Kasten öldürmeye teşebbüs suçu, fail tarafından insan hayatına kasten son vermeye elverişli bir hareket icra edilmesine rağmen ölüm sonucunun gerçekleşmemesi halinde söz konusu olur. Türk Ceza Kanunu’nun 81. veya 82. maddeleri ile 35. maddesinin birlikte uygulanmasıyla cezalandırılan bu suçta, failin kastının öldürmeye mi yoksa yaralamaya mı yönelik olduğunun tespiti kritik önem taşır. Yargıtay, husumet, kullanılan aletin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, hayati bölgeye isabet, hedef gözetme imkanı gibi unsurları dikkate alarak kastı belirlemektedir.

İlgili Kanun Maddeleri
TCK 81 (Kasten Öldürme): Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.
TCK 35 (Suça Teşebbüs): Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur. Teşebbüs halinde fail, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine on üç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
TCK 82 (Nitelikli Haller): Kasten öldürme suçunun; tasarlayarak, canavarca hisse veya eziyet çektirerek, yangın/bombalama ile, üstsoy/altsoy/eş/kardeşe karşı, çocuğa karşı, gebe kadına karşı, kamu görevi nedeniyle, suçu gizlemek/delil yok etmek için, töre/kan gütme saikiyle işlenmesi halinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir.
Kasten Öldürmeye Teşebbüs Nedir?
Kasten öldürmeye teşebbüs, fail tarafından insan hayatına kasten son vermeye elverişli bir hareket icra edilmesine rağmen ölüm sonucunun gerçekleşmemesi halinde söz konusu olur. Kasten öldürme suçu, neticesi hareketten ayrılabilen ve bu nedenle teşebbüse elverişli bir suç tipidir. İnsan hayatına son vermeye yönelen eylem nedeniyle mağdur öldüğü takdirde fail kasten öldürme suçu nedeniyle cezalandırılmaktadır. Öldürme kastıyla hareket edilmesine rağmen mağdurun yaşaması halinde ise fail, kasten öldürme suçuna teşebbüs hükümleri çerçevesinde cezalandırılmaktadır.
Önemli: Uygulamada, fail tarafından işlenen fiilin “kasten yaralama suçu” mu yoksa “kasten insan öldürmeye teşebbüs” mü olduğu konusunda mahkeme kararlarına yansıyan oldukça ciddi tartışmalar yaşanmaktadır. Kasten yaralama suçu ile kasten öldürmeye teşebbüs suçu arasındaki ayırıcı temel nokta her bir suçun manevi unsurunun, yani kastın farklılığıdır.
Kasten Öldürmeye Teşebbüsün İki Şekli
| Teşebbüs Şekli | Açıklama |
|---|---|
| Eksik Teşebbüs | Fail icra hareketlerine başlamış, ancak elinde olmayan nedenlerle icra hareketleri yarıda kalmıştır |
| Tam Teşebbüs | Fail icra hareketlerini tamamlamış, ancak failin iradesi dışındaki bir engel nedeniyle netice meydana gelmemiştir |
Örneğin, öldürme kastıyla hareket ederek silahla veya bıçakla mağdura darbe vuran fail mağdurun ölümüne yol açmamışsa TCK m.81 veya TCK m.82 ve TCK m.35’e göre kasten öldürmeye teşebbüs hükümleri gereği cezalandırılacaktır. Failin kastı, dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak, daha açık bir ifadeyle, failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir.
Kasten Öldürmeye Teşebbüsün Unsurları ve Kriterleri
Kasten öldürmeye teşebbüsün en önemli ve ayırıcı unsuru failin kastıdır. 5237 sayılı TCK’nın 21/1. maddesine göre, kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olup failin iç dünyasını ilgilendirmektedir. Failin kastı, büyük ölçüde icra ettiği eylemin özelliklerine göre belirlenmektedir.
Yargıtay Tarafından Belirlenen Temel Kriterler
1. Taraflar Arasında Husumet Bulunup Bulunmadığı
Mağdur ile fail arasında olay öncesine dayalı, öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunup bulunmadığı kritik öneme sahiptir. Husumet; söz, tutum veya davranışlarla meydana gelebilir. Ancak husume tin derecesi, kasten öldürme suçuna yol açabilecek boyutta olmalıdır. Anlık hakaretleşme veya basit alacak-verecek meselesi tek başına yeterli husumet oluşturmaz.
2. Kullanılan Vasıtanın Öldürmeye Elverişli Olup Olmadığı
Failin fiili işlerken kullandığı silahın öldürmeye elverişli olması kasten öldürmeye teşebbüs kastıyla hareket edildiği noktasında önemli bir emaredir. Silahın yapısı ve türü dışında, kullanılış biçimi de kastın belirlenmesinde dikkate alınır. Örneğin, silahın etkisiz olduğu uzak bir mesafeden ateş edilmesi halinde kasten öldürmeye teşebbüs edildiği ileri sürülemez.
3. Mağdurdaki Darbe Sayısı, Şiddeti ve Darbenin Yönü
Mağdura yönelik fiilin işlenme şekli de önemlidir. Tek bıçak darbesiyle derin olmayan bir yaralama fiili, kasten adam öldürmeye teşebbüs suçunun oluşumuna vücut vermez. Ancak, derin birkaç bıçak darbesi fiilin yaralama suçundan kasten adam öldürmeye teşebbüs suçuna dönüşmesine neden olur. Failin darbelerin yönünü bilerek ve isteyerek tayin edip etmediğinin tespiti suç kastının anlaşılması açısından önemlidir.
4. Darbelerin Vurulduğu Bölgenin Hayati Önem Taşıyıp Taşımadığı
İnsan vücudunun hayati önem taşıyan bölgelerine (baş, göğüs, karın, boyun gibi) vurulması adam öldürme kastıyla hareket edildiğini gösterir. Örneğin, silahla iç organların bulunduğu bölgelere ateş edilmesi fiilin adam öldürmeye teşebbüs suçu olarak nitelenmesine neden olur.
5. Failin Fiiline Kendiliğinden mi Yoksa Dış Engelle mi Son Verdiği
Fail, fiili işlediği sırada mağdura daha fazla zarar verme imkanı varken başka bir engel olmadığı halde kendiliğinden fiiline son vermişse, bu durum failin yaralama kastıyla hareket ettiğine dair bir kriter olarak kabul edilir. Ancak, fail dışardan gelen engel bir sebepten dolayı fiili gerçekleştirememiş veya fiiline son vermişse, bu durum kasten öldürmeye teşebbüs suçu için bir kriter olarak kabul edilir.
6. Failin Olay Sonrası Mağdura Yönelik Davranışları
Fail olaydan sonra mağdurun hayatta kalması için yardımcı olmuşsa, örneğin silahla yaralama neticesinde kan kaybeden mağduru hastaneye götürmüş veya ambulans çağırmışsa fiil adam öldürmeye teşebbüs suçu olarak değil, yaralama suçu olarak nitelenebilir.
7. Mağdur ile Sanık Arasındaki Mesafe ve Hedef Gözetme İmkanı
Fail ile mağdur arasındaki mesafe kısa ise failin mağduru daha kolay öldürme imkanı vardır. Fail, kısa mesafeye rağmen hedef gözeterek öldürücü bir darbe vurmamışsa, kasten öldürmeye teşebbüs suçu değil, kasten yaralama suçu tartışılabilir.
Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçunun Cezası
Kasten öldürme suçu, basit (TCK m.81) ve nitelikli hallere (TCK m.82) göre cezalandırılan bir suç tipidir. Kasten öldürme suçuna teşebbüs halinde failin cezası, basit veya nitelikli hallerden hangisine teşebbüs ettiğine göre belirlenir.
| Suç Türü | Tamamlanmış Suç Cezası | Teşebbüs Cezası |
|---|---|---|
| Basit Kasten Öldürme (TCK 81) | Müebbet hapis | 10 yıldan 18 yıla kadar hapis |
| Nitelikli Kasten Öldürme (TCK 82) | Ağırlaştırılmış müebbet hapis | 14 yıldan 21 yıla kadar hapis |
Nitelikli Kasten Öldürme Halleri (TCK 82)
Kasten öldürme suçunun TCK 82’de yer alan aşağıdaki nitelikli hallerine teşebbüs halinde, failin cezası 14 yıldan 21 yıla kadar hapis cezasıdır:
- Tasarlayarak: Önceden düşünüp planlayarak öldürme
- Canavarca hisle veya eziyet çektirerek: İşkence yaparak veya acı vererek öldürme
- Yangın, bombalama, kimyasal silah kullanarak: Kitlesel zarar verebilecek araçlarla öldürme
- Üstsoy, altsoy, eş, boşandığı eş, kardeşe karşı: Yakın akrabaya karşı öldürme
- Çocuğa veya savunmasız kişiye karşı: Kendini savunamayacak durumda olanlara karşı
- Gebe kadına karşı: Hamileliği bilinen kadına karşı öldürme
- Kamu görevi nedeniyle: Kamu görevlisinin görevinden dolayı öldürülmesi
- Suçu gizlemek, delil yok etmek için: Başka bir suçu örtbas etmek amacıyla
- Kan gütme saikiyle: Intikam düşüncesiyle öldürme
- Töre saikiyle: Töre/namus gerekçesiyle öldürme
Haksız Tahrik, Meşru Müdafaa ve Diğer Hususlar
Kasten Öldürmeye Teşebbüste Haksız Tahrik İndirimi
Haksız tahrik, failin mağdurdan kaynaklanan bir fiilin meydana getirdiği elem, üzüntü veya öfkenin etkisiyle suçu işlemesidir. Kasten öldürmeye teşebbüs suçunun haksız tahrik altında işlenmesi halinde fail hakkında ceza indirimi uygulanır.
| Haksız Tahrik Derecesi | İndirim Oranı | Örnek (10 Yıl Temel Ceza) |
|---|---|---|
| Hafif Tahrik | 1/4 indirim | 7 yıl 6 ay |
| Orta Derece Tahrik | 1/2 indirim | 5 yıl |
| Ağır Tahrik | 3/4 indirim | 2 yıl 6 ay |
Haksız Tahrikin Genel Şartları
- Haksız tahrik oluşturan bir fiil bulunmalı
- Tahrike neden olan fiil haksız olmalı
- Fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı
- Failin işlediği fiil bu ruhi durumun tepkisi olmalı
- Haksız tahrik oluşturan fiil, mağdurdan kaynaklanmalıdır
Meşru Müdafaa (Savunma)
Meşru müdafaa, mağdurun faile veya failin yakınlarına veya failin malvarlığına dönük gerçekleştirdiği bir saldırıya karşı failin saldırı ile orantılı bir biçimde kendisini savunmak üzere cevap vermesidir. Kasten öldürmeye teşebbüs suçu, meşru müdafaa halinde işlenirse faile ceza verilemez.
Erteleme, HAGB ve Adli Para Cezası
Zamanaşımı, Uzlaşma ve Görevli Mahkeme
- Uzlaşma: Kasten öldürmeye teşebbüs suçu, uzlaşmaya tabi suçlardan değildir
- Şikayet: Şikayete tabi suçlar arasında yer almaz, resen soruşturulur
- Zamanaşımı: Olağan dava zamanaşımı süresi 25 yıldır
- Görevli Mahkeme: Ağır Ceza Mahkemesi yetkilidir
Kasten Öldürmeye Teşebbüs Emsal Yargıtay Kararları 2026
Kasten öldürmeye teşebbüs suçunun uygulanmasına ilişkin önemli Yargıtay kararları aşağıda özetlenmiştir. Bu kararlar, yaralama suçu ile öldürmeye teşebbüs suçu arasındaki ayrımda yol gösterici niteliktedir.
Bitişik Atışla Göğüs Bölgesine Ateş ve Dipçikle Vurma Varken “Yaralama” Denilemez
Somut olayda sanığın av tüfeğiyle bitişik atış mesafesinden mağdurun sağ göğüs bölgesine ateş ettiği; bunun pnömotoraks ve yaşamsal tehlike doğurduğu, ayrıca mağdur yere düştükten sonra sanığın tüfeğin dipçiğiyle mağdurun kafasına vurduğu kabul edilmiştir. Yargıtay, değerlendirmesini özellikle hedef alınan bölge (hayati bölge) ve kullanılan aracın öldürmeye elverişliliği üzerinden kurmakta; ateşli silahın niteliği ve bitişik atışın öldürücülüğü karşısında, eylemin TCK 81-35 kapsamında ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır.
Göğse Yakın Mesafeden Ateş Edilmişse Kasten Öldürme/Teşebbüs Vasıflandırması Esastır
Olayda mağdurun göğüs bölgesine doğru yakın mesafeden ateş edildiği belirtilmekte; bu tespitin, kastın tayininde belirleyici olduğu kabul edilmektedir. Yakın mesafe, hedef seçme imkânını artırdığı gibi, ateşli silahın öldürücülük potansiyelini de fiilen yükseltir. Yargıtay’ın yaklaşımı, öldürmeye teşebbüs-yaralama ayrımında (i) hedef bölge, (ii) atış mesafesi ve (iii) aracın elverişliliği üçlüsünü merkeze alır.
Kalp Bölgesine Yakın Mesafeden Tek El Ateş “Sonuç Aldım” Düşüncesiyle Kesilmişse Teşebbüs Vardır
Kararda, sanığın yakın mesafeden mağdurun kalbinin bulunduğu hayati bölgeye bir el ateş ederek mağduru vurduğu; mağdur yere düşünce sanığın “sonuç aldım” düşüncesiyle olay yerinden uzaklaştığı aktarılmaktadır. Bu olgular, “tek atış”ın otomatik olarak yaralama kastı anlamına gelmediğini gösteren tipik bir örnektir. Yargıtay, kastı belirlerken suç aletinin elverişliliği, atış mesafesi, hedef alınan bölge ve yaralanmanın boyutu/niteliği ölçütlerini birlikte kullanmaktadır.
Mağdur Kaçarken Peşinden Yakın Mesafeden Üç El Ateş Edilmesi “Kararlılık” Göstergesidir
Kararda, mağdur kaçmaya başladığı halde sanığın öldürücü vasfı haiz silahla mağdurun peşinden giderek yakın mesafeden üç el ateş ettiği; bu nedenle öldürmeye teşebbüsten hüküm kurulması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Yargıtay’ın vurgusu, öldürmeye teşebbüste aranan “kastın dışa vurumu”nun, yalnızca darbe sayısı değil; failin eylemi sürdürme biçimiyle de anlaşılacağıdır. Peşinden gitme, yakın mesafeden ateş etme ve birden fazla atış, birlikte değerlendirildiğinde eylemin TCK 81-35 sınırında kaldığı kabul edilmektedir.
“Sen Daha Ölmedin mi?” Sözüyle İkinci Atışa Teşebbüs Kastı Pekiştirir
Somut olayda sanığın mağduru hayati tehlikeye neden olmayacak biçimde yaraladığı; olay yerinden ayrılırken mağdurun sövmesi üzerine sanığın “sen daha ölmedin mi” diyerek hedef gözetip ikinci atışı yaptığı, mağdurun eğilmesi nedeniyle isabet kaydedilemediği belirtilmiştir. Yargıtay, ilk yaralama sonrasında failin olayı bitirmek yerine, mağdurun yaşadığına yönelik ifadeyle ikinci atışa yönelmesini öldürmeye yönelik kararlılık olarak değerlendirmekte; bu nedenle sanıklara kasten öldürmeye teşebbüsten ceza verilmesi gerektiğini ifade etmektedir.
Silahında Mermi Varken Tek Atışla Kendiliğinden Durmuşsa Öldürmeye Teşebbüs Şüphesi Sanık Lehine Değerlendirilmeli
Ceza Genel Kurulu kararında sanığın tabanca ile 4-5 metreden katılanın karın bölgesine bir el ateş ederek ağır yaraladığı; olaydan sonra teslim ettiği ve arızası bulunmayan silahında üç mermi daha olduğu halde eylemine kendiliğinden son verdiği aktarılmaktadır. YCGK, bu durumun kastın öldürmeye değil yaralamaya yöneldiği yönünde değerlendirilmesi gerektiğini açıkça belirtir. “Devam edebilme olanağı varken devam etmemek” olgusu, şüpheyi artırır ve şüpheden sanık yararlanır ilkesiyle birlikte yaralama vasfını güçlendirir.
Yakın Mesafede Tek El Ateş Edip Başka Ateş Etmemek Yaralama Kastını Gösterir
Metinde aktarılan kararda sanığın tabancasında 5 mermi daha bulunduğu halde yakın mesafeden tek el ateş ettiği ve başkaca ateş etmediği; isabet eden atışın sol diz altından girişle tibia-fibula kırığı oluşturduğu, ancak hayati tehlike meydana getirmediği belirtilmektedir. Yargıtay’ın yaklaşımı, “öldürmeye teşebbüs” için yalnızca silah kullanmanın yetmeyeceği; fiilin icra tarzının öldürmeye yönelik bir iradeyi açıkça göstermesi gerektiği yönündedir.
Çok Yakından 7 El Ateş Edip Hiç İsabet Ettirmemek Silahla Tehdit Olabilir
Aktarılan içtihatta sanığın öldürme tehdidini gerçekleştireceği inancını vermek amacıyla çok yakın mesafeden 7 el ateş ettiği, buna rağmen mağduru hiç yaralamadığı; öldürme veya yaralama kastı olsaydı bu kadar yakın mesafeden yapılan atışlarla “hiç olmazsa yaralamamasının mümkün olmadığı” değerlendirmesi yer almaktadır. Bu yaklaşım, kastın belirlenmesinde bazen “isabet olmaması” olgusunun, olayın bütünlüğü içinde tehdit kastını güçlendirebileceğini gösterir.
Tek Bıçak Darbesinin Bulunması Tek Başına Öldürmeye Teşebbüs Suçunu Doğurmaz
Sanığın mağdura yönelik eyleminin tek bıçak darbesiyle gerçekleşmiş olması, fiilin kendiliğinden TCK 81 ve 35 kapsamında öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesini zorunlu kılmaz. Yargıtay’a göre, darbe sayısı tek başına belirleyici olmayıp, failin kastı somut olayın tüm koşulları dikkate alınarak tespit edilmelidir. Bu kapsamda; taraflar arasındaki husumetin niteliği, darbenin bilinçli şekilde hayati bölgeyi hedef alıp almadığı, darbe yönü ve derinliği, failin eylemi sürdürme imkânı bulunmasına rağmen kendiliğinden son verip vermediği birlikte değerlendirilmelidir.
Çoklu Bıçak Darbesi ve Hayati Bölgelere İsabet Kasten Öldürmeye Teşebbüsü Gerektirir
Metinde, birden fazla bıçak darbesi sonucunda hayati tehlike arz edecek biçimde yaralama bulunan olaylarda kastın yaralamaya değil öldürmeye yönelik olduğu ve öldürmeye teşebbüsten hüküm kurulması gerektiği yönünde içtihada atıf vardır. Uygulamada bu kararların önemi şuradadır: “Netice gerçekleşmedi” olgusu, çoğu kez tıbbi müdahale veya tesadüfî etkenlere bağlıdır; buna rağmen failin fiili, icra hareketleri itibarıyla öldürmeye elverişli ve öldürmeye yönelmişse teşebbüs vasfı korunur.
Göğüsten Tek Bıçak Darbesinde Husumetin Ciddi Boyutta Olmaması ve Kendiliğinden Son Verme Kasten Yaralama Kastını Ortaya Koyar
Metinde aktarılan örnekte, göğüs bölgesinden tek bıçak darbesiyle yaşamsal tehlike doğmasına rağmen; taraflar arasındaki husumetin öldürmeye sevk edecek ciddi boyutta olmaması, eyleme kendiliğinden son verme ve dışarıdan engel bulunmaması nedenleriyle kastın öldürmeye yönelik olmadığı belirtilmiştir. Bu karar pratiğe şu mesajı verir: Eylemin gerçekleşme koşulları, failin “devam” iradesini desteklemiyorsa ve öldürmeye yönelik güçlü emareler yoksa, şüphe sanık lehine işletilerek yaralama vasfına gidilebilir.
Omuzdan Yaralama Olmasına Rağmen Birden Fazla Atış ve Etkili Mesafe Kasten Öldürmeye Teşebbüsü Gerektirir
Metindeki olayda sanığın etkili mesafeden tabanca ile birden fazla ateş ettiği ve mağdurun omuz bölgesinden isabetle yaralandığı anlatılmaktadır. Omuz, tek başına “hayati bölge” tartışmasını güçlendirmese bile; birden fazla atış ve etkili mesafe, kastın yöneldiği amaca dair önemli emareler yaratır. Yargıtay’ın burada işaret ettiği ölçüt, “isabetin bulunduğu yer” ile “icra hareketlerinin genel karakteri”nin birlikte tartılmasıdır.
Çoklu Bıçak ve Burun Kırığına Rağmen Yere Düşen Mağdura Tekmeyle Devam Edilmesi Öldürme Kastını Zayıflatır
Metinde yer alan örnekte mağdurun üç bıçak yarası ve burun kırığına neden olan tekme darbesi ile yaralandığı; ancak sanıkların yere düşen mağdura bıçakla devam etmek yerine tekme ile vurdukları belirtilerek kastın öldürmeye yönelik olmadığı kabul edilmiştir. Bu içtihat, “darbe sayısı fazla otomatik teşebbüs” yaklaşımını sınırlayan önemli bir örnektir. Çünkü failin, öldürmeyi hedeflemesi beklenen anda öldürücü icra hareketlerine devam etmemesi; fiilin seyri bakımından yaralama kastını güçlendirir.
Birden Fazla Kesici-Delici Yara, Göğse Nafiz Lezyon ve Hemopnömotoraks Varken Teşebbüs Göz Ardı Edilemez
Metinde aktarılan kararda, mağdurlardan birinin sırt ve göğüs bölgesinde; diğerinin de göğüs bölgesinde birden fazla kesici-delici alet yarası bulunduğu; yaralardan en az birinin göğse nafiz olup hemopnömotoraks oluşturduğu belirtilmektedir. Bu tür lezyonlar, fiilin hayati bölgeye yöneldiğini ve öldürmeye elverişli icra hareketleri içerdiğini gösteren güçlü tıbbi olgulardır. Yargıtay, bu tablo karşısında sanıkların kasten öldürmeye teşebbüsten cezalandırılmaları gerektiğini açıkça ifade etmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
Kasten Öldürmeye Teşebbüs Davalarında Profesyonel Hukuki Destek
AYBOĞA Avukatlık Bürosu olarak, kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama, haksız tahrik ve meşru müdafaa dahil tüm ceza davalarında profesyonel savunma hizmeti sunmaktayız. Kastın tespiti, Yargıtay içtihatlarına uygun savunma stratejisi ve ceza indirimi talepleri konularında yanınızdayız.