
Ceza Hukuku – Anayasa Yargısı – Son Güncelleme: 20 Ekim 2026
Anayasa Mahkemesi, 1 Haziran 2023 tarihli ve E. 2022/120, K. 2023/107 sayılı kararıyla Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231’de düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunu Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmiştir. Karar 1 Ağustos 2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış, iptal hükmünün yayımdan bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Bu rehberi Ayboğa Avukatlık Bürosu hazırlamıştır.
CMK Madde 231 – Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması(5) (Değişik: 16/7/2026 – 7589/15 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
Madde hakkında kısa not: Maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin bölümü, 7589 sayılı Kanunun 15. maddesiyle yeniden düzenlenmiştir. Yukarıdaki metin kurumun tanımını ve uygulanma eşiğini kuran fıkradır; denetim süresi, yükümlülükler, davanın düşmesi ve kanun yoluna ilişkin düzenlemeler maddenin devamında yer alır. Madde kısa aralıklarla değiştiği için fıkra numaraları kaymıştır; somut bir dosyada uygulanacak hüküm, karar tarihindeki resmi metne göre belirlenmelidir. Güncel metin Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden kontrol edilmelidir.
Ankara’da bir asliye ceza mahkemesinde yargılanan kişi, 2023 yazında hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğini öğrenir. Birkaç hafta sonra haberlerde Anayasa Mahkemesi’nin bu kurumu iptal ettiğini okur ve dosyasının kendiliğinden kapandığını düşünür. Oysa iptal kararı geriye yürümez, kesinleşmiş kararları ortadan kaldırmaz ve yürürlüğü bir yıl sonraya bırakılmıştır. Bu rehber, kararın künyesini, dört ayrı iptal gerekçesini, yürürlük takvimini, derdest ve kesinleşmiş dosyalara etkisini ve maddenin bugün yürürlükte olan hâlini sırayla ele alır.
HAGB kararınızın tarihine göre hangi kanun yolunun açık olduğunu birlikte belirleyelim mi?
Anayasa Mahkemesi HAGB Düzenlemesini Neden İptal Etti?
Bu sayfa kurumun genel anlatımını yapmaz; hükmün açıklanmasının geri bırakılması (CMK m. 231) başlıklı içeriğimiz kurumun koşullarını ve işleyişini ayrıntılı biçimde ele almaktadır. Burada yalnızca Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı, kararın gerekçeleri, yürürlük takvimi ve iptalin dosyalara etkisi incelenmektedir.
İptal kararının çıkış noktası, kurumun işleyişindeki tek bir cümlede toplanan yapısal sorundur. Sanığa, hakkında mahkûmiyet kurulup kurulmayacağı henüz belli değilken, ileride mahkûmiyet verilmesi ihtimaline dayalı olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul edip etmediği sorulmaktaydı. Sanık bu soruya olumlu cevap verdiğinde, henüz var olmayan bir hükme karşı istinaf yolundan önceden feragat etmiş sayılıyordu.
Anayasa Mahkemesi, hüküm kurulmadan önce açıklanan bu feragat iradesinin anayasal geçerlilik koşullarını taşımadığını tespit etmiştir. İstinaf kanun yoluna tabi olması gereken bir yargılama, sanığın kabulüyle yalnızca itiraz yoluna tabi hâle geliyor; ilk derece mahkemesinin adil yargılanma güvencelerine uyup uymadığı istinaf mercii tarafından denetlenemiyordu. Mahkeme bu durumun hak ihlallerine yol açtığını, daha önce verdiği bireysel başvuru kararlarındaki tespitlere de dayanarak ortaya koymuştur.
Kararın ikinci ekseni, kurumun yalnızca sanık bakımından değil mağdur bakımından da sonuç doğurmasıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması bir ceza değildir; kişiyi denetim süresi boyunca ceza tehdidi altında bırakmaktan ibarettir. Bu nitelik, özellikle kötü muamele iddialarında mağdura uygun bir giderim sağlanmaması sonucunu doğuruyordu.
Kararın kapsamı neden maddenin bütününe yayıldı?
Anayasa Mahkemesi önce kurumun çekirdeğini oluşturan hükmü iptal etmiş, ardından bu iptal nedeniyle uygulanma imkânı kalmayan diğer hükümleri de iptal etmiştir. Teknik olarak iptal edilen cümle, kurumun uygulanma şartlarını kuran hükümdür; bu hüküm ortadan kalktığında denetim süresi, yükümlülükler, davanın düşmesi, hükmün açıklanması ve kanun yoluna ilişkin düzenlemeler de işlevsiz kalmıştır. Hangi fıkranın hangi kapsamda iptal edildiği, kararın tam metninden takip edilmelidir.
İptal Kararının Künyesi ve İptal Edilen Hükümler
Karar, bir iptal davası ile birlikte derdest dosyalardan gelen itiraz başvurularının birleştirilerek incelenmesi sonucunda verilmiştir. Anayasa Mahkemesi, kurumun ilk kez bu kararla tartışılmadığını, daha önce verdiği bireysel başvuru kararlarında kurumun işleyişine ilişkin tespitler yaptığını belirterek bu tespitleri norm denetiminde esas almıştır.
Fıkra bazındaki ayrıntı nereden takip edilmeli?
Kararın hangi fıkrayı hangi kapsamda iptal ettiği, bu sayfadaki özetle değil kararın tam metniyle takip edilmelidir. Resmî metin Anayasa Mahkemesi Norm Kararlar Bilgi Bankası ile Resmî Gazete arşivinde yer alır; Kaynakça bölümündeki bağlantılar bu kaynaklara yönlendirir. Fıkra numaraları maddenin sonraki değişiklikleriyle kaydığı için, somut bir dosyada karar tarihindeki metin esas alınmalıdır.
İptal Gerekçesi: Kanun Yolundan Feragat ve Etkili Başvuru Hakkı
Ceza yargılamasında kanun yolundan feragat mümkündür; ancak bunun geçerli olması için feragat edilen hakkın içeriğinin bilinmesi gerekir. Hüküm henüz kurulmamışken, hangi suçtan, hangi cezaya ve hangi gerekçeyle mahkûm olunacağı belli değilken verilen kabul beyanı, bilinçli bir feragat sayılamaz. Anayasa Mahkemesi bu noktayı kararın merkezine yerleştirmiştir.
İkinci sorun denetimin kapsamıdır. İtiraz yolu, istinaf gibi maddi vakıa ve hukuki değerlendirmeyi yeniden ele alan geniş bir denetim sağlamaz. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yalnızca itiraz yolunun açık olması; delil değerlendirmesindeki, savunma hakkına ilişkin işlemlerdeki ya da nitelendirmedeki hataların bir üst mercide incelenememesi sonucunu doğuruyordu. Bu durumda hükmün hukuka uygunluğu fiilen denetimsiz kalıyordu.
Üçüncü sorun, kabul beyanının pratikte bir seçim olmaktan çıkmasıdır. Sanık, kabul etmediğinde mahkûmiyetin açıklanacağını ve cezanın infaz edileceğini bildiği için beyanı baskı altında veriyordu. Böylece kanun yolundan feragat, iradi bir tasarruf değil fiilî bir zorunluluk hâline geliyordu.
Uygulamada bu boşluk, kesinleşmiş kararlarda ancak olağanüstü kanun yollarının gündeme gelmesine yol açıyordu. Hukuka aykırılığın kesinleşmiş kararda tespit edilmesi hâlinde başvurulan kanun yararına bozma dilekçesi bu nedenle önem kazanmıştı. Olağan kanun yolunun kapalı olması, denetimi istisnai bir yola bağımlı hâle getiriyordu.
Mağdurun Konumu, Müsadere ve Kamu Görevlisi Suçları
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bir ceza değildir. Bu nitelik, mağdur bakımından önemli bir sonuç doğurur: fail hakkında infaz edilebilir bir ceza ortaya çıkmaz. Anayasa Mahkemesi, özellikle kötü muamele iddialarında bu sonucun mağdura uygun bir giderim sağlamadığını, kurumun uygulanmasında mağdurun muvafakatinin ya da manevi bir telafinin aranmadığını vurgulamıştır.
Müsadere yönünden tespit edilen eksiklik ise şudur: hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinde müsadere işleminin hangi aşamada infaz edileceği açık bir kanun hükmüyle düzenlenmemişti. Mülkiyet hakkına müsadere yoluyla yapılan sınırlamaya karşı istinaf yolu askıya alındığı hâlde müsadere kararının infazının mümkün hâle gelmesi, malike aşırı bir külfet yükleyen bir belirsizlik yaratıyordu.
Üçüncü başlık failin kamu görevlisi olduğu hâllerdir. Anayasa; işkence, eziyet ve kötü muamele fiillerinde devlete faillere fiilleriyle orantılı ceza verilmesi ve mağdura uygun giderim sağlanması yükümlülüğü yükler. Kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği bu nitelikteki suçlarda kurumun uygulanamayacağına dair açık bir yasal düzenleme bulunmaması ve yargı uygulamasının bu sorunu çözememesi, Anayasa Mahkemesi tarafından aykırılık sebebi olarak kabul edilmiştir.
İptal Hükmü Ne Zaman Yürürlüğe Girdi?
Anayasa, iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlandıkları tarihte yürürlüğe gireceğini, ancak Anayasa Mahkemesi’nin gereken hâllerde iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabileceğini öngörür. Bu erteleme yetkisi, iptalin doğrudan uygulanmaya girmesi hâlinde ortaya çıkacak hukuki boşluğun önlenmesi amacıyla kullanılır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, ceza yargılamasında çok geniş bir uygulama alanına sahip olduğundan iptalin aynı gün yürürlüğe girmesi derdest binlerce dosyada belirsizlik doğuracaktı. Mahkeme bu nedenle azami erteleme süresini kullanmış; kanun koyucuya kurumu anayasal güvencelere uygun biçimde yeniden düzenlemesi için bir yıl tanımıştır.
Uygulamadan not – Av. Çağrı Ayboğa
Kararın yayımlandığı günlerde en sık aldığım soru, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunan kişilerin bu karardan kendiliğinden kurtulup kurtulmadığıydı. Cevap olumsuzdu. İptal kararı derdest ve kesinleşmemiş dosyalarda ileriye etkili sonuç doğurur; kesinleşmiş kararları kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Bu dosyalarda yapılacak iş, denetim süresinin seyrini ve adli sicil kaydının durumunu ayrı ayrı değerlendirmekti.
İptalin Derdest Dosyalara Etkisi
Buradaki ölçüt, kararın verildiği ve kesinleştiği tarihtir. Yürürlük tarihinden sonra verilecek kararlarda mahkemeler, o tarihte yürürlükte olan kanun metnini uygulamak zorundadır. Kanun koyucu bir yıllık süre içinde yeni bir düzenleme yaptığı için uygulamada geniş bir boşluk doğmamış, mahkemeler yeni metni uygulamaya devam etmiştir.
Derdest dosyalarda pratik sonuç, hükme karşı başvurulacak kanun yolunun doğru belirlenmesidir. Karar tarihine göre itiraz ya da istinaf yolunun açık olabilmesi, dilekçenin doğru mercie ve doğru süre içinde verilmesini gerektirir. Yanlış kanun yoluna başvurulması hâlinde dosya merciince gönderilse bile süre riski doğar; bu nedenle istinaf dilekçesi hazırlanırken karar tarihi ve kanun metni birlikte kontrol edilmelidir.
Kanun yolu rejimi için uyarı
Kanun yolunun türü, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verildiği tarihe göre değişmektedir. Hangi karara karşı hangi yolun açık olduğu ve sürenin ne zaman başladığı, dosyanın karar tarihi ile o tarihte yürürlükte olan kanun metni karşılaştırılarak belirlenmelidir. Bu konuda yapılan son yasal düzenlemeler bakımından güncel durum resmi kaynaklardan takip edilmelidir; Resmî Gazete ve Mevzuat Bilgi Sistemi bu amaçla esas alınacak kaynaklardır.
Kesinleşmiş HAGB Kararları Etkilendi mi?
Kesinleşmiş kararı bulunan kişiler bakımından pratik sorular üç başlıkta toplanır. Birincisi denetim süresinin seyri ve süre sonunda davanın düşmesine karar verilmesidir. İkincisi denetim süresi içinde yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde hükmün açıklanmasıdır. Üçüncüsü kaydın adli sicilde nasıl tutulduğu ve ne zaman silineceğidir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları, adli sicil kaydında genel kayıtlar arasında değil kendine özgü bir sistemde tutulur ve ancak kanunda gösterilen hâllerde ilgili mercilere verilir. Kaydın durumuna ilişkin işlemler için adli sicil ve arşiv kaydının silinmesi dilekçesi örneği ile başvuru yapılabilir. Yasaklanmış hakların geri verilmesi talebine ilişkin ayrı bir yol olarak memnu hakların iadesi dilekçesi de gündeme gelebilir.
Kesinleşmiş kararda hukuka aykırılık bulunduğu düşünülüyorsa olağan kanun yolları tükendiğinden olağanüstü yollar değerlendirilir. Bu kapsamda kanun yararına bozma talebiyle Adalet Bakanlığı ya da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanalıyla inceleme istenmesi mümkün olabilir. Koşulları varsa Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yolu da ayrıca değerlendirilir.
Yasama Boşluğu, Yeni Düzenleme ve İkinci İptal Kararı
İptal kararından sonraki süreç üç aşamada okunabilir. Birinci aşamada kanun koyucu, 12 Mart 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7499 sayılı Kanun ile maddeyi yeniden kurmuştur; bu değişiklik 1 Haziran 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Düzenlemenin en belirgin yönü, Anayasa Mahkemesi’nin eleştirdiği sanığın kabulü şartının kaldırılması ve kanun yoluna ilişkin rejimin değiştirilmesidir.
İkinci aşamada Anayasa Mahkemesi, yeni metni de denetlemiş ve 10 Temmuz 2025 tarihli, E. 2024/98 ve K. 2025/149 sayılı kararıyla iptal etmiştir. Karar 31 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmış, iptal hükmünün yayımdan dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Kararda öne çıkan gerekçe, kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği işkence ve kötü muamele niteliğindeki suçlarda kurumun uygulanmasını engelleyen açık bir düzenlemenin hâlâ bulunmamasıdır.
Üçüncü aşamada kanun koyucu yeniden harekete geçmiş; 7589 sayılı Kanun ile madde tekrar düzenlenmiş ve bu metin 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. Böylece ikinci iptalin yürürlük tarihi gelmeden önce yeni metin yürürlüğe girmiş ve uygulamada boşluk oluşmamıştır.
| Tarih | Gelişme | Künye ya da dayanak | Sonucu |
|---|---|---|---|
| 1 Haziran 2023 | Anayasa Mahkemesi CMK m. 231 düzenlemesini iptal etti | E. 2022/120, K. 2023/107 | İptalin yürürlüğü bir yıl sonraya bırakıldı |
| 1 Ağustos 2023 | Karar Resmî Gazete’de yayımlandı | Anayasa m. 153 | Bir yıllık erteleme süresi işlemeye başladı |
| 12 Mart 2024 | 7499 sayılı Kanun yayımlandı | 7499 sayılı Kanun | CMK m. 231 yeniden düzenlendi |
| 1 Haziran 2024 | Yeni madde metni yürürlüğe girdi | 7499 sayılı Kanun yürürlük hükmü | Sanığın kabulü şartı kaldırıldı, kanun yolu rejimi değişti |
| 1 Ağustos 2024 | 2023 tarihli iptal hükmü yürürlüğe girdi | Kararın yürürlük kaydı | Yeni metin yürürlükte olduğu için boşluk doğmadı |
| 10 Temmuz 2025 | Anayasa Mahkemesi yeni metni de iptal etti | E. 2024/98, K. 2025/149 | İptalin yürürlüğü dokuz ay sonraya bırakıldı |
| 31 Aralık 2025 | İkinci iptal kararı Resmî Gazete’de yayımlandı | Anayasa m. 153 | Dokuz aylık erteleme süresi işlemeye başladı |
| 31 Temmuz 2026 | 7589 sayılı Kanun Resmî Gazete’de yayımlandı | 7589 sayılı Kanun | CMK m. 231 yeniden düzenlendi, boşluk önlendi |
Tablo okunurken dikkat edilecek nokta
Tablodaki tarihler kararların ve kanunların Resmî Gazete künyelerine dayanır. Maddenin bugün yürürlükte olan metni ve fıkra numaraları zaman içinde değiştiği için somut bir dosyada uygulanacak hüküm, karar tarihindeki metne göre belirlenmelidir. Güncel metin Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden, kararlar ise Anayasa Mahkemesi Norm Kararlar Bilgi Bankası üzerinden kontrol edilmelidir.
Bugün Yürürlükte Olan Düzenleme Ne Diyor?
Yeni metnin iki belirgin özelliği vardır. Birincisi, kararın verilebilmesi için sanığın önceden kabul beyanının aranmamasıdır; Anayasa Mahkemesi’nin iptal gerekçesinin merkezinde bulunan şart kaldırılmıştır. İkincisi, müsadereye ilişkin hükümlerin kurumun kapsamı dışında bırakılmasıdır; böylece müsaderenin kendi rejimine göre sonuç doğurduğu açık biçimde belirtilmiştir.
Maddenin kalan düzenlemeleri denetim süresini, denetim süresi içinde yüklenebilecek yükümlülükleri, süre sonunda davanın düşmesine karar verilmesini ve yükümlülüklere aykırılık hâlinde hükmün açıklanmasını kapsar. Bu düzenlemelerin numaralandırması değişikliklerle birlikte kaydığı için, bir dilekçede fıkra numarasına atıf yapılacaksa numara dosyanın karar tarihindeki resmi metinden alınmalıdır.
Kanun yoluna ilişkin rejim, maddenin en çok değişen bölümüdür. Hangi karara karşı itiraz, hangisine karşı istinaf yolunun açık olduğu ve sürenin ne zaman işlemeye başladığı dosyanın karar tarihine bağlıdır. Bu nedenle güncel durum resmi kaynaklardan takip edilmelidir; bu sayfadaki anlatım, resmi metnin yerini almaz. Kurumun koşullarına ilişkin genel çerçeve, İlgili Rehberler bölümünde bağlantısı verilen CMK m. 231 içeriğimizde ele alınmaktadır.
Bu Dosyalarda Sık Yapılan Hatalar
Bu hataların ortak kökeni, maddenin kısa aralıklarla değişmiş olmasıdır. Aynı suç, aynı ceza ve aynı mahkeme için iki farklı yılda verilen iki karar, farklı kanun yoluna tabi olabilir. Bu nedenle dosyanın ilk okunduğu anda yapılacak iş, karar tarihini tespit etmek ve o tarihteki metni resmi kaynaktan çıkarmaktır.
Ayboğa Avukatlık Bürosu HAGB dosya kontrol listesi
Listenin amacı, dosyanın ilk incelemesinde cevaplanması gereken soruları tek yerde toplamaktır. Bu sorular cevaplanmadan yazılan bir dilekçe, doğru gerekçeleri içerse bile yanlış mercie ya da süresi geçtikten sonra verilmiş olma riski taşır.
Ankara’da HAGB Kararlarına Karşı Hak Arama Yolları
Ankara Adliyesi ve Ankara Batı Adliyesi’nde asliye ceza, ağır ceza ve çocuk mahkemelerinde verilen kararlarda ilk yapılması gereken, gerekçeli kararın tebliğ tarihinin ve karar tarihinin tespit edilmesidir. Kanun yolu süresi tebliğden işlediği için bu iki tarih, başvurunun süresinde olup olmadığını belirler. Dosyadaki karar tarihi aynı zamanda hangi kanun metninin uygulanacağını gösterir.
Ayboğa Avukatlık Bürosu, Çankaya’daki ofisinden Ankara ve Ankara Batı adliyelerinde görülen ceza dosyalarında sanık müdafiliği ve katılan vekilliği yürütmekte; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı kanun yolu başvurularını, adli sicil işlemlerini ve yasaklanmış hakların geri verilmesi taleplerini hazırlamaktadır. Büroya Ankara avukat sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
Anayasa Mahkemesi HAGB İptal Kararı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Anayasa Mahkemesi HAGB düzenlemesini hangi kararla iptal etti?
İptal kararı ne zaman yürürlüğe girdi?
Anayasa Mahkemesi yürürlüğü neden erteledi?
İptal kararının temel gerekçesi nedir?
Hakkımda verilmiş kesinleşmiş HAGB kararı iptalden etkilendi mi?
İptal nedeniyle denetim süresi sona erer mi?
1 Ağustos 2024 tarihinde yasama boşluğu doğdu mu?
Yeni düzenlemede sanığın kabulü şartı var mı?
Anayasa Mahkemesi yeni metni de iptal etti mi?
İkinci iptal kararı sonrası madde yeniden düzenlendi mi?
Yürürlükteki metinde müsadere nasıl düzenlenmiştir?
HAGB kararına karşı itiraz mı istinaf mı başvurulur?
Kesinleşmiş kararda hukuka aykırılık varsa ne yapılabilir?
İlgili Rehberler
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (CMK m. 231)
Kurumun koşulları, denetim süresi, yükümlülükler ve davanın düşmesi usulü.
İstinaf Dilekçesi Örneği
Kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yolu dilekçesinin kurgusu ve süre hesabı.
Kanun Yararına Bozma Dilekçesi
Kesinleşmiş kararlarda hukuka aykırılığın olağanüstü yolla incelenmesi talebi.
Adli Sicil ve Arşiv Kaydının Silinmesi Dilekçesi Örneği
Kaydın durumunun sorgulanması ve silinme koşullarının değerlendirilmesi.
Kaynakça

Av. Çağrı Ayboğa Kimdir?
Ayboğa Avukatlık Bürosu – Ankara Barosu Sicil No: 34507 – Çankaya / Ankara
Av. Çağrı Ayboğa, Ankara Barosu’na kayıtlı bir avukattır ve ceza hukuku ile ceza muhakemesi usulü alanlarında çalışmaktadır. Ağır ceza ve asliye ceza mahkemelerinde sanık müdafiliği ile katılan vekilliği yürütmekte; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı kanun yolu başvuruları, adli sicil işlemleri ve yasaklanmış hakların geri verilmesi talepleri hazırlamaktadır.
Bu rehber 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Türkiye Cumhuriyeti Anayasası hükümleri esas alınarak hazırlanmış, hukuki doğruluğu 20 Ekim 2026 tarihinde Av. Çağrı Ayboğa tarafından denetlenmiştir. Metin bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi belgeleriyle değerlendirilmelidir.
Hakkınızda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının tarihini, tebliğ belgesini ve karar örneğini iletin; hangi kanun yolunun açık olduğunu ve sürenin durumunu birlikte değerlendirelim.
Avukata Sor Ankara Ceza Avukatı
Danışmanlık ücretlidir. Görüşme ücretleri 2025-2026 TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca uygulanır.

