Ceza Hukuku
Trend

TCK 33 – Sağır ve Dilsizlik – Ceza Sorumluluğu ve Yaş Grupları 2026


Türk Ceza Kanunu’nun 33. maddesi, sağır ve dilsiz bireylerin ceza sorumluluğunu düzenleyen önemli bir hükümdür. Bu madde, işitme engelli ve konuşma yeteneği gelişmemiş kişilerin algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin daha geç gelişebileceği gerçeğinden hareketle, yaş küçüklüğüne paralel özel bir sorumluluk rejimi öngörmektedir.

TCK 33 - Sağır ve Dilsizlik - Ceza Sorumluluğu ve Yaş Grupları
TCK 33 – Sağır ve Dilsizlik – Ceza Sorumluluğu ve Yaş Grupları

TCK Madde 33 – Sağır ve Dilsizlik

(1) Bu Kanunun, fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocuklara ilişkin hükümleri, onbeş yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında; oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümleri, onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında; onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümleri, onsekiz yaşını doldurmuş olup da yirmibir yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında da uygulanır.

TCK 33. Maddenin Gerekçesi ve Amacı

Kanun koyucu, TCK 33. maddenin gerekçesinde işitme yeteneğine doğuştan sahip olmayan veya küçük yaşta bu yeteneği tamamen yitiren insanların algılama yeteneğinin yeterince gelişmeyeceğini vurgulamıştır. Bu nedenle sağır ve dilsiz bireylerin ceza sorumluluğu belirlenirken, suç oluşturan fiili işledikleri sıradaki yaşları ölçü alınmıştır.

Önemli: Sağır ve dilsizlerin algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği normal bireylere göre daha geç gelişebildiğinden, yaş küçüklerine uygulanan sorumluluk rejimine paralel ancak farklı yaş grupları belirlenmiştir. Bu düzenleme, ceza hukukunun temel ilkelerinden olan kusur sorumluluğu ilkesinin bir yansımasıdır.

Maddenin Temel İlkeleri

  • Sağır ve dilsizlik, kusur yeteneğini etkileyen bir durum olarak kabul edilmiştir
  • Ceza sorumluluğu, fiilin işlendiği andaki yaşa göre belirlenir
  • Yaş küçüklüğüne ilişkin hükümlere paralel bir sistem öngörülmüştür
  • 21 yaşını dolduranlar için yaş indirimi uygulanmaz, ancak akıl hastalığı hükümleri değerlendirilebilir

Yaş Gruplarına Göre Uygulama Tablosu

TCK 33. madde, sağır ve dilsiz bireyler için özel bir yaş sınıflandırması yapmıştır. Aşağıdaki tabloda, sağır ve dilsizlerin yaşına göre hangi yaş grubuna ilişkin hükümlerin uygulanacağı gösterilmektedir:

Sağır ve Dilsizin Yaşı Uygulanan Hükümler Sonuç
15 yaşını doldurmamış 12 yaşını doldurmamış çocuklara ilişkin hükümler (TCK 31/1) Ceza sorumluluğu yoktur, ceza verilmez
15-18 yaş arası 12-15 yaş arası çocuklara ilişkin hükümler (TCK 31/2) Algılama yeteneği araştırılır, varsa indirimli ceza
18-21 yaş arası 15-18 yaş arası çocuklara ilişkin hükümler (TCK 31/3) Cezada indirim uygulanır
21 yaşını doldurmuş Yaş indirimi uygulanmaz Gerekirse TCK 32 (akıl hastalığı) değerlendirilebilir

⚠️ Dikkat: Bu yaş gruplandırması yalnızca hem sağır hem de dilsiz olan bireyler için geçerlidir. Sadece işitme kaybı veya sadece konuşma güçlüğü bulunan kişiler TCK 33 kapsamında değerlendirilmez. Yargıtay içtihatları da bu yönde olup, duyma yetisi mevcut olan kişilerin bu madde kapsamında sayılamayacağı kabul edilmektedir.

TCK 33 Kapsamında Önemli Hukuki Sonuçlar

Tekerrür Hükümlerinin Uygulanması

TCK 58/5. maddesi uyarınca, fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış kişilerin işlediği suçlar nedeniyle tekerrür hükümleri uygulanamaz. Bu kural, 18-21 yaş aralığındaki sağır ve dilsizler için de geçerlidir; zira bu kişiler 15-18 yaş grubuna ilişkin hükümlere tabi tutulmaktadır.

Zamanaşımı Hesaplaması

TCK 66/2. maddesi gereğince, yaş küçüklüğü rejimine tabi kişiler için zamanaşımı süreleri yarı oranında uygulanır. Dolayısıyla 18-21 yaş aralığındaki sağır ve dilsiz sanıklar için de bu indirimli zamanaşımı süreleri geçerlidir.

Zorunlu Müdafilik

CMK 150/2 uyarınca, sağır ve dilsiz şüpheli veya sanıkların savunması için zorunlu müdafi atanması gerekmektedir. Ancak bu durum, kişinin TCK 33 anlamında gerçekten sağır ve dilsiz olması halinde geçerlidir.

Emsal Yargıtay Kararları

Aşağıda TCK 33. maddenin uygulanmasına ilişkin önemli Yargıtay kararları özetlenmiştir. Bu kararlar, maddenin yorumlanması ve uygulanması konusunda yol gösterici niteliktedir.

Sağır ve Dilsiz Sanık Hakkında 18–21 Yaş Aralığında İşlenen Suçlar Nedeniyle Tekerrür Hükümlerinin Uygulanamayacağı

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 5237 sayılı TCK’nın 33. maddesi uyarınca fiili işlediği sırada 18–21 yaş aralığında bulunan sağır ve dilsiz sanıklar hakkında, 15–18 yaş grubundaki çocuklara ilişkin hükümlerin uygulanacağını; bu nedenle TCK’nın 58/5. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığını kabul etmiştir. Somut olayda, sanığın önceki mahkûmiyetinin de bu yaş aralığında işlenen bir fiile ilişkin olduğu ve tekerrüre esas alınabilecek başka bir mahkûmiyetinin bulunmadığı anlaşıldığından, yerel mahkemece tekerrür hükümleri uygulanmaksızın kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiş; temyiz itirazları reddedilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.

Daire: Yargıtay 2. Ceza Dairesi
Esas No: 2014/18431
Karar No: 2015/21396
Tarih: 23.11.2015
Konu: TCK m.33 – Tekerrür hükümleri

Sağır ve Dilsiz Sanıklar Yönünden TCK 33. Maddenin Yaş Gruplarına Göre Uygulanma Rejiminin Ayrıntılı Olarak Açıklanması

Yargıtay 14. Ceza Dairesi, TCK’nın 33. maddesinin gerekçesiyle birlikte değerlendirilmesi suretiyle, sağır ve dilsiz sanıkların ceza sorumluluğunun yaş esasına göre belirleneceğini ayrıntılı biçimde ortaya koymuştur. Kararda; 15 yaş altı, 15–18 yaş arası, 18–21 yaş arası ve 21 yaş üstü sağır ve dilsizler bakımından hangi yaş küçüklüğü rejiminin uygulanacağı açıkça sınıflandırılmıştır. Somut olayda suç tarihinde 21 yaşını doldurmamış olan sanık hakkında, 15–18 yaş grubuna ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği; buna bağlı olarak zamanaşımı süresinin TCK’nın 66/2. maddesi uyarınca yarı oranında hesaplanması gerektiği kabul edilmiştir. Bu hesaplamaya göre asli ve ilave zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, hüküm bozularak sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.

Daire: Yargıtay 14. Ceza Dairesi
Esas No: 2014/10545
Karar No: 2015/1015
Tarih: 12.02.2015
Konu: TCK m.33 – Yaş küçüklüğü, zamanaşımı

Konuşma Güçlüğü Bulunmakla Birlikte TCK 33 Anlamında Sağır ve Dilsiz Sayılmayan Sanık Hakkında Zorunlu Müdafilik Koşullarının Oluşmadığı

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, sanık hakkında düzenlenen tıbbi raporda konuşma güçlüğü bulunduğunun belirtilmiş olmasına rağmen, sanığın duyma yetisinin mevcut olduğu ve TCK’nın 33. maddesi anlamında sağır ve dilsiz sayılamayacağı sonucuna ulaşmıştır. Bu nedenle CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca zorunlu müdafi atanmasını gerektiren bir durumun bulunmadığı kabul edilmiştir. Ayrıca sanığın kusur yoğunluğu ve kişisel özellikleri gözetilerek hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilmiş; temyiz itirazları reddedilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.

Daire: Yargıtay 12. Ceza Dairesi
Esas No: 2013/22384
Karar No: 2014/14844
Tarih: 16.06.2014
Konu: TCK m.33 – Zorunlu müdafilik

Sağır ve Dilsiz Sanık Hakkında 18–21 Yaş Aralığında İşlenen Suçlarda Zamanaşımının Yaş Küçüklüğü Rejimine Göre Hesaplanması Gerektiği

Yargıtay 14. Ceza Dairesi, sağır ve dilsizliğin kusur yeteneğine etkisini düzenleyen TCK’nın 33. maddesinin gerekçesiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Kararda, sağır ve dilsizlerin ceza sorumluluğunun fiilin işlendiği yaştaki algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği dikkate alınarak belirleneceği, bu nedenle yaş küçüklüğüne ilişkin sorumluluk rejimine paralel bir sistem öngörüldüğü açıklanmıştır. Bu kapsamda; fiili işlediği sırada 18–21 yaş aralığında bulunan sağır ve dilsizler hakkında, 15–18 yaş grubundaki çocuklara ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiği kabul edilmiştir. Somut olayda sanığın suç tarihinde 21 yaşını doldurmamış olduğu ve sağır-dilsiz olduğu anlaşıldığından, zamanaşımı süresinin TCK’nın 66/2. maddesi uyarınca yarı oranında hesaplanması gerektiği sonucuna varılmış; bu hesaplamaya göre suç tarihi ile inceleme tarihi arasında asli ve ilave zamanaşımı süresinin dolduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle mahkûmiyet hükmü bozulmuş, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.

Daire: Yargıtay 14. Ceza Dairesi
Esas No: 2014/10545
Karar No: 2015/1015
Tarih: 12.02.2015
Sonuç: Davanın düşmesi

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

TCK 33. madde kimleri kapsar?
TCK 33. madde, doğuştan veya küçük yaşta işitme yeteneğini tamamen kaybetmiş ve bu nedenle konuşma yeteneği gelişmemiş kişileri kapsar. Her iki koşulun birlikte bulunması gerekir. Sadece konuşma güçlüğü bulunan ancak duyabilen kişiler veya sadece işitme kaybı olan ancak konuşabilen kişiler bu madde kapsamında değerlendirilmez.
21 yaşını doldurmuş sağır ve dilsizler hakkında hangi hükümler uygulanır?
Fiili işlediği sırada 21 yaşını doldurmuş sağır ve dilsizler hakkında TCK 33. madde kapsamında yaş indirimi uygulanmaz. Ancak bu kişilerin algılama veya irade yeteneğinde sorun varsa, TCK 32. maddedeki akıl hastalığına ilişkin hükümler çerçevesinde değerlendirme yapılabilir.
Sağır ve dilsiz sanıklara tekerrür hükümleri uygulanır mı?
TCK 58/5. maddesi uyarınca fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış kişilerin işlediği suçlar nedeniyle tekerrür hükümleri uygulanamaz. 18-21 yaş aralığındaki sağır ve dilsizler, 15-18 yaş grubundaki çocuklara ilişkin hükümlere tabi tutulduğundan, bu kişilere de tekerrür hükümleri uygulanamaz.
Sağır ve dilsizlerde zamanaşımı nasıl hesaplanır?
TCK 66/2. maddesi uyarınca, yaş küçüklüğü rejimine tabi sağır ve dilsizler için dava zamanaşımı süreleri yarı oranında uygulanır. Örneğin 18-21 yaş aralığındaki bir sağır ve dilsiz sanık için, 15-18 yaş grubuna ilişkin indirimli zamanaşımı kuralları geçerlidir.
Sağır ve dilsizlik durumu nasıl tespit edilir?
Sağır ve dilsizlik durumu, resmi sağlık kurumlarından alınacak tıbbi raporlarla tespit edilir. Mahkeme, sanığın TCK 33 kapsamında sağır ve dilsiz olup olmadığını belirlemek için Adli Tıp Kurumu veya tam teşekküllü hastanelerden rapor alabilir.

⚠️ Önemli Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımamaktadır. TCK 33. madde kapsamındaki somut durumlarınız için mutlaka uzman bir ceza avukatına danışmanız önerilir. Her dava kendine özgü koşullar içerir ve profesyonel hukuki değerlendirme gerektirir.

Ceza Hukuku Alanında Profesyonel Destek

AYBOĞA Avukatlık Bürosu olarak, TCK 33. madde kapsamındaki sağır ve dilsizlik ile ilgili davalar dahil tüm ceza hukuku süreçlerinde profesyonel hukuki danışmanlık ve savunma hizmeti sunmaktayız. Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında haklarınızı korumak için yanınızdayız.

Avukat Çağrı Ayboğa

Avukat Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosu’nun kurucu avukatlarındandır. Ankara Barosu’na kayıtlı olarak dinamik ve tecrübeli ekibiyle avukatlık mesleğini icra etmektedir.
Başa dön tuşu
Ara