TCK 145 – Malın Değerinin Az Olması Nedeniyle İndirim
Hırsızlık suçunda TCK 145, çalınan malın ekonomik değerinin çok düşük olması halinde hâkime cezada indirim yapma veya tamamen ceza vermekten vazgeçme yetkişi tanır. Değer tespitinde kesin bir TL sınırı yoktur; hâkim suç tarihindeki piyasa fiyatını ve ülkenin ekonomik koşullarını esas alır. TCK 141 kapsamındaki basit hırsızlık ile TCK 142 kapsamındaki nitelikli hırsızlık suçunda uygulanabilir.
-
- Cezada indirim: Malın değerinin az olması tek başına yeterlidir; hâkim suçun işlenişi şeklini aramaz; ek koşul aramaz
- Ceza vermekten vazgeçme: Değer azlığı + suçun işleniş şekli ve özelliklerinin de bu kararı desteklemesi gerekir
- Kesin TL sınırı yoktur: Hâkim, ülkenin ekonomik koşullarını, paranın satın alma gücünü ve suç tarihindeki piyasa fiyatını esas alır
- Asgari ücretin yüzde onu kılavuzdur: Suç tarihindeki brüt asgari ücretin yüzde onunun altında kalan değerler Yargıtay içtihadınca genel kılavuz olarak benimsenmiştir
- Subjektif ölçütler geçersizdir: Mağdurun ekonomik durumu, kurumsal büyüklüğü veya failin daha fazlasını alabilecek konumda olması değerlendirmeyi etkilemez
- Zincirleme hırsızlıkta: Her eylemin konusu olan malın değeri ayrı ayrı değerlendirilir; toplam değer esas alınmaz
- İştirak halinde: Toplam değer esas alınır; kişi başı pay hesabıyla eşik düşürülemez
- Gerekçesiz red bozma sebebidir: Mahkeme indirim talebini soyut ifadelerle reddederse Yargıtay bozar

- TCK 145 Nedir?
- TCK Madde 145 Kanun Metni
- Malın Değerinin Azlığı Nedir?
- Cezada İndirim mi, Ceza Vermekten Vazgeçme mi?
- Değer Tespiti Nasil Yapılır?
- Asgari Ücretin Yüzde Onu Ölçütü
- Hangi Suçlarda Uygulanır?
- Zincirleme Hırsızlık ve İştirak Halleri
- Emsal Yargıtay Kararları (10 Karar)
- Sık Sorulan Sorular
TCK 145, hırsızlık suçu bakımından Türk ceza hukukunun en çok tartışılan bireyselleştirme araçlarindan biridir. Duzgün uygulandığinda cezada ciddi indirim ya da tamamen ceza verilmemesi sonuçunu doğurabilir. Ankara’daki ceza mahkemelerinde savunma avukatları, hâkimlerin bu maddeyi hatalı veya hiç uygulamadığı durumlarla sıklıkla karsilasmaktadır.
Bu rehberde TCK 145’in kapsamı, değer tespitinin nasıl yapıldığı, indirim ile ceza vermekten vazgeçme arasındaki hukuki fark, hangi suçlara uygulandığı ve Av. Çağrı Ayboğa tarafından derlenen 10 emsal Yargıtay kararı ele alınmaktadır.
TCK 145 Nedir?
Benzer düzenlemeye yağma suçu bakımından TCK 150/2, zimmet suçu bakımından TCK 249/1 ve irtikap suçu bakımından TCK 250/4’te de rastlamak mümkündür. Mal varlığına karsi işlenin suçların tamamında değer azliği indirim sebebi kabul edilmemis; yalnızca belirli suçlar bu kapsama alınmıştır.
TCK Madde 145 Kanun Metni
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu — Madde 145: Malın Değerinin Azlığı
TCK 145/1: (Değişik: 29/6/2005 – 5377/16 md.) Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapilabilecegi gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de goz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.
Kaynak: Resmi Gazete — 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr)
Malın Değerinin Azlığı Nedir?
Değer Tespitinde Esas Alınan Ölcutler
Ülkenin o dönemdeki ekonomik koşullari, paranın satın alma gücü, orta gelirli vatandaşın ekonomik düzeyi, malın suç tarihindeki piyasa (rayiç) fiyatı
Değer Tespitinde Esas Alinamayan Ölçütler
Mağdurun ekonomik durumu veya kurumsal büyüklüğü, malın mağdur için taşıdığı manevi anlam, failin başka mal da alabilecek konumda olup olmadığı
Değer tespitinin mağdurun özel koşullarına değil, suç tarihinin ekonomik gerçekliğine dayandirılmasi gerektigi Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarıyla istikrarlı biçimde hükme bağlanmıştır. Bu nedenle mağdurun büyük bir zincir market olması ya da küçük bir esnaf olması, değer azlığı değerlendirmesini etkilemez. Yargıtay bu subjektif ölçütlerin TCK 145 uygulamasına taşınmasıni, TCK 61 kapsamındaki bireyselleştirme ölçütleriyle karıştırılması olarak nitelendirerek çifte değerlendirme yasağınin ihlali saymaktadır.
Cezada İndirim mi, Ceza Vermekten Vazgeçme mi?
| Sonuç | Uygulama Koşulu | Yargıtay Tutumu |
|---|---|---|
| Cezada İndirim | Malın değerinin az olması tek başına yeterlidir | Hâkim, indirim oranını TCK 3 uyarınca fiilin ağırlığıyla orantılı belirlemek zorundadır; gerekçesiz red bozma sebebidir |
| Ceza Vermekten Vazgeçme | Değer azlığı + suçun işleniş şekli ve özelliklerinin de bu kararı desteklemesi | ATM düzeneği, organize ekip hareketi, araç kullanımı bu yolu kapatır |
| TCK 145 Uygulanamaz (Vazgeçme) | Profesyonel organizasyon, planlama, araç ve gereç kullanımı | Değer azlığı saptanmış olsa dahi ceza vermekten vazgeçme yolu kapalıdır |
Değer Tespiti Nasil Yapılır?
Hâkimin değer azlığı konusundaki değerlendirmesini nesnel bir zemine oturtabilmesi için çalınan malın suç tarihindeki piyasa değeri somutlastirilmalıdır. Savunma açısından su adımlar kritiktir:
- Piyasa Araştırması: Malın suç tarihindeki rayiç bedeli, fatura, satış makbuzu veya güncel fiyat araştırmasıyla belgelenmelidir
- Bilirkişi Görüşü: Değer tespitinde tereddüt varsa bilirkişi atanması talep edilmeli; bilirkişi raporunu destekleyen ya da itiraz eden argümanlar tutanağa gecirtilmelidir
- Asgari Ücret Hesabı: Suç tarihindeki brüt asgari ücret belirlenmeli, çalınan malın değeriyle oranı hesaplanmalı; bu hesaplama yazılı beyanla dosyaya sunulmalidır
- TCK 61 Karıştırılmamalı: Mağdurun ekonomik profili, failin kastının yönü gibi unsurlar TCK 61 kapsamında bireyselleştirme ölçütüdür; TCK 145 değer tespitine dahil edilmesi çift değerlendirme yasağıni ihlal eder
Asgari Ücretin Yüzde Onu Ölçütü
Hangi Suçlarda Uygulanır?
TCK’da değer azlığına dayanarak indirim ya da ceza vermekten vazgeçme yetkişi tum mal varligi suçları için değil; yalnızca belirli suçlar bakımından taninmistir:
| Suc | Kanun Maddesi | Değer Azlığı |
|---|---|---|
| Hırsızlık Suçu / Kullanma Hırsızlığı | TCK 141, TCK 146 | Uygulanır (TCK 145) |
| Nitelikli Hırsızlık Suçu | TCK 142 | Uygulanır (TCK 145) |
| Yağma (Gasp) Suçu | TCK 148, 149 | Uygulanır (TCK 150/2) |
| Zimmet Suçu | TCK 247 | Uygulanır (TCK 249/1) |
| Dolandırıcılık, Güveni Kötüye Kullanma | TCK 157, 155 | TCK 145 kapsamında değil |
Zincirleme Hırsızlık ve İştirak Hallerinde TCK 145
Zincirleme Hırsızlık (TCK 43)
Her eylemin konusunu oluşturan malın değeri bağımsız olarak değerlendirilir. Toplam değer değil, her bir suç eyleminin konusu olan malın tek tek değeri goz önüne alınmalıdır. Eylemlerin toplam değeri TCK 145 bakımından belirleyici değildir.
İştirak Halinde Hırsızlık
Toplam çalınan malın değeri esas alınır; her sanığın payına düşen miktar ayrı ayrı hesaplanarak değer azlığı saptanamaz. Pay bölmesi yoluyla eşik yapay biçimde düşürülemez.
Hırsızlık Suçunda Değer Azlığı Savunması
Hırsızlık suçu nedeniyle yargilanıyor ve TCK 145 kapsamında indirim veya ceza vermemezlik talep etmek istiyorsanız; değer tespiti, doğru savunma stratejisi ve temyiz süreci için Ankara’da ceza hukukunda deneyimli avukatlarımıza danışabilirsiniz.
Danışmanlık ücretlidir. Asgari ücret tarifesi için Türkiye Barolar Birliği 2025-2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi‘ni inceleyebilirsiniz.

TCK 145 Malın Değerinin Azlığı Emsal Yargıtay Kararları 2026
Değer Azlığı ve İndirim İlkeleri
“Daha Fazlasını Alabilme İmkânı Varken Daha Az Almak” Kriteri Kanunda Yoktur; Bu Kriterle İndirim Reddedilmesi Hukuka Aykırıdır
Sanık hakkında bir marketten gıda maddesi çalmak suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünde yerel mahkeme, TCK 145 kapsamında ceza vermekten vazgeçmeyi ya da indirim yapmayi reddetmiştir. Gerekçede “daha fazlasını alabilme imkânı varken yalnızca gereksinim kadar ve değer olarak az olan şeyin alınması” koşulunun gerçeklesmedigı one sürülmüştür. Sanık müdafii temyizde, bu kriterin kanun metninde bulunmadığını, Yargıtay içtihadıyla şekillendiğini ve hükmü fiilen daraltarak kanunilik ilkesini çiğnendiğini ileri sürmüştür.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve 13. Ceza Dairesi, cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olmasınin tek başına yeterli olduğunu; kanun koyucunun bu aşamada “suçun işleniş şekli ve özellikleri” koşulunu aramadıgını açıkça hükme bağlamıştır. Söz konusu ibare yalnızca ceza vermekten tamamen vazgeçilmesi kararı bakımından devreye girmektedir. TCK 145’te yer almayan ek koşulların indirim aşamasında da zorunlu unsur olarak aranması, kanun koyucunun yerine gecmek anlamına geleceginden hukuka aykırıdır.
İndirim İçin Değer Azlığı Yeterli; Ceza Vermemezlik İçin Ek Koşul Gerekir
Sanığın bir süpermarketten toplam değeri 35 TL olan et ve kıyma çalması olayında yerel mahkeme, faile ne indirim uygulamış ne de ceza vermekten vazgeçmiştir. Müdafi, malın değerinin objektif olarak düşük olduğunu ve TCK 145’in uygulanmamasının orantılılık ilkesini ihlal ettiğini one sürmüştür.
Yargıtay kararlarında, TCK 145’in ic yapisi iki ayrı sonuçlu bir norm olarak ele alinmaktadır. Cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup hâkim, indirim oranını TCK 3 uyarınca “işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak biçimde belirleyerek kullanmalıdır. Ceza vermekten tamamen vazgeçilebilmesi ise yalnızca değer azlığına değil; suçun işleniş şekli ve özelliklerinin de vazgeçme kararıni destekler nitelikte olmasına bağlıdır. Yargıtay bu iki sonuç arasındaki ayrımi istikrarlı biçimde vurgulamaktadır.
Değer Tespiti Objektif Olmalıdir; Mağdurun Ekonomik Durumu veya Büyüklüğü Ölçüt Olamaz
Yerel mahkeme, süpermarketten 43,60 TL değerinde 4 adet şampuan çalan sabıksız ve çalışma sanıkk hakkında TCK 145 uygulamasını “mağdurun büyük bir isletmeci olmayabileceği” ve “olayın failin aktif iradesiyle gerçeklestigi” gerekçesiyle reddetmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu inceleme kararında, malın değerinin azlığını belirlerken hâkimin ülkenin ekonomik koşullarını, paranın satın alma gücünü ve orta gelirli kişinin gelir düzeyini objektif ölçüt olarak gözetmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. Mağdurun büyüklüğü, malın mağdur için taşıdığı kişisel anlam veya failin başka mal da alabilecek konumda olup olmaması, değer azlığını ortadan kaldırmaz. Bu subjektif ölçütlere başvurulması, TCK 61 kapsamındaki temel ceza belirleme sürecine ait unsurların TCK 145 uygulamasına taşınması anlamına gelir ve çifte değerlendirme yasağıni ihlal eder.
Suçun İşleniş Biçimi ve Organizasyon
Profesyonel Organizasyon veya Nitelikli Hal Söz Konusu Olduğunda TCK 145 Ceza Vermemezlik Yolunu Kapatır
Sanıklar, önceden hazırladıkları düzenek sayesinde mağdurlarin ATM’ye takılan banka kartlarını tornavida yardımıyla çıkararak ardından kartları kullanarak hesaplardan para çekmiştir. Çekilen para miktarı görece az olmasına karşın yerel mahkeme TCK 145 uygulamamış; müdafi bu karara itiraz ederek değer azlığını savunmuştur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu olayda malın değerinin azlığına dayalı indirim ya da ceza vermekten vazgeçme kararının mümkün olmadığını hükme bağlamıştır. ATM düzeneği kurulması, mağdurlarin uzaklaştırılması ve elde edilen kartın başka bir makinede kullanilmasi bir bütün oluşturmakta; bu organizasyonu ilkel, anlık veya zorunluluk kaynaklı bir eylemden ayirmaktadır. Yargıtay, bu tür olaylarda değer azlığı saptansın ya da saptanmasın ceza vermekten vazgeçilme yolunun kapalı olduğunu vurgulamıştır.
Asgari Ücret Ölçütü ve Değer Hesabı
Asgari Ücretin Yüzde Onunun Altındaki Değerler Genel Kılavuz Olarak Değer Azlığına İşaret Eder; Bu Oran Bağlayıcı Mutlak Sınır Değildir
Mahkeme, 25 TL değerinde bozuk para çalan sanık hakkında TCK 145 uygulamasına yer olmadığına karar vermiştir. Müdafi, Yargıtay’in suç tarihindeki asgari ücretle karşılaştırmayı yol gösterici ölçüt olarak kullanan içtihatlarini dosyaya sunmuş ve cezada indirim yapılmasıni talep etmistir.
Yargıtay 17. Ceza Dairesi ve 13. Ceza Dairesi’nin çeşitli kararlarında, suça konu malın değerinin suç tarihindeki asgari ücretin yüzde onunun altında kalması halinde cezada indirim yapılması gerektiğinin goz etilmemesinin bozma sebebi oluşturudugu hükme bağlanmıştır. Ceza vermekten vazgeçme seçeneği bakımından ise suçun işleniş şekli ve özellikleri bu aşamada ayrıca değerlendirilecektir. Bu oran, kanun metninde yer almayan yargısal bir yorum standardıdır; asgari ücretin yıldan yıla degismesiyle güncellenmesi gerekir.
Zincirleme, İştirak, Teşebbüs ve Özel Durumlar
Zincirleme Hırsızlıkta Her Eylem Ayrı Değerlendirilmeli; Toplam Değer Değil Her Eylemin Tekil Değeri Esas Alınmalıdır
Sanığın farklı tarihlerde aynı mağdura yönelik birden fazla hırsızlık eylemi gerçeklestirdigi ve her bir eylemin konusunu oluşturan malın değerinin ayrı ayrı az olduğu belirlenmis; ancak toplam değer hesaplanarak TCK 145’in uygulanamayacağı sonuçuna varılmıştır. Müdafi, zincirleme suç yapısında her eylemin bağımsız olduğunu ve değer tespitinin de buna göre yapılması gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay bu içtihat çizgisinde, zincirleme hırsızlık suçunun söz konusu olduğu hallerde eylemlerin toplam değerinin değil, her bir suç eyleminin konusunu oluşturan malın tek tek değerinin goz önüne alınması gerektiğini kabul etmektedir. TCK 43 kapsamında zincirleme sucta birden fazla eylem tek sucmus gibi cezalandirilmakla birlikte, TCK 145 bakımından değer azlığı saptanması her bir eylemin bağımsız niteliği korumaktadır. Toplam zarar değerlendirmesi, her eylemin bireysel ağırlığını değil kumülatif sonuçu esas alır; bu TCK 145’in amacıyla bağdaşmaz.
İştirak Halinde Hırsızlıkta Değer Tespiti Toplam Değer Üzerinden Yapılır; Kişi Başı Pay Hesabıyla Eşik Dusurulemez
Iki sanığın birlikte gerçeklestirdigi hırsızlık eyleminde çalınan malların toplam değerinin 70 TL olduğu tespit edilmiştir. Yerel mahkeme, her sanığa isnat edilebilecek payı 35 TL olarak hesaplayarak bu tutarın değer azlığı kapsamında kaldığı gerekçesiyle TCK 145’i uygulamıştır. Savcılık, toplam değerin esas alınması gerektiğini ileri sürerek aleyhe temyiz yoluna gitmiştir.
Yargıtay bu yönde verdiği kararlarında, iştirak halinde gerçeklestirilen hırsızlık suçunda TCK 145 uygulanırken suça konu malın toplam değerinin esas alinacagini; her bir sanığın payına düşen miktarın ayrı ayrı hesaplanarak değer azlığının bu paylar üzerinden saptanamadığını açıkça hükme bağlamıştır. Pay bölmesi yoluyla elde edilen rakam, eylemin gerçek haksızlık içeriği değil yapay bir aritmetik sonuçu yansitir.
Teşebbüs Aşamasında Kalan Hırsızlıkta Kastın Değer Olarak Az Olan Eşyaya Özgülen Olması Gerekir
Sanık, markette dolasırken güvenlik kamerasına yakalanmış; eşya almadan kasadan gecmeden çıkmadan önce gözaltına alınmıştır. Hangi eşyayı almayı planladığı belirlenemiştir. Yerel mahkeme teşebbüsten mahkûmiyet kurmuş; müdafi ise kastın değer olarak az olan eşyaya yönelmiş olduğunu savunmuştur.
Yargıtay 6. Ceza Dairesi ve 13. Ceza Dairesi’nin kararlarında, teşebbüs aşamasında kalan hırsızlık suçunda genel kural olarak TCK 145 uyarınca indirim yapılamayacağı benimsenmiştir. Bunun gerekçesi, suça konu eşyanin değerinin tespitine esas olacak nesnel verinin bulunmamasıdır. Buna karşın, failin kastı somut biçimde belirlenmiş ve değer olarak az olan eşyaya özgülenmişse ya da hangi eşyayı çalmak istediğini başka delillerle ortaya konabiliyorsa “şüpheleni sanık yararlanilar” ilkesi de devreye girerek TCK 145 uygulanabilecektir.
Malın Değerinde Hata Halinde TCK 30 ve TCK 145 Birlikte Uygulanır
Sanık, antika değeri taşıdığıni dustugü bir eşyayı bulunduğu yerden almistir. Yargılama sürecinde söz konusu konusu eşyanin piyasa değerinin oldukca düşük olduğu ortaya çıkmıştır. Yerel mahkeme, kastın değer olarak az olan eşyaya yönelmediğini gerekçe göstererek TCK 145’i uygulamamıştır.
Yargıtay ceza daireleri, bu olgu tipinde TCK 30/2’nin doğrudan devreye gireceğini kabul etmektedir. Fail, değerli olduğunu sandığı ama gerçekte değersiz ya da az değerli olan eşyayı çaldığında, sonuç itibarıyla malın nesnel değeri az olduğundan TCK 145 uygulanabilir; failin kastının nesnel değer azlığına özgülenenmis olması bu sonuçu ortadan kaldırmaz. Zira TCK 145, suçun maddi unsuruna değil yaptirim aşamasına ilişkin bir düzenlemedir.
TCK 145 Gerekçesiz veya Yetersiz Gerekçesiyle Reddedilirse Bu Durum Bağımsız Bir Bozma Nedeni Oluşturur
Yerel mahkeme, suça konu malların değerinin az olduğundan dosya kapsamından kabul etmekle birlikte TCK 145 uygulamasını reddetmiş; kararda bu reddin gerekçesi olarak yalnızca “suçun işleniş şekli” gibi soyut bir ifadeye yer verilmiştir. Müdafi, TCK 145 uygulamasının reddedilmesinin hukuki ve yeterli gerekçeye dayanmadığını one sürerek temyize başvurmuştur.
Yargıtay, TCK 145’e dayalı takdir hakkının kullanilmasinda ya da bundan kacinilmasinda Anayasa 141/3, CMK 34, 223 ve 230 ile 289 uyarınca her somut olaya özgü, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesinin zorunlu olduğunu istikrarlı kararlarında vurgulamaktadır. Mahkeme, TCK 145’i uygulamayı reddederken “suçun işleniş şekli ve özelliklerinin” neden bu reddi haklı kıldığını somut olgularla açıklamak zorundadır. Soyut ve kalıplaşmış ifadelerin gerekçe olarak kullanilmasi, özünde gerekçesizlikle es anlamlıdır ve bozma nedeni oluşturur.
Bu Makale Hakkında
Bu içerik; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 145. maddesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararları ve 6., 13., 17. Ceza Dairelerinin 10 emsal kararı esas alınarak hazirlanmistir. Malın değerinin azlığı nedeniyle indirim ve ceza vermemezlik, değer tespiti ölçütleri, asgari ücret kılavuzu, zincirleme ve iştirak halleri ile gerekçesiz red kararlarına karsi temyiz yollari derinlemesine ele alınmıştır.
Ayboğa Hukuk Bürosu, Ankara merkezli olarak hırsızlık suçu ve nitelikli hırsızlık suçu davalarında sanık temsilciliği ve TCK 145 değer azlığı savunması surmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
TCK 145 kapsamında malın değerinin az olması için kesin bir TL sınırı var midir?
Hırsızlık suçunda malın değeri az olmasına rağmen mahkeme indirim yapmayabilir mi?
TCK 145’te indirim ile ceza vermekten vazgeçme arasındaki fark nedir?
Zincirleme hırsızlıkta toplam değer mi yoksa her eylemin ayrı değeri mi esas alınır?
İştirak halinde işlenen hırsızlıkta değer azlığı nasil belirlenir?
Teşebbüs halinde kalan hırsızlıkta TCK 145 uygulanabilir mi?
Ceza vermekten tamamen vazgeçilebilmesi için hangi koşullar aranır?
Malın değerinin azlığı nedeniyle indirim hangi suçlarda uygulanır?
TCK 145 uygulamasının reddedilmesi gerekçesiz kalmışsa ne yapılabilir?
Av. Çağrı Ayboğa, 2018’den bu yana Ankara’da ceza hukuku alaninda hizmet vermektedir. Hırsızlık suçu, nitelikli hırsızlık, TCK 141 ve TCK 142 davaları ile TCK 145 değer azlığı savunması konularinda sanık temsilciliği deneyimine sahiptir.