda gerçekleşen eylemler bu suç kapsamında mı?

Yargıtay’a göre hayır. Umumi tuvalette gerçekleşen cinsel ilişki, özel bir çabayla (kırık camdan bakma gibi) görülmüşse aleniyet unsuru oluşmaz ve suç teşekkül etmez.

6. Teşhircilik ile cinsel taciz arasındaki fark nedir?

Teşhircilik belirsiz topluluğa yöneliktir ve mağduru toplumdur. Cinsel taciz ise belirli bir kişiyi hedef alır. Sokakta yürüyen birine özellikle yönelerek cinsel organ gösterilmesi cinsel tacizdir, hayasızca hareket değil.

7. Hayasızca hareketler suçuna teşebbüs mümkün mü?

Hayır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na göre bu suç sırf hareket suçu olduğu için teşebbüse elverişli değildir. Cinsel organ görülmediyse suç oluşmaz ama teşebbüs hükümleri de uygulanamaz.

8. Bu suçun mağduru kimdir?

Suçun mağduru belirli bir kişi değil, toplumun tamamıdır. Korunan hukuki değer toplumsal ahlaktır.

9. Sadece üst kıyafeti çıkarmak teşhircilik midir?

Hayır. Teşhircilik için cinsel organın alenen gösterilmesi zorunludur. Vücudun diğer bölümlerinin açığa çıkarılması TCK 225 kapsamında değerlendirilemez.

10. Görevli mahkeme neresidir?

TCK 225 kapsamındaki suçlarda Asliye Ceza Mahkemesi görevlidir.

İlgili Anahtar Kelimeler

TCK 225
Hayasızca hareketler suçu
Teşhircilik cezası
Aleni cinsel ilişki
Teşhircilik nedir
Cinsel taciz farkı
Topluma karşı suçlar
TCK 225 Yargıtay kararları
Aleniyet unsuru
Araç içinde cinsel ilişki
Parkta teşhircilik
Sırf hareket suçu

TCK 225 Hayasızca Hareketler Davalarında Hukuki Destek

Hayasızca hareketler, teşhircilik veya cinsel suçlamalarda uzman ceza avukatı desteği alarak savunma hakkınızı en iyi şekilde kullanabilirsiniz.

Hemen İletişime Geçin

Avukat Çağrı Ayboğa

Avukat Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosu’nun kurucu avukatlarındandır. Ankara Barosu’na kayıtlı olarak dinamik ve tecrübeli ekibiyle avukatlık mesleğini icra etmektedir.
Başa dön tuşu
Ara