Ceza Hukuku

TCK 105/2-c Aynı İşyerinde Çalışma Kolaylığıyla Cinsel Taciz

Güncelleme Tarihi: 21 Ağustos 2026 | Av. Çağrı Ayboğa

TCK 105/2-c nedir? TCK 105/2-c, cinsel tacizin aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlenmesini düzenleyen nitelikli haldir. Hiyerarşi şartı yoktur: Eşit konumdaki mesai arkadaşları arasındaki taciz tam olarak bu bendin alanıdır; ortak mekan, mesai ve zorunlu birliktelik tacizin aracı yapılmıştır. Ceza yarı oranında artırılır ve şikayet aranmaz; mağdur taciz nedeniyle işini bırakmak zorunda kalmışsa ceza bir yıldan az olamaz.

İşyeri, mağdurun her sabah dönmek zorunda olduğu yerdir: Tacizciyle aynı koridoru, aynı molayı, aynı vardiyayı paylaşmak mecburiyettir. Bu mecburiyetin sağladığı süreklilik ve yakınlık tacizin aracı yapıldığında, kanun cezayı artırır. cinsel taciz suçu TCK 105 bunu bağımsız bir bentte düzenler: TCK 105/2-c.

Bu yazıda işyeri kolaylığı kavramını, hiyerarşili ilişkilerle bent ayrımını ve emsal Yargıtay kararlarını birebir metinleriyle inceliyoruz. Amir ve işveren fiilleri için TCK 105/2-a rehberimize bakabilirsiniz.

TCK 105/2-c Nedir?

TCK 105/2-c, 2014 yılında 6545 sayılı Kanunla eklenen ve çalışma yaşamındaki tacizi hedefleyen benttir. Uygulama alanı, hiyerarşi içermeyen ilişkilerdir: Eşit konumdaki mesai arkadaşları, farklı birimlerin çalışanları ve aynı mekanı paylaşan alt işveren personeli. Aranan bağ, aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan yararlanmadır: ortak mekan, mesai düzeni ve zorunlu birlikteliğin fiili mümkün veya kolay kılması. Amir ve işverenin fiilleri ise hizmet ilişkisi nüfuzuna dayandığından (a) bendi üzerinden değerlendirilir.

TCK 105 Kanun Metni

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 105. maddesinin yürürlükteki tam metni aşağıdadır; bu yazının konusu işaretlenmiştir. Resmi metin için mevzuat.gov.tr üzerindeki 5237 sayılı Kanuna bakabilirsiniz.

Cinsel taciz

Madde 105 – (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikâyeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya adlî para cezasına, fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(2) (Değişik: 18/6/2014-6545/61 md.) Suçun;

a) Kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin ya da aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

b) Vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile veya sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından,

c) Aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

d) Posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle,

e) Teşhir suretiyle,

işlenmesi hâlinde yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu fiil nedeniyle mağdur; işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmış ise verilecek ceza bir yıldan az olamaz.

İşyeri Kolaylığı ve Bent Ayrımları

  • Kolaylık bağı: Fiilin işyerinde, mesai içinde veya iş düzeninin yarattığı birliktelik içinde işlenmesi tipik görünümdür; işyeri bağlantısı tamamen kopmuş fiillerde bent tartışmalı hale gelir ve temel şekil değerlendirilir.
  • Hiyerarşi ayrımı: Fail amir veya işverense hizmet ilişkisinin nüfuzu devrededir ve (a) bendi uygulanır; bu bent, güç ilişkisi bulunmayan yatay tacizleri yakalar.
  • İş hukuku boyutu: İşyerinde taciz; mağdur yönünden haklı fesih ve tazminat, işveren yönünden ise tacizi önleme ve işyerini düzenleme yükümlülüğü doğurur. İşverenin bildirilen tacize sessiz kalması ayrı sorumluluk üretir; ceza dosyasındaki deliller iş davasının da omurgasıdır.
  • Delil düzeni: Mesajlar, kurumsal yazışmalar, kamera kayıtları ve tanık mesai arkadaşlarının anlatımları; beyanın dış doğrulamasını kurar.

TCK 105/2-c Cezası Ne Kadar?

  • Yetişkine karşı: Dört ay on beş günden üç yıla kadar hapis.
  • Çocuk çalışana karşı: Dokuz aydan dört buçuk yıla kadar hapis.
  • Son cümle tabanı: Mağdur taciz nedeniyle işini bırakmak zorunda kalmışsa ceza bir yıldan az olamaz; işten ayrılma ile taciz arasındaki bağın ispatı belirleyicidir ve TCK 105/2 son cümle rehberimizde ayrıntılı incelenmiştir.

Şikayet, Tutuklama ve Yargılama

  • Şikayet: Nitelikli haller şikayete tabi değildir; soruşturma kendiliğinden yürütülür.
  • Uzlaştırma: Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yolu kapalıdır; taraflar anlaşsa dahi dosya kamu adına yürütülür.
  • Tutuklama: Suç katalog kapsamında değildir; işyerinde teması kesen adli kontrol tedbirleri ve işverenin düzenleme yükümlülüğü öne çıkar.
  • Görevli mahkeme: Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir; iş hukuku talepleri iş mahkemesinde ayrıca yürütülür.
  • İspat rejimi: Bu suçlar çoğu zaman tanıksız ortamlarda işlendiğinden mağdur beyanı merkezi delildir; ancak beyanın mahkumiyete yeterliliği, iç tutarlılık ve dış doğrulama ölçütleriyle denetlenir. Ayrıntılar için cinsel suçlarda ispat ve mağdur beyanı delili rehberimize bakabilirsiniz.
  • İnfaz rejimi: Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda koşullu salıverilme oranı süreli hapiste dörtte üçtür; infaz hesabı için infaz hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.

Avukata Sor: TCK 105/2-c Dosyanızı Birlikte Değerlendirelim

İşyeri tacizinde ceza dosyası; iş hukuku hakları, haklı fesih ve tazminat talepleriyle iç içe yürür ve deliller ortaktır. Sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.

Avukata Sor

Danışmanlık Ücretlidir: Hukuki danışmanlık hizmetlerimiz, 2025-2026 TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAUT) uyarınca ücrete tabidir.

TCK 105/2-c Yargıtay Kararları

Aşağıdaki iki emsal karar, bu hükmün uygulamadaki sınırlarını çizen kararlardır ve özet metinleri birebir aktarılmıştır.

TCK 105/2-C – AYNI İŞYERİNDE ÇALIŞAN MAĞDURA CEP TELEFONUYLA CİNSEL TACİZDE BULUNULMASI HÂLİNDE HEM AYNI İŞYERİNDE ÇALIŞMANIN HEM DE ELEKTRONİK HABERLEŞME ARACININ SAĞLADIĞI KOLAYLIKTAN FAYDALANMA NİTELİKLİ HÂLLERİ GÜNDEME GELİR

Somut olayda sanıklarla mağdurun aynı işyerinde çalıştıkları ve sanıkların mağdura yönelik cinsel taciz niteliğindeki davranışlarını cep telefonu aracılığıyla gerçekleştirdikleri anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi, mağdurun şikâyetine ilişkin durumu esas alarak kamu davasının düşmesine karar vermiştir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi ise eylemin yalnızca TCK 105/1 kapsamında kalan temel cinsel taciz suçu olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Dosya kapsamına göre sanıklar, mağdura aynı işyerinde çalışmaları nedeniyle ulaşabilmiş ve bu çalışma ilişkisinin sağladığı yakınlığı cinsel taciz eylemlerinde kullanmışlardır. Bu nedenle TCK 105/2-c kapsamında aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanma nitelikli hâli bulunmaktadır.

Bunun yanında cinsel taciz eylemlerinin cep telefonu üzerinden gerçekleştirilmiş olması da ayrıca önem taşımaktadır. TCK 105/2-d, posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle gerçekleştirilen cinsel tacizi de nitelikli hâl olarak düzenlemektedir. Böylece somut olayda aynı davranışların hem işyeri ilişkisi hem de elektronik haberleşme aracı bakımından nitelikli hâl kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Yargıtay, suçun nitelikli şeklinin gerçekleşmesi nedeniyle soruşturma ve kovuşturmanın mağdurun şikâyetine bağlı olmadığını özellikle vurgulamıştır. Dolayısıyla mağdurun şikâyetçi olmaması veya şikâyetinden vazgeçmesi nedeniyle kamu davasının düşürülmesi mümkün değildir. Mahkeme suçun esasına girerek sanıkların hukuki durumunu belirlemelidir.

Bu yönüyle karar, TCK 105/2’deki birden fazla nitelikli hâlin aynı olayda birlikte gerçekleşebileceğini göstermektedir. Failin aynı işyerinde bulunmaktan kaynaklanan erişim imkânını kullanması TCK 105/2-c’yi; cinsel taciz mesajlarını telefon aracılığıyla iletmesi ise TCK 105/2-d’yi gündeme getirmektedir.

Birden fazla nitelikli hâlin birlikte bulunması ayrıca temel cezanın belirlenmesinde TCK 61 kapsamında göz önünde tutulabilir. Ancak aynı cezanın her bir bent nedeniyle ayrı ayrı katlanarak artırılması yerine, TCK 105/2’de öngörülen artırım sistematiği çerçevesinde uygulama yapılması gerekir.

Karar aynı zamanda suç vasfının muhakeme şartlarına etkisini de açık biçimde göstermektedir. Eylem yalnızca TCK 105/1 kapsamında değerlendirilirse şikâyet şartı tartışılabilirken, TCK 105/2-c ve 105/2-d kapsamındaki nitelikli hâllerin gerçekleşmesi hâlinde suç resen takip edilmektedir.

Sonuç olarak Yargıtay, aynı işyerinde çalışan mağdura cep telefonu aracılığıyla cinsel tacizde bulunan sanıkların eylemlerinde TCK 105/2-c ve TCK 105/2-d kapsamındaki nitelikli hâllerin gerçekleştiğini; bu nedenle suçun şikâyete bağlı olmayıp resen soruşturulması ve kovuşturulması gerektiğini ve şikâyet yokluğu gerekçesiyle düşme kararı verilemeyeceğini kabul etmiştir.

Künye: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 15.12.2022, E. 2021/6571, K. 2022/11532

TCK 105/2-C – NİTELİKLİ CİNSEL TACİZDEN HÜKÜM KURULACAKSA, İDDİANAMEDE YER ALMAYAN AYNI İŞYERİNDE ÇALIŞMA NİTELİKLİ HÂLİ BAKIMINDAN SANIĞA EK SAVUNMA HAKKI VERİLMELİDİR

Somut olayda sanık hakkında çocuğa karşı cinsel taciz suçundan kamu davası açılmıştır. İddianamede sanığın TCK 105/1 ve zincirleme suç hükümleri uyarınca cezalandırılması talep edilmiş; ancak TCK 105/2-c kapsamında aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanma nitelikli hâli sevk maddeleri arasında gösterilmemiştir.

İlk derece mahkemesi yargılama sonunda sanığın aynı işyerinde çalışma ilişkisinden kaynaklanan kolaylıktan yararlanarak cinsel taciz suçunu işlediğini kabul etmiş ve TCK 105/2-c’yi uygulamıştır. Ancak sanığa bu nitelikli hâl bakımından ayrıca ek savunma hakkı verilmemiştir.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi, bu uygulamanın CMK 226’ya aykırı olduğunu kabul etmiştir. Sanığın cezalandırılmasını ağırlaştıran ve iddianamede gösterilmeyen bir nitelikli hâlin uygulanması söz konusu olduğunda, sanığın bu yeni hukuki nitelendirmeye karşı savunmasını hazırlayabilmesi için ek savunma hakkı tanınması gerekir.

Burada mahkemenin eylemi farklı bir suç olarak nitelendirmesi şart değildir. Sanığın cezasının artırılmasına yol açan ve iddianamede bulunmayan bir nitelikli hâlin uygulanması da savunma hakkı bakımından önem taşımaktadır. TCK 105/2-c, TCK 105/1’e göre cezayı yarı oranında artırdığından sanığın hukuki durumunu ağırlaştırmaktadır.

Daire ayrıca dosyada sanığın mağdura yönelik cinsel taciz eylemlerini cep telefonu hattından aramak ve kısa mesaj göndermek suretiyle gerçekleştirdiğini tespit etmiştir. Bu durumda yalnızca TCK 105/2-c değil, elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanmaya ilişkin TCK 105/2-d’nin de değerlendirilmesi gerekir.

Yargıtay bunun yanında mağdurun çocuk olması karşısında temel cezanın TCK 105/1’in çocuğa karşı cinsel tacize ilişkin ikinci cümlesine göre belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Yerel mahkemenin yetişkin mağdura ilişkin temel hüküm üzerinden ceza belirlemesi eksik cezaya neden olmuştur.

Dolayısıyla mahkeme yeniden hüküm kurarken önce mağdurun çocuk olması nedeniyle doğru temel ceza hükmünü uygulamalı, ardından olayda gerçekleşen nitelikli hâlleri belirlemeli ve iddianamede bulunmayan ağırlaştırıcı nedenler bakımından sanığa CMK 226 uyarınca ek savunma hakkı tanımalıdır.

Karar, TCK 105/2-c’nin yalnızca maddi ceza hukuku bakımından değil, savunma hakkı açısından da önemli sonuç doğurduğunu göstermektedir. Mahkemenin maddi olayla bağlı ancak hukuki nitelendirmeyle bağlı olmaması, sanığın daha ağır bir hükümle karşılaşacağı durumlarda savunma hakkının korunması zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.

Sonuç olarak Yargıtay, iddianamede TCK 105/2-c nitelikli hâline yer verilmediği hâlde mahkemece aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanma nedeniyle cezanın artırılabilmesi için sanığa CMK 226 uyarınca ek savunma hakkı verilmesi gerektiğini; ayrıca telefonla gerçekleştirilen eylemlerde TCK 105/2-d’nin de değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir.

Künye: Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 10.01.2019, E. 2018/3795, K. 2019/205

TCK 105/2-c Yargıtay Uygulama Kriterleri Tablosu

TCK 105/2-c Yargıtay Uygulama Kriterleri Tablosu
Somut Durum Yargıtay Nitelendirmesi Gerekçenin Özü
Mesai arkadaşının işyerinde cinsel içerikli söz ve mesajları TCK 105/2-c Aynı işyerinde çalışmanın kolaylığı kullanılmıştır
Amirin veya işverenin tacizi TCK 105/2-a Hiyerarşik ilişki, hizmet ilişkisi bendine gider
İşyeri dışında, iş bağlantısız taciz Bent tartışmalı İşyeri kolaylığıyla bağ araştırılır
Taciz nedeniyle mağdurun istifası Ceza bir yıldan az olamaz Fıkranın son cümlesi devreye girer
Fiilin dokunma boyutuna ulaşması TCK 102 hükümleri Temas, fiili taciz olmaktan çıkarır

Serinin diğer yazıları için TCK 105/2-d elektronik haberleşme araçlarıyla taciz, TCK 105/1 cinsel taciz suçunun temel hali ile temaslı fiiller için TCK 102/1 rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Hukuki araçlarımızla süreçlerinizi kendiniz de takip edebilirsiniz:

Sık Sorulan Sorular

TCK 105/2-c nedir?

TCK 105/2-c, cinsel tacizin aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanmak suretiyle işlenmesini düzenleyen nitelikli haldir; ceza yarı oranında artırılır.

İşyerinde tacizin cezası ne kadar?

Yetişkin mağdurda 4 ay 15 günden 3 yıla kadar hapistir; mağdur taciz nedeniyle işini bırakmak zorunda kalmışsa ceza 1 yıldan az olamaz.

İş arkadaşımın tacizi hangi bende girer?

Eşit konumdaki mesai arkadaşları arasındaki taciz bu bendin alanıdır; fail amir veya işverense hizmet ilişkisini düzenleyen 105/2-a bendi uygulanır.

İşyeri tacizinde şikayet gerekir mi?

Hayır. Nitelikli haller şikayete tabi değildir; fiil öğrenildiğinde soruşturma kendiliğinden yürütülür.

Taciz nedeniyle istifa edersem haklarım ne olur?

Ceza yönünden taban bir yıla çıkar; iş hukuku yönünden haklı fesih ve tazminat hakları gündeme gelir. İki süreç ortak delillerle birlikte yürütülmelidir.

İşveren tacizi bildirmeme rağmen önlem almazsa ne olur?

İşverenin çalışanı koruma ve işyerini düzenleme yükümlülüğü vardır; sessiz kalması iş hukuku sorumluluğu doğurur ve mağdurun fesih ile tazminat taleplerini güçlendirir.

TCK 105/2-c davasında avukat desteği neden önemli?

Ceza dosyası ile iş davasının delil ve takvim koordinasyonu, her iki cephede sonucu belirler. Avukatlık hizmetleri TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ücretlidir.

Av. Çağrı Ayboğa Kimdir?

Av. Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur ve yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ankara Barosuna kayıtlı olarak (Sicil No: 34507) Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosunun kurucu avukatı sıfatıyla ağırlıklı olarak ceza hukuku alanında çalışmakta; cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda hem müdafilik hem mağdur vekilliği görevi yürütmektedir. Bu yazı, TCK 105/2-c işyerinde cinsel taciz konusundaki güncel Yargıtay içtihatları taranarak hazırlanmıştır ve bilgilendirme amaçlıdır; somut olaya özgü hukuki danışmanlık yerine geçmez.

TCK 105/2-c İşyerinde Taciz Dosyasında Ankara Ceza Avukatı Desteği

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda nitelendirme, beyan delilinin denetimi ve usul güvencelerinin takibi sonucu kökten değiştirir. Cinsel taciz suçu TCK 105 rehberimizi inceleyebilir, dosyanız için Ankara ceza avukatı desteği alabilirsiniz.

Ankara Avukat

Avukat Çağrı Ayboğa

Avukat Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosu’nun kurucu avukatlarındandır. Ankara Barosu’na kayıtlı olarak dinamik ve tecrübeli ekibiyle avukatlık mesleğini icra etmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Ara