
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku – Hizmet Borçlanması – Son Güncelleme: 31 Ekim 2026
Askerlik borçlanması, er veya erbaş olarak silah altında ya da Yedek Subay Okulunda geçen sürelerin, Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılı başvuru yapılıp tahakkuk eden primin tebliğden itibaren bir ay içinde ödenmesi koşuluyla sigortalılık süresine ve prim gün sayısına eklenmesidir. Sürenin tamamı ya da bir bölümü borçlanılabilir; sigortalılık başlangıcı ise yalnız askerliğin ilk tescilden önce geçtiği dosyalarda geriye çekilir. Rehberi Ayboğa Avukatlık Bürosu güncel mevzuata göre hazırlamıştır.


5510 Sayılı Kanun Madde 41 – Sigortalıların borçlanabileceği sürelerBu Kanuna göre sigortalı sayılanların; (…) b) Er veya erbaş olarak silâh altında veya yedek subay okulunda geçen süreleri, (…) kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları ve talep tarihinde 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere kendilerince belirlenecek günlük kazancın % 32’si üzerinden hesaplanacak primlerini borcun tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılarak, borçlandırılan süreleri sigortalılıklarına sayılır. Bir ay içinde ödenmeyen borçlanmalar için ise yeni başvuru şartı aranır. Primi ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmaz. Borçlanma sürelerinin ne şekilde belgeleneceğini belirlemeye Kurum yetkilidir. Bu Kanuna göre tespit edilen sigortalılığın başlangıç tarihinden önceki süreler için borçlandırılma hâlinde, sigortalılığın başlangıç tarihi borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür. (…)
Madde hakkında kısa not: Yukarıdaki alıntıda maddenin yalnız askerlik borçlanmasına ilişkin bölümü verilmiş, konu dışı bentler ile son fıkralar üç nokta işaretiyle atlanmıştır: atlanan birinci bölüm doğum borçlanmasına ilişkin (a) bendi, atlanan ikinci bölüm aylıksız izin, doktora ve tıpta uzmanlık, avukatlık stajı, beraatle sonuçlanan tutukluluk, grev ve lokavt, fahri asistanlık ile seçim nedeniyle istifa gibi diğer bentlerdir; sondaki atlama ise aylığın başlangıcına ve borçlanılan sürenin değerlendirileceği statüye ilişkin fıkraları kapsar. Askerlik bakımından kapsam iki kalemle sınırlıdır: er veya erbaş olarak silah altında geçen süre ile yedek subay okulunda geçen süre. Maddenin kurduğu yapı dört halkadan oluşur; borçlanılabilecek sürenin tanımı, yazılı talep şartı, primin hangi kazanç üzerinden ve hangi oranla hesaplanacağı ve bir aylık ödeme süresi. Prim, 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazancın alt ve üst sınırları arasında kişinin kendisinin belirleyeceği günlük kazancın % 32’si üzerinden hesaplanır. Oran kanun metninde yazılı olduğundan sabittir; buna karşılık alt ve üst sınırlar her yıl değiştiği için ortaya çıkan toplam da her yıl değişir ve güncel değer Kurumun resmî kaynağından doğrulanmalıdır. Borcun tamamı süresinde ödenmezse ödenen tutara karşılık gelen süre sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Sigortalılık başlangıcı ise yalnız borçlanılan sürenin ilk tescil tarihinden önce geçmiş olması hâlinde, borçlandırılan gün sayısı kadar geriye götürülür.
Bir sigortalı, emeklilik için prim gün sayısının eksik olduğunu öğrenir ve askerlik borçlanması başvurusunda bulunur. Borç tahakkuk eder, tebliğ gelir; ancak ödeme için biraz beklemeye karar verir. Bir ay geçtiğinde borçlanma geçerliliğini yitirir ve yeni başvuruda hesap, güncel kazanç sınırlarına göre yeniden yapılır. Aynı dosyada ikinci bir sorun daha vardır: askerliğini ilk sigorta girişinden sonra yaptığı için beklediği gibi sigortalılık başlangıcı geriye çekilmez, yalnız prim gün sayısı artar.
Bu rehber, askerlik borçlanmasını uygulama sırasıyla ele alır. 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesindeki çerçeveyi, aranan şartları tablo hâlinde, borçlanılabilen süreleri, tutarın hangi yapı üzerinden belirlendiğini, başvuru kanallarını, tebliğ ile bir aylık ödeme süresini, kısmi ödemenin sonucunu, sigortalılık başlangıcı ile prim gün sayısına etkisini, statüler arasındaki farkı, borçlanmanın iptali ile iadesini, sık yapılan hataları ve yargı uygulamasını açıklar.
Askerlik borçlanması başvurunuz ya da Kurumun ret işlemi mi var? Belgelerinizi birlikte gözden geçirelim.
Askerlik Borçlanması Nedir?
Askerlik borçlanması, askerlikte geçen ve sigorta kapsamı dışında kalan günlerin bedeli ödenerek sosyal güvenlik kaydına dönüştürülmesidir. İşlemin özü basittir: kişi, askerlikte geçirdiği günlerin tamamını ya da bir bölümünü Kuruma bildirir, Kurum bu günlere karşılık gelen primi hesaplar, kişi hesaplanan borcu süresinde öder ve ödenen güne karşılık gelen süre sigortalılığına sayılır. Ödeme yapılmadıkça borçlanma hukuken doğmaz; başvuru tek başına hak doğurmaz.
Borçlanmanın iki ayrı sonucu vardır ve bu ikisinin birbirine karıştırılması uygulamada en sık rastlanan hatadır. Birinci sonuç prim gün sayısının artmasıdır; borçlanılan her gün, emeklilik için aranan prim gün sayısına eklenir. İkinci sonuç ise sigortalılık başlangıç tarihinin geriye çekilmesidir; bu sonuç yalnız borçlanılan sürenin ilk sigortalılık tarihinden önce geçmiş olması hâlinde doğar. Askerliğini sigortalı olduktan sonra yapan bir kişide başlangıç tarihi değişmez, yalnız gün sayısı artar.
Bu ayrım, borçlanmanın hangi dosyada işe yarayıp hangisinde yaramadığını belirler. Emeklilik şartlarının üçü bir aradadır: yaş, sigortalılık süresi ve prim gün sayısı. Borçlanma, sigortalılık süresi ile prim gün sayısı bakımından doğrudan etki eder; yaş şartı bakımından ise yalnız dolaylı bir etki yapar, çünkü başlangıç tarihinin geriye çekilmesi kişiyi daha erken tarihli ve daha hafif şartların bulunduğu bir kademeye taşıyabilir. Hangi kademeye düşüleceği kademeli emeklilik rehberinde gösterilmiştir.
Bu rehber, askerlik borçlanmasını baştan sona uygulama sırasıyla ele alır: önce kanuni çerçeveyi ve şartları tablo hâlinde gösterir, sonra kimlerin hangi süreleri borçlanabileceğini, tutarın hangi yapı üzerinden belirlendiğini, başvurunun nasıl yapıldığını, tebliğ ve bir aylık ödeme süresini, kısmi ödemenin sonucunu, başlangıç tarihi ile prim gün sayısına etkisini, statüler arasındaki farkı, borçlanmanın iptali ile iade imkânını ve uygulamada en sık yapılan hataları açıklar.
Hukuki Dayanak: 5510 Sayılı Kanunun 41 inci Maddesi
Kanunun 41 inci maddesi tek bir konuya değil, borçlanılabilecek bütün sürelere ilişkindir. Doğum borçlanması, yurt dışında geçen süreler, avukatlık stajı, doktora ve tıpta uzmanlık süreleri ile askerlik süreleri aynı maddenin ayrı bentlerinde düzenlenmiştir. Bu nedenle madde metninde geçen genel kurallar, yani yazılı talep şartı, prime esas günlük kazanç aralığı, oran ve bir aylık ödeme süresi bütün borçlanma türleri için ortak hükümlerdir.
Maddenin kurduğu yapı dört halkadan oluşur. Birinci halka borçlanılabilecek sürenin tanımıdır; askerlik bakımından bu, er veya erbaş olarak silah altında ya da Yedek Subay Okulunda geçen süredir. İkinci halka yazılı talep şartıdır. Üçüncü halka primin hangi kazanç üzerinden ve hangi oranla hesaplanacağıdır; Kanun burada prime esas günlük kazancın alt ve üst sınırları arasında kişinin kendisinin belirleyeceği bir günlük kazancı esas alır. Dördüncü halka ise ödeme süresidir ve bu süre borcun tebliğinden itibaren bir aydır.
Maddenin son kısmı, borçlanılan sürenin hangi sigortalılık statüsünde değerlendirileceğini düzenler. Kural olarak borçlanılan süre, borçlanma talebinde bulunulan tarihteki sigortalılık statüsünde değerlendirilir; bu nedenle talep tarihindeki statü, sonradan yapılacak emeklilik hesabını etkileyebilir. İlk kez sigortalı olmadan önce askerlik yapmış ve henüz tescili bulunmayan kişiler bakımından ise sigortalılık başlangıcı, borçlanılan sürenin başına çekilir.
Askerlik Borçlanmasının Şartları
Şartların birlikte aranması, bir tanesinin eksikliğinin bütün işlemi sonuçsuz bırakabileceği anlamına gelir. Uygulamada en çok iki şart gözden kaçar. Birincisi çakışma yasağıdır: askerlik sırasında işyerinden prim bildirilmiş günler borçlanmaya konu edilemez ve bu durum ancak hizmet dökümü incelendiğinde görülür. İkincisi bir aylık ödeme süresidir; bu süre tebliğden işler ve kaçırıldığında başvuru en baştan tekrarlanmak zorunda kalır.
Belge düzeni de şartlar arasında sayılmalıdır. Kanun, talep dilekçesi ekinde borçlanma belgesi bulunmayan dosyalar için ayrı bir kural getirmiştir: belgenin sonradan sunulması hâlinde hesaplama, belgenin Kurum kayıtlarına girdiği tarihte geçerli olan prime esas günlük kazanç üzerinden yapılır. Bu kural, belgenin eksik verilmesinin yalnız gecikme değil, hesap farkı da doğurabileceğini gösterir. Bu nedenle başvuruda belge ile dilekçenin birlikte sunulması önerilir.
| Şart | Kanuni çerçeve | Nasıl doğrulanır? |
|---|---|---|
| Askerlik hizmetinin fiilen yapılmış olması | Er veya erbaş olarak silah altında geçen süreler ile Yedek Subay Okulunda geçen süreler borçlanılabilir. Hizmetin fiilen yapılmış olması esastır. | Askerlik durum belgesi ya da terhis belgesi. Belge askerlik şubesinden veya e-Devlet üzerinden alınabilir. |
| Askerlikten muaf olmamak | Askerlik hizmetinden muaf tutulan ya da hiç silah altına alınmayan kişiler bu süreleri borçlanamaz. Borçlanmanın konusu fiilen geçirilen hizmet süresidir. | Askerlik durum belgesindeki muafiyet ve hizmet kayıtları. Muafiyet kaydı bulunan dosyada talep reddedilir. |
| Borçlanılacak sürede adına prim ödenmemiş olması | Borçlanılmak istenen günlerde aynı kişi adına herhangi bir işyerinden uzun vadeli sigorta kolları bakımından prim bildirilmemiş olmalıdır. Çakışan günler borçlanmaya konu edilemez. | Sosyal Güvenlik Kurumu hizmet dökümü ve tescil kaydı. Döküm e-Devlet üzerinden alınabilir. |
| Yazılı talepte bulunulması | Borçlanma kendiliğinden işlemez. Sigortalının ya da hak sahiplerinin Kuruma yazılı olarak başvurması gerekir. Talep dilekçesi başvurunun zorunlu unsurudur. | Başvuru kaydı ve Kurum evrak numarası. e-Devlet üzerinden yapılan başvurularda sistem kaydı yeterlidir. |
| Borçlanma belgelerinin eklenmesi | Talep dilekçesine askerlik süresini gösteren belgenin eklenmesi gerekir. Belgenin sonradan sunulması hâlinde hesaplama, belgenin Kurum kayıtlarına girdiği tarihe göre yapılır. | Dilekçe eki belge listesi ve Kurum kayıt tarihi. Bu tarih hesabı doğrudan etkiler. |
| Borcun tebliğden itibaren bir ay içinde ödenmesi | Tahakkuk eden borç ilgiliye tebliğ edilir ve bu tarihten itibaren bir ay içinde ödenmesi gerekir. Süre içinde ödenmeyen borçlanma geçerli sayılmaz. | Tebliğ alındısı ve banka ödeme belgesi. Tebliğ tarihi sürenin başlangıcıdır. |
| Kısmi ödemede sürenin orantılı sayılması | Borcun tamamı ödenmezse ödenen tutara karşılık gelen süre sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Eksik ödeme, başvurunun tamamen geçersiz olması sonucunu doğurmaz. | Kurum tahakkuk ve tahsilat dökümü. Hangi günlerin sayıldığı dökümden görülür. |
| Statüye uygun başvuru kanalının kullanılması | Hizmet akdiyle çalışanlar, bağımsız çalışanlar ve kamu görevlileri bakımından başvuru kanalları ayrıdır. Yanlış kanaldan yapılan başvuru işleme konulmadan iade edilebilir. | e-Devlet üzerindeki hizmet adı ve Kurumun ilgili birimi. Statü hizmet dökümünden belirlenir. |
Başvuru öncesinde mutlaka yapılması gereken üç kontrol
Birinci kontrol hizmet dökümüdür. Askerlik süresine karşılık gelen tarihlerde adınıza prim bildirimi bulunup bulunmadığını dökümden satır satır doğrulayın; çakışan gün varsa o günler talepten çıkarılmalıdır. İkinci kontrol askerlik belgesidir. Belgedeki sevk ve terhis tarihlerinin, borçlanmak istediğiniz gün sayısını karşılayıp karşılamadığını hesaplayın; Yedek Subay Okulunda geçen süre varsa bu sürenin belgede ayrıca gösterilmiş olmasına dikkat edin. Üçüncü kontrol statüdür. Hâlen hizmet akdiyle mi, bağımsız olarak mı yoksa kamu görevlisi olarak mı çalıştığınızı belirleyin; başvuru kanalı ve borçlanılan sürenin değerlendirileceği statü buna göre değişir. Bu üç kontrol yapılmadan verilen başvurular, çoğu zaman eksiklik yazısıyla geri döner ve süre kaybına yol açar.
Kimler Askerlik Borçlanması Yapabilir?
Borçlanma hakkı, sigortalılık statüsüne göre değil askerlik hizmetinin fiilen yapılmış olmasına göre doğar. Bu nedenle hâlen çalışan, işten ayrılmış, emeklilik başvurusu aşamasında olan ya da hiç tescil kaydı bulunmayan kişiler bakımından hak aynıdır. Ayrım, hakkın varlığında değil başvurunun hangi kanaldan yapılacağında ve borçlanılan sürenin hangi statüde değerlendirileceğinde ortaya çıkar.
Hak sahipleri bakımından ayrı bir imkân vardır. Kanun, yazılı talepte bulunma yetkisini yalnız sigortalıya değil hak sahiplerine de tanımıştır. Bunun pratik önemi, sigortalının ölümü hâlinde ölüm aylığı için aranan prim gün sayısında eksik kalan günlerin borçlanma yoluyla tamamlanabilmesidir. Bu başvuruda da aynı şartlar aranır: belge sunulması, tahakkuk ve bir ay içinde ödeme.
Türk vatandaşlığına sonradan geçen Türk soylu kişiler bakımından Kanun özel bir düzenleme getirmiştir. Bu kişiler, geldikleri ülkede yaptıkları askerlik hizmetini belgelemeleri hâlinde, Türkiye’de aynı durumda bulunanların askerlik süresini aşmamak üzere bu süreleri borçlanabilirler. Burada kritik olan husus, yabancı ülkede geçen hizmetin resmî belgeyle ortaya konulmasıdır; belge sunulmayan dosyada talep sonuçsuz kalır.
Hangi Süreler Borçlanılabilir?
Kanunun çizdiği kapsam dar ve nettir: er veya erbaş olarak silah altında geçen süre ile Yedek Subay Okulunda geçen süre. Bu iki kalem dışında kalan dönemler, askerlikle ilgili görünse bile borçlanmaya konu edilmez. Bu nedenle askerlik öncesi yoklama dönemi, sevk gecikmesi, hava değişimi gibi hizmet dışı sayılan süreler ile bedelli askerlikte fiilen silah altında geçirilmeyen dönem bakımından başvuru sonuçsuz kalır.
Sürenin bir bölümünün borçlanılması, uygulamada sıkça kullanılan ve çoğu zaman göz ardı edilen bir tercihtir. Kanun, sürenin tamamının borçlanılmasını zorunlu tutmaz. Bu nedenle bir dosyada yalnız emeklilik şartlarını tamamlamaya yetecek gün sayısının borçlanılması mümkündür. Hangi gün sayısının gerekli olduğu, kişinin mevcut prim gün sayısı ile tabi olduğu kademedeki şartların karşılaştırılmasıyla belirlenir; bu hesabı yapmadan tamamını borçlanmak gereksiz yük doğurabilir.
Çakışma yasağı, kapsamın ikinci sınırıdır. Askerlik sırasında işyerinden prim bildirimi yapılmış günler borçlanmaya konu edilemez; çünkü o günler zaten sigortalılığa sayılmıştır. Uygulamada, uzun süreli askerlik dönemlerinde işverenin bildirim yaptığı kısa dönemler bulunabilir ve bu dönemler ancak hizmet dökümünün satır satır incelenmesiyle görülür. Çakışan günler talepten çıkarılmazsa Kurum eksiklik yazısı gönderir ve işlem gecikir. Askerlik nedeniyle iş sözleşmesinin sona erdirildiği hâllerde doğan haklar askerlik nedeniyle işten ayrılma rehberinde ayrıca açıklanmıştır.
Borçlanma Tutarı Hangi Yapı Üzerinden Belirlenir?
Burada anlatılması gereken şey toplam rakam değil yapıdır; çünkü toplam her yıl değişir, yapı ise Kanunda sabittir. Hesap üç değişkene dayanır: borçlanılacak gün sayısı, kişinin seçtiği günlük kazanç ve kanuni oran. Gün sayısı başvuruda belirtilir. Günlük kazanç, Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas günlük kazancın alt ve üst sınırları arasından kişinin kendisi tarafından seçilir. Oran ise Kanunun 41 inci maddesinde % 32 olarak gösterilmiştir ve değişken değildir; değişen unsur, oranın uygulandığı günlük kazanç sınırlarıdır.
Günlük kazanç seçimi, dosyanın en çok ihmal edilen tercihidir. Alt sınırın seçilmesi ödenecek tutarı en düşük düzeyde tutar; üst sınıra yakın bir kazanç seçilmesi ise ödenecek tutarı yükseltirken borçlanılan günlerin prime esas kazanç ortalamasına etkisini değiştirebilir. Aylık hesabında prime esas kazanç ortalaması belirleyici bir unsur olduğundan, bu tercih yalnız bir maliyet kararı değil aynı zamanda aylık tutarını etkileyebilecek bir karardır. Hangi tercihin uygun olduğu, kişinin mevcut kazanç ortalaması ile borçlanılacak gün sayısının birlikte değerlendirilmesini gerektirir.
Üçüncü ve çoğu zaman fark edilmeyen değişken tarihtir. Hesaplama, kural olarak talep tarihinde geçerli olan prime esas günlük kazanç sınırlarına göre yapılır. Ancak talep dilekçesi ekinde borçlanma belgesi bulunmayan dosyalarda hesaplama, belgenin Kurum kayıtlarına girdiği tarihte geçerli olan sınırlara göre yapılır. Bu kural, belgenin gecikmeli sunulmasının tutar üzerinde doğrudan etki yaratabileceğini gösterir. Gün sayısına göre ortaya çıkan toplamı görmek için askerlik borçlanması hesaplama aracını kullanabilir, güncel sınırları Kurumdan doğrulayabilirsiniz.
Başvuru Nasıl Yapılır?
Elektronik başvuru, günümüzde en çok kullanılan yoldur ve statüye göre ayrı hizmet adları altında sunulur. Hizmet akdiyle çalışanlar, bağımsız çalışanlar ve kamu görevlileri için ayrı başvuru ekranları bulunur; yanlış ekrandan yapılan başvuru işleme konulmadan iade edilebilir. Bu nedenle başvuru öncesinde kendi statünüzü hizmet dökümünden doğrulamanız gerekir.
Dilekçeyle yapılan başvuruda iki husus önem taşır. Birincisi dilekçenin hangi birime verileceğidir; başvuru, kişinin tabi olduğu sigortalılık statüsüne göre belirlenen sosyal güvenlik il müdürlüğü ya da sosyal güvenlik merkezine yapılır. İkincisi dilekçenin içeriğidir: borçlanılmak istenen gün sayısı, seçilen günlük kazanç ve statü bilgisi açıkça yazılmalıdır. Gün sayısının belirtilmediği dilekçelerde Kurum eksiklik yazısı gönderir.
Üçüncü husus belgedir. Askerlik süresini gösteren belge, askerlik şubelerinden ya da elektronik devlet hizmetleri üzerinden temin edilebilir. Belgenin dilekçeyle birlikte sunulması, yalnız işlemin hızlanması bakımından değil hesabın hangi tarihe göre yapılacağı bakımından da önemlidir; çünkü belgenin sonradan sunulduğu dosyalarda hesap, belgenin Kurum kayıtlarına girdiği tarihteki kazanç sınırlarına göre yapılır.
Tebliğ ve Bir Aylık Ödeme Süresi
Bir aylık süre, askerlik borçlanmasının en katı kuralıdır. Kanun bu süreyi bir usul kolaylığı olarak değil işlemin geçerlilik şartı olarak düzenlemiştir; süre içinde ödenmeyen borçlanma geçerli sayılmaz ve talep baştan yapılmış sayılmaz. Bu nedenle tebliğ belgesinin tarihi, dosyanın en kritik verisidir ve tebliğ alındısının saklanması gerekir.
Sürenin kaçırılması hâlinde yeni başvuru yapılması mümkündür; ancak bunun bir maliyeti vardır. Yeni başvuruda hesaplama, yeni talep tarihinde geçerli olan prime esas günlük kazanç sınırlarına göre yapılır. Kazanç sınırları her yıl yükseldiğinden, kaçırılan bir aylık süre sonraki başvuruda daha yüksek bir tutarla karşılaşma sonucunu doğurabilir. Bu nedenle sürenin kaçırılması basit bir gecikme değil, doğrudan maliyet doğuran bir sonuçtur.
Ödeme kanalı bakımından da dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır. Ödemenin Kurumun anlaşmalı olduğu bankalara ve doğru referans bilgisiyle yapılması gerekir. Yanlış referansla ya da farklı bir borç kalemine yapılan ödeme, borçlanma borcuna mahsup edilmeyebilir ve süre işlemeye devam eder. Bu nedenle ödeme sonrasında Kurum kaydından tahsilatın borçlanma dosyasına işlendiğinin doğrulanması önerilir.
Kısmi Ödemenin Sonucu: Orantılı Süre
Bu kural, uygulamada en çok yanlış bilinen hükümlerden biridir. Birçok kişi, borcun tamamı ödenmediğinde yapılan ödemenin boşa gittiğini düşünür; oysa Kanun orantılı bir çözüm getirmiştir. Ödenen tutara karşılık gelen gün sayısı sigortalılığa sayılır, kalan günler ise sayılmaz. Bu nedenle kısmi ödeme, hiç ödememekten farklı bir hukuki sonuç doğurur.
Kuralın pratik kullanımı da vardır. Bir aylık süre içinde borcun tamamını ödemeye gücü yetmeyen kişi, ihtiyaç duyduğu gün sayısına karşılık gelen bölümü ödeyerek o günleri kazanabilir. Ancak burada dikkat edilecek nokta, hangi günlerin sayıldığının Kurum tarafından belirlenmesidir; bu nedenle kısmi ödeme öncesinde hangi gün sayısının hedeflendiğinin Kuruma yazılı olarak bildirilmesi, sonradan doğacak tartışmaları önler.
Üçüncü nokta, kalan günler bakımından yeni başvuru imkânıdır. Kısmi ödeme sonrasında borçlanılamayan günler için sonradan yeniden başvurulabilir; ancak bu yeni başvuruda hesaplama, yeni talep tarihindeki kazanç sınırlarına göre yapılır. Dolayısıyla kısmi ödeme bir çözüm olmakla birlikte, kalan günlerin maliyetinin artabileceği gözetilmelidir. Hangi gün sayısının emeklilik şartlarını tamamlamaya yeteceği, mevcut şartların kontrol edilmesini gerektirir; bu kontrol güncel emeklilik şartları rehberinde anlatılmıştır.
Uygulamadan not – Av. Çağrı Ayboğa
Askerlik borçlanması dosyalarında en çok karşılaştığım iki durum şudur. Birincisi, kişinin ihtiyacı olandan fazla gün borçlanmasıdır; oysa önce mevcut prim gün sayısı ile tabi olunan kademedeki şartlar karşılaştırılsa, çoğu dosyada daha az gün yeterli olmaktadır. İkincisi, tebliğden sonra bir aylık sürenin “nasıl olsa başvuru yaptım” düşüncesiyle geçirilmesidir; bu durumda ne başvuru ne de tahakkuk işe yarar ve yeni başvuruda hesap güncel sınırlarla yapılır. Bu nedenle borçlanmaya karar vermeden önce gün sayısı hesabının yapılmasını, tebliğ alındısının tarihinin hemen kayda geçirilmesini ve ödeme sonrasında tahsilatın dosyaya işlendiğinin Kurum kaydından doğrulanmasını öneriyorum.
Sigortalılık Başlangıcının Geriye Çekilmesi
Başlangıç tarihinin geriye çekilmesi, emeklilik hesabında en güçlü etkiyi yaratan sonuçtur; çünkü Türk sosyal güvenlik sisteminde emeklilik şartları ilk sigortalılık tarihine göre kademelendirilmiştir. Daha erken bir başlangıç tarihi, daha hafif şartların bulunduğu bir kademeye düşmek anlamına gelebilir. Bu nedenle borçlanmanın değeri, yalnız eklenen gün sayısıyla değil düşülen kademeyle ölçülür.
Ancak bu sonuç her dosyada doğmaz. Kural şudur: askerlik süresi ilk sigortalılık tarihinden önce geçmişse başlangıç geriye çekilir, sonra geçmişse çekilmez. Askerliğini çalışmaya başladıktan sonra yapan bir kişide borçlanma yalnız prim gün sayısını artırır. Bu ayrım yapılmadan verilen kararlar, beklenen sonucu doğurmayan ve maliyeti karşılıksız kalan borçlanmalara yol açar.
Üçüncü husus, geriye çekilmenin sınırıdır. Başlangıç tarihi, borçlanılan gün sayısı kadar geriye alınır; bu nedenle kısmi borçlanmada geriye çekilme de kısmi olur. Dolayısıyla belirli bir kademeye düşmek hedefleniyorsa, borçlanılacak gün sayısının bu hedefe göre hesaplanması gerekir. Hangi tarih aralığının hangi kademeye karşılık geldiği ve kademelerin nasıl kurulduğu yeni emeklilik sistemi rehberinde gösterilmiştir.
Prim Gün Sayısına ve Emeklilik Şartlarına Etkisi
Emeklilik, üç şartın birlikte gerçekleşmesine bağlıdır: yaş, sigortalılık süresi ve prim gün sayısı. Askerlik borçlanmasının bu üç şart üzerindeki etkisi aynı değildir ve bu nedenle borçlanma kararı verilmeden önce hangi şartta eksik bulunduğunun belirlenmesi gerekir. Prim gün sayısında eksik varsa borçlanma doğrudan işe yarar; yalnız yaş şartı bekleniyorsa borçlanma tek başına sonuç doğurmaz.
Sigortalılık süresi şartı bakımından etki, başlangıç tarihinin geriye çekilip çekilmediğine bağlıdır. Başlangıç geriye çekilen dosyalarda sigortalılık süresi de uzar ve bu uzama şartın karşılanmasına katkı yapar. Başlangıcın değişmediği dosyalarda ise sigortalılık süresi aynı kalır; yalnız prim gün sayısı artar. Bu nedenle “borçlanma yaptım, erken emekli olurum” şeklindeki genel kabul her dosyada geçerli değildir.
Üçüncü etki aylık tutarı bakımındandır. Aylık hesabında prime esas kazanç ortalaması ile toplam prim gün sayısı birlikte dikkate alındığından, borçlanma sırasında seçilen günlük kazanç aylık tutarını etkileyebilir. Alt sınır üzerinden yapılan borçlanmada maliyet düşük olur; buna karşılık borçlanılan günler düşük kazançlı gün olarak ortalamaya girer. Bu değerlendirme, kişinin mevcut kazanç ortalaması ile borçlanılacak gün sayısının oranına göre yapılmalıdır.
Hizmet Akdiyle Çalışanlar, Bağımsız Çalışanlar ve Kamu Görevlileri Bakımından Fark
Statü farkının birinci sonucu usule ilişkindir. Hizmet akdiyle çalışanlar, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar ile kamu görevlileri için ayrı başvuru hizmetleri bulunur. Yanlış kanaldan yapılan başvuru işleme konulmadan iade edilebilir ve bu, süre kaybı doğurur. Bu nedenle başvuru öncesinde hizmet dökümünden hâlihazırdaki statünün doğrulanması gerekir.
İkinci sonuç esasa ilişkindir. Borçlanılan süre, kural olarak talep tarihindeki sigortalılık statüsünde değerlendirilir. Emeklilik şartları ve aylık hesabı statüler arasında farklılık gösterdiğinden, talep tarihindeki statü sonradan yapılacak hesabı etkileyebilir. Statü değişikliği gündemde olan dosyalarda, başvurunun hangi dönemde yapılacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Üçüncü sonuç kamu görevlileri bakımından ortaya çıkar. Kamu görevlilerinin er veya erbaş olarak silah altında ya da Yedek Subay Okulunda geçen sürelerini borçlanmasına ilişkin başvuru, kendi statüsüne ayrılmış kanaldan yapılır ve bu sürenin hizmet hesabına etkisi kendi mevzuatı çerçevesinde değerlendirilir. Bu nedenle kamu görevlisi dosyalarında, borçlanmanın hem sosyal güvenlik hem de personel mevzuatı bakımından sonucu birlikte ele alınmalıdır.
Borçlanmanın İptali ve Ödenen Primin İadesi
Borçlanmanın iptali, uygulamada az bilinen ancak bazı dosyalarda sonuç doğuran bir imkândır. Borçlanma yaptıktan sonra, hesabın beklenen sonucu vermediği ya da başka bir borçlanma türünün daha uygun olduğu anlaşılabilir. Bu hâllerde aylık bağlanmadan önce Kuruma yazılı olarak başvurularak borçlanmanın iptali ve ödenen tutarın iadesi istenebilir.
Zamanlama bu konunun özüdür. Aylık bağlandıktan sonra borçlanmanın iptali, aylığın dayandığı hizmet süresini geriye dönük olarak değiştirmek anlamına geleceğinden kural olarak kabul edilmez. Bu nedenle borçlanmanın sonucunun beklentiyi karşılamadığı anlaşıldığında, aylık başvurusu yapılmadan önce hareket edilmesi gerekir. Aylık başvurusu ile iptal talebinin aynı dönemde bulunduğu dosyalarda sıralama önem taşır.
İade bakımından ikinci husus, iade edilecek tutarın hangi değer üzerinden hesaplanacağıdır. İade işlemi, ödenen tutar esas alınarak Kurum mevzuatı çerçevesinde yürütülür. Bu nedenle borçlanmanın uzun süre önce yapıldığı dosyalarda iade talebinin sonucu ayrıca değerlendirilmelidir. Kısmi iptal de mümkündür; bu yolla borçlanılan günlerin bir bölümü korunup bir bölümü iptal edilebilir.
Askerlik Borçlanmasında Sık Yapılan Hatalar
Birinci hata gün sayısı hesabının yapılmamasıdır. Çoğu dosyada emeklilik şartlarını tamamlamak için askerlik süresinin tamamı değil bir bölümü yeterlidir. Hesap yapılmadan tamamının borçlanılması, karşılığı bulunmayan bir maliyet doğurur. Bu nedenle borçlanmaya karar vermeden önce mevcut prim gün sayısı ile tabi olunan kademedeki şartlar karşılaştırılmalıdır.
İkinci hata bir aylık ödeme süresinin kaçırılmasıdır. Başvurunun yapılmış ve borcun tahakkuk etmiş olması hiçbir hak doğurmaz; işlemi tamamlayan unsur süresinde yapılan ödemedir. Süre kaçırıldığında yeni başvuru yapılabilir, ancak hesap yeni talep tarihindeki kazanç sınırlarına göre yapılacağından maliyet artabilir. Üçüncü hata çakışan günlerin talepten çıkarılmamasıdır; bu hata eksiklik yazısı ve gecikme doğurur.
Dördüncü hata beklentinin yanlış kurulmasıdır. Askerliğini sigortalı olduktan sonra yapan kişide borçlanma, sigortalılık başlangıcını geriye çekmez; yalnız prim gün sayısını artırır. Bu ayrım bilinmeden yapılan borçlanmalarda, beklenen kademe değişikliği gerçekleşmez. Beşinci hata, hesabın elde yapılmasıdır; gün sayısı, seçilen günlük kazanç ve güncel sınırlar birlikte değerlendirilmelidir. Kademeli geçiş hükümlerinin dosyaya etkisi kademeli emeklilik rehberinde ayrıca gösterilmiştir.
Askerlik Borçlanmasında Yargı Uygulaması
Birinci husus yazılı talep şartıdır. Uygulamada, borçlanmanın kendiliğinden ya da zımni biçimde doğmayacağı; sigortalının ya da hak sahiplerinin Kuruma yönelttiği yazılı bir talebin bulunması gerektiği aranmaktadır. Bu nedenle sözlü görüşme, telefon kaydı ya da başka bir işlem için verilen dilekçe, borçlanma talebi yerine geçmemektedir. Talebin varlığı ve tarihi, Kurum kayıtlarıyla ortaya konulmaktadır.
İkinci husus bir aylık ödeme süresidir. Bu sürenin usule ilişkin bir kolaylık değil işlemin geçerlilik şartı olduğu; süresinde ödenmeyen borçlanmanın hüküm doğurmayacağı kabul edilmektedir. Buna bağlı olarak sürenin başlangıcı bakımından tebliğin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı denetlenmekte; usulsüz tebliğ hâlinde sürenin işlemeye başlamadığı değerlendirilmektedir. Tebligat usulündeki sakatlıkların sonucu usulsüz tebligat rehberinde ayrıntılı biçimde gösterilmiştir.
Üçüncü husus kısmi ödemedir. Borcun tamamının ödenmediği hâllerde yapılan ödemenin boşa gitmediği, ödenen tutara karşılık gelen sürenin sigortalılık süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği aranmaktadır. Dördüncü husus başlangıç tarihidir: sigortalılık başlangıcının geriye çekilmesinin, borçlanılan askerlik süresinin ilk tescil tarihinden önce geçmiş olması koşuluna bağlı olduğu; askerliğin tescilden sonra yapıldığı dosyalarda yalnız prim gün sayısının artacağı yerleşik biçimde kabul edilmektedir. Çakışan günler bakımından ise aynı döneme ilişkin mükerrer hizmet yazılamayacağı esası gözetilmektedir.
Bir borçlanma uyuşmazlığında denetlenecek başlıklar
Bir askerlik borçlanması uyuşmazlığında şu başlıkların sırayla denetlenmesini öneriyorum: Kuruma yazılı bir talebin bulunup bulunmadığı ve talebin tarihi; talep ekinde askerlik belgesinin sunulup sunulmadığı ve sunulmadıysa belgenin Kurum kayıtlarına giriş tarihi; tahakkuk işleminin hangi kazanç sınırlarına göre yapıldığı; borcun tebliğinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı ve tebliğ tarihi; bir aylık süre içinde ödeme yapılıp yapılmadığı; kısmi ödeme varsa hangi günlerin sayıldığı; borçlanılan dönemde adına prim bildirimi bulunup bulunmadığı; sigortalılık başlangıcının geriye çekilip çekilmediği ve bunun dosyadaki tarihlerle uyumu; borçlanılan sürenin hangi statüde değerlendirildiği. Bu dokuz başlık, uyuşmazlığın hem usul hem esas yönünü kapsar ve dilekçenin iskeletini kurar.
Ankara’da Askerlik Borçlanması Sürecinin Takibi
Ankara’da sürecin takibi iki eksende yürür. Birinci eksen idari eksendir: başvuru, eksiklik yazışmaları, tahakkuk ve tahsilat işlemleri Kurumun ilgili birimi üzerinden yürütülür ve bu aşamada yapılan yazışmaların kayıt altına alınması gerekir. İkinci eksen yargısal eksendir: Kurumun talebi reddetmesi, borçlanılan sürenin yanlış değerlendirilmesi ya da sigortalılık başlangıcının geriye çekilmemesi hâllerinde iş mahkemesinde dava açılabilir.
Bir borçlanma dosyasında hazır bulundurulması gereken belgeler şunlardır: hizmet dökümü ve tescil kaydı, askerlik durum belgesi ya da terhis belgesi, borçlanma talep dilekçesi ve Kurum kayıt numarası, varsa eksiklik yazısı ve bu yazıya verilen cevap, tahakkuk yazısı, tebliğ alındısı, banka ödeme belgesi ve ödeme sonrası alınan güncel hizmet dökümü. Bu belgeler bir arada bulunduğunda, hem sürelerin hem hesabın denetlenmesi mümkün olur.
Dava yoluna gidilen dosyalarda iki tespit baştan yapılmalıdır. Birincisi, uyuşmazlığın konusunun ne olduğudur: talebin reddi, gün sayısının yanlış hesaplanması, başlangıç tarihinin geriye çekilmemesi ya da kısmi ödemede sayılan günlerin hatalı belirlenmesi birbirinden farklı taleplerdir. İkincisi, dava açılmadan önce Kuruma yapılan başvurunun ve alınan cevabın dosyada bulunup bulunmadığıdır. Emeklilik şartlarının bütünü bakımından durumu görmek için hesaplama araçları sayfasındaki araçlardan yararlanılabilir.
Askerlik Borçlanması Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Askerlik borçlanması nedir?
Askerlik borçlanması kaç gün yapılabilir?
Askerlik borçlanması tutarı nasıl hesaplanır?
Askerlik borçlanması başvurusu nasıl yapılır?
Borçlanma borcu ne kadar sürede ödenir?
Borcun tamamını ödemezsem ne olur?
Askerlik borçlanması sigortalılık başlangıcını geriye çeker mi?
Askerlikten muaf olanlar borçlanma yapabilir mi?
Askerlik sırasında sigortalı çalıştım, bu günleri borçlanabilir miyim?
Hak sahipleri askerlik borçlanması yapabilir mi?
Yaptığım borçlanmayı iptal edip paramı geri alabilir miyim?
Kurum başvurumu reddetti, ne yapabilirim?
İlgili Rehberler
Askerlik Borçlanması Hesaplama
Borçlanılacak gün sayısı ve seçilen günlük kazanca göre ortaya çıkan toplamı adım adım görmenizi sağlayan hesaplama aracı.
Güncel Emeklilik Şartları
Yaş, sigortalılık süresi ve prim gün sayısı şartlarının birlikte nasıl değerlendirildiği ve hangi şartta eksik kaldığınızın tespiti.
Askerlik Nedeniyle İşten Ayrılma
Askerlik sebebiyle iş sözleşmesinin sona erdirilmesi, kıdem tazminatı ve işe geri alınma talebine ilişkin kurallar.
Hesaplama Araçları
Emeklilik, borçlanma ve tazminat hesaplamalarında kullanabileceğiniz araçların tek sayfada toplandığı bölüm.
Kaynakça

Av. Çağrı Ayboğa Kimdir?
Ayboğa Avukatlık Bürosu – Ankara Barosu Sicil No: 34507 – Çankaya / Ankara
Av. Çağrı Ayboğa, Ankara Barosu’na kayıtlı bir avukattır ve iş hukuku ile sosyal güvenlik hukuku alanında çalışmaktadır. Hizmet borçlanması başvurularının hazırlanması, Kurumun ret ve eksik hesap işlemlerine karşı iş mahkemesinde açılan davalar, hizmet tespiti ile prim gün sayısı uyuşmazlıkları ve emeklilik şartlarına ilişkin değerlendirmeler yürüttüğü işler arasındadır.
Bu rehber 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 7179 sayılı Askeralma Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu esas alınarak hazırlanmış, hukuki doğruluğu 31 Ekim 2026 tarihinde Av. Çağrı Ayboğa tarafından denetlenmiştir. Metin bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi belgeleriyle değerlendirilmelidir.
Askerlik borçlanması başvurunuz reddedildiyse, borçlanılan günler hizmet dökümünüze işlenmediyse ya da sigortalılık başlangıcınız geriye çekilmediyse hizmet dökümünüzü, askerlik belgenizi, tahakkuk yazısını ve ödeme belgenizi iletin; dosyanızı birlikte değerlendirelim.
Danışmanlık ücretlidir. Görüşme ücretleri 2025-2026 TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca uygulanır.

