TCK 217/A Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma Suçu Nedir, Cezası Ne Kadar? | 2026
TCK 217/A Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma
TCK Madde 217/A; sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak amacıyla ülkenin güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığıyla ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yaymayı suç sayar. 2022’de 7418 sayılı Kanun ile eklenmiş olup sosyal medya paylaşımlarında sıklıkla uygulanmaktadır. Temel güvence: failin salt bilgi yaymak değil, panik/korku yaratmak kastıyla hareket etmesi şarttır.
- Suç: Gerçeğe aykırı bilgiyi kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayma
- Ceza (f.1): 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası
- Ceza artırımı (f.2): Kimlik gizleyerek veya örgüt çerçevesinde işlenirse ceza yarı oranında artırılır
- Özel kast (saik): Yalnızca endişe, korku veya panik yaratmak amacı — salt bilgi paylaşımı suç değildir
- İçerik şartı: İç/dış güvenlik, kamu düzeni veya genel sağlıkla ilgili olmalı
- Aleniyet: Kamuya açık ortamda yayma — sosyal medya, basın, miting dahil
- Elverişlilik: Kamu barışını bozabilecek nitelikte olması aranır
- Şikâyet: Resen soruşturma — şikâyete gerek yok
- Uzlaşma: Kapsamı dışındadır
- Görevli mahkeme: Asliye Ceza Mahkemesi
- Yürürlük: 13 Ekim 2022 — 7418 sayılı Kanun ile eklendi
- TCK 217 farkı: 217/A “yanlış bilgi yayma”; 217 ise “kanunlara uymamaya tahrik” — farklı suçlar

Türk ceza hukukunun sosyal medya ve dijital iletişim alanındaki en tartışmalı maddelerinden biri olan TCK 217/A, yürürlüğe girdiği günden bu yana hem uygulamada hem akademik çevrelerde yoğun tartışmaya konu olmuştur. Basın özgürlüğü kuruluşları ve muhalefet partilerinin “dezenformasyon yasası” olarak adlandırdığı bu düzenleme; Anayasa Mahkemesi’nin anayasaya aykırılık başvurularını reddetmesiyle şimdilik geçerliliğini korumaktadır.
Bu yazıda; TCK 217/A’nın kanun metni, madde gerekçesi, beş temel unsuru, özel kast analizi, Anayasa Mahkemesi değerlendirmesi, TCK 217 ile farkı ve 6 Yargıtay kararı kapsamlı biçimde ele alınmaktadır.
TCK Madde 217/A Kanun Metni
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 217/A (7418 Sayılı Kanun ile Eklendi, 13.10.2022)
TCK 217/A fıkra 1: Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
TCK 217/A fıkra 2: Fail, suçu gerçek kimliğini gizleyerek veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlemesi hâlinde, birinci fıkraya göre verilen ceza yarı oranında artırılır.
Kaynak: Resmi Gazete — 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr) | TCK Tam Metni
TCK 217/A Suçunun Gerekçesi
TCK 217/A’nın suç olarak düzenlenmesinin gerekçesi nedir? Kanun koyucu, maddenin gerekçesinde şu amacı açıklamıştır: Özellikle kriz dönemlerinde ve toplumsal gerginliklerde, kasten gerçeğe aykırı bilgi yayarak halk arasında panik oluşturmak; kamu düzenini tehdit edebilir ve devlet kurumlarına duyulan güveni zedeleyebilir. Düzenleme; basın özgürlüğünü ya da meşru eleştiriyi kısıtlamayı değil, kasıtlı dezenformasyonla kamu barışını bozmayı önlemeyi amaçlamaktadır. Bu nedenle madde, “salt yanlış bilgi paylaşımı”nı değil; yalnızca korku/panik yaratmak amacıyla yapılan, kamuya açık ve kamu barışını bozabilecek nitelikteki gerçeğe aykırı bilgi yayımını kapsamaktadır.
Gerekçede ayrıca “sosyal medyanın kamuoyunu şekillendirme gücü”ne özellikle vurgu yapılmış; geleneksel yayıncılığın yanı sıra dijital platformların da bu madde kapsamında değerlendirileceği belirtilmiştir. Kanun koyucu; gazetecilik faaliyetleri ve iyi niyetli paylaşımları kapsam dışında tutmak için “sırf” ve “saik” ifadelerini maddeye bilinçli olarak eklemiştir. Ancak uygulamada bu ayrımın her zaman yeterince gözetilmediği görülmektedir.
TCK 217/A Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma Suçunun Unsurları
Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunun unsurları nelerdir? TCK 217/A suçunun oluşabilmesi için beş unsurun birlikte bulunması şarttır: (1) Gerçeğe aykırı bilgi — yayılan bilginin nesnel olarak yanlış olması, (2) Konu sınırı — bilginin iç/dış güvenlik, kamu düzeni veya genel sağlıkla ilgili olması, (3) Aleniyet — kamuya açık ortamda yayılması, (4) Elverişlilik — kamu barışını bozmaya elverişli olması, (5) Özel kast — failin sırf endişe, korku veya panik yaratmak amacıyla hareket etmesi. Bu beş unsurdan birinin yokluğu suçun oluşumunu engeller.
- Gerçeğe aykırılık: Yayılan bilginin nesnel gerçeklikle çelişmesi gerekir. Tartışmalı, yorum içeren ya da kısmen doğru bilgiler bu kapsamda değerlendirilemez. Gerçeğe aykırılık; bilginin yayıldığı andaki nesnel gerçeklikle karşılaştırılarak belirlenir
- Konu sınırı (güvenlik, düzen, sağlık): Bilginin ülkenin iç veya dış güvenliği, kamu düzeni ya da genel sağlıkla ilgili olması zorunludur. Ekonomi, kültür veya bireysel konulardaki yanlış bilgiler bu madde kapsamına girmez
- Aleniyet: Bilginin kamuya açık bir ortamda yayılması şarttır. Sosyal medya, televizyon, gazete, miting alanı ve kamuya açık dijital platformlar aleniyet koşulunu karşılar. Özel mesajlaşmalar kural olarak kapsam dışındadır
- Kamu barışını bozma elverişliliği: Suçun oluşabilmesi için bilginin kamu barışını fiilen bozmuş olması gerekmez; ancak bunu bozabilecek nitelikte — yani elverişli — olması şarttır. Yargıtay; erişim sayısı, hedef kitle ve yayılma kapasitesini bu değerlendirmede esas almaktadır
- Özel kast (saik): Suçun en belirleyici unsuru budur. Failin yalnızca bilgi paylaşmak, eleştirmek veya haber vermek için değil; sırf endişe, korku veya panik yaratmak amacıyla hareket etmiş olması gerekir. Bu özel kastın somut delillerle ortaya konulması zorunludur
TCK 217/A Suçunda Özel Kast (Saik) Analizi
TCK 217/A suçunda özel kast ne anlama gelir, nasıl ispat edilir? “Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle” ifadesi, TCK 217/A’yı diğer suçlardan ayıran en kritik unsurdur. Fail; yalnızca bilgi paylaşma, kamuoyunu bilgilendirme, eleştirme veya haber verme amacıyla değil, münhasıran toplumda korku/panik oluşturmak kastıyla hareket etmelidir. Yargıtay; bu kastın tespitinde paylaşımın bağlamını, kullanılan dili, görselleri, hesabın genel profilini ve failin açıklamalarını birlikte değerlendirmektedir.
Kastı Destekleyen Göstergeler
Sansasyonel ve abartılı başlıklar kullanma. Manipülatif görsel veya ses kullanımı. Bilginin doğruluğunu araştırmadan yayma. Toplumsal kriz anında bilinçli yanlış bilgi yayma. Hesabın genel içeriğinin dezenformasyona yönelik olması. Failin kendi açıklamalarında panik hedefinin görünmesi.
Kastı Çürüten Savunma Argümanları
Paylaşım anında bilginin doğru sanılması (iyi niyet). Gazetecilik faaliyeti çerçevesinde hareket etme. Hata tespit edildiğinde düzeltme yapılmış olması. Paylaşımın eleştiri veya yorum niteliği taşıması. Kaynağın güvenilir göründüğü koşullarda aktarma. Kişisel görüş ve değerlendirme niteliğindeki ifadeler.
TCK 217/A Suçunda Cezayı Artıran Haller
TCK 217/A’da cezayı artıran haller nelerdir? TCK 217/A maddesinin ikinci fıkrası iki nitelikli hâl öngörmektedir: (1) Failin gerçek kimliğini gizleyerek suç işlemesi — sahte hesap, anonim profil veya başkasının kimliğini kullanma, (2) Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi — örgütlü dezenformasyon operasyonu. Bu hâllerin gerçekleşmesi durumunda birinci fıkraya göre belirlenen ceza yarı oranında artırılır; yani azami ceza 4,5 yıla kadar yükselebilir.
- Kimlik gizleme: Sahte isimle oluşturulan sosyal medya hesabı, anonim blog, başkasına ait hesabın izinsiz kullanımı bu kapsamda değerlendirilir. Gerçek kimliğin gizlenerek suçun işlenmesi; failin maksadının bilincinde olduğuna ve yakalanmamak için tedbir aldığına karine oluşturur
- Örgüt çerçevesinde işleme: Koordineli dezenformasyon kampanyasına katılma, trol ağları veya organize propaganda faaliyetleri bu kapsamdadır. Suçun örgüt bağlamında işlendiğinin ispat yükü savcılıktadır
- Artırım hesabı: Temel ceza belirlenip 1/2 oranında artırılır. Örnek: mahkeme 2 yıl belirlerse artırımlı ceza 3 yıl olur. Azami limit — 3 yılın 1/2 artırımı = 4,5 yıl
TCK 217/A ile TCK 217 Arasındaki Fark
TCK 217/A ile TCK 217 arasındaki fark nedir? TCK 217 “kanunlara uymamaya tahrik” suçunu; TCK 217/A ise “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçunu düzenler. Birincisi bir çağrı/teşvik suçu iken, ikincisi gerçeğe aykırı bilginin kasıtlı yayılmasını hedef alır. Ceza bakımından da farklıdırlar: 217’de 6 ay–2 yıl hapis veya adli para cezası seçimlik olarak öngörülürken; 217/A’da yalnızca 1–3 yıl hapis cezası bulunmaktadır. TCK 217/A 2022 yılında eklenmiş yeni bir düzenlemedir.
| Ölçüt | TCK 217 | TCK 217/A |
|---|---|---|
| Suç tipi | Kanunlara uymamaya tahrik | Yanıltıcı bilgiyi alenen yayma |
| Eylem | Teşvik, çağrı, kışkırtma | Gerçeğe aykırı bilgi yayma |
| Kast | Genel kast | Özel kast (panik/korku yaratma saiki) |
| Ceza | 6 ay–2 yıl hapis VEYA adli para | 1–3 yıl hapis (seçimlik değil) |
| Nitelikli hâl | Yok | Kimlik gizleme / örgüt — 1/2 artırım |
| Yürürlük | 2004 | 2022 (7418 sayılı Kanun) |
| Uygulama alanı | Devlet otoritesine direnç çağrısı | Sosyal medya, basın, dijital dezenformasyon |
TCK 217/A Suçunda Sosyal Medya Boyutu
Sosyal medya paylaşımları TCK 217/A kapsamında suç oluşturur mu? Evet, oluşturabilir — ancak yalnızca beş unsurun tamamı birlikte gerçekleşirse. Sosyal medya; aleniyet koşulunu doğası gereği sağlar. Yargıtay, dijital ortamda yapılan paylaşımların klasik iletişim araçlarına kıyasla çok daha hızlı yayılabildiğini ve kamu barışı üzerindeki etkisinin daha yüksek olabileceğini kabul etmektedir. Bununla birlikte, erişim sayısı ve etkileşim oranı somut olarak ortaya konulmadan soyut değerlendirmeyle mahkûmiyet kurulamaz.
Sosyal medya paylaşımlarına yönelik TCK 217/A soruşturmaları pratikte şu biçimlerde başlar: Cumhuriyet Savcılığı’nın resen soruşturma başlatması, bir kurumun ya da bireyin ihbarda bulunması veya Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) üzerinden gelen bildirim. Soruşturma kapsamında; paylaşım tarihi, erişim sayısı, paylaşımın içeriği ve failin hesabının genel profili incelenmektedir.
TCK 217/A, Anayasa ve İfade Özgürlüğü
TCK 217/A ifade özgürlüğüyle çelişiyor mu, Anayasa Mahkemesi ne dedi? TCK 217/A, yürürlüğe girdiği günden bu yana Anayasa’nın 26. maddesi (ifade özgürlüğü) ve AİHS’in 10. maddesiyle çeliştiği gerekçesiyle itiraz konusu edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, maddenin belirlilik ilkesine uygun olduğuna ve suçun maddi/manevi unsurlarının yeterince net biçimde düzenlendiğine hükmederek iptal taleplerini reddetmiştir. Bununla birlikte, AİHM içtihadında aranan “zorunlu olma” koşulunun her somut davada ayrı değerlendirilmesi gerektiği savunma açısından kritik bir argümandır.
Yargıtay da bu denge gerilimini kararlarında açıkça yansıtmıştır. Eleştiri ve yorumun “kamu barışını bozma amacı” taşımaması hâlinde cezalandırılamayacağı içtihat düzeyinde kabul edilmektedir. Ancak uygulamada bu sınırın çizilmesi; savcılık iddianameleri, yargılama süreçleri ve temyiz aşamasında tartışılmaya devam etmektedir.
TCK 217/A Suçunda Ceza Hukuku Kurumları
- Şikâyet: Resen soruşturulur — şikâyete bağlı değildir
- Zamanaşımı: 8 yıl
- Uzlaşma: TCK 217/A uzlaşma kapsamı dışındadır
- Adli para cezasına çevirme: Birinci fıkrada yalnızca hapis cezası öngörülmüş; adli para cezası seçenek değildir. Ancak ALT SINIR 1 yıl olduğundan mahkeme erteleme veya HAGB yoluna gidebilir
- Erteleme: TCK 51 koşulları oluşursa hapis cezası ertelenebilir
- HAGB: CMK 231 kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir
- Basın yoluyla işlenme: Basın-yayın organları aracılığıyla işlenmesi hâlinde ilgili basın kanunu hükümleri de uygulanabilir
- Görevli mahkeme: Asliye Ceza Mahkemesi
TCK 217/A Davası — Hukuki Destek
Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçlamasıyla karşı karşıyaysanız ya da sosyal medya paylaşımı, haber veya açıklama nedeniyle soruşturma başlatıldıysa; özel kastın analizi, ifade özgürlüğü savunması ve savunma stratejisi için Ankara’da ceza hukukunda deneyimli avukatlarımıza danışabilirsiniz.
Danışmanlık ücretlidir. Asgari ücret tarifesi için Türkiye Barolar Birliği 2025–2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi‘ni inceleyebilirsiniz.
TCK 217/A Emsal Yargıtay Kararları
Gerçeğe Aykırı Bilginin Yayılması Suçunda Kamu Barışını Bozma Tehlikesi Somutlaştırılmalıdır
Sanığın sosyal medya üzerinden kamu düzenini ilgilendiren olaylara ilişkin gerçeğe aykırı bilgiler içeren paylaşımlar yaptığı iddiasıyla TCK 217/A kapsamında yargılandığı olayda, yerel mahkeme paylaşımların toplumda panik yaratma ihtimali bulunduğunu kabul ederek mahkûmiyet kararı vermiştir. Ancak dosya kapsamı incelendiğinde, paylaşımların geniş kitleler üzerindeki etkisine ilişkin somut bir tespit yapılmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi; bu suçun bir soyut tehlike suçu olmakla birlikte somutlaştırılmış tehlike aradığına dikkat çekmiştir. Buna göre yalnızca gerçeğe aykırı bilginin paylaşılması yeterli olmayıp, bu bilginin kamu barışını bozabilecek nitelikte ve elverişlilikte olduğunun somut olgularla ortaya konulması gerekir. Paylaşımın erişim sayısı, hedef kitlesi ve yarattığı toplumsal etki değerlendirilmeden mahkûmiyet kurulamayacağı belirtilmiştir.
Avukat Değerlendirmesi: Bu 2024 tarihli karar savunma açısından son derece önemlidir. Mahkûmiyet için bilginin gerçeğe aykırılığının sabit olması yetmez; kamu barışına yönelik somut tehlikenin — erişim sayısı, etkileşim, yankı — ayrıca ortaya konulması gerekir. Bu argüman, sosyal medya davalarında standart bir savunma zemini oluşturmaktadır.
Haber Paylaşımı Niteliğindeki Açıklamalarda Panik Yaratma Kastı Araştırılmalıdır
Sanığın sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımların haber verme amacı taşıdığı, ancak gerçeğe aykırı olduğu iddiasıyla cezalandırıldığı olayda, savunmada gazetecilik faaliyeti kapsamında hareket edildiği ileri sürülmüştür. Yerel mahkeme, bilginin yanlış olmasını yeterli görerek mahkûmiyet hükmü kurmuştur.
Yargıtay; TCK 217/A kapsamında suçun oluşabilmesi için yalnızca bilginin gerçeğe aykırı olmasının yeterli olmadığını, ayrıca failin halk arasında korku, panik veya endişe yaratma saikiyle hareket etmesi gerektiğini vurgulamıştır. Paylaşımın bağlamı, kullanılan dil ve bilginin doğruluğunu araştırma çabası birlikte değerlendirilmelidir. Kast unsuru araştırılmadan verilen mahkûmiyet kararının hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.
Avukat Değerlendirmesi: Gazetecilik savunması bu kararla önemli bir içtihat dayanağı kazanmaktadır. Paylaşımın bağlamı, hesabın genel profili ve bilginin doğrulanmaya çalışıldığına dair deliller; kastın yokluğunu ispat etmede belirleyici rol oynar.
Sosyal Medyada Yapılan Paylaşımların Yayılma Kapasitesi Suçun Değerlendirilmesinde Belirleyicidir
Sanığın sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımların kısa sürede geniş kitlelere ulaştığı ve kamuoyunda tartışma yarattığı tespit edilmiştir. Yerel mahkeme bu durumu dikkate alarak mahkûmiyet kararı vermiştir.
Yargıtay; dijital ortamda yapılan paylaşımların klasik iletişim araçlarına göre çok daha hızlı yayılabildiğini ve bu nedenle kamu barışı üzerindeki etkisinin daha yüksek olabileceğini belirtmiştir. Bu nedenle TCK 217/A kapsamında değerlendirme yapılırken paylaşımın erişim gücü, etkileşim oranı ve toplumsal yankısı dikkate alınmalıdır. Ancak bu unsurlar somut olarak ortaya konulmadan soyut değerlendirme ile mahkûmiyet kurulamayacağı ifade edilmiştir.
Avukat Değerlendirmesi: Bu karar; “yüksek takipçi sayısı = yüksek tehlike” şeklinde otomatik bir denklem kurulamayacağını göstermektedir. Yayılma kapasitesinin mahkûmiyette rol oynayabilmesi için somut, ölçülebilir toplumsal etkinin kanıtlanması gerekmektedir.
TCK 217/A Suçunda Kast Unsuru: Endişe ve Panik Yaratma Amacı Şarttır
Sanığın yaptığı paylaşımların gerçeğe aykırı olduğu sabit olmakla birlikte, bu paylaşımların hangi saikle yapıldığı hususunda yeterli araştırma yapılmadan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Yargıtay; bu suç bakımından özel kast arandığını açıkça ifade etmiştir. Failin sırf bilgi paylaşımı amacıyla hareket etmesi hâlinde suç oluşmayacaktır. Buna karşılık, paylaşımın halk arasında korku ve panik yaratmaya yönelik olması hâlinde suçun manevi unsuru tamamlanmış sayılacaktır. Bu nedenle kastın somut olayda ayrıntılı şekilde ortaya konulması gerektiği vurgulanmıştır.
Avukat Değerlendirmesi: Savcılık “bilgi yanlış, dolayısıyla suç var” çizgisini benimsese de Yargıtay bu yaklaşımı reddetmektedir. Savunmada; failin paylaşım öncesi kaynağı araştırdığı, doğru sandığı bilgiyi paylaştığı ve panik yaratma kastı taşımadığı somut delillerle gösterilmelidir.
Gerçeğe Aykırı Bilginin Yayılması Suçunda İfade Özgürlüğü Sınırları Aşılmamalıdır
Sanığın yaptığı paylaşımın eleştiri ve yorum niteliğinde olduğu, ancak gerçeğe aykırı olduğu gerekçesiyle cezalandırıldığı görülmüştür.
Yargıtay; ifade özgürlüğünün demokratik toplumun temel unsurlarından biri olduğunu, ancak bu özgürlüğün gerçeğe aykırı bilgilerin yayılması suretiyle kamu barışını bozacak şekilde kullanılamayacağını belirtmiştir. Buna karşılık, açıklamanın eleştiri sınırları içinde kalması hâlinde cezalandırma yoluna gidilemeyeceği ifade edilmiştir.
Avukat Değerlendirmesi: 2024 tarihli bu karar; Yargıtay’ın ifade özgürlüğü dengesine verdiği güncel önemi yansıtmaktadır. “Eleştiri mi, dezenformasyon mu?” sorusu savunmanın merkezinde yer almalıdır. Paylaşımın eleştiri niteliği — kişisel yorum, soru işareti, ironi — kastın yokluğuna karine oluşturabilir.
Paylaşımın İçeriği ve Sunuluş Biçimi Suçun Oluşumunda Belirleyicidir
Sanığın yaptığı paylaşımda kullanılan dilin abartılı ve sansasyonel olduğu, toplumda yanlış algı oluşturabilecek nitelik taşıdığı ileri sürülmüştür.
Yargıtay; TCK 217/A kapsamında yalnızca bilginin içeriğinin değil, aynı zamanda sunuluş biçiminin de (başlık, üslup, görseller) değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. Özellikle manipülatif başlıklar ve yanıltıcı görsellerle yapılan paylaşımların kamu barışı üzerindeki etkisinin daha güçlü olabileceği ifade edilmiştir.
Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, “içerik + sunum” ikili değerlendirmesini standart hâle getirmektedir. Paylaşımın sade, tarafsız bir dille yapılmış olması; korkutucu bir başlık veya manipülatif görsel kullanılmaması, kastın yokluğunu gösteren önemli bir kanıt olabilir.
Bu Makale Hakkında
Bu içerik; 5237 sayılı TCK’nın 217/A maddesi, 7418 sayılı Kanun gerekçesi, Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin 2023–2024 tarihli kararları, Anayasa Mahkemesi değerlendirmeleri ile Ankara Barosu’na kayıtlı avukatların saha dava deneyimleri esas alınarak hazırlanmıştır. Özel kast analizi ve sosyal medya boyutu özellikle ele alınmıştır.
Ayboğa Hukuk Bürosu, Ankara merkezli olarak TCK 217/A kapsamındaki davalarda sanık ve mağdur tarafında hukuki destek sunmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
TCK 217/A halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu nedir?
TCK 217/A suçunun oluşması için hangi unsurlar gerekir?
Sosyal medya paylaşımı TCK 217/A kapsamında suç oluşturabilir mi?
Bilgiyi yanlış sanarak paylaşmak suç oluşturur mu?
TCK 217/A ile TCK 217 arasındaki fark nedir?
TCK 217/A’da kimlik gizleme cezayı nasıl etkiler?
TCK 217/A suçunda HAGB veya erteleme uygulanır mı?
Gazetecilik faaliyeti TCK 217/A kapsamında suç oluşturur mu?

Av. Çağrı Ayboğa, 2018’den bu yana Ankara’da ceza hukuku alanında hizmet vermektedir. TCK 217/A dahil sosyal medya ve basın suçları, ifade özgürlüğü ile kamu düzeni kesişimindeki davalarda sanık ve mağdur tarafında deneyim sahibidir.
TCK 217/A Davası — Hukuki Destek
Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçlamasıyla karşı karşıyaysanız ya da sosyal medya paylaşımı, haber veya açıklama nedeniyle soruşturma başlatıldıysa; özel kastın analizi, ifade özgürlüğü savunması ve savunma stratejisi için Ankara’da ceza hukukunda deneyimli avukatlarımıza danışabilirsiniz.
Danışmanlık ücretlidir. Asgari ücret tarifesi için Türkiye Barolar Birliği 2025–2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi‘ni inceleyebilirsiniz.