Ceza Hukuku
Trend

Terör Örgütünün Propagandası Suçu (TCK 220/8)

Terör Örgütünün Propagandası Suçu Nedir? Kısa cevap: Türk Ceza Kanunu’nun 220/8. maddesi uyarınca, bir örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, övecek veya teşvik edecek şekilde propaganda yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun basın veya yayın yoluyla işlenmesi hâlinde, ceza yarı oranında artırılır.

📜 Yasal Dayanak: TCK 220/8

TCK  Madde 220 (8) Örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde propagandasını yapan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Propaganda Nedir?

Türk Dil Kurumu’na göre propaganda;
“Bir düşünceyi, inancı veya öğretiyi yaymak, benimsetmek için yapılan etkileyici çalışmalar” anlamına gelir.
Hukuki bağlamda ise, propaganda eylemi yalnızca düşünce açıklaması değil, bir örgütün şiddet yöntemlerini meşrulaştırma yönünde yapılan sistematik ve kasıtlı yayma faaliyetidir.

DMCA.com Protection Status

Suçun Unsurları

  • Fail: Herkes bu suçun faili olabilir; örgüt üyesi olma şartı aranmaz.
  • Konu: Örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemleri.
  • Fiil: Bu yöntemleri meşru göstermek, övmek veya teşvik etmek.
  • Kast: Suç, doğrudan kastla işlenebilir; taksir mümkün değildir.

Basın ve Sosyal Medya Üzerinden Propaganda

Günümüzde en sık karşılaşılan durum, örgüt propagandasının sosyal medya paylaşımları yoluyla yapılmasıdır. Retweet, paylaşım, beğeni veya yorumlar bile, içerik örgütün şiddet eylemlerini destekliyorsa,
savcılıklarca propaganda suçunun delili olarak değerlendirilebilir. Ancak, ifade özgürlüğü sınırları içindeki eleştiriler suç oluşturmaz.

Ceza ve Artırım Oranları

  • Temel ceza: 1 yıldan 3 yıla kadar hapis.
  • Basın-yayın yoluyla işlenirse: Ceza yarı oranında artırılır.
  • Suç örgütü üyesi olunması hâlinde: Ek olarak TCK 314 hükümleri de uygulanabilir.

🛡️ Savunma Hakkı ve Hukuki Süreç

Savunmada; paylaşımın eleştiri niteliğinde olduğu,
şiddeti teşvik etmediği veya örgütle bağ kurulmadığı gibi unsurlar ön plandadır.
Ceza avukatı desteği, özellikle sosyal medya paylaşımlarında yanlış değerlendirme risklerine karşı hayati önemdedir.

Terör Örgütünün Propagandası Suçu TCK 220/8 – Sık Sorulan Sorular

Terör örgütü propagandası suçu memurluğa engel mi?

Kısa cevap: Evet, kesinleşmiş mahkûmiyet memuriyete engeldir. 657 sayılı DMK’nın 48/A-5 bendi uyarınca terör suçlarından mahkûm olmamak kamu görevine giriş için şarttır. TCK 220/8 kapsamında kesinleşmiş hapis cezası “terör suçu” çerçevesinde memuriyete engel sayılır. HAGB kararı mahkûmiyet hükmü olmadığından doğrudan engel niteliğinde değildir; ancak güvenlik soruşturması/arka plan incelemesi bakımından olumsuz değerlendirmelere yol açabilir.

Terör propagandası suçu paraya çevrilir mi?

Asıl yaptırım hapis cezasıdır (1–3 yıl). TCK m.50 uyarınca kısa süreli hapis (1 yıl veya daha az) bazı hâllerde adli para cezasına veya seçenek yaptırımlara çevrilebilir. Bu nedenle tam 1 yıl verilen bir cezanın
şartlar oluşmuşsa çevrilmesi hakimin takdirindedir. Ancak suç basın-yayın yoluyla işlenmişse ceza
yarı oranında artırılır (en az 1 yıl 6 aya çıkar) ve bu durumda paraya çevirme şartı zaten sağlanmaz.
Failin kişiliği, suçun işleniş biçimi ve pişmanlık gibi ölçütler değerlendirilir; otomatik dönüşüm yoktur.

Terör propagandası yapan nereye şikayet edilir?

Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusu yapılabilir; ayrıca İl Emniyet Müdürlükleri Terörle Mücadele birimleri ve Siber Suçlar şubeleri başvuru kabul eder. Acil ihbarlar için 112’yi arayabilir; çevrimiçi içerikler için platform içi bildirim ve delil toplama (ekran kaydı/URL/tarih-saat) önemlidir.

Terör Örgütünün Propagandası Suçu Yargıtay Kararları
Terör Örgütünün Propagandası Suçu Yargıtay Kararları

Terör Örgütünün Propagandası Suçu Yargıtay Kararları

Propagandada Doğrudan Kast Aranır; Olası Kastla İşlenemez

Sanık hakkında, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlar nedeniyle 3713 sayılı TMK m.7/2 uyarınca “terör örgütü propagandası yapma” suçundan dava açılmıştır. İlk derece mahkemesi, sanığın örgütle iltisaklı içerikler paylaştığını, bu paylaşımların örgüt propagandası mahiyetinde olduğunu belirterek mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Dosya temyiz edilmiştir.

Yargıtay incelemesinde; propaganda suçunun manevi unsurunun genel kast değil, doğrudan kast olduğu, failin eylemini örgüt lehine etki doğurmak amacıyla ve bu bilince sahip olarak gerçekleştirmesi gerektiği vurgulanmıştır. Olası kastla hareket eden failin, bu suçun özel yapısı gereği cezalandırılamayacağı belirtilmiştir. Suçun oluşması için failin; örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini övmek, meşrulaştırmak veya bu yöntemlere başvurmayı teşvik etmek niyetinde olması gerekir. Aksi halde, salt örgüt adının geçtiği paylaşımlar ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmelidir.

Künye: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/4225, K. 2022/1689.

Tipiklik İçin “Cebir-Şiddet-Tehdit” Yöntemleriyle Bağ Kurulması Zorunludur

Sanığın, sosyal medya hesabında terör örgütüne ait bayrak ve lider fotoğrafı paylaştığı olayda, yerel mahkemece mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Temyiz incelemesinde Yargıtay, TMK m.7/2’deki suçun tipikliğinin oluşması için, örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemleriyle doğrudan veya dolaylı biçimde ilişki kurulması gerektiğini vurgulamıştır.

Yargıtay, paylaşımların örgütü destekleyen nitelikte olmasına rağmen, şiddet veya tehdit içeren yöntemleri övme, meşrulaştırma veya teşvik unsurlarını taşımaması sebebiyle suçun maddi unsurunun oluşmadığını belirtmiştir. İfade özgürlüğünün sınırının şiddet çağrısı veya teşvikiyle belirlendiği, bu sınırı aşmayan açıklamaların cezalandırılamayacağına dikkat çekilmiştir.

Künye: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/14439, K. 2022/2829.

Zincirleme Propaganda: Aynı Suç Kararının İcrası Kapsamındaki Eylemler Tek Suç Sayılır

Sanık hakkında aynı yıl içinde farklı tarihlerde yapılan propaganda eylemleri nedeniyle birden fazla mahkûmiyet kararı verilmiştir. Yargıtay, bu eylemlerin zincirleme suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Kararda, failin aynı saik ve karar doğrultusunda, aynı örgüt lehine eylemlerini süreklilik arz edecek biçimde gerçekleştirmesinin, tek bir suçun birden fazla icrası anlamına geldiği; bu durumda TCK m.43/1 uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği ifade edilmiştir. Mahkemenin her bir eylemi bağımsız suç gibi değerlendirerek ayrı mahkûmiyet kurması, “non bis in idem” ilkesine ve adil yargılanma hakkına aykırı bulunmuştur.

Künye: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2021/4874, K. 2021/11515.

Üyelikle Örtüşen Fiillerde “Erime Sistemi”: Ayrıca Propagandadan Cezalandırılamaz

Sanığın, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yürütülen yargılamada aynı zamanda örgüt propagandası yapmakla da cezalandırıldığı olayda Yargıtay, iki suçun unsurlarının örtüştüğü durumlarda “fikri içtima” ilkesi gereği sadece en ağır suçtan cezalandırma yapılabileceğine hükmetmiştir.

Yargıtay’a göre, sanığın faaliyetleri süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz ediyorsa ve bu eylemler örgüt üyeliğini kanıtlar nitelikteyse, ayrıca TMK m.7/2’den ceza verilmesi mükerrer cezalandırma oluşturur. Ancak üyelik suçunun unsurları oluşmamışsa, eylem TMK m.7/2 çerçevesinde değerlendirilebilir. Bu değerlendirme, hem hukuki güvenlik hem de orantılılık ilkesi gereği zorunludur.

Künye: Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2023/8426, K. 2023/11338.

Duruşmada “Biji Serok Apo” Sloganı: Şiddet Unsuru ve Yakın Tehlike Yoksa Propaganda Sayılamaz

Sanığın duruşma salonunda “Biji Serok Apo” sloganı atması üzerine hakkında TMK m.7/2 kapsamında dava açılmıştır. Yerel mahkeme, bu davranışın örgüt propagandası niteliğinde olduğuna karar vermiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, söz konusu eylemin somut olay bağlamında örgütün şiddet içeren yöntemlerini övme, meşrulaştırma veya teşvik etme unsurlarını taşımadığını belirtmiştir. Ayrıca eylemin, kamu düzeni veya toplumsal güvenlik açısından yakın ve açık bir tehlike yaratmadığı, bu nedenle ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Ceza Genel Kurulu, sembolik, ani ve spontane davranışların, şiddet çağrısı içermediği sürece propaganda suçu kapsamında değerlendirilemeyeceğine hükmetmiştir.

Künye: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/236, K. 2022/598.

“Gerilla Marşı” Söylemek Tek Başına Propaganda Suçu Oluşturmaz

Bir konser sırasında toplu şekilde “Gerilla Marşı” söylenmesi nedeniyle sanıklar hakkında TMK m.7/2 kapsamında dava açılmıştır. Mahkemece verilen mahkûmiyet hükmü, Yargıtay tarafından bozulmuştur.

Yargıtay, marşın içeriğinde örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini öven veya teşvik eden ifadeler bulunmadığını, ayrıca eylemin “örgüt lehine propaganda” olarak değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir. Marşın söylendiği bağlamda, topluluğun örgüt üyeliğine veya şiddete çağrı yapmadığı, dolayısıyla fiilin ifade özgürlüğü sınırları içinde kaldığına hükmedilmiştir.

Künye: Yargıtay 16. Ceza Dairesi, K. 2015/719.

İfade Özgürlüğü Kapsamında YPG Bayrağı Paylaşımı Propaganda Suçu Oluşturmaz

Başvurucu hakkında, sosyal medya hesabında PYD-YPG bayrağı önünde çekilmiş bir fotoğrafı beğendiği gerekçesiyle 3713 sayılı TMK m.7/2 kapsamında “terör örgütü propagandası yapmak” suçundan dava açılmıştır. İlk derece mahkemesi, sanığın eyleminin örgüt propagandası niteliğinde olduğuna karar vererek 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmetmiş; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir.

Anayasa Mahkemesi incelemesinde, Türkiye’nin YPG’yi bir terör örgütü olarak kabul etmesinin ancak 21 Mayıs 2015 tarihinde kesinleştiğini, başvurucunun ise paylaşımı 15 Mayıs 2015 tarihinde beğendiğini tespit etmiştir. Bu nedenle, failin eylem tarihinde YPG’nin terör örgütü olduğuna dair bilgisi bulunduğunun varsayılamayacağı belirtilmiştir.

Mahkeme, sosyal medya beğenilerinin —paylaşımın yayılmasından ziyade— çoğunlukla ilgi gösterme veya destek belirtme anlamı taşıdığını; ancak her durumda “şiddeti teşvik” anlamına gelmeyeceğini vurgulamıştır. Somut olayda paylaşılan içerikte örgütün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşrulaştıran veya öven bir ifade bulunmadığı, dolayısıyla failin eyleminin suç değil, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.

Bu karar, terörle mücadele yasalarının uygulanmasında “kanunilik” ve “öngörülebilirlik” ilkelerinin ihlal edilmemesi gerektiğini; özellikle sosyal medya içeriklerinin otomatik olarak suç sayılmaması gerektiğini vurgulamaktadır.

Künye: Anayasa Mahkemesi, Ahmet Aslan Başvurusu, B. No: 2021/23949, T. 06.10.2022.

 

Avukat Çağrı Ayboğa

Avukat Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosu’nun kurucu avukatlarındandır. Ankara Barosu’na kayıtlı olarak dinamik ve tecrübeli ekibiyle avukatlık mesleğini icra etmektedir.
Başa dön tuşu
Ara