Kan Parası Nedir, Kimler Alabilir, 2026’da Ne Kadar?
Güncelleme Tarihi: 15 Temmuz 2026 – Kan Parası | Yazan: Av. Çağrı Ayboğa (Ankara Barosu, Sicil No: 34507)
Kan parası, halk arasında kullanılan bir ifadedir; Türk hukukundaki karşılığı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinde düzenlenen destekten yoksun kalma tazminatıdır. Trafik kazası, iş kazası veya başka bir haksız fiil sonucu hayatını kaybeden kişinin sağlığında düzenli olarak destek olduğu kişilere ödenir. Mirasçı olmak şart değildir; fiili destek ilişkisi yeterlidir. 2026 yılında zorunlu trafik sigortasının ölüm teminatı kişi başına 3.600.000 TL olup gerçek zararın bu tutarı aşan kısmı kusurlu taraftan talep edilir.
Bir sabah telefon çalar ve bir ailenin hayatı ikiye bölünür: kazadan önce ve kazadan sonra. Acının telafisi yoktur; ancak hukuk, geride kalanların ekonomik olarak ayakta kalmasını güvence altına alır. İşte halk arasında kan parası denilen kurum tam olarak budur. Bu rehberde kan parasının ne olduğunu, kimlerin alabileceğini, 2026 yılında nasıl hesaplandığını, kimden ve hangi sürede talep edileceğini, ardından da konunun omurgasını oluşturan 18 emsal Yargıtay kararını künyeleriyle birlikte inceliyoruz.

Kan Parası Nedir?
Kan parası, bir kişinin ölümüne neden olan olayda, ölenin sağlığında geçimini sağladığı veya düzenli destek olduğu kişilere ödenen maddi tazminatın halk arasındaki adıdır. Kanunlarda “kan parası” diye bir kavram yer almaz; bu ödemenin hukuki dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu madde 53/1-3 hükmüdür. Maddeye göre ölüm halinde uğranılan zararlar arasında “ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar” sayılmıştır.
Bu tazminat bir ceza değildir ve insan hayatına fiyat biçme anlamı taşımaz. Amaç, ölen kişi hayatta olsaydı sağlamaya devam edeceği ekonomik katkının parasal karşılığını hesaplayarak geride kalanların yaşam standardındaki ani düşüşü telafi etmektir. En sık ölümlü trafik kazalarında ve iş kazalarında gündeme gelir; kasten öldürme gibi suçlarda da fail ve diğer sorumlulardan istenebilir.
Kan Parası ile Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Aynı Şey mi?
Evet, kan parası ile destekten yoksun kalma tazminatı aynı kurumun iki farklı adıdır. Vatandaş “kan parası” der, kanun ve mahkemeler “destekten yoksun kalma tazminatı” der. Uygulamada ölüm tazminatı ve diyet parası ifadeleri de aynı kurumu anlatmak için kullanılır. Bu tazminatın üç temel özelliği vardır:
Kan Parasını Kimler Alabilir?
Kan parasını, ölen kişinin sağlığında fiilen destek sağladığı herkes alabilir; mirasçı olmak şart değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, mirasçılık sıfatının değil fiili destek ilişkisinin esas alınacağını istikrarlı biçimde kabul etmektedir. Aşağıdaki tablo, hak sahibi gruplarını ve her grup için aranan ispat koşulunu emsal kararlarla birlikte özetler:
| Hak Sahibi | Destek Karinesi Var mı? | İspat Koşulu ve Emsal Karar |
|---|---|---|
| Eş | Evet | Ayrıca ispat aranmaz. Yeniden evlenme ihtimali yalnızca yaşa göre değil somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir (Yargıtay 17. HD, 2019/2790 E.). |
| Çocuklar | Evet | Destek süresi 18 yaşla sınırlanamaz; eğitim hayatı ve ekonomik bağımsızlık kazanma zamanı esas alınır (Yargıtay 17. HD, 2018/5227 E.). |
| Anne ve baba | Kısmen | Bekar ve çalışan çocuğun ailesine destek olacağı fiili karine kabul edilebilir (HGK, 2012/17-1364 E.); bunun dışında destek somut delille ispatlanmalıdır (Yargıtay 17. HD, 2019/1654 E.). |
| Kardeşler | Hayır | Yasal nafaka yükümlülüğü şart değildir; fiili ve düzenli destek her türlü delille ispatlanabilir (Yargıtay 17. HD, 2016/18306 E.). |
| Nişanlı veya birlikte yaşanan kişi | Hayır | Resmi nikah zorunlu değildir; sürekli ortak yaşam ve ekonomik dayanışma ispatlanırsa tazminat hakkı doğar (HGK, 2011/4-592 E.). |
| Mirasçı olmayan üçüncü kişiler | Hayır | Düzenli burs, kira yardımı, bakım gibi ekonomik değeri olan sürekli katkı ispatlanmalıdır (HGK, 2017/17-1049 E.). |
Kan Parası Nasıl Hesaplanır?
Kan parası, ölenin geliri, hak sahiplerinin yaşı, destek payları, destek süresi ve kusur oranı esas alınarak aktüerya bilirkişisi tarafından hesaplanır. Sabit bir tarife yoktur; her dosya kendi verileriyle hesaplanır. Hesabın temel unsurları şunlardır:
Yaklaşık bir ön fikir edinmek için sitemizdeki Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Hesaplama Programı ile ölümlü kazalara özel hesaplama yapabilir, yaralanmalı dosyalar dahil genel hesap için Trafik Kazası Tazminatı Hesaplama Programı aracımızı kullanabilirsiniz. Kesin tutar her zaman dosyaya özgü aktüeryal raporla belirlenir.
2026 Yılında Kan Parası Ne Kadar?
Kan parasının kanunla belirlenmiş sabit bir tutarı yoktur; ancak 2026 yılında zorunlu trafik sigortasının ölüm teminatı kişi başına 3.600.000 TL, otomobillerde kaza başına 18.000.000 TL’dir. 1 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe giren limitler şöyledir:
Uygulamada genç yaşta, düzenli geliri olan ve eş ile çocuklarına bakan bir kişinin ölümünde hesaplanan destekten yoksun kalma zararı milyonlarca lirayı bulabilmektedir. Tutarı belirleyen şey pazarlık değil, aktüeryal hesaptır.
Kan Parası Kimden ve Nasıl Talep Edilir?
Kan parası; kusurlu sürücüden, araç işleteni ve sahibinden, zorunlu trafik sigortasını düzenleyen sigorta şirketinden, iş kazasında işverenden talep edilir. Sorumluluk zinciri olaya göre şöyle kurulur:
Sigorta şirketleri ilk teklifte çoğu zaman gerçek zararın altında kalan tutarlar sunar. Başvurunun, delillerin ve aktüeryal itirazların doğru kurgulanması için sürecin bir Sigorta Avukatı ile yürütülmesi hak kaybını önler.
Kan Parası Davası, Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı
Kan parası davasında zamanaşımı kural olarak zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her halde 10 yıldır; ölümlü kazalarda uzamış ceza zamanaşımı sayesinde bu süre 15 yıla çıkar. Ölüme neden olan eylem aynı zamanda suç oluşturduğundan (taksirle öldürme), ceza zamanaşımı olan 15 yıl tazminat davasında da uygulanır.
Avukat’a Sor
Ölümlü trafik kazası, iş kazası veya destekten yoksun kalma tazminatı sürecinizle ilgili sorularınız için dosyanızı birlikte değerlendirelim.
Kan Parası Hakkında Emsal Yargıtay Kararları
Aşağıdaki 18 karar, kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatının uygulamadaki sınırlarını çizen emsal niteliğindeki içtihatlardır. Her karar; ilke, somut olay ve Yargıtay’ın gerekçesi sırasıyla özetlenmiş, künyesiyle birlikte verilmiştir.
Kan Parası Olarak Bilinen Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Mirasçılık Sıfatı Değil Fiili Destek İlişkisi Esas Alınmalıdır
Halk arasında kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatı, ölen kişinin mirasçısı olmanın doğal sonucu olarak kazanılan bir hak değildir. Bu tazminatın temelini, Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinde düzenlenen destekten yoksun kalma zararı oluşturur. Bu nedenle davacının mirasçı olup olmaması değil, ölen kişinin sağlığında kendisine düzenli ve sürekli şekilde ekonomik destek sağlayıp sağlamadığı önem taşımaktadır. Yargıtay uygulamasında da uzun yıllardır destekten yoksun kalma tazminatının miras hukukundan bağımsız, şahsa bağlı bir tazminat hakkı olduğu kabul edilmektedir.
Somut olayda davacı, ölen kişiyle arasında fiili destek ilişkisinin bulunduğunu, uzun yıllardır aynı evde yaşadıklarını ve tüm geçimini ölen kişinin sağladığını ileri sürerek kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatının tahsilini talep etmiştir. Yerel mahkeme ise davacının yasal mirasçı olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Mahkeme kararında destek ilişkisinin varlığı araştırılmaksızın yalnızca mirasçılık sıfatına dayanılması hukuki değerlendirmede eksiklik oluşturmuştur.
Yargıtay, destekten yoksun kalma tazminatında esas alınması gereken ölçütün mirasçılık değil, fiili destek ilişkisi olduğunu vurgulamıştır. Ölen kişinin sağlığında davacının yaşam giderlerini karşılayıp karşılamadığı, düzenli ekonomik katkı sağlayıp sağlamadığı ve bu desteğin ölüm nedeniyle sona erip ermediği araştırılmalıdır. Fiili destek ilişkisinin ispat edilmesi hâlinde davacının mirasçı olmaması, kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanmasına engel teşkil etmez. Bu gerekçeyle yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Künye: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 15.05.2013 Tarih, 2012/17-1364 E., 2013/694 K.
Kan Parası Olarak Bilinen Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Ev Hanımının Hizmet Desteği De Ekonomik Değer Taşır
Halk arasında kan parası olarak ifade edilen destekten yoksun kalma tazminatı yalnızca ölen kişinin elde ettiği ücret gelirinden ibaret değildir. Ev hanımı olarak çalışan ve aile bireylerine düzenli şekilde bakım, temizlik, yemek hazırlama, çocukların yetiştirilmesi ve evin idaresi gibi hizmetlerde bulunan kişinin sağladığı katkı da ekonomik bir değer taşımaktadır. Bu hizmetlerin ölüm nedeniyle sona ermesi, geride kalan aile bireyleri açısından maddi zarar doğurduğundan destekten yoksun kalma tazminatı hesabında dikkate alınmalıdır.
Somut olayda trafik kazasında hayatını kaybeden kişinin herhangi bir ücretli işte çalışmadığı, uzun yıllardır ev hanımı olduğu anlaşılmıştır. Davalı taraf, gelir elde etmeyen kişinin desteğinden söz edilemeyeceğini ileri sürerek kan parası talebinin reddini istemiştir. Yerel mahkeme de ölenin ücret geliri bulunmadığı gerekçesiyle destekten yoksun kalma tazminatına hükmetmemiştir. Ancak dosya kapsamındaki tanık anlatımları ve aile yapısı birlikte değerlendirildiğinde, ölen kişinin ev hizmetlerini eksiksiz yerine getirdiği ve aile bireylerinin yaşamını doğrudan etkileyen önemli bir destek sunduğu belirlenmiştir.
Yargıtay, ev hanımının aileye sunduğu hizmetlerin ekonomik değer taşıdığını ve bu hizmetlerin ölümle sona ermesinin destekten yoksun kalma zararına neden olduğunu kabul etmiştir. Destek kavramının yalnızca ücret geliri sağlayan kişilerle sınırlandırılamayacağı, ev hizmetlerinin de parasal karşılığının bulunduğu ve aktüeryal hesaplamada dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatı hesabında ev hanımının sağladığı hizmet desteğinin de değerlendirilmesi gerektiği ifade edilerek yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Künye: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 11.12.2018 Tarih, 2016/18415 E., 2018/12599 K.
Kan Parası Olarak Bilinen Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Resmî Nikâh Bulunmayan Birliktelik De Destek İlişkisi Kurabilir
Halk arasında kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatında hak sahibi olabilmek için taraflar arasında mutlaka resmî evlilik ilişkisinin bulunması zorunlu değildir. Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinde korunan hukuki değer, ölen kişinin sağlığında fiilen sağladığı ekonomik desteğin ölüm nedeniyle ortadan kalkmasıdır. Bu nedenle evlilik dışı birlikte yaşayan kişilerin de, aralarında gerçek ve sürekli bir destek ilişkisi bulunduğunu ispat etmeleri hâlinde destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilecekleri Yargıtay uygulamasında kabul edilmektedir. Burada esas alınan ölçüt, hukuki statü değil fiili yaşamın ekonomik gerçekliğidir.
Somut olayda davacı, uzun yıllardır ölen kişiyle aynı evde yaşadığını, ortak yaşam kurduklarını ve tüm geçiminin ölen kişi tarafından karşılandığını ileri sürerek kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatının tahsilini talep etmiştir. Yerel mahkeme ise taraflar arasında resmî nikâh bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Mahkeme, tanık anlatımlarını, ortak yaşamı gösteren delilleri ve ekonomik birlikteliği değerlendirmeksizin yalnızca resmî evlilik bulunmamasına dayanmıştır.
Yargıtay, destekten yoksun kalma tazminatının aile hukukundan değil haksız fiil sorumluluğundan kaynaklanan bağımsız bir tazminat hakkı olduğunu vurgulamıştır. Fiilen birlikte yaşayan kişilerin ortak yaşamlarının sürekliliği, ekonomik dayanışmaları ve desteğin ölüm nedeniyle sona ermesi somut delillerle ispat edildiğinde, resmî nikâh bulunmaması tek başına tazminat talebinin reddi için yeterli değildir. Bu nedenle kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatı bakımından fiili destek ilişkisinin araştırılması gerektiği belirtilerek yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Künye: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 01.02.2012 Tarih, 2011/4-592 E., 2012/25 K.
Kan Parası Olarak Bilinen Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Anne ve Babanın Destek İlişkisi Karine Olarak Kabul Edilemez
Halk arasında kan parası olarak ifade edilen destekten yoksun kalma tazminatında anne ve babanın hak sahibi olabilmesi için, yalnızca ölen kişinin altsoyu olmaları yeterli değildir. Destekten yoksun kalma tazminatının amacı, gerçekten mevcut bulunan veya gelecekte gerçekleşmesi kuvvetle muhtemel ekonomik desteğin ölüm nedeniyle ortadan kalkmasından doğan zararı gidermektir. Bu nedenle anne ve babanın ekonomik destek gördüklerini veya ileride destek görmelerinin kuvvetle muhtemel olduğunu somut delillerle ortaya koymaları gerekir.
Somut olayda davacılar, trafik kazasında yaşamını yitiren yetişkin çocuklarının desteğinden mahrum kaldıklarını belirterek kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatının tahsilini talep etmişlerdir. Yerel mahkeme, yalnızca anne ve baba olmalarını yeterli görerek tazminata hükmetmiştir. Ancak dosyada ölenin gelir durumu, anne ve babaya düzenli yardım yapıp yapmadığı, davacıların ekonomik durumları ve gelecekte desteğe ihtiyaç duyup duymayacakları yönünden yeterli araştırma yapılmamıştır.
Yargıtay, anne ve babanın destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanmasının otomatik bir sonuç olmadığını, somut olayın özelliklerine göre gerçek destek ilişkisinin araştırılması gerektiğini ifade etmiştir. Ölen kişinin düzenli ekonomik katkısı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile gelecekte destek olma ihtimali birlikte değerlendirilmeden hüküm kurulamayacağı belirtilmiştir. Bu nedenle kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatında destek ilişkisinin somut delillerle ortaya konulması gerektiği vurgulanarak karar bozulmuştur.
Künye: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 16.01.2020 Tarih, 2019/1654 E., 2020/180 K.
Kan Parası Olarak Bilinen Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Kardeşler Ancak Fiili Destek İlişkisini İspat Ettikleri Takdirde Tazminata Hak Kazanabilir
Halk arasında kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatı bakımından kardeşler arasında kan hısımlığının bulunması tek başına tazminat hakkı doğurmaz. Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca önemli olan husus, ölen kişinin sağlığında davacı kardeşe düzenli ve sürekli ekonomik destek sağlayıp sağlamadığıdır. Destek ilişkisi mevcut değilse veya gelecekte gerçekleşmesi kuvvetle muhtemel değilse, yalnızca kardeş sıfatına dayanılarak destekten yoksun kalma tazminatı talep edilmesi mümkün değildir.
Somut olayda davacı, trafik kazasında yaşamını yitiren kardeşinin uzun yıllardır kendi eğitim ve geçim giderlerini karşıladığını, çalışamadığı dönemlerde düzenli maddi yardım yaptığını ileri sürerek kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiştir. Yerel mahkeme, kardeşler arasında yasal nafaka yükümlülüğü bulunmadığını belirterek davayı reddetmiştir. Ancak dosyada bulunan tanık beyanları, banka kayıtları ve sosyal ekonomik durum araştırmaları yeterince değerlendirilmemiştir.
Yargıtay, kardeşlerin destekten yoksun kalma tazminatına hak kazanabilmeleri için yasal nafaka yükümlülüğünün bulunmasının şart olmadığını belirtmiştir. Önemli olan hususun fiilen mevcut bulunan destek ilişkisinin ispat edilmesi olduğu, destek olgusunun tanık anlatımları, ekonomik veriler ve diğer delillerle ortaya konulabileceği ifade edilmiştir. Bu nedenle kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatı bakımından eksik araştırma ile verilen ret kararının hukuka aykırı olduğu kabul edilerek hüküm bozulmuştur.
Künye: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 03.06.2019 Tarih, 2016/18306 E., 2019/6508 K.
Kan Parası Olarak Bilinen Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Gerçek Gelir Tespit Edilemediğinde Asgari Ücret Esas Alınabilir
Halk arasında kan parası olarak ifade edilen destekten yoksun kalma tazminatının doğru şekilde hesaplanabilmesi için öncelikle ölen kişinin gerçek gelirinin belirlenmesi gerekir. Ancak bazı olaylarda ölen kişinin kayıt dışı çalışması, gelir belgelerinin bulunmaması veya gelir miktarının kesin olarak ispat edilememesi nedeniyle gerçek kazancın belirlenmesi mümkün olmayabilir. Böyle durumlarda tazminat hesabının tamamen reddedilmesi yerine objektif ölçütlerden yararlanılması gerekmektedir.
Somut olayda davalı taraf, ölen kişinin herhangi bir düzenli gelirinin bulunmadığını ileri sürmüş; davacılar ise ölenin uzun yıllardır serbest çalıştığını ancak gelirini belgeleyemediklerini savunmuştur. Yerel mahkeme, yazılı gelir belgesi bulunmadığı gerekçesiyle kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatını oldukça düşük bir gelir üzerinden hesaplamıştır. Oysa dosyada ölen kişinin fiilen çalıştığını gösteren tanık anlatımları ve mesleki faaliyetlerine ilişkin çeşitli deliller bulunmaktadır.
Yargıtay, gerçek gelirin kesin olarak ispat edilemediği hâllerde destekten yoksun kalma tazminatı hesabının tamamen reddedilemeyeceğini, objektif bir ölçüt olarak asgari ücretin esas alınabileceğini belirtmiştir. Bununla birlikte mahkemenin, ölen kişinin mesleği, yaşı, eğitim durumu, çalışma hayatı ve dosyadaki tüm delilleri birlikte değerlendirerek gerçek gelire en yakın sonuca ulaşmaya çalışması gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatının eksik inceleme ile hesaplanması hukuka aykırı bulunmuş ve karar bozulmuştur.
Künye: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 14.10.2020 Tarih, 2019/2627 E., 2020/5952 K.
Kan Parası Olarak Bilinen Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Yeniden Evlenme İhtimali Somut Olayın Özelliklerine Göre Değerlendirilmelidir
Halk arasında kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatında, sağ kalan eş lehine hesaplanacak zarar belirlenirken yeniden evlenme ihtimali de dikkate alınmaktadır. Ancak bu ihtimal, yalnızca yaş veya cinsiyet esas alınarak soyut varsayımlarla belirlenemez. Hak sahibinin yaşı, sosyal çevresi, eğitim durumu, çocuk sahibi olup olmadığı, yaşam koşulları ve somut olayın tüm özellikleri birlikte değerlendirilmelidir. Destekten yoksun kalma tazminatının amacı gerçek zararı karşılamak olduğundan, varsayımsal ve hakkaniyete aykırı indirimler yapılması hukuken mümkün değildir.
Somut olayda davacı eş, trafik kazasında hayatını kaybeden eşi nedeniyle kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur. Bilirkişi raporunda, yalnızca davacının yaşı esas alınarak yüksek oranda yeniden evlenme ihtimali kabul edilmiş ve buna bağlı olarak tazminat önemli ölçüde azaltılmıştır. Yerel mahkeme de bilirkişi raporunu aynen benimseyerek hüküm kurmuştur. Ancak dosya kapsamında davacının çocuklarının bulunduğu, uzun yıllar evli kaldığı ve yeniden evlenme ihtimalini etkileyebilecek birçok sosyal unsurun değerlendirilmediği görülmektedir.
Yargıtay, yeniden evlenme ihtimalinin matematiksel bir formül veya yaş tablosundan ibaret olmadığını, her olayın kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bilirkişi raporunda yalnızca istatistikî verilere dayanılması yeterli görülmemiş; sosyal ve kişisel özellikler dikkate alınmadan yapılan indirimin gerçek zararı yansıtmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatının eksik inceleme ile hesaplandığı kabul edilerek yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Künye: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 18.02.2020 Tarih, 2019/2790 E., 2020/1233 K.
Kan Parası Olarak Bilinen Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Çocukların Destek Süresi Eğitim Durumu ve Yaşam Koşullarına Göre Belirlenmelidir
Halk arasında kan parası olarak adlandırılan destekten yoksun kalma tazminatında çocukların destekten yararlanma süresi belirlenirken yalnızca yaş kriteri esas alınamaz. Çocuğun eğitim hayatı, yükseköğrenim görüp görmediği, ekonomik bağımsızlığını kazanma zamanı ve somut olayın özellikleri birlikte değerlendirilmelidir. Destek ilişkisinin ne kadar devam edeceği aktüeryal hesaplamanın en önemli unsurlarından biri olup, gerçeğe en yakın sonucun belirlenmesi gerekir.
Somut olayda davacılar, trafik kazasında hayatını kaybeden babalarının desteğinden mahrum kaldıklarını ileri sürerek kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatının tahsilini talep etmişlerdir. Bilirkişi, çocuklardan biri yönünden destek süresini on sekiz yaş ile sınırlandırmış; üniversite eğitiminin devam ettiği ve ekonomik bağımsızlığın henüz kazanılmadığı yönündeki delilleri dikkate almamıştır. Yerel mahkeme de bu rapora dayanarak hüküm kurmuştur.
Yargıtay, destek süresinin belirlenmesinde çocuğun eğitim hayatının, meslek edinme sürecinin ve ekonomik bağımsızlığa ulaşacağı muhtemel tarihin dikkate alınması gerektiğini ifade etmiştir. Destek ilişkisinin yaşamın olağan akışı içerisinde devam edeceği anlaşılıyorsa yalnızca yaş kriterine bağlı hesaplama yapılmasının doğru olmadığı belirtilmiştir. Bu nedenle kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatının eksik aktüeryal değerlendirme ile hesaplandığı kabul edilerek yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Künye: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 05.11.2019 Tarih, 2018/5227 E., 2019/10391 K.
Kan Parası Olarak Bilinen Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Faiz Haksız Fiil Tarihinden İtibaren İşletilmelidir
Halk arasında kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatı, haksız fiilden doğan bir tazminat türüdür. Bu nedenle tazminat alacağı, zarar doğuran olayın meydana geldiği anda muaccel hâle gelir. Özellikle trafik kazası, iş kazası veya hukuka aykırı ölüm olaylarında, hak sahiplerinin uğradığı zarar ölüm tarihi itibarıyla gerçekleştiğinden faiz başlangıcı bakımından ayrıca ihtar gönderilmesi veya davanın açılmasının beklenmesi gerekmez. Yargıtay’ın istikrar kazanan uygulamasına göre, haksız fiil sorumluluğunda faiz başlangıcı kural olarak olay tarihidir.
Somut olayda davacılar, trafik kazasında yaşamını yitiren yakınları nedeniyle kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuşlardır. Yerel mahkeme tazminata hükmetmiş; ancak faizin dava tarihinden itibaren işletilmesine karar vermiştir. Davacılar, zararlarının ölüm anında gerçekleştiğini belirterek faizin haksız fiil tarihinden başlatılması gerektiğini ileri sürmüşlerdir.
Yargıtay, destekten yoksun kalma tazminatında zararın ölüm anında doğduğunu ve borcun aynı tarihte muaccel hâle geldiğini vurgulamıştır. Bu nedenle kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatına olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, dava tarihinin esas alınmasının zarar görenlerin tam tazmin ilkesine aykırı sonuç doğuracağı belirtilmiştir. Yerel mahkeme kararı faiz başlangıcı yönünden bozulmuştur.
Künye: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, 24.01.2022 Tarih, 2021/15769 E., 2022/708 K.
Kan Parası Olarak Bilinen Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Kusur Oranı Tazminat Miktarını Doğrudan Etkiler
Halk arasında kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken, yalnızca hak sahiplerinin uğradığı zarar değil, ölen kişinin ve sorumluların kusur oranları da dikkate alınmalıdır. Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümleri gereğince, desteğin kendi kusuruyla zararın meydana gelmesine katkıda bulunması hâlinde destekten yoksun kalanların tazminat alacağı da bu kusur oranı kadar etkilenmektedir. Bununla birlikte kusur oranı belirlenirken teknik bilirkişi raporları, ceza dosyası ve tüm deliller birlikte değerlendirilmelidir.
Somut olayda davacılar, meydana gelen trafik kazasında yaşamını yitiren yakınları nedeniyle kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuşlardır. Yerel mahkeme, ceza dosyasındaki kusur raporunu tartışmaksızın farklı bir kusur oranını esas almış ve bu oran üzerinden tazminat hesabı yaptırmıştır. Taraflar ise kusur tespitinin dosya kapsamındaki teknik delillerle çeliştiğini ileri sürerek karara itiraz etmişlerdir.
Yargıtay, destekten yoksun kalma tazminatında kusur oranının hesaplamanın temel unsurlarından biri olduğunu, hatalı kusur tespitinin doğrudan tazminat miktarını değiştireceğini belirtmiştir. Mahkemenin tüm teknik raporları birlikte değerlendirerek gerekçeli biçimde kusur oranını belirlemesi, daha sonra kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatını bu orana göre hesaplatması gerektiği ifade edilmiştir. Eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle kurulan hüküm bu nedenle bozulmuştur.
Künye: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 26.10.2020 Tarih, 2019/3712 E., 2020/6407 K.
Kan Parası Olarak Bilinen Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Destek Payları Hak Sahiplerinin Fiilî Yaşam Koşullarına Göre Belirlenmelidir
Halk arasında kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatında en önemli hesaplama unsurlarından biri destek paylarının doğru şekilde belirlenmesidir. Destek payları belirlenirken yalnızca matematiksel hesaplama yapılması yeterli olmayıp, ölen kişinin aile yapısı, birlikte yaşadığı kişiler, ekonomik yükümlülükleri ve yaşamın olağan akışı dikkate alınmalıdır. Zarar hesabının amacı, hak sahiplerinin ölüm gerçekleşmemiş olsaydı elde edecekleri ekonomik desteği mümkün olduğunca gerçeğe uygun şekilde belirlemektir. Bu nedenle destek paylarının standart oranlarla belirlenmesi yerine somut olayın özellikleri esas alınmalıdır.
Somut olayda davacılar, trafik kazasında hayatını kaybeden eş ve babalarının desteğinden yoksun kaldıklarını ileri sürerek kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatının tahsilini istemiştir. Bilirkişi raporunda, aile bireylerinin yaşları, eğitim durumları ve ekonomik ihtiyaçları dikkate alınmaksızın genel kabul gören standart destek payları uygulanmıştır. Yerel mahkeme de bu raporu yeterli görerek hüküm kurmuştur. Ancak dosyada çocuklardan birinin üniversite öğrenimine devam ettiği, diğer çocuğun ise henüz okul çağında olduğu, eşin ise herhangi bir gelirinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay, destek paylarının belirlenmesinde yalnızca matematiksel oranların esas alınamayacağını, her hak sahibinin gerçek ekonomik ihtiyacının ve desteğin yaşam içerisindeki fiili dağılımının dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir. Özellikle çocukların eğitim süreci, eşin çalışma durumu ve aile bireylerinin sosyal-ekonomik koşulları değerlendirilmeden yapılan hesaplamanın gerçek zararı yansıtmayacağı ifade edilmiştir. Bu nedenle kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatının yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak hesaplanması gerektiği belirtilmiş ve hüküm bozulmuştur.
Künye: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 18.06.2020 Tarih, 2019/2508 E., 2020/4261 K.
Kan Parası Olarak Bilinen Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Destek Kavramı Sadece Para Yardımıyla Sınırlı Değildir
Halk arasında kan parası olarak ifade edilen destekten yoksun kalma tazminatında destek kavramı yalnızca ölen kişinin düzenli para vermesinden ibaret değildir. Destek, hak sahibinin yaşamını sürdürebilmesi için ekonomik değer taşıyan her türlü katkıyı ifade eder. Düzenli para yardımı, barınma imkânı sağlanması, eğitim giderlerinin karşılanması, sağlık harcamalarının üstlenilmesi veya ekonomik değeri bulunan hizmetlerin sunulması da destek ilişkisinin kapsamına girmektedir. Bu nedenle desteğin yalnızca banka kayıtları veya yazılı belgelerle ispat edilmesi zorunlu değildir.
Somut olayda davacı, hayatını kaybeden oğlunun aynı evde yaşadığını, tüm ev giderlerini karşıladığını, kira ödemelerini yaptığını ve sağlık giderlerini üstlendiğini belirterek kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatının tahsilini talep etmiştir. Yerel mahkeme ise davacının düzenli para transferini gösteren yazılı belge sunamadığı gerekçesiyle destek ilişkisinin ispatlanamadığını kabul etmiştir. Oysa dosyada tanık anlatımları, sosyal ekonomik durum araştırmaları ve tarafların yaşam biçimini gösteren çeşitli deliller bulunmaktadır.
Yargıtay, destek ilişkisinin yalnızca para transferiyle ispat edilemeyeceğini, ekonomik değeri bulunan sürekli yardım ve hizmetlerin de destek kavramı içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Mahkemenin tanık beyanları, sosyal inceleme raporları ve diğer tüm delilleri birlikte değerlendirerek gerçek destek ilişkisinin varlığını araştırması gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatı talebinin eksik inceleme ile reddedilmesi hukuka aykırı bulunarak karar bozulmuştur.
Künye: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 09.05.2018 Tarih, 2017/17-1049 E., 2018/1058 K.
Kan Parası Olarak Bilinen Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Destek İlişkisinin İspatı Her Türlü Delille Yapılabilir
Halk arasında kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatında, hak sahiplerinin ölen kişiden fiilen destek gördüklerini ispat etmeleri gerekmektedir. Ancak bu ispat yalnızca yazılı belgelerle sınırlı değildir. Destek ilişkisi, tanık anlatımları, sosyal ve ekonomik durum araştırmaları, banka kayıtları, nüfus kayıtları ve hayatın olağan akışını ortaya koyan her türlü delille ispat edilebilir. Destekten yoksun kalma tazminatının amacı şekli ispat kurallarıyla hak sahiplerini zor durumda bırakmak değil, gerçek zararın giderilmesini sağlamaktır.
Somut olayda davacılar, hayatını kaybeden kişinin uzun yıllardır aile bireylerinin geçimini sağladığını, tüm ev giderlerini karşıladığını ve çocuklarının eğitim masraflarını üstlendiğini ileri sürerek kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatının tahsilini talep etmişlerdir. Yerel mahkeme ise düzenli para transferini gösteren yazılı belge bulunmadığı gerekçesiyle destek ilişkisinin ispatlanamadığını kabul etmiş ve davayı reddetmiştir. Oysa dosyada yer alan tanık beyanları, ekonomik durum araştırmaları ve tarafların birlikte yaşamını ortaya koyan çok sayıda delil değerlendirme dışı bırakılmıştır.
Yargıtay, destek ilişkisinin yalnızca yazılı belgelerle ispat edilemeyeceğini, yaşamın olağan akışını ortaya koyan her türlü delilin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Özellikle aile bireyleri arasındaki ekonomik desteğin çoğu zaman yazılı belgeye bağlanmadığı gözetildiğinde, tanık anlatımları ve diğer yardımcı delillerin de dikkate alınmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatının eksik delil değerlendirmesiyle reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve karar bozulmuştur.
Künye: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 15.05.2013 Tarih, 2012/17-1364 E., 2013/694 K.
Kan Parası Olarak Bilinen Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Aktüeryal Hesap Bilirkişi İncelemesiyle Yapılmalıdır
Halk arasında kan parası olarak adlandırılan destekten yoksun kalma tazminatının doğru şekilde belirlenebilmesi için zarar hesabının uzmanlık gerektiren aktüeryal yöntemlerle yapılması zorunludur. Hak sahiplerinin yaşı, ölen kişinin geliri, destek süresi, yaşam tabloları, kusur oranı ve destek payları gibi çok sayıda teknik unsur birlikte değerlendirilmeden gerçek zararın belirlenmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemelerin, yeterli bilimsel gerekçe içermeyen veya dosya kapsamıyla çelişen bilirkişi raporlarına dayanarak hüküm kurmaları isabetli değildir.
Somut olayda davacılar, trafik kazasında yaşamını yitiren yakınları nedeniyle kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuşlardır. Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ölen kişinin gelir durumu, çocukların eğitim süresi ve eşin destekten yararlanma süresi yeterince değerlendirilmemiş; hesaplama genel varsayımlara dayandırılmıştır. Yerel mahkeme ise rapordaki eksiklikleri gidermeden ve ek rapor almadan hüküm kurmuştur.
Yargıtay, destekten yoksun kalma tazminatının teknik bilgi gerektiren bir hesaplama olduğunu, bilirkişi raporunun denetime elverişli, gerekçeli ve dosyadaki tüm delillerle uyumlu olması gerektiğini belirtmiştir. Eksik verilere dayanan veya taraf itirazlarını karşılamayan raporların hükme esas alınamayacağı ifade edilmiştir. Bu nedenle kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatının yeniden aktüeryal bilirkişi incelemesi yaptırılarak hesaplanması gerektiği belirtilmiş ve yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Künye: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 25.11.2020 Tarih, 2019/3808 E., 2020/7073 K.
Kan Parası Olarak Bilinen Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Hak Sahibinin Kendi Gelirinin Bulunması Tazminat Talebini Kendiliğinden Ortadan Kaldırmaz
Halk arasında kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatının amacı, ölen kişinin sağladığı ekonomik desteğin ölüm nedeniyle sona ermesinden kaynaklanan zararın giderilmesidir. Bu nedenle hak sahibinin ücretli bir işte çalışıyor olması veya düzenli gelir elde etmesi, tek başına destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddedilmesini gerektirmez. Önemli olan, ölen kişinin sağladığı ekonomik katkının ölüm nedeniyle ortadan kalkıp kalkmadığı ve bu durumun davacı üzerinde gerçek bir maddi kayıp oluşturup oluşturmadığıdır.
Somut olayda davalı taraf, davacı eşin kamu görevlisi olarak çalıştığını ve düzenli maaş aldığını ileri sürerek kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddini istemiştir. Yerel mahkeme de davacının kendi gelirinin bulunmasını esas alarak destekten yoksun kalmadığı sonucuna ulaşmış ve davayı reddetmiştir. Ancak dosyada, ölen eşin aile bütçesine önemli ölçüde katkı sağladığı, konut kredisi, eğitim giderleri ve günlük yaşam masraflarının büyük bölümünü karşıladığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay, destekten yoksun kalma tazminatında esas alınması gereken hususun davacının gelir elde edip etmemesi değil, ölen kişinin sağladığı ekonomik desteğin ölüm nedeniyle sona erip ermediği olduğunu vurgulamıştır. Hak sahibinin çalışıyor olması, ölen kişinin desteğinin ortadan kalktığı gerçeğini değiştirmez. Mahkemenin, tarafların ekonomik durumunu birlikte değerlendirerek gerçek zararı belirlemesi gerektiği belirtilmiş ve eksik inceleme ile verilen ret kararı bozulmuştur.
Künye: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 20.02.2020 Tarih, 2019/2743 E., 2020/1327 K.
Kan Parası Olarak Bilinen Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Destek İlişkisinin Gelecekte Devam Edeceği Kuvvetle Muhtemel İse Tazminata Hükmedilmelidir
Halk arasında kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatı yalnızca ölüm tarihinde fiilen mevcut bulunan destek ilişkisini değil, yaşamın olağan akışına göre gelecekte gerçekleşmesi kuvvetle muhtemel olan desteği de koruma altına almaktadır. Destek kavramı yalnızca mevcut ekonomik yardımla sınırlı olmayıp, olayın özelliklerine göre ileride gerçekleşmesi beklenen düzenli katkıları da kapsamaktadır. Bu nedenle mahkemeler, yalnızca ölüm tarihindeki fiili durumu değil, tarafların geleceğe yönelik ekonomik ilişkilerini de değerlendirmek zorundadır.
Somut olayda davacılar, üniversite eğitimini tamamlamak üzere olan çocuklarının kısa süre içerisinde çalışmaya başlayacağını ve anne ile babasına düzenli destek olacağını ileri sürerek kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatı talep etmişlerdir. Yerel mahkeme ise ölüm tarihinde fiilen maddi yardım bulunmadığı gerekçesiyle destek ilişkisinin oluşmadığını kabul ederek davayı reddetmiştir. Dosyada ise ölen kişinin meslek sahibi olmak üzere olduğu, düzenli gelir elde edeceği ve ailesiyle birlikte yaşadığı sabittir.
Yargıtay, destekten yoksun kalma tazminatının yalnızca mevcut desteği değil, hayatın olağan akışına göre gerçekleşmesi kuvvetle muhtemel desteği de kapsadığını ifade etmiştir. Özellikle çocukların eğitim durumları, meslek edinme süreci, aile yapısı ve sosyal koşullar dikkate alınarak gelecekte destek olma ihtimali değerlendirilmelidir. Bu nedenle mahkemenin yalnızca ölüm tarihindeki fiili yardımı esas alarak davayı reddetmesi hukuka uygun görülmemiş, kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatı talebinin tüm deliller birlikte değerlendirilerek yeniden incelenmesi gerektiği belirtilmiş ve karar bozulmuştur.
Künye: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 13.06.2018 Tarih, 2017/17-1076 E., 2018/1174 K.
Kan Parası Olarak Bilinen Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Bekâr Çocuğun Anne ve Babasına Destek Olacağı Karine Olarak Kabul Edilebilir
Halk arasında kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken, desteğin yalnızca ölüm tarihinde fiilen sağlanıyor olması aranmaz. Yargıtay uygulamasında, yaşamın olağan akışına göre yakın gelecekte gerçekleşmesi kuvvetle muhtemel destek ilişkileri de hukuken korunmaktadır. Özellikle bekâr, çalışmakta olan veya çalışma hayatına girmesi beklenen çocukların ilerleyen yıllarda anne ve babalarına ekonomik destek sağlayacakları yönünde güçlü bir hayat tecrübesi bulunmaktadır. Bu nedenle her somut olayda destek ilişkisinin ayrıca ispat edilmesi aranmayıp, olayın özelliklerine göre fiilî karine uygulanabilmektedir.
Somut olayda davacılar, trafik kazasında yaşamını yitiren bekâr oğullarının düzenli bir işte çalıştığını, aile bütçesine katkı sunduğunu ve ilerleyen yıllarda da anne ve babasının bakımını üstleneceğini belirterek kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatının tahsilini talep etmişlerdir. Yerel mahkeme ise ölüm tarihinde davacılara yapılan maddi yardımın yeterince ispatlanamadığı gerekçesiyle tazminat istemini reddetmiştir. Oysa dosyada ölenin sürekli çalıştığı, ailesiyle aynı konutta yaşadığı ve gelirinin önemli bölümünü aile bütçesine ayırdığına ilişkin deliller bulunmaktadır.
Yargıtay, bekâr ve çalışma hayatı içerisinde bulunan çocukların anne ve babalarına destek olacağının hayatın olağan akışına uygun bulunduğunu, bu nedenle yalnızca ölüm tarihindeki fiilî yardımın esas alınmasının doğru olmadığını belirtmiştir. Mahkemenin ölenin yaşı, mesleği, gelir düzeyi, aile yapısı ve ekonomik koşulları birlikte değerlendirerek destek ilişkisinin geleceğe yönelik yönünü de incelemesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu nedenle kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatı isteminin eksik değerlendirmeyle reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuş ve hüküm bozulmuştur.
Künye: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 15.05.2013 Tarih, 2012/17-1364 E., 2013/694 K.
Kan Parası Olarak Bilinen Destekten Yoksun Kalma Tazminatında Bilirkişi Raporunun Denetime Elverişli ve Gerekçeli Olması Zorunludur
Halk arasında kan parası olarak ifade edilen destekten yoksun kalma tazminatı davalarında hükme esas alınacak bilirkişi raporlarının denetime elverişli, ayrıntılı ve bilimsel verilere dayanması zorunludur. Aktüeryal hesaplama; desteğin geliri, yaşam süresi, destek payları, kusur oranı, pasif dönem, iskonto yöntemi ve diğer teknik unsurlar birlikte değerlendirilerek yapılmalıdır. Bu hesaplamaların hangi verilere göre gerçekleştirildiğinin açıklanmadığı raporlar, hüküm kurmaya elverişli kabul edilemez.
Somut olayda davacılar, trafik kazasında hayatını kaybeden yakınları nedeniyle kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuşlardır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda hangi yaşam tablosunun esas alındığı, destek paylarının hangi gerekçeyle belirlendiği ve gelir hesabının hangi verilere dayandığı açıklanmamıştır. Tarafların rapora yönelik ayrıntılı itirazlarına rağmen mahkeme ek rapor almadan mevcut rapora dayanarak karar vermiştir.
Yargıtay, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplamalarının teknik uzmanlık gerektirdiğini, bilirkişi raporunun yalnızca ulaşılan sonucu değil, sonuca nasıl ulaşıldığını da ayrıntılı biçimde ortaya koyması gerektiğini vurgulamıştır. Gerekçesiz ve denetlenemeyen raporların hükme esas alınamayacağı, mahkemenin gerektiğinde ek rapor veya yeni bilirkişi incelemesi yaptırarak gerçek zararı belirlemesi gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle kan parası olarak bilinen destekten yoksun kalma tazminatı hakkında eksik bilirkişi incelemesine dayanılarak kurulan hüküm bozulmuştur.
Künye: Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, 25.11.2020 Tarih, 2019/3808 E., 2020/7073 K.
Hesaplama Araçlarımız
Dosyanız hakkında ön fikir edinmek ve diğer hukuki hesaplamalarınız için aşağıdaki ücretsiz araçlarımızı kullanabilirsiniz:
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
Ölümlü kazalarda hak sahiplerine göre ön hesaplama
Trafik Kazası Tazminatı
Ölümlü ve yaralanmalı kazalar için genel tazminat hesabı
Araç Değer Kaybı
Kaza sonrası aracınızın değer kaybını Yargıtay formülüyle hesaplayın
İnfaz Hesaplama
5275 sayılı Kanuna göre koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik
Kira Artış Oranı
TÜFE 12 aylık ortalamasına göre güncel kira artışı
Kan Parası Hakkında Sık Sorulan Sorular
Kan parası nedir?
Kan parası, halk arasında kullanılan bir ifadedir; hukuki karşılığı Türk Borçlar Kanunu madde 53’te düzenlenen destekten yoksun kalma tazminatıdır. Ölen kişinin sağlığında düzenli destek olduğu kişilerin bu destekten mahrum kalmaları nedeniyle uğradıkları maddi zararın giderilmesini amaçlar; bir ceza değildir.
Kan parasını kimler alabilir?
Eş, çocuklar, anne ve baba, kardeşler, nişanlı, birlikte yaşanan kişi ve ölenin düzenli destek sağladığı üçüncü kişiler kan parası talep edebilir. Mirasçı olmak şart değildir; fiili ve düzenli destek ilişkisinin ispatı yeterlidir.
2026 yılında kan parası ne kadar?
Sabit bir tutar yoktur; tazminat ölenin geliri, hak sahiplerinin yaşı, destek payları ve kusur oranına göre aktüeryal olarak hesaplanır. 2026 yılında zorunlu trafik sigortasının ölüm teminatı kişi başına 3.600.000 TL, otomobillerde kaza başına 18.000.000 TL’dir; aşan zarar kusurlu taraftan istenir.
Kan parası kimden istenir?
Trafik kazalarında kusurlu sürücü, araç işleteni ve sahibi ile zorunlu trafik sigortası şirketinden; araç sigortasızsa veya tespit edilememişse Güvence Hesabından; iş kazalarında işverenden talep edilir.
Kan parası davasında zamanaşımı kaç yıldır?
Kural olarak zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her halde 10 yıldır. Ölüme neden olan eylem aynı zamanda suç oluşturduğundan, taksirle öldürmede uzamış ceza zamanaşımı olan 15 yıl uygulanır.
Resmi nikah olmadan kan parası alınabilir mi?
Evet. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2011/4-592 E. sayılı kararında, evlilik dışı birlikte yaşayan kişilerin sürekli ortak yaşam ve ekonomik dayanışmayı ispat etmeleri halinde destekten yoksun kalma tazminatı alabileceklerini kabul etmiştir.
Ev hanımı vefat ederse kan parası ödenir mi?
Evet. Yargıtay, ev hanımının bakım, yemek, temizlik ve evin idaresi gibi hizmetlerinin ekonomik değer taşıdığını ve bu hizmet desteğinin ölümle sona ermesinin tazminat hesabına dahil edilmesi gerektiğini kabul etmektedir (17. HD, 2016/18415 E.).
Mirası reddeden kişi kan parası alabilir mi?
Evet. Destekten yoksun kalma tazminatı mirastan bağımsız, şahsa bağlı bir haktır. Mirası reddeden hak sahibi dahi fiili destek ilişkisini ispat ederek tazminat talep edebilir.
Kendi maaşı olan eş kan parası alabilir mi?
Evet. Hak sahibinin çalışıyor olması tek başına talebin reddini gerektirmez; önemli olan ölenin aile bütçesine sağladığı katkının ölümle ortadan kalkmasıdır (Yargıtay 17. HD, 2019/2743 E.).
Kan parası sigorta şirketinden nasıl alınır?
Önce kusurlu aracın zorunlu trafik sigortasını düzenleyen şirkete yazılı başvuru yapılır; bu başvuru dava şartıdır. Şirket 15 gün içinde ödeme yapmaz veya eksik öderse Sigorta Tahkim Komisyonuna ya da mahkemeye başvurulur.
Kan parası helal mi, ceza mıdır?
Hukuken kan parası bir ceza veya can bedeli değil, gerçek maddi zararın giderilmesine yönelik tazminattır; bu nedenle hak sahibinin meşru alacağıdır. Konunun dini boyutuna ilişkin sorular için Diyanet İşleri Başkanlığına danışılması uygun olur.
Av. Çağrı Ayboğa Kimdir?
Av. Çağrı Ayboğa, Ankara Barosuna kayıtlı (Sicil No: 34507) avukat olup Ayboğa + Partners Hukuk Bürosunun kurucusudur. Ölümlü ve yaralanmalı trafik kazalarından doğan destekten yoksun kalma tazminatı davaları, sigorta şirketlerine karşı başvuru ve tahkim süreçleri, iş kazası tazminatları ve ceza hukuku alanlarında yoğun dava deneyimine sahiptir. Sitede yer alan hesaplama araçları ve içerikler, güncel mevzuat ve Yargıtay içtihatları esas alınarak bizzat kendisi tarafından hazırlanmakta ve düzenli olarak güncellenmektedir. Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanız için Sigorta Avukatı sayfamız üzerinden ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.
Destekten Yoksun Kalma TazminatıÖlümlü Trafik KazasıSigorta Hukukuİş Kazası TazminatıAnkara Barosu 34507
Hukuki Destek Alın
Kan parası ve destekten yoksun kalma tazminatı sürecinizde hak kaybı yaşamamak için dosyanızı birlikte inceleyelim. Danışmanlık ücretlidir; ücretler TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenir.