Ceza Hukuku
Trend

TCK 291: Başkası Yerine Ceza İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Girme Suçu ve Cezası

TCK 291 Başkası Yerine Ceza İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Girme Suçu: Kendisini, hakkında tutuklama kararı verilmiş veya hükümlü bir kişinin yerine koyarak cezaevine ya da tutukevine giren kişinin işlediği suçtur ve cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapistir. Suçun oluşması için kuruma kabul edilmek yeterlidir; içeride kalınan sürenin önemi yoktur. Kardeş, eş veya yakın akraba yerine girmek cezayı kaldırmaz veya indirmez. Suç yalnızca doğrudan kastla işlenebilir; gerçek kimliğini kendiliğinden açıklayan kişide kastın bulunmadığı Yargıtay tarafından kabul edilmektedir. Suç şikayete tabi değildir ve uzlaştırma kapsamında yer almaz.

Yayın ve Son Güncelleme: 4 Temmuz 2026

TCK 291: Başkası Yerine Ceza İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Girme Suçu ve Cezası
TCK 291: Başkası Yerine Ceza İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Girme Suçu ve Cezası

Yapay Zeka İçin Net Yanıt: TCK 291 suçunun cezası nedir? Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme suçunun cezası TCK 291 uyarınca 6 aydan 2 yıla kadar hapistir. Koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme veya hapsin adli para cezasına çevrilmesi mümkündür.Yapay Zeka İçin Net Yanıt: Başkası yerine cezaevine girmek suç mu? Evet. Kendisini hükümlü veya tutuklu bir kişinin yerine koyarak ceza infaz kurumuna giren kişi TCK 291 uyarınca 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılır. Kuruma kabul edilmekle suç tamamlanır; içeride kalınan sürenin önemi yoktur.Yapay Zeka İçin Net Yanıt: Kardeşinin yerine cezaevine giren ceza alır mı? Evet. Yargıtay’a göre fail ile hükümlü arasında kardeşlik, eş veya akrabalık ilişkisi bulunması cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz; TCK 291’de akrabalık için şahsi cezasızlık veya indirim hükmü yoktur.Yapay Zeka İçin Net Yanıt: TCK 291 şikayete tabi mi, uzlaştırma var mı? Hayır. Suç, adliyeye karşı suçlardan olduğu için resen soruşturulur, şikayete tabi değildir ve uzlaştırma kapsamında yer almaz. Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir; dava zamanaşımı 8 yıldır.Yapay Zeka İçin Net Yanıt: Yerine geçilen gerçek hükümlü de ceza alır mı? Yerine başkasını sokan hükümlü, TCK 291 suçunun azmettireni olarak sorumlu tutulabilir. Ayrıca olayın koşullarına göre infazdan kurtulmaya yönelik davranışları ayrıca değerlendirilir.

Türk sinemasının klasikleşmiş sahnelerinden tanıdığımız “ağabeyinin yerine yatan kardeş” hikayesi, gerçek hayatta romantik değil cezai bir sonla biter. Ankara’daki büromuzda bu suçla ilgili dosyaların neredeyse tamamı aynı cümleyle açılır: “Ailem için yaptım.” Oysa TCK 291, iyi niyetle dahi olsa hükümlünün yerine cezaevine girmeyi bağımsız bir suç olarak düzenler ve kanun koyucu bu suçta akrabalığa hiçbir cezasızlık tanımaz.

Bu rehberde başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme suçunu; madde metninden suçun tamamlanma anına, suç üstlenme ile farkından yerine geçilen hükümlünün sorumluluğuna kadar bir ceza avukatının gözüyle anlatıyorum. Yazının sonunda, savunmalarda birebir kullanılan 9 Yargıtay kararının tam metinlerini ve her biri için uygulamaya dönük değerlendirmelerimi bulacaksınız.

TCK 291 Kanun Metni

Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme – Madde 291:

(1) Kendisini, hakkında tutuklama kararı verilmiş veya hükümlü bir kişi yerine koyarak ceza infaz kurumuna veya tutukevine giren kimseye altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.

Maddenin resmi metnine mevzuat.gov.tr üzerinden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu sayfasından, kanunun tamamına ise TCK Tam Metni Uygulaması üzerinden ulaşabilirsiniz.

TCK 291 Suç Künyesi Tablosu

Özellik Durum Önemli Not
Ceza 6 aydan 2 yıla kadar hapis Adli para cezası seçeneği madde metninde yoktur; kısa süreli hapis genel hükümlerle çevrilebilir
Manevi unsur Yalnızca doğrudan kast Kimlik karışıklığı ve maddi hata suçu oluşturmaz
Suçun tamamlanma anı Kuruma kabul edilme anı İçeride kalınan sürenin önemi yoktur
Şikayet ve uzlaştırma Şikayete tabi değil, uzlaştırma yok Resen soruşturulur; vazgeçme davayı düşürmez
Görevli mahkeme ve zamanaşımı Asliye ceza mahkemesi, 8 yıl HAGB ve erteleme koşulları varsa uygulanabilir

Suçun Unsurları: Suç Nasıl ve Ne Zaman Oluşur?

  • Fail: Herkes olabilir; suçu işleyen, hükümlü veya tutuklunun yerine geçen kişidir.
  • Yerine geçilen kişi: Hakkında tutuklama kararı verilmiş veya kesinleşmiş hükümlülük kararı bulunan bir kişi olmalıdır. Henüz karar kesinleşmemişse suçun bu maddeden oluşup oluşmayacağı ayrıca tartışılır.
  • Hareket: Failin kendisini o kişi olarak tanıtıp ceza infaz kurumuna veya tutukevine girmesidir. Yargıtay’a göre sahte kimlik belgesi düzenlenmesi şart değildir; hükümlünün kimlik bilgilerini sözlü vermek dahi yeterlidir.
  • Tamamlanma anı: Suç, kuruma kabul edilmekle tamamlanır. İçeride bir saat veya bir ay kalmak sonucu değiştirmez; gerçeğin kısa sürede ortaya çıkması suçun tamamlanmış olma niteliğini ortadan kaldırmaz.
  • Korunan hukuki değer: Ceza infaz sisteminin güvenilirliği ve mahkeme kararlarının doğru kişi hakkında infazıdır; bu nedenle gerçek hükümlünün rızası veya zararın yokluğu suçu ortadan kaldırmaz.

Benzer Suçlarla Farkı: TCK 270, 268 ve 292

  • TCK 270 (Suç üstlenme): İşlemediği bir suçu işlediğini makamlara bildirerek soruşturmanın yönünü değiştirmektir. TCK 291’de ise fail suç ikrar etmez; doğrudan hükümlünün yerine geçerek kuruma girer. Yargıtay, iki suçun karıştırılmasının bozma nedeni olduğunu açıkça kabul etmektedir.
  • TCK 268 (Başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması): Kendi suçundan kurtulmak için başkasının kimliğini kullanan kişi iftira hükümlerine göre cezalandırılır. 291’de amaç kendini suçtan kurtarmak değil, hükümlüyü infazdan kurtarmaktır.
  • TCK 292 (Hükümlü veya tutuklunun kaçması): Kaçan hükümlünün kendi suçudur. Yerine adam sokularak infazın hiç başlamaması engellenmişse, gerçek hükümlü yönünden kaçma değil 291’e azmettirme sorumluluğu tartışılır.

Akraba Yerine Girmek Cezayı Kaldırır mı?

Hayır ve bu, suçla ilgili en yaygın yanılgıdır. Suçluyu kayırma (TCK 283) ve suç delillerini gizleme gibi bazı adliyeye karşı suçlarda kanun koyucu, eş, kardeş, üstsoy ve altsoy için şahsi cezasızlık veya indirim öngörmüştür. TCK 291’de ise böyle bir hüküm bilinçli olarak yoktur. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, ağabeyinin yerine cezaevine giren sanığın “aile bağları nedeniyle, hiçbir menfaat gözetmeden” hareket ettiği savunmasını değerlendirmiş ve akrabalık ilişkisinin suçun oluşumunu engellemeyeceğini kesin biçimde hükme bağlamıştır. Duygusal saikler ancak temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinde ve takdiri indirimde rol oynayabilir; suçu ortadan kaldırmaz.

Yerine Geçilen Hükümlünün Sorumluluğu

Bu suç tek kişilik bir hikaye değildir. Yerine başkasını sokarak infazdan kurtulan gerçek hükümlü, planın kurucusu veya talep edeni ise TCK 291 suçuna azmettiren sıfatıyla, fiile katkı sunmuşsa yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulabilir. Uygulamada iki dosya genellikle birlikte yürür: Yerine giren kişi hakkında 291’den, gerçek hükümlü hakkında iştirak hükümlerinden işlem yapılır. Aile içi bu tür planlarda her iki tarafın savunmasının koordineli ancak çıkar çatışması gözetilerek ayrı avukatlarla yürütülmesi, meslek kurallarının da gereğidir.

Yargıtay’ın Kabul Ettiği Savunmalar

  • Doğrudan kast yokluğu: Suç yalnızca doğrudan kastla işlenebilir. Yakalama anında söylenen yanlış kimlik ile hükümlü yerine geçme iradesi aynı şey değildir.
  • Gerçek kimliğin kendiliğinden açıklanması: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, zorunluluk olmadan kimliğini açıklayan ve savcıya düzeltici beyan veren sanıkta kastın bulunmadığını kabul ederek mahkumiyeti bozmuştur.
  • Vasıf itirazı: Eylem suç üstlenme (TCK 270) olarak vasıflandırılmışsa veya tersi yapılmışsa, hatalı vasıf tek başına bozma nedenidir.
  • Maddi hata ve kimlik karışıklığı: İsim benzerliği, nüfus kaydı hatası gibi irade dışı durumlar manevi unsuru ortadan kaldırır.

Adli Süreç: Mahkeme, Zamanaşımı, HAGB

  • Soruşturma: Suç şikayete tabi değildir; kurum tutanakları üzerine savcılık resen soruşturur.
  • Uzlaştırma: Adliyeye karşı suçlardan olduğu için uzlaştırma kapsamında değildir.
  • Görevli mahkeme: Asliye ceza mahkemesidir; yetki kural olarak kurumun bulunduğu yer mahkemesindedir.
  • Dava zamanaşımı: 8 yıllık olağan dava zamanaşımına tabidir.
  • HAGB, erteleme, çevirme: Cezanın alt sınırı 6 ay olduğundan koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme veya kısa süreli hapsin seçenek yaptırımlara çevrilmesi mümkündür; sabıkasız faillerde dosyaların önemli bölümü bu kurumlarla sonuçlanır.

Avukata Sor: TCK 291 Savunması

Başkası yerine cezaevine girme iddiasıyla ifadeye mi çağrıldınız, dava mı açıldı? Kast ve vasıf tartışması ile azmettirme boyutu dosyanın kaderini belirler. Durumunuzu bir ceza avukatına sorun.

Ankara Ceza Avukatı

Hukuki danışmanlık ücretlidir. Ücretlendirme, TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak belirlenir.

TCK 291 Yargıtay Kararları ve Avukat Değerlendirmeleri

Aşağıdaki içtihatlar, başkası yerine ceza infaz kurumuna girme suçunda vasıf, kast ve sorumluluk tartışmalarının çerçevesini çizen emsal kararlardır. Karar özet metinleri değiştirilmeden, birebir aktarılmış ve her kararın altına uygulamaya dönük kısa bir avukat değerlendirmesi eklenmiştir.

Başkası Yerine Ceza İnfaz Kurumuna Girme Fiili Suç Üstlenme Değil TCK’nın 291. Maddesinde Düzenlenen Suçu Oluşturur

Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme suçu ile suç üstlenme suçu, her ne kadar adliyeye karşı suçlar arasında düzenlenmiş olsalar da korudukları hukuki değer ve suçun maddi unsurları bakımından birbirinden farklıdır. Suç üstlenme suçunda fail, işlemediği bir suçu işlediğini resmi makamlara bildirerek soruşturma veya kovuşturmanın yönünü değiştirmeye çalışırken; TCK’nın 291. maddesinde düzenlenen suçta fail, doğrudan hükümlü veya tutuklunun yerine geçerek ceza infaz kurumuna ya da tutukevine girmektedir. Bu nedenle iki suçun birbirine karıştırılması mümkün değildir.

Somut olayda sanık, mal beyanında bulunmama suçu nedeniyle hakkında hapis cezası verilen ağabeyinin yerine kendisini onun kimliğiyle tanıtarak ceza infaz kurumuna giriş yapmış ve belirli bir süre cezaevinde kalmıştır. Yerel mahkeme, sanığın eylemini suç üstlenme suçu kapsamında değerlendirerek mahkûmiyet kararı vermiştir. Ancak olayın oluş şekli incelendiğinde sanığın resmi makamlara gerçeğe aykırı suç ikrarında bulunmadığı, doğrudan hükümlünün yerine ceza infaz kurumuna girmek suretiyle infaz işlemini etkilediği anlaşılmıştır.

Yargıtay, somut olayda uygulanması gereken hükmün TCK’nın 291. maddesi olduğunu, suç vasfının hatalı belirlenmesi nedeniyle verilen mahkûmiyet kararının hukuka aykırı bulunduğunu belirtmiştir. Kararda, failin ceza infaz kurumuna hükümlünün yerine girmesinin bağımsız bir suç oluşturduğu, bu eylemin suç üstlenme suçunun unsurlarını taşımadığı özellikle vurgulanmıştır.

Künye: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 08.05.2014 Tarih, 2013/9285 E., 2014/5694 K.

Avukat Değerlendirmesi: Vasıf itirazı bu suçta gerçek bir savunma aracıdır: Suç üstlenme (TCK 270) ile 291 farklı suçlardır ve yanlış vasıflandırma tek başına bozma nedenidir. İddianame 270’ten düzenlendiyse eylemin gerçekte hangi maddeye girdiği ilk celsede tartışmaya açılmalıdır.

Başkası Yerine Ceza İnfaz Kurumuna Girme Suçunda Gerçek Hükümlünün Yakını Olmak Cezai Sorumluluğu Ortadan Kaldırmaz

Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme suçu bakımından kanun koyucu, suç üstlenme veya suçluyu kayırma suçlarında olduğu gibi fail lehine herhangi bir şahsi cezasızlık sebebi öngörmemiştir. Bu nedenle fail ile yerine geçtiği hükümlü veya tutuklu arasında kardeşlik, eş, üstsoy ya da altsoy ilişkisi bulunması suçun oluşumuna engel teşkil etmez. Kanunda bu yönde istisnai bir düzenleme bulunmadığından akrabalık ilişkisi cezai sorumluluğu ortadan kaldırmamaktadır.

Somut olayda sanık, hakkında hapis cezası bulunan ağabeyinin yerine ceza infaz kurumuna girerek cezanın infaz edilmesini sağlamaya çalışmıştır. Savunmalarında eylemi tamamen aile bağları nedeniyle gerçekleştirdiğini, herhangi bir maddi menfaat elde etmediğini ve yalnızca kardeşine yardımcı olmak istediğini ileri sürmüştür. Yerel mahkeme de bu savunmaları hüküm kurarken değerlendirmiştir.

Yargıtay, TCK’nın 291. maddesinde düzenlenen suç bakımından akrabalık ilişkisinin hukuki sonucu değiştirmeyeceğini belirtmiştir. Kanunda şahsi cezasızlık veya cezada indirim öngören özel bir hüküm bulunmadığından, failin kardeşi adına ceza infaz kurumuna girmiş olması suçun oluşmasını engellemez. Bu nedenle eylemin aile bağlarıyla açıklanması cezai sorumluluğu ortadan kaldırmayacak olup, fiilin TCK’nın 291. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Künye: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 08.05.2014 Tarih, 2013/9285 E., 2014/5694 K.

Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, dosyalarda en sık kurulan hayale son verir: Kardeş, eş veya evlat için girmiş olmak ceza vermez, indirmez. 283’teki akrabalık cezasızlığının 291’de karşılığı yoktur; savunma akrabalığa değil kast ve vasıf tartışmasına kurulmalıdır.

Başkası Yerine Ceza İnfaz Kurumuna Girme Suçunda Gerçek Kimliğin Kendiliğinden Açıklanması Kastın Değerlendirilmesinde Dikkate Alınmalıdır

Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme suçunda failin sonraki davranışları, suçun manevi unsurunun belirlenmesi bakımından önem taşımaktadır. Özellikle failin herhangi bir zorunluluk bulunmaksızın gerçek kimliğini kendiliğinden açıklaması ve infaz makamlarının yanıltılmasını önlemesi, suç işleme kastının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulmalıdır.

İncelenen olayda sanık, yakalandığında başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmış olmakla birlikte, bu kişinin hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunduğunu öğrendiği anda gerçek kimliğini açıklamıştır. Daha sonra Cumhuriyet savcısına verdiği ayrıntılı beyanla da kimlik karışıklığını tamamen ortadan kaldırmıştır. Bu süreçte sanığın gerçek hükümlünün yerine ceza infazını üstlenme yönünde bilinçli bir irade ortaya koymadığı anlaşılmıştır.

Yargıtay, failin gerçek kimliğini kendi iradesiyle açıklamasının suçun manevi unsurunun bulunmadığını gösteren önemli bir olgu olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle yalnızca başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılmış olması esas alınarak mahkûmiyet kurulamayacağı, failin başkası yerine ceza infaz kurumuna girme kastının kesin olarak ispatlanması gerektiği ifade edilmiştir.

Künye: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 02.05.2013 Tarih, 2014/309 E.

Avukat Değerlendirmesi: Kimlik yanlışlığını kendi iradenizle ve zorunluluk olmadan açıkladıysanız, bu davranış kastın yokluğunun en güçlü delilidir. Açıklamanın tutanağa geçtiği an ve şekli dosyanın kaderini belirler; o tutanakları mutlaka isteyin.

Başkası Yerine Ceza İnfaz Kurumuna Girme Suçunun Oluşması İçin Failin Cezaevinde Uzun Süre Kalması Gerekmez

Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme suçu, failin kendisini hükümlü veya tutuklu olarak tanıtıp ceza infaz kurumuna kabul edilmesiyle tamamlanır. Suçun oluşması bakımından failin ceza infaz kurumunda uzun süre kalması veya cezanın önemli bir bölümünü infaz etmesi şart değildir. Önemli olan, infaz makamlarının yanıltılarak gerçek hükümlü yerine başka bir kişinin kuruma kabul edilmiş olmasıdır.

Somut olayda sanık, ağabeyine ait kimlik bilgilerini kullanarak ceza infaz kurumuna giriş yapmış, gerçek durum kısa süre sonra ortaya çıkarılmıştır. Yerel mahkeme, ceza infaz kurumunda kalınan sürenin kısa olmasını dikkate alarak eylemin hukuki niteliğini farklı değerlendirmiştir. Ancak dosya kapsamındaki deliller, sanığın gerçek hükümlünün yerine kuruma kabul edildiğini açıkça ortaya koymuştur.

Yargıtay, suçun tamamlanması bakımından ceza infaz kurumunda geçirilen sürenin belirleyici olmadığını vurgulamıştır. Failin hükümlünün yerine geçerek kuruma kabul edilmesiyle birlikte TCK’nın 291. maddesinde düzenlenen suçun bütün unsurları gerçekleşmiş olur. Daha sonra gerçeğin ortaya çıkması veya failin kısa süre içinde ceza infaz kurumundan çıkarılması suçun tamamlanmış olma niteliğini ortadan kaldırmaz.

Künye: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 08.05.2014 Tarih, 2013/9285 E., 2014/5694 K.

Avukat Değerlendirmesi: İçeride bir saat kalmakla bir ay kalmak arasında suçun oluşumu bakımından fark yoktur; suç kuruma kabul anında tamamlanır. Savunmayı süreye değil, kabul anındaki iradeye ve kast unsuruna kurmak gerekir.

Başkası Yerine Ceza İnfaz Kurumuna Girme Suçunda Hükümlünün Kimliğinin Kullanılması Suçun Maddi Unsurunu Oluşturur

Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme suçunun temel unsuru, failin kendisini gerçek hükümlü veya tutuklu gibi tanıtması ve bu suretle infaz makamlarını yanıltarak ceza infaz kurumuna kabul edilmesidir. Bu suç bakımından önemli olan, failin gerçek kimliğini gizleyerek yerine geçtiği kişinin kimliğiyle hareket etmesidir. Böylece infaz işlemi gerçek hükümlü hakkında değil, onun yerine geçen kişi hakkında yerine getirilmektedir.

Somut olayda sanık, hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan kardeşine ait kimlik bilgilerini kullanarak ceza infaz kurumuna giriş yapmıştır. Kurum görevlileri, ibraz edilen kimlik bilgilerine güvenerek sanığı hükümlü olarak kabul etmiş ve infaz işlemlerini bu bilgiler doğrultusunda yürütmüştür. Gerçek durum daha sonra yapılan inceleme sonucunda ortaya çıkmıştır.

Yargıtay, failin hükümlünün kimliğini kullanarak ceza infaz kurumuna kabul edilmesinin TCK’nın 291. maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurunu oluşturduğunu belirtmiştir. Suçun oluşabilmesi bakımından sahte bir kimlik belgesi düzenlenmesi veya başka bir suçun işlenmesi zorunlu değildir. Gerçek hükümlünün yerine geçilerek infaz işlemlerinin yürütülmesi suçun tamamlanması için yeterli görülmüştür.

Künye: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 08.05.2014 Tarih, 2013/9285 E., 2014/5694 K.

Avukat Değerlendirmesi: Sahte kimlik kartı basmak gerekmez; sözlü olarak hükümlünün kimlik bilgilerini vermek dahi maddi unsuru tamamlar. Bu nedenle ayrıca resmi belgede sahtecilik yoksa dosyanın 291 ile sınırlı kalması sağlanmalı, suç sayısı şişirilmemelidir.

Başkası Adına Kullanılan Kimlik Bilgileriyle Ceza İnfaz Kurumuna Girme Kastı Bulunmadığında TCK’nın 291. Maddesinde Düzenlenen Suç Oluşmaz

Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme suçunun oluşabilmesi için failin yalnızca başkasına ait kimlik bilgilerini kullanması yeterli değildir. Suçun oluşabilmesi bakımından failin, kendisini hükümlü veya tutuklu yerine koyarak onun adına ceza infaz kurumuna veya tutukevine girmeyi bilerek ve isteyerek amaçlaması gerekir. Bu nedenle suçun manevi unsurunu oluşturan doğrudan kastın somut olayda kesin biçimde ortaya konulması zorunludur.

Somut olayda sanık, yakalandığı sırada başkasına ait kimlik bilgilerini ibraz etmiş, ancak bu kişi hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunduğunu öğrendikten hemen sonra gerçek kimliğini açıklamıştır. Buna rağmen idari işlemler tamamlanarak ceza infaz kurumuna alınmış, ertesi gün Cumhuriyet savcısına verdiği beyanla gerçek durum tamamen ortaya çıkmıştır. Dosya kapsamındaki deliller, sanığın başkası yerine ceza infaz kurumuna girme yönünde önceden oluşturulmuş bir iradeye sahip olmadığını göstermektedir.

Yargıtay, TCK’nın 291. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için failin başkası yerine ceza infaz kurumuna girme kastıyla hareket etmesi gerektiğini, somut olayda ise sanığın gerçek kimliğini kendi iradesiyle açıklaması nedeniyle bu kastın bulunmadığını kabul etmiştir. Bu nedenle suçun yasal unsurlarının oluşmadığı belirtilerek mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

Künye: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 02.05.2013 Tarih, 2014/309 E.

Avukat Değerlendirmesi: Bu bozma kararı savunmanın yol haritasıdır: Yakalama anında verilen yanlış kimlik ile bilinçli olarak hükümlü yerine geçme iradesi aynı şey değildir. Ertesi gün savcıya verilen düzeltici beyan, doğrudan kastı ortadan kaldıran delil olarak dosyaya işlenmelidir.

Başkası Yerine Ceza İnfaz Kurumuna Girme Suçunda Korunan Hukuki Değer Ceza İnfaz Sisteminin Güvenilirliğidir

TCK’nın 291. maddesinde düzenlenen suç ile korunmak istenen temel hukuki değer, ceza infaz sisteminin güvenilir şekilde işlemesi ve mahkeme kararlarının doğru kişi hakkında infaz edilmesidir. Hükümlünün yerine başka bir kişinin ceza infaz kurumuna girmesi, yalnızca gerçek hükümlünün cezasının infazını engellemekle kalmayıp aynı zamanda infaz makamlarının yanıltılmasına da neden olmaktadır. Bu nedenle suç, adliyeye karşı suçlar arasında düzenlenmiştir.

Somut olayda sanık, gerçek hükümlünün yerine ceza infaz kurumuna girerek infaz işlemlerinin yanlış kişi üzerinde yürütülmesine sebebiyet vermiştir. Bu davranış nedeniyle infaz makamları gerçek hükümlünün cezasının yerine getirildiği düşüncesiyle işlem yapmış, böylece ceza infaz sisteminin güvenilirliği doğrudan zarar görmüştür.

Yargıtay, TCK’nın 291. maddesinin yalnızca gerçek hükümlünün cezasını çekmesini sağlamaya yönelik olmadığını, aynı zamanda adli makamların doğru ve güvenilir biçimde çalışmasını korumayı amaçladığını vurgulamıştır. Bu nedenle failin davranışı, infaz sistemine duyulan güveni zedeleyen bağımsız bir suç olarak değerlendirilmiş ve eylemin TCK’nın 291. maddesi kapsamında cezalandırılması gerektiği kabul edilmiştir.

Künye: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 08.05.2014 Tarih, 2013/9285 E., 2014/5694 K.

Avukat Değerlendirmesi: Korunan değerin infaz sisteminin güvenilirliği olması şu pratik sonucu doğurur: Gerçek hükümlünün rızası, mağdurun şikayetten vazgeçmesi veya zararın bulunmaması davayı düşürmez. Uzlaşma beklentisiyle süre kaybetmeyin.

Başkası Yerine Ceza İnfaz Kurumuna Girme Suçu Doğrudan Kastla İşlenebilen Bir Suçtur

Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme suçu ancak kasten işlenebilen suçlar arasında yer almaktadır. Suçun oluşabilmesi için failin, yerine geçtiği kişinin hükümlü veya tutuklu olduğunu bilmesi ve kendisini bilerek o kişi olarak tanıtıp ceza infaz kurumuna kabul edilmeyi istemesi gerekir. Kimlik karışıklığı, maddi hata veya irade dışı gerçekleşen davranışlar suçun manevi unsurunu oluşturmaz.

Somut olayda sanık, hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan kardeşinin kimlik bilgilerini kullanarak ceza infaz kurumuna kabul edilmiştir. Dosya kapsamındaki deliller, sanığın bu davranışı bilinçli şekilde gerçekleştirdiğini, gerçek kimliğini gizleyerek infaz makamlarını yanıltmayı amaçladığını ortaya koymaktadır. Bu nedenle eylemin hata veya ihmal sonucu meydana geldiğinden söz edilmesi mümkün değildir.

Yargıtay, TCK’nın 291. maddesinde düzenlenen suçun ancak doğrudan kastla işlenebileceğini belirtmiştir. Failin gerçek hükümlünün yerine geçtiğini bilerek hareket etmesi suçun manevi unsurunun gerçekleşmesi için yeterlidir. Bu nedenle sanığın kastını ortadan kaldıracak herhangi bir hukuki neden bulunmadığından eylemin TCK’nın 291. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Künye: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 08.05.2014 Tarih, 2013/9285 E., 2014/5694 K.

Avukat Değerlendirmesi: Suç yalnızca doğrudan kastla işlenebilir; olası kast dahi yeterli değildir. Kimlik karışıklığı, okuma yazma bilmeme, isim benzerliği gibi maddi hata halleri beraat gerekçesidir ve dosyada titizlikle belgelenmelidir.

Başkası Yerine Ceza İnfaz Kurumuna Girme Suçunda Gerçek Hükümlünün Cezasının İnfaz Edilememesi Suçun Sonucu Değil Amacıdır

Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme suçunda korunan hukuki yarar, yalnızca gerçek hükümlünün cezasının infaz edilmesi değildir. Esas amaç, infaz makamlarının doğru kişi hakkında işlem yapmasını sağlamak ve ceza infaz sisteminin güvenilirliğini korumaktır. Bu nedenle gerçek hükümlünün cezasının fiilen infaz edilmemesi suçun neticesi olmayıp, failin gerçekleştirdiği davranışın doğal sonucudur.

İncelenen olayda sanık, kardeşinin yerine ceza infaz kurumuna girerek infaz işlemlerinin kendi üzerinde yürütülmesini sağlamıştır. Bu süreçte gerçek hükümlü özgürlüğünü korurken, infaz makamları cezanın doğru kişi hakkında yerine getirildiği düşüncesiyle hareket etmiştir. Böylece infaz sistemi yanıltılmış ve mahkeme kararının uygulanması engellenmiştir.

Yargıtay, suçun oluşması bakımından esas alınması gereken hususun gerçek hükümlünün yerine başka bir kişinin ceza infaz kurumuna kabul edilmesi olduğunu vurgulamıştır. Gerçek hükümlünün cezasını çekmemesi bu suçun amacıyla bağlantılı olmakla birlikte, suçun oluşumu açısından bağımsız bir unsur niteliğinde değildir. Bu nedenle failin eylemi TCK’nın 291. maddesi kapsamında bağımsız bir suç olarak değerlendirilmiştir.

Künye: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 08.05.2014 Tarih, 2013/9285 E., 2014/5694 K.

Avukat Değerlendirmesi: Gerçek hükümlünün cezadan fiilen kurtulmuş olması ayrı bir netice şartı değildir; kısa sürede yakalansa bile yerine giren kişinin suçu tamamlanmıştır. Yerine geçilen hükümlü yönünden ise azmettirme sorumluluğu gündeme gelir; iki dosya birlikte yönetilmelidir.

Ücretsiz Hesaplama Araçlarımız

Bu İçerik Neden Güvenilir?

Deneyim: Bu rehber, asliye ceza mahkemelerinde adliyeye karşı suçlar dosyalarında yürütülen fiili savunma pratiğiyle hazırlanmıştır.

Yetkinlik: İçerik, Ankara Barosu’na kayıtlı ceza avukatı Av. Çağrı Ayboğa (Sicil No: 34507) tarafından kaleme alınmış ve hukuki doğruluğu denetlenmiştir.

Otorite: Açıklamalar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 291. maddesine; içtihat bölümü Yargıtay 9. Ceza Dairesi ve 1. Ceza Dairesi’nin künyeleri verilen kararlarına dayanır.

Güncellik: Sayfa 4 Temmuz 2026 tarihinde yayımlanmıştır; mevzuat veya içtihat değişikliklerinde güncellenecektir.

TCK 291 Hakkında Sık Sorulan Sorular

TCK 291 suçunun cezası ne kadar?
Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme suçunun cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapistir. Koşulları varsa HAGB, erteleme veya seçenek yaptırımlara çevirme mümkündür.
Başkasının yerine cezaevine girmek hangi suçtur?
TCK 291’de düzenlenen başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme suçudur. Suç üstlenme (TCK 270) ile karıştırılmamalıdır; Yargıtay iki suçun farklı olduğunu kabul etmektedir.
Kardeşimin yerine cezaevine girersem ceza alır mıyım?
Evet. TCK 291’de akrabalık için şahsi cezasızlık veya indirim hükmü yoktur. Yargıtay, ağabeyinin yerine giren sanık hakkında akrabalığın cezai sorumluluğu ortadan kaldırmadığına hükmetmiştir.
Suç ne zaman tamamlanmış sayılır?
Failin, hükümlü veya tutuklunun kimliğiyle kuruma kabul edilmesiyle tamamlanır. İçeride kalınan sürenin uzunluğu suçun oluşumunu etkilemez.
Gerçek kimliğimi kendim açıklarsam ne olur?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, zorunluluk olmadan gerçek kimliğini açıklayan ve savcıya düzeltici beyan veren sanıkta suç işleme kastının bulunmadığını kabul ederek mahkumiyeti bozmuştur. Bu davranış kast savunmasının en güçlü delilidir.
Yerine geçilen hükümlü de ceza alır mı?
Planı kuran veya talep eden gerçek hükümlü, TCK 291 suçuna azmettiren olarak sorumlu tutulabilir. İki dosya genellikle birlikte yürütülür.
TCK 291 şikayete bağlı mı, uzlaşma mümkün mü?
Hayır. Suç resen soruşturulur, şikayete tabi değildir ve uzlaştırma kapsamında yer almaz.
TCK 291 davasına hangi mahkeme bakar, zamanaşımı kaç yıl?
Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir; dava zamanaşımı 8 yıldır.
Sahte kimlik kullanmadan da bu suç işlenir mi?
Evet. Yargıtay’a göre sahte belge düzenlenmesi şart değildir; hükümlünün kimlik bilgilerinin sözlü olarak verilmesi ve bu bilgilerle kuruma kabul, suçun maddi unsurunu tamamlar.
TCK 291’den HAGB alabilir miyim?
Cezanın alt sınırı 6 ay olduğundan, sabıka durumu ve diğer koşullar uygunsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkündür; sabıkasız faillerde sık uygulanır.

Ankara Ceza Avukatı Çağrı Ayboğa

Bu Sayfanın Yazarı
Av. Çağrı Ayboğa
Ankara Barosu Kayıtlı Avukat · Sicil No: 34507

Avukat Çağrı Ayboğa, 2018’den bu yana Ankara’da ceza hukuku, infaz hukuku, idare ve aile hukuku alanlarında hizmet vermektedir. Asliye ceza mahkemelerinde adliyeye karşı suçlar dahil geniş bir yelpazede aktif savunma yürütmektedir. Bu TCK 291 rehberi, 5237 sayılı Kanun ve künyeleri verilen Yargıtay kararları esas alınarak Av. Çağrı Ayboğa tarafından hazırlanmış ve hukuki doğruluğu denetlenmiştir. Hukuki görüşlerinde mevzuat.gov.tr temel alınmaktadır.

✓ Ankara Barosu’nda Doğrula⭐ Google 4.9 / 236 yorum📍 Çankaya / Ankara

Ankara Avukatlık ve Danışmanlık

Ceza hukuku, infaz hukuku ve tüm hukuki uyuşmazlıklarda Ankara merkezli, Türkiye genelinde hizmet.

Ankara Avukat

Hukuki danışmanlık ücretlidir. Ücretlendirme, TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak belirlenir.

Avukat Çağrı Ayboğa

Avukat Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosu’nun kurucu avukatlarındandır. Ankara Barosu’na kayıtlı olarak dinamik ve tecrübeli ekibiyle avukatlık mesleğini icra etmektedir.
Başa dön tuşu
Ara