CMK
Trend

CMK 40 – CMK 41 – CMK 42 – Ceza Hukukunda Eski Hale Getirme ve Dilekçesi 2026

CMK Madde 40 Eski hale getirme

CMK Madde 40 – (1) Kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişi, eski hâle getirme isteminde bulunabilir.
CMK Madde 40 – (2) Kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemesi halinde de, kişi kusursuz sayılır.

CMK Madde 41 Eski hale getirme dilekçesi

CMK Madde 41 – (1) Eski hâle getirme dilekçesi, engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verilir. (2) Dilekçe sahibi, sürenin geçmesinde kusuru olmadığına ilişkin olguları, varsa belgelerini de ekleyerek açıklar. Dilekçe verildiği anda usule ilişkin yapılamayan işlemler de yerine getirilir.

CMK Madde 42 Eski hale getirme dilekçesi üzerine verilecek karar

CMK Madde 42 – (1) Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esas hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir.
CMK Madde 42 – (2) Eski hâle getirme isteminin kabulüne ilişkin karar kesindir; reddine ilişkin karara karşı itiraz yoluna gidilebilir.
CMK Madde 42 – (3) Eski hâle getirme dilekçesi, kararın yerine getirilmesini durdurmaz; ancak, mahkeme yerine getirmeyi erteleyebilir.

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 40, 41 ve 42. maddeleri, kusuru olmaksızın kanun yoluna başvuru süresini kaçıran kişiler için eski hâle getirme kurumunu düzenler. Engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde eski hâle getirme dilekçesi verilir, dilekçeyi süreye uyulduğunda işlemi yapacak mahkeme inceler ve kabul kararı kesin nitelik taşır. Reddine karşı itiraz edilebilir; dilekçe kural olarak infazı durdurmaz, ancak mahkeme infazın ertelenmesine karar verebilir.

DMCA.com Protection Status

Ceza Hukukunda Eski Hâle Getirme Nedir?

Ceza muhakemesinde eski hale getirme, kanunda öngörülen süreyi kusuru olmaksızın kaçıran kişinin,
bu süreyi sonradan kullanabilmesini sağlayan olağanüstü bir hukuki çaredir. Özellikle istinaf, temyiz,
itiraz gibi kanun yolları
bakımından sürelerin haklı bir engel nedeniyle geçirildiği durumlarda gündeme gelir. CMK 40-41-42 hükümleri, hem eski hâle getirme koşullarını hem de dilekçe ve karar usulünü ayrıntılı şekilde ortaya koyar.

CMK 40 – 41 – 42 Maddelerinin Kısa Özeti

Madde Konu Temel Kural Sonuç
CMK 40 Eski hâle getirme yapılabilecek haller Kişi kusuru olmadan süreyi geçirmişse eski hâle getirme isteyebilir. Kusursuzluk ispatlanırsa süreyi kullanma imkânı geri gelir.
CMK 41 Eski hâle getirme dilekçesi ve süresi Engelin kalkmasından itibaren 2 hafta içinde ilgili mahkemeye dilekçe verilir. Dilekçe ile birlikte yapılamayan usul işlemi de tamamlanır.
CMK 42 Karar mercii ve kararın etkisi Esasa bakacak mahkeme eski hâle getirme istemini karara bağlar. Kabul kararı kesin, ret kararı itiraza tabidir; dilekçe infazı kendiliğinden durdurmaz.

CMK Eski Hâle Getirme Süresi Nedir?

CMK eski hâle getirme süresi, Madde 41’e göre engelin ortadan kalkmasından itibaren iki haftadır (14 gün). Bu süre içerisinde, süreyi kaçıran kişi gerekçelerini açıklayan eski hâle getirme dilekçesini, süreye uyulduğunda işlemi yapacak olan mahkemeye vermek zorundadır. Ceza yargılamasında bu süre hak düşürücü nitelikte kabul edilir ve mahkeme tarafından resen gözetilir.

Sürenin başlangıcı, engelin fiilen sona erdiği an olarak kabul edilir. Örneğin ağır hastalık nedeniyle istinaf süresini kaçıran sanık, raporla belgelendirdiği iyileşme tarihinden itibaren iki hafta içinde eski hâle getirme talebinde bulunmalıdır.

İşlem Türü Normal Kanun Yolu Süresi Eski Hâle Getirme Süresi Başvuru Merci
İstinaf başvurusu Genelde 7 gün Engelin kalkmasından itibaren 14 gün Hükmü veren mahkeme
Temyiz başvurusu Yasada öngörülen süre (ör. 7 gün) 14 gün (CMK 41) Hükmü veren mahkeme
Diğer usul işlemleri İlgili maddede öngörülen süre 14 gün (engelin kalkmasından sonra) İşlemi yapacak mahkeme

CMK Eski Hâle Getirme İstinaf Aşamasında Nasıl Uygulanır?

CMK eski hâle getirme istinaf bakımından özellikle önemlidir. Hükme karşı istinaf süresini, örneğin ağır hastalık, tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumundaki iletişim engeli veya usulsüz tebligat gibi kendi kusuru dışında kalan nedenlerle kaçıran sanık, engelin ortadan kalkmasından itibaren 14 gün içinde eski hâle getirme talebinde bulunabilir.

Bu durumda eski hâle getirme dilekçesi, istinaf süresini kaçırdığı hükmü veren mahkemeye verilir. Dilekçede:

  • Hangi karara karşı istinaf süresinin kaçırıldığı,
  • Engelin ne olduğu ve ne zaman ortadan kalktığı,
  • İstinaf başvurusunun esası (istinaf sebepleri) açıkça belirtilmelidir.

Mahkeme, önce eski hâle getirme koşullarının oluşup oluşmadığını inceler; kabul ederse istinaf başvurusu yapılmış sayılır ve dosya bölge adliye mahkemesine gönderilir. Eski hâle getirme isteminin kabulü kesindir; reddine karşı ise itiraz yolu açıktır.

Eski Hâle Getirme ve İnfazın Durdurulması

CMK 42/3’e göre eski hâle getirme dilekçesi, kararın yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz.
Yani mahkûmiyet hükmüne karşı süreyi kaçıran sanığın eski hâle getirme talebinde bulunması, otomatik olarak cezanın infazını durdurmaz; infaz işlemleri normal şekilde devam eder.

Bununla birlikte aynı hüküm, mahkemenin yerine getirmeyi erteleyebileceğini açıkça düzenlemiştir.
Uygulamada bu, “eski hâle getirme infazın durdurulması” tartışmasını doğurur. Mahkeme;

  • Eski hâle getirme talebinin ciddi olduğu,
  • İnfazın devamının telafisi güç zararlar doğuracağı,
  • Sanığın kaçma veya delilleri karartma riski bulunmadığı

kanaatine varırsa, infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir. Bu nedenle eski hâle getirme dilekçelerinde, infazın ertelenmesi talebi mutlaka açıkça yazılmalı ve gerekçeleri ayrıntılı şekilde açıklanmalıdır.

Usulsüz Tebligat ve Eski Hâle Getirme (CMK)

Ceza yargılamasında usulsüz tebligat, sürelerin başlangıcı bakımından en çok tartışılan konulardan biridir.
Tebligat, kanuna aykırı yapılmışsa kural olarak süre işlemeye başlamaz; kişi hükümden usulüne uygun biçimde haberdar edilmediği için süre henüz doğmamış kabul edilir.

Buna rağmen uygulamada, tebligatın usulsüz olduğu hâllerde dahi sürelerin başlatıldığı ve başvurunun süre yönünden reddedildiği kararlarla karşılaşılabilmektedir. Bu nedenle, usulsüz tebligat söz konusu olduğunda hem:

  • Tebliğ tarihinin geçerli olmadığını, sürenin başlamadığını ileri sürmek,
  • Hem de ihtiraten eski hâle getirme talebinde bulunmak

çoğu zaman güvenli bir yol olarak tercih edilir. Dilekçede; tebligatın hangi yönlerden usulsüz olduğu, kişinin karardan fiilen ne zaman haberdar olduğu ve bu tarihten sonra iki haftalık eski hâle getirme süresine uyulduğu ayrıntılı şekilde açıklanmalıdır.

Eski Hâle Getirme (CMK 40-41-42)

  • Kusursuz olarak süreyi kaçıran kişi, eski hâle getirme talep edebilir.
  • Engelin ortadan kalkmasından itibaren süre: 14 gün.
  • Dilekçe, süreye uyulduğunda işlemi yapacak mahkemeye verilir.
  • Kabul kararı kesin; ret kararı itiraza tabidir.
  • Dilekçe infazı kendiliğinden durdurmaz; mahkeme erteleme kararı verebilir.
Ceza muhakemesi ve eski hâle getirme dilekçesi hakkında profesyonel destek için:
Ayboga.av.tr – Ankara Avukat Çağrı Ayboğa
Eski Hâle Getirme Dilekçesi Örneği – CMK 40-41-42
Eski Hâle Getirme Dilekçesi Örneği – CMK 40-41-42

Eski Hâle Getirme Dilekçesi Örneği – CMK 40-41-42 (2026)

Aşağıdaki metin, CMK 40, CMK 41 ve CMK 42 hükümleri çerçevesinde hazırlanmış örnek eski hâle getirme dilekçesidir. İçeriği kendi dosya numaranıza, mahkemenize ve olaya göre güncelleyerek kullanabilirsiniz.

….. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ’NE DOSYA NO : 2025/… E. SANIK : (Ad, Soyad, T.C. Kimlik No ve Adres) MÜDAFİ : Av. Çağrı AYBOĞA Emek Mah. Bişkek Cd. No:26/3 06490 Çankaya / ANKARA KONU : CMK m.40-41-42 uyarınca eski hâle getirme talebimizin ve talebin kabulü hâlinde nihai karara karşı kanun yolu başvurumuzun dikkate alınmasına ilişkindir. AÇIKLAMALAR 1- Müvekkil hakkında, müştekiye yönelik “hakaret” suçunu işlediği iddiasıyla … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2025/… Esas sayılı dosyasında basit yargılama usulüne göre yargılama yapılmış ve dosya sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verilmiştir. 2- Mahkemenizce verilen karar, müvekkilin fiilen ikamet etmediği; müşteki ile aynı adreste görünen eski adresine tebliğe çıkarılmış, karar müvekkile tefhim edilmediği gibi gerekçeli karar da usule aykırı biçimde bu eski adrese teslim edilmiştir. Müvekkil, müştekiyle aynı konutta oturmamakta olup; kararı fiilen öğrenmesi mümkün değildir. 3- Müvekkilin yeni MERNİS adresine Tebligat Kanunu hükümlerine uygun bir tebligat yapılmadığından, itiraz süresi müvekkil yönünden başlamamışken, tebligat usulsüzlüğüne rağmen dosya kesinleştirilmiştir. Bu durum müvekkilin Anayasa ve AİHS ile güvence altına alınan adil yargılanma ve hukuki güvenlik haklarını ağır şekilde zedelemiştir. 4- Müvekkil, hakkında verilen kararı ve kesinleşmeyi, UYAP Vatandaş Portalı üzerinden … tarihinde tamamen tesadüfi şekilde görmüştür. Müvekkilin dosyadan fiilen haberdar olduğu bu tarih, CMK m.41 uyarınca eski hâle getirme süresinin başlangıcı olarak kabul edilmelidir. Zira müvekkil, süreyi kendi kusuru olmaksızın, usulsüz tebligat nedeniyle kaçırmıştır. 5- Somut olayda, basit yargılama usulünde verilen karar; hem usule hem de esasa ilişkin ciddi hukuka aykırılıklar içermektedir. Genel yargılama usulüne geçilmesi hâlinde, tanık beyanlarının bizzat mahkeme huzurunda dinlenmesi, delillerin doğrudan değerlendirilmesi ve müvekkilin savunmasının geniş şekilde alınması ile maddi gerçeğe ulaşılabilecek; müvekkilin beraat etme ihtimali oldukça yüksektir. 6- 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 42/1. maddesine göre; “Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir.” hükmü yer almaktadır. Bu nedenle eski hâle getirme talebimizi inceleme yetkisi ilk derece mahkemesine değil, dosyayı kanun yolu bakımından incelemeye yetkili Bölge Adliye Mahkemesi/ilgili Ceza Dairesi’ne aittir. 7- Bununla birlikte CMK m.42/3 gereği, eski hâle getirme dilekçesi üzerine karar verilinceye kadar hükmün infazının ertelenmesine/infazın durdurulmasına karar verme yetkisi ilk derece mahkemesine tanınmıştır. Eski hâle getirme talebimiz sonuçlanıncaya kadar, müvekkil açısından telafisi güç zararların doğmaması için infazın durdurulması büyük önem taşımaktadır. 8- UYAP üzerinden kararı öğrendiğimiz … tarihinden itibaren CMK m.41’de öngörülen iki haftalık süre içinde işbu eski hâle getirme dilekçesi ile birlikte, basit yargılama usulüne göre verilen karara karşı hazırlamış olduğumuz itiraz/istinaf dilekçesini de mahkemenize sunuyoruz. Eski hâle getirme talebimizin kabulü ile birlikte, dilekçe ekindeki kanun yolu başvurumuzun görevli ve yetkili Bölge Adliye Mahkemesi/ilgili Ceza Dairesi’ne gönderilmesini talep etmekteyiz. 9- İlk derece mahkemesinin, eski hâle getirme talebini reddetmesi hâlinde dahi; bu talebi değerlendirme yetkisinin kendi üzerinde bulunmadığı açıkça belirtilmeli, dosyanın CMK m.42/1 uyarınca kanun yolu incelemesini yapacak Daireye gönderilmesi talebimizin kabulüne karar verilmelidir. SONUÇ VE İSTEM Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; 1- Müvekkile yapılan tebligatın, Tebligat Kanunu ve ilgili mevzuata açıkça aykırı olması nedeniyle HÜKME KARŞI SÜRENİN BAŞLAMADIĞININ tespitine, 2- UYAP Vatandaş Portalı üzerinden kararın öğrenildiği … tarihinin, CMK m.41 uyarınca “eski hâle getirme süresinin başlangıcı” olarak KABULÜNE ve bu çerçevede “eski hâle getirme” talebimizin KABULÜNE, 3- Eski hâle getirme talebimizin kabulü ile birlikte, ekli itiraz/istinaf dilekçemiz dikkate alınarak basit yargılama usulüne göre verilmiş kararın kaldırılmasına, dosyanın genel yargılama usulüne göre görülmek üzere ilgili mahkemeye devrine, 4- CMK m.42/3 gereğince eski hâle getirme talebimiz sonuçlanıncaya kadar hükmün İNFAZININ DURDURULMASINA / ERTELENMESİNE, 5- Eski hâle getirme talebimizi inceleme yetkisinin ilk derece mahkemesine değil, CMK m.42/1 gereği kanun yolu incelemesini yapacak Bölge Adliye Mahkemesi/ilgili Ceza Dairesi’ne ait olduğu gözetilerek dosyanın anılan Daireye GÖNDERİLMESİNE, karar verilmesini, müvekkil adına arz ve talep ederim. … / … / 20… Sanık Müdafii Av. Çağrı AYBOĞA

Çağrı Ayboğa

Avukat Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosu’nun kurucu avukatlarındandır. Ankara Barosu’na kayıtlı olarak dinamik ve tecrübeli ekibiyle avukatlık mesleğini icra etmektedir.
Başa dön tuşu
Ara