Ceza Hukuku
Trend

TCK 86/3-f Canavarca Hisle Kasten Yaralama Suçu ve Cezası

TCK 86/3-f Güncelleme Tarihi: 18 Ağustos 2026 | Av. Çağrı Ayboğa

TCK 86/3-f nedir? TCK 86/3-f, kasten yaralama suçunun canavarca hisle işlenmesini düzenleyen nitelikli haldir ve 12 Mayıs 2022 tarihli 7406 sayılı Kanunla eklenmiştir. Mağdura acı çektirmekten zevk alma veya olağan bir saikle açıklanamayan vahşi yöntemlerle yaralama bu kapsamdadır; kezzap atmak ve yakarak yaralamak tipik örneklerdir. Diğer bentlerden farklı olarak bu bentte ceza yarı oranında değil bir kat artırılır ve şikayet aranmaz.

Bazı fiiller, yalnızca bir yaralama değil, insanlıktan çıkışın belgesidir: Bir yüze kezzap dökmek, bir insanı yakmak, acıyı bilinçli biçimde uzatmak. Kanun koyucu 2022 yılında, özellikle kadınlara yönelik vahşi saldırıların ardından, kasten yaralama suçuna yeni bir nitelikli hal ekledi ve bu fiillere maddenin en ağır artırımını bağladı: TCK 86/3-f canavarca hisle yaralama.

Bu yazıda 7406 sayılı Kanunla gelen bendin şartlarını, kasten öldürmedeki paralel kavramla ilişkisini ve sekiz emsal Yargıtay kararını birebir metinleriyle inceliyoruz. Ağır neticeler için TCK 87 neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama rehberimiz de yol göstericidir.

TCK 86/3-f Nedir?

TCK 86/3-f, failin saikine ilişkin bir nitelikli haldir ve 12 Mayıs 2022 tarihinde 7406 sayılı Kanunla yürürlüğe girmiştir. Canavarca his, öğretide ve kasten öldürmenin nitelikli hallerindeki paralel kavramın içtihadında şekillendiği üzere, acıma duygusundan yoksun biçimde, mağdura acı çektirmekten zevk alarak veya olağan bir saikle açıklanamayan vahşilikte hareket etmeyi ifade eder. Bent iki bakımdan istisnaidir: Artırım oranı diğer bentlerin iki katıdır (bir kat) ve fiilin işleniş biçimi çoğu zaman TCK 87 kapsamındaki ağır neticelerle birleşir.

TCK 86 Kanun Metni

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 86. maddesinin yürürlükteki tam metni aşağıdadır; bu yazının konusu işaretlenmiştir. Resmi metin için mevzuat.gov.tr üzerindeki 5237 sayılı Kanuna bakabilirsiniz.

Kasten yaralama

Madde 86 – (1) Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) (Ek fıkra: 31/3/2005-5328/4 md.) Kasten yaralama fiilinin kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif olması hâlinde, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 12/5/2022-7406/3 md.) Suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı altı aydan az olamaz.

(3) Kasten yaralama suçunun;

a) Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı,

b) Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı,

c) Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle,

d) Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle,

e) Silahla,

f) (Ek: 12/5/2022-7406/3 md.) Canavarca hisle,

İşlenmesi hâlinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza yarı oranında artırılır. (Ek cümle: 12/5/2022-7406/3 md.) (f) bendi bakımından verilecek ceza bir kat artırılır.

Canavarca His Nasıl Belirlenir?

  • Yöntemin vahşiliği: Kezzap ve benzeri kimyasallarla saldırı, yakma, uzuv hedefleyerek sistematik acı verme gibi yöntemler bendin tipik görünümleridir.
  • Acı çektirme amacı: Fail, yaralamanın ötesinde mağdurun acı çekmesini ayrıca istemiş olmalıdır; bu, olayın planlanışından, sürdürülüşünden ve failin söz ve davranışlarından anlaşılır.
  • Ani kavga dışlanır: Ani gelişen karşılıklı kavgalarda kural olarak canavarca his aranmaz; kavram, tasarlanmış veya bilinçli vahşet içeren fiillere özgüdür.
  • Zaman bakımından uygulama: Bent 12 Mayıs 2022 tarihinde yürürlüğe girdiğinden bu tarihten önceki fiillere uygulanamaz; geçiş dönemindeki dosyalarda lehe kanun değerlendirmesi zorunludur.

TCK 86/3-f Cezası Ne Kadar?

  • Bir kat artırım: Maddenin son cümlesi uyarınca (f) bendinde ceza yarı değil bir kat artırılır: Temel halde aralık iki yıldan altı yıla çıkar.
  • Ağır neticelerle birleşme: Kezzap saldırılarında yüzün sürekli değişikliği tipik sonuçtur; bu halde TCK 87/2-d yüzün sürekli değişikliği artırımı da eklenir ve alt sınır sekiz yılın üzerine, aralık on iki yılı aşan seviyelere taşınır.
  • Kadına karşı işlenme: Bendin getirilme amacına uygun olarak, hafif yaralanma boyutunda kalan fiillerde dahi kadına karşı işlenmede alt sınır güvenceleri gözetilir.

Şikayet, Uzlaştırma ve Yargılama

  • Şikayet: Şikayet aranmaz; soruşturma kendiliğinden yürütülür.
  • Uzlaştırma: TCK 86/3 kapsamındaki nitelikli yaralama uzlaştırmaya tabi değildir.
  • Görevli mahkeme: Görevli mahkeme kural olarak asliye ceza mahkemesidir; TCK 87 artırımlarıyla ağırlaşan dosyalarda üst sınıra göre ağır ceza mahkemesi görevli olabilir.
  • Haksız tahrik ve meşru savunma: Yaralama dosyalarının en sık savunmaları haksız tahrik indirimi ile meşru savunmadır; karşılıklı kavgalarda ilk haksız hareketin kimden geldiği cezayı dörtte üçe kadar indirebilir veya tamamen kaldırabilir.
  • İnfaz: Kesinleşen cezanın infaz süresini İnfaz Hesaplama Programı ile hesaplayabilirsiniz.

Avukata Sor: TCK 86/3-f Dosyanızı Birlikte Değerlendirelim

Canavarca his, failin iç dünyasına ilişkin bir nitelendirmedir ve dosyadaki her delil bu tartışmayı besler; bir kat artırım ile yarı artırım arasındaki fark yıllarla ölçülür. Sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.

Avukata Sor

Danışmanlık Ücretlidir: Hukuki danışmanlık hizmetlerimiz, 2025-2026 TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAUT) uyarınca ücrete tabidir.

TCK 86/3-f Yargıtay Kararları

Aşağıdaki sekiz emsal karar, bu hükmün sınırlarını uygulamada çizen kararlardır ve özet metinleri birebir aktarılmıştır.

Mağdurun Yüzüne Yakıcı Kimyasal Madde Atarak Bir Gözünü Kaybetmesine Neden Olan Failin Eylemi Canavarca Hisle Kasten Yaralama Suçunu Oluşturur

Sanık ile mağdur bir süre birlikte yaşamış, ancak mağdur maruz kaldığı baskı ve şiddet nedeniyle bu ilişkiyi sona erdirmek istemiştir. Sanığın mağduru kontrol altında tutmaya çalıştığı, zaman zaman eve kilitlediği ve ayrılığın ardından da tehditlerini sürdürdüğü anlaşılmıştır. Olay günü sanık, kimliğini gizlemek amacıyla yüzünü kapatmış ve içinde yakıcı kimyasal madde bulunan bir kapla mağdurun bulunduğu binaya gitmiştir.

Sanık, mağdurun geçeceği yerde bir süre beklemiş; mağdur merdivenlerden indiği sırada yakıcı maddeyi doğrudan yüz bölgesine fırlatmıştır. Kimyasal maddenin etkisiyle mağdur yanmaya ve yardım istemeye başlamasına rağmen sanık hemen uzaklaşmamış, mağdurun çektiği acıyı bir süre izlemiştir. Çevredeki kişilerin olay yerine gelmesi üzerine kaçan sanık, saklandığı yerde iki gün sonra yakalanmıştır.

Mağdurda meydana gelen kimyasal yanıklar yüzünde sabit iz bırakmış ve görme duyularından birinin işlevini sürekli olarak yitirmesine neden olmuştur. Böylece temel kasten yaralama suçunun yanında TCK 87/2-b’de düzenlenen, duyulardan veya organlardan birinin işlevinin yitirilmesi sonucu da gerçekleşmiştir.

İlk derece mahkemesi, yakıcı kimyasal maddeyi silah kabul ederek sanığın TCK 86/1, 86/3-e ve 87/2-b uyarınca cezalandırılmasına karar vermiştir. Bölge adliye mahkemesi ise olayın yalnızca silahla yaralama kapsamında değerlendirilemeyeceğini, eylemin gerçekleştirilme biçiminin canavarca hissi ortaya koyduğunu belirterek TCK 86/3-f hükmünü uygulamıştır.

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin çoğunluğu başlangıçta farklı bir değerlendirme yapmıştır. Daireye göre canavarca his; sırf yaralamış olmak için yaralama, mağdurun acı çekmesinden zevk alma veya kullanılan aracın etkisini deneme gibi insanlık dışı bir içtepiyi gerektirmektedir. Yakıcı madde kullanılması ve ağır bir neticenin meydana gelmesi, failin bu özel saikle hareket ettiğini tek başına göstermeyeceğinden hüküm bozulmuştur.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine dosyayı inceleyen Ceza Genel Kurulu ise canavarca hissin yalnızca suçta kullanılan araç üzerinden belirlenemeyeceğini, fakat aracın niteliğinin failin iç dünyasını ortaya çıkaran diğer olgularla birlikte değerlendirilebileceğini belirtmiştir. Failin suçtan önceki hazırlıkları, mağduru beklemesi, yüzünü gizlemesi, yakıcı maddeyi özellikle mağdurun yüzüne yöneltmesi ve mağdur yanarken onu izlemesi birlikte ele alınmıştır.

Ceza Genel Kuruluna göre failin davranışlarıyla yaralamaya yol açan neden arasında olağanüstü bir ölçüsüzlük bulunmaktadır. Mağdurun hayatı boyunca taşıyacağı yüz değişikliği ve görme kaybı meydana getirilmek istenmesi, kullanılan yöntemin geri döndürülemez sonuçları ve failin mağdurun çektiği acıya karşı sergilediği kayıtsız tutum, toplumun ortak vicdanının hiçbir biçimde onaylamayacağı bir güdüyü ortaya koymaktadır.

Kurul, “canavarca his” kavramının soyut veya genel bir tanımla her olaya uygulanamayacağını; suçun öncesindeki, işlenmesi sırasındaki ve sonrasındaki bütün davranışların değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Somut olayda yakıcı maddenin kullanılması tek başına değil, planlama ve uygulama biçimiyle birlikte canavarca hissin kanıtı olarak kabul edilmiştir.

Kararda ayrıca yakıcı kimyasal maddenin TCK bakımından silah niteliğinde olduğu, dolayısıyla hem TCK 86/3-e hem de TCK 86/3-f koşullarının görünüşte gerçekleştiği belirtilmiştir. Bununla birlikte aynı fiil nedeniyle iki nitelikli hâl artırımının üst üste uygulanamayacağı; canavarca his bakımından öngörülen daha ağır, bir kat oranındaki artırımın esas alınması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Künye: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 05.07.2023 Tarih, 2023/244 Esas, 2023/378 Karar.

Eski Sevgilisinin Yüzüne Porçöz Döken Sanık Hakkında Canavarca His Nedeniyle Bir Kat Artırım Yapılması Gerekir

Sanık ile mağdur arasında daha önce duygusal ilişki bulunmakta olup taraflar olaydan önce ayrılmıştır. Sanık, ayrılık sonrasında mağdurun bulunduğu yere giderek onu otobüs durağında beklediği sırada yakalamış ve yanında getirdiği “porçöz” olarak adlandırılan aşındırıcı kimyasal maddeyi mağdurun yüzüne doğru dökmüştür.

Yakıcı maddenin özellikle yüz bölgesine yöneltilmesi sonucunda mağdur ağır kimyasal yanıklara maruz kalmıştır. Adli raporlarda yaralanmanın basit bir tıbbi müdahaleyle giderilemeyeceği, mağdurun yüzünde sabit iz oluştuğu ve sağ gözündeki görme işlevini sürekli olarak kaybettiği belirlenmiştir.

Yargıtay, olayın sıradan bir silahla yaralama fiili olarak değerlendirilemeyeceğini kabul etmiştir. Yakıcı kimyasal maddenin yüz bölgesine dökülmesi, yalnızca olay anında acı veren bir yaralanmaya değil; mağdurun görünümünü, sosyal hayatını ve görme yeteneğini sürekli biçimde etkileyen sonuçlara yönelmiştir.

Daire, TCK 86/3-f’deki canavarca his kavramının failin sübjektif durumuna ilişkin olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle her ağır yaralanma veya her tehlikeli araç kullanımı kendiliğinden canavarca his sayılmaz. Failin hareket tarzı, seçtiği araç, hedef aldığı vücut bölgesi, mağdur bakımından meydana gelmesini istediği sonuç ve olayın bütün şartları birlikte incelenmelidir.

Somut olayda aşındırıcı kimyasal maddenin tesadüfen kullanılmadığı görülmüştür. Sanık, maddeyi önceden temin etmiş, mağduru beklemiş ve maddeyi doğrudan mağdurun yüzüne yöneltmiştir. Bu özellikler eylemin ani bir tartışma sırasında gelişen ölçüsüz tepki değil, mağdura kalıcı ve ağır zarar verme iradesinin ürünü olduğunu göstermektedir.

Yargıtay, özellikle mağdurun yüzünün hedef alınmasına önem vermiştir. Yüz bölgesine yakıcı madde dökülmesi; mağdurun fiziksel bütünlüğünü bozmanın ötesinde, onun görünümünü kalıcı olarak değiştirme ve yaşamının geri kalanında bu saldırının izlerini taşımasını sağlama amacına elverişlidir. Sağ gözün görme işlevini kaybetmesi de saldırının kalıcı sonuçlarını ağırlaştırmıştır.

Bu nedenlerle sanığın eyleminde TCK 86/3-f’deki canavarca his nitelikli hâlinin bulunduğu kabul edilmiştir. Nitelikli hâlin uygulanması için sanığın kullandığı kimyasal maddenin teknik adının kesin olarak belirlenmesi zorunlu görülmemiş; aşındırıcı ve yakıcı niteliğinin, kullanılma şeklinin ve meydana getirdiği sonuçların değerlendirme bakımından yeterli olduğu sonucuna varılmıştır.

İncelenen hükümde mahkeme, canavarca hisle yaralama nitelikli hâlini kabul etmiş olmasına rağmen cezayı yalnızca yarı oranında artırmıştır. Oysa TCK 86/3’ün son cümlesinde diğer bentler bakımından yarı oranında artırım öngörülürken, “f” bendi bakımından cezanın bir kat artırılması açıkça düzenlenmiştir. Bu nedenle yarı oranında artırım yapılması sanık hakkında eksik ceza belirlenmesi anlamına gelmektedir.

Bununla birlikte dosyanın daha önceki bozma süreci ve sanık lehine oluşan kazanılmış hak nedeniyle bu hukuka aykırılık yeni bir bozma nedeni yapılmamıştır. Karar bu yönüyle, canavarca his nitelikli hâlinin kabul edilmesi kadar, söz konusu bent uyarınca uygulanacak artırım oranının diğer bentlerden farklı olduğunu göstermesi bakımından da önemlidir.

Künye: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 03.07.2024 Tarih, 2023/3726 Esas, 2024/5054 Karar.

Mağdurun Vücudunun Farklı Bölgelerine Elli Üç Bıçak Darbesi Vurulması Canavarca Hisle Kasten Yaralama Olarak Kabul Edilmiştir

Sanık ile mağdur resmî nikâh olmaksızın birlikte yaşamakta olup olay, aralarında kıskançlık nedeniyle başlayan tartışma sırasında meydana gelmiştir. Sanık önce mağdurun başına rakı şişesiyle vurmuş, ardından mağdurun sırt, omuz, kol, bacak, karın, göğüs, yüz ve dudak bölgelerine toplam elli üç bıçak darbesi yöneltmiştir.

Mağdur, maruz kaldığı saldırı sonucunda basit bir tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek ve yaşamını tehlikeye sokacak biçimde yaralanmıştır. Yaralanmalar mağdurun yüzünde sabit iz meydana gelmesine de neden olmuştur. Eylemin yoğunluğu, darbelerin sayısı ve mağdurun neredeyse bütün vücudunun hedef alınması, suçun hukuki niteliğinin belirlenmesinde önem taşımıştır.

İlk derece mahkemesi, sanığın başlangıçta öldürme kastıyla hareket ettiğini kabul etmiştir. Bununla birlikte sanık, saldırının ardından evden çıkarak komşularına eşini bıçakladığını söylemiş, yardım istemiş ve 112 Acil Çağrı Merkezi ekiplerinin olay yerine ulaşmasını sağlamıştır.

Mahkeme, sanığın kendi serbest iradesiyle yardım çağırmasını TCK 36 kapsamında gönüllü vazgeçme olarak değerlendirmiştir. Bu nedenle sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan değil, vazgeçme anına kadar meydana gelen neticeye göre kasten yaralama suçundan hüküm kurulmuştur.

Sanığın kullandığı bıçak nedeniyle TCK 86/3-e’deki silahla işleme nitelikli hâlinin, eylemin yoğunluğu ve gerçekleştirilme şekli nedeniyle de TCK 86/3-f’deki canavarca his nitelikli hâlinin gerçekleştiği kabul edilmiştir. Ayrıca mağdurun yüzünde sabit iz meydana gelmesi ve yaşamının tehlikeye girmesi nedeniyle TCK 87/1-c ve 87/1-d hükümleri uygulanmıştır.

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin çoğunluğu, yerel mahkemenin canavarca his değerlendirmesini hukuka uygun bulmuştur. Daire çoğunluğuna göre mağdura yöneltilen elli üç bıçak darbesi, darbelerin vücudun çok sayıda farklı bölgesine dağılımı ve yaralanmanın olağanüstü ağırlığı birlikte değerlendirildiğinde TCK 86/3-f’nin uygulanmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.

Daire, sanığın başlangıçtaki kastının öldürmeye yönelik olduğunu da kabul etmiştir. Ancak sanığın eylemine dışarıdan gelen bir engel nedeniyle değil, kendi iradesiyle son vermesi ve sağlık ekiplerinin olay yerine gelmesini sağlaması karşısında gönüllü vazgeçme hükmünün uygulanmasını yerinde görmüştür. Böylece neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama mahkûmiyeti oy çokluğuyla onanmıştır.

Kararda iki üye karşı oy kullanmıştır. Karşı oy sahiplerine göre canavarca his, yalnızca saldırının ağır veya çok sayıda darbeyle gerçekleştirilmiş olmasıyla belirlenemez. Bu nitelikli hâlin uygulanabilmesi için failin sırf kötülük yapmak, mağdurun acısından zevk almak veya içsel bir vahşet duygusunu tatmin etmek gibi özel bir saikle hareket ettiğinin ortaya konulması gerekir.

Karşı oyda, olayın kıskançlıktan kaynaklanan tartışma sırasında gerçekleştiği ve dolayısıyla eylemin tamamen sebepsiz veya salt kötülük yapma amacıyla işlenmediği belirtilmiştir. Elli üç bıçak darbesinin failin yoğunlaşmış yaralama kastını gösterdiği, ancak darbe sayısının tek başına canavarca his olarak kabul edilmesinin bu nitelikli hâlin kapsamını ölçüsüz biçimde genişleteceği savunulmuştur.

Karar bu yönüyle TCK 86/3-f bakımından önemli bir görüş ayrılığını ortaya koymaktadır. Çoğunluk, darbe sayısı, darbelerin yöneltildiği bölgeler ve yaralanmanın ağırlığından hareketle canavarca hissi kabul ederken; karşı oy, eylemin işleniş biçiminden bağımsız olarak özel ve insanlık dışı bir saikin ayrıca kanıtlanması gerektiğini benimsemiştir.

Künye: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 17.11.2025 Tarih, 2024/3661 Esas, 2025/7946 Karar.

Yaralamanın Ağır Sonuçlar Doğurması Canavarca His Nitelikli Hâlinin Araştırılmadan Uygulanması İçin Yeterli Değildir

Sanık hakkında başlangıçta öldürme kastıyla gerçekleştirildiği kabul edilen bir eylem nedeniyle kamu davası açılmıştır. Bununla birlikte sanığın icra hareketlerinden gönüllü olarak vazgeçtiği değerlendirilmiş ve TCK 36 uyarınca, o ana kadar meydana gelen yaralama neticesinden sorumlu tutulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

İlk derece mahkemesi, sanığın eylemini silahla ve canavarca hisle gerçekleştirdiğini kabul etmiştir. Mağdurda yüzünde sabit iz ve yaşamını tehlikeye sokan yaralanma meydana geldiği değerlendirilerek TCK 36 delaletiyle TCK 86/1, 86/3-e-f ve 87/1-c-d hükümleri uygulanmıştır.

Sanık hakkında sonuç olarak yedi yıl on altı ay hapis cezasına hükmedilmiştir. İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı sanık müdafii, katılan vekili ve davaya katılan kurum vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesi, vekâlet ücretine ilişkin düzeltme dışında başvuruları esastan reddetmiştir.

Dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesi öncelikle mağdurun yaralanmasına ilişkin alınan raporları yetersiz bulmuştur. Yaralanmanın kesin sonuçlarının ve TCK 87 kapsamındaki ağırlaşmış neticelerin tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan hüküm kurmaya elverişli, ayrıntılı ve kesin rapor alınması gerektiği belirtilmiştir.

Yargıtaya göre yüzde sabit iz, yaşamı tehlikeye sokan durum ve diğer kalıcı yaralanma sonuçları teknik tıbbi değerlendirme gerektirir. Mahkeme, geçici veya yeterli açıklık taşımayan raporlarla TCK 87 hükümlerini uygulayamaz. Ağırlaştırılmış netice kesin biçimde belirlenmeden buna bağlı ceza hesabının yapılması eksik inceleme oluşturur.

Daire, TCK 86/3-f’deki canavarca his nitelikli hâlinin uygulanmasını da hukuka aykırı bulmuştur. Canavarca his, yaralanmanın ağırlığına veya kullanılan silahın tehlikeliliğine bağlı nesnel bir nitelikli hâl değildir. Düzenleme, failin suçu işlerken taşıdığı özel ve insanlık dışı saike ilişkindir.

Bu nedenle failin sırf yaralamış olmak için hareket etmesi, mağdurun acı çekmesinden haz duyması, kullandığı aracın etkisini denemek istemesi veya toplumun ortak vicdanınca kesin biçimde reddedilecek bir içsel tatmin saikiyle hareket etmesi gerekir. Bu özel saikin varlığı, varsayıma değil somut delillere dayanmalıdır.

Failin mağdurda ağır ve kalıcı yaralanma meydana getirmesi, çok tehlikeli bir araç kullanması veya eylemini yoğun bir kastla gerçekleştirmesi tek başına canavarca hissin kanıtı değildir. Mahkeme; olayın çıkış nedenini, taraflar arasındaki ilişkiyi, failin suçtan önceki hazırlığını, olay sırasındaki söz ve davranışlarını ve eylem sonrasındaki tutumunu birlikte değerlendirmelidir.

Kararda TCK 86/3-e ile TCK 86/3-f’nin birbirinden ayrılması gerektiği de vurgulanmıştır. Suçta silah kullanılması, silahla yaralama nitelikli hâlinin uygulanması için yeterli olabilir. Ancak aynı aracın kullanılmış olması, herhangi bir ek saik araştırması yapılmadan canavarca his nitelikli hâlinin de uygulanmasına imkân vermez.

Yargıtay ayrıca temel cezanın belirlenmesinde TCK 61’deki orantılılık ilkesinin gözetilmediğini tespit etmiştir. Alt sınırdan uzaklaşılırken meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınabilirse de mahkemenin hangi somut gerekçeyle belirli bir ceza miktarına ulaştığını denetlenebilir biçimde açıklaması gerekir.

Sonuç olarak bölge adliye mahkemesi kararı; eksik adli tıp incelemesi, canavarca his nitelikli hâlinin koşulları oluşmadan uygulanması ve temel cezanın orantısız biçimde belirlenmesi nedenleriyle bozulmuştur. Karar, özellikle ağır yaralanma ile canavarca his kavramlarının özdeş olmadığını ve TCK 86/3-f bakımından bağımsız bir saik incelemesi yapılmasının zorunlu olduğunu göstermektedir.

Künye: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 26.11.2025 Tarih, 2025/3100 Esas, 2025/8284 Karar.

5. Yakıcı Kimyasal Maddenin Kullanılması Failin Canavarca Hisle Hareket Ettiğini Tek Başına Göstermeye Yetmez

Sanık ile mağdur olaydan yaklaşık bir yıl önce tanışarak duygusal ilişki yaşamaya başlamış, bir süre birlikte vakit geçirmiş ve ortak harcamalarda bulunmuştur. İlişkinin sona ermesinden sonra taraflar arasında para meselesinden kaynaklanan uyuşmazlık yaşanmıştır. Sanık, mağdurun kendisine ait 5.200 TL’yi alarak birlikte yaşadıkları evden ayrıldığını ileri sürmüştür.

Sanığın savunmasına göre mağdurdan parasını birkaç kez istemesine rağmen sonuç alamamıştır. Olay günü sanık, TCK 6/1-f kapsamında silah sayılan yakıcı kimyasal maddeyi mağdurun yüzüne doğru atmıştır. Mağdur saldırı sonucunda ağır ve kalıcı biçimde yaralanmıştır.

Adli tıp raporunda yaralanmanın mağdurun yaşamını tehlikeye sokmadığı, ancak duyularından birinin işlevini sürekli olarak yitirmesine ve yüzünde sabit iz meydana gelmesine neden olduğu belirlenmiştir. Böylece TCK 87/2-b’deki organ veya duyu işlevinin yitirilmesi şeklindeki ağırlaşmış netice gerçekleşmiştir.

İlk derece mahkemesi, eylemi silahla neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama olarak kabul etmiştir. Sanık hakkında TCK 86/1, 86/3-e ve 87/2-b hükümleri uygulanmış; haksız tahrik, hak yoksunlukları ve tekerrür hükümleri de değerlendirilerek mahkûmiyet kararı verilmiştir.

İstinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesi ise yakıcı maddenin mağdurun yüzüne atılmasını canavarca hisle yaralama olarak nitelendirmiştir. İlk derece mahkemesi hükmünü kaldırarak sanığın TCK 86/3-f uyarınca cezalandırılmasına ve temel cezanın bir kat artırılmasına karar vermiştir.

Yargıtay 1. Ceza Dairesinin çoğunluğu, canavarca his kavramının suçta kullanılan aracın niteliğinden farklı olduğunu belirtmiştir. Canavarca his, failin maddi hareketinden çok suçun işlenmesine hâkim olan özel ve insanlık dışı içtepiyi ifade etmektedir.

Daireye göre canavarca hisle yaralama; sırf yaralamış olmak için hareket edilmesi, yaralananın acı çekmesinden zevk alınması veya kullanılan silahın etkisinin denenmesi gibi içgüdüsel tatmin amacı taşıyan fiillerde söz konusu olur. Somut olayda ise taraflar arasında önceki ilişkiden ve para uyuşmazlığından kaynaklanan belirli bir neden bulunmaktadır.

Bu nedenle çoğunluk, mağdurun yüzüne yakıcı kimyasal madde atılmasını tek başına canavarca hissin kanıtı olarak görmemiştir. Kullanılan maddenin yakıcı ve aşındırıcı özelliği, aracın TCK anlamında silah sayılmasını gerektirse de failin özel bir vahşet veya içsel tatmin saikiyle hareket ettiği ayrıca ispatlanmadıkça TCK 86/3-f uygulanamaz.

Kararda karşı oy kullanan üye ise kanun koyucunun açık iradesine dayanmıştır. TCK 86/3-f’yi maddeye ekleyen 7242 sayılı Kanun’un gerekçesinde, yüze kezzap atılması canavarca hisle yaralamaya örnek olarak gösterilmiştir. Karşı oya göre mağdurun yüzüne kezzap atılarak yüzünde sabit iz ve gözünde körlük meydana getirilmesi karşısında TCK 86/3-f’nin uygulanması gerekir.

Çoğunluk, eylemin TCK 86/3-e kapsamında silahla yaralama olarak değerlendirilmesi gerektiğine karar vermiş ve bölge adliye mahkemesinin TCK 86/3-f uyarınca verdiği hükmü fazla ceza tayini nedeniyle bozmuştur. Böylece suçun işlenmesinde kullanılan tehlikeli aracın, canavarca his nitelikli hâlinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir.

Bu karar daha sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazına konu olmuş ve uyuşmazlık Ceza Genel Kurulunun önüne gelmiştir. Ceza Genel Kurulu, failin olay öncesi hazırlıkları, mağduru beklemesi, yüzünü gizlemesi, yakıcı maddeyi özellikle mağdurun yüzüne yöneltmesi ve mağdurun acısını izlemesi gibi olguları birlikte değerlendirerek Daire çoğunluğundan farklı biçimde canavarca hissin bulunduğuna karar vermiştir. Dolayısıyla bu Daire kararı, nihai içtihadı değil, Ceza Genel Kurulu kararından önceki dar yorum yaklaşımını göstermektedir.

Künye: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 24.11.2022 Tarih, 2022/3265 Esas, 2022/9301 Karar.

6. Kafa Atma, Bıçak Ve Bira Şişesiyle Yaralama Eyleminde Canavarca His Değil Silahla Yaralama Hükmü Uygulanmalıdır

Sanık, mağdura önce kafa atmış, ardından bıçak ve bira şişesi kullanarak vurmaya devam etmiştir. Mağdurun yaralanmasının basit bir tıbbi müdahaleyle giderilemeyecek nitelikte olduğu adli muayene raporuyla belirlenmiştir.

Somut olayda kullanılan bıçak ve bira şişesi TCK 6/1-f kapsamında silah niteliğindedir. Bıçağın doğrudan saldırı aracı olması, bira şişesinin de fiilen vurmak amacıyla kullanılması nedeniyle eylemin TCK 86/1 ve 86/3-e kapsamında değerlendirilmesi gerekmiştir.

Yerel mahkeme, sanık hakkında kasten yaralama suçundan temel cezayı belirlemiş; ancak silahla işleme nedeniyle TCK 86/3-e uyarınca yarı oranında artırım yapmak yerine, TCK 86/3-f’yi uygulayarak cezayı bir kat artırmıştır. Böylece kullanılan araçların niteliği ile canavarca his şeklindeki özel saik birbirine karıştırılmıştır.

Karar istinaf edilmeden kesinleşmiştir. Bunun üzerine Adalet Bakanlığı, eylemin silahla kasten yaralama kapsamında kalmasına rağmen canavarca his hükmünün uygulanması nedeniyle sanık hakkında fazla ceza belirlendiğini ileri sürerek kanun yararına bozma yoluna başvurmuştur.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, TCK 86/3-e ile TCK 86/3-f’nin farklı hukuki nedenlere dayandığını belirtmiştir. Silahla yaralama nitelikli hâli, suçun işlenmesinde kullanılan aracın objektif niteliğine ve kullanım biçimine ilişkindir. Canavarca his ise failin suçu işlemesine hâkim olan sübjektif saikle ilgilidir.

Bir saldırının birden fazla araçla gerçekleştirilmesi veya kullanılan araçların tehlikeli olması, kendiliğinden canavarca his sonucuna götürmez. TCK 86/3-f’nin uygulanabilmesi için failin sırf mağdura acı çektirmek, acısından zevk almak veya hiçbir insani saikle açıklanamayacak içsel bir tatmin duygusuyla hareket ettiğini gösteren somut olguların bulunması gerekir.

Dosyada sanığın mağdura kafa atması, bıçak kullanması ve bira şişesiyle vurması dışında canavarca his saikiyle hareket ettiğini gösteren özel bir tespit bulunmamaktadır. Eylemin şiddetli ve birden fazla araçla gerçekleştirilmiş olması yoğunlaşmış yaralama kastını gösterebilirse de TCK 86/3-f’deki özel saikin yerine geçmez.

Yargıtay bu nedenle eylemin TCK 86/1 ve 86/3-e kapsamında kaldığını kabul etmiştir. TCK 86/3-e gereğince temel cezanın yarı oranında artırılması gerekirken TCK 86/3-f uygulanarak bir kat artırım yapılması sanık aleyhine hukuka aykırı bulunmuştur.

Daire, kanun yararına bozma talebini kabul etmekle yetinmemiş, hukuka aykırılığın yeniden yargılama yapılmadan giderilebileceğini değerlendirmiştir. Sanığın cezası silahla yaralama bakımından geçerli olan yarı oranındaki artırım esas alınarak yeniden hesaplanmıştır.

Yeni hesaplamada haksız tahrik nedeniyle TCK 29 uyarınca indirim yapılmış, ardından TCK 62’deki takdiri indirim uygulanmıştır. Sonuç ceza altı ay hapis olarak düzeltilmiş; hükmün diğer bölümleri aynen bırakılmıştır.

Karar, uygulamada TCK 86/3-f’nin yalnızca artırım oranı daha yüksek olduğu için tercih edilemeyeceğini göstermektedir. Mahkeme, sanığın kullandığı araçları ve saldırının ağırlığını gerekçe göstererek canavarca his sonucuna ulaşamaz; bu nitelikli hâli ortaya koyan özel saiki somut delillerle açıklamak zorundadır.

Künye: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 27.10.2025 Tarih, 2025/7203 Esas, 2025/7428 Karar.

Hayati Bölgelere Yöneltilen Çok Sayıda Bıçak Darbesi Öldürmeye Teşebbüs Oluşturmakla Birlikte Canavarca His İçin Ayrıca Kesin Delil Bulunmalıdır

Mağdur olay günü camiden çıktıktan sonra karşı yönden gelen sanıkla karşılaşmıştır. Sanık, yanında bulunan bıçakla mağdura art arda üç darbe yöneltmiştir. İlk bıçak darbesi mağdurun belinin sol tarafına isabet etmiş ve mağdur darbenin etkisiyle yere düşmüştür.

Sanık, mağdur yere düştükten sonra da saldırısını sürdürmüştür. Mağdur yerde bulunduğu sırada yöneltilen ikinci bıçak darbesi sağ koltuk altına isabet etmiştir. Mağdur sanığa tekme atarak kaçmaya çalışırken arkadan vurulan üçüncü darbe ise sol omuz bölgesinde yaralanmaya neden olmuştur.

Mağdur can havliyle olay yerinden koşarak uzaklaşmış, sanık da bir süre mağduru takip etmiştir. Ancak mağdurun kaçtığı yönde başka kişilerin bulunduğunu gören sanık saldırıya devam edememiştir. Böylece sanığın eylemine kendi isteğiyle değil, üçüncü kişilerin müdahale etme ihtimali nedeniyle son verdiği kabul edilmiştir.

Adli raporlarda özellikle sol bel bölgesine isabet eden bıçak darbesinin böbrek hasarı meydana getirdiği ve mağdurun yaşamını tehlikeye soktuğu belirlenmiştir. Bıçağın öldürmeye elverişli olması, darbelerin hayati bölgelere yöneltilmesi, sanığın yere düşen mağdura saldırmaya devam etmesi ve mağduru takip etmesi suç vasfının belirlenmesinde birlikte değerlendirilmiştir.

İlk derece mahkemesi sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğunu kabul ederek kasten öldürmeye teşebbüs suçundan on iki yıl hapis cezasına hükmetmiştir. Bölge adliye mahkemesi ise ilk derece mahkemesi hükmünü kaldırmış ve eylemi neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama olarak değerlendirmiştir.

Bölge adliye mahkemesi, sanık hakkında TCK 86/1, 86/3-e-f ve 87/1-d hükümlerini uygulamıştır. Böylece eylemin hem silahla hem de canavarca hisle gerçekleştirildiği kabul edilerek sanık altı yıl hapis cezasına mahkûm edilmiştir.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi öncelikle eylemin kasten yaralama değil, kasten öldürmeye teşebbüs olduğunu belirlemiştir. Sanığın öldürmeye elverişli bıçakla bel, koltuk altı ve omuz gibi önemli bölgeleri hedef alması, darbelerden birinin böbrek hasarına yol açması ve saldırıya dış engel nedeniyle son vermesi öldürme kastının bulunduğunu göstermektedir.

Daire, bölge adliye mahkemesinin canavarca his değerlendirmesini de ayrıca hukuka aykırı bulmuştur. Taraflar arasında önceden bilinen açık bir husumet bulunmamakla birlikte mağdur, sanığı tanıdığını ve sanığın din değiştirdiğine ilişkin söylentiler bulunduğunu ifade etmiştir. Bu anlatım, eylemin kesinlikle hiçbir nedene dayanmadan gerçekleştirildiği sonucuna ulaşılmasını engellemiştir.

Yargıtaya göre saldırının nedeninin tam olarak belirlenememesi, eylemin mutlaka sebepsiz veya sırf yaralamış olmak için gerçekleştirildiği anlamına gelmez. Canavarca his gibi failin sübjektif durumuna ilişkin ağırlaştırıcı neden, varsayımlara dayanılarak uygulanamaz. Failin insanlık dışı bir içsel tatmin saikiyle hareket ettiği her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delillerle ispatlanmalıdır.

Bu nedenle çok sayıda bıçak darbesinin hayati bölgelere yöneltilmesi, eylemin ağır biçimde işlenmesi ve mağdurun yaşamının tehlikeye girmesi canavarca hissin varlığı için tek başına yeterli görülmemiştir. Bu olgular öldürme kastının belirlenmesinde etkili olsa da failin özel saiki bakımından ayrıca bir kanıtlamaya ihtiyaç bulunmaktadır.

Kararda ayrıca TCK 86/3-f’nin uygulanması hâlinde temel cezanın yarı oranında değil, bir kat artırılması gerektiği belirtilmiştir. Bölge adliye mahkemesi canavarca his nitelikli hâlini kabul etmesine rağmen artırımı yarı oranında yapmıştır. Yargıtay bu uygulamayı da eksik ceza tayini olarak değerlendirmiştir.

Sonuç olarak bölge adliye mahkemesi kararı hem suçun kasten öldürmeye teşebbüs yerine neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olarak kabul edilmesi hem de koşulları bulunmadan TCK 86/3-f’nin uygulanması nedenleriyle bozulmuştur. Karar, öldürme kastına işaret eden maddi olgular ile canavarca hissi gösteren sübjektif olguların birbirinden ayrılması gerektiğini ortaya koymaktadır.

Künye: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 24.09.2025 Tarih, 2024/6116 Esas, 2025/6362 Karar.

Silahla Yaralamanın Ağır Sonuç Doğurması Canavarca His Nitelikli Hâlinin Uygulanmasını Kendiliğinden Gerektirmez

Sanık hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında, eylemin silahla gerçekleştirildiği ve mağdurun yüzünde sabit iz meydana getirdiği kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesi, sanığın eylemini TCK 86/1, 86/3-e ve 87/1-c kapsamında değerlendirmiştir.

Mahkeme, sanığın silahla neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan altı yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. Sanığın adli sicil kaydı nedeniyle cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve TCK 53’teki hak yoksunluklarının uygulanmasına da hükmedilmiştir.

Cumhuriyet savcısı, ilk derece mahkemesi hükmüne karşı istinaf yoluna başvurmuştur. Savcı, eylemin işleniş şekli ve mağdurda meydana gelen sonuç karşısında sanık hakkında silahla yaralama hükmünün yanında TCK 86/3-f’deki canavarca his nitelikli hâlinin de uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi, dosyadaki delillerin sanığın canavarca hisle hareket ettiğini göstermediğini değerlendirmiştir. İlk derece mahkemesinin eylemi silahla ve yüzde sabit iz meydana getirecek biçimde kasten yaralama olarak nitelendirmesini yerinde bularak savcının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı aynı gerekçeyle temyiz yoluna başvurmuştur. Temyiz incelemesinde çözülmesi gereken temel uyuşmazlık, sanığın silahla gerçekleştirdiği ve mağdurun yüzünde kalıcı iz bırakan saldırının aynı zamanda canavarca hisle işlenip işlenmediğidir.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, canavarca his nitelikli hâlinin uygulanabilmesi için failin özel saikinin kesin delillerle ortaya konulması gerektiğini belirtmiştir. Yaralanmanın ağır olması, mağdurun yüzünde sabit iz meydana gelmesi veya suçta silah kullanılması TCK 86/3-f bakımından tek başına yeterli değildir.

TCK 87/1-c’de düzenlenen yüzde sabit iz, suçun neticesine ilişkin ağırlaştırıcı bir durumdur. TCK 86/3-e’deki silahla işleme ise suçta kullanılan aracın niteliğine ilişkindir. TCK 86/3-f’deki canavarca his bunlardan farklı olarak failin suçu işlemesine hâkim olan sübjektif güdüyü esas almaktadır.

Bu nedenle mahkemenin aynı olguyu birden fazla ağırlaştırıcı hükmün dayanağı hâline getirmemesi gerekir. Silah kullanılması TCK 86/3-e’yi, yüzde sabit iz meydana gelmesi TCK 87/1-c’yi gerektirebilir; fakat bu iki unsurun birlikte gerçekleşmesi failin mağdurun acısından zevk aldığı veya sırf yaralamak amacıyla hareket ettiği anlamına gelmez.

Daire, dosyadaki tanık anlatımları, adli raporlar ve diğer delillerin yerel mahkeme tarafından tartışıldığını belirlemiştir. Ancak sanığın eylemini canavarca hisle gerçekleştirdiğini gösteren, her türlü şüpheden uzak ve kesin bir delil elde edilemediği sonucuna ulaşılmıştır.

Ceza yargılamasındaki şüpheden sanık yararlanır ilkesi, yalnızca suçun işlenip işlenmediği konusunda değil, cezayı ağırlaştıran nitelikli hâller bakımından da geçerlidir. Failin canavarca hisle hareket etmiş olabileceği yönündeki ihtimal, bir kat ceza artırımı yapılması için yeterli değildir.

Sanık müdafii başlangıçta kararı temyiz etmiş, ancak sanık daha sonra verdiği dilekçeyle temyiz isteminden vazgeçmiştir. Bu nedenle sanık müdafiinin temyiz başvurusu reddedilmiş; Cumhuriyet savcısının TCK 86/3-f’nin uygulanması gerektiğine ilişkin temyiz iddiası ise esastan incelenmiştir.

Yargıtay, mevcut delillerin canavarca his saiki bakımından yeterli olmadığına ve TCK 86/3-f’nin uygulanma koşullarının oluşmadığına karar vermiştir. Bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu reddeden kararı hukuka uygun bulunmuş ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemi oy birliğiyle esastan reddedilmiştir.

Künye: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 06.11.2025 Tarih, 2024/7542 Esas, 2025/7867 Karar.

TCK 86/3-f Yargıtay Uygulama Kriterleri Tablosu

TCK 86/3-f Yargıtay Uygulama Kriterleri Tablosu
Somut Durum Yargıtay Nitelendirmesi Gerekçenin Özü
Mağdurun yüzüne kezzap atılması TCK 86/3-f Acı çektirme amacı ve vahşi yöntem canavarca hissi gösterir
Mağdurun yakılarak yaralanması TCK 86/3-f Yöntemin vahşiliği olağan saikle açıklanamaz
Ani kavgada tek darbeyle yaralama Bent uygulanmaz Ani gelişen olayda canavarca his aranmaz
2022 öncesi işlenen fiiller Bent uygulanamaz Aleyhe hüküm geçmişe yürütülemez, lehe kanun uygulanır
Canavarca hisle ağır netice doğması TCK 87 ile birlikte Artırımlar sırasıyla ve ayrı ayrı uygulanır

Maddenin diğer halleri için TCK 86/3-e silahla kasten yaralama, TCK 86/1 temel hal ile TCK 87/2-d yüzün sürekli değişikliği yazılarımızı inceleyebilirsiniz.

Hukuki araçlarımızla süreçlerinizi kendiniz de takip edebilirsiniz:

Sık Sorulan Sorular

TCK 86/3-f nedir?

TCK 86/3-f, kasten yaralama suçunun canavarca hisle işlenmesini düzenleyen nitelikli haldir; 2022 yılında 7406 sayılı Kanunla eklenmiştir ve bu bentte ceza bir kat artırılır.

Canavarca his ne demek?

Canavarca his; acıma duygusundan yoksun biçimde, mağdura acı çektirmekten zevk alarak veya olağan bir saikle açıklanamayan vahşilikte hareket etmeyi ifade eder. Kezzap atma ve yakarak yaralama tipik örneklerdir.

Kezzap atmanın cezası nedir?

Kezzapla yaralama canavarca hisle yaralamanın tipik örneğidir ve ceza bir kat artırılır. Saldırı yüzün sürekli değişikliğine yol açmışsa TCK 87/2-d artırımı da eklenir; sonuç ceza on yılı aşan seviyelere ulaşabilir.

TCK 86/3-f ne zaman yürürlüğe girdi?

Bent, 12 Mayıs 2022 tarihli 7406 sayılı Kanunla yürürlüğe girmiştir; bu tarihten önce işlenen fiillere uygulanamaz.

Bu bentte ceza neden bir kat artırılır?

Maddenin son cümlesi, diğer bentlerdeki yarı oranındaki artırımdan ayrılarak (f) bendi için bir kat artırım öngörür; kanun koyucu vahşi yöntemli saldırıları maddenin en ağır yaptırımıyla karşılamıştır.

Ani kavgada ağır yaralama canavarca his sayılır mı?

Kural olarak hayır. Ani gelişen kavgalarda fiilin şiddeti tek başına canavarca hissi göstermez; kavram, acı çektirme amacının ve yöntem vahşetinin belirgin olduğu fiillere özgüdür.

TCK 86/3-f davasında avukat desteği neden önemli?

Canavarca his nitelendirmesi failin saikine ilişkin en tartışmalı değerlendirmedir ve artırım farkı yıllarla ölçülür; delillerin bu gözle işlenmesi gerekir. Avukatlık hizmetleri TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ücretlidir.

Av. Çağrı Ayboğa Kimdir?

Av. Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur ve yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ankara Barosuna kayıtlı olarak (Sicil No: 34507) Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosunun kurucu avukatı sıfatıyla ağırlıklı olarak ceza hukuku alanında çalışmakta; kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama dosyalarında müdafilik ve mağdur vekilliği görevi yürütmektedir. Bu yazı, TCK 86/3-f canavarca hisle kasten yaralama konusundaki güncel Yargıtay içtihatları taranarak hazırlanmıştır ve bilgilendirme amaçlıdır; somut olaya özgü hukuki danışmanlık yerine geçmez.

TCK 86/3-f Canavarca Hisle Yaralama Suçlamasında Ankara Ceza Avukatı Desteği

Yaralama dosyalarında adli raporların doğru okunması, nitelendirme ve haksız tahrik tartışması sonucu yıllarla değiştirir. Kasten yaralama suçu tck 86 rehberimizi inceleyebilir, dosyanız için Ankara ceza avukatı desteği alabilirsiniz.

Ankara Avukat

Avukat Çağrı Ayboğa

Avukat Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosu’nun kurucu avukatlarındandır. Ankara Barosu’na kayıtlı olarak dinamik ve tecrübeli ekibiyle avukatlık mesleğini icra etmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Ara