TCK 105/1 Cinsel Taciz Suçunun Temel Hali ve Cezası
Güncelleme Tarihi: 21 Ağustos 2026 | Av. Çağrı Ayboğa
TCK 105/1 nedir? TCK 105/1, bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz etmeyi düzenler; cezası mağdurun şikayeti üzerine üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası, fiilin çocuğa karşı işlenmesi halinde altı aydan üç yıla kadar hapistir. Suçun ayırt edici özelliği vücut temasının bulunmamasıdır: Cinsel içerikli sözler, laf atma, mesaj gönderme ve cinsel amaçlı teklifler taciz kapsamındayken; vücuda yönelen fiziksel temas, fiili cinsel saldırıya dönüştürür. Şikayet süresi altı aydır.
Cinsel dokunulmazlığa saldırının el değmeden işlenen biçimi vardır: sokakta atılan laf, gece yarısı gelen mesaj, ısrarla yinelenen teklif. Mağdurun bedenine dokunulmamıştır ama huzuru, onuru ve gündelik yaşam alanı işgal edilmiştir. cinsel taciz suçu TCK 105 bu işgali bağımsız bir suç olarak düzenler: TCK 105/1.
Bu yazıda tacizin cinsel saldırıdan ayrıldığı temas çizgisini, cinsel amaç unsurunu ve emsal Yargıtay kararlarını birebir metinleriyle inceliyoruz. Vücut temasına ulaşan fiiller için TCK 102/1 basit cinsel saldırı ve sarkıntılık rehberimize bakabilirsiniz.
İçindekiler
TCK 105/1 Nedir?
TCK 105/1, kişiyi cinsel amaçlı olarak taciz etmeyi cezalandırır ve iki unsura dayanır. Birincisi olumsuz unsurdur: Fiil, mağdurun vücut dokunulmazlığını ihlal etmemelidir; temas başladığı anda suç cinsel saldırıya dönüşür ve ceza kökten ağırlaşır. İkincisi cinsel amaçtır: Söz, yazı, işaret veya davranış; failin cinsel arzularını tatmine yönelik olmalıdır. Cinsel amaç taşımayan kaba sözler ve rahatsız edici davranışlar bu suçu değil, koşullarına göre hakaret veya kişilerin huzurunu bozma suçlarını gündeme getirir.
TCK 105 Kanun Metni
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 105. maddesinin yürürlükteki tam metni aşağıdadır; bu yazının konusu işaretlenmiştir. Resmi metin için mevzuat.gov.tr üzerindeki 5237 sayılı Kanuna bakabilirsiniz.
Cinsel taciz
Madde 105 – (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikâyeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına, fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.
(2) (Değişik: 18/6/2014-6545/61 md.) Suçun;
a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
b) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,
c) Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
d) Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,
e) Teşhir suretiyle,
işlenmesi hâlinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz.
Temas Ölçütü ve Cinsel Amaç
- Tipik taciz fiilleri: Cinsel içerikli laf atma, söz ve teklifler; cinsel amaçlı mesaj, fotoğraf ve arama; ısrarlı cinsel içerikli takip ve el-kol işaretleri. Aşağıda birebir verdiğimiz kararlarda cinsel amaçla para teklif edilmesi dahi temas bulunmadığından taciz sayılmıştır.
- Temas çizgisi: Fiil mağdurun vücuduna yöneldiği anda nitelik değişir: Ani dokunuş sarkıntılık, devam eden temas cinsel saldırıdır; taciz yalnızca temassız alanda yaşar.
- Cinsel amaç denetimi: Sözün içeriği, söylenme biçimi, taraflar arasındaki ilişki ve olayın bütünü üzerinden belirlenir; şaka ve iltifat savunmaları bu bütünlük içinde denetlenir.
- Nitelikli haller: Fiil; kamu görevi, hizmet veya aile içi ilişkinin, gözetim yükümlülüğünün, aynı işyerinde çalışmanın, posta ve elektronik haberleşme araçlarının kolaylığından yararlanılarak ya da teşhir suretiyle işlenmişse TCK 105/2 bentleri uyarınca ceza yarı oranında artırılır.
TCK 105/1 Cezası Ne Kadar?
- Yetişkine karşı: Üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası; hakim iki yaptırımdan birini seçer.
- Çocuğa karşı: Altı aydan üç yıla kadar hapis; adli para cezası seçeneği yoktur.
- Nitelikli hallerde: Ceza yarı oranında artırılır; mağdur taciz nedeniyle işini, okulunu veya ailesini bırakmak zorunda kalmışsa ceza bir yıldan az olamaz.
- Seçenek kurumlar: Ceza düzeyi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve adli para cezasına çevirme bu suçun tipik sonuç kurumlarıdır.
Şikayet, Tutuklama ve Yargılama
- Şikayet: TCK 105/1 şikayete tabidir; süre, fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır ve hüküm kesinleşinceye kadar vazgeçme davayı düşürür. İkinci fıkradaki nitelikli hallerde ise şikayet aranmaz.
- Uzlaştırma: Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yolu kapalıdır; taraflar anlaşsa dahi dosya kamu adına yürütülür.
- Tutuklama: Suç katalog kapsamında değildir ve ceza üst sınırı nedeniyle tutuklama istisnaidir; adli kontrol tedbirleri öne çıkar.
- Görevli mahkeme: Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
- İspat rejimi: Bu suçlar çoğu zaman tanıksız ortamlarda işlendiğinden mağdur beyanı merkezi delildir; ancak beyanın mahkumiyete yeterliliği, iç tutarlılık ve dış doğrulama ölçütleriyle denetlenir. Ayrıntılar için cinsel suçlarda ispat ve mağdur beyanı delili rehberimize bakabilirsiniz.
- İnfaz rejimi: Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda koşullu salıverilme oranı süreli hapiste dörtte üçtür; infaz hesabı için infaz hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
Avukata Sor: TCK 105/1 Dosyanızı Birlikte Değerlendirelim
Sözün ve davranışın cinsel amaç taşıyıp taşımadığı, taciz ile saldırı arasındaki temas çizgisi ve şikayet süresinin hesabı bu dosyaların belirleyici başlıklarıdır. Sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.
Danışmanlık Ücretlidir: Hukuki danışmanlık hizmetlerimiz, 2025-2026 TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAUT) uyarınca ücrete tabidir.
TCK 105/1 Yargıtay Kararları
Aşağıdaki dört emsal karar, bu hükmün uygulamadaki sınırlarını çizen kararlardır ve özet metinleri birebir aktarılmıştır.
TCK 105/1 – MAĞDURA CİNSEL AMAÇLI PARA TEKLİF EDİLMESİ, FİZİKSEL TEMAS BULUNMASA DA CİNSEL TACİZ SUÇUNU OLUŞTURUR
Somut olayda sanığın, mağdurun bulunduğu yere gelerek onunla konuştuğu ve cinsel amaç taşıyan bir teklif kapsamında para önerdiği anlaşılmıştır. Olay sırasında sanığın mağdura yönelik herhangi bir fiziksel temasının bulunmadığı, uyuşmazlığın esas itibarıyla sözlü davranışın TCK 105 kapsamında cinsel taciz suçunu oluşturup oluşturmadığı noktasında toplandığı görülmektedir.
İlk derece mahkemesi sanık hakkında beraat kararı vermiştir. Buna karşılık dosyanın temyiz incelemesinde mağdurun anlatımları, olaya ilişkin tanık beyanları ve dosya kapsamındaki diğer deliller birlikte değerlendirilmiş; sanığın cinsel amaç taşıyan para teklifinde bulunduğuna ilişkin iddianın yeterli şekilde desteklendiği sonucuna ulaşılmıştır.
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, cinsel taciz suçunun oluşması için mağdurun vücuduna temas edilmesinin gerekli olmadığını esas almıştır. TCK 105’te düzenlenen suçun temel özelliği, failin cinsel amaçla mağduru rahatsız etmesidir. Bu nedenle hareketin mutlaka açık ve doğrudan cinsel ilişki talebi biçiminde ifade edilmesi de şart değildir. Kullanılan sözlerin, davranışın gerçekleştiği ortamın ve taraflar arasındaki ilişkinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Sanığın mağdura para teklif etmesi de yalnızca ekonomik içerikli sıradan bir teklif olarak değerlendirilmemiştir. Teklifin yapıldığı bağlam, sanığın amacı ve olayın meydana geliş şekli dikkate alındığında teklifin cinsel nitelikte olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle sözlü davranış TCK 105/1 kapsamındaki seçimlik hareket niteliğinde görülmüştür.
Burada cinsel taciz ile cinsel saldırı arasındaki sınır da önemlidir. Cinsel tacizde mağdurun vücut dokunulmazlığını ihlal eden fiziksel bir temas bulunmamaktadır. Failin davranışı söz, işaret, teklif veya benzeri yöntemlerle cinsel amaçlı rahatsız etme seviyesinde kalmaktadır. Fiziksel temasın cinsel davranış niteliğine ulaşması durumunda ise olayın şartlarına göre TCK 102 veya mağdur çocuksa TCK 103 gündeme gelebilecektir.
Yargıtay, somut olayda fiziksel temas bulunmamasını beraat gerekçesi olarak kabul etmemiştir. Tam tersine mağdura yöneltilen cinsel içerikli teklifin TCK 105’in koruma alanı içerisinde kaldığını ve sanığın davranışının cinsel taciz suçunun maddi unsurunu oluşturduğunu değerlendirmiştir.
Bu nedenle yerel mahkemenin beraat hükmü, dosyadaki delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğü gerekçesiyle bozulmuştur. Karar, TCK 105 bakımından özellikle cinsel amaçlı tekliflerin, mağdurun vücuduna herhangi bir temas gerçekleşmese dahi suç oluşturabileceğini göstermesi bakımından önemlidir.
Sonuç olarak Yargıtay, mağdura cinsel amaçla para teklif edilmesinin, olayın bütünü itibarıyla cinsel nitelikte olduğunun anlaşılması hâlinde fiziksel temas bulunmasa dahi TCK 105/1 kapsamında cinsel taciz suçunu oluşturacağını; bu nitelikteki eylemin yalnızca temas bulunmadığı gerekçesiyle cezasız bırakılamayacağını kabul etmiştir.
Künye: Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 26.06.2015, E. 2014/10741, K. 2015/7719
TCK 105/1 – MAĞDURUN DEĞİŞİK ZAMANLARDA TELEFONLA ARANARAK CİNSEL İÇERİKLİ SÖZLERE MARUZ BIRAKILMASI KİŞİLERİN HUZUR VE SÜKÛNUNU BOZMA DEĞİL, ZİNCİRLEME CİNSEL TACİZ SUÇUNU OLUŞTURUR
Somut olayda sanığın kendi adına kayıtlı ve fiilen kendisinin kullandığı GSM hattından mağduru değişik zamanlarda birden fazla kez aradığı ve bu görüşmeler sırasında mağdura cinsel içerikli sözler söylediği belirlenmiştir. İlk derece mahkemesi sanığın eylemlerini cinsel taciz olarak değil, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu kapsamında değerlendirmiş ve bu suçtan mahkûmiyet hükmü kurmuştur.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi suç vasfına ilişkin bu değerlendirmeyi hukuka uygun bulmamıştır. Mağdurun aşamalardaki istikrarlı ve samimi anlatımları, bu anlatımları destekleyen HTS kayıtları, olayın adli makamlara intikal şekli ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın cinsel içerikli sözler söylediğinin sabit olduğu kabul edilmiştir.
TCK 123’te düzenlenen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunda failin özel kastı mağdurun huzur ve sükûnunu bozmaktır. Buna karşılık mağdura yöneltilen söz ve davranışlar cinsel amaç taşıyorsa özel norm niteliğindeki TCK 105 gündeme gelir. Dolayısıyla aynı telefon aramalarının yalnızca ısrarla yapılmış olmasına bakılarak TCK 123 uygulanması yeterli değildir; aramalarda kullanılan ifadelerin içeriğinin de değerlendirilmesi gerekir.
Somut olayda telefon görüşmelerinin içeriği cinsel niteliktedir. Sanık yalnızca mağduru sürekli arayarak rahatsız etmemiş, aramalar sırasında cinsel içerikli sözler söylemiştir. Bu nedenle eylemin hukuki karakterini belirleyen unsur aramaların tekrarlanmasından ziyade mağdura yöneltilen cinsel ifadeler olmuştur.
Daire ayrıca eylemlerin tek bir telefon görüşmesiyle sınırlı olmadığını dikkate almıştır. Sanık mağduru değişik zamanlarda birden fazla kez aramış ve aynı nitelikteki cinsel sözleri tekrarlamıştır. Böylece aynı mağdura karşı aynı suç işleme kararı kapsamında TCK 105/1’deki suç birden fazla kez gerçekleştirilmiştir.
Bu nedenle sanığın yalnızca TCK 105/1 uyarınca değil, aynı zamanda TCK 43/1’de düzenlenen zincirleme suç hükümleri uyarınca cezalandırılması gerektiği kabul edilmiştir. Değişik tarihlerde gerçekleştirilen cinsel taciz eylemlerinin her biri ayrı suç oluşturabilecek nitelikte olmakla birlikte, aynı mağdura ve aynı suç işleme kararı kapsamında yöneltilmeleri nedeniyle tek ceza üzerinden zincirleme suç artırımı yapılması gerekmektedir.
Karar, cinsel taciz ile kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçunun ayrılması bakımından da önem taşımaktadır. Failin mağduru telefonla tekrar tekrar araması her durumda TCK 123 kapsamında değildir. Görüşmelerin cinsel amaç taşıması ve cinsel içerikli ifadelerin kullanılması hâlinde TCK 105 uygulanmalıdır.
Sonuç olarak Yargıtay, sanığın kendi kullanımındaki telefon hattından mağduru değişik zamanlarda birden fazla kez arayarak cinsel içerikli sözler söylemesinin kişilerin huzur ve sükûnunu bozma suçu olarak nitelendirilemeyeceğini; eylemlerin bir bütün hâlinde TCK 105/1 ve TCK 43/1 kapsamında zincirleme cinsel taciz suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir.
Künye: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 15.06.2022, E. 2021/17649, K. 2022/6099
TCK 105/1 – CİNSEL TACİZ SUÇUNUN TEMEL ŞEKLİNİN ŞİKÂYETE BAĞLI OLMASI NEDENİYLE, MAĞDURUN ŞİKÂYETÇİ OLMADIĞINI BEYAN ETMESİ HÂLİNDE KAMU DAVASININ DÜŞÜRÜLMESİ GEREKİR
Somut olayda sanığın 20.05.2014 tarihinde kullandığı cep telefonundan reşit mağdura cinsel içerikli mesaj gönderdiği belirlenmiştir. Sanığın söz konusu mesajı gönderdiği ve mesajın cinsel içerik taşıdığı hususunda dosya kapsamında yeterli delil bulunmasına rağmen uyuşmazlık, suçun hangi TCK 105 hükmü kapsamında değerlendirilmesi ve mağdurun şikâyetçi olmamasının hukuki sonucunun ne olması gerektiği noktasında ortaya çıkmıştır.
Olay tarihi burada özel önem taşımaktadır. Sanığın eylemi 20 Mayıs 2014 tarihinde gerçekleşmiş, TCK 105’te önemli değişiklikler yapan 6545 sayılı Kanun ise 28 Haziran 2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu değişiklikle elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle cinsel taciz suçunun işlenmesi nitelikli hâl olarak düzenlenmiştir.
Yerel mahkeme sonraki kanuni düzenlemeyi esas alarak sanık hakkında TCK 105/2-d hükmünü uygulamıştır. Yargıtay 9. Ceza Dairesi ise suç tarihinin kanun değişikliğinden önce olması nedeniyle sonradan getirilen ve sanık aleyhine sonuç doğuran nitelikli hâlin geçmişe yürütülemeyeceğini belirtmiştir.
Buna göre sanığın eylemi suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK 105/1’in birinci cümlesindeki temel cinsel taciz suçu kapsamında değerlendirilmelidir. Suçun temel şekli ise mağdurun şikâyetine bağlıdır.
Dosyada mağdurun duruşmadaki ifadesinde sanıktan şikâyetçi olmadığını açıkça beyan ettiği görülmüştür. TCK 105/1 kapsamındaki suçun şikâyete bağlı olması nedeniyle bu irade ceza muhakemesinin devamı bakımından doğrudan sonuç doğurmaktadır.
Şikâyet, burada suçun maddi unsuru değil bir muhakeme şartıdır. Eylemin cinsel taciz niteliğinde olduğu sabit olsa dahi geçerli şikâyet bulunmaması durumunda mahkemenin sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurması mümkün değildir. Şikâyet şartının ortadan kalkmasıyla birlikte kamu davasının düşürülmesi gerekir.
Karar aynı zamanda zaman bakımından uygulama bakımından da önemlidir. Elektronik haberleşme aracının kullanılması bugün TCK 105/2 kapsamında nitelikli hâl teşkil etse dahi bu düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce gerçekleştirilen eyleme uygulanması mümkün değildir. Failin hukuki durumu suç tarihinde yürürlükte bulunan kanuna göre belirlenmelidir.
Sonuç olarak Yargıtay, 6545 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce cep telefonuyla reşit mağdura cinsel içerikli mesaj gönderilmesi şeklindeki eylemin sonradan getirilen TCK 105/2-d kapsamında değerlendirilemeyeceğini; eylemin suç tarihindeki TCK 105/1 kapsamında kalması ve bu suçun şikâyete bağlı olması nedeniyle mağdurun şikâyetçi olmadığını açıklaması hâlinde kamu davasının düşürülmesi gerektiğini kabul etmiştir.
Künye: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 16.06.2022, E. 2021/19639, K. 2022/6205
TCK 105/1 – CİNSEL TACİZ SUÇUNDA HAPİS VE ADLİ PARA CEZASI SEÇİMLİ YAPTIRIMLAR OLARAK DÜZENLENMİŞSE, MAHKEMENİN TERCİH ETTİĞİ HAPİS CEZASINI SONRADAN ADLİ PARA CEZASINA ÇEVİRMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR
Somut olayda sanık hakkında cinsel taciz suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuş ve TCK 105/1 kapsamında seçimlik yaptırımlardan hapis cezası tercih edilmiştir. Mahkeme sanık hakkında sonuç olarak beş ay hapis cezası belirlemiş, ardından bu hapis cezasını adli para cezasına çevirmiştir.
Yargıtay 14. Ceza Dairesi suçun sübutu ve TCK 105/1 kapsamında değerlendirilmesi bakımından mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık görmemiştir. Bununla birlikte yaptırımın belirlenmesinde TCK 50/2’nin emredici hükmüne aykırı uygulama yapıldığını tespit etmiştir.
TCK 50/2’ye göre suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçimlik olarak öngörüldüğü hâllerde, mahkeme temel cezanın belirlenmesi sırasında hapis cezasını tercih etmişse bu hapis cezası daha sonra adli para cezasına çevrilemez. Kanun koyucu, mahkemenin seçimlik yaptırımlar arasındaki ilk tercihini bağlayıcı kabul etmiştir.
TCK 105/1’in karar tarihinde uygulanması gereken hâlinde de hapis cezası ve adli para cezası seçimlik yaptırımlar olarak düzenlenmiştir. Dolayısıyla mahkeme başlangıçta doğrudan adli para cezasını seçebileceği gibi hapis cezasını da tercih edebilir. Ancak hapis cezası tercih edildikten sonra TCK 50 hükümlerinden hareketle tekrar adli para cezasına dönülmesi kanuni sistemle bağdaşmamaktadır.
Yerel mahkemenin sanık hakkında önce hapis cezasını seçip ardından beş aylık hapis cezasını TCK 52/2 uyarınca adli para cezasına çevirmesi bu nedenle hukuka aykırı bulunmuştur. Bununla birlikte söz konusu yanlışlığın sanık lehine olması ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Karar, TCK 105 bakımından suçun maddi unsurlarından ziyade yaptırım hukukuna ilişkin önemli bir ilke ortaya koymaktadır. Seçimlik ceza öngörülen suçlarda mahkeme temel yaptırım türünü belirlerken tercih hakkına sahiptir; fakat hapis cezasını tercih ettikten sonra kanunun yasakladığı biçimde bunu adli para cezasına dönüştüremez.
Sonuç olarak Yargıtay, TCK 105/1 kapsamında hapis ve adli para cezalarının seçimlik olarak düzenlendiği durumda mahkemenin hapis cezasını tercih etmesinden sonra bu cezayı adli para cezasına çeviremeyeceğini; böyle bir uygulamanın TCK 50/2’nin emredici hükmüne aykırı olduğunu kabul etmiştir.
Künye: Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 28.01.2016, E. 2015/400, K. 2016/895
TCK 105/1 Yargıtay Uygulama Kriterleri Tablosu
| Somut Durum | Yargıtay Nitelendirmesi | Gerekçenin Özü |
|---|---|---|
| Cinsel içerikli söz, laf atma ve teklif | TCK 105/1 | Temas yoktur, cinsel amaç sözle yönelmiştir |
| Cinsel amaçla para teklif edilmesi | TCK 105/1 | Teklif, fiziksel temas olmadan tacizi oluşturur |
| Telefonla arayıp cinsel sözler söyleme | TCK 105/1 ve koşullarına göre 105/2-d | Elektronik araç kullanımı artırım nedenidir |
| Vücuda yönelen dokunma | TCK 102 cinsel saldırı | Temas, fiili taciz olmaktan çıkarır |
| Cinsel amacın ispatlanamaması | Beraat veya hakaret yönünden değerlendirme | Kastın cinsel amaç taşıması şarttır |
Serinin diğer yazıları için TCK 105/2-d elektronik haberleşme araçlarıyla taciz, TCK 105/2-c işyerinde cinsel taciz ile ispat rejimi için cinsel suçlarda mağdur beyanı delili rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Hukuki araçlarımızla süreçlerinizi kendiniz de takip edebilirsiniz:
Sık Sorulan Sorular
TCK 105/1 nedir?
TCK 105/1, bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz etmeyi düzenler; cezası şikayet üzerine 3 aydan 2 yıla kadar hapis veya adli para cezası, çocuğa karşı işlenmesi halinde 6 aydan 3 yıla kadar hapistir.
Cinsel taciz ile cinsel saldırı farkı nedir?
Ayrım vücut temasıdır: Temas içermeyen söz, mesaj ve teklifler taciz; mağdurun vücuduna yönelen fiziksel temas cinsel saldırıdır ve cezası kökten ağırdır.
Laf atmak suç mu?
Cinsel içerikli laf atma, temas bulunmasa da TCK 105/1 kapsamında cinsel taciz suçudur ve şikayet üzerine cezalandırılır.
Mesajla taciz hangi hükme girer?
Cinsel içerikli mesaj göndermek taciz suçudur; posta veya elektronik haberleşme aracının kolaylığından yararlanılması halinde ceza TCK 105/2-d uyarınca yarı oranında artırılır.
Şikayet süresi ne kadar?
Fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır ve hak düşürücüdür; temel şekilde süresinde şikayet yoksa soruşturma yapılamaz. Nitelikli hallerde şikayet aranmaz.
Cinsel tacizde ceza paraya çevrilebilir mi?
Yetişkine karşı temel şekilde kanun, hapis ile adli para cezasını seçenek olarak düzenler; kısa süreli hapis cezaları koşulları varsa seçenek yaptırımlara da çevrilebilir.
TCK 105/1 davasında avukat desteği neden önemli?
Cinsel amacın ispatı, temas çizgisi ve doğru bendin belirlenmesi; beraat ile mahkumiyet, taciz ile saldırı arasındaki farkı kurar. Avukatlık hizmetleri TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ücretlidir.
Av. Çağrı Ayboğa Kimdir?
Av. Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur ve yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ankara Barosuna kayıtlı olarak (Sicil No: 34507) Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosunun kurucu avukatı sıfatıyla ağırlıklı olarak ceza hukuku alanında çalışmakta; cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda hem müdafilik hem mağdur vekilliği görevi yürütmektedir. Bu yazı, TCK 105/1 cinsel taciz suçu konusundaki güncel Yargıtay içtihatları taranarak hazırlanmıştır ve bilgilendirme amaçlıdır; somut olaya özgü hukuki danışmanlık yerine geçmez.
TCK 105/1 Cinsel Taciz Dosyasında Ankara Ceza Avukatı Desteği
Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda nitelendirme, beyan delilinin denetimi ve usul güvencelerinin takibi sonucu kökten değiştirir. Cinsel taciz suçu TCK 105 rehberimizi inceleyebilir, dosyanız için Ankara ceza avukatı desteği alabilirsiniz.