Ceza Hukuku
Trend

Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma TCK 53 (2026)

Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma (TCK 53)

TCK 53, kasten işlenen bir suçtan hapis cezasına mahkûm olan kişinin, cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kamu görevi, seçme/seçilme ve velayet gibi belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasını düzenleyen bir güvenlik tedbiridir. Mahkûmiyetin kanuni sonucu olup infazın bitimiyle kendiliğinden sona erer.

  • Kamu Görevi: Sürekli, süreli veya geçici kamu görevlerinin üstlenilmesi
  • Siyasi Haklar: Seçme hakkı; seçilme ehliyetinden AYM kararıyla iptal edildi
  • Aile Hukuku: Velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunma
  • Mesleki Haklar: Vakıf, dernek, sendika, şirket ve kooperatif yöneticisi/denetçisi olma
  • İzinli Meslekler: Kamu kurumu iznine tabi meslek veya sanatı serbest meslek erbabı olarak icra etme
  • Süre: Mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar — kendiliğinden sona erer
  • Altsoy İstisnası: Koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri koşullu salıverme tarihinde sona erer
  • Para Cezası: Hapis cezası adli para cezasına çevrilirse TCK 53/1 uygulanmaz
  • Kısa Süreli Hapis: Kısa süreli ertelenmiş hapis cezasında TCK 53/1 uygulanmaz
  • Taksirli Suçlar: TCK 53/1 yalnızca kasten işlenen suçlarda geçerlidir
Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma : TCK 53
Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma : TCK 53

TCK 53 nedir, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma ne demek? Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesi; kasten işlenen bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edilen kişinin, cezasının infazı tamamlanıncaya kadar kamu görevi üstlenmek, siyasi hakları kullanmak, velayet hakkını kullanmak ve izne tabi meslek icra etmek gibi belirli hakları kullanmaktan hukuki olarak yoksun bırakılmasını düzenler. Bu tedbir bir ceza değil, güvenlik tedbiridir; mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak kendiliğinden uygulanır ve kararda gösterilmemiş olması sonucu değiştirmez.

TCK 53 (Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma), ceza davalarının en çok sorulan ama en az doğru anlanan maddelerinden biridir. Mahkûmiyet kararı alan her kişi için “bu hak yoksunluğu ne anlama geliyor, memuriyetime etki eder mi, ehliyet geri alınır mı, sicile işler mi?” soruları gündeme gelir. Bu rehberde; maddenin tüm fıkraları, Anayasa Mahkemesi iptal kararları, hak yoksunluğunun nasıl kalktığı, istisnaları ve 17 Yargıtay emsal kararı avukat kaleminden kapsamlı biçimde aktarılmaktadır.

TCK 53 Kanun Metni (Birebir)  AYM İptal Notlarıyla

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu Madde 53: Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma

TCK 53/1: Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;

a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,

b) Seçme ve seçilme ehliyetinden, [Not: Anayasa Mahkemesi’nin 8.10.2015 tarihli, E.2014/140, K.2015/85 sayılı kararıyla “seçilme ehliyetinden” ibaresi iptal edilmiştir. Seçme hakkı uygulanmaya devam eder.]

c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,

d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,

e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten,

Yoksun bırakılır.

TCK 53/2: Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.

TCK 53/3: Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir.

TCK 53/4: Kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz.

TCK 53/5: Birinci fıkrada sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla hapis cezasına mahkûmiyet halinde, ayrıca, cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Bu hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenen suçlar dolayısıyla sadece adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir. Hükmün kesinleşmesiyle icraya konan yasaklama ile ilgili süre, adlî para cezasının tamamen infazından itibaren işlemeye başlar.

TCK 53/6: Belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet halinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebilir. Yasaklama ve geri alma hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer ve süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar.

Kaynak: Resmi Gazete — 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu (mevzuat.gov.tr)

Anayasa Mahkemesi İptal Kararı  Seçilme Hakkı: AYM, 8 Ekim 2015 tarihli E.2014/140, K.2015/85 sayılı kararıyla TCK 53/1’deki “seçilme ehliyetinden” ibaresini iptal etmiştir. Bu karardan sonra mahkûmiyet kararı; seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksunluğu otomatik olarak doğurmamaktadır. Seçme hakkı ise hâlâ uygulanmaktadır. Bu fark özellikle siyasi yarışmacı konumundaki müvekkiller için kritik önem taşır.

TCK 53/1 Kapsamındaki 5 Hak Yoksunluğu

TCK 53/1 kapsamındaki hak yoksunlukları nelerdir? Madde beş başlık altında hak yoksunluğu öngörür: (a) kamu görevi ve memuriyet, (b) seçme ve seçilme ehliyeti — seçilme kısmı AYM kararıyla iptal edildi, (c) velayet, vesayet ve kayyımlık, (d) vakıf/dernek/sendika/şirket/kooperatif/siyasi parti yöneticisi veya denetçisi olma, (e) kamu kurumu iznine tabi meslek veya sanatı serbest meslek erbabı olarak icra etme. Bu yoksunluklar tümüne birden uygulanır; hâkim bunlar arasında seçim yapamaz.

Hak Yoksunluğu Fıkra Kapsam İstisna
Kamu görevi ve memuriyet 53/1-a TBMM üyeliği, tüm devlet kurumları memuriyet ve hizmetleri Yok
Seçme hakkı 53/1-b Oy kullanma hakkı Seçilme hakkı AYM kararıyla iptal
Velayet, vesayet, kayyımlık 53/1-c Tüm kişilere ilişkin velayet ve vesayet Altsoy için koşullu salıverme tarihi esas (53/3)
Vakıf/dernek/şirket yöneticiliği 53/1-d Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif, siyasi parti Yok
İzinli meslek veya sanat 53/1-e Kamu kurumu iznine tabi meslekler (avukatlık, doktorluk, sürücü belgesi vb.) Koşullu salıvermede hâkim kaldırabilir

TCK 53 Güvenlik Tedbiri mi, Ceza mı?

TCK 53 (Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma) güvenlik tedbiri midir, ceza hukuku kapsamında nasıl değerlendirilir? TCK 53 kapsamındaki hak yoksunlukları bir ceza değil güvenlik tedbiridir. Bu ayrımın üç pratik sonucu vardır: (1) Mahkûmiyet kararında gösterilmemiş olsa bile infaz aşamasında kendiliğinden uygulanır  kazanılmış hak doğurmaz. (2) Güvenlik tedbirlerinde aleyhe bozma yasağı ilgili fıkra bakımından farklı uygulanır: TCK 53/1 için kazanılmış hak yoktur, ancak TCK 53/5 için aleyhe bozma yasağı geçerlidir. (3) Taksirli suçlarda TCK 53/1 uygulanamaz; yalnızca TCK 53/6 kapsamında meslek yasağı veya ehliyet geri alımı söz konusu olabilir.

TCK 53/1 Memuriyete Etkisi Nedir?
TCK 53/1 Memuriyete Etkisi Nedir?

TCK 53/1 Memuriyete Etkisi Nedir?

TCK 53/1 memuriyete nasıl etki eder, memuriyet kaybedilir mi? TCK 53/1-a maddesi; “sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden” yoksunluğu kapsar. Bu hüküm mevcut memuriyeti kaybetmeye değil — memuriyetin devam edip etmeyeceğini ayrı mevzuat (657 sayılı Devlet Memurları Kanunu) düzenler — yeni bir kamu görevi üstlenmekten yoksun bırakılmaya ilişkindir. Mahkûmiyet kararının kesinleşmesiyle birlikte 657 sayılı Kanun’un 48/5 maddesi kapsamında memuriyet görevi sona erebilir; bu ise TCK 53’ten bağımsız idare hukuku düzenlemesidir. Ceza infazı tamamlandıktan sonra TCK 53/1-a yoksunluğu kalkar; ancak memuriyet için ayrıca hizmet gerekliliklerinin sağlanması gerekir.

657 sayılı DMK m. 48/5 ile TCK 53 Farkı: TCK 53/1-a hak yoksunluğu; yeni kamu görevi üstlenmekten yoksunluktur. 657 sayılı Kanun m. 48/5 ise belirli suçlardan mahkûmiyeti memuriyetin önkoşulu olarak düzenler. Mevcut memuriyetin sona erip ermeyeceğini, sona erdiğinde eski göreve iade edilip edilemeyeceğini ve ceza indirimi veya ertelemenin memuriyete etkisini belirleyen mevzuat TCK 53 (Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma) değil 657 sayılı Kanun ile ilgili özel mevzuattır.

TCK 53 Hak Yoksunluğu Nasıl Kalkar?

TCK 53 kapsamındaki hak yoksunluğu nasıl kaldırılır? TCK 53/1–2 kapsamındaki hak yoksunlukları; cezanın infazının tamamlanmasıyla kendiliğinden sona erer. Herhangi bir başvuru veya mahkeme kararı gerekmez. Koşullu salıverilme hâlinde ise altsoy üzerindeki velayet ve vesayet hakları koşullu salıverme tarihinde, diğer haklar ise cezanın tam infazında sona erer. TCK 53/5 kapsamındaki ek yasaklama ise infazdan sonra ayrıca işlemeye devam eder ve sürenin dolmasıyla sona erer. Adli sicil affı veya mahkeme kararı olmaksızın hak yoksunluğu kendiliğinden kalkar; bunun istisnası yalnızca TCK 53/5 kapsamındaki ek yasaklamadır.

  • TCK 53/1–2 (Genel Yoksunluk): Hapis cezasının infazı tamamlanınca kendiliğinden — başvuru veya karar gerekmez
  • Altsoy üzerindeki haklar (53/3): Koşullu salıverme tarihinde kendiliğinden kalkar — tam infaz beklenmez
  • Erteleme hâlinde (53/3): Hapis cezası ertelenen hükümlünün altsoy üzerindeki hakları ve 1-e bendi yoksunluğu hâkimin takdiriyle kaldırılabilir
  • TCK 53/5 ek yasaklama: Belirlenen sürenin dolmasıyla sona erer — infaz sonrasında ek süre işler
  • TCK 53/6 ehliyet/meslek yasağı: Belirlenen sürenin dolmasıyla sona erer; cezanın infazından itibaren başlar

TCK 53 Adli Sicile İşler mi?

TCK 53 hak yoksunluğu adli sicil kaydına işler mi? Hayır. TCK 53 kapsamındaki güvenlik tedbiri adli sicil kaydına bağımsız olarak işlenmez; adli sicile işlenen esas bilgi mahkûmiyet hükmüdür. Mahkûmiyet kararı 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu kapsamında adli sicile kaydedilir ve bu kaydın içinde TCK 53 (Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma) uygulamasının varlığı da yer alır. Cezanın infazının tamamlanmasıyla birlikte TCK 53/1 yoksunlukları sona erse de adli sicil kaydı farklı bir silme ve arşive kaldırma rejimine tabidir; bu iki konu birbirinden bağımsız değerlendirilmelidir.

Adli Para Cezasına Çevrilirse TCK 53 Uygulanır mı?

Hapis cezası adli para cezasına çevrilirse TCK 53/1 uygulanır mı? Hayır. TCK 53/1, açıkça “hapis cezasına mahkûmiyet” koşuluna bağlıdır. Kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrilmesi ya da doğrudan adli para cezasına hükmedilmesi hâlinde asıl mahkûmiyet hapis cezası değil, çevrilen yaptırım niteliğinde olduğundan TCK 53/1 uygulanamaz. Bu hâllerde TCK 53/1 uygulanması açık bozma nedenidir. Ancak TCK 53/5 kapsamındaki hak ve yetki yasağı; “sadece adlî para cezasına mahkûmiyet” hâlinde de uygulanabilmektedir — bu fıkra hem hapis hem adli para cezasını kapsar.

Kısa Süreli Hapis ve Erteleme TCK 53/4
Kısa Süreli Hapis ve Erteleme TCK 53/4

Kısa Süreli Hapis ve Erteleme TCK 53/4

Kısa süreli hapis cezası ertelenirse veya sanık 18 yaşından küçükse TCK 53/1 uygulanır mı? Hayır. TCK 53/4 uyarınca iki istisnai hâlde TCK 53/1 uygulanamaz: (1) Kısa süreli hapis cezasının ertelenmesi ve (2) suçu işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olma. Dikkat edilmesi gereken husus şudur: Uzun süreli (1 yılın üzerinde) hapis cezasının ertelenmesi bu istisnaya girmez; uzun süreli ertelenmişlerde TCK 53/1 yine de uygulanır. Bu ayrımın gözden kaçırılması uygulamada sık rastlanan bir hatadır.

TCK 53/1 UYGULANMAZ

Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanıklar. Suçu işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olanlar. Hapis cezası adli para cezasına çevrilen sanıklar. Taksirli suçtan mahkûm olanlar (yalnızca 53/6 geçerli). Doğrudan adli para cezasına hükmedilenler.

TCK 53/1 UYGULANIR

Kasten işlenen suçtan hapis cezasına mahkûm olan herkes. Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar. Koşullu salıverilen hükümlüler (altsoy haricindeki haklar için). HAGB kararı açıklanan sanıklar (HAGB süresince hak yoksunluğu işlemez; hüküm açıklanırsa başlar).

Altsoy İstisnası Koşullu Salıverme ve Velayet Hakkı

Koşullu salıverilen hükümlü kendi çocuğunun velayetini ne zaman geri kazanır? TCK 53/3 uyarınca koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu (çocukları, torunları) üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri koşullu salıverme tarihinde kendiliğinden geri döner — cezanın tam infazını beklemek gerekmez. Bu istisna yalnızca kendi altsoyu üzerindeki haklara özgüdür; diğer kişilere ilişkin velayet ve vesayet haklarında genel kural olan cezanın tamamlanması koşulu devam eder. Mahkûm olduğu ceza ertelenen hükümlü için de aynı istisna geçerlidir.

TCK 53/5 Hak ve Yetki Yasağı (Kötüye Kullanma Hâlinde)

TCK 53/5 ne zaman uygulanır, TCK 53/1’den farkı nedir? TCK 53/5; birinci fıkrada sayılan bir hak veya yetkinin kötüye kullanılması suretiyle suç işlenmesi hâlinde, cezanın infazından sonra işlemek üzere ek bir yasaklama öngörür. Süre; hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadardır. TCK 53/1’den temel farklar: (1) TCK 53/5 mahkûmiyetin kanuni sonucu değildir, hükümde ayrıca gösterilmelidir. (2) Yasaklama cezanın infazından sonra başlar, hükmün kesinleşmesiyle değil. (3) Yalnızca kötüye kullanılan hak veya yetkiyle sınırlıdır; tüm birinci fıkra hakları yasağı kurulamaz. (4) Aleyhe bozma yasağı kapsamındadır.

TCK 53/6 Ehliyet Geri Alınması Ne Zaman Başlar?

TCK 53/6 kapsamındaki ehliyet geri alınması ne zaman başlar, ne zaman biter? TCK 53/6 uyarınca sürücü belgesinin geri alınması; hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer. Ancak yasaklama süresinin başlangıcı farklıdır: süre, cezanın tümüyle infazından itibaren işlemeye başlar. Asgari süre 3 ay, azami süre 3 yıldır; 3 ayın altında süre belirlenmesi bozma nedenidir. Bu tedbir yalnızca taksirli suçlarda uygulanabilir — kasıtlı suçlarda TCK 53/6’ya dayalı ehliyet geri alımı kanuna aykırıdır.

Ehliyet Geri Alımında İki Kritik Kural: (1) Yalnızca taksirli suçlarda uygulanır (2) Süre en az 3 ay olmalıdır. 3 ayın altında belirlenen her sürücü belgesi geri alım kararı bozma nedenidir. Kasıtlı suçtan mahkûmiyette TCK 53/6 uygulanması kanuna aykırıdır — bu hata savunma tarafından kesinlikle itiraz edilmesi gereken bir bozma gerekçesidir.

CMK 53 Maddesi Nedir? TCK 53’ten Farkı

CMK 53 ile TCK 53 arasındaki fark nedir? TCK 53 ve CMK 53 tamamen farklı maddelerdir ve birbirleriyle ilgisi yoktur. TCK 53 (Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma); Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesidir — belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirini düzenler. CMK 53 ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 53. maddesidir ceza muhakemesinde delil toplamayla ilgili teknik bir düzenlemedir. Arama yapan kişilerin sıklıkla karıştırdığı bu iki madde hem içerik hem işlev bakımından birbirinden tamamen farklıdır. Bu sayfadaki içerik TCK 53’e ilişkindir.

TCK 53 Hak Yoksunluğu — Hukuki Destek

Hak yoksunluğu kapsamı, kaldırılma koşulları, memuriyet etkisi veya ehliyet geri alımı konularında Ankara’da ceza ve infaz hukukunda deneyimli avukatlarımıza danışabilirsiniz.

Danışmanlık ücretlidir. Asgari ücret tarifesi için Türkiye Barolar Birliği 2025–2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi‘ni inceleyebilirsiniz.

Emsal Yargıtay Kararları (17 Karar)

TCK 53/1 — Mahkûmiyetin Kanuni Sonucu ve Kazanılmış Hak

Yargıtay Ceza Genel Kurulu — E: 2014/72 / K: 2016/24 / T: 19.01.2016

TCK m. 53/1 Kapsamındaki Hak Yoksunlukları Mahkûmiyetin Kanuni Sonucu Olduğundan Hükümde Gösterilmemiş Olması Kazanılmış Hak Oluşturmaz ve Aleyhe Bozma Yasağı Kapsamında Değerlendirilemez

Sanık hakkında kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezasına hükmedilmiş; ancak yerel mahkeme TCK m. 53/1’deki hak yoksunluklarına ilişkin bir karar kurmamıştır. Temyiz aşamasında, bu eksikliğin sanık yararına kazanılmış hak oluşturup oluşturmadığı ve sanık aleyhine bozma yapılıp yapılamayacağı tartışılmıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın güvenlik tedbiri olarak mahkûmiyetin yasal ve doğal sonucu olduğunu açıkça hükme bağlamıştır. Karara göre bu hak yoksunlukları, hükümde gösterilmemiş olsalar bile infaz aşamasında kendiliğinden uygulanacaktır. Mahkûmiyetin doğal sonucu olan bu tedbirlerin kararda yer almaması, hükümlü açısından kazanılmış hakka konu olamaz; başka bir anlatımla aleyhe bozma yasağı kapsamında değerlendirilemez. Dolayısıyla sanık tarafından temyiz edilen bir hükümde bu tedbirlerin eksik uygulanmış olması tek başına bozma nedeni yapılmayacak; ancak başka bir nedenle bozma kararı verildiğinde bu eksiklik de bozma kapsamına dahil edilecektir.

Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, TCK m. 53/1 uygulamasında yargılama makamlarının sıkça karıştırdığı bir meseleyi netleştirmesi bakımından temel bir içtihat niteliğindedir. Hak yoksunluklarının kararda yer almaması ne sanık lehine bir durum oluşturmakta ne de kazanılmış hak doğurmaktadır. Savunma makamları açısından bu içtihadın önemi şuradan kaynaklanmaktadır: müvekkil aleyhine yalnızca TCK m. 53 eksikliği gerekçesiyle bozma talep etmek anlamsızdır; bu eksiklik ancak başka bozma nedeniyle birlikte gündeme gelebilecektir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu — E: 2011/5-104 / K: 2011/183 / T: 20.09.2011

TCK m. 53/5 Kapsamındaki Hak Yoksunluğu Mahkûmiyetin Kanuni Sonucu Değildir; Bu Nedenle Hükümde Ayrıca Gösterilmesi Zorunludur ve Aleyhe Bozma Yasağı Kapsamındadır

Sanık, birinci fıkrada sayılan hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle suç işlemiş; yerel mahkeme TCK m. 53/5 kapsamında ayrıca hak ve yetki yasağına hükmetmeksizin mahkûmiyet kararı kurmuştur. Sanığın temyizi üzerine Özel Dairece kararın başka gerekçeyle bozulması üzerine yeniden yargılamada TCK m. 53/5 uygulandı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazla konuyu Ceza Genel Kurulu’na taşımıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, TCK m. 53/5’te düzenlenen hak yoksunluğunun birinci fıkradaki hak yoksunluklarından yapısal olarak farklı olduğunu kapsamlı biçimde ortaya koymuştur. Birinci fıkrada “yoksun bırakılır” denilirken beşinci fıkrada açıkça “yasaklanma”dan söz edilmesi; birinci fıkradaki yoksunluğun yalnızca hapis cezasının yasal sonucuyken beşinci fıkradaki yasaklamanın hem hapis hem adli para cezası için söz konusu olması; birinci fıkrada hâkimin takdir hakkı bulunmazken beşinci fıkrada sürenin hâkimin takdirine bırakılmış olması gibi farklılıklar nedeniyle TCK m. 53/5’teki yoksunluk mahkûmiyetin kanuni ve doğal sonucu sayılamaz. Bu nedenle hükümde ayrıca gösterilmelidir ve uygulanmamışsa aleyhe bozma yasağı kapsamındadır.

Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, TCK m. 53/1 ile TCK m. 53/5 arasındaki temel ayrımı belirlemesi bakımından kritik öneme sahiptir. Savunma makamları açısından müvekkil hakkında TCK m. 53/5 uygulanmamışsa ve hüküm yalnızca sanık tarafından temyiz edilmişse bu yasağın sonradan uygulanması artık mümkün değildir; bu durum doğrudan kazanılmış hak koruması kapsamında olup aksi yöndeki her uygulama bozma nedeni oluşturacaktır.
Yargıtay 4. Ceza Dairesi — E: 2006/2513 / K: 2007/5757 / T: 18.06.2007

TCK m. 53/1 Kapsamındaki Hak Yoksunlukları Seçenekli Olmayıp Tümüne Birden Hükmedilmesi Zorunludur; Hâkimin Bu Hakları Kısmen Uygulama Takdir Yetkisi Bulunmamaktadır

Yerel mahkeme, sanık hakkında TCK m. 53/1’deki (Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma) hak yoksunluklarının yalnızca belirli bentlerine hükmetmiş; diğer bentlerde yer alan hak yoksunluklarını uygulamayı tercih etmemiştir. Temyiz aşamasında hâkimin TCK m. 53/1 kapsamındaki hangi haklardan yoksun bırakacağı konusunda takdir yetkisinin bulunup bulunmadığı tartışılmıştır.

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, TCK m. 53/1’deki hak yoksunluklarının seçenekli olmayıp tümüne birden hükmedilmesi gerektiğini açıkça hükme bağlamıştır. Hâkim, birinci fıkrada sayılan hak yoksunluklarının bir veya birkaçını seçerek uygulama konusunda herhangi bir takdir yetkisine sahip değildir; hükümlü bu fıkrada sayılan hakların tamamından yoksun bırakılacaktır. Kararda ayrıca, hak yoksunluklarının güvenlik tedbiri niteliğinde olması nedeniyle hürriyeti bağlayıcı cezanın kanuni sonucu olarak her zaman uygulanmasının mümkün bulunduğu da vurgulanmıştır.

Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, yerel mahkemelerde sıklıkla rastlanan ve hâkimin TCK m. 53/1 kapsamındaki haklar arasında seçim yapabileceğine ilişkin yanlış uygulamayı kesin biçimde ortadan kaldırmaktadır. Savunma makamları açısından özellikle kısmen uygulama yapılan davalarda, fıkranın geri kalan bentlerinin de infaz aşamasında kendiliğinden uygulanacağının bilinmesi; müvekkile bu konuda doğru bilgi verilmesi bakımından son derece önemlidir.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi — E: 2006/4346 / K: 2007/5893 / T: 17.07.2007

TCK m. 53/1 Kapsamındaki Hak Yoksunlukları Kararda Gösterilmemiş Olsa Dahi Cezanın Tabii Sonucu Olup İnfaz Aşamasında Dikkate Alınması Mümkündür

Yerel mahkeme sanık hakkında kasten işlenen suçtan dolayı hapis cezasına hükmetmiş; ancak TCK m. 53 kapsamındaki hak yoksunluklarına ilişkin herhangi bir belirleme yapmamıştır. İnfaz aşamasında bu eksikliğin nasıl giderileceği ve hak yoksunluklarının uygulanıp uygulanamayacağı tartışılmıştır.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, TCK m. 53’ün (Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma) uygulanmasına hükümde yer verilmemiş olsa dahi bu yoksunluğun cezanın tabii sonucu olduğunu ve infaz aşamasında dikkate alınmasının mümkün bulunduğunu hükme bağlamıştır. Mahkûmiyet kararının kesinleşmesinden itibaren hak yoksunlukları kendiliğinden başlayacak ve hapis cezasının infazı tamamlanana kadar devam edecektir. Bu nedenle hükmün icrası aşamasında cumhuriyet savcılığı tarafından TCK m. 53 hükümlerinin re’sen uygulanması olanaklıdır.

Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, infaz hukuku uygulamasında son derece önem taşımaktadır. Hükümde TCK m. 53’e açıkça yer verilmemiş olması; hükümlünün bu yoksunluklardan muaf olduğu anlamına gelmemekte, aksine yoksunluklar infaz aşamasında kendiliğinden işlemeye devam etmektedir. Savunma açısından hükümlünün bu gerçeklikten haberdar edilmesi ve olası hak ihlallerinin önüne geçilmesi bakımından kararın pratik değeri yüksektir.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi — E: 2006/1032 / K: 2006/2943 / T: 30.05.2006

TCK m. 53/1’deki Hak Yoksunluklarının Tümü Yerine Yalnızca Bazı Bentlerin Uygulanması Yasaya Aykırı Olmakla Birlikte Güvenlik Tedbiri Niteliği Nedeniyle Tek Başına Bozma Nedeni Yapılmaz

Yerel mahkeme sanık hakkında TCK m. 53/1’in yalnızca (a), (b) ve (c) bentlerindeki hak yoksunluklarını uygulayarak diğer bentleri kapsam dışında bırakmıştır. Temyiz aşamasında bu yanlış uygulamanın bozma nedeni oluşturup oluşturmadığı tartışılmıştır.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûm edildiği, bu nedenle hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar TCK m. 53/1’deki tüm hakları kullanmaktan yoksun bırakılması gerektiğinin gözetilmeden anılan fıkradaki hakların tamamı yerine bir kısım bentlerle sınırlı tutulmasının yasaya aykırı olduğunu tespit etmiştir. Bununla birlikte, söz konusu hak yoksunluklarının güvenlik tedbiri niteliğinde olması nedeniyle hürriyeti bağlayıcı cezanın kanuni sonucu olarak her zaman uygulanmasının mümkün bulunduğundan bu aykırılık tek başına bozma nedeni yapılmamıştır.

Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, TCK m. 53/1 kapsamındaki hak yoksunluklarının kısmen uygulanmasının hukuka aykırılık oluşturduğunu net biçimde ortaya koymakla birlikte bu aykırılığın yaptırımını da belirlemektedir. Eksik uygulama infaz aşamasında re’sen giderilebileceğinden tek başına bozma nedeni oluşturmaz; ancak hükmün başka nedenlerle bozulması durumunda bu eksiklik de bozma kapsamına dahil edilecektir.

Altsoy / Koşullu Salıverme İstisnası

Yargıtay 11. Ceza Dairesi — E: 2006/904 / K: 2008/471 / T: 04.02.2008

Altsoy Üzerindeki Velayet Hakkından Yoksun Bırakılmada Koşullu Salıverilme Tarihi Esas Alınmalıdır; Cezanın Tamamen İnfazı Tarihi Değil

Sanık hakkında TCK m. 53/1-c kapsamında kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından yoksun bırakılmasına hükmedilirken bu yoksunluğun hapis cezasının infazının tamamlanmasına kadar devam etmesine karar verilmiştir. Temyiz aşamasında altsoy üzerindeki velayet hakkı yönünden hangi tarihin esas alınması gerektiği tartışılmıştır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, sanık hakkında altsoy üzerindeki haklarından koşullu salıverilme tarihi yerine cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu açıkça hükme bağlamıştır. TCK m. 53/3 uyarınca mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğu koşullu salıverilme tarihinde sona erer. Bu istisna altsoy üzerindeki haklarla sınırlı olup diğer kişilere ilişkin velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri bakımından genel kural olan cezanın infazının tamamlanması tarihi esas alınmaya devam edilecektir.

Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, TCK m. 53/1-c bendinin uygulanmasında yapılan en yaygın hataları ortaya koyması bakımından kritik öneme sahiptir. Hâkimler çoğu zaman altsoy üzerindeki velayet hakkı ile diğer kişilere ilişkin velayet ve vesayet haklarını ayrı rejimlere tabi tutmayı gözden kaçırmakta; bu hata infaz aşamasında ciddi hak ihlallerine zemin hazırlamaktadır.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi — E: 2019/18527 / K: 2020/1788 / T: 20.02.2020

TCK m. 53/1-c Bendindeki Hak Yoksunluğunun Altsoy Bakımından Koşullu Salıverme Tarihine Kadar, Diğer Kişiler Bakımından İnfazın Tamamlanmasına Kadar Uygulanacağının Kararda Açıkça Gösterilmesi Gerekir

Yerel mahkemede hükmün gerekçeli kararında TCK m. 53/1-c kapsamındaki hak yoksunluğuna ilişkin altsoy ve diğer kişiler bakımından ayrım yapılmaksızın tek bir süre belirlenmiş; bu belirlemenin infaz aşamasında yeterli olup olmadığı tartışılmıştır.

Yargıtay, sanıklar hakkında TCK m. 53/1-c maddesinde belirtilen kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihine kadar; diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ise mahkûm olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gerekçeli kararda gösterilmemesini bozma sebebi olarak değerlendirmiştir. Bu belirlemenin infaz makamlarınca doğru biçimde uygulanabilmesi için hüküm fıkrasında açıkça yer alması zorunludur.

Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, TCK m. 53/1-c uygulamasında hüküm fıkrasına yansıması gereken asgari içeriği belirlemesi bakımından infaz hukuku açısından belirleyici öneme sahiptir. Hâkimlerin yalnızca madde numarasına atıfla yetinmesi yetmez; altsoy ve diğer kişiler bakımından uygulama sürelerinin ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi zorunludur.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi — E: 2019/6392 / K: 2019/15136

Koşullu Salıverilen Hükümlünün Altsoyu Üzerindeki Velayet Hakkına Getirilen Kısıtlama Sona Erer; Cezanın Tamamlanması Beklenmeksizin Bu Yetkiler Kullanılabilir

Koşullu salıverilen hükümlü, altsoyu üzerindeki velayet haklarını kullanmak istemiş; infaz makamı ise cezanın tamamen infaz edildiği tarihe kadar bu hakların kullanılamayacağını bildirmiştir. Uyuşmazlıkta TCK m. 53/3’ün bu durumda uygulanıp uygulanamayacağı tartışılmıştır.

Yargıtay, TCK m. 53/3 uyarınca mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun uygulanmayacağını; koşullu salıverilen hükümlünün cezaevinden tahliye olduktan sonra cezanın infazı tamamlanmasa bile bu yetkileri kullanabileceğini hükme bağlamıştır. Bu istisna yalnızca kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini kapsamakta olup diğer kişilere ilişkin yetkiler bakımından genel kural olan cezanın tamamlanması koşulu devam etmektedir.

Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, özellikle ebeveyn olan hükümlüler bakımından son derece önem taşımaktadır. Koşullu salıverilme, altsoy üzerindeki velayet hakkı açısından cezanın infazını tamamlayan bir an olarak kabul edilmekte; bu tarihten itibaren söz konusu haklar kendiliğinden geri kazanılmaktadır. Savunma makamları açısından koşullu salıverilen müvekkillerin altsoy üzerindeki haklarını derhal kullanabileceklerinin bildirilmesi ve infaz makamları nezdinde bu hakkın kullanılmasının sağlanması hem hukuki hem de insani açıdan kritik öneme sahiptir.

Erteleme, Para Cezası ve Çocuk İstisnaları

Yargıtay 2. Ceza Dairesi — E: 2007/6641 / K: 2007/9651 / T: 28.06.2007

TCK m. 53/4 Gereğince Kısa Süreli Hapis Cezası Ertelenen Sanık Hakkında Birinci Fıkra Kapsamında Hak Yoksunluğuna Hükmedilemez

Yerel mahkeme sanık hakkında kısa süreli hapis cezasına hükmederek bu cezayı TCK m. 51 uyarınca ertelemiş; buna karşın aynı hükümde TCK m. 53/1 kapsamında hak yoksunluklarının da uygulanmasına karar vermiştir. Temyiz aşamasında kısa süreli ertelemede hak yoksunluklarının uygulanıp uygulanamayacağı tartışılmıştır. (Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma)

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanık hakkında hükmedilen kısa süreli hapis cezasının ertelenmiş olması nedeniyle belli haklardan yoksun bırakılma kararına hükmedilmemesinin yerinde olduğunu; kısa süreli hapis cezasının ertelendiği durumlarda TCK m. 53/4 uyarınca birinci fıkra hükümlerinin uygulanamayacağını açıkça hükme bağlamıştır. TCK m. 53/4, kısa süreli hapis cezası ertelenmiş veya fiili işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmünün uygulanmayacağını açıkça düzenlemektedir.

Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, kısa süreli erteleme kararlarında TCK m. 53/1’in uygulanmaması gerektiğini teyit etmekte ve bu konudaki hatanın bozma nedeni oluşturduğunu ortaya koymaktadır. Savunma makamları açısından müvekkil hakkında kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olmasına karşın TCK m. 53/1 uygulandıysa; bu hatalı uygulamanın hem temyiz aşamasında hem de infaz aşamasında kararlılıkla ileri sürülmesi gerekmektedir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi — E: 2006/4194 / K: 2006/6170 / T: 03.07.2006

Uzun Süreli Hapis Cezasının Ertelenmesi TCK m. 53/1 Kapsamındaki Hak Yoksunluklarının Uygulanmasına Engel Değildir; Kısa Süreli ile Uzun Süreli Erteleme Arasındaki Ayrım Gözetilmelidir

Sanık hakkında 1 yılın üzerinde uzun süreli hapis cezasına hükmedilerek bu ceza ertelenmiş; yerel mahkeme erteleme kararına dayanarak TCK m. 53/1 kapsamındaki hak yoksunluklarını da uygulamayı reddetmiştir. Temyiz aşamasında uzun süreli hapis cezasının ertelenmesinin hak yoksunluklarını etkileyip etkilemediği tartışılmıştır.

Yargıtay, kısa süreli olmayan ertelenmiş hapis cezasına mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanık hakkında TCK m. 53 uyarınca hak yoksunluğuna hükmolunmamasını bozma sebebi olarak değerlendirmiştir. TCK m. 53/4’ün açık düzenlemesi uyarınca yalnızca kısa süreli hapis cezası ertelenmiş kişiler ile suçu işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olanlar hak yoksunluğundan muaf tutulmaktadır. Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar bu istisna kapsamında yer almamakta olup birinci fıkradaki hak yoksunlukları bu sanıklar hakkında da uygulanacaktır.

Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, erteleme kararlarının hak yoksunluğu rejimi üzerindeki etkisini netleştirmesi bakımından önem taşımaktadır. Erteleme tek başına hak yoksunluklarını ortadan kaldırmaz; yalnızca kısa süreli cezaların ertelenmesi bu sonucu doğurur. Uzun süreli ertelemede ise TCK m. 53/3’teki altsoy istisnası ile TCK m. 53/1-e bendine ilişkin istisnai hâkimlik takdiri saklı kalmak kaydıyla diğer hak yoksunlukları varlığını sürdürür.
Yargıtay 2. Ceza Dairesi — E: 2019/7555 / K: 2019/19866 / T: 19.12.2019

TCK m. 53/4 Gereğince Suçu İşlediği Sırada 18 Yaşını Doldurmamış Çocuklar Hakkında TCK m. 53/1 Kapsamında Hak Yoksunluğuna Hükmedilemez

Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından mahkûmiyet kararı kurulmuş; yerel mahkeme aynı zamanda TCK m. 53/1 kapsamındaki hak yoksunluklarının da uygulanmasına hükmetmiştir. Temyiz aşamasında 18 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında bu hak yoksunluklarının uygulanıp uygulanamayacağı tartışılmıştır.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, TCK m. 53/4’te yer alan düzenleme karşısında suçu işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk hakkında TCK m. 53/1’deki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesini bozma nedeni olarak değerlendirmiştir. Bu istisna, kısa süreli hapis cezası ertelenmesiyle birlikte TCK m. 53/4’te açıkça sayılmış olup mahkemenin takdir hakkı bulunmamaktadır.

Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, çocuk ceza yargılamasında TCK m. 53/1 uygulamasının kesinlikle yapılmaması gerektiğini ortaya koymaktadır. Suç tarihi itibarıyla 18 yaşın altında olduğu belirlenen her sanık bakımından hak yoksunluğu kararı kurulamaz. Bu yasak mutlak nitelikte olup aksine uygulama bozma nedenidir.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi — E: 2021/42073 / K: 2024/5703 + Yargıtay 12. Ceza Dairesi — E: 2019/6392 / K: 2019/15136

Adli Para Cezasına Mahkûmiyet Hâlinde TCK m. 53/1 Kapsamındaki Hak Yoksunluklarına Hükmedilemez; Hapis Cezası Koşulu Gerçekleşmemiş Sayılır

Yerel mahkeme sanık hakkında sonuçta adli para cezasına hükmetmiş olmasına karşın TCK m. 53/1 kapsamındaki hak yoksunluklarının uygulanmasına da karar vermiştir. Temyiz aşamasında adli para cezasına mahkûmiyet hâlinde hak yoksunluklarının uygulanıp uygulanamayacağı tartışılmıştır. (Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma)

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, sanık hakkında sonuçta adli para cezasına hükmedildiğinin anlaşılması karşısında, hapis cezasına mahkûmiyetin yasal sonucu olan TCK m. 53/1’de öngörülen belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma tedbirlerine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesini bozma nedeni olarak değerlendirmiştir. Kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrilmesi hâlinde de uygulamada asıl mahkûmiyet hapis cezası değil çevrilen yaptırım olacağından TCK m. 53/1 uygulanamaz.

Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, adli para cezası ve seçenek yaptırımlar bakımından TCK m. 53/1 uygulamasının sınırlarını netleştirmektedir. Hapis cezasının para cezasına çevrilmesi ya da doğrudan para cezasına hükmedilmesi hâlinde hak yoksunluğu tedbiri devreye girmez; aksine uygulama bozma nedenidir. Savunma makamları açısından müvekkil hakkında adli para cezasına hükmeden kararlarda TCK m. 53/1 uygulamasına itiraz edilmesi kritik bir öneme sahiptir.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi — E: 2015/4433 / K: 2016/2368 / T: 17.12.2016

TCK m. 53/1’in Birinci Fıkrasında Sayılan Hak Yoksunlukları Kasıtlı Suçlar İçin Öngörülmüş Olup Taksirli Suçlarda Uygulanması Hukuka Aykırıdır

Sanıklar hakkında taksirle işlenen suçtan mahkûmiyet kararı kurulurken yerel mahkeme aynı zamanda TCK m. 53/1 ve m. 53/2-3 kapsamındaki hak yoksunluklarının da uygulanmasına hükmetmiştir. Temyiz aşamasında bu hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanıp uygulanamayacağı tartışılmıştır.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, taksirli suçlarda uygulama imkânı bulunmadığının gözetilmeksizin sanıklar hakkında TCK m. 53/1-2-3 maddeleri gereğince hak yoksunluğuna hükmedilmesini kanuna aykırı bularak hükmü bozmuştur. TCK m. 53/1, açıkça “kasten işlenmiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyet” koşuluna bağlanmış olup taksirli suçlarda bu koşul gerçekleşmemektedir. Taksirle işlenen suçlarda yalnızca TCK m. 53/6 kapsamındaki meslek yasağı veya ehliyet geri alımı söz konusu olabilir; bu da hâkimin takdirine bırakılmıştır.

Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, kasıtlı ve taksirli suçlar arasındaki temel ayrımın TCK m. 53 uygulamasına doğrudan yansıması bakımından belirleyici bir içtihat niteliğindedir. Taksirli suçlarda m. 53/1 uygulanması kesinlikle yasaya aykırıdır ve re’sen bozma nedeni oluşturmaktadır. Özellikle trafik kazaları, iş kazaları ve mesleki ihmal gibi taksirli suçlarda müvekkil hakkında m. 53/1 kapsamında hak yoksunluğuna hükmedilmesi hâlinde bu uygulamaya kararlılıkla itiraz edilmesi zorunludur.

TCK 53/5 — Kötüye Kullanma Yasağı

Yargıtay Ceza Genel Kurulu — E: 2021/26 / K: 2023/478 + Yargıtay 5. Ceza Dairesi — E: 2020/6776 / K: 2021/2942 / T: 01.04.2021

TCK m. 53/5 Kapsamında Hükmedilebilecek Yasaklama Yalnızca Kötüye Kullanılan Hak veya Yetkiyle Sınırlı Olmalıdır; Kötüye Kullanılmayan Haklara da Yasaklama Uygulanamaz

Sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet kurulurken TCK m. 53/5 uyarınca birinci fıkrada sayılan tüm hak ve yetkilerden yasaklama kararı verilmiştir. Temyiz aşamasında bu uygulamanın kapsamının doğru belirlenip belirlenmediği tartışılmıştır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve çeşitli daire kararları, TCK m. 53/5 kapsamında hükmedilecek yasaklamanın yalnızca kötüye kullanılan hak veya yetkiyle sınırlı olması gerektiğini açıkça ortaya koymuştur. Sanığın yalnızca bir şirket yöneticisi olarak suç işlemesi hâlinde dernek, vakıf, sendika veya kooperatif ile herhangi bir ilişkisi bulunmadığından bu kurumlar yönünden de yasaklama kararı verilemez. Beşinci fıkra yalnızca kötüye kullanılan hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasını öngörmekte olup bu kapsam genişletilemez. (Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma)

Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, TCK m. 53/5 uygulamasında sıklıkla yapılan ve savunma makamlarının kesinlikle itiraz etmesi gereken aşırı geniş kapsamlı yasaklama kararlarına karşı temel bir içtihat sunmaktadır. Kötüye kullanılmayan hak ve yetkilere de yasaklama uygulanması bozma nedenidir. Her somut olayda hangi hak veya yetkinin kötüye kullanıldığı titizlikle belirlenmeli; yasaklama kapsamı bununla sınırlı tutulmalıdır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu — E: 2021/26 / K: 2023/478

TCK m. 53/5 Uyarınca Hükmedilebilecek Yasaklamanın Başlangıcı Cezanın İnfazından Sonraya Ertelenmeli; Hükmün Kesinleşmesiyle Başlayacak Şekilde Kurulması Hukuka Aykırıdır

Yerel mahkeme TCK m. 53/5 kapsamındaki yasaklamanın hükmün kesinleşmesiyle birlikte işlemeye başlayacağı yönünde hüküm kurmuştur. Temyiz aşamasında bu yasaklamanın ne zaman başlayacağı tartışılmıştır.

Yargıtay, TCK m. 53/5’te açıkça düzenlendiği üzere bu kapsamdaki yasaklamanın cezanın infazından sonra işlemek üzere hükmolunması gerektiğini; hükmün kesinleşmesiyle başlayacak biçimde kurulmasının kanuna aykırılık oluşturduğunu hükme bağlamıştır. Birinci fıkradaki hak yoksunluğu hükmün kesinleşmesiyle başlayıp infazın tamamlanmasına kadar devam ederken; beşinci fıkradaki yasaklama cezanın tümüyle infaz edildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacak ve bu tarihten sonra ek bir dönem daha sürecektir.

Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, TCK m. 53/1 ve m. 53/5 kapsamındaki yoksunlukların uygulama dönemleri bakımından birbirinden farklı bir rejime tabi olduğunu somut biçimde ortaya koymaktadır. Birinci fıkra hükmün kesinleşmesiyle başlar ve infaza kadar sürer; beşinci fıkra infazdan sonra başlar ve belirli bir süre daha devam eder. Bu iki dönemin doğru belirlenmesi hem hüküm fıkrasının doğru kurulması hem de infaz aşamasında hukuka uygun uygulamanın sağlanması bakımından zorunludur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu — E: 2021/26 / K: 2023/478

TCK m. 53/5 Kapsamındaki Yasaklamada Süre Belirsiz Bırakılamaz; İnfazda Tereddüt Oluşturmayacak Şekilde Açık Bir Süre Belirlenmesi Zorunludur

Yerel mahkeme TCK m. 53/5 uyarınca “hükmolunan ceza miktarı kadar hak ve yetkilerinin kullanılmasının yasaklanmasına” karar vermiştir. Temyiz aşamasında bu formülün infazda tereddüt yaratıp yaratmadığı ve açık bir süre belirlenmesi gerekip gerekmediği tartışılmıştır. (Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma)

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, atılı suçu TCK m. 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, TCK m. 53/5 uyarınca ayrıca, cezasının infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanması gerekirken; bu maddedeki tüm hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanması sonucu doğuracak ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde süre belirtilmeksizin karar verilmesini bozma nedeni olarak değerlendirmiştir.

Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, TCK m. 53/5 kapsamındaki yasaklama kararlarında iki temel zorunluluğu bir arada ortaya koymaktadır: yasaklamanın hangi hak veya yetkiyle sınırlı olduğunun gösterilmesi ve sürenin kanuni sınırlar içinde somut olarak belirlenmesi. Hem kapsamı hem de süreyi belirsiz bırakan kararlar infaz aşamasında uygulanamaz hâle gelmekte ve bozma nedeni oluşturmaktadır.
Yargıtay 5. Ceza Dairesi — E: 2006/4713 / K: 2006/4767 / T: 01.06.2006

TCK m. 53/5 Uygulanabilmesi İçin Suç ile Hak Arasında Bağlantı Zorunludur; Birinci Fıkradaki Hak veya Yetkinin Kötüye Kullanılması Suretiyle Suç İşlenmiş Olmalıdır

Sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet kurulurken TCK m. 53/5 uyarınca bir kamu kurumunun iznine tabi meslek veya sanatı icra etmekten yasaklama kararı verilmiştir. Temyiz aşamasında işlenen suçun bu kapsamdaki bir hak veya yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenip işlenmediği tartışılmıştır.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, TCK m. 53/5’in uygulanabilmesi için atılı suçun m. 53/1’de sayılan hak ve yetkilerden birinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmiş olması koşulunu taşıması gerektiğini; bu koşul bulunmadığında beşinci fıkranın uygulanamayacağını hükme bağlamıştır. Suç ile yasak arasındaki bu bağlantının yokluğunda TCK m. 53/5 uyarınca ek yasaklama kararı verilmesi kanuna aykırıdır. Suç tipinin birinci fıkradaki bir hak veya yetkiyle doğrudan bağlantısının olmaması durumunda ise yalnızca birinci fıkra uygulanacak ve beşinci fıkra kapsamına girilmeyecektir.

Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, TCK m. 53/5’in uygulanma koşullarını ve işlenen suçla hak yoksunluğu arasında kurulması gereken bağlantıyı somutlaştırması bakımından belirleyici öneme sahiptir. Savunma makamları bu ayrımı iddianame aşamasından başlayarak sürekli gündemde tutmalıdır.

TCK 53/6 — Ehliyet ve Meslek Yasağı

Yargıtay 2. Ceza Dairesi — E: 2006/1841 / K: 2006/15733 / T: 02.10.2006

TCK m. 53/6 Kapsamındaki Ehliyet Geri Alınması Güvenlik Tedbiri Yalnızca Taksirli Suçlarda Uygulanabilir; Kasıtlı Suçlardan Kurulan Hükümlerde Bu Tedbire Hükmedilemez

Yerel mahkeme sanık hakkında kasıtlı suçtan mahkûmiyet kararı kurarken aynı zamanda TCK m. 53/6 kapsamında sürücü belgesinin geri alınmasına da hükmetmiştir. Temyiz aşamasında kasıtlı suçlarda ehliyet geri alınmasının uygulanıp uygulanamayacağı tartışılmıştır.

Yargıtay 2. Ceza Dairesi, TCK m. 53/6’da belirtilen ehliyetin geri alınmasına dair güvenlik tedbirinin sadece taksirli suçlarda uygulanabileceğini; kasıtlı suçtan dolayı kurulan hükümle sanığın sürücü belgesinin bu madde gereğince geri alınmasına karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu açıkça hükme bağlamıştır. TCK m. 53/6, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçlardan mahkûmiyetle sınırlı özel bir düzenlemedir.

Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, kasıtlı suçlara ilişkin davalarda TCK m. 53/6’nın yanlış uygulanmasını engellemesi bakımından son derece önemlidir. Özellikle trafik kazalarından kaynaklanan suçlarda kasıt ve taksir ayrımının doğru yapılması; uygulanacak hak yoksunluğu rejimini doğrudan belirlemektedir. Savunma makamları açısından kasıtlı suçtan mahkûmiyet kararlarında TCK m. 53/6’ya dayalı ehliyet geri alımına itiraz edilmesi; infaz aşamasında ortaya çıkabilecek hak ihlallerinin önüne geçmek bakımından kritik bir savunma aracı niteliği taşımaktadır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi — E: 2013/16002 / K: 2014/15172 / T: 19.06.2014

TCK m. 53/6 Uyarınca Meslek İcrasının Yasaklanması Kararında Hangi Mesleğin Yasaklandığı Somut ve Açık Biçimde Belirtilmelidir; Soyut İfadelerle Kurulan Yasaklama Kararı Hukuka Aykırıdır

Yerel mahkeme sanıklar hakkında TCK m. 53/6 uyarınca meslek veya sanatın icrasının 6 ay süreyle yasaklanmasına karar vermiş; ancak kararın hüküm fıkrasında hangi mesleğin yasaklandığı belirtilmemiştir. Temyiz aşamasında bu eksikliğin bozma nedeni oluşturup oluşturmadığı tartışılmıştır.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, sanıklar hakkında TCK m. 53/6 uyarınca sanığın çalışma özgürlüğünü kaldıracak şekilde hangi meslek olduğu da belirtilmeden soyut ifadelerle meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına karar verilmesini kanuna aykırı bularak hükmü bozmuştur. Karara göre meslek icrasının yasaklanması kararının infaz edilebilir nitelik taşıyabilmesi için yasaklanan mesleğin somut ve tereddüde yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi zorunludur. Ayrıca bir mesleğin icrasının yasaklanabilmesi için söz konusu mesleğin ruhsatnameye bağlı olarak yürütülmesi gerekmektedir.

Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, TCK m. 53/6 uyarınca verilen yasaklama kararlarında asgari içerik standartlarını belirlemesi bakımından önemlidir. Yasaklanan mesleğin açıkça gösterilmediği kararlar infaz aşamasında uygulanamaz hâle gelmekte; bu eksiklik hem hükümlü açısından belirsizlik yaratmakta hem de infaz makamlarını güç durumda bırakmaktadır.
Yargıtay — TCK m. 53/6 sürücü belgesi geri alım süresi hakkında yerleşik içtihat

TCK m. 53/6 Kapsamında Sürücü Belgesinin Geri Alınma Süresinin Üç Aydan Az Olamayacağı Gözetilmeksizin Daha Kısa Süre Belirlenmesi Kanuna Aykırıdır

Sanık hakkında TCK m. 53/6 uyarınca sürücü belgesinin 50 gün süreyle geri alınmasına karar verilmiştir. Temyiz aşamasında belirlenen 50 günlük sürenin maddede öngörülen asgari süreye uygun olup olmadığı tartışılmıştır.

Yargıtay, TCK m. 53/6 gereğince sürücü belgesinin geri alınması kararının güvenlik tedbiri niteliğinde olduğunu; güvenlik tedbirlerinde kazanılmış hak mümkün olmadığını ve aynı maddeye göre sürücü belgesinin geri alınma süresinin üç aydan az olamayacağının gözetilmeden 50 gün süreyle geri alınmasına karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu hükme bağlamıştır. Bu güvenlik tedbiri için kanunda öngörülen süre aralığı üç aydan az ve üç yıldan fazla olmayacak şekilde belirlenmiştir.

Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, TCK m. 53/6 kapsamındaki güvenlik tedbirinin alt sınırını belirlemesi ve güvenlik tedbirlerinde kazanılmış hak ilkesinin işletilmeyeceğini teyit etmesi bakımından önemlidir. Üç ayın altında belirlenen her sürücü belgesi geri alım kararı kanuna aykırıdır ve bozma nedeni oluşturmaktadır.

Bu Makale Hakkında

Bu içerik; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi, Anayasa Mahkemesi’nin 8.10.2015 tarihli iptal kararı (E.2014/140, K.2015/85), Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Ceza Dairelerinin 17 emsal kararı esas alınarak hazırlanmıştır. Hak yoksunluğunun kapsamı, istisnaları, kaldırılma koşulları ve sık yapılan hatalar özellikle derinlemesine ele alınmıştır.

Ayboğa Hukuk Bürosu, Ankara merkezli olarak TCK 53 kapsamındaki hak yoksunluğu uygulamaları, infaz hukuku ve ceza davalarında hukuki danışmanlık sunmaktadır.

Sık Sorulan Sorular

TCK 53 nedir, ne zaman uygulanır?
Kasten işlenen bir suçtan hapis cezasına mahkûm olan kişinin, cezasının infazı tamamlanıncaya kadar belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasını düzenleyen güvenlik tedbiridir. Mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak kendiliğinden uygulanır; kararda gösterilmemiş olması sonucu değiştirmez.
TCK 53 adli sicile işler mi?
TCK 53 kapsamındaki güvenlik tedbiri adli sicile bağımsız olarak işlenmez; adli sicile kaydedilen esas bilgi mahkûmiyet hükmüdür. Cezanın infazının tamamlanmasıyla TCK 53/1 yoksunlukları sona erse de adli sicil kaydının silinmesi farklı bir rejime tabidir.
TCK 53 güvenlik tedbirleri nelerdir?
Beş hak yoksunluğu: (a) kamu görevi ve memuriyet, (b) seçme hakkı (seçilme AYM kararıyla iptal), (c) velayet/vesayet/kayyımlık, (d) vakıf/dernek/şirket yöneticiliği, (e) izinli meslek veya sanat. Tümüne birden uygulanır; hâkim seçim yapamaz.
CMK 53 maddesi nedir, TCK 53’ten farkı nedir?
İkisi tamamen farklı kanunların maddesidir. TCK 53, belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmayı düzenler. CMK 53 ise Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 53. maddesidir ve delil toplama konusunda teknik bir düzenlemedir.
TCK 53 hak yoksunluğu nasıl kalkar?
TCK 53/1–2 kapsamındaki yoksunluklar; hapis cezasının infazının tamamlanmasıyla kendiliğinden sona erer. Koşullu salıverme hâlinde altsoy üzerindeki haklar koşullu salıverme tarihinde kalkar. TCK 53/5 ek yasaklama ise infazdan sonra başlar ve belirlenen süre dolunca sona erer.
Hapis cezası para cezasına çevrilirse TCK 53 uygulanır mı?
Hayır. Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi veya doğrudan adli para cezasına hükmedilmesi hâlinde TCK 53/1 uygulanamaz. Bu hâllerde uygulanması açık bozma nedenidir.
TCK 53/1 memuriyete etkisi nedir?
TCK 53/1-a yeni kamu görevi üstlenmekten yoksunluktur. Mevcut memuriyetin sona erip ermeyeceğini 657 sayılı DMK m. 48/5 ayrıca düzenler. İki hüküm birbirinden bağımsızdır.
Kısa süreli hapis ertelenirse TCK 53 uygulanır mı?
Hayır. TCK 53/4 uyarınca kısa süreli hapis cezası ertelenen ya da suçu işlediği sırada 18 yaşını doldurmamış kişiler hakkında TCK 53/1 uygulanamaz. Uzun süreli ertelemede ise bu istisna geçerli değildir.
TCK 53/6 ehliyet geri alınması ne zaman başlar?
Hükmün kesinleşmesiyle yürürlüğe girer; ancak süre cezanın tümüyle infazından itibaren başlar. Asgari süre 3 ay, azami süre 3 yıldır. Yalnızca taksirli suçlarda uygulanabilir.

Ankara Ceza Avukatı Çağrı Ayboğa

Bu Sayfanın Yazarı
Av. Çağrı Ayboğa
Ankara Barosu Kayıtlı Avukat · Sicil No: 34507

Av. Çağrı Ayboğa, 2018’den bu yana Ankara’da ceza hukuku alanında hizmet vermektedir. TCK 53 kapsamındaki hak yoksunlukları, infaz hukuku ve güvenlik tedbiri uygulamaları konularında müvekkil danışmanlığı deneyimine sahiptir.

✓ Ankara Barosu’nda Doğrula⭐ Google 4.9 / 236 yorum📍 Çankaya / Ankara

TCK 53 Belli Hakları Kullanmaktan Yoksun Bırakılma Hukuki Destek

Hak yoksunluğu kapsamı, kaldırılma koşulları, memuriyet etkisi veya ehliyet geri alımı konularında Ankara’da ceza ve infaz hukukunda deneyimli avukatlarımıza danışabilirsiniz.

Danışmanlık ücretlidir. Asgari ücret tarifesi için Türkiye Barolar Birliği 2025–2026 Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi‘ni inceleyebilirsiniz.

Avukat Çağrı Ayboğa

Avukat Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosu’nun kurucu avukatlarındandır. Ankara Barosu’na kayıtlı olarak dinamik ve tecrübeli ekibiyle avukatlık mesleğini icra etmektedir.
Başa dön tuşu
Ara