Ceza Hukuku
Trend

Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçu ve Cezası 2026


Kasten öldürmeye teşebbüs suçu, fail tarafından insan hayatına kasten son vermeye elverişli bir hareket icra edilmesine rağmen ölüm sonucunun gerçekleşmemesi halinde söz konusu olur. Türk Ceza Kanunu’nun 81. veya 82. maddeleri ile 35. maddesinin birlikte uygulanmasıyla cezalandırılan bu suçta, failin kastının öldürmeye mi yoksa yaralamaya mı yönelik olduğunun tespiti kritik önem taşır. Yargıtay, husumet, kullanılan aletin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, hayati bölgeye isabet, hedef gözetme imkanı gibi unsurları dikkate alarak kastı belirlemektedir.

İçerik

Kasten Öldürmeye Teşebbüs ve Cezası
Kasten Öldürmeye Teşebbüs ve Cezası

İlgili Kanun Maddeleri

TCK 81 (Kasten Öldürme): Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.

TCK 35 (Suça Teşebbüs): Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur. Teşebbüs halinde fail, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on üç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

TCK 82 (Nitelikli Haller): Kasten öldürme suçunun; tasarlayarak, canavarca hisse veya eziyet çektirerek, yangın/bombalama ile, üstsoy/altsoy/eş/kardeşe karşı, çocuğa karşı, gebe kadına karşı, kamu görevi nedeniyle, suçu gizlemek/delil yok etmek için, töre/kan gütme saikiyle işlenmesi halinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.

Kasten Öldürmeye Teşebbüs Nedir?

Kasten öldürmeye teşebbüs, fail tarafından insan hayatına kasten son vermeye elverişli bir hareket icra edilmesine rağmen ölüm sonucunun gerçekleşmemesi halinde söz konusu olur. Kasten öldürme suçu, neticesi hareketten ayrılabilen ve bu nedenle teşebbüse elverişli bir suç tipidir. İnsan hayatına son vermeye yönelen eylem nedeniyle mağdur öldüğü takdirde fail kasten öldürme suçu nedeniyle cezalandırılmaktadır. Öldürme kastıyla hareket edilmesine rağmen mağdurun yaşaması halinde ise fail, kasten öldürme suçuna teşebbüs hükümleri çerçevesinde cezalandırılmaktadır.

Önemli: Uygulamada, fail tarafından işlenen fiilin “kasten yaralama suçu” mu yoksa “kasten insan öldürmeye teşebbüs” mü olduğu konusunda mahkeme kararlarına yansıyan oldukça ciddi tartışmalar yaşanmaktadır. Kasten yaralama suçu ile kasten öldürmeye teşebbüs suçu arasındaki ayırıcı temel nokta her bir suçun manevi unsurunun, yani kastın farklılığıdır.

Kasten Öldürmeye Teşebbüsün İki Şekli

Teşebbüs Şekli Açıklama
Eksik Teşebbüs Fail icra hareketlerine başlamış, ancak elinde olmayan nedenlerle icra hareketleri yarıda kalmıştır
Tam Teşebbüs Fail icra hareketlerini tamamlamış, ancak failin iradesi dışındaki bir engel nedeniyle netice meydana gelmemiştir

Örneğin, öldürme kastıyla hareket ederek silahla veya bıçakla mağdura darbe vuran fail mağdurun ölümüne yol açmamışsa TCK m.81 veya TCK m.82 ve TCK m.35’e göre kasten öldürmeye teşebbüs hükümleri gereği cezalandırılacaktır. Failin kastı, dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak, daha açık bir ifadeyle, failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir.

Kasten Öldürmeye Teşebbüsün Unsurları ve Kriterleri

Kasten öldürmeye teşebbüsün en önemli ve ayırıcı unsuru failin kastıdır. 5237 sayılı TCK’nın 21/1. maddesine göre, kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olup failin iç dünyasını ilgilendirmektedir. Failin kastı, büyük ölçüde icra ettiği eylemin özelliklerine göre belirlenmektedir.

Yargıtay Tarafından Belirlenen Temel Kriterler

1. Taraflar Arasında Husumet Bulunup Bulunmadığı

Mağdur ile fail arasında olay öncesine dayalı, öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunup bulunmadığı kritik öneme sahiptir. Husumet; söz, tutum veya davranışlarla meydana gelebilir. Ancak husume tin derecesi, kasten öldürme suçuna yol açabilecek boyutta olmalıdır. Anlık hakaretleşme veya basit alacak-verecek meselesi tek başına yeterli husumet oluşturmaz.

2. Kullanılan Vasıtanın Öldürmeye Elverişli Olup Olmadığı

Failin fiili işlerken kullandığı silahın öldürmeye elverişli olması kasten öldürmeye teşebbüs kastıyla hareket edildiği noktasında önemli bir emaredir. Silahın yapısı ve türü dışında, kullanılış biçimi de kastın belirlenmesinde dikkate alınır. Örneğin, silahın etkisiz olduğu uzak bir mesafeden ateş edilmesi halinde kasten öldürmeye teşebbüs edildiği ileri sürülemez.

3. Mağdurdaki Darbe Sayısı, Şiddeti ve Darbenin Yönü

Mağdura yönelik fiilin işlenme şekli de önemlidir. Tek bıçak darbesiyle derin olmayan bir yaralama fiili, kasten adam öldürmeye teşebbüs suçunun oluşumuna vücut vermez. Ancak, derin birkaç bıçak darbesi fiilin yaralama suçundan kasten adam öldürmeye teşebbüs suçuna dönüşmesine neden olur. Failin darbelerin yönünü bilerek ve isteyerek tayin edip etmediğinin tespiti suç kastının anlaşılması açısından önemlidir.

4. Darbelerin Vurulduğu Bölgenin Hayati Önem Taşıyıp Taşımadığı

İnsan vücudunun hayati önem taşıyan bölgelerine (baş, göğüs, karın, boyun gibi) vurulması adam öldürme kastıyla hareket edildiğini gösterir. Örneğin, silahla iç organların bulunduğu bölgelere ateş edilmesi fiilin adam öldürmeye teşebbüs suçu olarak nitelenmesine neden olur.

5. Failin Fiiline Kendiliğinden mi Yoksa Dış Engelle mi Son Verdiği

Fail, fiili işlediği sırada mağdura daha fazla zarar verme imkanı varken başka bir engel olmadığı halde kendiliğinden fiiline son vermişse, bu durum failin yaralama kastıyla hareket ettiğine dair bir kriter olarak kabul edilir. Ancak, fail dışardan gelen engel bir sebepten dolayı fiili gerçekleştirememiş veya fiiline son vermişse, bu durum kasten öldürmeye teşebbüs suçu için bir kriter olarak kabul edilir.

6. Failin Olay Sonrası Mağdura Yönelik Davranışları

Fail olaydan sonra mağdurun hayatta kalması için yardımcı olmuşsa, örneğin silahla yaralama neticesinde kan kaybeden mağduru hastaneye götürmüş veya ambulans çağırmışsa fiil adam öldürmeye teşebbüs suçu olarak değil, yaralama suçu olarak nitelenebilir.

7. Mağdur ile Sanık Arasındaki Mesafe ve Hedef Gözetme İmkanı

Fail ile mağdur arasındaki mesafe kısa ise failin mağduru daha kolay öldürme imkanı vardır. Fail, kısa mesafeye rağmen hedef gözeterek öldürücü bir darbe vurmamışsa, kasten öldürmeye teşebbüs suçu değil, kasten yaralama suçu tartışılabilir.

💡 Önemli Hatırlatma: Yargıtay tarafından belirlenen kıstaslar sınırlayıcı olmayıp her somut olayda kıstaslar yorumlanabilir. Failin kastının tam belirlenemediği hallerde ise “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereği, sanığın lehine yorum yapılarak kastın öldürmeye değil, yaralamaya yönelik olduğu kabul edilmelidir.

Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçunun Cezası

Kasten öldürme suçu, basit (TCK m.81) ve nitelikli hallere (TCK m.82) göre cezalandırılan bir suç tipidir. Kasten öldürme suçuna teşebbüs halinde failin cezası, basit veya nitelikli hallerden hangisine teşebbüs ettiğine göre belirlenir.

Suç Türü Tamamlanmış Suç Cezası Teşebbüs Cezası
Basit Kasten Öldürme (TCK 81) Müebbet hapis 10 yıldan 18 yıla kadar hapis
Nitelikli Kasten Öldürme (TCK 82) Ağırlaştırılmış müebbet hapis 14 yıldan 21 yıla kadar hapis

Nitelikli Kasten Öldürme Halleri (TCK 82)

Kasten öldürme suçunun TCK 82’de yer alan aşağıdaki nitelikli hallerine teşebbüs halinde, failin cezası 14 yıldan 21 yıla kadar hapis cezasıdır:

  • Tasarlayarak: Önceden düşünüp planlayarak öldürme
  • Canavarca hisle veya eziyet çektirerek: İşkence yaparak veya acı vererek öldürme
  • Yangın, bombalama, kimyasal silah kullanarak: Kitlesel zarar verebilecek araçlarla öldürme
  • Üstsoy, altsoy, eş, boşandığı eş, kardeşe karşı: Yakın akrabaya karşı öldürme
  • Çocuğa veya savunmasız kişiye karşı: Kendini savunamayacak durumda olanlara karşı
  • Gebe kadına karşı: Hamileliği bilinen kadına karşı öldürme
  • Kamu görevi nedeniyle: Kamu görevlisinin görevinden dolayı öldürülmesi
  • Suçu gizlemek, delil yok etmek için: Başka bir suçu örtbas etmek amacıyla
  • Kan gütme saikiyle: Intikam düşüncesiyle öldürme
  • Töre saikiyle: Töre/namus gerekçesiyle öldürme
⚠️ Dikkat: Örneğin, töre saikiyle hareket ederek veya tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs eden fail, ölüm sonucu gerçekleşmediği takdirde kasten öldürme suçunun nitelikli haline teşebbüs ettiğinden 14 yıldan 21 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır.

Haksız Tahrik, Meşru Müdafaa ve Diğer Hususlar

Kasten Öldürmeye Teşebbüste Haksız Tahrik İndirimi

Haksız tahrik, failin mağdurdan kaynaklanan bir fiilin meydana getirdiği elem, üzüntü veya öfkenin etkisiyle suçu işlemesidir. Kasten öldürmeye teşebbüs suçunun haksız tahrik altında işlenmesi halinde fail hakkında ceza indirimi uygulanır.

Haksız Tahrik Derecesi İndirim Oranı Örnek (10 Yıl Temel Ceza)
Hafif Tahrik 1/4 indirim 7 yıl 6 ay
Orta Derece Tahrik 1/2 indirim 5 yıl
Ağır Tahrik 3/4 indirim 2 yıl 6 ay

Haksız Tahrikin Genel Şartları

  • Haksız tahrik oluşturan bir fiil bulunmalı
  • Tahrike neden olan fiil haksız olmalı
  • Fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı
  • Failin işlediği fiil bu ruhi durumun tepkisi olmalı
  • Haksız tahrik oluşturan fiil, mağdurdan kaynaklanmalıdır

Meşru Müdafaa (Savunma)

Meşru müdafaa, mağdurun faile veya failin yakınlarına veya failin malvarlığına dönük gerçekleştirdiği bir saldırıya karşı failin saldırı ile orantılı bir biçimde kendisini savunmak üzere cevap vermesidir. Kasten öldürmeye teşebbüs suçu, meşru müdafaa halinde işlenirse faile ceza verilemez.

Erteleme, HAGB ve Adli Para Cezası

💡 Önemli Bilgi: Kasten öldürmeye teşebbüs suçunda, ortaya çıkan ceza nedeniyle hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir. Ancak bazı durumlarda haksız tahrik uygulanması nedeniyle ceza 2 yıl veya altında olursa hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) veya ceza ertelenmesi mümkün olabilir.

Zamanaşımı, Uzlaşma ve Görevli Mahkeme

  • Uzlaşma: Kasten öldürmeye teşebbüs suçu, uzlaşmaya tabi suçlardan değildir
  • Şikayet: Şikayete tabi suçlar arasında yer almaz, resen soruşturulur
  • Zamanaşımı: Olağan dava zamanaşımı süresi 25 yıldır
  • Görevli Mahkeme: Ağır Ceza Mahkemesi yetkilidir

Kasten Öldürmeye Teşebbüs Emsal Yargıtay Kararları 2026

Kasten öldürmeye teşebbüs suçunun uygulanmasına ilişkin önemli Yargıtay kararları aşağıda özetlenmiştir. Bu kararlar, yaralama suçu ile öldürmeye teşebbüs suçu arasındaki ayrımda yol gösterici niteliktedir.

Bitişik Atışla Göğüs Bölgesine Ateş ve Dipçikle Vurma Varken “Yaralama” Denilemez

Somut olayda sanığın av tüfeğiyle bitişik atış mesafesinden mağdurun sağ göğüs bölgesine ateş ettiği; bunun pnömotoraks ve yaşamsal tehlike doğurduğu, ayrıca mağdur yere düştükten sonra sanığın tüfeğin dipçiğiyle mağdurun kafasına vurduğu kabul edilmiştir. Yargıtay, değerlendirmesini özellikle hedef alınan bölge (hayati bölge) ve kullanılan aracın öldürmeye elverişliliği üzerinden kurmakta; ateşli silahın niteliği ve bitişik atışın öldürücülüğü karşısında, eylemin TCK 81-35 kapsamında ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır.

Daire: Yargıtay 1. Ceza Dairesi
Tarih: 09.12.2014
Esas: 2014/4729
Karar: 2014/6036

Göğse Yakın Mesafeden Ateş Edilmişse Kasten Öldürme/Teşebbüs Vasıflandırması Esastır

Olayda mağdurun göğüs bölgesine doğru yakın mesafeden ateş edildiği belirtilmekte; bu tespitin, kastın tayininde belirleyici olduğu kabul edilmektedir. Yakın mesafe, hedef seçme imkânını artırdığı gibi, ateşli silahın öldürücülük potansiyelini de fiilen yükseltir. Yargıtay’ın yaklaşımı, öldürmeye teşebbüs-yaralama ayrımında (i) hedef bölge, (ii) atış mesafesi ve (iii) aracın elverişliliği üçlüsünü merkeze alır.

Daire: Yargıtay 1. Ceza Dairesi
Tarih: 09.07.2015
Esas: 2014/4172
Karar: 2015/4393

Kalp Bölgesine Yakın Mesafeden Tek El Ateş “Sonuç Aldım” Düşüncesiyle Kesilmişse Teşebbüs Vardır

Kararda, sanığın yakın mesafeden mağdurun kalbinin bulunduğu hayati bölgeye bir el ateş ederek mağduru vurduğu; mağdur yere düşünce sanığın “sonuç aldım” düşüncesiyle olay yerinden uzaklaştığı aktarılmaktadır. Bu olgular, “tek atış”ın otomatik olarak yaralama kastı anlamına gelmediğini gösteren tipik bir örnektir. Yargıtay, kastı belirlerken suç aletinin elverişliliği, atış mesafesi, hedef alınan bölge ve yaralanmanın boyutu/niteliği ölçütlerini birlikte kullanmaktadır.

Daire: Yargıtay 1. Ceza Dairesi
Tarih: 21.10.2014
Esas: 2014/714
Karar: 2014/4659

Mağdur Kaçarken Peşinden Yakın Mesafeden Üç El Ateş Edilmesi “Kararlılık” Göstergesidir

Kararda, mağdur kaçmaya başladığı halde sanığın öldürücü vasfı haiz silahla mağdurun peşinden giderek yakın mesafeden üç el ateş ettiği; bu nedenle öldürmeye teşebbüsten hüküm kurulması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Yargıtay’ın vurgusu, öldürmeye teşebbüste aranan “kastın dışa vurumu”nun, yalnızca darbe sayısı değil; failin eylemi sürdürme biçimiyle de anlaşılacağıdır. Peşinden gitme, yakın mesafeden ateş etme ve birden fazla atış, birlikte değerlendirildiğinde eylemin TCK 81-35 sınırında kaldığı kabul edilmektedir.

Daire: Yargıtay 1. Ceza Dairesi
Tarih: 06.04.2015
Esas: 2014/1178
Karar: 2015/2061

“Sen Daha Ölmedin mi?” Sözüyle İkinci Atışa Teşebbüs Kastı Pekiştirir

Somut olayda sanığın mağduru hayati tehlikeye neden olmayacak biçimde yaraladığı; olay yerinden ayrılırken mağdurun sövmesi üzerine sanığın “sen daha ölmedin mi” diyerek hedef gözetip ikinci atışı yaptığı, mağdurun eğilmesi nedeniyle isabet kaydedilemediği belirtilmiştir. Yargıtay, ilk yaralama sonrasında failin olayı bitirmek yerine, mağdurun yaşadığına yönelik ifadeyle ikinci atışa yönelmesini öldürmeye yönelik kararlılık olarak değerlendirmekte; bu nedenle sanıklara kasten öldürmeye teşebbüsten ceza verilmesi gerektiğini ifade etmektedir.

Daire: Yargıtay 1. Ceza Dairesi
Tarih: 15.02.2016
Esas: 2015/1829
Karar: 2016/520

Silahında Mermi Varken Tek Atışla Kendiliğinden Durmuşsa Öldürmeye Teşebbüs Şüphesi Sanık Lehine Değerlendirilmeli

Ceza Genel Kurulu kararında sanığın tabanca ile 4-5 metreden katılanın karın bölgesine bir el ateş ederek ağır yaraladığı; olaydan sonra teslim ettiği ve arızası bulunmayan silahında üç mermi daha olduğu halde eylemine kendiliğinden son verdiği aktarılmaktadır. YCGK, bu durumun kastın öldürmeye değil yaralamaya yöneldiği yönünde değerlendirilmesi gerektiğini açıkça belirtir. “Devam edebilme olanağı varken devam etmemek” olgusu, şüpheyi artırır ve şüpheden sanık yararlanır ilkesiyle birlikte yaralama vasfını güçlendirir.

Daire: Yargıtay Ceza Genel Kurulu
Tarih: 07.03.2017
Esas: 2016/103
Karar: 2017/127

Yakın Mesafede Tek El Ateş Edip Başka Ateş Etmemek Yaralama Kastını Gösterir

Metinde aktarılan kararda sanığın tabancasında 5 mermi daha bulunduğu halde yakın mesafeden tek el ateş ettiği ve başkaca ateş etmediği; isabet eden atışın sol diz altından girişle tibia-fibula kırığı oluşturduğu, ancak hayati tehlike meydana getirmediği belirtilmektedir. Yargıtay’ın yaklaşımı, “öldürmeye teşebbüs” için yalnızca silah kullanmanın yetmeyeceği; fiilin icra tarzının öldürmeye yönelik bir iradeyi açıkça göstermesi gerektiği yönündedir.

Daire: Yargıtay 1. Ceza Dairesi
Tarih: 05.07.1994
Esas: 1994/1698
Karar: 1994/2313

Çok Yakından 7 El Ateş Edip Hiç İsabet Ettirmemek Silahla Tehdit Olabilir

Aktarılan içtihatta sanığın öldürme tehdidini gerçekleştireceği inancını vermek amacıyla çok yakın mesafeden 7 el ateş ettiği, buna rağmen mağduru hiç yaralamadığı; öldürme veya yaralama kastı olsaydı bu kadar yakın mesafeden yapılan atışlarla “hiç olmazsa yaralamamasının mümkün olmadığı” değerlendirmesi yer almaktadır. Bu yaklaşım, kastın belirlenmesinde bazen “isabet olmaması” olgusunun, olayın bütünlüğü içinde tehdit kastını güçlendirebileceğini gösterir.

Daire: Yargıtay 1. Ceza Dairesi
Tarih: 14.05.1996
Esas: 1996/999
Karar: 1996/1715

Tek Bıçak Darbesinin Bulunması Tek Başına Öldürmeye Teşebbüs Suçunu Doğurmaz

Sanığın mağdura yönelik eyleminin tek bıçak darbesiyle gerçekleşmiş olması, fiilin kendiliğinden TCK 81 ve 35 kapsamında öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesini zorunlu kılmaz. Yargıtay’a göre, darbe sayısı tek başına belirleyici olmayıp, failin kastı somut olayın tüm koşulları dikkate alınarak tespit edilmelidir. Bu kapsamda; taraflar arasındaki husumetin niteliği, darbenin bilinçli şekilde hayati bölgeyi hedef alıp almadığı, darbe yönü ve derinliği, failin eylemi sürdürme imkânı bulunmasına rağmen kendiliğinden son verip vermediği birlikte değerlendirilmelidir.

Daire: Yargıtay 1. Ceza Dairesi
Esas: 2013/3811
Karar: 2013/8064
Tarih: 24.12.2013

Çoklu Bıçak Darbesi ve Hayati Bölgelere İsabet Kasten Öldürmeye Teşebbüsü Gerektirir

Metinde, birden fazla bıçak darbesi sonucunda hayati tehlike arz edecek biçimde yaralama bulunan olaylarda kastın yaralamaya değil öldürmeye yönelik olduğu ve öldürmeye teşebbüsten hüküm kurulması gerektiği yönünde içtihada atıf vardır. Uygulamada bu kararların önemi şuradadır: “Netice gerçekleşmedi” olgusu, çoğu kez tıbbi müdahale veya tesadüfî etkenlere bağlıdır; buna rağmen failin fiili, icra hareketleri itibarıyla öldürmeye elverişli ve öldürmeye yönelmişse teşebbüs vasfı korunur.

Daire: Yargıtay 3. Ceza Dairesi
Tarih: 03.07.2017
Esas: 2016/11630
Karar: 2017/9689

Göğüsten Tek Bıçak Darbesinde Husumetin Ciddi Boyutta Olmaması ve Kendiliğinden Son Verme Kasten Yaralama Kastını Ortaya Koyar

Metinde aktarılan örnekte, göğüs bölgesinden tek bıçak darbesiyle yaşamsal tehlike doğmasına rağmen; taraflar arasındaki husumetin öldürmeye sevk edecek ciddi boyutta olmaması, eyleme kendiliğinden son verme ve dışarıdan engel bulunmaması nedenleriyle kastın öldürmeye yönelik olmadığı belirtilmiştir. Bu karar pratiğe şu mesajı verir: Eylemin gerçekleşme koşulları, failin “devam” iradesini desteklemiyorsa ve öldürmeye yönelik güçlü emareler yoksa, şüphe sanık lehine işletilerek yaralama vasfına gidilebilir.

Daire: Yargıtay 1. Ceza Dairesi
Tarih: 13.02.2017
Esas: 2017/122
Karar: 2017/372

Omuzdan Yaralama Olmasına Rağmen Birden Fazla Atış ve Etkili Mesafe Kasten Öldürmeye Teşebbüsü Gerektirir

Metindeki olayda sanığın etkili mesafeden tabanca ile birden fazla ateş ettiği ve mağdurun omuz bölgesinden isabetle yaralandığı anlatılmaktadır. Omuz, tek başına “hayati bölge” tartışmasını güçlendirmese bile; birden fazla atış ve etkili mesafe, kastın yöneldiği amaca dair önemli emareler yaratır. Yargıtay’ın burada işaret ettiği ölçüt, “isabetin bulunduğu yer” ile “icra hareketlerinin genel karakteri”nin birlikte tartılmasıdır.

Daire: Yargıtay 1. Ceza Dairesi
Tarih: 14.04.2014
Esas: 2013/682
Karar: 2014/2357

Çoklu Bıçak ve Burun Kırığına Rağmen Yere Düşen Mağdura Tekmeyle Devam Edilmesi Öldürme Kastını Zayıflatır

Metinde yer alan örnekte mağdurun üç bıçak yarası ve burun kırığına neden olan tekme darbesi ile yaralandığı; ancak sanıkların yere düşen mağdura bıçakla devam etmek yerine tekme ile vurdukları belirtilerek kastın öldürmeye yönelik olmadığı kabul edilmiştir. Bu içtihat, “darbe sayısı fazla otomatik teşebbüs” yaklaşımını sınırlayan önemli bir örnektir. Çünkü failin, öldürmeyi hedeflemesi beklenen anda öldürücü icra hareketlerine devam etmemesi; fiilin seyri bakımından yaralama kastını güçlendirir.

Daire: Yargıtay 1. Ceza Dairesi
Tarih: 20.11.2014
Esas: 2014/3383
Karar: 2014/5428

Birden Fazla Kesici-Delici Yara, Göğse Nafiz Lezyon ve Hemopnömotoraks Varken Teşebbüs Göz Ardı Edilemez

Metinde aktarılan kararda, mağdurlardan birinin sırt ve göğüs bölgesinde; diğerinin de göğüs bölgesinde birden fazla kesici-delici alet yarası bulunduğu; yaralardan en az birinin göğse nafiz olup hemopnömotoraks oluşturduğu belirtilmektedir. Bu tür lezyonlar, fiilin hayati bölgeye yöneldiğini ve öldürmeye elverişli icra hareketleri içerdiğini gösteren güçlü tıbbi olgulardır. Yargıtay, bu tablo karşısında sanıkların kasten öldürmeye teşebbüsten cezalandırılmaları gerektiğini açıkça ifade etmektedir.

Daire: Yargıtay 1. Ceza Dairesi
Tarih: 05.03.2019
Esas: 2018/4448
Karar: 2019/1362

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Kasten öldürmeye teşebbüs nedir?
Kasten öldürmeye teşebbüs, fail tarafından insan hayatına kasten son vermeye elverişli bir hareket icra edilmesine rağmen ölüm sonucunun gerçekleşmemesi halidir. Öldürme kastıyla hareket edilmesine rağmen mağdurun yaşaması halinde fail, TCK 81 veya 82 ile TCK 35’e göre kasten öldürmeye teşebbüs hükümleri çerçevesinde cezalandırılır. Örneğin, öldürme kastıyla silahla veya bıçakla mağdura saldıran ancak mağdurun ölümüne yol açmayan fail bu suçtan cezalandırılır.
Kasten öldürmeye teşebbüs cezası ne kadar?
Basit kasten öldürmeye teşebbüs cezası (TCK 81 ve 35) 10 yıldan 18 yıla kadar hapis cezasıdır. Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs cezası (TCK 82 ve 35) ise 14 yıldan 21 yıla kadar hapis cezasıdır. Haksız tahrik indirimi uygulanırsa ceza 1/4 ila 3/4 oranında indirilebilir. Örneğin, 10 yıl temel ceza alan sanık, ağır haksız tahrik halinde 2,5 yıl ceza alabilir. Meşru müdafaa halinde ise ceza verilmez.
Kasten öldürmeye teşebbüs ile yaralama suçu farkı nedir?
Temel fark failin kastıdır. Kasten yaralamada fail sadece yaralamayı isterken, kasten öldürmeye teşebbüste fail ölümü istemektedir. Yargıtay, bu ayrımı yaparken şu kriterlere bakar: taraflar arasında husumet, kullanılan aletin niteliği (silah, bıçak vb.), darbe sayısı ve şiddeti, hayati bölgeye isabet (baş, göğüs, karın), hedef gözetme imkanı, fiilin kendiliğinden mi yoksa dış engelle mi son bulduğu, olay sonrası davranışlar. Tüm bu unsurlar birlikte değerlendirilerek kastın yönü belirlenir.
Kasten öldürmeye teşebbüste haksız tahrik uygulanır mı?
Evet, kasten öldürmeye teşebbüs suçunun haksız tahrik altında işlenmesi halinde fail hakkında ceza indirimi uygulanır. Haksız tahrikin derecesine göre 1/4 oranı ile 3/4 oranı arasında indirim yapılır. Örneğin 10 yıl ceza alacak sanık, hafif haksız tahrikle 7,5 yıl, orta derecede tahrikle 5 yıl, ağır tahrikle 2,5 yıl ceza alabilir. Haksız tahrikin uygulanabilmesi için tahrik edici fiilin mağdurdan gelmesi, haksız olması ve failin bu etki altında suçu işlemesi gerekir.
Tek bıçak darbesi kasten öldürmeye teşebbüs olur mu?
Tek bıçak darbesi her zaman yaralama anlamına gelmez. Eğer darbe hayati bölgeyi (göğüs, karın, boyun, baş) hedefliyorsa, fail dışardan engel olmadan eylemini sürdürebilecekken kendiliğinden durmamışsa, taraflar arasında ciddi husumet varsa ve kullanılan bıçak öldürücü nitelikteyse tek darbe bile kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilebilir. Yargıtay, her olayı kendi koşulları içinde değerlendirir ve “tek darbe = yaralama” şeklinde otomatik bir varsayım kabul etmez. Önemli olan darbe sayısı değil, failin kastının yönüdür.
Kasten öldürmeye teşebbüste meşru müdafaa uygulanır mı?
Evet, kasten öldürmeye teşebbüs suçu meşru müdafaa (savunma) halinde işlenirse faile ceza verilemez. Meşru müdafaa için şu şartlar gerekir: Haksız bir saldırı olmalı, saldırı mevcut veya yakın olmalı, savunma zorunlu olmalı, savunma orantılı olmalı ve savunma saldırgana karşı yapılmalıdır. Örneğin, silahla saldıran kişiye karşı kendini savunmak için karşı saldırıda bulunan ve saldırganı öldürmeye teşebbüs eden kişi, meşru müdafaa sınırları içinde kaldığı sürece ceza almaz.
Kasten öldürmeye teşebbüste uzlaşma mümkün mü?
Hayır, kasten öldürmeye teşebbüs suçu uzlaşmaya tabi suçlardan değildir. Bu suç, CMK 253 uyarınca uzlaşma kapsamı dışındadır. Ayrıca şikayete tabi bir suç da değildir; Cumhuriyet Savcılığı tarafından resen soruşturulur. Mağdurun şikayetten vazgeçmesi ceza davasının düşmesi sonucunu doğurmaz. Suçun dava zamanaşımı süresi 25 yıldır ve yargılama Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılır. Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi de mümkün değildir.
⚠️ Önemli Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık niteliği taşımamaktadır. Kasten öldürmeye teşebbüs suçu son derece ağır cezai yaptırımlar içeren ve teknik değerlendirme gerektiren bir suçtur. Failin kastının öldürmeye mi yoksa yaralamaya mı yönelik olduğunun tespiti, her olayın kendi koşulları içinde değerlendirilmesini gerektirir. Somut durumunuz için mutlaka uzman bir ceza avukatına danışmanız önerilir.

Kasten Öldürmeye Teşebbüs Davalarında Profesyonel Hukuki Destek

AYBOĞA Avukatlık Bürosu olarak, kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama, haksız tahrik ve meşru müdafaa dahil tüm ceza davalarında profesyonel savunma hizmeti sunmaktayız. Kastın tespiti, Yargıtay içtihatlarına uygun savunma stratejisi ve ceza indirimi talepleri konularında yanınızdayız.

Avukat Çağrı Ayboğa

Avukat Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosu’nun kurucu avukatlarındandır. Ankara Barosu’na kayıtlı olarak dinamik ve tecrübeli ekibiyle avukatlık mesleğini icra etmektedir.
Başa dön tuşu
Ara