Ceza Hukuku

TCK 286 Ses veya Görüntülerin Kayda Alınması Suçu 2026

TCK 286  Son Güncelleme: 22 Haziran 2026

TCK 286 Ses veya Görüntülerin Kayda Alınması Suçu

TCK 286, soruşturma veya kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntülerin yetkisiz olarak kayda alınmasını veya nakledilmesini suç olarak düzenler. Hâkim veya savcının açık izni olmadan duruşmada yapılan her tür kayıt bu kapsama girer.

  • Ceza: 6 aya kadar hapis (alt sınır 1 ay — TCK 49)
  • Ön ödeme: Kapsamdadır — sanığa usulüne uygun tebliğ zorunludur
  • Yargılama: Basit yargılama usulü (CMK 251) uygulanır
  • Görevli mahkeme: Asliye Ceza Mahkemesi
  • HAGB / Erteleme: Uygulanabilir; adli para cezasına çevirme mümkündür
  • Kapsam: Ceza yargılaması + HMK 153/3 atfıyla hukuk yargılaması da dâhildir
  • Şikâyet: Aranmaz — re’sen soruşturulur
  • Cep telefonu/kamera: Müsadere edilir; ölçülülük ilkesine göre değerlendirilir
TCK 286 Ses veya Görüntülerin Kayda Alınması Suçu
TCK 286 Ses veya Görüntülerin Kayda Alınması Suçu

Ses veya görüntülerin kayda alınması suçu nedir? TCK 286, soruşturma veya kovuşturma evrelerindeki işlemlerin yapılışı sırasındaki ses veya görüntülerin yetkisiz olarak kayda alınmasını veya nakledilmesini suç olarak tanımlar. Hâkim veya savcının açık izni olduğunda eylem suç oluşturmaz. Korunan hukuki değer adli yargılamanın gizliliği, tarafların kişilik hakları ve yargı sürecinin tarafsızlığıdır. Suçun cezası 6 aya kadar hapistir; ön ödeme kapsamındadır ve basit yargılama usulüne tabidir.

Uygulamada en sık karşılaşılan örnekler; duruşma salonunda cep telefonuyla gizlice ses kaydı yapma, savcılık ifadesi sırasında telefon kameraya açık biçimde bırakma ve hâkim/savcının izni olmadan tutanak okuma anının kaydedilmesidir. Yargıtay, bu suçun unsurlarını çok dar yorumlamakta; kaydın yetkisiz olması, gerçekten bir soruşturma veya kovuşturma işlemi sırasında yapılması ve ortaya çıkan içeriğin somut olarak okunabilir/izlenebilir nitelikte olması koşullarını birlikte aramaktadır.

TCK 286 Kanun Metni

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu – Madde 286: Ses veya Görüntülerin Kayda Alınması

(1) Soruşturma ve kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntüleri yetkisiz olarak kayda alan veya nakleden kişi, altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Kaynak: 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu — mevzuat.gov.tr

İlgili Hükümler: CMK 183 adliye binası ve duruşma salonunda ses/görüntü alıcı aletlerin kullanılmasını yasaklar; HMK 153/3 hukuk yargılamasında kayıt yasağına aykırı davrananlar hakkında ayrıca TCK 286 hükümlerinin uygulanacağını öngörür. Yani hukuk veya ceza yargılaması ayrımı yapılmadan kayıt yasağı geçerlidir.

TCK 286 Suçunun Unsurları

1. Yetkisiz Olmak

Hâkim veya savcının açık izni yoksa eylem yetkisizdir. İzin alınmışsa suç oluşmaz. Bu kelime suçun en kritik unsurudur.

2. Soruşturma veya Kovuşturma İşlemi Sırasında

Kayıt eylemi yargılamanın resmi bir aşamasında — duruşma, ifade, sorgu, keşif, müzakere — gerçekleşmelidir. Hukuk yargılaması da HMK 153/3 atfıyla kapsamdadır.

3. Kayıt veya Nakletme Eylemi

Ses veya görüntünün cihaza kayıt edilmesi ya da başka bir ortama aktarılması gerekir. Bulanık veya boş kayıt teşebbüs sorununu doğurur.

4. Genel Kast

Failin yetkisiz kayıt yaptığını bilerek ve isteyerek hareket etmesi yeterlidir. Özel saik aranmaz; “delillendirme amacıyla” yapılması bile suçu ortadan kaldırmaz.

Ceza ve Hukuk Yargılaması Ayrımı

Durum Dayanak Sonuç
Ceza mahkemesi duruşmasında kayıt CMK 183 + TCK 286 Doğrudan suç
Hukuk mahkemesi duruşmasında kayıt HMK 153 + TCK 286 (atıf) Suç — hükümde HMK 153/3 atfı zorunlu
Hukuk mahkemesinde keşif sırasında kayıt TCK 286 kapsamı dışı (Yargıtay 12. CD. 07.03.2018)
Savcılık ifadesi sırasında gizli kayıt CMK 183 + TCK 286 Doğrudan suç
Hâkim/savcı izniyle kayıt Suç oluşmaz
Önemli — Yargıtay 9. CD. 05.02.2014: Hukuk yargılamasında gerçekleşen bir kayıt olayında ceza hükmü kurulurken yalnızca TCK 286/1 değil; HMK 153/3 atfı da uygulanmalıdır. Mahkeme kararında HMK 153/3 atfı yapılmaması bozma sebebi sayılır (ancak yargılamanın yenilenmesini gerektirmez).

TCK 286 Cezası ve Yaptırımlar

İmkân Durum
Hapis Cezası 1 ay – 6 ay arası (alt sınır TCK 49)
Ön Ödeme (CMK 75) Kapsamda — zorunlu olarak değerlendirilmelidir
Basit Yargılama (CMK 251) Uygulanır — duruşma açılmadan dosya üzerinden karar
Adli Para Cezasına Çevirme 1 yıl altı ceza olduğundan uygulanabilir
HAGB 2 yıl altı olduğundan koşullar varsa uygulanabilir
Erteleme 2 yıl altı olduğundan uygulanabilir
Müsadere Suça konu cihaz (cep telefonu) ölçülülük ilkesine göre değerlendirilir

Ön Ödeme – Savcılığın Mecburi İşlemi

TCK 286/1’in cezası 6 aya kadar hapis olduğundan suç ön ödeme kapsamındadır (CMK 75). Bu, savcılığın kovuşturmaya geçmeden önce mutlaka yerine getirmesi gereken bir adımdır. Yargıtay ön ödeme önerisinin yapılmadığı veya tebligatın usulüne uygun olmadığı dosyaları bozmaktadır.

Tebligat Zorunluluğu

Ön ödeme önerisi sanığın bilinen veya kayıtlı adresine usulüne uygun tebliğ edilmelidir. Tebligat eksiklikleri sonradan bozma sebebi olur.

Doğrudan Kovuşturma Yasak

Ön ödeme önerisi yapılmadan doğrudan kamu davası açılması usul ve kanuna aykırıdır (İzmir BAM 2. CD. 27.09.2017).

Süre ve Sonuç

Ön ödeme önerisi tebliğinden itibaren tanınan süre içinde miktarın yatırılması hâlinde kamu davası açılmaz; soruşturma düşer.

Tebligat Araştırması

Mahkeme esastan karar vermeden önce ön ödeme önerisinin tebliğ edilip edilmediğini araştırmak zorundadır (Antalya BAM 3. CD. 14.02.2020).

Basit Yargılama Usulü (CMK 251)

CMK 251 uyarınca üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda asliye ceza mahkemesi basit yargılama usulü uygulayabilir. TCK 286/1 cezası 6 aya kadar olduğundan bu usul kapsamına girer. Duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilebilir; sanığın itirazı hâlinde genel hükümlere göre yargılama yapılır.

Antalya BAM 11. CD. 02.06.2022: TCK 286 yargılamasında basit yargılama usulünün uygulanabilirliği değerlendirilmeden duruşma açılması bozma sebebidir. Bu husus mahkemenin kendiliğinden gözetmesi gereken bir noktadır.

Teşebbüs – Bulanık veya Boş Kayıt

Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 04.10.2012 tarihli kararına göre çekilen fotoğrafların bulanık veya tamamen karanlık olması, eylemin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığı sorusunu doğurur. Cep telefonunda yapılan bilişim incelemesi sonucunda herhangi bir suça konu kayıt bulunamaması hâlinde tamamlanmış suçtan değil; ancak teşebbüsten söz edilebilir veya beraat gündeme gelir.

  • Tamamlanmış suç: Kayıt yetkisiz biçimde alınmış ve okunabilir/izlenebilir nitelikte ise.
  • Teşebbüs aşamasında kalma: Kayıt başlatılmış ancak engellenmesi nedeniyle tamamlanamamış veya elde edilen materyal anlaşılır nitelikte değilse (Yargıtay 12. CD. 03.02.2021).
  • Tamamen unsur yokluğu: Bilirkişi incelemesinde cihazda hiçbir suça konu kayıt bulunamıyorsa beraat verilir (Adana BAM 9. CD. 17.02.2021; Ankara BAM 23. CD. 18.11.2020).

Cep Telefonu Müsaderesi ve İade

Suça konu cep telefonunun müsaderesi mümkündür; ancak Yargıtay ölçülülük ilkesini titizlikle uygular:

  • Ölçülülük denetimi: Telefonun bilinen değeri ile işlenen suçun ağırlığı karşılaştırılır. Telefonun değeri suça nazaran ağır sonuç doğuracaksa müsadere yerine sembolik bedele dönüştürülebilir (İzmir BAM 8. CD. 16.12.2019).
  • Telefonun iadesi: Telefonun tamamı müsadere yerine, sadece suça konu kayıt taşınabilir belleğe aktarılarak telefonun iadesi yolu tercih edilebilir (Gaziantep BAM 7. CD. 15.01.2021).
  • Kanıt güvencesi: Suça konu görüntü/ses kaydı yargılama bitene kadar emniyet altına alınmalıdır.

TCK 286 Yargılamasıyla Karşı Karşıyaysanız

Duruşmada veya ifadede yapılmış kayıt nedeniyle yargılanıyorsanız, ön ödeme imkânı, basit yargılama uygulanması ve teşebbüs savunması doğru zamanda gündeme getirilmelidir. Cep telefonunuzun müsaderesini engellemek için ölçülülük denetimi talep edilebilir.

Danışmanlık ücretlidir. TBB 2025–2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uygulanmaktadır.

HAGB, Erteleme ve Adli Para Cezasına Çevirme

  • HAGB: Sanığın koşulları sağlaması hâlinde uygulanabilir. 5 yıl denetim süresi sonunda yeni kasıtlı suç işlenmezse hüküm açıklanmaz; adli sicile işlenmez.
  • Erteleme: 2 yıl altı cezalarda diğer koşullar varsa ertelenebilir.
  • Adli Para Cezasına Çevirme: 1 yıl altı olduğundan kısa süreli hapis cezası para cezasına çevrilebilir. Uygulamada en sık tercih edilen yoldur.
  • Ön Ödeme ile Düşme: Savcılık aşamasında ön ödeme yapılırsa kovuşturma açılmaz; yargılama ve sicil kaydı sorunu yaşanmaz.

TCK 286’dan Beraat Hâlleri

  • Yetkisiz olmama: Kayıt hâkim veya savcının açık izniyle alınmışsa suç oluşmaz.
  • Soruşturma/kovuşturma işlemi dışında: Eylem hukuk mahkemesinde keşif gibi 286’nın kapsamı dışındaki bir işlem sırasında gerçekleşmişse beraat verilir (Yargıtay 12. CD. 07.03.2018).
  • Cihazda kayıt bulunamaması: Bilirkişi incelemesinde suça konu kayıt tespit edilemiyorsa şüpheden sanık yararlanır (Adana BAM 9. CD. 17.02.2021).
  • Mahkeme heyetini içermeyen duruşma dışı fotoğraf: Hatıra amaçlı, mahkeme heyetini içermeyen fotoğraflar suçun maddi unsurunu oluşturmaz (Kayseri BAM 7. CD. 03.02.2022).
  • Teşebbüs aşamasında kalma: Kayıt engellenmiş veya anlaşılır nitelikte değilse tamamlanmış suç oluşmaz; teşebbüsten ceza uygulanır veya beraat verilebilir.
  • Ön ödeme yapılması: Ön ödeme miktarının ödenmesi hâlinde kovuşturma açılmaz; dava düşer.

TCK 286 Emsal Yargıtay Kararları (15 Karar)

Av. Çağrı Ayboğa tarafından derlenen aşağıdaki 15 karar; TCK 286 uygulamasının sınır noktalarını — soruşturma/kovuşturma kapsamı, hukuk yargılaması ayrımı, teşebbüs, ön ödeme, basit yargılama, müsadere ve unsur tartışması — Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemelerinin kendi gerekçeleriyle birebir ortaya koymaktadır.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 07.03.2018 tarihli, E. 2017/11910, K. 2018/2544 sayılı karar.

Hukuk Mahkemesindeki Keşif İşlemi TCK m. 286’nın Unsuru Olan Soruşturma ve Kovuşturma İşlemi Kapsamında Değerlendirilemeyeceğinden, Yetkisiz Ses ve Görüntü Kaydı Nedeniyle Açılan Davada Beraat Kararı Verilmesi Gerekir

Sanık, hukuk mahkemesinde görülmekte olan bir davada yapılan keşif işlemi sırasında yetkisiz olarak ses ve görüntü kaydı yapmıştır. Bu eylem nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 153/3. maddesinin delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca kamu davası açılmış, yerel mahkeme ise keşif işleminin de duruşmaların tabi olduğu disiplin kurallarına bağlı olduğu gerekçesiyle objection üzerine mahkûmiyet kararını sürdürmüştür.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, hukuk yargılamasında keşif işleminin TCK m. 286’nın unsuru olan soruşturma ve kovuşturma işlemi kavramı kapsamında yer almadığını açıkça vurgulamıştır. Daire, keşif işleminin duruşmaların tabi olduğu disiplin kurallarına tabi olmasının, onu doğrudan bir soruşturma veya kovuşturma işlemi haline getirmeyeceğini, ceza muhakemesi terminolojisinde yer alan bu iki kavramın hukuk yargılamasındaki keşif kurumunu kapsayacak şekilde geniş yorumlanamayacağını belirlemiştir.

Bu tespit doğrultusunda Daire, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, mahkemenin aksi yöndeki kararının kanuna aykırı olduğuna hükmetmiş ve kararın kanun yararına bozulmasına karar vermiştir. Bu içtihat, TCK m. 286’nın uygulama alanının sınırlarını, özellikle hukuk yargılamasındaki usul işlemleri bakımından netleştirmesi açısından önem taşımaktadır.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 04.10.2012 tarihli, E. 2012/4798, K. 2012/19664 sayılı karar.

Sanığın Duruşmada Çektiği Fotoğrafların Bulanık ve Tamamen Karanlık Olması Hâlinde Eylemin Teşebbüs Aşamasında Kalıp Kalmadığı Tartışılmadan Hüküm Kurulması Bozma Sebebidir

Sanık, bir duruşma sırasında cep telefonuyla fotoğraf çektiği iddiasıyla TCK m. 286 kapsamında yargılanmıştır. Çekildiği ileri sürülen fotoğrafların incelenmesinde, bunların bulanık olduğu ve birinin tamamen karanlık göründüğü tespit edilmiştir. Yerel mahkeme, bu hususu tartışmadan doğrudan tamamlanmış suçtan mahkûmiyet kararı kurmuştur.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, fotoğrafların anlaşılır nitelikte olmamasının, sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığı sorusunu doğurduğunu vurgulamıştır. Daire, suçun tamamlanması için kaydın anlaşılabilir olmasının gerekip gerekmediği, yoksa salt kayıt veya nakil hareketinin gerçekleşmiş olmasının yeterli sayılıp sayılamayacağı hususunun mahkemece tartışılması ve buna göre bir hukuki nitelendirme yapılması gerektiğini belirlemiştir.

Bu eksik değerlendirme nedeniyle Daire, ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur. Bu karar, TCK m. 286 kapsamındaki suçun tamamlanmış hâli ile teşebbüs aşamasında kalan hâli arasındaki sınırın, kaydedilen içeriğin niteliğine bağlı olarak ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyan önemli bir içtihat niteliği taşımaktadır.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 05.02.2014 tarihli, E. 2013/12037, K. 2014/1340 sayılı karar.

Duruşma Sırasında Yetkisiz Ses veya Görüntü Kaydı Yapan Sanık Hakkında Hükmün Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 153/3. Maddesine Atıf Yapılmadan Kurulması Hukuka Aykırıdır

Sanık, hukuk mahkemesinde görülen bir duruşma sırasında yetkisiz olarak ses kaydı yapmıştır. Yerel mahkeme bu eylem nedeniyle sanığın temel cezasını belirlerken, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 153/3. maddesine yapılan atfı hükümde belirtmeksizin doğrudan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 286. maddesine göre hüküm kurmuştur.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, hukuk muhakemesinde gerçekleşen bu tür bir eylemde, cezalandırmanın temelinin yalnızca TCK m. 286 olmayıp, aynı zamanda HMK m. 153/3’teki atıf hükmüne de dayandığını vurgulamıştır. Daire, bu atfın hükümde açıkça belirtilmemesinin, hükmün hukuki temelinin tam olarak ortaya konulamamasına yol açtığını ve bu durumun usule aykırılık oluşturduğunu tespit etmiştir.

Daire, bu eksikliğin yargılamanın yeniden yapılmasını gerektirmeyen bir nitelikte olduğunu belirleyerek, hükmün ilgili paragrafına “6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 153/3. maddesine atfen” ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek onanmasına karar vermiştir. Bu karar, hukuk yargılamasında işlenen bu suç tipinde hükmün hukuki dayanağının eksiksiz gösterilmesi gerektiğini somutlaştırmaktadır.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 03.02.2021 tarihli, E. 2020/1573, K. 2021/1100 sayılı karar.

Sanığın Duruşma Esnasında Mobil Telefonuyla Görüntü Almaya Çalıştığı Sırada Engellenmiş Olması, Eylemin Teşebbüs Aşamasında Kaldığını Gösterir

Sanık, bir ceza duruşmasında görüntü almak amacıyla cep telefonunu hazırlamış, ancak bu girişimi mahkeme görevlileri tarafından fark edilerek müdahale edilmiş ve eylem tamamlanamamıştır. Yerel mahkeme, gerçekleştirilen hazırlık ve başlangıç hareketlerini esas alarak sanık hakkında tamamlanmış suçtan mahkûmiyet kararı kurmuştur.

Yargıtay, sanığın fotoğraf çekmeye teşebbüs ettiği ancak bu eylemin engellenmesi nedeniyle tamamlanamadığı durumlarda, eylemin TCK m. 286 kapsamında teşebbüs aşamasında kaldığının kabul edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Daire, suça konu cihazın çalıştırılması ve görüntü almak için konumlandırılması gibi fiillerin icra hareketi niteliğinde olduğunu, ancak engelleme nedeniyle kaydın gerçekleşmemesinin teşebbüs hükümlerinin uygulanmasını gerektirdiğini belirlemiştir.

Bu çerçevede, tamamlanmış suç ile teşebbüs aşamasında kalan suç arasındaki ayrımın gözetilmeden hüküm kurulması bozma sebebi olarak kabul edilmiştir. Karar, TCK m. 286 bakımından icra hareketlerinin failin iradesi dışında kesintiye uğraması hâlinde teşebbüs hükümlerinin uygulanacağını somutlaştırmaktadır.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, 27.09.2017 tarihli, E. 2017/2260, K. 2017/2235 sayılı karar.

Ses veya Görüntülerin Kayda Alınması Suçunun Ön Ödemeye Tâbi Olduğu Gözetilmeden Doğrudan Kovuşturmaya Geçilmesi Usul ve Kanuna Aykırıdır

Sanık hakkında, bir duruşma sırasında yetkisiz olarak ses kaydı yaptığı iddiasıyla TCK m. 286/1 kapsamında kamu davası açılmıştır. Bu suçun öngördüğü cezanın üst sınırı altı ay hapis olduğundan, TCK m. 75/1 uyarınca ön ödemeye tâbi suçlar arasında yer almaktadır. Yerel mahkeme, dosyada ön ödeme usulünün uygulanıp uygulanmadığını incelemeden doğrudan esasa girerek mahkûmiyet kararı kurmuştur.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, TCK m. 75/1 hükmünün, üst sınırı altı ay veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda Cumhuriyet savcısının soruşturma evresinde ön ödeme önerisinde bulunmasını zorunlu kıldığını vurgulamıştır. Daire, bu usul izlenmeden doğrudan iddianame düzenlenip kovuşturmaya geçilmesinin, kanunda öngörülen bir usul güvencesinin atlanması anlamına geldiğini tespit etmiştir.

Bu çerçevede, dosyanın ön ödeme usulünün uygulanıp uygulanmadığı yönünden Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerektiğine, bu işlem tamamlanmadan kurulan mahkûmiyet hükmünün usule aykırı olduğuna karar verilerek hüküm bozulmuştur.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi, 17.02.2021 tarihli, E. 2019/2247, K. 2021/387 sayılı karar.

Sanığın Duruşma Sırasında Görüntü Almadığına İlişkin Savunmasını Doğrulayan Bilirkişi İncelemesi Sonucunda Cep Telefonunda Herhangi bir Kayıt veya Silinmiş Görüntü Bulunamaması Hâlinde Mahkûmiyet Kararı Verilemez

Sanık, duruşma sırasında elinin kazara kamera tuşuna dokunduğunu, ancak herhangi bir görüntü kaydetmediğini savunmuştur. Bu savunmanın doğruluğunu tespit etmek amacıyla sanığın cep telefonu üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış; inceleme sonucunda olay tarihine ait herhangi bir görüntü veya video kaydına, ayrıca telefon hafızasında silinmiş fotoğraf, ses kaydı veya videoya rastlanmadığı tespit edilmiştir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, sanığın suç işleme kastıyla hareket ettiğine ilişkin yeterli kanıt bulunmadığını, bilirkişi raporunun sanığın savunmasını doğruladığını açıkça vurgulamıştır. Daire, TCK m. 286 kapsamındaki suçun oluşması için kayıt veya nakil fiilinin somut olarak gerçekleştirilmiş olması gerektiğini, salt cihazın o anda elde bulunmasının suçun unsurlarını oluşturmayacağını belirlemiştir.

Bu çerçevede, dosya kapsamındaki delillerin sanığın savunmasının aksini göstermediği tespit edilerek, ilk derece mahkemesinin kararı bozulmuş ve sanığın “Ses veya Görüntülerin Kayda Alınması” suçunu işlediğinin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin ispatlanamadığından beraatine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi, 03.02.2022 tarihli, E. 2022/86, K. 2022/162 sayılı karar.

Sanığın Duruşma Dışında Çektiği Fotoğrafın Mahkeme Heyetini İçermemesi ve Arkadaşının Hatırası Amacıyla Çekildiği Savunması Karşısında, Mahkûmiyet Yerine Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Hükmün Düzeltilerek Onanması

Sanık, duruşma dışında çektiği bir fotoğrafın mahkeme heyetini ya da kovuşturma sürecindeki herhangi bir işlemi içermediğini, bu fotoğrafın bir arkadaşının kendisiyle hatıra fotoğrafı çekilmesi amacıyla alındığını savunmuştur. Yerel mahkeme, bu savunmanın aksini gösteren yeterli, kesin ve ikna edici delil bulunmaksızın sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir.

Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi, dosya kapsamında sanığın mahkeme heyetini ve/veya duruşmadaki kovuşturma işlemlerine ilişkin ses veya görüntüleri kayda almak amacıyla hareket ettiğine dair somut ve ikna edici bir delil bulunmadığını tespit etmiştir. Daire, sanığın savunmasının aksini ispatlayan delillerin dosyada yer almaması karşısında, mahkemenin mahkûmiyet hükmünü hatalı bulmuştur.

Bu çerçevede, sanığın isnat edilen suçu işlediğinin sübuta ermemesi nedeniyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiğine; bu hususun yargılamanın tekrarını gerektirmeyen bir nitelikte olduğuna hükmedilerek hükmün ilgili paragrafı düzeltilmek suretiyle onanmasına karar verilmiştir.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi, 16.12.2019 tarihli, E. 2019/1186, K. 2019/2811 sayılı karar.

Müsadereye Konu Cep Telefonunun Bilinen Değeri Karşısında Müsaderesinin İşlenen Suça Nazaran Daha Ağır Sonuçlar Doğurması Hâlinde, Eşyanın Sahibine İadesine Karar Verilmesi Gerekir

Sanık hakkında TCK m. 286 kapsamında yargılama yapılmış ve suça konu eylemde kullanıldığı değerlendirilen cep telefonunun müsaderesine karar verilmiştir. Sanık, telefonun değerinin işlenen suçla orantısız olduğunu, müsaderenin hakkaniyete aykırı sonuçlar doğuracağını ileri sürerek bu karara itiraz etmiştir.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi, müsadereye konu cep telefonunun bilinen değeri itibarıyla, müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağını ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağını tespit etmiştir. Daire, TCK m. 54/3’te düzenlenen orantılılık ilkesinin gözetilmesi gerektiğini, müsadere kararının suçun ağırlığıyla orantılı olmaması durumunda hakimin müsadereye hükmetmeme yetkisinin bulunduğunu vurgulamıştır.

Bu çerçevede, telefonun sahibine iade edilmesi gerektiğine, müsadere kararının kanuna aykırı olduğuna hükmedilmiş ve hükmün bu doğrultuda düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Bu karar, TCK m. 286 kapsamında müsadereye konu eşyanın değerlendirilmesinde orantılılık ilkesinin nasıl uygulanacağını somutlaştırmaktadır.

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi, 15.01.2021 tarihli, E. 2019/1107, K. 2021/51 sayılı karar.

Suça Konu Cep Telefonunun İadesi Talebinin Reddedilmesi Hatalıdır; Telefondaki Suça Konu Görüntü Çıkarılarak Taşınabilir Bellek Ortamına Kopyalandıktan Sonra Telefonun Sahibine İade Edilmesi Gerekir

Sanık hakkında TCK m. 286 kapsamında yargılama yapılmış ve hükümle birlikte suça konu cep telefonu delil olarak emanete alınmıştır. Sanık, telefonunun kendisine iade edilmesini talep etmiş; yerel mahkeme bu talebi ek bir kararla reddetmiştir.

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi, telefonun suça konu eylemin doğrudan kendisi olmadığını, yalnızca üzerinde suça konu görüntünün kayıtlı olduğu bir araç niteliğinde bulunduğunu vurgulamıştır. Daire, telefonun sanığa iadesi önünde herhangi bir engel bulunmadığını, ancak suça konu görüntünün delil olarak korunması gerektiğini belirlemiştir.

Bu çerçevede, suça konu görüntünün telefondan çıkarılıp taşınabilir bir bellek ortamına (flash bellek) kopyalanarak dosyada saklanması, bu işlemin masrafının sanık tarafından karşılanması ve işlem sonrasında telefonun sanığa iade edilmesi gerektiğine karar verilmiştir. Bu içtihat, suça konu cihazların delil niteliğindeki içeriklerinin korunması ile sanığın mülkiyet hakkının dengelenmesine ilişkin uygulamaya yön vermektedir.

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi, 08.11.2019 tarihli, E. 2019/3211, K. 2019/2102 sayılı karar.

Ön Ödeme Önerisinin Sanığın Bilinen veya Kayıtlı Adresine Usulüne Uygun Tebliğ Edilmemesi Hâlinde, Ön Ödemeye Uyulmadığı Gerekçesiyle Kovuşturmaya Devam Edilemez

Sanık, bir duruşma sırasında yetkisiz olarak görüntü kaydı yaptığı iddiasıyla TCK m. 286/1 kapsamında yargılanmıştır. Bu suç, aynı Kanunun 75/1. maddesi uyarınca ön ödemeye tâbi suçlar arasında yer aldığından, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bir ön ödeme önerisi düzenlenmiş ve bu öneri sanığın merkezi nüfus idare sistemindeki adresine tebliğ edilmiştir. Sanık, bu öneriye süresinde uymadığı gerekçesiyle kovuşturmaya devam edilmiş ve mahkûmiyet kararı kurulmuştur.

Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi ve ilgili Tebligat Tüzüğü hükümleri çerçevesinde, tebligatın öncelikle muhatabın bilinen adresine yapılması gerektiğini, soruşturma aşamasında bildirilen adresin merkezi nüfus idare sistemindeki adresten farklı olması durumunda öncelikle bildirilen adrese tebligat yapılmasının zorunlu olduğunu vurgulamıştır. Somut olayda bu usule uyulmadan doğrudan merkezi sistemdeki adrese yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı tespit edilmiştir.

Bu usul eksikliği nedeniyle, sanığın ön ödeme önerisine usulüne uygun şekilde muhatap kılınıp kılınmadığının yeniden değerlendirilmesi gerektiğine, bu yapılmadan doğrudan kovuşturmaya devam edilerek mahkûmiyet kararı kurulmasının kanuna aykırı olduğuna hükmedilmiş ve karar bozulmuştur.

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi, 02.06.2022 tarihli, E. 2022/1189, K. 2022/1786 sayılı karar.

Sanığın Ses veya Görüntülerin Kayda Alınması Suçundan Yargılandığı Dosyada Basit Yargılama Usulünün (Duruşmasız Usul) Uygulanabilir Olduğu Gözetilmeden Doğrudan Duruşmalı Yargılamayla Hüküm Kurulması Hatalıdır

Sanık hakkında TCK m. 286/1 kapsamında “ses veya görüntülerin kayda alınması” suçundan kamu davası açılmış ve bu suçun öngördüğü temel ceza altı aya kadar hapis cezası niteliğinde olduğundan, ceza miktarı itibarıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251/1. maddesinde düzenlenen basit yargılama usulüne (duruşmasız usul) tâbi olması gerekirken, yerel mahkeme doğrudan duruşmalı yargılamaya geçerek mahkûmiyet kararı kurmuştur.

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi, Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 tarihli, E. 2020/16, K. 2020/33 sayılı kararıyla 7188 sayılı Kanun’un 5/1-d maddesindeki düzenlemenin kovuşturma aşamasına geçmiş dosyalar yönünden iptal edildiğini, bu iptal kararı doğrultusunda basit yargılama usulünün uygulanabilir olduğunu tespit etmiştir. Daire, somut olayda dosyanın bu açıdan yeniden değerlendirilmesi gerektiğini açıkça belirlemiştir.

Bu çerçevede, CMK m. 251 hükümleri ile Anayasa Mahkemesi’nin ilgili iptal kararı birlikte değerlendirilmeden, doğrudan duruşmalı yargılama usulüyle hüküm kurulmasının usule aykırı olduğuna hükmedilmiş ve ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, 14.02.2020 tarihli, E. 2019/1830, K. 2020/362 sayılı karar.

Ses veya Görüntülerin Kayda Alınması Suçunda Ön Ödeme Önerisinin Tebliğ Edilip Edilmediği Araştırılmadan Doğrudan Esastan Karar Verilmesi Bozma Sebebidir

Sanık hakkında TCK m. 286/1 kapsamında açılan kamu davasında, bu suçun cezası itibarıyla TCK m. 75/1 uyarınca ön ödemeye tâbi suçlar arasında yer aldığı gözden kaçırılmış; soruşturma dosyasında ön ödeme önerisinin sanığa usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği araştırılmadan doğrudan kovuşturmaya geçilerek mahkûmiyet kararı kurulmuştur.

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi, ön ödeme kurumunun kamu davasının açılmasını önleyici niteliğiyle ceza adaletinde önemli bir usul güvencesi oluşturduğunu vurgulamıştır. Daire, sanığa ön ödeme önerisinin tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmişse süresinde uyulup uyulmadığı hususlarının dosya kapsamında açıkça ortaya konulması gerektiğini, bu araştırma yapılmadan doğrudan esasa girilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu tespit etmiştir.

Bu eksiklik nedeniyle, dosyanın ön ödeme işlemlerinin tamamlanması amacıyla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerektiğine karar verilerek hüküm bozulmuştur.

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi, 24.03.2021 tarihli, E. 2020/2291, K. 2021/1003 sayılı karar.

Ön Ödeme Kapsamına Giren Ses veya Görüntülerin Kayda Alınması Suçunda, Ön Ödeme Önerisinin Sanığa Usulüne Uygun Tebliğ Edilip Edilmediğinin Araştırılmaması Hükmün Bozulmasını Gerektirir

Sanık hakkında bir duruşma sırasında yetkisiz ses kaydı yaptığı iddiasıyla TCK m. 286/1 kapsamında kamu davası açılmıştır. Suçun cezası nedeniyle ön ödemeye tâbi olduğu hususu gözetilmeden, dosyada ön ödeme önerisinin sanığa tebliğ işleminin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı araştırılmadan doğrudan mahkûmiyet kararı kurulmuştur.

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi, ön ödeme önerisinin tebliğinde Tebligat Kanunu hükümlerine riayet edilmesi gerektiğini, tebligatın muhatabın bilinen veya bildirdiği adrese yapılmasının zorunlu olduğunu vurgulamıştır. Daire, bu usul güvencesinin gözardı edilerek doğrudan kovuşturmaya geçilmesinin, sanığın ön ödeme hakkından mahrum bırakılması sonucunu doğurabileceğini tespit etmiştir.

Bu çerçevede, dosyanın ön ödeme işlemlerinin usulüne uygun olarak yeniden yapılması amacıyla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerektiğine karar verilerek hüküm bozulmuştur.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi, 18.11.2020 tarihli, E. 2019/2421, K. 2020/3662 sayılı karar.

Sanığın Duruşma Sırasında Cep Telefonuyla Ses Kaydı Yaptığı İddiasında, Telefon Üzerinde Yapılan Bilişim İncelemesi Sonucunda Suça Konu Kayda Rastlanmaması Hâlinde Beraat Kararı Verilmesi Gerekir

Sanık, bir duruşma sırasında cep telefonuyla yetkisiz ses kaydı yaptığı iddiasıyla TCK m. 286/1 kapsamında yargılanmıştır. Sanığın savunması üzerine telefon üzerinde bilişim uzmanı tarafından inceleme yaptırılmış; inceleme sonucunda olay tarihine ait herhangi bir ses kaydına veya silinmiş veriye rastlanmadığı belirlenmiştir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi, bilişim incelemesi sonucunun sanığın savunmasını doğruladığını, dosyada sanığın suça konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin başka bir somut delil bulunmadığını tespit etmiştir. Daire, TCK m. 286 kapsamındaki suçun oluşması için kayıt fiilinin somut olarak ispatlanması gerektiğini, salt iddianın ve cihazın varlığının yeterli olmadığını vurgulamıştır.

Bu çerçevede, sanığın isnat edilen suçu işlediğinin sübuta ermediği gerekçesiyle beraatine karar verilmesi gerektiğine hükmedilerek, mahkûmiyet kararı veren yerel mahkeme hükmü bozulmuştur.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi, 16.02.2021 tarihli, E. 2020/1707, K. 2021/379 sayılı karar.

Ses veya Görüntülerin Kayda Alınması Suçundan Açılan Davada, Suça Konu Eylemin Hangi Usul İşlemi Sırasında Gerçekleştiğinin Dosyada Açıkça Tespit Edilmemesi Hâlinde Eksik Kovuşturmaya Dayalı Hüküm Bozulmalıdır

Sanık hakkında, bir ceza yargılamasının hangi aşamasında (soruşturma veya kovuşturma) gerçekleştirildiği tam olarak tespit edilemeyen bir ses kaydı eylemi nedeniyle TCK m. 286/1 kapsamında dava açılmıştır. Yerel mahkeme, eylemin hangi usul işlemi sırasında gerçekleştiğini dosya üzerinden kesin olarak belirlemeden mahkûmiyet kararı kurmuştur.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi, TCK m. 286’nın uygulanabilmesi için suça konu fiilin mutlaka bir soruşturma veya kovuşturma işlemi sırasında gerçekleşmiş olması gerektiğini, bu hususun dosya kapsamında açık ve kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerektiğini vurgulamıştır. Daire, eylemin gerçekleştiği anın net olarak tespit edilmemesinin, suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının belirlenmesini imkânsız kıldığını tespit etmiştir.

Bu eksiklik nedeniyle, dosyanın bu yönden tamamlanması ve suça konu eylemin hangi usul işlemiyle ilişkili olduğunun kesin olarak belirlenmesi gerektiğine karar verilerek hüküm bozulmuştur.

Bu İçerik Hakkında

Bu makale, Ankara Barosu’na kayıtlı avukat Çağrı Ayboğa (sicil no: 34507) tarafından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve güncel Yargıtay içtihadı esas alınarak hazırlanmıştır. 15 emsal karar; soruşturma/kovuşturma kavramı, hukuk yargılaması ayrımı, teşebbüs, ön ödeme ve müsadere bakımından birebir metinleriyle sunulmaktadır.

Sık Sorulan Sorular

TCK 286 ses veya görüntülerin kayda alınması suçu nedir?
Soruşturma veya kovuşturma işlemleri sırasındaki ses veya görüntülerin yetkisiz olarak kayda alınması ya da nakledilmesidir. Hâkim veya savcı izni varsa eylem suç oluşturmaz. Ceza 6 aya kadar hapistir.
Duruşmada ses kaydı yapmak suç mu?
Evet. Hâkim izni olmadan duruşma sırasında yapılan her tür kayıt CMK 183, HMK 153 ve TCK 286 kapsamında suç oluşturur. Hukuk ya da ceza yargılaması ayrımı yapılmaz.
Hukuk mahkemesinde keşif sırasında kayıt suç mu?
Yargıtay 12. CD. 07.03.2018 kararına göre hukuk mahkemesindeki keşif işlemi TCK 286 kapsamında soruşturma/kovuşturma sayılmaz; bu nedenle keşif sırasında yapılan kayıt TCK 286 kapsamı dışındadır. Ancak HMK 153 hükümleri ayrı değerlendirilir.
TCK 286 ön ödeme kapsamında mı?
Evet. Suçun cezası 6 aya kadar olduğundan CMK 75 uyarınca ön ödeme kapsamına girer. Ön ödeme önerisi yapılmadan kamu davası açılması bozma sebebidir.
TCK 286 cezası HAGB alır mı?
Evet. Cezası 6 aya kadar olduğundan ve diğer koşullar sağlandığında HAGB uygulanabilir. Adli para cezasına çevirme de mümkündür.
Bulanık veya boş çekilen kayıt da suç mu?
Yargıtay 4. CD. 04.10.2012 kararına göre fotoğrafların bulanık veya karanlık olması teşebbüs sorununu doğurur. Cihazda bilirkişi incelemesi sonucu kayıt bulunamıyorsa beraat verilebilir.
Cep telefonu müsadere edilir mi?
Müsadere mümkündür; ancak Yargıtay ölçülülük ilkesi gereği telefonun değerini ve suçun ağırlığını birlikte değerlendirir. Çoğunlukla telefondaki suça konu kaydın taşınabilir belleğe aktarılarak telefonun iade edilmesi yolu tercih edilir.
TCK 286 şikayete tabi mi?
Hayır. Şikayete bağlı değildir; savcılık re’sen soruşturma yürütür. Korunan değer adli yargılamanın gizliliği ve tarafsızlığıdır.
Hâkim izni olmadan kayıt yapılırsa delil sayılır mı?
Hayır. Yetkisiz alınan kayıtlar hukuka aykırı delil niteliğinde olup yargılamada delil olarak kullanılamaz. Kayıt yapan kişi ayrıca TCK 286’dan soruşturulur.

Ankara Avukatı Çağrı Ayboğa

Bu Sayfanın Yazarı
Av. Çağrı Ayboğa
Ankara Barosu Kayıtlı Avukat · Sicil No: 34507

Av. Çağrı Ayboğa, Ankara’da ceza hukuku alanında faaliyet göstermektedir. Adliyeye karşı suçlar ve TCK 286 dosyalarında savunma hizmeti sunmaktadır.

✓ Ankara Barosu’nda Doğrula
⭐ Google 4.9 / 236 yorum
📍 Çankaya / Ankara

Ankara Avukat

TCK 286 ses veya görüntülerin kayda alınması davanızda hukuki destek için iletişime geçebilirsiniz.

Danışmanlık ücretlidir. TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi

Avukat Çağrı Ayboğa

Avukat Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosu’nun kurucu avukatlarındandır. Ankara Barosu’na kayıtlı olarak dinamik ve tecrübeli ekibiyle avukatlık mesleğini icra etmektedir.
Başa dön tuşu
Ara