Ceza Hukuku

TCK 87/3 Kemik Kırılması ve Çıkığına Neden Olan Yaralama Cezası

Güncelleme Tarihi: 18 Ağustos 2026 | Av. Çağrı Ayboğa

TCK 87/3 nedir? TCK 87/3, kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, TCK 86’ya göre belirlenen cezanın, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılmasını düzenler. Adli tıp uygulamasında kırıklar hayat fonksiyonlarına etkisi bakımından hafif, orta ve ağır olarak derecelendirilir; mahkemeler bu dereceye göre kademeli artırım uygular. Kırıkla birlikte hayati tehlike gibi daha ağır bir netice varsa yalnızca en ağır netice üzerinden artırım yapılır.

Uygulamada en sık karşılaşılan ağırlaşmış netice kemik kırığıdır: Bir yumruk burnu, bir sopa kolu, bir tekme kaburgayı kırar ve dosyanın hesabı değişir. Kanun koyucu, kastedilen yaralamanın öngörülebilir ağır sonuçlarını faile yükleyen neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunu TCK 87 hükmünde düzenlemiştir; bu yazının konusu vücutta kemik kırılması veya çıkığı halidir.

Temel suçun yapısı için kasten yaralama suçu TCK 86 rehberimize bakabilirsiniz; bu yazıda hükmün şartlarını, ceza hesabını ve sekiz emsal Yargıtay kararını birebir metinleriyle inceliyoruz.

TCK 87/3 Nedir?

TCK 87/3, 2011 yılında 6217 sayılı Kanunla bugünkü halini almış esnek bir artırım hükmüdür: Diğer fıkralardaki sabit kat artırımlarından farklı olarak, cezanın kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılmasını öngörür. Bu esneklik, burun kemiğindeki çatlakla kalça kemiğindeki parçalı kırığı aynı kefeye koymamak içindir: Etki büyüdükçe oran büyür. Hüküm kırıkla birlikte çıkığı da kapsar ve her ikisinde de tespit ile derecelendirme tıbbi rapora dayanır.

TCK 87 Kanun Metni

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 87. maddesinin yürürlükteki tam metni aşağıdadır; bu yazının konusu işaretlenmiştir. Resmi metin için mevzuat.gov.tr üzerindeki 5237 sayılı Kanuna bakabilirsiniz.

Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama

Madde 87 – (1) Kasten yaralama fiili, mağdurun;

a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,

b) Konuşmasında sürekli zorluğa,

c) Yüzünde sabit ize,

d) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,

e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına,

Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde üç yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde beş yıldan az olamaz.

(2) Kasten yaralama fiili, mağdurun;

a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,

b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,

c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,

d) Yüzünün sürekli değişikliğine,

e) Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine,

Neden olmuşsa, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren hallerde beş yıldan, üçüncü fıkraya giren hallerde sekiz yıldan az olamaz.

(3) (Değişik: 6/4/2011-6217/18 md.) Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, yukarıdaki maddeye göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır.

(4) Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, yukarıdaki maddenin birinci fıkrasına giren hallerde sekiz yıldan oniki yıla kadar, üçüncü fıkrasına giren hallerde ise oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

Derecelendirme ve Artırım Oranı

  • Tıbbi derecelendirme esastır: Adli tıp uygulamasında kırık ve çıkıklar, hayat fonksiyonlarına etkisi bakımından hafif, orta ve ağır olmak üzere derecelendirilir; rapor bu dereceyi içermeden artırım oranı belirlenemez.
  • Orantılı artırım: Mahkemeler yerleşik uygulamada hafif derecede altıda bir, orta derecede üçte bir civarında, ağır derecede yarı oranına yaklaşan artırımlar uygular; aşağıda birebir verdiğimiz kararlarda orta dereceli kırıkta üçte bir artırımın denetimi görülmektedir.
  • Çoklu kırıkta bütünsel değerlendirme: Birden fazla kemikte kırık varsa artırım bir kez uygulanır; ancak derecelendirme, kırıkların hayat fonksiyonlarına toplam etkisine göre yapılır ve oran yükselir.
  • Diğer neticelerle içtima: Kırıkla birlikte yaşamsal tehlike, organ zayıflaması gibi 87/1 veya 87/2 kapsamında bir netice de doğmuşsa, uygulamada yalnızca en ağır netice üzerinden artırım yapılır; kırık artırımı ayrıca eklenmez ancak temel cezada gözetilir. Bu hesap, TCK 87/1-d yaşamı tehlikeye sokan yaralama ile birleşen kafatası kırıklarında özellikle önemlidir.

Ceza Nasıl Hesaplanır?

Hesap iki aşamalıdır: Önce fiil TCK 86 hükümlerine göre nitelendirilir; temel hal, silah kullanımı veya 86/3 kapsamındaki kişiler gözetilerek ceza belirlenir. Ardından bu ceza, kırığın derecesine göre yarısına kadar artırılır. Örnek: Basit bir kavgada yumrukla burun kırılmasında (hafif derece) ceza altıda bir civarında artırılırken, silahla işlenen ve ağır dereceli kırık doğuran fiilde hem 86/3-e artırımı hem yarıya yaklaşan kırık artırımı uygulanır. Sonuç cezanın infazını infaz hesaplama aracımızla görebilirsiniz.

Şikayet, Tutuklama ve Yargılama

  • Şikayet ve uzlaştırma: Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama şikayete tabi değildir ve uzlaştırma kapsamında yer almaz; soruşturma kendiliğinden yürütülür.
  • Tutuklama: TCK 87 kapsamındaki fiiller CMK 100/3 katalog suçlarındandır; tutuklama nedeni var sayılabilir ve uygulamada tutuklama sık görülür.
  • Görevli mahkeme: Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.
  • Kesin rapor şarttır: Ağır neticenin varlığı ilk raporla değil, iyileşme süreci tamamlandıktan sonra alınan kesin raporla ve gerektiğinde Adli Tıp Kurumu incelemesiyle belirlenir; eksik raporla kurulan hükümler bozulmaktadır.
  • Haksız tahrik ve meşru savunma: Haksız tahrik indirimi ile meşru savunma bu dosyalarda da tam olarak uygulanır ve artırılmış cezayı köklü biçimde düşürebilir.

Avukata Sor: Kemik Kırığı Dosyanızı Birlikte Değerlendirelim

Kırığın derecesine göre artırım oranının belirlenmesi ve diğer neticelerle içtima hesabı bu dosyaların iki teknik başlığıdır; oran tartışması aylarla, içtima tartışması yıllarla ölçülür. Sorularınız için bize ulaşabilirsiniz.

Avukata Sor

Danışmanlık Ücretlidir: Hukuki danışmanlık hizmetlerimiz, 2025-2026 TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAUT) uyarınca ücrete tabidir.

TCK 87/3 Yargıtay Kararları

Aşağıdaki sekiz emsal karar, bu hükmün sınırlarını uygulamada çizen kararlardır ve özet metinleri birebir aktarılmıştır.

ORTA DERECEDEKİ KEMİK KIRIĞI NEDENİYLE CEZANIN ÜÇTE BİR ORANINDA ARTIRILMASI ORANTILILIK İLKESİNE AYKIRIDIR

Sanık hakkında kasten yaralama suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuş, mağdurda meydana gelen kemik kırığı nedeniyle ayrıca TCK 87/3 uygulanmıştır. Dosyada bulunan adli raporda kırığın mağdurun hayat fonksiyonlarını orta, ikinci derece etkileyecek nitelikte olduğu belirtilmiştir.

Yerel mahkeme, TCK 87/3’teki “yarısına kadar artırım” yetkisine dayanarak temel cezada üçte bir oranında artırım yapmıştır. Ancak mahkeme, neden bu oranı seçtiğini kırığın derecesiyle bağlantılı, somut ve yeterli bir gerekçeyle açıklamamıştır.

Yargıtay, adli tıp uygulamasında kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin altı derece üzerinden değerlendirildiğini belirtmiştir. Birinci derece kırıklar hafif; ikinci ve üçüncü derece kırıklar orta; dördüncü, beşinci ve altıncı derece kırıklar ise ağır grupta kabul edilmektedir. Bu derecelendirme, TCK 87/3 kapsamında yapılacak artırımın belirlenmesinde temel ölçütlerden biridir.

Maddede artırım için sabit bir oran öngörülmemiş, hâkime cezanın yarısına kadar artırılması konusunda takdir yetkisi tanınmıştır. Bununla birlikte bu yetki sınırsız değildir. Seçilecek artırım oranının kırığın hayat fonksiyonlarına etkisiyle uyumlu olması ve TCK 3’teki suç ile ceza arasındaki orantılılık ilkesini karşılaması gerekir.

Somut olayda kırığın ikinci derece, yani orta grubun alt seviyesinde bulunduğu gözetildiğinde üçte bir oranındaki artırım yüksek bulunmuştur. Orta derecenin en düşük basamağında bulunan bir kırık için ağır kırıklara yaklaşan bir artırım oranının uygulanması, kırığın gerçek etkisiyle sonuç ceza arasındaki dengeyi bozmuştur.

Yargıtay, yalnızca raporda “orta derece” ibaresinin bulunmasının bu grup içerisindeki bütün kırıklara aynı oranda artırım uygulanmasına olanak vermediğini ortaya koymuştur. İkinci derece ile üçüncü derece kırık arasında da farklılık bulunduğundan hâkim, raporda gösterilen sayısal dereceyi dikkate alarak makul bir oran seçmelidir.

Yerel mahkemenin üçte bir oranındaki artırımı sanık aleyhine fazla ceza tayini olarak değerlendirilmiş ve mahkûmiyet hükmü bozulmuştur. Karar, özellikle ikinci derece kemik kırıklarında artırım oranına itiraz edilirken TCK 3’teki orantılılık ilkesine dayanılması gerektiğini gösteren pratik bir içtihattır.

Künye: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 11.12.2018, E. 2018/5347, K. 2018/19278.

HAYAT FONKSİYONLARINI ORTA İKİNCİ DERECE ETKİLEYEN KEMİK KIRIĞINDA DÖRTTE BİR ORANINDA ARTIRIM YAPILMASI ORANTILI KABUL EDİLEBİLİR

Sanık, mağduru kasten yaralamış ve yaralama sonucunda mağdurun vücudunda kemik kırığı meydana gelmiştir. Adli raporda kırığın mağdurun hayat fonksiyonlarını orta, ikinci derece etkileyecek nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Yerel mahkeme, temel cezayı belirledikten sonra TCK 87/3 uyarınca dörtte bir oranında artırım yapmıştır.

Dosyanın temyiz incelemesinde, belirlenen artırım oranının kırığın ağırlığıyla orantılı olup olmadığı değerlendirilmiştir. TCK 87/3, kırığın varlığını tek başına sabit bir artırım oranına bağlamamış; hayat fonksiyonları üzerindeki etkisine göre cezanın yarısına kadar artırılmasına imkân vermiştir.

Yargıtay, adli tıp kriterlerinde kırıkların birden altıya kadar derecelendirildiğini hatırlatmıştır. Birinci derece hafif; ikinci ve üçüncü dereceler orta; dördüncü, beşinci ve altıncı dereceler ağır kırıklar olarak sınıflandırılmaktadır. Hâkim, bu sınıflandırmayı ve somut kırığın sayısal derecesini birlikte dikkate almalıdır.

Somut olayda kırığın ikinci derece olmasına karşılık dörtte bir oranında artırım yapılmıştır. Yargıtay, bu oranı TCK 3’teki orantılılık ilkesine aykırı bulmamış ve tebliğnamede bu hususta ileri sürülen bozma düşüncesine katılmamıştır. Böylece ikinci derece kırıkta dörtte bir artırımın somut olay bakımından kabul edilebilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bu karar ile aynı derecedeki kırık nedeniyle üçte bir veya yarı oranında artırım yapılmasını fazla bulan kararlar birlikte değerlendirildiğinde, uygulamadaki sınır daha belirgin hâle gelmektedir. İkinci derece kırıklarda dörtte bir oranındaki artırım kabul edilebilirken daha yüksek oranların ayrıca güçlü ve somut gerekçelerle açıklanması gerekir.

Bununla birlikte karar, ikinci derece bütün kırıklarda mutlaka dörtte bir oranında artırım yapılacağı anlamına gelmez. Kırığın bulunduğu bölge, sayısı, tedavi süreci ve mağdur üzerindeki somut etkisi temel cezanın belirlenmesinde veya artırım oranının gerekçelendirilmesinde dikkate alınabilir. Ancak hâkim, kanunda gösterilen asıl ölçüt olan hayat fonksiyonlarına etki derecesinden uzaklaşamaz.

Yargıtay sonuç olarak dörtte bir oranındaki artırımı hukuka uygun bulmuş ve bu hususu bozma nedeni yapmamıştır. Karar, TCK 87/3 kapsamında hâkimin takdir yetkisinin bulunduğunu, fakat bu yetkinin adli rapordaki derece ve cezada orantılılık ilkesi çerçevesinde kullanılması gerektiğini göstermektedir.

Künye: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 04.12.2018, E. 2018/3626, K. 2018/18845.

HAYAT FONKSİYONLARINI HAFİF BİRİNCİ DERECE ETKİLEYEN KEMİK KIRIĞINDA BEŞTE BİR ORANINDA ARTIRIM YAPILMASI FAZLA CEZA TAYİNİDİR

Sanık hakkında gerçekleştirilen yargılama sonunda kasten yaralama suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Mağdurun yaralanmasına ilişkin kesin adli raporda vücudunda kemik kırığı meydana geldiği ve bu kırığın hayat fonksiyonlarını hafif, birinci derece etkileyecek nitelikte olduğu belirlenmiştir.

Yerel mahkeme, kasten yaralama suçunun temel cezasını belirledikten sonra kemik kırığı nedeniyle TCK 87/3’ü uygulamıştır. Mahkeme, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisini dikkate aldığını belirterek sanığın cezasında beşte bir oranında artırım yapmıştır.

Yargıtay, TCK 87/3’te cezanın yarısına kadar artırılmasına imkân tanındığını, ancak kanunda öngörülen bu üst sınırın bütün kırıklarda aynı veya birbirine yakın oranların uygulanabileceği anlamına gelmediğini belirtmiştir. Artırım oranı, mağdurda meydana gelen kırığın hayat fonksiyonları üzerindeki somut etkisine göre belirlenmelidir.

Adli tıp uygulamasında kemik kırıkları birden altıya kadar derecelendirilmektedir. Birinci derece hafif, ikinci ve üçüncü dereceler orta, dördüncü ila altıncı dereceler ise ağır olarak kabul edilmektedir. Somut olayda mağdurdaki kırık, bu derecelendirmenin en alt basamağında bulunmaktadır.

Kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi birinci derece olmasına rağmen beşte bir oranında artırım yapılması, hafif kırık ile daha ağır kırıklar arasında bulunması gereken ceza farklılığını azaltmıştır. Yargıtay, artırımın kırığın derecesiyle ölçülü olması gerektiğini ve hâkimin takdir yetkisinin TCK 3’teki orantılılık ilkesiyle sınırlı olduğunu vurgulamıştır.

Mahkemenin yalnızca TCK 87/3’teki üst sınırı göstermesi yeterli bir gerekçe değildir. Hangi somut özelliğin beşte bir oranında artırım yapılmasını gerekli kıldığı açıklanmalı; kırığın derecesiyle seçilen oran arasında denetlenebilir bir ilişki kurulmalıdır. Birinci derece kırık bakımından bu ilişkinin kurulamadığı kabul edilmiştir.

Yargıtay, sanık hakkında beşte bir oranında artırım yapılmasını fazla ceza tayini sayarak hükmü bozmuştur. Karar, hayat fonksiyonlarına etkisi hafif birinci derece olarak raporlanan kırıklarda düşük bir artırım oranı tercih edilmesi gerektiğini ve yüksek oranın özel gerekçeye dayandırılmadan uygulanamayacağını göstermektedir.

Künye: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 13.07.2020, E. 2020/7791, K. 2020/9294.

ORTA İKİNCİ DERECEDEKİ KEMİK KIRIĞI İÇİN KANUNDAKİ EN YÜKSEK ORAN OLAN YARIM ORANINDA ARTIRIM YAPILAMAZ

Sanık hakkında kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında mağdurun vücudunda kemik kırığı meydana geldiği tespit edilmiştir. Adli rapora göre söz konusu kırık, mağdurun hayat fonksiyonlarını orta, ikinci derece etkileyecek niteliktedir. Yerel mahkeme bu sonuç nedeniyle TCK 87/3’ü uygulamıştır.

Mahkeme, temel cezayı kemik kırığı nedeniyle kanunda öngörülen en yüksek oran olan yarı oranında artırmıştır. Ancak hükümde, orta derecenin alt basamağında bulunan kırık için neden en yüksek artırım oranının seçildiği konusunda yeterli bir açıklamaya yer verilmemiştir.

Yargıtay, TCK 87/3’te yer alan “yarısına kadar artırılır” ifadesinin hâkime sıfır ile yarı arasında sınırsız bir tercih alanı tanımadığını belirtmiştir. Takdir yetkisi, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi ve cezada orantılılık ilkesi çerçevesinde kullanılmalıdır.

Adli tıp kriterlerine göre ikinci derece kırık orta grup içerisinde yer alsa da bu grubun alt seviyesindedir. Yarı oranındaki artırım ise kanunun izin verdiği en ağır artırımdır ve kural olarak hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyen kırıklar bakımından gündeme gelebilir. İkinci derece kırıkta doğrudan üst sınırın uygulanması, derecelendirme sistemini işlevsiz hâle getirir.

Yargıtay, kırığın vücudun hangi bölgesinde meydana geldiğinin ve mağdur üzerindeki etkilerinin önemsiz olmadığını; ancak TCK 87/3 bakımından belirleyici yasal ölçütün adli raporda saptanan hayat fonksiyonlarına etki derecesi olduğunu kabul etmiştir. Mahkeme bu dereceden ayrılarak üst sınırı uygulayacaksa olağanüstü nitelikteki somut gerekçelerini kararda göstermelidir.

Somut olayda böyle bir gerekçenin bulunmadığı, yarı oranındaki artırımın yalnızca kırığın varlığına dayandırıldığı anlaşılmıştır. Bu yöntem, hafif, orta ve ağır kırıklar arasında kanunun kurulmasını istediği cezai dengeyi ortadan kaldırmaktadır. Aynı artırımın ikinci derece kırıkla altıncı derece kırığa uygulanması orantılılık ilkesiyle bağdaşmaz.

Yargıtay, orta ikinci derece kırık için yarı oranında artırım yapılması nedeniyle sanık hakkında fazla ceza belirlendiği sonucuna ulaşmış ve mahkûmiyet hükmünü bozmuştur. Karar, TCK 87/3’teki yarı oranının otomatik bir artırım değil üst sınır olduğunu ve ancak kırığın ağırlığıyla uyumlu hâllerde uygulanabileceğini açıkça ortaya koymaktadır.

Künye: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 04.03.2021, E. 2021/2032, K. 2021/3226.

HAYAT FONKSİYONLARINI ORTA İKİNCİ DERECE ETKİLEYEN KEMİK KIRIĞINDA ÜÇTE BİR ORANINDA ARTIRIM YAPILMASI ORANTISIZDIR

Sanık hakkında kasten yaralama suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Mağdurun yaralanmasına ilişkin adli raporda, vücudunda kemik kırığı meydana geldiği ve bu kırığın hayat fonksiyonlarını orta, ikinci derece etkileyecek nitelikte olduğu belirtilmiştir.

Yerel mahkeme, TCK 86 uyarınca temel cezayı belirledikten sonra mağdurda meydana gelen kemik kırığı nedeniyle TCK 87/3’ü uygulamıştır. Kırığın etkisi ikinci derece olmasına rağmen sanığın cezası üçte bir oranında artırılmıştır.

Yargıtay, TCK 87/3’te kemik kırığı veya çıkığı nedeniyle yapılacak artırımın üst sınırının yarı oranı olduğunu belirtmiştir. Ancak kanunda üst sınır gösterilmiş olması, mahkemeye kırığın derecesinden bağımsız biçimde herhangi bir oranı seçme yetkisi vermez. Artırım, kırığın hayat fonksiyonları üzerindeki etkisine uygun olmalıdır.

Adli tıp kriterlerine göre birinci derece kırıklar hafif, ikinci ve üçüncü derece kırıklar orta, dördüncü ila altıncı derece kırıklar ağır kabul edilmektedir. İkinci derece kırık, orta grubun ilk ve en düşük basamağında yer almaktadır. Bu nedenle artırım oranı belirlenirken yalnızca “orta” şeklindeki genel sınıflandırmaya değil, sayısal dereceye de bakılmalıdır.

Yerel mahkemenin uyguladığı üçte bir oranı, ikinci derece kırığın ağırlığıyla uyumlu bulunmamıştır. Bu oranın kabul edilmesi, orta grubun üst basamağında veya ağır grupta bulunan kırıklarla ikinci derece kırık arasındaki yaptırım farkını önemli ölçüde azaltmaktadır.

TCK 3 uyarınca suçun ağırlığıyla ceza arasında adil bir denge kurulması gerekir. Hâkim takdir yetkisini kullanırken seçtiği oranı somut gerekçelerle açıklamalı; kırığın derecesiyle artırım oranı arasında denetlenebilir bir bağlantı kurmalıdır. Genel ve soyut ifadeler, ikinci derece kırıkta yüksek oran uygulanmasını haklı göstermez.

Yargıtay, üçte bir oranındaki artırımla sanık hakkında fazla ceza tayin edildiği sonucuna ulaşmış ve hükmü bozmuştur. Karar, özellikle ikinci derece kırıklarda üçte bir artırım uygulanmasına karşı, orantılılık ve kırığın sayısal derecesi üzerinden itiraz edilebileceğini göstermektedir.

Künye: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 14.07.2020, E. 2020/4814, K. 2020/9579.

AĞIR DÖRDÜNCÜ DERECE KEMİK KIRIĞINDA DA DOĞRUDAN YARI ORANINDA ARTIRIM YAPILMASI ORANTILILIK İLKESİNE AYKIRIDIR

Sanık hakkında kasten yaralama suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş, mağdurda meydana gelen kemik kırığı nedeniyle TCK 87/3 kapsamında ayrıca artırım yapılmıştır. Adli raporda kırığın mağdurun hayat fonksiyonlarını ağır, dördüncü derece etkileyecek nitelikte olduğu tespit edilmiştir.

Yerel mahkeme, kırığın “ağır” grupta bulunduğunu dikkate alarak cezada yarı oranında artırım yapmıştır. Yarı oranı, TCK 87/3’ün uygulanmasında kanunun izin verdiği en yüksek artırım oranıdır.

Yargıtay, kırığın ağır grupta bulunmasının tek başına üst sınırdan artırım yapılmasını haklı kılmadığını kabul etmiştir. Çünkü adli tıp kriterlerinde ağır kırıklar da kendi içinde dördüncü, beşinci ve altıncı derece olmak üzere üç farklı basamağa ayrılmaktadır. Dördüncü derece, ağır grubun başlangıç seviyesidir.

Dördüncü derece kırıkta doğrudan yarı oranının uygulanması, beşinci ve altıncı derece kırıklarda uygulanabilecek daha ağır bir oran bırakmamaktadır. Böyle bir uygulama, kırıkların hayat fonksiyonları üzerindeki farklı etkilerini dikkate alan derecelendirme sistemini sonuçsuz hâle getirir.

TCK 87/3’teki “yarısına kadar” ibaresi, yarı oranının kural olmadığını; yalnızca ulaşılabilecek üst sınırı ifade ettiğini göstermektedir. Artırım oranı birinci dereceden altıncı dereceye doğru kademeli ve orantılı şekilde belirlenmelidir. Özellikle üst sınırın uygulanması için kırığın en ağır seviyelerde bulunması veya somut olayda bunu gerektiren istisnai özelliklerin gerekçede açıklanması gerekir.

Yerel mahkeme, kırığın dördüncü derece olduğunu belirtmekle yetinmiş; neden ağır grubun en alt basamağındaki kırık için mümkün olan en yüksek oranı uyguladığını açıklamamıştır. Yargıtay, bu yaklaşımın TCK 3’te düzenlenen cezada orantılılık ilkesiyle bağdaşmadığını değerlendirmiştir.

Sonuç olarak sanığın cezasının yarı oranında artırılması fazla ceza tayini sayılmış ve mahkûmiyet hükmü bozulmuştur. Karar, yalnızca hafif veya orta kırıklarda değil, ağır gruptaki kırıklarda da üst sınırın otomatik olarak uygulanamayacağını ortaya koyması bakımından önemlidir.

Künye: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 08.12.2020, E. 2020/12485, K. 2020/18333.

KEMİK KIRIĞININ HAYAT FONKSİYONLARINA ETKİ DERECESİ RAPORDA GÖSTERİLMEDEN TCK 87/3 UYARINCA ARTIRIM YAPILAMAZ

Sanık hakkında kasten yaralama suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Mağdurun yaralanmasına ilişkin 13.06.2014 tarihli adli raporda vücudunda kemik kırığı meydana geldiği belirtilmiş; ancak kırığın hayat fonksiyonlarını kaçıncı derecede etkilediği açıklanmamıştır.

Yerel mahkeme, rapordaki bu eksikliğe rağmen kırığın varlığını yeterli görerek TCK 87/3’ü uygulamıştır. Sanık hakkında belirlenen temel ceza, kemik kırığı nedeniyle üçte bir oranında artırılmıştır. Artırım oranının hangi tıbbi dereceye dayandığı hükmün gerekçesinde gösterilememiştir.

Yargıtay, TCK 87/3’ün uygulanabilmesi için yalnızca mağdurda bir kırık bulunduğunun tespit edilmesini yeterli görmemiştir. Kanun, yapılacak artırımı açıkça kırık veya çıkığın hayat fonksiyonları üzerindeki etkisine bağladığından, bu etkinin uzman raporuyla derecelendirilmesi zorunludur.

Adli tıp kriterlerinde kırıkların hayat fonksiyonlarına etkisi hafif birinci derece, orta ikinci ve üçüncü dereceler ile ağır dördüncü, beşinci ve altıncı dereceler şeklinde sınıflandırılmaktadır. Hâkim tarafından belirlenecek artırım oranı da bu derecelendirmeye dayanmalıdır. Raporda derece bulunmadığında hâkimin artırım oranını nesnel biçimde belirleyebileceği bir ölçüt kalmamaktadır.

Mahkeme, rapordaki eksikliği kendi değerlendirmesiyle tamamlayamaz. Kırığın hangi kemiğe ilişkin olduğu, kırık tipi ve tedavi süresi hakkında bilgi bulunması da uzman tarafından yapılması gereken hayat fonksiyonlarına etki derecelendirmesinin yerini tutmaz. Bu mesele tıbbi uzmanlık gerektirdiğinden ek rapor veya yeni bir kesin rapor alınmalıdır.

Yargıtay, eksik rapora dayanılarak üçte bir oranında artırım yapılmasının hem eksik araştırmaya hem de fazla ceza ihtimaline yol açtığını kabul etmiştir. Yapılması gereken, mağdurun ilgili adli tıp birimine sevk edilmesi veya mevcut tıbbi belgeler üzerinden kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin kaçıncı derece olduğuna dair tamamlayıcı rapor alınmasıdır.

Bu nedenle mahkûmiyet hükmü bozulmuştur. Karar, TCK 87/3 uygulanan dosyalarda raporun yalnızca “kırık vardır” şeklinde bir tespit içermesinin yeterli olmadığını; raporda kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin açıkça sayısal dereceyle gösterilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Künye: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 07.06.2017, E. 2016/14586, K. 2017/8146.

TEK YARALAMA FİİLİNİN HEM YAŞAMSAL TEHLİKEYE HEM KEMİK KIRIĞINA NEDEN OLMASI HÂLİNDE TCK 87/1-D VE TCK 87/3 AYRI AYRI ARTIRIM NEDENİ YAPILAMAZ

Sanık, gerçekleştirdiği tek yaralama eylemiyle mağdurun hem yaşamını tehlikeye sokmuş hem de vücudunda kemik kırığı meydana getirmiştir. Yerel mahkeme, kasten yaralama suçunun temel cezasını TCK 86/1’e göre belirlemiş ve ortaya çıkan iki ağır neticeyi ayrı ayrı cezaya yansıtmıştır.

Mahkeme, önce mağdurun yaşamını tehlikeye sokan yaralanma nedeniyle TCK 87/1-d ve ilgili alt sınır hükmünü uygulamıştır. Ardından aynı yaralama eyleminden doğan kemik kırığı nedeniyle TCK 87/3 uyarınca ayrıca artırım yapmış ve böylece iki ağır neticeyi zincirleme biçimde cezaya eklemiştir.

Yargıtay, tek bir yaralama fiilinden birden fazla ağır netice meydana gelmesi hâlinde her netice için ayrı ayrı artırım yapılamayacağını kabul etmiştir. TCK 87’deki düzenlemeler aynı temel yaralama suçuna bağlanan ağır sonuçlardır. Tek fiil nedeniyle her ağır sonucun bağımsız bir artırım sebebi yapılması, aynı fiilin sonuçlarının mükerrer biçimde cezalandırılmasına yol açar.

Bu durumda uygulanması gereken yöntem, somut olayda en ağır cezayı gerektiren neticenin belirlenmesidir. Yaşamsal tehlike ve kemik kırığı birlikte gerçekleşmişse, sonuç ceza bakımından daha ağır hüküm uygulanmalı; diğer netice için ayrıca ikinci bir artırım yapılmamalıdır.

Bununla birlikte uygulanmayan diğer ağır netice tamamen göz ardı edilmez. Mağdurda hem yaşamsal tehlike hem de kemik kırığı meydana gelmiş olması, TCK 61’deki ölçütler ve TCK 3’teki orantılılık ilkesi çerçevesinde temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesine gerekçe yapılabilir. Böylece fiilin bütün ağırlığı cezaya yansıtılırken mükerrer artırım da önlenmiş olur.

Somut olayda en ağır sonucu oluşturan yaşamsal tehlike nedeniyle TCK 87/1-d’nin uygulanmasıyla yetinilmesi gerekirken ayrıca TCK 87/3 uyarınca artırım yapılması sanık hakkında fazla ceza tayinine neden olmuştur. Yargıtay, hükümdeki bu hukuka aykırılığı saptayarak TCK 87/3 artırımının çıkarılması gerektiğini kabul etmiştir.

Karar, kemik kırığıyla birlikte yaşamsal tehlike, organ işlevinde zayıflama veya yüzde sabit iz gibi başka sonuçların oluştuğu dosyalarda pratik önem taşımaktadır. Mahkeme en ağır yaptırımı gerektiren sonucu esas almalı; diğer ağır neticeleri temel cezanın belirlenmesinde değerlendirmeli, fakat aynı fiil üzerinden art arda birden fazla TCK 87 artırımı uygulamamalıdır.

Künye: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, 31.03.2014, E. 2013/25954, K. 2014/13039.

TCK 87/3 Yargıtay Uygulama Kriterleri Tablosu

TCK 87/3 Yargıtay Uygulama Kriterleri Tablosu
Somut Durum Yargıtay Nitelendirmesi Gerekçenin Özü
Hayat fonksiyonlarını orta derecede etkileyen kırık Üçte bir civarında artırım Artırım oranı kırığın derecesiyle orantılı belirlenir
Kırığın derecesi raporla belirlenmeden artırım Eksik inceleme Oran, tıbbi derecelendirme olmadan saptanamaz
Birden fazla kemikte kırık Tek artırım, derece bütünsel Kırıklar hayat fonksiyonlarına toplam etkisine göre değerlendirilir
Kırıkla birlikte yaşamsal tehlike En ağır netice esas alınır Aynı fiilde artırımlar katlanmaz
Çıkık TCK 87/3 Kanun kırık ve çıkığı aynı hükümde düzenler

Diğer neticeler için TCK 87/1-a organ işlevinin sürekli zayıflaması, TCK 87/4 kasten yaralama sonucu ölüm ile temel suç için TCK 86/3-e silahla yaralama yazılarımızı inceleyebilirsiniz.

Hukuki araçlarımızla süreçlerinizi kendiniz de takip edebilirsiniz:

Sık Sorulan Sorular

TCK 87/3 nedir?

TCK 87/3, kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, TCK 86’ya göre belirlenen cezanın kırığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre yarısına kadar artırılmasını düzenler.

Kemik kırığında ceza ne kadar artar?

Artırım sabit değildir; kırığın hayat fonksiyonlarına etkisi hafif, orta veya ağır olarak derecelendirilir ve uygulamada hafif derecede altıda bir, orta derecede üçte bir civarında, ağır derecede yarıya yaklaşan oranlar uygulanır.

Burun kırığının cezası nedir?

Basit kavgada yumrukla burun kırılması tipik olarak hafif dereceli kırıktır: Temel ceza TCK 86’ya göre belirlenir ve altıda bir civarında artırılır. Fiil silahla ya da 86/3 kapsamındaki kişilere karşı işlenmişse önce o artırımlar uygulanır.

Birden fazla kemik kırılırsa ceza her kırık için ayrı mı artar?

Hayır. Artırım bir kez uygulanır; ancak kırıkların hayat fonksiyonlarına toplam etkisi derecelendirmeye yansır ve oran yükselir.

Hem kırık hem hayati tehlike varsa iki artırım birden uygulanır mı?

Hayır. Uygulamada yalnızca en ağır netice üzerinden artırım yapılır; kırık ayrıca artırım doğurmaz ama temel cezanın belirlenmesinde gözetilir.

Çıkık da kırık gibi mi değerlendirilir?

Evet. Kanun kemik kırılması ile çıkığı aynı hükümde düzenler; çıkığın hayat fonksiyonlarına etkisi de aynı yöntemle derecelendirilir.

TCK 87/3 davasında avukat desteği neden önemli?

Derecelendirme raporunun denetimi ve içtima hesabı, artırım oranını ve sonuç cezayı doğrudan belirler. Avukatlık hizmetleri TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ücretlidir.

Av. Çağrı Ayboğa Kimdir?

Av. Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunudur ve yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ankara Barosuna kayıtlı olarak (Sicil No: 34507) Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosunun kurucu avukatı sıfatıyla ağırlıklı olarak ceza hukuku alanında çalışmakta; kasten yaralama ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama dosyalarında müdafilik ve mağdur vekilliği görevi yürütmektedir. Bu yazı, TCK 87/3 kemik kırılması ve çıkığına neden olan yaralama konusundaki güncel Yargıtay içtihatları taranarak hazırlanmıştır ve bilgilendirme amaçlıdır; somut olaya özgü hukuki danışmanlık yerine geçmez.

TCK 87/3 Kemik Kırığı Suçlamasında Ankara Ceza Avukatı Desteği

Yaralama dosyalarında adli raporların doğru okunması, nitelendirme ve haksız tahrik tartışması sonucu yıllarla değiştirir. Tck 87 neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama rehberimizi inceleyebilir, dosyanız için Ankara ceza avukatı desteği alabilirsiniz.

Ankara Avukat

Avukat Çağrı Ayboğa

Avukat Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosu’nun kurucu avukatlarındandır. Ankara Barosu’na kayıtlı olarak dinamik ve tecrübeli ekibiyle avukatlık mesleğini icra etmektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Ara