İçeriğe geç

Mal Paylaşımında Şirket Hisselerinin Durumu

Mal paylaşımında şirket hisseleri, değerleme ve katılma alacağı

Aile Hukuku - Mal Rejiminin Tasfiyesi - Son Güncelleme: 31 Ekim 2026

Mal paylaşımında şirket hisselerinin durumu, payın kendisi ile paydan doğan değerlerin ayrı ayrı nitelendirilmesini gerektirir. Evlenmeden önce ya da miras ile edinilen hisse kişisel maldır; buna karşılık rejim süresince dağıtılan kâr payı, yedek akçeler, dağıtılmamış kârlar ve iç kaynaklardan karşılanan bedelsiz paylar edinilmiş mal sayılır. Diğer eşin talebi hisseye değil, hesaplanacak katılma alacağına yöneliktir. Rehberi Ayboğa Avukatlık Bürosu güncel mevzuata göre hazırlamıştır.

Av. Çağrı Ayboğa, Ayboğa Avukatlık Bürosu, Ankara

Hazırlayan Hukuki DeğerlendirmeAvukat Çağrı Ayboğa
Av. Yavuz Baturhan Yıldırım

Kontrol ve DenetlemeAvukat Yavuz Baturhan Yıldırım
Ankara Barosu Sicil No: 34507 - Denetlenme Tarihi: 31 Ekim 2026
Türk Medeni Kanunu Madde 219 - Edinilmiş malEdinilmiş mal, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir. Bir eşin edinilmiş malları özellikle şunlardır: 1. Çalışmasının karşılığı olan edinimler, 2. Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler, 3. Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar, 4. Kişisel mallarının gelirleri, 5. Edinilmiş malların yerine geçen değerler.

Madde hakkında kısa not: Maddenin şirket hisseleri bakımından en önemli bendi dördüncü benttir: kişisel malların gelirleri edinilmiş maldır. Bu kural, evlenmeden önce alınmış ve bu nedenle kişisel mal niteliğindeki bir hisseye rejim süresince dağıtılan kâr payının edinilmiş mal sayılması sonucunu doğurur. Birinci bent, rejim süresince bedeli ödenerek alınan payların çalışma karşılığı edinim olarak edinilmiş mal sayılmasının dayanağıdır. Beşinci bent ise edinilmiş malların yerine geçen değerleri kapsar; bir edinilmiş malın satılıp bedeliyle alınan hisse de edinilmiş maldır. Maddenin karşılığı olan hüküm kişisel malları düzenler ve rejimden önce sahip olunan mallar, miras ile karşılıksız kazanma yoluyla edinilen mallar ile kişisel malların yerine geçen değerleri kişisel mal sayar. Bu iki hükmün birlikte okunması gerekir: aynı şirketteki tek bir pay, kısmen kişisel mal kısmen edinilmiş mal niteliğinde değerlere kaynaklık edebilir. Değerleme bakımından ise malların tasfiye anındaki sürüm değeri esas alınır; uygulamada bu değer karar tarihine en yakın tarihli bilirkişi raporuyla tespit edilir.

Boşanma davası açılır ve taraflardan birinin ortak olduğu bir şirket bulunur. Karşı taraf şirketten pay istediğini söyler; şirket ortağı eş ise hisseyi evlenmeden önce aldığı için hiçbir talebin doğmayacağını düşünür. İkisi de yanılır. Diğer eş kural olarak hisseyi ya da şirketten pay isteyemez; ancak hissenin evlenmeden önce alınmış olması da tartışmayı bitirmez, çünkü o hisseye evlilik süresince dağıtılan kâr payı ile iç kaynaklardan karşılanan bedelsiz paylar edinilmiş mal sayılabilir.

Bu rehber, şirket hisselerinin mal paylaşımındaki durumunu uygulama sırasıyla ele alır. Hangi rejimin uygulandığını ve tarihlerin neden belirleyici olduğunu, hissenin ne zaman kişisel ne zaman edinilmiş mal sayıldığını, şirket türüne göre farkı, kâr payı ile yedek akçelerin durumunu, bedelli ve bedelsiz sermaye artırımını, hisse değerinin hangi tarihe ve hangi yönteme göre tespit edileceğini, bilirkişi incelemesini, değer artış payı ile katılma alacağını, ispat yükünü, dava sürecini ve sık yapılan hataları açıklar.

Mal Paylaşımında Şirket Hisselerinin Durumu Nedir?

Doğrudan CevapŞirket hissesi, evlenmeden önce ya da karşılıksız kazanma yoluyla edinilmişse kişisel maldır. Buna karşılık hisseden doğan kâr payı, yedek akçe ve dağıtılmamış kârlar ile rejim süresince bedeli ödenerek alınan paylar edinilmiş mal sayılır. Diğer eşin talebi hisseye değil, bu değerler üzerindeki katılma alacağına yöneliktir.

Şirket hisseleri bulunan bir evlilikte mal paylaşımı, taşınmaz paylaşımından yapısal olarak farklıdır. Taşınmazda tek bir malvarlığı değeri vardır ve bu değerin kime ait olduğu tapu kaydıyla belirlenir. Şirket hissesinde ise üç ayrı katman bulunur: payın kendisi, payın değerindeki artış ve paydan doğan gelirler. Bu üç katmanın her biri ayrı bir hukuki nitelik taşıyabilir; bu nedenle aynı şirketteki tek bir pay, kısmen kişisel mal kısmen edinilmiş mal niteliğinde değerlere kaynaklık edebilir.

Uygulamada en sık yapılan hata, payın kişisel mal olduğunun tespitiyle tartışmanın kapandığının düşünülmesidir. Oysa payın kişisel mal olması, o paydan doğan değerlerin de kişisel mal olduğu anlamına gelmez. Türk Medeni Kanunu, kişisel malların gelirlerini açıkça edinilmiş mal saymıştır. Dolayısıyla evlenmeden önce alınmış bir hisse kişisel mal olsa dahi, evlilik süresince o hisseye dağıtılan kâr payı edinilmiş maldır ve tasfiye hesabına girer.

İkinci yapısal fark talebin niteliğindedir. Diğer eş, kural olarak hissenin kendisini ya da şirketin bir bölümünü isteyemez; talebi parasal bir alacağa, yani katılma alacağına yöneliktir. Bu nedenle dava sonunda verilen karar şirket ortaklık yapısını değiştirmez. Mal rejiminin genel işleyişi ve rejim türleri arasındaki ayrım boşanmada mal paylaşımı rehberinde ayrıntılı biçimde anlatılmıştır.

Pay ile paydan doğan değer ayrı ayrı nitelendirilirPayın kişisel mal olması, o paydan doğan kâr payı ve benzeri değerlerin de kişisel mal olduğu sonucunu doğurmaz. İki kalem ayrı ayrı değerlendirilir.
Kişisel malların gelirleri edinilmiş maldırKanun, bir eşin kişisel mallarının gelirlerini edinilmiş mal olarak sayar. Kişisel mal nitelikli hisseye rejim süresince dağıtılan kâr payı bu kapsamdadır.
Talep paraya yöneliktirDiğer eş kural olarak hissenin devrini ya da şirketten pay verilmesini isteyemez. Talep, hesaplanacak katılma alacağının ödenmesine yöneliktir.
Üç tarih belirleyicidirEvlenme ya da rejime geçiş tarihi, payın edinildiği tarih ve rejimin sona erdiği tarih birlikte belirleyicidir. Bu üç tarih olmadan hiçbir hesap kurulamaz.
Şirket davanın tarafı değildirTasfiye davası eşler arasında görülür. Şirket ve diğer ortaklar kural olarak taraf değildir; şirket kayıtları delil olarak toplanır.

Bu rehber, şirket hisselerinin mal paylaşımındaki durumunu uygulama sırasıyla ele alır: önce hangi rejimin uygulandığını ve tarihlerin neden belirleyici olduğunu, sonra hissenin ne zaman kişisel ne zaman edinilmiş mal sayıldığını, şirket türüne göre farkı tablo hâlinde, kâr payı ile yedek akçelerin durumunu, bedelli ve bedelsiz sermaye artırımını, hisse değerinin hangi tarihe göre tespit edileceğini, bilirkişi incelemesini, değer artış payı ile katılma alacağını, ispat yükünü ve dava sürecini açıklar.

Hangi Mal Rejimi Uygulanır ve Tarihler Neden Belirleyicidir?

Doğrudan Cevap1 Ocak 2002 tarihinden sonra kurulan evliliklerde yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir. Bu tarihten önceki evliliklerde, eşler sözleşmeyle aksini kararlaştırmadıkça o tarihe kadar mal ayrılığı rejimi uygulanır ve bu dönemde edinilen hisseler kişisel mal sayılır.

Şirket hisselerine ilişkin her hesap, üç tarihin tespitiyle başlar. Birinci tarih rejimin başladığı tarihtir: evlenme tarihi ya da daha önce evlenmiş çiftlerde edinilmiş mallara katılma rejimine geçiş tarihi. İkinci tarih payın edinildiği tarihtir. Üçüncü tarih rejimin sona erdiği tarihtir; boşanma hâlinde bu tarih, boşanma davasının açıldığı tarihtir. Bu üç tarih belirlenmeden hangi payın hangi rejim döneminde edinildiği söylenemez.

Tarihlerin pratik önemi en çok eski evliliklerde ortaya çıkar. 2002 öncesinde yasal rejim mal ayrılığı olduğundan, bu dönemde edinilen şirket payları kural olarak kişisel mal sayılır. Bu nedenle uzun süreli evliliklerde pay, iki ayrı rejim dönemine yayılmış olabilir; payın bir bölümü mal ayrılığı döneminde, bir bölümü edinilmiş mallara katılma döneminde edinilmiş olabilir. Hesap bu ayrıma göre kurulmak zorundadır.

Dördüncü bir tarih de hesabın içine girer: değerlendirme tarihi. Mal rejiminin tasfiyesinde malların değeri, tasfiye anındaki sürüm değerine göre belirlenir ve uygulamada bu değer karar tarihine en yakın tarihli rapor üzerinden tespit edilir. Dolayısıyla rejimin sona erdiği tarih ile değerin belirlendiği tarih birbirinden farklıdır ve bu ayrım şirket hisselerinde çok büyük farklar doğurur. Edinilmiş mal kavramının kapsamı edinilmiş mal rehberinde ayrıca açıklanmıştır.

Rejimin başlangıç tarihiEvlenme tarihi ya da sonradan edinilmiş mallara katılma rejimine geçilmişse geçiş tarihidir. Bu tarihten önce edinilen paylar kişisel maldır.
Payın edinilme tarihiPayın hangi rejim döneminde edinildiğini belirler. Pay defteri, Ticaret Sicili kaydı ve devir sözleşmeleriyle ortaya konulur.
Rejimin sona erme tarihiBoşanma hâlinde dava tarihidir. Bu tarihten sonra edinilen değerler kural olarak tasfiye hesabına girmez.
Değerlendirme tarihiMalların değeri tasfiye anındaki sürüm değerine göre belirlenir ve uygulamada karar tarihine en yakın rapor esas alınır.
2002 öncesi dönemBu dönemde yasal rejim mal ayrılığıdır. Dönem içinde edinilen hisseler kural olarak kişisel mal sayılır.
Mal rejimi sözleşmesiEşler sözleşmeyle farklı bir rejim seçmişse tasfiye o rejimin kurallarına göre yapılır. Sözleşmenin varlığı öncelikle araştırılır.

Şirket Hissesi Ne Zaman Kişisel Maldır?

Doğrudan CevapEvlenmeden ya da rejime geçişten önce sahip olunan hisseler, miras veya karşılıksız kazanma yoluyla edinilen hisseler ve kişisel malın satılmasıyla alınan hisseler kişisel maldır. Kişisel bir malın yerine geçen değerler de kişisel mal sayılır; bu kural sermaye artırımında alınan bazı paylar bakımından da uygulanır.

Kişisel mal niteliği üç kaynaktan doğar. Birincisi zamandır: rejim başlamadan önce sahip olunan paylar kişisel maldır. İkincisi edinme biçimidir: miras yoluyla ya da karşılıksız olarak kazanılan paylar, rejim süresince edinilmiş olsa dahi kişisel maldır. Üçüncüsü ikame ilkesidir: kişisel bir malın yerine geçen değer de kişisel maldır. Bu üçüncü kaynak, şirket hisselerinde en çok tartışma yaratan noktadır.

İkame ilkesi şöyle işler: evlenmeden önce sahip olunan bir taşınmazın satılıp bedeliyle şirket hissesi alınmışsa, alınan hisse de kişisel maldır; çünkü kişisel bir malın yerine geçmiştir. Aynı ilke, kişisel mal nitelikli hisselerin satılıp bedeliyle başka hisse alınması hâlinde de uygulanır. Ancak ikame ilkesinin işlemesi için paranın izlenebilir olması gerekir; satış bedelinin başka gelirlerle karışmış olduğu hâllerde kişisel mal niteliği ispat edilemez hâle gelebilir.

Bölünme ve birleşme işlemleri de ikame ilkesi kapsamında değerlendirilir. Kişisel mal nitelikli payların bulunduğu şirketin bölünmesi sonucu oluşan yeni şirketteki paylar, kural olarak kişisel malın yerine geçen değer olarak kişisel mal sayılır. Aynı yaklaşım, şirketler arası birleşme sonucu verilen paylar bakımından da benimsenir. Burada belirleyici olan, yeni payın hangi payın yerine geçtiğinin kayıtlardan izlenebilmesidir.

Rejimden önce sahip olunan paylarEvlenme ya da rejime geçiş tarihinden önce sahip olunan şirket payları kişisel maldır. Pay defteri ve sicil kayıtları bu tarihi gösterir.
Miras yoluyla edinilen paylarMirasla geçen paylar, rejim süresince edinilmiş olsa dahi kişisel maldır. Veraset belgesi ve pay devri kayıtlarıyla ispatlanır.
Karşılıksız kazanmaBağış ya da benzeri karşılıksız kazanma yoluyla edinilen paylar kişisel maldır. Karşılıksızlığın ispatı ileri sürene aittir.
Kişisel malın yerine geçen değerKişisel bir malın satılıp bedeliyle alınan hisse de kişisel maldır. İkame ilkesinin işlemesi için bedelin izlenebilir olması gerekir.
Bölünme sonucu oluşan paylarKişisel mal nitelikli payların bulunduğu şirketin bölünmesiyle oluşan yeni şirketteki paylar kural olarak kişisel mal sayılır.
Manevi tazminat ve kişisel kullanım eşyasıKanunda kişisel mal sayılan diğer kalemler de aynı rejime tabidir. Bu kalemlerin bedeliyle alınan hisse kişisel mal niteliğini korur.

Şirket Türüne Göre Fark: Anonim, Limited ve Şahıs İşletmesi

Doğrudan CevapPayın hukuki niteliği, tespit yöntemi, değerleme yaklaşımı ve değer çıkarma riskleri şirket türüne göre değişir. Anonim şirkette pay senedi ve pay defteri, limited şirkette Ticaret Sicili ile ortaklar kurulu kararları, şahıs işletmesinde ise işletme defterleri ve vergi beyanları birincil kaynaktır.

Şirket türünün birinci etkisi tespit aşamasındadır. Anonim şirkette pay senede bağlanmış olabilir ve bu durumda payın devri senedin devri usulüne tabidir; dolayısıyla payın kime ait olduğu senet ve pay defteri üzerinden izlenir. Limited şirkette pay senedi bulunmaz; pay, esas sözleşme ve Ticaret Sicili kayıtları üzerinden belirlenir ve payın devri kural olarak genel kurul onayına bağlıdır. Şahıs işletmesinde ise ortaklık payı değil işletmenin kendisi söz konusudur.

İkinci etki değerleme aşamasındadır. Anonim ve limited şirketlerde değerleme, şirketin işleyen teşebbüs değeri üzerinden yapılır; aktif ve pasif kalemler, kâr geçmişi ve sektör koşulları birlikte değerlendirilir. Limited şirketlerde payın devredilebilirliğindeki sınırlar ve ortak sayısının azlığı değerlemeye yansıtılır. Şahıs işletmesinde ise işletmenin net aktif değeri ile faaliyetten doğan değer birlikte ele alınır ve şahsa bağlı değer unsurlarının ayrıştırılması gerekir.

Üçüncü etki değer çıkarma riskleri bakımındandır. Her üç yapıda da kâr payı dağıtmadan şirket bünyesinde değer tutmak ya da ortağa borç hesapları üzerinden değer aktarmak mümkündür. Bu nedenle tasfiye dosyalarında yalnız resmî kâr dağıtım kararlarına bakmak yeterli olmaz; dağıtılmamış kârlar, yedek akçeler ve ortaklar cari hesapları da incelenmelidir. Tablo, üç yapıyı aynı ölçütler üzerinden karşılaştırmaktadır.

Mal paylaşımında şirket hisselerinin durumu: anonim şirket, limited şirket ve şahıs işletmesi bakımından tespit, değerleme ve talep yönünden karşılaştırma
Ölçüt Anonim şirket Limited şirket Şahıs işletmesi
Payın hukuki niteliği Pay senede bağlanabilir. Nama veya hamile yazılı pay senedi bulunan şirketlerde payın devri senedin devri usulüne tabidir. Pay, esas sözleşme ve pay defteri üzerinden izlenir. Pay senedi bulunmaz; devir için kural olarak genel kurul onayı gerekir. Ortaklık payı değil işletmenin kendisi söz konusudur. Malvarlığı doğrudan gerçek kişi eşin üzerindedir.
Payın tespiti nasıl yapılır? Pay defteri, pay senetleri, genel kurul ve yönetim kurulu kararları ile Ticaret Sicili kayıtları birlikte incelenir. Ticaret Sicili kaydı, esas sözleşme değişiklikleri, pay devri sözleşmeleri ve ortaklar kurulu kararları incelenir. Ticaret Sicili kaydı, işletme defterleri, demirbaş ve stok kayıtları ile vergi beyanları birlikte incelenir.
Değerleme yöntemi Şirketin işleyen teşebbüs değeri esas alınır. Aktif ve pasif kalemler, kâr geçmişi ve sektör koşulları birlikte değerlendirilir. Şirketin işleyen teşebbüs değeri esas alınır. Ortak sayısının azlığı ve payın devredilebilirliğindeki sınırlar değerlemeye yansıtılır. İşletmenin net aktif değeri ile faaliyetten doğan değer birlikte ele alınır. Şahsa bağlı değer unsurları ayrıştırılır.
Kâr dağıtımının izlenmesi Genel kurul kâr dağıtım kararları, dağıtılan kâr payı tutarları ve ödeme kayıtları üzerinden izlenir. Ortaklar kurulu kâr dağıtım kararları ile ortaklara yapılan ödemeler üzerinden izlenir. Ayrı bir kâr dağıtımı bulunmaz. İşletmeden çekilen değerler, çekilen değer kayıtları üzerinden izlenir.
Sermaye artırımının etkisi Bedelli ve bedelsiz sermaye artırımları ayrı ayrı değerlendirilir. Bedelsiz payların kaynağı belirleyicidir. Sermaye artırımı esas sözleşme değişikliğiyle yapılır. Artırımın hangi kaynaktan karşılandığı belirleyicidir. Sermaye artırımı kavramı bulunmaz. İşletmeye konulan değerin kaynağı ve tarihi esas alınır.
Diğer eşin talebinin niteliği Pay kişisel malsa katılma alacağı payın kendisine değil, paydan doğan edinilmiş değerlere yönelir. Pay kişisel malsa katılma alacağı paydan doğan edinilmiş değerlere yönelir; pay devri talebi kural olarak istenemez. Talep işletmenin bir bölümüne değil, işletmeden doğan edinilmiş değerler üzerindeki alacağa yönelir.
Üçüncü kişinin konumu Diğer ortaklar davanın tarafı değildir. Şirket kayıtları üçüncü kişi nezdinde delil olarak toplanır. Diğer ortaklar davanın tarafı değildir. Payın devrine ilişkin sınırlar şirket iç ilişkisinde geçerliliğini korur. İşletmede ortak bulunmaz. Üçüncü kişi ilişkisi yalnız alacak ve borç kayıtları üzerinden kurulur.
Uygulamadaki zorluk Bedelsiz payların kaynağının yıllara dağıtılması ve dağıtılmamış kârların ayrıştırılması güçlük doğurur. Kayıt dışı kâr aktarımı ve ortağa borç hesapları üzerinden değer çıkarılması güçlük doğurur. İşletme ile eşin kişisel malvarlığının iç içe geçmesi ayrıştırmayı güçleştirir.
Hangi şirket kayıtları istenmelidir?

Bir tasfiye dosyasında şirket kayıtlarından şu kalemlerin istenmesini öneriyorum: esas sözleşme ve bütün değişiklikleri; pay defteri ve varsa pay senetlerine ilişkin kayıtlar; rejim dönemine ait bütün genel kurul ve yönetim kurulu kararları; kâr dağıtım kararları ve dağıtılan kâr paylarının ödeme kayıtları; sermaye artırımı kararları ile artırımın hangi kaynaktan karşılandığını gösteren belgeler; yıl sonu bilanço ve gelir tabloları; yedek akçe ve geçmiş yıl kârları hesaplarının dökümü; ortaklar cari hesabı dökümü; şirketin taşınmaz, araç ve makine envanteri; rejim dönemindeki pay devri sözleşmeleri. Bu kalemler bir arada olmadığında bilirkişi incelemesi eksik veri üzerinden yapılır ve rapora itiraz kaçınılmaz hâle gelir.

Kâr Payı, Yedek Akçeler ve Dağıtılmamış Kârlar

Doğrudan CevapKişisel mal nitelikli hisseye rejim süresince dağıtılan kâr payı, kişisel malın geliri olduğundan edinilmiş maldır. Dağıtılmamış kârlar ile yedek akçelerin eşin payına düşen kısmı da tasfiye hesabında dikkate alınır; ancak bu kalemlerin şirket değerlemesinde zaten hesaba katıldığı hâllerde mükerrer hesaplama yapılmaması gerekir.

Kâr payı, şirket hisselerinde en net sonuç doğuran kalemdir. Türk Medeni Kanunu kişisel malların gelirlerini edinilmiş mal saydığından, evlenmeden önce alınmış bir hisseye evlilik süresince dağıtılan kâr payı edinilmiş maldır. Bu konuda uygulamada tereddüt bulunmamaktadır. Kâr payı nakit olarak dağıtılmışsa ödenen tutarın tasfiye tarihine taşınan değeri, hisse olarak dağıtılmışsa verilen hisselerin tasfiye tarihindeki sürüm değeri esas alınır.

Dağıtılmamış kârlar ile yedek akçeler bakımından durum daha incedir. Bu kalemler, genel kurulun dağıtım kararı bulunmadıkça pay sahibi bakımından istenebilir nitelikte değildir. Buna karşılık mal rejiminin tasfiyesinde dikkate alınmaları kabul edilmektedir; çünkü aksi hâlde şirket bünyesinde kâr tutarak tasfiye hesabından kaçınmak mümkün hâle gelirdi. Bu nedenle rejim dönemine ait yedek akçe ve geçmiş yıl kârları hesaplarının dökümü istenmelidir.

Burada çok önemli bir teknik uyarı vardır: mükerrer hesaplama yasağı. Şirket değerlemesinde kullanılan yöntem, dağıtılmamış kârları ve yedek akçeleri şirket değerinin içinde zaten hesaba katmış olabilir. Bu durumda aynı kalemleri bir kez de ayrı bir edinilmiş mal kalemi olarak eklemek, hesabı şişirir ve rapora itirazın en güçlü gerekçesini oluşturur. Bu nedenle bilirkişiden, hangi kalemin hangi başlıkta ve kaç kez hesaba katıldığını açıkça göstermesi istenmelidir.

Dağıtılan nakit kâr payıKişisel mal nitelikli hisseye rejim süresince dağıtılan nakit kâr payı edinilmiş maldır. Ödenen tutarın tasfiye tarihine taşınan değeri esas alınır.
Hisse olarak dağıtılan kârKâr hisse olarak dağıtılmışsa verilen hisselerin tasfiye tarihindeki sürüm değeri dikkate alınır. Dağıtım kararı belgeyle ortaya konulur.
Yedek akçelerRejim dönemine ait yedek akçelerden eşin payına düşen kısım tasfiye hesabında değerlendirilir. Dökümün hesap bazında istenmesi gerekir.
Geçmiş yıl kârlarıŞirket bünyesinde tutulan geçmiş yıl kârlarından eşin payına düşen kısım da aynı kapsamda ele alınır.
Mükerrer hesaplama yasağıŞirket değerlemesinde zaten hesaba katılmış kalemler ikinci kez eklenmez. Bu husus bilirkişi raporunda açıkça gösterilmelidir.
Dağıtım kararı aranmazDağıtılmamış kârların tasfiye hesabında değerlendirilmesi için genel kurul dağıtım kararı bulunması zorunlu değildir.

Bedelli ve Bedelsiz Sermaye Artırımında Alınan Paylar

Doğrudan CevapRejim süresince yapılan bedelli sermaye artırımında bedeli ödenerek alınan paylar edinilmiş maldır. Bedelsiz sermaye artırımında verilen paylar ise kaynağa göre nitelendirilir: kaynak rejim dönemindeki kârlar ve yedeklerse edinilmiş mal, rejim öncesi döneme ait iç kaynaklarsa kişisel malın yerine geçen değer sayılır.

Sermaye artırımı, şirket hisselerine ilişkin tasfiye dosyalarının en teknik başlığıdır ve iki ayrı soruyla çözülür. Birinci soru artırımın bedelli mi bedelsiz mi olduğudur. İkinci soru, bedelsiz artırımda kullanılan iç kaynağın hangi döneme ait olduğudur. Bu iki soru cevaplanmadan bedelsiz payların niteliği belirlenemez.

Bedelli artırım bakımından sonuç nispeten nettir: rejim süresince, bedeli ödenerek alınan paylar edinilmiş maldır. Burada payın bedelinin evlilik döneminde ödenmiş olması belirleyicidir; bu nedenle bu paylar kişisel malın geliri olarak değil, çalışmanın karşılığı edinim olarak edinilmiş mal sayılır. Ödemenin hangi kaynaktan yapıldığı tartışmalıysa, kaynağın kişisel mal olduğunu ileri süren eşin bunu ispat etmesi gerekir.

Bedelsiz artırım bakımından kaynak analizi zorunludur. Artırım, değer artış fonu, yeniden değerleme fonu, geçmiş yıl kârları ya da yedek akçeler gibi iç kaynaklardan karşılanır. Bu kaynak rejim döneminde oluşmuşsa, verilen bedelsiz paylar edinilmiş maldır. Kaynağın rejim öncesi döneme tekabül eden kısmı ise kişisel malın yerine geçen değer olarak kişisel mal sayılır. Bu nedenle artırım kararında kullanılan kaynağın yıllara dağıtımını gösteren döküm, dosyanın en kritik belgesidir.

Bedelli artırımda alınan paylarRejim süresince bedeli ödenerek alınan paylar edinilmiş maldır. Ödemenin kaynağı tartışmalıysa ispat yükü iddiada bulunana aittir.
Bedelsiz artırımda kaynak analiziBedelsiz payların niteliği, artırımda kullanılan iç kaynağın hangi döneme ait olduğuna göre belirlenir. Kaynak dökümü istenmelidir.
Rejim döneminde oluşan kaynakKaynak rejim döneminde oluşmuşsa verilen bedelsiz paylar edinilmiş mal sayılır ve tasfiye hesabına girer.
Rejim öncesi döneme ait kaynakKaynağın rejim öncesi döneme tekabül eden kısmından verilen bedelsiz paylar, kişisel malın yerine geçen değer olarak kişisel mal sayılır.
Değerleme tarihiBedelsiz ve bedelli payların değeri, karar tarihine en yakın tarihli rapora göre belirlenen sürüm değeri üzerinden hesaplanır.
Kaynak dökümü zorunludurArtırım kararında kullanılan iç kaynağın yıllara dağıtımını gösteren döküm bulunmadığında kaynak analizi yapılamaz ve hesap tartışmalı kalır.

Hisse Değerinin Tespiti: Hangi Tarih, Hangi Değer?

Doğrudan CevapMal rejiminin tasfiyesinde malların değeri tasfiye anındaki sürüm değerine göre belirlenir. Uygulamada bu değer, karar tarihine en yakın tarihli bilirkişi raporuyla tespit edilir. Şirket hisselerinde değerleme, şirketin işleyen teşebbüs değeri esas alınarak yapılır; defter değeri ve nominal değer tek başına yeterli sayılmaz.

Değerleme, şirket hisselerinde sonucu en çok değiştiren aşamadır. Üç ayrı değer kavramı birbirine karıştırılır: nominal değer, defter değeri ve sürüm değeri. Nominal değer, payın esas sözleşmedeki itibari değeridir ve şirketin gerçek değerini yansıtmaz. Defter değeri, muhasebe kayıtlarındaki öz kaynak tutarına dayanır ve taşınmazların güncel değerini genellikle göstermez. Tasfiyede esas alınan ise sürüm değeridir.

Sürüm değeri, şirketin işleyen bir bütün olarak değerini ifade eder. Bu değer belirlenirken aktif kalemlerin güncel değerleri, pasif kalemler, kâr geçmişi, müşteri çevresi, aldığı işler, potansiyeli ile rekabet ve piyasa koşulları birlikte değerlendirilir. Bu nedenle değerleme, yalnız bilançonun okunmasıyla yapılamaz; şirketin faaliyeti ve sektörü hakkında da inceleme gerektirir.

İki tarih arasındaki ayrım burada kritiktir. Hangi payın edinilmiş mal olduğu rejimin sona erdiği tarihe göre belirlenir; o payın değeri ise karar tarihine en yakın tarihe göre belirlenir. Bu nedenle rejimin sona erdiği tarihteki malvarlığı esas alınarak, ancak güncel sürüm değeriyle değerleme yapılır. İki tarihin karıştırılması, hesabın baştan sona yanlış kurulmasına yol açar ve rapora itirazın en sık görülen gerekçesidir.

Nominal değer yeterli değildirPayın esas sözleşmedeki itibari değeri şirketin gerçek değerini yansıtmaz. Tasfiye hesabında tek başına esas alınmaz.
Defter değeri de yeterli değildirMuhasebe kayıtlarındaki öz kaynak tutarı, taşınmazların ve demirbaşların güncel değerini göstermeyebilir.
Esas alınan sürüm değeridirDeğerleme, şirketin işleyen teşebbüs olarak sürüm değeri üzerinden yapılır. Aktif, pasif ve faaliyet unsurları birlikte değerlendirilir.
Malvarlığı tespiti ile değer tespiti farklı tarihlere bağlıdırHangi değerlerin hesaba gireceği rejimin sona erme tarihine, bu değerlerin tutarı ise karar tarihine en yakın tarihe göre belirlenir.
Konjonktürel artış ayrıştırılırPiyasa ve sektör koşullarından kaynaklanan değer artışı, şirketin kendi faaliyetiyle yarattığı artıştan ayrıştırılarak değerlendirilir.
Rapor tarihi önemlidirDeğerleme raporunun karar tarihine yakın olması aranır. Eski tarihli rapor, güncel değeri yansıtmadığı gerekçesiyle tartışmaya açıktır.

Bilirkişi İncelemesi ve Rapora İtiraz

Doğrudan CevapŞirket hisselerinin bulunduğu tasfiye davalarında mahkeme, mali ve hukuki değerlendirme için bilirkişi incelemesi yaptırır. Rapor, şirket kayıtları üzerinden hazırlanır. Rapora itiraz; kullanılan değerleme yöntemi, esas alınan tarihler, kaynak analizi ve mükerrer hesaplama noktalarında somutlaştırılmalıdır.

Bilirkişi raporu, bu dosyaların kaderini belirler. Bu nedenle rapor beklenmeden önce iki iş yapılmalıdır. Birincisi, şirket kayıtlarının eksiksiz biçimde dosyaya getirilmesidir; eksik veri üzerinden hazırlanan rapor, sonradan düzeltilmesi güç bir temel oluşturur. İkincisi, bilirkişiye yöneltilecek soruların açıkça yazılmasıdır; genel biçimde “şirket değerini tespit edin” denilen dosyalarda rapor, tartışmalı noktaları atlayabilir.

Rapora itirazın etkili olması için somut olması gerekir. “Rapora itiraz ediyoruz” biçimindeki beyanlar sonuç doğurmaz. İtiraz; hangi kalemin hangi gerekçeyle yanlış nitelendirildiğini, hangi tarihin esas alınması gerektiğini, hangi kaynağın yıllara dağıtımının yapılmadığını ve hangi kalemin iki kez hesaba katıldığını kalem kalem göstermelidir. Delil tespiti yoluyla kayıtların önceden korunması gereken hâllerde delil tespiti davası yolu kullanılabilir.

Üçüncü husus ek rapor ve yeni bilirkişi talebidir. İtiraz üzerine mahkeme ek rapor alabilir ya da gerekirse yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırabilir. Yeni bilirkişi talebinin kabul edilmesi, raporun yöntem yönünden hatalı olduğunun somut biçimde ortaya konulmasına bağlıdır. Bu nedenle itiraz dilekçesinde yöntem eleştirisi, sonuç eleştirisinden önce gelmelidir.

1
Şirket kayıtlarını eksiksiz dosyaya getirinEsas sözleşme, pay defteri, genel kurul kararları, kâr dağıtım kararları, sermaye artırımı kararları, bilanço ve gelir tabloları ile ortaklar cari hesabı dökümünü isteyin.
2
Bilirkişiye yöneltilecek soruları yazınHangi payın hangi rejim döneminde edinildiği, bedelsiz payların kaynağının yıllara dağıtımı ve mükerrer hesaplama bulunup bulunmadığı ayrı ayrı sorulmalıdır.
3
Esas alınacak tarihleri açıkça belirtinMalvarlığı tespitinin rejimin sona erme tarihine, değer tespitinin karar tarihine en yakın tarihe göre yapılmasını talep edin.
4
Raporu kalem kalem karşılaştırınHer kalemi kişisel mal ve edinilmiş mal başlıkları altında ayrı ayrı inceleyin. Hangi kalemin hangi gerekçeyle nitelendirildiğini not alın.
5
İtirazı yöntem eleştirisiyle kurunÖnce değerleme yöntemi ve esas alınan tarihlerdeki hatayı, sonra sonuç tutarındaki farkı gösterin. Ek rapor ya da yeni bilirkişi talebinizi gerekçelendirin.

Değer Artış Payı Alacağı

Doğrudan CevapBir eş, diğer eşe ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına hiç veya uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında o maldaki değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahiptir. Bu alacak, katılma alacağından ayrı ve bağımsız bir taleptir.

Değer artış payı, şirket hisselerinde sıkça gözden kaçan bir taleptir. Örnek şöyledir: eşlerden biri, diğerinin kişisel malı olan şirket payının bedelinin bir kısmını kendi kaynağından ödemiş ya da şirketin sermaye artırımına kendi parasıyla katılmıştır. Böyle bir katkı karşılıksız yapılmışsa, katkı sahibi eş, o paydaki değer artışından katkısı oranında alacak isteyebilir.

Katılma alacağı ile değer artış payı arasındaki ayrım şudur: katılma alacağı, edinilmiş malların artık değeri üzerinden hesaplanan ve kural olarak yarı oranındaki bir alacaktır; değer artış payı ise belirli bir mala yapılan katkıya dayanan ve katkı oranına bağlı bir alacaktır. İki talep birlikte ileri sürülebilir; ancak her birinin dayanağı ve hesabı farklıdır, bu nedenle dilekçede ayrı ayrı gösterilmeleri gerekir.

İspat bakımından değer artış payı, katılma alacağından daha ağır bir yük getirir. Katkının varlığı, miktarı ve karşılıksız yapıldığı ileri süren eşçe ispatlanmalıdır. Bu nedenle banka kayıtları, havale ve ödeme belgeleri, kredi kayıtları ve ödemenin kaynağını gösteren hesap hareketleri toplanmalıdır. Sözlü beyana dayanan katkı iddiaları, karşı tarafın kabulü bulunmadıkça güçlükle sonuç doğurur.

Dayanağı katkıdırDeğer artış payı, diğer eşe ait bir mala karşılıksız yapılan katkıya dayanır. Katkı olmadan bu talep doğmaz.
Katkı oranına bağlıdırAlacak, maldaki değer artışından katkı oranında hesaplanır. Katkının miktarı belirlenemezse hesap da kurulamaz.
Katılma alacağından ayrıdırKatılma alacağı artık değer üzerinden, değer artış payı ise belirli bir maldaki artış üzerinden hesaplanır. İkisi birlikte istenebilir.
İspat yükü katkı sahibindedirKatkının varlığı, miktarı ve karşılıksız yapıldığı ileri süren eşçe ispatlanır. Banka ve ödeme kayıtları temel delildir.
Değer kaybı hâliMalın değerinde artış yerine kayıp varsa, katkı sahibi eşin alacağı katkının güncel değeriyle sınırlı olarak değerlendirilir.
Dilekçede ayrı gösterilmelidirİki talep aynı dilekçede ileri sürülse bile dayanakları ve hesapları ayrı ayrı yazılmalıdır. Karışık talep, hesabın kurulmasını güçleştirir.

Katılma Alacağı Nasıl Hesaplanır?

Doğrudan CevapHer eş bakımından edinilmiş mallar toplanır, bu mallara ilişkin borçlar düşülür ve kalan artık değer bulunur. Eşlerden her biri, diğerinin artık değeri üzerinde kural olarak yarı oranında katılma alacağı hakkına sahiptir. Şirket hisselerinde artık değerin içine paydan doğan edinilmiş değerler girer.

Hesap dört aşamada kurulur. Birinci aşama her eşin malvarlığının kişisel mal ve edinilmiş mal olarak ayrıştırılmasıdır. İkinci aşama edinilmiş mallara ilişkin borçların düşülmesidir. Üçüncü aşama denkleştirme ve eklenecek değerlerin hesaba katılmasıdır. Dördüncü aşama artık değerin bulunması ve katılma alacağının hesaplanmasıdır. Şirket hisseleri bu aşamaların birincisinde en çok tartışma yaratır.

Şirket hisseleri bakımından artık değerin içine giren kalemler şunlardır: rejim süresince bedeli ödenerek alınan paylar, kişisel mal nitelikli hisseye dağıtılan kâr payları, rejim dönemine ait yedek akçeler ve dağıtılmamış kârlardan paya düşen kısım, rejim dönemindeki iç kaynaklardan karşılanan sermaye artırımında verilen bedelsiz paylar ve kişisel mal nitelikli payın değerindeki artışın şirketin kendi faaliyetinden kaynaklanan bölümü.

Son kalem, en çok tartışılan noktadır. Kişisel mal nitelikli bir payın değerinin rejim süresince artması, bu artışın tamamının edinilmiş mal sayılması sonucunu doğurmaz. Artışın piyasa ve sektör koşullarından, yani konjonktürden kaynaklanan bölümü ayrıştırılır; şirketin kendi faaliyeti ve rejim dönemindeki çalışmayla yaratılan bölüm ise tasfiye hesabına girer. Bu ayrıştırma bilirkişi incelemesini zorunlu kılar. Mal paylaşımı dosyalarında dava stratejisinin kurulması Ankara boşanma avukatı desteğiyle yürütülebilir.

AyrıştırmaHer eşin malvarlığı kişisel mal ve edinilmiş mal olarak ayrıştırılır. Şirket payları bu aşamada ayrı ayrı nitelendirilir.
Borçların düşülmesiEdinilmiş mallara ilişkin borçlar bu gruptan düşülür. Şirket payı için alınan kredi borcu bu kapsamda değerlendirilir.
Denkleştirme ve eklenecek değerlerGruplar arası denkleştirme yapılır; karşılıksız kazandırmalar ve kaçırılan değerler hesaba eklenir.
Artık değerEdinilmiş mallar toplamından borçlar düşüldükten sonra kalan tutar artık değerdir. Katılma alacağı bu değer üzerinden hesaplanır.
Yarı oran kuralıHer eş, diğerinin artık değeri üzerinde kural olarak yarı oranında alacak hakkına sahiptir. Sözleşmeyle farklı oran kararlaştırılmış olabilir.
Konjonktürel artışın ayrıştırılmasıKişisel mal nitelikli payın değer artışının piyasa koşullarından kaynaklanan bölümü ayrıştırılır, kalan bölüm hesaba girer.

İspat Yükü, Delil Toplama ve Değer Kaçırma İddiaları

Doğrudan CevapBelirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat edilemeyen mallar eşlerin paylı mülkiyetinde sayılır. Bir malın edinilmiş mal olduğu karine olarak kabul edilir; kişisel mal olduğunu ileri süren eş bunu ispat etmelidir.

İspat düzeni, bu dosyalarda sonuç üzerinde doğrudan etkilidir. Kanun, bir malın edinilmiş mal olduğunu karine olarak kabul etmiştir; dolayısıyla payın kişisel mal olduğunu ileri süren eş, bunu edinme tarihi ve edinme biçimiyle ispatlamak zorundadır. Bu karine, uzun süreli evliliklerde ve kayıtların eksik olduğu dosyalarda belirleyici hâle gelir.

Delil toplama bakımından üç kaynak kullanılır. Birinci kaynak şirket kayıtlarıdır: esas sözleşme, pay defteri, genel kurul kararları, bilançolar ve ortaklar cari hesabı. İkinci kaynak kamu kayıtlarıdır: Ticaret Sicili kayıtları, tapu kayıtları, araç ve taşınır kayıtları. Üçüncü kaynak banka ve ödeme kayıtlarıdır; özellikle payın bedelinin hangi hesaptan ödendiğini göstermek bakımından belirleyicidir.

Değer kaçırma iddiaları ayrı bir başlık oluşturur. Rejimin sona ermesinden önceki dönemde yapılan karşılıksız kazandırmalar ile diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler, tasfiye hesabında edinilmiş mallara eklenecek değer olarak dikkate alınır. Şirket hisselerinde bu durum, payın yakınlara devredilmesi ya da şirket üzerinden değer aktarılması biçiminde karşımıza çıkar. Bu nedenle rejim sonu tarihinden önceki dönemdeki pay devirleri ve olağan dışı işlemler incelenmelidir.

Edinilmiş mal karinesiBir malın edinilmiş mal olduğu karine olarak kabul edilir. Kişisel mal olduğunu ileri süren eş bunu ispat etmelidir.
İspat edilemeyen mallarEşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar, eşlerin paylı mülkiyetinde sayılır.
Şirket kayıtlarıEsas sözleşme, pay defteri, genel kurul kararları, bilançolar ve ortaklar cari hesabı birincil delildir.
Kamu kayıtlarıTicaret Sicili, tapu ve taşınır kayıtları üzerinden malvarlığı tespiti yapılır. Kayıtlar mahkeme aracılığıyla istenebilir.
Banka ve ödeme kayıtlarıPayın bedelinin hangi kaynaktan ödendiğinin gösterilmesi bakımından belirleyicidir. Hesap hareketleri dönem bazında istenmelidir.
Eklenecek değerlerRejim sonundan önce yapılan karşılıksız kazandırmalar ile katılma alacağını azaltma kastıyla yapılan devirler hesaba eklenir.

Dava, Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı

Doğrudan CevapMal rejiminin tasfiyesi davası aile mahkemesinde görülür. Dava, boşanma davasıyla birlikte açılabileceği gibi boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ayrı bir dava olarak da açılabilir. Katılma alacağı talepleri bakımından zamanaşımı süresi işler; bu nedenle kesinleşme tarihinin takibi gerekir.

Usul bakımından ilk belirlenmesi gereken husus, davanın ne zaman açılacağıdır. Mal rejiminin tasfiyesi, boşanma kararının kesinleşmesine bağlı olduğundan, boşanma davasıyla birlikte açılan tasfiye talebinde mahkeme kural olarak boşanmanın kesinleşmesini bekler. Bu nedenle uygulamada tasfiye davası, çoğu zaman boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ayrı bir dava olarak açılır.

İkinci husus talep sırasıdır. Dilekçede katılma alacağı, değer artış payı ve varsa denkleştirme talepleri ayrı ayrı gösterilmelidir. Şirket hisselerinin bulunduğu dosyalarda talebin başlangıçta belirsiz alacak olarak ileri sürülmesi gündeme gelir; çünkü hisse değeri bilirkişi incelemesi yapılmadan tam olarak bilinemez. Bu tercihin usul sonuçları baştan değerlendirilmelidir.

Üçüncü husus süredir. Katılma alacağı ve değer artış payı talepleri süreye tabidir ve bu süre kural olarak boşanma kararının kesinleşmesinden işler. Bu nedenle kesinleşme tarihinin takip edilmesi ve dava açılmadan önce sürenin hesaplanması gerekir. Tarafların anlaşarak sonuca gitmek istediği dosyalarda uyuşmazlık, arabuluculuk yoluyla da çözülebilir; ancak anlaşmanın kapsamı ve hangi kalemleri karşıladığı açıkça yazılmalıdır.

Görevli mahkemeMal rejiminin tasfiyesi davası aile mahkemesinde görülür. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
Boşanmayla birlikte açılmasıTasfiye talebi boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebilir; mahkeme kural olarak boşanmanın kesinleşmesini bekler.
Ayrı dava olarak açılmasıBoşanma kararının kesinleşmesinden sonra ayrı bir dava olarak açılması uygulamada en yaygın yoldur.
Taleplerin ayrı gösterilmesiKatılma alacağı, değer artış payı ve denkleştirme talepleri dilekçede ayrı ayrı ve dayanaklarıyla yazılmalıdır.
Belirsiz alacak tercihiHisse değeri bilirkişi incelemesine bağlı olduğundan talebin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesi gündeme gelir. Usul sonuçları değerlendirilmelidir.
Süre takibiTalepler süreye tabidir ve süre kural olarak boşanma kararının kesinleşmesinden işler. Kesinleşme tarihi dosyada belgelenmelidir.

Şirket Hisselerinin Paylaşımında Sık Yapılan Hatalar

Doğrudan CevapEn sık görülen hatalar şunlardır: payın kişisel mal olduğunun tespitiyle tartışmanın kapandığını sanmak, nominal ya da defter değerini esas almak, bedelsiz payların kaynağını araştırmamak, malvarlığı tespiti ile değer tespiti tarihlerini karıştırmak, mükerrer hesaplamayı fark etmemek ve şirketten pay talep etmek.

Birinci hata nitelendirme hatasıdır. Payın kişisel mal olduğu tespit edildiğinde tartışmanın bittiği düşünülür; oysa o paydan doğan kâr payı, yedek akçe ve bedelsiz paylar edinilmiş mal olabilir. Bu nedenle nitelendirme, pay düzeyinde değil kalem düzeyinde yapılmalıdır. İkinci hata değer hatasıdır: nominal değer ya da defter değeri esas alınarak yapılan hesaplar, şirketin gerçek değerini yansıtmaz.

Üçüncü hata kaynak analizinin yapılmamasıdır. Bedelsiz sermaye artırımında verilen payların niteliği, kullanılan iç kaynağın hangi döneme ait olduğuna bağlıdır; bu döküm istenmediğinde payların tamamı yanlış bir başlıkta değerlendirilebilir. Dördüncü hata tarih karışıklığıdır: hangi değerlerin hesaba gireceği rejimin sona erme tarihine, bu değerlerin tutarı ise karar tarihine en yakın tarihe göre belirlenir.

Beşinci hata mükerrer hesaplamadır. Şirket değerlemesinde zaten hesaba katılmış dağıtılmamış kârların ve yedek akçelerin ikinci kez ayrı kalem olarak eklenmesi, hesabı şişirir. Altıncı hata talep hatasıdır: diğer eş kural olarak şirketten pay ya da hisse devri isteyemez; talebi parasal alacağa yöneliktir. Yedinci hata, şirket kayıtlarının zamanında istenmemesi ve kayıtların korunmasına ilişkin önlem alınmamasıdır.

Pay düzeyinde nitelendirme yapmakNitelendirme kalem kalem yapılmalıdır. Kişisel mal nitelikli bir paydan edinilmiş mal niteliğinde değerler doğabilir.
Nominal ya da defter değerini esas almakTasfiyede esas alınan değer sürüm değeridir. Nominal ve defter değeri şirketin gerçek değerini yansıtmaz.
Bedelsiz payların kaynağını araştırmamakBedelsiz payların niteliği iç kaynağın dönemine bağlıdır. Kaynak dökümü istenmediğinde hesap yanlış kurulur.
Tarihleri karıştırmakMalvarlığı tespiti rejimin sona erme tarihine, değer tespiti karar tarihine en yakın tarihe göre yapılır.
Mükerrer hesaplamayı gözden kaçırmakŞirket değerlemesinde hesaba katılmış kalemlerin ikinci kez eklenmesi hesabı şişirir ve itiraza açık hâle getirir.
Şirketten pay talep etmekDiğer eş kural olarak hisse devri ya da şirketten pay isteyemez. Talep parasal alacağa yöneliktir.
Kayıtları zamanında istememekŞirket kayıtları eksik kaldığında rapor eksik veri üzerinden hazırlanır. Gerekirse kayıtların korunması için önlem alınmalıdır.

Şirket Hisselerinin Tasfiyesinde Yargıtay Uygulaması

Doğrudan CevapUygulamada beş husus öne çıkmaktadır: kişisel mal nitelikli hisseye dağıtılan kâr payının edinilmiş mal sayılması, dağıtılmamış kârlar ile yedek akçelerin tasfiye hesabında dikkate alınması, değerlemenin şirketin işleyen teşebbüs değeri üzerinden yapılması, konjonktürel değer artışının ayrıştırılması ve mükerrer hesaplamanın önlenmesi.

Birinci husus kâr paylarıdır. Kişisel mal nitelikli şirket hisselerine rejim süresince dağıtılan kâr paylarının, kişisel malın geliri olarak edinilmiş mal sayıldığı yerleşik biçimde kabul edilmektedir. Bu konuda doktrinde de tereddüt bulunmamaktadır. Kâr dağıtımının nakit ya da hisse olarak yapılmasına göre hangi değerin esas alınacağı ayrıca belirlenmektedir.

İkinci husus dağıtılmamış kârlar ile yedek akçelerdir. Bu kalemlerin, genel kurulun dağıtım kararı bulunmasa dahi mal rejiminin tasfiyesi hesabına dahil edilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Üçüncü husus değerlemedir: şirket değerinin işleyen teşebbüs değeri yöntemiyle, karar tarihine en yakın tarihli rapor üzerinden belirlenmesi aranmaktadır. Nominal ya da defter değerine dayanan hesapların denetime elverişli sayılmadığı görülmektedir.

Dördüncü husus konjonktürel artışın ayrıştırılmasıdır. Kişisel mal nitelikli payın değerindeki artışın tamamının edinilmiş mal sayılmayacağı; piyasa, sektör ve rekabet koşullarından kaynaklanan artışın ayrıştırılarak, şirketin kendi faaliyetiyle yaratılan değer artışının hesaba katılması gerektiği aranmaktadır. Beşinci husus mükerrer hesaplama yasağıdır: aynı kalemin hem şirket değerlemesi içinde hem ayrı bir edinilmiş mal kalemi olarak hesaba katılması hâlinde hükmün denetime elverişli olmadığı değerlendirilmektedir. Bu nedenle bilirkişi raporunda kalemlerin hangi başlıkta kaç kez hesaba girdiğinin gösterilmesi istenmektedir.

Bir tasfiye dosyasında denetlenecek başlıklar

Şirket hisseleri bulunan bir tasfiye dosyasında şu başlıkların sırayla denetlenmesini öneriyorum: hangi mal rejiminin uygulandığı ve rejimin başlangıç tarihi; payın edinilme tarihi ve edinme biçimi; rejimin sona erdiği tarih; rejim dönemine ait kâr dağıtım kararları ve dağıtılan kâr paylarının kayıtları; yedek akçe ve geçmiş yıl kârları hesaplarının dönem bazlı dökümü; sermaye artırımlarının bedelli mi bedelsiz mi olduğu ve bedelsiz artırımlarda kullanılan iç kaynağın yıllara dağıtımı; şirket değerlemesinde kullanılan yöntem; değerleme raporunun tarihi ile karar tarihi arasındaki mesafe; konjonktürel değer artışının ayrıştırılıp ayrıştırılmadığı; mükerrer hesaplama bulunup bulunmadığı; rejim sonundan önce yapılan pay devirleri ve olağan dışı işlemler; katılma alacağı ile değer artış payı taleplerinin ayrı ayrı gösterilip gösterilmediği. Bu on iki başlık, dosyanın hem nitelendirme hem hesap yönünü kapsar.

Ankara’da Şirket Hisseli Mal Paylaşımı Dosyalarının Takibi

Doğrudan CevapMal rejiminin tasfiyesi davaları Ankara’da aile mahkemelerinde görülür. Şirket hisselerinin bulunduğu dosyalarda süreç, Ticaret Sicili kayıtlarının ve şirket defterlerinin celbi ile mali bilirkişi incelemesi üzerinden yürür; bu nedenle delil toplama aşamasının baştan planlanması gerekir.

Ankara’da bu dosyaların takibi üç eksende yürür. Birinci eksen boşanma dosyasıdır; tasfiye talebi boşanmanın kesinleşmesine bağlı olduğundan iki dosyanın birlikte izlenmesi gerekir. İkinci eksen delil toplama eksenidir: Ticaret Sicili kayıtları, şirket defterleri, banka kayıtları ve tapu kayıtları mahkeme aracılığıyla istenir. Üçüncü eksen bilirkişi eksenidir; raporun hazırlanması ve itiraz süreci dosyanın en uzun aşamasıdır.

Bir dosyada hazır bulundurulması gereken belgeler şunlardır: evlenme kayıt örneği ve varsa mal rejimi sözleşmesi, boşanma dava dilekçesi ile kesinleşmiş karar, şirketin esas sözleşmesi ve değişiklikleri, Ticaret Sicili kayıtları, pay defteri, rejim dönemine ait genel kurul ve yönetim kurulu kararları, kâr dağıtım kararları, sermaye artırımı kararları ve kaynak dökümleri, yıl sonu bilanço ve gelir tabloları, ortaklar cari hesabı dökümü, banka hesap hareketleri ve payın bedelinin ödendiğini gösteren belgeler.

Dava stratejisi bakımından iki karar baştan verilmelidir. Birincisi, talebin belirsiz alacak olarak mı yoksa belirli bir tutar üzerinden mi ileri sürüleceğidir. İkincisi, şirket kayıtlarının korunmasına yönelik bir önleme ihtiyaç bulunup bulunmadığıdır; kayıtların değiştirilmesi ya da yok edilmesi riski bulunan dosyalarda delil tespiti yoluna başvurulması gündeme gelir. Boşanma protokolüyle anlaşma yolunun seçildiği dosyalarda ise mal rejimine ilişkin kalemlerin protokolde ayrı ayrı gösterilmesi gerekir; bu husus anlaşmalı boşanma protokolü rehberinde açıklanmıştır.

1
Rejim ve tarihleri tespit edinHangi mal rejiminin uygulandığını, rejimin başlangıç tarihini ve boşanma davasının açıldığı tarihi belgeyle tespit edin.
2
Şirket yapısını ve payı belirleyinŞirket türünü, eşin pay oranını ve payın edinilme tarihini Ticaret Sicili kayıtları ile pay defteri üzerinden ortaya koyun.
3
Rejim dönemine ait kararları toplayınKâr dağıtım kararları, sermaye artırımı kararları ve bu artırımların kaynak dökümlerini isteyin. Bedelli ve bedelsiz ayrımını yapın.
4
Mali kayıtları ve banka hareketlerini isteyinYıl sonu bilançolar, gelir tabloları, yedek akçe ve geçmiş yıl kârları dökümü ile ortaklar cari hesabını ve ilgili banka hareketlerini toplayın.
5
Bilirkişiye sorulacak soruları yazınNitelendirme, kaynak analizi, değerleme yöntemi, esas alınacak tarihler ve mükerrer hesaplama hususlarını ayrı ayrı soru hâline getirin.
6
Taleplerinizi ayrı ayrı gösterinKatılma alacağı, değer artış payı ve denkleştirme taleplerinizi dayanaklarıyla ayrı ayrı yazın ve süreleri kesinleşme tarihinden hesaplayın.

Mal Paylaşımında Şirket Hisseleri Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Mal paylaşımında şirket hisseleri nasıl değerlendirilir?
Şirket hissesi, evlenmeden ya da rejime geçişten önce edinilmişse veya miras ile karşılıksız kazanma yoluyla kazanılmışsa kişisel maldır. Buna karşılık rejim süresince bedeli ödenerek alınan paylar ile kişisel mal nitelikli hisseye dağıtılan kâr payı, yedek akçeler, dağıtılmamış kârlar ve rejim dönemindeki iç kaynaklardan karşılanan bedelsiz paylar edinilmiş mal sayılır ve tasfiye hesabına girer.
Evlenmeden önce aldığım şirket hissesi eşime geçer mi?
Hissenin kendisi kural olarak kişisel malınız olarak kalır ve eşinize geçmez. Ancak bu, tartışmanın bittiği anlamına gelmez. O hisseye evlilik süresince dağıtılan kâr payı, kişisel malın geliri olduğundan edinilmiş maldır. Ayrıca rejim dönemindeki iç kaynaklardan karşılanan sermaye artırımında verilen bedelsiz paylar da edinilmiş mal sayılabilir.
Eşim şirketten pay ya da hisse devri isteyebilir mi?
Kural olarak isteyemez. Mal rejiminin tasfiyesinde diğer eşin talebi parasal bir alacağa, yani katılma alacağına yöneliktir. Bu nedenle dava sonunda verilen karar şirketin ortaklık yapısını değiştirmez ve pay devri sonucu doğurmaz. Şirket ve diğer ortaklar da kural olarak davanın tarafı değildir.
Şirket hissesinin değeri hangi tarihe göre belirlenir?
Hangi değerlerin tasfiye hesabına gireceği rejimin sona erdiği tarihe, yani boşanma davasının açıldığı tarihe göre belirlenir. Bu değerlerin tutarı ise tasfiye anındaki sürüm değerine göre hesaplanır ve uygulamada karar tarihine en yakın tarihli bilirkişi raporu esas alınır. İki tarihin karıştırılması hesabın baştan yanlış kurulmasına yol açar.
Nominal değer ya da defter değeri esas alınabilir mi?
Tek başına esas alınamaz. Nominal değer, payın esas sözleşmedeki itibari değeridir ve şirketin gerçek değerini yansıtmaz. Defter değeri ise muhasebe kayıtlarındaki öz kaynak tutarına dayanır ve taşınmazların güncel değerini genellikle göstermez. Tasfiyede esas alınan değer, şirketin işleyen teşebbüs değeri üzerinden belirlenen sürüm değeridir.
Dağıtılmamış kârlar ve yedek akçeler hesaba katılır mı?
Katılır. Bu kalemler, genel kurulun dağıtım kararı bulunmadıkça pay sahibi bakımından istenebilir nitelikte olmasa da mal rejiminin tasfiyesinde dikkate alınması kabul edilmektedir. Ancak önemli bir sınır vardır: bu kalemler şirket değerlemesinde zaten hesaba katılmışsa ikinci kez ayrı bir kalem olarak eklenmemelidir; aksi hâlde mükerrer hesaplama doğar.
Bedelsiz sermaye artırımında aldığım paylar kimin malı sayılır?
Kaynağa göre belirlenir. Artırımda kullanılan iç kaynak rejim döneminde oluşmuşsa verilen bedelsiz paylar edinilmiş maldır. Kaynağın rejim öncesi döneme tekabül eden kısmından verilen paylar ise kişisel malın yerine geçen değer olarak kişisel mal sayılır. Bu nedenle artırım kararında kullanılan kaynağın yıllara dağıtımını gösteren döküm istenmelidir.
Şirket hisseli mal paylaşımında hangi mahkeme görevlidir?
Mal rejiminin tasfiyesi davası aile mahkemesinde görülür; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde bu sıfatla asliye hukuk mahkemesi görevlidir. Dava boşanma davasıyla birlikte açılabilir, ancak mahkeme kural olarak boşanmanın kesinleşmesini bekler. Uygulamada en yaygın yol, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ayrı bir dava açılmasıdır.
Şirketin anonim ya da limited olması fark yaratır mı?
Yaratır. Fark, payın hukuki niteliğinde, tespit yönteminde ve değerleme yaklaşımında ortaya çıkar. Anonim şirkette pay senede bağlanmış olabilir ve pay defteri ile senetler birincil kaynaktır. Limited şirkette pay senedi bulunmaz; Ticaret Sicili kayıtları ve ortaklar kurulu kararları esas alınır. Şahıs işletmesinde ise ortaklık payı değil işletmenin kendisi söz konusudur.
Eşimin şirketten değer kaçırdığını düşünüyorum, ne yapabilirim?
Rejimin sona ermesinden önceki dönemde yapılan karşılıksız kazandırmalar ile diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler, tasfiye hesabında edinilmiş mallara eklenecek değer olarak dikkate alınır. Bu nedenle rejim sonu tarihinden önceki pay devirleri, ortaklar cari hesabı hareketleri ve olağan dışı işlemler incelenmelidir. Kayıtların korunması gereken hâllerde delil tespiti yoluna başvurulabilir.
Değer artış payı ile katılma alacağı arasındaki fark nedir?
Katılma alacağı, edinilmiş malların artık değeri üzerinden hesaplanan ve kural olarak yarı oranındaki alacaktır. Değer artış payı ise diğer eşe ait belirli bir mala hiç ya da uygun karşılık alınmaksızın yapılan katkıya dayanır ve o maldaki değer artışından katkı oranında hesaplanır. İki talep birlikte ileri sürülebilir; ancak dayanakları ve hesapları farklıdır, dilekçede ayrı ayrı gösterilmelidir.
Bilirkişi raporuna nasıl itiraz edilir?
İtirazın somut olması gerekir. Genel beyanlar sonuç doğurmaz. İtiraz dilekçesinde hangi kalemin hangi gerekçeyle yanlış nitelendirildiği, hangi tarihin esas alınması gerektiği, bedelsiz paylarda kaynak analizinin yapılıp yapılmadığı ve hangi kalemin iki kez hesaba katıldığı kalem kalem gösterilmelidir. Önce değerleme yöntemindeki hata, sonra sonuç tutarındaki fark ortaya konulmalı ve ek rapor ya da yeni bilirkişi talebi gerekçelendirilmelidir.

İlgili Rehberler

Boşanmada Mal Paylaşımı

Mal rejimi türleri, tasfiyenin aşamaları, katılma alacağı ile denkleştirme ve paylaşıma giren değerlerin tespiti.

Mal paylaşımını incele

Edinilmiş Mal Nedir?

Edinilmiş mal ile kişisel mal ayrımı, kişisel malların gelirleri ve ikame ilkesinin nasıl uygulandığı.

Kavramı öğren

Ankara Boşanma Avukatı

Boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi dosyalarında dava stratejisi, delil toplama ve talep yönetimi.

Hizmet sayfasına git

Delil Tespiti Davası

Kayıtların değiştirilmesi ya da yok edilmesi riski bulunan dosyalarda delillerin önceden tespiti ve korunması.

Delil tespitini öğren

Kaynakça

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 218 ve devamı edinilmiş mallara katılma rejimi, m. 219 edinilmiş mal, m. 220 kişisel mallar, m. 227 değer artış payı, m. 231 ve devamı artık değer - mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.4721.pdf
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, anonim şirkette pay, kâr ve tasfiye payları ile limited şirkette pay devri hükümleri - mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6102.pdf
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, ispat yükü, bilirkişi incelemesi ve delil tespiti hükümleri - mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6100.pdf
T.C. Ticaret Bakanlığı, Merkezi Sicil Kayıt Sistemi ve ticaret sicili kayıtları - ticaret.gov.tr/
T.C. Adalet Bakanlığı, aile mahkemeleri ve yargı hizmetleri - adalet.gov.tr/
Av. Çağrı Ayboğa, Ayboğa Avukatlık Bürosu, Ankara

Av. Çağrı Ayboğa Kimdir?

Ayboğa Avukatlık Bürosu - Ankara Barosu Sicil No: 34507 - Çankaya / Ankara

Av. Çağrı Ayboğa, Ankara Barosu’na kayıtlı bir avukattır ve aile hukuku ile ticaret hukukunun kesiştiği uyuşmazlıklar üzerinde çalışmaktadır. Boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi davalarının takibi, şirket hisselerinin bulunduğu dosyalarda delil toplama ve şirket kayıtlarının celbi, mali bilirkişi raporlarının incelenmesi ile rapora itiraz dilekçelerinin hazırlanması yürüttüğü işler arasındadır.

Bu rehber 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun esas alınarak hazırlanmış, hukuki doğruluğu 31 Ekim 2026 tarihinde Av. Çağrı Ayboğa tarafından denetlenmiştir. Metin bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi belgeleriyle değerlendirilmelidir.

LinkedIn - YouTube - Google Haritalar

Avukata Sor

Boşanma dosyanızda şirket hissesi bulunuyorsa evlenme kaydını, şirketin Ticaret Sicili kayıtlarını, pay defterini, rejim dönemine ait kâr dağıtım ve sermaye artırımı kararlarını iletin; nitelendirme ile hesabı birlikte kuralım.

Avukata Sor Ankara Avukat

Danışmanlık ücretlidir. Görüşme ücretleri 2025-2026 TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca uygulanır.

Ayboğa Avukatlık Bürosu Ankara İletişim ve Harita

BüroAyboğa Avukatlık Bürosu
AdresEmek Mah. Bişkek Cd. 26/3 Çankaya / Ankara
Çalışma saatleriHafta içi 09.00 - 18.00

© 2026 Ayboğa Law Firm — Tüm hakları saklıdır.KVKKGizlilik Politikası