Gayrimenkul HukukuMakalelerimiz

İstihkak Davası

İstihkak kelimesinin günümüzdeki tabiri “herhangi bir iş ya da farklı durumlar karşısında hak kazanma veya hakkı olanı alma” şeklinde ifade edilebilir.

İstihkak kelimesinin Türk Dil Kurumu açısından ‘’hak ediş, hakkı olma, hak kazanma’’ olarak izah edildiğini de belirtmek gerekir. Bu makalemizin içeriğini istihkak davası ve ilişkin durumlara dair detaylı bilgiler ve araştırmalar oluşturacaktır.

Eşya Hukuku, Kat Mülkiyeti Kanunu, İcra Hukuku gibi alanlarda çokça başvurulan bir dava türü olan istihkak davası, Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosu’nun uzmanlık alanlarından biri olup büromuz bu hususa ilişkin durumlarda vatandaşlarımıza danışmanlık hizmeti vermektedir.

İstihkak Davası Nedir?

Uygulamada istihkak davasının çeşitli nedenlere bağlı olarak açıldığını ve oldukça sık karşılaşılan bir dava olduğunu söylemek mümkündür. Zira istihkak davası bir malın mülkiyetinin belirlenmesi için açılan bir davadır.

İstihkak davası, dolaysız zilyet durumunda olmayan malikin malik olmayan zilyede karşı mülkiyet hakkına dayanarak açabildiği ve haksız olarak ele geçirilen veya alıkonulan eşyanın geri verilmesini sağlama amacını güden, ayni nitelikte bir eda davasıdır. İstihkak davası hem taşınmaz hem de taşınırlar için açılabilir.

Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir. (TMK m. 683/2)

İstihkak davası sayesinde malikler mülkiyet haklarını ileri sürerek üçüncü kişilerden taşınır/taşınmaz mallarını geri alabilme hakkı kazanmaktadırlar. Çeşitli kanunlarda dağınık bir şekilde kendisine yer edinmiş olan istihkak davasının mülkiyete ilişkin birden sebebe dayanarak açıldığı görülmektedir. Şöyle ki;

  • Haciz için istihkak,
  • Miras için istihkak,
  • Taşınır malın çeşitli şekillerde elden çıkması durumunda açılan istihkak

İstihkak davası gibi taşınır/taşınmaz malların mülkiyetine ilişkin olan davalar oldukça arz önem etmektedir. Bu sebeple dava öncesinde ve sonrasında yapmanız gereken işlemlerin usulen ve esasen sarsılmaz nitelikte olması gerekmektedir. Yapılabilecek hatalı veya ihmali işlemler neticesinde büyük mağduriyetler yaşanabileceği kuvvetle muhtemeldir. Dolayısıyla bu hususta uzman avukatlarla çalışmanız naçizane tavsiye olunur.

İstihkak Davası Nasıl Açılır?

Türk Medeni Kanunu’nun 683. maddesinin 2 fıkrası;

“Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”

hükmünü amirdir.

Bu maddeden karşımıza mülkiyet hakkının koruyan iki dava çıkıyor; İstihkak davası ve elatmanın önlenmesi davasıdır. Ancak mülkiyet hakkının korunmasına yönelik özel hukuktan doğan davalar sadece istihkak davasıve elatmanın önlenmesi davasıyla sınırlı değildir.

Bu davada malik, mülkiyet hakkına dayanmaktadır. Bu anlamda malik, mülkiyet hakkına dayanarak dava konusu olan, haksız olarak ele geçirilen, alıkonulan şeyin kendisine iadesini sağlar. Yani istihkak davasının; mülkiyeti tespit eden bir dava olmadığını, mülkiyetin iadesini sağlayan bir eda davası olduğunu söyleyebiliriz.

Bu davanın açılabilmesi için malikin elinden malın zilyetliğinin çıkış biçimi önemli değildir. Malikin elinden malın zilyetliği irade dışı da çıkmış olabilir, iradeyle de çıkmış olabilir. Bunun herhangi bir önemi yoktur. Bu dava zilyetlik ilişkisine bakılmaksızın sadece mülkiyet hakkına dayanarak açılan bir davadır. Ayrıca hem taşınır mallarda hem de taşınmaz mallarda istihkak davası vuku bulabilir.

Örneğin; bir kimse evinize girdiyse ve kapıyı içeriden kilitleyip dışarı çıkmıyorsa zilyetliğiniz tamamen son bulmuştur. Aynı şekilde bir kimse arazinizin çevresini çitlerle çevirdiyse çitli alanlardaki zilyetliğiniz son bulmuştur. Bu durumlarda istihkak davası açmanız gerekmektedir.

Lakin uygulamada Yargıtay; tapulu taşınmazlarda sicilde malik görünen kişinin söz konusu taşınmazın her zaman için dolaysız zilyedi olduğunu, taşınmazın tamamı işgal edilmiş olsa dahi istihkak davası değil de sadece elatmanın önlenmesi davası açılması gerektiğini belirtmektedir. Herhangi bir mağduriyet yaşamamanız uzman bir avukatla çalışmanız naçizane tavsiye olunur.

İstihkak Davasının Şartları

  • Dava konusu mal, malikin zilyetliğini kısıtlayacak şekilde elden çıkmalıdır. (Malın, malikin elinden nasıl çıktığının bir önemi yoktur.)
  • Yeni zilyedin dava konusu malı ele geçirmiş olması. (Haksız bir şekilde geçirmiş olması yeterlidir.)
  • Yeni zilyedin dava konusu malı haksız yere elinde bulundurmaya devam etmesi.
  • İstihkak davasının, malikin mülkiyet hakkının devam ettiği süreçte açılması.

İstihkak Davasına Konu Olan Haklar

İstihkak davasının konusu, mülkiyet hakkının konusu oluşturan her türlü eşya olabilir. Ancak bu eşyanın, ferdiyle belirlenmiş ya da aynı tür eşyalardan ayırt edilmiş yani bireyselleştirilmiş, cinsiyle belirlenmiş olması gerekir.

İstihkak davası hem taşınır, hem taşınmazlar için açılabilir ise de taşınmazlar bakımından öneminin daha az olduğu, taşınır davasının ihtiyaca daha kolay cevap verdiği ifade edilmektedir.

Bundan başka, taşınmazlarda da taşınmaz bir malın gasp edilmesinin ve alıkonulmasının imkansız olduğu, bir arazi tamamen işgal edilse bile bunun sadece fiili bir el atma teşkil edeceğinden dolayı istihkak davasının her zaman sınırlı bir uygulama alanına sahip olduğu belirtilmektedir.

Miras Sebebiyle Açılan İstihkak Davası

Yasal veya atanmış bir mirasçının terekenin tamamını veya bir kısmını ya da terekeye dahil bir malı haksız olarak elinde bulunduran bu kişiye karşı, bunun geri verilmesini sağlamak amacıyla mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek açacağı davaya, miras sebebiyle istihkak davası denir.

Bu dava ile davacı, miras hakkına dayanarak tereke mallarını haksız olarak elinde bulunduran davalıdan bunların geri verilmesini ister. Bu dava, zilyet olmayan mirasçının mirasçı olmayan zilyete karşı açtığı bir miras davasıdır. Bu dava mirasçılara miras bırakandan geçen bir dava olmayıp, mirasçı olmaları nedeniyle aslen ve doğrudan doğruya onların şahıslarında doğan bir davadır.

Haciz Sebebiyle Açılan İstihkak Davası

Mülkiyet hakkı, hacizde istihkak davasına konu teşkil edecek hakların da başında gelmektedir. Zira mülkiyet hakkı, herkese karşı ileri sürülebilen en güçlü aynî (mutlak) hak olarak, alacaklının alacağına takâddüm eden ve bu nedenle ondan daha önce korunması gereken bir haktır. Dolayısıyla, hak sahibi, mülkiyet hakkına cebri icra yoluyla yapılan müdahalelere karşı da bu hakkını ileri sürmek ve korumak hakkına doğal olarak sahip olacaktır.

İnceleme konumuz bakımından bunun anlamı, borçluya ait olduğu gerekçesiyle haczedilen şeyler üzerinde üçüncü kişilerin mülkiyet hakkına sahip oldukları iddiasıyla istihkak davası açabilmeleridir. Bir başka deyişle, bir şeye malik olan kimsenin, o şeyin başkasının borcu için haczedilmesi halinde, bunu bertaraf etmek ve dolayısıyla mülkiyet hakkını korumak için istihkak davası açması doğal bir davranıştır. Hatta istihkak davası, kanun tarafından, en başta mülkiyet hakkının korunması amacıyla tanınmış bir davadır.

Uygulamada da haciz yoluyla üçüncü kişilerin en çok mülkiyet haklarının ihlâl edildiği ve dolayısıyla en çok mülkiyet hakkına dayanılarak istihkak davası açıldığı görülmektedir. Dolayısıyla hacizde istihkak davası, icra hukuku alanında adeta mülkiyet hakkının korunması için biçilmiş bir kaftandır.

İstihkak Davasında Zamanaşımı Var Mıdır?

İstihkak davası mülkiyet hakkından kaynaklanan ayni bir davadır. TMK’de düzenlenmiş istihkak davası ayni bir dava olduğu için zamanaşımına veya hak düşürücü süreye tabi değildir.

Eşya üzerindeki mülkiyet hakkı devam ettiği sürece istihkak davası açılabilir. Lakin miras sebebiyle istihkak davasında ve haciz sebebiyle istihkak davasında durum böyle değildir.

Miras sebebiyle istihkak davası ise TMK m. 639 uyarınca;

“Davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her halde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.İyiniyetli olmayanlara karşı zamanaşımı süresi yirmi yıldır.”

hükmünü amirdir.

Haciz sebebiyle istihkak davasında ise işin niteliği gereği daha kısa süreler öngörülmüştür. Haciz sebebiyle istihkak davası, icra mahkemesinin erteleme ya da takibin devamına ilişkin kararını tebliğ etmesinden itibaren yedi gün içinde açılabilir.

İstihkak Davasının Sonuçları Nelerdir?

İstihkak davası açmış olan davacının davasının kabul görmesi halinde dava konusu taşınır/taşınmaz mal, malik olmayan dolaysız zilyetten alınarak davacı malike iade edilmektedir.

Miras sebebiyle istihkak davasının kabulü hâlinde, tereke veya terekeye dahil mal, davacıya zilyetliğe ilişkin hükümler uyarınca verilir. Miras sebebiyle istihkak davasında davalı, tereke malını zamanaşımı yoluyla kazandığını ileri süremez.

İstihkak Davası Ne Kadar Sürer?

İstihkak davası, işin niteliğinden ötürü basit yargılama usulüyle görülür. Davanın sonuçlanmasına ilişkin net bir süre vermek zordur. Zira uygulamada çok fazla rastlanmakta olan, vatandaşların sıklıkla başvurmuş olduğu istihkak davası Asliye Hukuk ve İcra Mahkemelerinin iş yüklerini epeyce arttırmaktadır. Davaya bakan yetkili mahkemenin iş yükü bu davanın sonuçlanmasında en önemli faktördür.

İstihkak Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme

Davanın niteliğine göre Asliye Hukuk veya İcra Mahkemeleri görevli mahkeme olmaktadırlar. Örneğin; söz konusu icra takibini yapan icra dairesinin bağlı bulunduğu yerde bulunan İcra Mahkemesi, istihkak davasında yetkili olmaktadır.

TMK uyarınca açılacak olan istihkak davasında görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi; yetkili mahkeme ise, taşınmazlarda malın bulunduğu yer, taşınırlarda ise kural olarak davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.

İstihkak Davası Dilekçe Örneği

……NÖBETÇİ İCRA HUKUK MAHKEMESİ HAKİMLİĞİNE

İCRA MÜD. DOSYA NO : …………

DAVACI : …………

VEKİLİ : Av. Çağrı AYBOĞA

DAVALI-ALACAKLI :

VEKİLİ :

DAVALI-BORÇLU :

KONU : 11/08/2016 tarihli haciz işlemine karşı istihkak iddiamıza ve haczedilen malların tarafımıza iadesine ilişkindir.

HARCA ESAS DEĞER : 5.000 TL

AÇIKLAMALAR :

Müvekkile ait forklift, elektrik motorlarında mevcut arızadan dolayı bakım-onarım amacıyla Sarıhamzalı Mah. 47107 sk. No:22/A Seyhan/ADANA adresli xxxxxxx isimli firmaya teslim edilmiştir. Dilekçemiz ekinde mevcut 04.08.2016 tarihli servis fişi de bu iddiamızı doğrulamaktadır.

Davalı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2016/10397 e. sayılı dosyasından 11.08.2016 tarihinde yapılan menkul haczinde dava dışı Adana …………EKER isimli firmaya ait bir takım mallar ile müvekkile ait forklift (haciz tutanağının 10. nolu bendinde haczedilen mal) de haczedilmiştir. Ekte sunulmuş olan 10.11.2011 tarihli 353724 seri numaralı faturadan da anlaşılacağı üzere mahcuz mal 10.11.2011 tarihinde ……………………….. den satın alınmıştır.

Haciz işlemi dava dışı servis tarafından müvekkile bildirilmiş olup bunun üzerine müvekkil tarafından ilgili icra dosyasına istihkak iddiasında bulunulmuş ancak bu iddiamıza davalı alacaklı tarafından itiraz edildiğinden dosya Adana 3. İcra hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Adana 3. İcra Hukuk Mahkemesinin………. sayılı dosyasından vermiş olduğu kararda tarafımızca bildirilmiş olunan deliller dikkate alınmadan borçlu firma yetkilisinin haciz mahallinde olması nedeni ile takibin devamına karar verilmiştir. Davaya konu olayda davalı borçlu şirket ile dava dışı firma arasında mevcut ilişki ile malların tarafımızca ait olduğuna ilişkin iddialarımız tamamen birbirinden ayrı konulardır. Söz konusu firma iş makinalarının tamir-bakım-onarımını yapan bir firma olup haczedilen malların 3. şahsa ait olması kadar doğal bir durum yoktur. Ancak şirketler arasında bağ olup olmaması 3. şahısları etkilememelidir. Müvekkilin tüketici sıfatı dışında, davanın tarafları ile hiçbir bağı bulunmamaktadır.

Yukarıda kısaca açıklamış olduğumuz nedenler dolayısı ile yasal süresi içinde istihkak davası açmak üzere mahkemenize başvurma zorunluluğumuz doğmuştur.

HUKUKİ NEDENLER : 2004 S. K. m. 96, 97, 97/A ,99, 102; 6100 S. K. m. 1, 5, 6.

HUKUKİ DELİLLER : xxxxxxx İcra Müdürlüğü’nün xxxxxx E. sayılı dosyası, 10.11.2011 tarihli xxxxxxxx seri numaralı fatura,04.08.2016 tarihli servis fişi, Adana 3. İcra Hukuk Mahkemesinin xxxxxxxx. xxxxxxxxxx sayılı dosyası, tanık ve sair tüm yasal deliller

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıkladığımız nedenlerle istihkak davamın kabulüne, 11.08.2016 tarihinde haczedilen forkliftin tarafıma teslimine, kötü niyetli davalı-alacaklı aleyhine %15 den az olmamak kaydı ile tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim. 05.09.2016

Davacı Vekili

Av. Çağrı AYBOĞA

EK:…………….

Çağrı Ayboğa

Avukat Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosu’nun kurucu avukatlarındandır. Ankara Barosu’na kayıtlı olarak dinamik ve tecrübeli ekibiyle avukatlık mesleğini icra etmektedir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
Ara