İcra HukukuMakalelerimiz

Fatura Alacaklarında Zamanaşımı ve İcra Takibi

Ticari hayatın olmazsa olmazlarından biri olan faturalar, alacak ve borç ilişkilerinin belgelendirilmesinde kritik bir role sahiptir. Türk hukukunda faturalar, Türk Ticaret Kanunu ve ilgili diğer yasal düzenlemelerle düzenlenmiştir. Bu makalede, faturaların geçerlilik koşulları, zamanaşımı süreçleri ve ödenmeyen faturaların tahsili için icra takibi gibi konular ele alınacaktır.

Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosu, müvekkillerine fatura alacaklarının tahsili konusunda hukuki hizmet sunmaktadır.

Fatura Hangi Durumlarda Geçerlidir?

Fatura, ticari bir işlemin gerçekleştiğini ve bir alacak-borç ilişkisinin doğduğunu kanıtlamak için kullanılan resmi bir belgedir. Türk Ticaret Kanunu’na göre, bir fatura yasal olarak geçerli sayılmak için tarafların kimlik bilgileri, fatura tarihi, teslimat ve ödeme koşulları gibi asgari bilgileri içermelidir. Faturanın ticari bir işlemi temsil etmesi ve bu işlemin gerçekleştiğine dair yeterli detayı barındırması gerekir.

Fatura Alacaklarında Zamanaşımı

Türk hukuk sisteminde, fatura alacaklarına uygulanacak zamanaşımı süresi, genellikle Borçlar Kanunu’nda belirlenen genel hükümlere tabidir. Bir fatura alacağı için zamanaşımı süresi 5 yıldır. Ancak, taraflar arasındaki sözleşmede farklı bir süre belirtilmişse bu süre geçerli olabilir. Zamanaşımı süresi içinde alacaklının hakkını aramaması durumunda, borçlu zamanaşımı def’ini ileri sürebilir.

Faturaya İtiraz Süresi Kaç Gündür?

Türk Ticaret Kanunu’na göre, bir tacirin müşterisine fatura göndermesinin yasal sonuçları bulunmaktadır. Kanunun 21. maddesi uyarınca, fatura alındığında, alıcı bu faturada belirtilen bilgilere sekiz gün içerisinde itiraz etmezse, faturanın içeriğini kabul etmiş kabul edilir. Bu süre geçtikten sonra yapılan itirazlar, faturanın kabul edildiği anlamına gelir ve bu, muhatabın faturadaki bilgileri onayladığını gösterir.

Ödenmeyen Fatura İçin Ne Yapılır?

Ödenmeyen bir fatura karşısında alacaklı, öncelikle borçluya ödeme için ihtarda bulunabilir. Bu ihtarın yazılı şekilde yapılması ve borçluya ulaştığının kanıtlanabilmesi önemlidir. İhtara rağmen ödemenin yapılmaması halinde, alacaklı yasal takip süreçlerine başvurabilir. İhtarname göndermek suretiyle alacağın talep edilmesi zamanaşımı süresini keser ve fatura alacaklarına zamanaşımı olan 5 yıllık süre yeniden başlar. İhtara rağmen ödenmemiş ve itiraz edilmemiş bir fatura hakkında alacak davası açılabilir veya icra takibi yapılabilir.

Fatura İle İcra Takibi

Fatura temelli bir alacağın tahsili için, alacaklı doğrudan icra takibine başvurabilir. İcra takibi, borçlunun ödeme yapmaması halinde, alacağın zorla tahsil edilmesi işlemidir. Fatura, icra takibi başlatmak için genellikle yeterli bir belgedir ve alacaklı, ilgili icra dairesine başvurarak takip talebinde bulunabilir. Farklı icra takip yöntemleri mevcuttur ve bu yöntemlerin kullanılması, alacağın niteliğine ve tarafların durumuna göre değişiklik gösterebilir.

Fatura alacaklarından kaynaklı icra takipleri nitelikleri gereği ilamsız icra takipleridir. Dolayısıyla borçlu bu icra takibine itiraz ederek takibi durdurabilir. Bunun ardından itirazın iptali davası gündeme gelir.

Hukuki Destek Almanız Gereken Nokta!

Fatura düzenleme, itiraz ve takip süreçleri karmaşık hukuki prosedürleri içerebilir. Bu nedenle, herhangi bir aşamada hukuki destek almak, hukuki haklarınızın ve çıkarlarınızın korunmasında faydalı olacaktır. Fatura alacağınızın tahsili için icra takibi desteğini Ankara Avukat hizmetinden sağlayabilirsiniz.

Kimler Fatura Düzenleme Zorundadır?

Türkiye’de kayıtlı her türlü ticari işletme, gerçekleştirdikleri ticari işlemler için fatura düzenlemekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, vergi kanunları ve ticari mevzuatla düzenlenmiştir ve işletmelerin mali açıdan şeffaflığını sağlamak amacı taşır.

Fatura Ne Zaman Düzenlenir?

“Fatura ne zaman düzenlenmelidir?” sorusu, işletmeler ve bireyler için önemli bir meseledir. Hizmetin sunulduğu veya ürünün teslim edildiği tarihten itibaren yedi günlük bir süre içerisinde faturanın kesilmesi gerekmektedir. Eğer bu yedi günlük süre, takip eden ayın başlangıcına denk geliyorsa, ilgili faturanın o ay içerisinde düzenlenip, KDV beyannamesinde gösterilmesi zorunludur. Aynı şekilde, alıcılar için de faturaların bu süre zarfında teslim edilmiş olması beklenir. Fatura üzerinde bir yanlışlık bulunduğunda, düzeltilmesi için belirlenen bir süre içinde itiraz etmek hakkınızdır.

Açık ve Kapalı Fatura Arasındaki Fark Nedir?

Vadeli satış işlemlerinde, ödemenin daha sonra yapılacağını belirtmek için faturanın üst bölümüne özel bir kaşe basılır ve imzalanır; bu tür faturalar “Açık Fatura” olarak tanımlanır. Öte yandan, ödemenin satış anında yapıldığı peşin işlemlerde, fatura bedelinin alındığını belgelemek adına faturanın alt kısmına kaşe uygulanır ve imza atılır; bunlar da “Kapalı Fatura” olarak adlandırılır. Bu açık ve kapalı fatura ayrımı, ticari pratikte yaygın olmasına rağmen, vergi mevzuatında bu terimlerle spesifik bir ayrım yapılmaz.

Faturaya Dayalı Alacağa Yürütülecek Temerrüt Faizi

Faturanın ödenmemesi durumunda, alacaklı, fatura tarihinden itibaren yasal temerrüt faizi talep edebilir. Bu faiz oranı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenen referans faiz oranlarına göre hesaplanır. Temerrüt faizi her yıl yeniden belirlenmektedir. 2023 için temerrüt faiz oranı yüzde 16,75 olarak uygulanmaktadır.

Faturanın İspat Gücü Nedir?

Fatura, mahkemede bir alacak iddiasını ispat etmek için kullanılan en güçlü delillerden biridir. Ancak, fatura yalnız başına bir işlemin gerçekleştiğini ispatlamak için yeterli olmayabilir ve ek deliller gerekebilir. Fatura alacağının ispat gücü, ticari defterlere işlenmesiyle ortaya çıkar. Her iki tarafın da ticari defterine işlediği bir fatura, açılacak olan davada ispata yarar delil olacaktır.

Faturada Bulunması Gereken Detaylar Nelerdir?

Bir faturada bulunması gereken detaylar ve unsurlar şunlardır;

  • Satıcının ve alıcının adı ve adresi,
  • Fatura numarası,
  • Düzenlenme tarihi,
  • Teslim edilen mal veya hizmetin miktarı ve bedeli gibi detaylar bulunmalıdır.

Ayrıca, KDV oranı ve tutarı ile diğer vergi yükümlülükleri de faturada açıkça belirtilmelidir.

Fatura Örneği

Fatura Örneği

Fatura Alacaklarında İcra Takibi Yargıtay Kararları

  • FATURA İÇERİĞİNDEKİ MALLARIN ALICIYA TESLİM EDİLDİĞİNİN İSPATI (T.C. YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2017/4317 K. 2019/1085T. 21.2.2019

“…Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davaya konu faturaların içeriği olan malların alıcıya teslim edildiğinin davalı tarafından yazılı delille ispat edilemediği, davalının kendi ticari defterlerinde dahi davacıdan alacağı bulunmadığının kayıtlı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalının ticari defterlerine dava konusu faturayı ödenmiş olarak işlemesine rağmen takip başlatması nedeniyle kötü niyetli olduğu anlaşıldığından, asıl alacağın %20′ si oranında kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir…”

  • TEK TARAFLI OLARAK DÜZENLENEN FATURANIN AKDİN VARLIĞINA İSPAT ETMEYE YETERLİ OLMADIĞI (T.C. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİE: 2016/790 K: 2016/619 K.T. 07.02.2017)

“…Somut olayda, davalı alacaklı tarafça faturaya dayalı icra takibi başlatılmış ise de, tek taraflı olarak fatura düzenlenip, ticari defterlere kaydedilmesi akdi ilişkinin varlığını ispata yeterli değildir. Zira, dosya kapsamı itibariyle anılan faturanın davacıya tebliğ edildiğine dair bir belge bulunmadığı gibi, taraf ticari defterlerinin bilirkişi marifetiyle incelenmesi neticesinde takip konusu faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı da tespit edilmiştir. Ayrıca, ancak akdi ilişkinin ispatı halinde mal teslimi hususunda tanık dinlenebileceğinden, akdi ilişki, uyuşmazlık kapsamında ise, taraflar arasındaki taşıma sözleşmesinin varlığının tanık delili ile ispatı mümkün olmayıp, 6100 Sayılı HMK’nın 200. maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlanması gerekmektedir…”

  • TİCARİ TEAMÜLE GÖRE FATURANIN KAPALI DÜZENLENMİŞ OLMASININ FATURA BEDELİNİN ÖDENDİĞİNE KARİNE TEŞKİL ETTİĞİ (T.C. YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2018/367 K. 2018/3643 27.6.2018)

“…taraflar arasında 2013 yılından itibaren devam eden ticari ilişki olduğu, 07/05/2013 tarihinde mutabakat anlaşması 30/10/2013 tarihinde iş ortaklığı düzenlendiği, davalı…Ltd. Şti.’ nin … A.Ş.’ ye fatura düzenleyerek tarım ürünlerini sattığı … A.Ş.’ ninde …Ltd. Şti.’ ne fatura düzenleyerek nihai tüketicilere satış yapıldığı, bu ticari ilişkiye dayanılarak 87 adet fatura düzenlendiği, alınan üç bilirkişi raporuna göre de menfi tespite konu takip konusu alacağa dayanak olan kapalı faturalarda peşin ödeme kaydının bulunduğu, bu durumda asıl davada davacılar … A.Ş. ve … Ltd. Şti.’nin asıl davada davalı… Ltd. Şti.’ye borcu olmadığı, davacıların takibe itirazlarında da haklı olduğu gerekçesiyle, asıl dava olan menfi tespit davasının kabulüne icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, birleşen itirazın iptali davasının reddine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir…”

  • FATURANIN KAPALI OLMASININ PEŞİN ÖDEMEYE KARİNE TEŞKİL ETMESİ T.C. YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ. 2016/17077K. 2018/1738 3.4.2018

“…Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalıdan satın aldığı buğday için düzenlenen 13/09/2013 tarihli faturada imza faturanın alt kısmında olmasına karşın kaşelenmediğinden kapalı fatura olarak nitelendirilemeyeceği, bu yönüyle davacı lehine ödeme konusunda bir karineden bahsedilemeyeceği, buna karşın söz konusu faturanın davacının defterinde peşin, davalının defterinde ise vadeli satış olarak kayıtlı bulunduğu ve birbirini doğrulamadığı, mülga 818 Sayılı BK.’nun 182 ve 6098 Sayılı TBK.’nun 207 madde gereğince satışın peşin olduğu asıl olup peşin satışa dair karine bulunduğu, aksini iddia eden davalı alacaklının satışın peşin olmadığını ve ödemenin yapılmadığını yazılı delillerle ya da ticari defterler ile ispatlaması gerektiği, bu hususların tarafların ticari defterleri kapsamında davalı tarafça ispatlanamadığı, takibe konu alacağın ise ödenmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

SONUÇ : Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davaya konu faturanın kapalı olmasının peşin ödemeye karine teşkil etmiş olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 03/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

  • FATURA BEDELİNİN ÖDENMESİ İÇİN VERİLEN KAMBİYO SENETLERİNİN TAKİP HUKUKU AÇISINDAN YORUMU
    T.C. YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2016/14978 K. 2018/1132 T. 12.3.2018

“…Dava, faturaya dayalı alacak istemine dair başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası icra takibi ile sıkı sıkıya bağlıdır. Borçlu icra takibinde ödeme savunmasında bulunmuş olup takip ve davaya konu edilen fatura tutarını ödediğini kanıtlamakla zorunludur. Diğer yandan 6098 Sayılı Kanun’un 133/2. maddesi “ Özellikle mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi ya da yeni bir kefalet senedi düzenlenmesi, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmaz.” hükmünü içermektedir. Bu durumda davalının kambiyo senedi vermiş olması taraflar arasında açıkça borcun yenilenmesine dair herhangi bir anlaşma bulunmadığı müddetçe borcun ödendiği anlamına gelmez. Alacaklı tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla hem temel ilişkide hem de kambiyo yoluyla alacağını talep edebilir. Bu durumda mahkemece davalının icra takip tarihinden önce yapmış olduğu ödemeler varsa alacağın takip tarihi itibariyle tespiti, takipten sonra dava tarihine kadar yapılan ödemeler yönünden dava açmakta hukuki yararı olmadığı, davadan sonra yapılan ödemelerin ise icra da infaz aşamasında dikkate alınacağı gözetilerek yeni bir bilirkişi ya da kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yasa uygulamasında hata yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.”

  • TİCARİ DEFTERLERİN YALNIZCA DAVAYA KONU FATURALAR AÇISINDAN İNCELENMESİ GEREKTİĞİ
    (T.C. YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2016/15633 K. 2018/622 T. 14.2.2018)

“…Dava faturalara dayalı alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkindir. İtirazın iptali davaları icra takibine sıkı sıkıya bağlı dava türlerindedir. Bu sebeple tarafların alacak-borç durumunun takibe konu faturalarla sınırlı olarak incelenmesi gerekir. Davalı da davaya konu fatura bedellerinin ödendiğini bildirmiş ve ödeme belgelerini de itiraz dilekçesinde belirterek, dosyaya sunmuştur. Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlığın davaya konu fatura bedellerinin ödenip ödenmediğinin, davalının sunduğu ödeme belgeleri de incelenerek uyuşmazlığın bu şekilde çözümlenmesi gerekir. Bilirkişi tarafından taraflar arasındaki tüm cari hesap ilişkisi incelenerek düzenlenen rapora göre karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir…”

  • RESMİ ÇALIŞAN OLMAYAN KİŞİYE FATURA TESLİM EDİLMESİ VE SONRASINDA BAŞLATILAN İCRA TAKİBİNDEN GÖNDERİLEN ÖDEME EMRİNİN DE AYNI KİŞİ TARAFINDAN TESLİM ALINMASI (T.C. YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2016/15565 K. 2018/218 T. 30.1.2018)

“…Dava 2 adet faturaya dayalı takibe yönelik itirazın iptali talebinden ibarettir. Fatura metinleri incelendiğinde “fatura aslını aldım kontrol edilecek” ibarelerini içerdiği ve altında …imzasının atıldığı görülmüştür. Mahkemece bu kişinin daha sonradan davalı borçlu adına çıkartılan ödeme emrini de tebliğ aldığı ve bu sebeple davalı çalışanı olduğunun kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davaya konu hizmeti teslim almadığı yolundaki ispat yükünün davalı üzerinde olduğu belirtilerek kabul kararı verilmişse de fatura göndermenin ve teslim almanın tek başına akdi ilişkiyi ispatlamaya yetmeyeceği gözetilmeksizin ispat yükünün tayininde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir…”

  • FATURAYA DAYALI ALACAĞIN LİKİT OLMASI NEDENİYLE İCRA İNKAR TAZMİNATINA HÜKMEDİLMESİ GEREKTİĞİ (T.C. YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ E. 2016/8797 K. 2017/7103 T. 11.12.2017)

“…Asıl dava yönünden takibe konu alacak faturaya dayalı olup, alacak likit olmasına rağmen mahkemece davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken icra inkar tazminatının reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir…”

  • SENETLE İSPAT SINIRININ ÜZERİNDEKİ FATURA ALACAKLARINDA AKDİ İLİŞKİNİN İSPATI İÇİN TANIK DİNLETİLEMEYECEĞİ (T.C. YARGITAY 15. HUKUK DAİRESİ E. 2016/4759 K. 2017/3687 T. 30.10.2017)

“…Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; davalı faturaya dayalı icra takibi yapmış ve itiraz üzerine de dava açmış olup taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığı gibi diğer kesin delillerle de akdî ilişki ispatlanamamıştır. Alacak miktarına göre akdî ilişkinin tanıkla ispatlanması mümkün olmadığı gibi davacının açık rızası ve delil başlangıcı niteliğinde belge de bulunmadığından tanık beyanlarına dayalı olarak akdî ilişkinin varlığı ispatlanamaz. Bu durumda davacıya husumet yöneltilmesini mümkün kılan sözleşme ilişkisi kanıtlanmamış olduğundan davanın kabulüne ve davalının kötüniyetli olduğunun kanıtlanamadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine, karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir…”

Çağrı Ayboğa

Avukat Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosu’nun kurucu avukatlarındandır. Ankara Barosu’na kayıtlı olarak dinamik ve tecrübeli ekibiyle avukatlık mesleğini icra etmektedir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Ara