TCK 155: Güveni Kötüye Kullanma Suçu ve Cezası 2026
Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Cezası ve Şartları
TCK 155 – Güveni Kötüye Kullanma Suçu ve Cezası
Türk Ceza Kanunu’nun 155. maddesi (TCK 155) güveni kötüye kullanma suçunu ve cezasını düzenlemektedir. Güveni kötüye kullanma suçunda mağdur, malını herhangi bir hile veya aldatma olmaksızın, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile gönüllü olarak teslim eder. Failin haksız bir kazanç sağlaması zorunlu olmayıp, yalnızca malın devir amacına aykırı kullanılması veya teslim alındığının inkâr edilmesi suçun oluşması için yeterlidir. TCK 155/1 uyarınca temel ceza 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezası; TCK 155/2 uyarınca nitelikli hal (hizmet nedeniyle) 1 yıldan 7 yıla kadar hapis cezasıdır. 7571 sayılı Kanun ile eklenen TCK 155/3 uyarınca suçun konusunun motorlu taşıt olması halinde ceza bir kat artırılır.
TCK 155 Nedir? Güveni Kötüye Kullanma Suçu
Güveni kötüye kullanma suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155. maddesinde düzenlenmiş olup “Malvarlığına Karşı Suçlar” başlığı altında yer almaktadır. Bu suç, başkasına ait olup muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunulması veya bu devir olgusunun inkâr edilmesiyle oluşur.
Güveni kötüye kullanma suçunu diğer malvarlığı suçlarından ayıran temel özellik, mağdurun malını özgür iradesiyle faile teslim etmiş olmasıdır. Hırsızlık suçunda (TCK 141) malın rıza dışı alınması, dolandırıcılık suçunda (TCK 157) ise hileli davranışlarla malın elde edilmesi söz konusudur. Güveni kötüye kullanma suçunda ise mal, herhangi bir hile veya aldatma olmaksızın faile gönüllü olarak teslim edilmiştir.
TCK Madde 155 – Güveni Kötüye Kullanma Kanun Metni
TCK 155/1: Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
TCK 155/2: Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.
TCK 155/3 (Ek: 24/12/2025-7571/18 md.): Suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması halinde yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır.
Kaynak: 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu – Resmî Gazete (mevzuat.gov.tr)
Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Cezası
Güveni kötüye kullanma suçunun cezası, suçun işleniş biçimine ve nitelikli halin bulunup bulunmadığına göre değişmektedir:
| Suç Tipi | Hapis Cezası | Adli Para Cezası | Yasal Dayanak |
|---|---|---|---|
| Basit Güveni Kötüye Kullanma | 6 ay – 2 yıl | Adli para cezası | TCK 155/1 |
| Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma | 1 yıl – 7 yıl | 3.000 güne kadar adli para cezası | TCK 155/2 |
| Motorlu Taşıt – Basit Hal | 1 yıl – 4 yıl | Adli para cezası (artırımlı) | TCK 155/1 + 155/3 |
| Motorlu Taşıt – Nitelikli Hal | 2 yıl – 14 yıl | 6.000 güne kadar adli para cezası | TCK 155/2 + 155/3 |
7571 Sayılı Kanun Değişikliği (24/12/2025): TCK 155. maddeye eklenen 3. fıkra ile güveni kötüye kullanma suçunun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması halinde cezanın bir kat artırılması öngörülmüştür. Bu düzenleme özellikle araç kiralama sözleşmelerinde yaşanan uyuşmazlıklar nedeniyle getirilmiştir.
Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Unsurları
Suçun Maddi Unsurları
a) Fiil: TCK 155/1’de suçun maddi unsuru iki seçimlik hareketle düzenlenmiştir: Zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunma veya devir olgusunu inkâr etme. Zilyetliğin devri amacı dışında tasarruf; suça konu malı satma, rehin etme, tüketme veya başka bir mala dönüştürme biçiminde gerçekleşebilir. Devir olgusunun inkârı ise malın kendisine verilmediğini iddia etmesi, aradaki sözleşmeyi yalanlaması gibi durumları kapsar.
b) Fail: Güveni kötüye kullanma suçu özgü suç niteliğindedir. Bu suçun faili yalnızca muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan kişi olabilir. Hizmetçi, işçi, satış elemanı gibi malın zilyedi olmayan kişilerin eylemleri güveni kötüye kullanma değil, hırsızlık suçunu oluşturabilir. Zilyetliğin mutlaka malik tarafından faile tesis edilmiş olması şart değildir.
c) Mağdur: Suçun mağduru, malın maliki veya zilyetliği devreden kişidir. Malın zilyetliğinin malik tarafından faile devredilmiş olması halinde mağdur maliktir. Zilyetlik malik dışında bir kişi tarafından devredilmişse, hem malik hem de zilyetliği devreden kişi mağdur sıfatını taşıyabilir.
d) Suçun Konusu: Güveni kötüye kullanma suçunun maddi konusunu taşınır veya taşınmaz mallar oluşturur. Suçun konusu olan mal başkasına ait olmalıdır; müşterek veya iştirak halinde mülkiyete konu mallarda ortaklar birbirine karşı bu suçu işleyemezler.
e) Korunan Hukuki Yarar: Mülkiyet hakkı, zilyetlik hakkı ve kişiler arasındaki güven duygusudur.
Suçun Manevi Unsuru
Güveni kötüye kullanma suçu yalnızca kasten işlenebilen bir suçtur. Taksirle işlenmesi mümkün değildir. Failin, zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde devir amacına aykırı biçimde tasarrufta bulunduğunu veya devir olgusunu inkâr ettiğini bilmesi ve istemesi gerekir.
Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçu (TCK 155/2)
TCK 155/2’de düzenlenen nitelikli güveni kötüye kullanma hali, suçun meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesidir. Bu durumda ceza ağırlaştırılarak 1 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 3.000 güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu şikâyete tabi değildir ve uzlaşma kapsamında değildir; savcılık tarafından re’sen soruşturulur.
Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Örnekleri: Emlakçının satış yetkisi verilen taşınmazı habersiz kiraya vermesi, şirket yöneticisinin şirket mallarını kişisel amaçla kullanması, avukatın müvekkilinden aldığı parayı iade etmemesi, muhasebecinin şirkete ait paraları zimmetine geçirmesi, nakliyecinin taşıma sırasında malları satması gibi durumlar TCK 155/2 kapsamında değerlendirilir.
Motorlu Taşıt Nedeniyle Nitelikli Hal (TCK 155/3)
24 Aralık 2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun’un 18. maddesiyle TCK 155. maddeye eklenen 3. fıkra uyarınca, suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması halinde ceza bir kat artırılır.
| Durum | Uygulanacak Fıkra | Ceza Aralığı |
|---|---|---|
| Kişisel ilişkide kiralanan aracın iade edilmemesi | TCK 155/1 + 155/3 | 1 yıl – 4 yıl hapis |
| Oto kiralama şirketinden alınan aracın satılması | TCK 155/2 + 155/3 | 2 yıl – 14 yıl hapis |
| Ticari amaçla teslim edilen teknenin devredilmesi | TCK 155/2 + 155/3 | 2 yıl – 14 yıl hapis |
Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Şikâyet, Uzlaşma ve Zamanaşımı
| Konu | TCK 155/1 (Basit Hal) | TCK 155/2 (Nitelikli Hal) |
|---|---|---|
| Şikâyet | Şikâyete tabi (6 ay süre) | Şikâyete tabi değil (re’sen) |
| Uzlaşma | Uzlaşmaya tabi | Uzlaşmaya tabi değil |
| Dava Zamanaşımı | 8 yıl | 15 yıl |
| Görevli Mahkeme | Asliye Ceza Mahkemesi | Asliye Ceza Mahkemesi |
| HAGB | Mümkün | Ceza 2 yıl altında kalırsa mümkün |
| Adli Para Cezasına Çevirme | Mümkün | Ceza 1 yıl altında kalırsa mümkün |
| Erteleme | Mümkün | Ceza 2 yıl altında kalırsa mümkün |
Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Etkin Pişmanlık
TCK’nın 168. maddesi uyarınca güveni kötüye kullanma suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir. Fail, mağdurun zararını soruşturma aşamasında gidermesi halinde cezadan 2/3 oranında, kovuşturma aşamasında gidermesi halinde ise 1/2 oranında indirim alır. Zararın kısmen giderilmesi halinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmek için mağdurun rızası aranır.
Güveni Kötüye Kullanma ile Benzer Suçların Karşılaştırması
| Özellik | Güveni Kötüye Kullanma (TCK 155) | Hırsızlık (TCK 141) | Dolandırıcılık (TCK 157) |
|---|---|---|---|
| Malın Teslimi | Mağdur özgür iradesiyle teslim eder | Rıza dışı alınır | Hile ile elde edilir |
| Zilyetlik | Faile devredilmiştir | Devredilmemiştir | Hile sonucu devredilmiştir |
| Aldatma | Yoktur | Yoktur | Vardır (hileli davranış) |
| Güven İlişkisi | Sözleşmeye dayalı güven | Güven ilişkisi yoktur | Sahte güven oluşturulur |
Akrabalık İlişkisinde Güveni Kötüye Kullanma (Şahsi Cezasızlık)
TCK’nın 167. maddesi uyarınca güveni kötüye kullanma suçunun belirli akrabalar arasında işlenmesi halinde şahsi cezasızlık sebebi veya cezada indirim söz konusudur. Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin ya da evlat edinen veya evlat edinilenin zararına olarak işlenmesi halinde ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.
Emsal Yargıtay Kararları
Kira Bedelinin Paylaşımına İlişkin Uyuşmazlık Güveni Kötüye Kullanma Suçunu Oluşturmaz
Yargıtay 15. Ceza Dairesi – E. 2017/8030, K. 2019/3832, T. 16.04.2019
Katılanın, kendisine ait üç taşınmazın kiraya verilmesi amacıyla emlak ofisi sahibi olan sanık Y. ve yanında çalışan sanık G.’ye yetki verdiği, sanıkların taşınmazları kiraya vererek elde ettikleri kira bedellerini katılana vermedikleri iddia edilen olayda; sanıkların kiralanan taşınmazlar için çeşitli masraflar yaptıkları dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Yargıtay, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, kira gelirinin paylaşımı ve yapılan masrafların mahsubuna ilişkin olduğunu, sanıkların baştan itibaren zilyetliği devralma amacına aykırı hareket ettiklerinin kesin olarak ortaya konulamadığını kabul etmiştir. Bu hâliyle olayın ceza hukuku kapsamında güveni kötüye kullanma suçunu değil, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkiden kaynaklanan hukuki ihtilafı oluşturduğu belirtilerek beraat kararında isabetsizlik görülmemiştir.
Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, güveni kötüye kullanma suçu ile hukuki ihtilaf arasındaki sınırı net biçimde ortaya koymaktadır. Taraflar arasında masraf paylaşımı ve gelir bölüşümüne ilişkin bir anlaşmazlık varsa ve failin başından beri kötü niyetli olduğu kesin olarak kanıtlanamıyorsa, olay ceza hukuku değil özel hukuk kapsamında değerlendirilmelidir.
Araç Kiralama Sözleşmesine Konu Aracın Soruşturma Nedeniyle Alıkonulması Güveni Kötüye Kullanma Sayılamaz
Yargıtay 15. Ceza Dairesi – E. 2017/7669, K. 2019/2038, T. 12.03.2019
Katılanın oto kiralama şirketine ait aracı sanığa üç günlüğüne kiraladığı, sanığın araçla kaçak sigara taşıdığı sırada yakalanması üzerine araca adli soruşturma kapsamında el konulduğu olayda; sanığın aracı zilyetliğin devri amacı dışında kullanma kastıyla hareket ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmıştır. Yargıtay, aracın sanığın iradesi dışında gelişen adli bir süreç nedeniyle alıkonulduğunu, bu nedenle sanığa güveni kötüye kullanma kastı isnat edilemeyeceğini kabul etmiştir. Olayın ceza sorumluluğu değil, hukuki sonuçlar doğurabileceği belirtilerek beraat hükmü yerinde görülmüştür.
Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, güveni kötüye kullanma suçunda kastın önemini vurgulamaktadır. Aracın iade edilmemesinin failin iradesi dışında gelişen bir olay (adli el koyma) nedeniyle gerçekleşmesi halinde suç kastından söz edilemez. 7571 sayılı Kanun ile eklenen TCK 155/3 uyarınca motorlu taşıtlarda ceza artırımı yapılsa da, kastın varlığı suçun temel şartı olmaya devam etmektedir.
Zilyetliğin Devri Amacına Aykırı Tasarruf Güveni Kötüye Kullanma Suçunun Temel Unsurudur
Yargıtay 23. Ceza Dairesi – E. 2015/1546, K. 2015/421, T. 07.04.2015
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için, başkasına ait olup muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği devredilen mal üzerinde, failin zilyetliğin devri amacına aykırı biçimde tasarrufta bulunması veya bu devri inkâr etmesi gerekir. Yargıtay, bu unsurun bulunmadığı hâllerde suçun oluşmayacağını, özellikle taraflar arasındaki ilişkinin hukuki nitelendirmesinin doğru yapılması gerektiğini vurgulamıştır.
Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, suçun temel unsurunu net biçimde tanımlamaktadır. Zilyetliğin devri amacına aykırı tasarruf bulunmadığı hâllerde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ceza hukuku kapsamında değil, özel hukuk çerçevesinde çözülmesi gerekmektedir.
Satış Yetkisi Verilen Taşınmazın Kiraya Verilmesi Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçunu Oluşturur
Yargıtay 23. Ceza Dairesi – E. 2015/1546, K. 2015/421, T. 07.04.2015
Katılanın, taşınmazını satması amacıyla emlak komisyonculuğu yapan sanığa anahtarları teslim ettiği, sanığın ise bu yetkiye aykırı biçimde taşınmazı katılandan habersiz olarak kiraya verdiği olayda; zilyetliğin devrinin açıkça satış amacına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay, sanığın bu amaca aykırı davranarak menfaat temin etmesini, zilyetliğin devri amacı dışında tasarruf olarak değerlendirmiştir. Hizmet ilişkisi kapsamında güvenin kötüye kullanıldığı kabul edilerek mahkûmiyet yönündeki hükümde isabetsizlik görülmemiştir.
Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, emlak sektöründe sıkça karşılaşılan bir durumu ele almaktadır. Satış yetkisi verilen taşınmazın yetkisiz olarak kiraya verilmesi, hizmet ilişkisi kapsamında nitelikli güveni kötüye kullanma (TCK 155/2) suçunu oluşturur ve 1 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası gerektirir.
Emlak Komisyoncusunun Yetki Sınırlarını Aşması Hukuki İlişkiyi Aşarak Ceza Sorumluluğu Doğurur
Yargıtay 15. Ceza Dairesi – E. 2017/8030, K. 2019/3832, T. 16.04.2019
Katılanın taşınmazını satmak amacıyla emlak ofisine yetki verdiği, ancak sanıkların bu yetki sınırlarını aşarak taşınmazı kiraya verip kira gelirini katılana aktarmadıkları olayda; sanıkların zilyetliği devralma amacına aykırı şekilde hareket ettikleri iddia edilmiştir. Yargıtay, somut olayda sanıkların yaptıkları masraflar ve taraflar arasındaki ekonomik ilişki dikkate alındığında uyuşmazlığın ceza hukuku boyutuna ulaşmadığını, olayın hukuki ihtilaf olarak değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Bu nedenle beraat kararının yerinde olduğu belirtilmiştir.
Avukat Değerlendirmesi: Bu karar, aynı fiil kalıbının farklı koşullarda farklı hukuki sonuçlara yol açabileceğini göstermektedir. Sanıkların masraf yapıp yapmaması, taraflar arasındaki ekonomik ilişkinin boyutu ve failin başlangıçtaki kastı, olayın hukuki ihtilaf mı yoksa ceza sorumluluğu mu doğuracağını belirleyen önemli kriterlerdir.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Güveni kötüye kullanma suçunun cezası nedir?
TCK 155/1 uyarınca basit güveni kötüye kullanma suçunun cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. TCK 155/2 uyarınca hizmet nedeniyle nitelikli halin cezası 1 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 3.000 güne kadar adli para cezasıdır. Motorlu taşıtlarda ise TCK 155/3 uyarınca ceza bir kat artırılır.
Güveni kötüye kullanma suçu şikâyete tabi midir?
TCK 155/1 kapsamındaki basit güveni kötüye kullanma suçu şikâyete tabidir; mağdurun 6 ay içinde şikâyette bulunması gerekir. Ancak TCK 155/2 kapsamındaki hizmet nedeniyle nitelikli hal şikâyete tabi değildir ve savcılık tarafından re’sen soruşturulur.
Güveni kötüye kullanma ile hırsızlık arasındaki fark nedir?
Güveni kötüye kullanma suçunda mal, mağdur tarafından özgür iradesiyle faile teslim edilmiştir. Hırsızlıkta ise mal, mağdurun rızası olmadan alınır. Güveni kötüye kullanmada zilyetlik sözleşmeye dayalı olarak devredilmiş olmalıdır.
Güveni kötüye kullanma suçu uzlaşmaya tabi midir?
TCK 155/1 kapsamındaki basit hal uzlaşmaya tabidir. Uzlaşma müzakereleri başarısız olursa dava açılır. TCK 155/2 kapsamındaki nitelikli hal ise uzlaşma kapsamında değildir.
Güveni kötüye kullanma suçunda etkin pişmanlık uygulanır mı?
Evet. TCK 168 uyarınca fail, mağdurun zararını soruşturma aşamasında giderirse cezadan 2/3, kovuşturma aşamasında giderirse 1/2 oranında indirim alır.
TCK 155/3 motorlu taşıt artırımı ne zaman yürürlüğe girdi?
TCK 155/3 fıkrası, 24 Aralık 2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun‘un 18. maddesiyle eklenmiştir. Motorlu kara, deniz veya hava taşıtının suçun konusu olması halinde ceza bir kat artırılmaktadır.

Avukat Çağrı Ayboğa
Ayboğa Hukuk Bürosu – Ankara | Ceza Hukuku
Malvarlığına Karşı Suçlar Savunması
TCK 155 Dava Deneyimi
Güveni kötüye kullanma suçu, doğru hukuki nitelendirme yapılması gereken teknik bir suç tipidir. Büromuz; TCK 155/1 basit hal, TCK 155/2 hizmet nedeniyle nitelikli hal ve TCK 155/3 motorlu taşıt artırımı kapsamındaki davalarda geniş deneyime sahiptir. Suç vasfının doğru tespiti, ceza miktarını ve savunma stratejisini doğrudan etkiler.
Güveni Kötüye Kullanma Suçunda Hukuki Destek
Güveni kötüye kullanma suçu, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, etkin pişmanlık ve ceza hukuku alanındaki tüm konularda deneyimli Ankara ceza avukatı ekibimizle iletişime geçin.