TCK 191: Kullanmak İçin Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek veya Bulundurmak Suçu ve Cezası
TCK 191 Yargıtay Kararları Güncel 2026
TCK 191 Kullanmak İçin Uyuşturucu Bulundurmak
TCK 191, kişisel kullanım amacıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden, bulunduran veya kullananlar için 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörür. Bu suç kapsamında kamu davasının açılması 5 yıl süreyle ertelenir ve fail 1 yıl denetimli serbestlik/tedavi sürecine tabi tutulur. Yükümlülükler ihlal edilirse hapis cezası davası açılır.
- Temel ceza (191/1): 2–5 yıl hapis
- Kamu davasının ertelenmesi (191/2): 5 yıl — Cumhuriyet savcısı tarafından resen
- Denetimli serbestlik (191/3): En az 1 yıl — max 3 yıla uzatılabilir
- İhlal (191/4): Dava açılır — hapis cezası gündeme gelir
- Başarılı tamamlama (191/7): Kovuşturmaya YOK — sabıkaya işlemez
- 200 metre kuralı (191/10): Okul, yurt, hastane, kışla yakını — ceza yarı artırılır (3–7,5 yıl)
- TCK 188 sınırı: Kişisel kullanım miktarını aşarsa ticaret — min. 10 yıl hapis
- Görevli mahkeme: Asliye Ceza Mahkemesi

TCK 191 nedir, cezası kaç yıl? TCK 191; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ya da kullanmak suçunu düzenler. Temel ceza 2 yıldan 5 yıla kadar hapistir. Ancak kamu davası 5 yıl ertelenir, bu sürede en az 1 yıl denetimli serbestlik uygulanır. Yükümlülükler eksiksiz yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir ve dava düşer — sabıkaya işlemez. Suç resen soruşturulur; uzlaşma uygulanmaz.
Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesi, uyuşturucu kullanımına yaklaşımda bir paradigma değişikliğini yansıtır: kullanıcıyı cezalandırmak yerine tedavi ve rehabilitasyona yönlendirmek. Bu anlayış, maddenin yapısına da işlenmiştir. Temel yaptırım hapis cezası olmakla birlikte, uygulamada süreç denetimli serbestlik ve tedavi üzerinden yürütülür.
Ankara’daki davalardan elde ettiğimiz saha deneyimine göre en kritik sorun, suçun TCK 191 mi yoksa TCK 188 (uyuşturucu ticareti) kapsamında mı kalacağıdır. Bu ayrım ceza miktarını, mahkemeyi ve tüm süreci kökten değiştirir. Aşağıda kanun metninin tüm fıkraları, suçun gerekçesi, Yargıtay kararları ve pratik sorular kapsamlı biçimde ele alınmaktadır.
TCK Madde 191 Tam Kanun Metni (Değişik: 18/6/2014 – 6545/68 md.)
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 171. maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (Ek cümle: 28/3/2023–7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir.
Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir.
Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır.
Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.
Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.
Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
Bu Kanunun; a) 188. maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190. maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır.
Birinci fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Kaynak: Resmi Gazete — 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr) | TCK Tam Metni

TCK 191 Suçunun Gerekçesi
Maddenin gerekçesinde kanun koyucu şu temel yaklaşımı benimsemiştir: uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişinin doğrudan cezalandırılması yerine, öncelikle tedavi ve topluma yeniden kazandırma hedeflenmektedir. Bu nedenle 191. madde, salt ceza hukuku değil; ceza hukuku ile sağlık hukukunun kesiştiği karma bir yapı sunmaktadır.
TCK 191 suçunun gerekçesi nedir? Kanun koyucu, kişisel kullanım amacıyla uyuşturucu bulunduran veya kullanan kişilerin öncelikle bağımlılık tedavisine yönlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Bu anlayışla, suçun cezası tamamen ortadan kaldırılmamış; ancak kamu davasının açılması ertelenerek fail denetimli serbestlik ve tedavi sürecine tabi tutulmuştur. Denetimin başarıyla tamamlanması hâlinde ceza uygulanmaksızın dava düşmektedir. Bu yapı; ceza hukukunun caydırıcılık işleviyle sağlık hukukunun rehabilitasyon amacını bütünleştirmektedir.
- Korunan hukuki değer: Toplum sağlığı ve bireyin sağlıklı yaşam hakkı
- Failin amacı: Kişisel kullanım — ticari amaç olmaksızın
- Seçimlik hareketler: Satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma — bunlardan herhangi biri yeterlidir
- Özel kast: Satın alma, kabul etme ve bulundurma fiillerinde “kullanmak için” özel kastı aranır; kullanma fiilinde genel kast yeterlidir
- Taksir: Bu suçun taksirli hâli düzenlenmemiştir — yalnızca kasten işlenebilir
- Fail: Herkes olabilir — ilk kez ya da alışkanlık hâlinde kullananlar arasında faillik bakımından fark yoktur
TCK 191 Kullanmak İçin Uyuşturucu Bulundurmak — Ceza ve Süreç Tablosu
| Aşama | Kural / Süre | Açıklama |
|---|---|---|
| Temel ceza (191/1) | 2–5 yıl hapis | İkinci fıkra devreye girdiğinden uygulanmaz — erteleme yapılır |
| Kamu davası erteleme (191/2) | 5 yıl | CMK 171 şartları aranmaksızın resen uygulanır |
| Denetimli serbestlik (191/3) | Min. 1 yıl / max. 3 yıl | 6’şar aylık dönemlerle uzatılır; yılda 2 kez uyuşturucu testi |
| İhlal → dava açılması (191/4) | Yükümlülük ihlali veya tekrar kullanım | Erteleme kalkar, hapis cezası gündeme gelir |
| Tekrar suç — ayrı kovuşturma yok (191/5) | Erteleme ihlali sayılır | Yeni soruşturma açılmaz; mevcut erteleme ihlali olarak işlenir |
| İkinci kez erteleme yok (191/6) | Dava açıldıktan sonra | İkinci erteleme kararı verilemez |
| Başarılı tamamlama (191/7) | Kovuşturmaya YOK | Dava düşer, sabıkaya işlemez |
| TCK 188/190 kovuşturmasında (191/8) | HAGB kararı | Suç münhasıran TCK 191 kapsamına giriyorsa HAGB verilir |
| 200 metre nitelikli hâl (191/10) | 3–7,5 yıl hapis | Okul, yurt, hastane, kışla, ibadethane yakını |
TCK 191/2 Kamu Davasının Ertelenmesi: Neden Otomatik Uygulanır?
TCK 191/2’deki kamu davasının ertelenmesi nasıl işler? TCK 191/2 uyarınca Cumhuriyet Savcısı; soruşturmada suçun işlendiğine kanaat getirirse CMK 171’deki koşulları aramaksızın 5 yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar vermek zorundadır. Bu düzenleme bir takdir yetkisi değil, zorunluluktur. Savcı şüpheliyi yükümlülükler ve ihlal sonuçları konusunda uyarır. 2023 değişikliğiyle erteleme kararı artık kolluk birimlerine de bildirilmektedir.
TCK 191/3 Denetimli Serbestlik ve Tedavi Süreci
TCK 191 kapsamında denetimli serbestlik nasıl uygulanır? Erteleme kararının ardından şüpheli hakkında en az 1 yıl denetimli serbestlik uygulanır. Bu süre savcı kararıyla 6’şar aylık dönemlerle en fazla 2 yıl daha (toplamda 3 yıla kadar) uzatılabilir. Gerek görülürse tedaviye tabi tutulur. Savcı yılda en az 2 kez uyuşturucu testi yaptırmak için kuruma sevk kararı verir. Denetim ihlalsiz tamamlanırsa dava düşer.
- Zorunlu imza/görüşme: Denetimli serbestlik müdürlüğüne düzenli başvuru
- Uyuşturucu testi: Yılda en az 2 kez — savcı kararıyla ilgili kuruma sevk
- Tedavi: Gerek görülürse AMATEM veya başka tedavi merkezine yönlendirme
- Süre uzatımı: 6’şar aylık dönemlerle maksimum 2 yıl ek süre
- İhlal: Tek ihlal yeterli değil — Yargıtay’a göre ısrar ve ikinci ihtarat şartı aranır
TCK 191/4 Ertelemenin İhlali ve Kamu Davasının Açılması
Erteleme süresinde üç hâlden biri gerçekleşirse kamu davası açılır: yükümlülüklere ısrarla uymama, tekrar uyuşturucu satın alma/kabul etme/bulundurma veya tekrar kullanma. Yargıtay; tek ihlale karşı hemen dava açılamayacağını, önce ikinci ihtarat gerektiğini içtihat etmiştir.

TCK 191/10 200 Metre Kuralı ve Nitelikli Hâl
TCK 191’de 200 metre kuralı nedir? TCK 191/10 uyarınca kullanma veya bulundurma eyleminin okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tesislerin sınırlarından itibaren 200 metre yakınındaki umumi ya da umuma açık yerlerde gerçekleşmesi hâlinde temel ceza yarı oranında artırılır. Bu durumda ceza aralığı 3–7,5 yıla yükselir. Nitelikli hâlde denetimli serbestlik süreci yine uygulanır. Failin özel mülkü, “umumi veya umuma açık yer” kapsamında değerlendirilemeyebilir.

Kullanmak İçin Uyuşturucu Bulundurma Suçunda Kişisel Kullanım Miktarı
Uyuşturucu kişisel kullanım miktarı ne kadardır? Kanunda kesin bir miktar belirtilmemiştir. Yargıtay ve Adli Tıp Kurumu değerlendirmelerine göre bir yıllık kişisel kullanıma yetecek miktar esas alınır. Miktar tek başına belirleyici değildir; bulundurma yeri, paketleme biçimi, yan deliller ve failin yaşam koşulları bütünüyle değerlendirilir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu; kastın belirlenmesinde miktar, yer ve biçim olmak üzere üç temel ölçüt benimsemiştir.
Esrar (Kenevir)
Yargıtay kararlarında 200–700 gram arası genellikle kişisel kullanım kapsamında değerlendirilmiş olmakla birlikte, bu sınır son yıllarda aşağıya çekilmektedir. Dikili kenevir sayısı da değerlendirmede dikkate alınmaktadır.
Eroin / Kokain
Başka delil yoksa 20 gram altı kullanım amacıyla değerlendirilebilir. 20 gram ve üzeri ticaret kastına işaret eder. Adli Tıp Kurumu raporu belirleyici rol oynar.
Metamfetamin / Ecstasy
Eşik daha düşüktür. Çoklu ayrı paket hâlinde bulunması veya farklı türde birden fazla madde ticaret kastının emaresi sayılır.
Lyrica (Pregabalin) ve Benzeri
Reçetesiz bulundurma TCK 191 kapsamındadır. Reçeteli olsa dahi aşırı miktarda veya reçete dışı kullanım suç oluşturabilir.
TCK 191 ile TCK 188 (Uyuşturucu Ticareti) Arasındaki Fark
Kullanma suçu (TCK 191) ile ticaret suçu (TCK 188) farkı nedir? Temel ayrım amaçtır. TCK 191; kişinin yalnızca kendi kullanımı için madde bulundurmasını kapsar. TCK 188; satma, dağıtma, nakletme veya başkasına temin etme amacını taşıyan eylemleri düzenler. TCK 188 cezası en az 10 yıl hapistir ve kamu davasının ertelenmesi uygulanmaz. Yargıtay; kastı belirlerken miktar, bulundurma yeri ve biçimini birlikte değerlendirmektedir.
| Ölçüt | TCK 191 (Kullanma) | TCK 188 (Ticaret) |
|---|---|---|
| Amaç | Kişisel kullanım | Satış, dağıtım, nakil, temin |
| Ceza | 2–5 yıl (nitelikli: 3–7,5 yıl) | En az 10 yıl + adli para cezası |
| Erteleme | 5 yıl — resen | Uygulanmaz |
| Görevli mahkeme | Asliye Ceza | Ağır Ceza |
| Sabıka | Denetim tamamlanırsa işlemez | İşler |
| Paketleme / terazi | Tek parça, kişisel kullanıma uygun yer | Küçük ayrı paketler, hassas terazi, depo/gizli yer |
Etkin Pişmanlık — TCK 192
- TCK 192/1 — Tedavi başvurusu: Soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına başvurarak tedavi isteyen kişi hakkında cezaya hükmolunmaz. Bu durumda kamu görevlileri ve sağlık mensupları suçu bildirme yükümlülüğünden muaf tutulur
- TCK 192/2 — İhbar yoluyla etkin pişmanlık: Resmi makamlarca haber alınmadan önce uyuşturucuyu kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini yetkililere bildirerek suçluların yakalanmasını veya maddenin ele geçirilmesini kolaylaştıran fail hakkında ceza verilmez
- TCK 192/3 — Sonradan ihbar: Resmi makamlar devreye girdikten sonra yapılan ihbarda cezada indirim yapılabilir
- Süre: Etkin pişmanlık en geç ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar ileri sürülebilir
TCK 191 — Kullanmak İçin Uyuşturucu Bulundurma Davası
TCK 191 suçlamasıyla karşılaştıysanız; suçun doğru vasıflandırılması (TCK 191 mi, TCK 188 mi?), denetimli serbestlik sürecinin yönetimi ve savunma stratejisi belirleyicidir. Ankara’da deneyimli ceza avukatlarımız yanınızdadır.
Danışmanlık ücretlidir. Asgari ücret tarifesi için Türkiye Barolar Birliği 2025–2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi‘ni inceleyebilirsiniz.
TCK 191 Emsal Yargıtay Kararları
TCK 191 / TCK 188 Ayrımında Üç Temel Ölçüt: Miktar, Yer, Biçim
Uyuşturucu veya uyarıcı madde suçlarında, failin eyleminin niteliğinin doğru şekilde belirlenmesi, hem maddi gerçeğe ulaşılması hem de adil yargılanma ilkesinin sağlanması bakımından temel öneme sahiptir. Bu kapsamda, eylemin “kullanmak için bulundurma” mı yoksa “ticaret” kapsamında mı değerlendirilmesi gerektiği hususu, yalnızca ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarına indirgenerek çözümlenemez.
Ceza Genel Kurulu’nun yerleşik içtihatlarında vurgulandığı üzere, failin kastının belirlenmesinde üç temel ölçüt esas alınmalıdır: uyuşturucu maddenin miktarı, bulunduğu yer ve bulundurulma biçimi. Ancak bu üç kriterin her biri tek başına belirleyici olmayıp, somut olayın tüm özellikleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Uyuşturucu maddenin bulundurulma biçimi bakımından; maddenin küçük paketler hâlinde satışa hazır şekilde bulunması, hassas terazi, kilitli poşet, paketleme malzemesi gibi araçlarla birlikte ele geçirilmesi, failin ticaret kastına işaret eden güçlü emarelerdir. Bunun yanında, failin iletişim kayıtları, çevresiyle olan ilişkileri, ekonomik durumu, uyuşturucu madde kullanma alışkanlığı ve sabıkası gibi hususlar, kastın belirlenmesinde tamamlayıcı rol oynar.
Yalnızca miktar unsuruna dayanılarak sonuca ulaşılması, Ceza Genel Kurulu’nun benimsediği bütüncül değerlendirme ilkesine aykırılık teşkil etmektedir. Kastın belirlenmesinde tereddüt bulunması hâlinde ise bu tereddüt sanık lehine yorumlanmalıdır.
Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, savunma açısından temel referanstır. Mahkeme yalnızca miktara bakarak TCK 188 kapsamında hüküm kuruyorsa — yer ve biçim kriterleri tartışılmadan — Yargıtay bunu bozma sebebi saymaktadır. Savunmada her üç kriterin ayrıntılı analizi yapılmalıdır.
Başkasına Verme Fiili — İrade Uyuşması ve Zilyetlik Devri Şartı
Uyuşturucu veya uyarıcı maddenin “başkasına verilmesi” fiilinin varlığından söz edilebilmesi için öncelikle taraflar arasında bir irade uyuşmasının bulunması gerekmektedir. Bu irade uyuşması; failin uyuşturucu maddeyi karşı tarafa devretme iradesi ile karşı tarafın bunu kabul etme iradesinin örtüşmesini ifade eder.
Zilyetliğin devri ise, uyuşturucu maddenin fiilî hâkimiyetinin failden çıkarak başka bir kişiye geçmesi anlamına gelmektedir. Bu devrin gerçekleşmesiyle birlikte, artık failin eylemi yalnızca “bulundurma” kapsamında değerlendirilemeyecek, “verme” fiili kapsamında daha ağır bir suç tipine vücut verebilecektir. Uyuşturucu maddenin başkasına verilmesi için mutlaka bir bedel karşılığı devredilmesi şart değildir; karşılıksız verme de bu kapsamda suç oluşturabilir.
Ceza Genel Kurulu, bu tür durumlarda mahkemelerin yalnızca ele geçirilen uyuşturucu miktarına dayanarak değerlendirme yapmasının yeterli olmayacağını, eylemin tüm yönleriyle incelenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Avukat Değerlendirmesi: Bedelsiz paylaşım vakalarında bile suçun TCK 191’i aşabileceği bu karardan anlaşılmaktadır. Savunmada; irade uyuşmasının ve zilyetlik devrinin gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği somut delillerle tartışılmalıdır.
Dikili Kenevir Sayısı ve Elde Edilebilecek Miktar Birlikte Değerlendirilmeli
Uyuşturucu maddenin miktarı tek başına belirleyici olmayıp, dikili kenevir sayısı ve elde edilebilecek toplam miktar da kastın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır.
Somut olayda, sanığın zilyetliğinde bulunan taşınmaz üzerinde yapılan aramada çok sayıda dikili kenevir bitkisinin ele geçirildiği anlaşılmaktadır. Bu bitkilerin sayısı ve gelişim düzeyi dikkate alındığında, elde edilebilecek toplam uyuşturucu miktarının sanığın kişisel kullanım sınırlarının oldukça üzerinde olduğu açıktır. Yalnızca dikili bitki sayısına dayanılarak kesin bir sonuca ulaşılması da mümkün değildir — sanığın iletişim kayıtları, müşteri ilişkileri ve ekonomik durumu gibi hususların da detaylı şekilde incelenmesi gerekmektedir.
Ceza yargılamasında mahkûmiyet hükmü kurulabilmesi için sanığın suç işlediğinin her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulması gerekmektedir.
Avukat Değerlendirmesi: Kenevir yetiştirme davalarında dikili bitki sayısı ticaret kastı için güçlü bir emare olarak değerlendirilmektedir. Ancak elde edilen ürünün kullanım biçimi, saklanma şekli ve sanığın genel yaşam koşulları da incelenmelidir.
Kişisel Kullanım Sınırında Miktar + Ticaret Kastı Delilsizse — TCK 191 Uygulanır
Ele geçirilen uyuşturucu madde miktarının kişisel kullanım sınırları içinde kalması ve ticaret veya başkasına temin kastını gösteren yeterli ve kesin delil bulunmaması hâlinde, eylemin TCK 191 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Sanığın savunmasının aksine, uyuşturucu maddeyi başkası için temin ettiğine veya ticari amaçla bulundurduğuna dair, kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli bir delil bulunmamaktadır. Ceza yargılamasında “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereği, failin kastı konusunda tereddüt bulunması hâlinde bu tereddüt sanık lehine yorumlanmalıdır.
Yerel mahkemece sanığın eyleminin TCK 188 kapsamında değerlendirilerek mahkûmiyetine karar verilmesi isabetsiz olup, eylemin TCK 191 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Avukat Değerlendirmesi: “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesinin TCK 191–188 ayrımında doğrudan uygulandığını gösteren temel içtihat. Ticaret kastını gösteren kesin delil yoksa TCK 188 mahkûmiyeti bozulmaktadır.
Kişisel Kullanım Miktarı + Somut Delil Yoksa TCK 191 Kapsamı
Kişisel kullanım miktarında uyuşturucu madde bulundurulması ve ticaret kastına ilişkin somut delil bulunmaması hâlinde, eylemin TCK 191 kapsamında değerlendirilmesi gerekir.
Somut olayda, sanığın üzerinde ele geçirilen uyuşturucu maddenin miktarının kişisel kullanım sınırları içerisinde olduğu anlaşılmıştır. Telefon görüşmeleri, tanık beyanları veya diğer maddi bulgular ticaret kastını destekleyecek nitelikte değildir. Bu durumda yalnızca varsayıma dayalı olarak sanığın ticaret suçundan cezalandırılması mümkün değildir. Ceza hukukunun temel ilkelerinden biri olan “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Avukat Değerlendirmesi: Miktar kişisel kullanım sınırında kaldığında ve bunu çürütecek güçlü delil yoksa mahkemeler TCK 191’i uygulamak zorundadır. Bu karar, savunmada sıklıkla atıf yapılması gereken temel içtihatlardandır.
Yalnızca Telefon Görüşmesine Dayalı Ticaret İddiası — TCK 191’e Düşer
Uyuşturucu madde ticaretine ilişkin deliller yalnızca telefon görüşmelerine dayanıyorsa ve maddi bulgularla desteklenmiyorsa, eylem TCK 191 kapsamında değerlendirilmelidir.
Somut olayda, sanığın üzerinde ele geçirilen uyuşturucu miktarı oldukça düşük olup kişisel kullanım sınırları içinde kalmaktadır. Bunun dışında sanığın ticaret yaptığına ilişkin ileri sürülen delillerin yalnızca telefon görüşmelerinden ibaret olduğu görülmektedir. Ancak bu görüşmelerin somut olay ve maddi bulgularla desteklenmediği, dolayısıyla kesin ve inandırıcı delil niteliği taşımadığı anlaşılmıştır. Ceza yargılamasında mahkûmiyet için kesin ve şüpheden uzak delil aranır. Yalnızca iletişim kayıtlarına dayanılarak ticaret kastı çıkarılması hukuka aykırıdır.
Avukat Değerlendirmesi: İletişim kaydı tek başına mahkûmiyet için yeterli değildir. Savcılık; telefon görüşmelerini maddi bulgularla (teslimat, ödeme, paketleme malzemesi vb.) destekleyemezse suç TCK 191 kapsamında kalır. Savunmada bu içtihada atıf yapılmalıdır.
Bahçede Ele Geçirilen Kişisel Kullanım Miktarı — Ticaret Kastı İspatsızsa TCK 191
Ele geçirilen uyuşturucu maddenin kişisel kullanım miktarında olması ve başkasına verme veya satma kastını gösteren somut delil bulunmaması hâlinde eylemin TCK 191 kapsamında değerlendirilmesi gerekir.
Somut olayda, sanığın babası ile birlikte yaşadığı evin arka bahçesinde ele geçirilen uyuşturucu maddenin net miktarının kişisel kullanım sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmıştır. Bunun yanında sanığın bu maddeyi başkalarına verme veya satma amacıyla bulundurduğuna ilişkin herhangi bir somut delil elde edilememiştir. Ceza yargılamasında mahkûmiyet kararı verilebilmesi için suçun tüm unsurlarının kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulması gerekmektedir. Somut olayda bu şartların oluşmadığı görülmektedir.
Avukat Değerlendirmesi: Evin yakın çevresinde (bahçe, araç vb.) ele geçirilen ve kişisel kullanım miktarında kalan uyuşturucu için ticaret kastı ispat edilemezse TCK 191 uygulanır. Savunmada konumun kişisel kullanıma uygunluğu vurgulanmalıdır.
Yeterli Kesin Delil Yoksa Şüpheden Sanık Yararlanır — TCK 191 Uygulanmalı
Mahkûmiyet için yeterli ve kesin delil bulunmadığı hâllerde, sanığın eyleminin TCK 191 kapsamında değerlendirilmesi ve şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerekir.
Somut olayda, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin yeterli ve kesin delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Mevcut deliller, sanığın eyleminin ticaret kapsamında değerlendirilebilmesi için gerekli olan kesinlik düzeyine ulaşmamaktadır. Bu durumda ceza hukukunun temel ilkelerinden biri olan “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi devreye girmelidir. Şüpheyi ortadan kaldıracak düzeyde delil bulunmadığı sürece sanığın aleyhine yorum yapılması mümkün değildir. Sanığın eyleminin TCK 191 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Avukat Değerlendirmesi: Güncel bir Yargıtay 10. Daire kararı olarak “şüpheden sanık yararlanır” ilkesinin TCK 191–188 ayrımına doğrudan uygulandığını teyit etmektedir. Savunma dosyasında bu kararın kullanılması önerilir.
Örnek Senaryo: Ankara’da trafik denetiminde bir araçta 5 gram esrar ele geçirilmiştir. Kişi ilk kez yakalanmakta, uyuşturucu kullanma alışkanlığını kabul etmektedir.
Hukuki Değerlendirme: 5 gram esrar kişisel kullanım sınırı içinde kalmakta olup ticaret kastına işaret eden başka delil (hassas terazi, ayrı paketleme, iletişim kaydı vb.) yoktur. Savcılık TCK 191 kapsamında 5 yıl erteleme kararı verir. En az 1 yıl denetimli serbestlik uygulanır. Denetim ihlalsiz tamamlanırsa dava düşer, sabıkaya işlemez. Uyuşturucu tespit için yılda en az 2 kez kuruma sevk edilir.
Örnek Senaryo: Ankara’da bir kişinin evinde 8 gram metamfetamin ile birlikte hassas terazi ve 20 adet küçük şeffaf poşet ele geçirilmiştir.
Hukuki Değerlendirme: Hassas terazi ve çoklu küçük poşetlerin birlikte ele geçirilmesi, Yargıtay içtihadına göre ticaret kastına güçlü biçimde delalet etmektedir. Bu durumda dosya TCK 188 kapsamına kayabilir; minimum ceza 10 yıl hapis olur ve erteleme uygulanmaz. Savunmada; tezinin çürütülmesi için terazi ve poşetlerin kullanım amacı, bunların failin başka aktiviteleriyle bağlantısı ve uyuşturucu miktarının kişisel kullanıma uygunluğu somut delillerle tartışılmalıdır.
Bu Makale Hakkında
Bu içerik; 5237 sayılı TCK 191. maddesi, 2023 yılında yapılan 7445/18 sayılı değişiklik, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve ceza dairelerinin güncel içtihatları ile Ankara’daki saha dava deneyimleri esas alınarak Ankara Barosu’na kayıtlı avukatlar tarafından hazırlanmıştır.
Ayboğa Hukuk Bürosu, Ankara merkezli olarak TCK 191 kapsamındaki uyuşturucu kullanma ve bulundurma davalarında mağdur ve sanık tarafında hukuki destek sunmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
TCK 191 nedir, cezası kaç yıldır?
TCK 191 sabıka kaydına işler mi?
Kullanmak için uyuşturucu bulundurmak hemen hapis cezasına yol açar mı?
TCK 191 ile TCK 188 farkı nedir?
Denetimli serbestliği ihlal edersem ne olur?
200 metre kuralı ne demektir?
Yılda kaç kez uyuşturucu testi yapılır?
Kendim başvurup tedavi olsam ceza alır mıyım?
Esrar kullanmak TCK 191 kapsamında mıdır?

Avukat Çağrı Ayboğa, 2018’den bu yana Ankara’da ceza hukuku alanında hizmet vermektedir. TCK 191 kapsamındaki uyuşturucu kullanma/bulundurma davaları, TCK 188 ayrımı, denetimli serbestlik ve etkin pişmanlık süreçleri konularında deneyimlidir.
TCK 191 — Kullanmak İçin Uyuşturucu Bulundurma Davası
TCK 191 suçlamasıyla karşılaştıysanız; suçun doğru vasıflandırılması (TCK 191 mi, TCK 188 mi?), denetimli serbestlik sürecinin yönetimi ve savunma stratejisi belirleyicidir. Ankara’da deneyimli ceza avukatlarımız yanınızdadır.
Danışmanlık ücretlidir. Asgari ücret tarifesi için Türkiye Barolar Birliği 2025–2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi‘ni inceleyebilirsiniz.