İçeriğe geç

Finansal Kiralama Sözleşmesi (Leasing): Şartları ve Sona Ermesi

Finansal kiralama sözleşmesi şartları, tescil ve sona erme

Ticaret Hukuku - Finansal Kiralama - Son Güncelleme: 29 Ekim 2026

Finansal kiralama sözleşmesi, kiralayanın kiracının seçtiği yatırım malını satıcıdan satın alıp zilyetliğini belirli bir süre ve kira bedeli karşılığında kiracıya bıraktığı sözleşmedir. 6361 sayılı Kanun m. 18 ve devamında düzenlenir; geçerliliği yazılı şekle bağlıdır ve taşınırlarda noterde özel sicile tescil, taşınmazlarda tapu şerhi gerekir. Mülkiyet süre boyunca kiralayanda kaldığı için mal, kiracının borcu nedeniyle haczedilemez. Rehberi Ayboğa Avukatlık Bürosu güncel mevzuat ve yerleşik içtihat doğrultusunda hazırlamıştır.

Av. Çağrı Ayboğa, Ayboğa Avukatlık Bürosu, Ankara

Hazırlayan Hukuki DeğerlendirmeAvukat Çağrı Ayboğa
Av. Yavuz Baturhan Yıldırım

Kontrol ve DenetlemeAvukat Yavuz Baturhan Yıldırım
Ankara Barosu Sicil No: 34507 - Denetlenme Tarihi: 29 Ekim 2026
6361 sayılı Kanun Madde 18 - Finansal kiralama sözleşmesiFinansal kiralama sözleşmesi; kiralayanın, kiracının talebi ve seçimi üzerine üçüncü bir kişiden veya bizzat kiracıdan satın aldığı veya başka suretle temin ettiği veya daha önce mülkiyetine geçirmiş bulunduğu bir malın zilyetliğini, her türlü faydayı sağlamak üzere kira bedeli karşılığında, kiracıya bırakmasını öngören sözleşmedir.

Madde hakkında kısa not: Madde, finansal kiralamayı kendine özgü bir sözleşme tipi olarak tanımlar ve işlemin finansman niteliğini metnin içine yerleştirir: mal, kiracının talebi ve seçimi üzerine edinilir. Tanımda yer alan “bizzat kiracıdan satın aldığı” ibaresi sat ve geri kirala işleminin kanuni dayanağıdır. Sözleşmenin şekli, tescili, tarafların borçları ve sona ermesi aynı Kanunun izleyen maddelerinde düzenlenir; Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri ile kira sözleşmesine ilişkin kurallar niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanır.

Bir üretim işletmesi, siparişlerini karşılamak için yeni bir işleme merkezine ihtiyaç duyar. Makinenin bedeli, işletmenin bir yıllık nakit akışına yakındır. İşletme makineyi peşin almak yerine finansal kiralama yoluna gider: makineyi kendisi seçer, finansal kiralama şirketi makineyi satıcıdan satın alır, makine doğrudan fabrikaya teslim edilir ve işletme bedeli kırk sekiz ay boyunca taksitlerle öder. İki yıl sonra işletme ödeme güçlüğüne düşer ve bir ihtar gelir. Dosyanın seyrini belirleyecek olan şey, makinenin kimin mülkiyetinde olduğu ve ihtarın usulüne uygun gönderilip gönderilmediğidir.

Bu rehber, finansal kiralama sözleşmesini 6361 sayılı Kanun ekseninde adım adım ele alır: sözleşmenin unsurlarını ve üçlü ilişkinin işleyişini, yazılı şekil şartı ile noter tescili ve tapu şerhini, tarafların borçlarının dağılımını, mülkiyetin kiralayanda kalmasının haciz ve iflas karşısındaki sonuçlarını, temerrüt ve fesih usulünü, malın iadesi ile alacağın tasfiyesini, sat ve geri kirala işleminin kurgusunu ve uyuşmazlıklarda izlenecek yolu açıklar. Finansal kiralama, faaliyet kiralaması ve taksitli satış arasındaki fark ise tek bir tabloda karşılaştırmalı olarak gösterilir.

Finansal Kiralama Sözleşmesi Nedir?

Doğrudan CevapFinansal kiralama sözleşmesi, kiralayanın kiracının seçtiği bir yatırım malını satıcıdan satın alıp malın zilyetliğini belirli bir süre ve bedel karşılığında kiracıya bıraktığı sözleşmedir. 6361 sayılı Kanun m. 18’de düzenlenir. Mülkiyet sözleşme süresince kiralayanda kalır; kiracı malı kullanır, bedeli taksitler hâlinde öder.

Finansal kiralama, ticaret hayatında leasing adıyla bilinen ve bir işletmenin ihtiyaç duyduğu yatırım malını öz kaynağını eritmeden edinmesini sağlayan finansman yöntemidir. İşlemin özü basittir: kiracı malı seçer, kiralayan o malı satıcıdan satın alır, mal doğrudan kiracıya teslim edilir ve kiracı sözleşme süresince kira bedellerini öder. Sözleşmenin sonunda mal iade edilir ya da sözleşmede kararlaştırılmışsa sembolik bir bedelle kiracıya devredilir.

Bu yapının hukuki niteliği uzun süre tartışılmıştır. İşlem bir yönüyle kiraya, bir yönüyle kredi ilişkisine, bir yönüyle de taksitli satışa benzer. Yürürlükteki düzenleme tartışmayı kendi içinde çözmüş ve finansal kiralamayı kendine özgü bir sözleşme tipi olarak kanunlaştırmıştır. Bu nedenle sözleşmeye önce 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu hükümleri, bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde ise Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümleri ve kira sözleşmesine ilişkin kurallar niteliğine uygun düştüğü ölçüde uygulanır.

İşlemin ekonomik mantığı neden hukuki sonuç doğurur?

Finansal kiralamada kiralayanın amacı malı kullandırmak değil, malın bedelini finanse etmektir. Kiralayan malı yalnızca kiracının isteği üzerine ve kiracının seçtiği satıcıdan satın alır; malın teknik özelliklerini, markasını ve fiyatını kiracı belirler. Bu ekonomik gerçek, sözleşmenin pek çok hükmünün yorumunda belirleyicidir. Malın ayıplı çıkması hâlinde kiracının satıcıya karşı doğrudan talep hakkına sahip olması, bakım ve hasar riskinin kiracıya yüklenmesi, sigorta primlerinin kiracıya ait olması hep bu mantıktan doğar. Kiralayan bir satıcı ya da üretici gibi değil, bir finansman kuruluşu gibi sorumlu tutulur.

Sözleşmenin tarafı olabilecek kiralayanlar da bu nedenle sınırlıdır. Finansal kiralama faaliyeti, ilgili kuruma izin vermeye yetkili kurumdan izin almış finansal kiralama şirketleri ile katılım bankaları, kalkınma ve yatırım bankaları tarafından yürütülebilir. Herhangi bir ticaret şirketinin ya da gerçek kişinin kendi malını finansal kiralama adı altında kiralaması, bu sözleşme tipinin sağladığı korumalardan yararlanmasını sağlamaz. Böyle bir ilişki, somut unsurlarına göre adi kira ya da taksitli satış olarak nitelendirilir.

Kiracı tarafında ise böyle bir sınırlama yoktur; ancak uygulamada kiracının ticari ya da mesleki bir faaliyet yürütmesi gerekir. Çünkü sözleşmenin konusu yatırım mallarıdır ve kişisel ihtiyaçların giderilmesine yönelik tüketim malları finansal kiralama kapsamına girmez. Buzdolabı, cep telefonu ya da ev eşyası için finansal kiralama sözleşmesi kurulamaz; bu tür işlemler tüketici kredisi ya da taksitli satış olarak değerlendirilir.

Sözleşmenin Unsurları ve Üçlü İlişkinin İşleyişi

Doğrudan CevapFinansal kiralamanın beş unsuru vardır: yatırım niteliğinde bir mal, malın kiralayan tarafından edinilmesi, zilyetliğin kiracıya bırakılması, belirli bir süre ve dönemsel kira bedeli. Bu unsurlardan birinin eksikliği sözleşmeyi başka bir tipe dönüştürür ve Kanunun sağladığı korumalar uygulanmaz.

Finansal kiralama tek bir sözleşme gibi görünse de arkasında iki ayrı hukuki ilişki vardır. Birincisi kiralayan ile satıcı arasındaki satış sözleşmesidir; kiralayan malın mülkiyetini bu sözleşmeyle kazanır. İkincisi kiralayan ile kiracı arasındaki finansal kiralama sözleşmesidir; kiracı zilyetliği bu sözleşmeyle kazanır. Satıcı ile kiracı arasında kural olarak doğrudan bir sözleşme ilişkisi kurulmaz, buna karşılık malın seçiminden teslimine kadar süreçte bu iki taraf sürekli temas hâlindedir.

Yatırım niteliğinde malSözleşmenin konusu, bağımsız olarak asli niteliğini koruyan ve yatırım amacıyla kullanılan taşınır ya da taşınmaz maldır. Makine, iş makinesi, tıbbi cihaz, ticari araç, üretim hattı, fabrika binası ve depo bu kapsamdadır.
Malın kiralayan tarafından edinilmesiKiralayan, kiracının seçtiği malı satıcıdan satın alır ya da yurt dışından ithal eder. Malın sözleşme öncesinde kiralayanın stoğunda bulunması gerekmez; işlemin tipik akışı malın kiracı için satın alınmasıdır.
Zilyetliğin kiracıya bırakılmasıMal fiilen kiracıya teslim edilir ve kiracı malı kendi işletmesinde kullanır. Kiracı malın kullanma ve yararlanma hakkını kazanır; tasarruf yetkisi ise mülkiyeti elinde tutan kiralayanda kalır.
Belirli süreSözleşme belirli bir süre için kurulur. Süre, malın ekonomik ömrü ile finansmanın geri dönüş planı birlikte dikkate alınarak belirlenir ve sözleşmede açıkça gösterilir.
Dönemsel kira bedeliKiracı, malın bedeli, finansman maliyeti ve kiralayanın kârını kapsayan toplam tutarı taksitler hâlinde öder. Bedel sabit ya da değişken olarak kararlaştırılabilir; ödeme planı sözleşmenin eki hâline gelir.
Satın alma hakkı (opsiyonel)Sözleşmede, sürenin sonunda malın sembolik bir bedelle kiracıya devredileceği kararlaştırılabilir. Bu hak sözleşmenin zorunlu unsuru değildir; kararlaştırılmamışsa mal sürenin sonunda kiralayana iade edilir.

Üçlü ilişkinin en çok tartışma doğuran yönü, malın ayıplı ya da geç teslim edilmesi hâlinde kiracının kime başvuracağıdır. Kiralayan malı satıcıya sipariş etmiş ve bedelini ödemiştir; ancak malın teknik özelliklerini seçen kiracıdır. Bu nedenle sözleşmelerde kiralayanın malın ayıbından doğan sorumluluğunun kiracıya devredildiği, kiracının satıcıya karşı doğrudan dava açabileceği düzenlenir. Böyle bir devir bulunmasa bile kiracının kiralayandan satış sözleşmesinden doğan hakları kendisine temlik etmesini istemesi mümkündür.

Uygulamadan not - Av. Çağrı Ayboğa

Dosyalarda en sık karşılaştığım tablo, kiracının ayıplı makineyi teslim aldıktan sonra kira ödemelerini kesmesidir. Bu hamle neredeyse her zaman kiracının aleyhine sonuç doğurur. Çünkü ayıp satış ilişkisinden, kira borcu ise finansal kiralama ilişkisinden doğar ve biri diğerinin ifasını askıya almaz. Doğru yol, ödemeleri sürdürerek satıcıya karşı ayıp hükümlerine dayanmak ve aynı anda malın durumunu kayıt altına almaktır. Ödemeyi kesen kiracı, haklı olduğu bir ayıp iddiasına rağmen temerrüde düşmüş sayılır ve sözleşmenin feshi ile malın iadesi riskiyle karşılaşır.

Taraflar: Kiralayan, Kiracı ve Satıcı

Doğrudan CevapSözleşmenin tarafları kiralayan ve kiracıdır. Satıcı sözleşmenin tarafı değildir; malın tedarikini sağlayan ve kiralayanla satış ilişkisi kuran üçüncü kişidir. Kiralayan finansman sağlar ve mülkiyeti elinde tutar, kiracı malı kullanır ve bedeli öder, satıcı malı teslim eder ve ayıptan sorumludur.

Kiralayan, üçlü ilişkinin merkezinde yer alır. Hem satıcı ile satış sözleşmesi, hem kiracı ile finansal kiralama sözleşmesi kurar. Bu konum ona iki yönlü bir sorumluluk yükler: satıcıya karşı bedeli ödemek, kiracıya karşı malın zilyetliğini sağlamak. Kiralayanın asli borcu malı kiracının kullanımına hazır hâlde bırakmaktır. Mal teslim edildikten sonra kiralayanın edim yükümlülüğü büyük ölçüde sona erer; ilişki bir finansman ilişkisine dönüşür ve kiralayanın beklediği tek şey ödeme planına uygun tahsilattır.

Kiracının borçları daha geniştir. Kira bedelini ödemek, malı sözleşmeye ve amacına uygun kullanmak, bakımını yapmak, sigorta primlerini ödemek, malı kiralayanın izni olmadan devretmemek ve üçüncü kişilerin mala yönelttiği taleplerden kiralayanı haberdar etmek kiracıya düşer. Bu borçların kapsamı, finansal kiralamayı adi kiradan ayıran en belirgin noktadır: adi kirada esaslı onarımlar kiraya verene ait olduğu hâlde, finansal kiralamada bakım ve onarım yükü kiracıda toplanır.

Kiralayanİzin almış finansal kiralama şirketi ile katılım bankaları, kalkınma ve yatırım bankalarıdır. Malı satın alır, mülkiyetini elinde tutar, zilyetliği kiracıya bırakır ve kira alacağını tahsil eder.
KiracıMalı seçen, kullanan ve bedelini ödeyen taraftır. Gerçek kişi ya da tüzel kişi olabilir; ancak malın yatırım niteliği gereği ticari, sınai, zirai ya da mesleki bir faaliyet yürütür.
Satıcı ya da üreticiMalı kiralayana satan ve kural olarak doğrudan kiracıya teslim eden üçüncü kişidir. Finansal kiralama sözleşmesinin tarafı olmamakla birlikte malın ayıbından ve teslim gecikmesinden sorumludur.
Garantör ve kefilUygulamada kiracının ortakları ya da yöneticileri kira alacağına kefil gösterilir. Kefaletin geçerliliği Türk Borçlar Kanunu’nun kefalete ilişkin şekil şartlarına tabidir; el yazısıyla tutar ve tarih yazılmamışsa kefalet geçersizdir.
Sigorta şirketiMalın sigortalanması kanunen zorunlu olduğundan sigorta şirketi ilişkinin fiili tarafı hâline gelir. Poliçede kiralayanın dain ve mürtehin olarak gösterilmesi uygulamada kural hâline gelmiştir.

Satıcının konumu özellikle uluslararası işlemlerde önem kazanır. Mal yurt dışından ithal ediliyorsa teslim, gümrükleme ve montaj süreçlerinin hangi tarafa ait olduğu sözleşmede açıkça gösterilmelidir. Aksi hâlde malın kullanıma hazır hâle gelmesindeki gecikme, kira bedellerinin işlemeye başladığı tarih bakımından uyuşmazlık doğurur. Sözleşmelerde kira bedellerinin teslim tutanağının imzalanmasıyla işlemeye başlayacağının kararlaştırılması bu riski büyük ölçüde ortadan kaldırır.

Sözleşmenin Konusu: Hangi Mallar Finansal Kiralamaya Elverişlidir?

Doğrudan CevapFinansal kiralamaya yalnız yatırım niteliğindeki ve bağımsız olarak asli niteliğini koruyan taşınır ve taşınmaz mallar konu olabilir. Tüketime yönelik mallar, kişisel ihtiyaç malları ve bütünleyici parça niteliğindeki unsurlar sözleşmenin konusu olamaz. Yazılım ve lisans gibi gayri maddi haklar bakımından özel düzenlemeler aranır.

Malın bağımsız olarak asli niteliğini koruması şartı, uygulamada en çok gözden kaçan unsurdur. Bir makinenin tek başına sökülüp taşınabilmesi ve ekonomik değerini koruması gerekir. Bir binaya bütünleyici parça hâline gelecek biçimde monte edilen ve sökülmesi hâlinde değerini yitiren unsurlar sözleşme konusu olamaz. Bu şart yalnız teorik bir sınır değildir; sözleşmenin feshi hâlinde malın iadesinin fiilen mümkün olup olmadığını da belirler.

Taşınır yatırım mallarıÜretim makineleri, iş makineleri, tezgâh ve kalıplar, jeneratör, soğutma sistemleri, tıbbi görüntüleme cihazları, matbaa makineleri, tarım makineleri ve ticari araçlar en yaygın örneklerdir.
TaşınmazlarFabrika binası, depo, ofis katı, otel binası ve arsa üzerindeki yapılar finansal kiralamaya konu olabilir. Taşınmaz finansal kiralamasında sözleşmenin tapu siciline şerh edilmesi gerekir.
Birden fazla kullanıcıya hizmet eden sistemlerEnerji üretim tesisleri, güneş paneli sistemleri ve iklimlendirme tesisatları bütünlük oluşturan birer sistem olarak kiralanabilir; ancak montajın malın bağımsızlığını ortadan kaldırmaması gerekir.
Kapsam dışı mallarKişisel ihtiyaçların giderilmesine ve tüketime yönelik mallar, çabuk bozulan mallar ve bütünleyici parça ya da eklenti niteliğinde bulunup bağımsız niteliğini yitiren unsurlar finansal kiralamaya konu olamaz.
Gayri maddi haklarYazılım, lisans ve marka gibi gayri maddi hakların finansal kiralamaya konu olabilmesi bakımından mevzuatta ayrı değerlendirme gerekir. Uygulamada bu haklar, bağlı bulundukları donanımla birlikte sözleşme kapsamına alınır.

Malın niteliği, sözleşmenin tescil rejimini de belirler. Taşınır mallara ilişkin sözleşmeler, kiracının yerleşim yerindeki noterlikte özel sicile tescil edilir. Taşınmazlara ilişkin sözleşmeler tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh edilir. Tescile tabi taşınırlar bakımından, örneğin araçlar ve gemiler için, kendi özel siciline kayıt gerekir. Tescil ve şerh yalnızca bir usul işlemi değildir; malın kiracının alacaklıları tarafından haczedilmesini önleyen koruma da buradan doğar.

Tescil yapılmazsa ne olur?

Tescil ve şerh, sözleşmenin tarafları arasındaki geçerliliğini değil, üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilirliğini etkiler. Tescil edilmemiş bir sözleşmede kiralayan, malın kendi mülkiyetinde bulunduğunu kiracının alacaklılarına karşı güçlükle ispat eder. Kiracının mal varlığına yönelen haciz işlemlerinde, kiralanan malın üçüncü kişiye ait olduğu iddiası tescil kaydıyla desteklenmediğinde uyuşmazlık uzar ve malın muhafaza altına alınması riski doğar. Bu nedenle tescil, kiralayan bakımından sözleşmenin en kritik tamamlayıcı işlemidir ve teslimden önce tamamlanmalıdır.

Şekil Şartı, Noter Tescili ve Tapu Şerhi

Doğrudan CevapFinansal kiralama sözleşmesi yazılı şekilde kurulur. Taşınırlara ilişkin sözleşmeler kiracının yerleşim yerindeki noterlikte özel sicile tescil edilir, tescile tabi taşınırlar kendi siciline kaydedilir, taşınmazlara ilişkin sözleşmeler tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh edilir. Yazılı şekil geçerlilik şartıdır.

Kira sözleşmesinde şekil serbestliği ilkesi geçerli olduğu hâlde finansal kiralamada durum tersidir: sözleşmenin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Sözlü olarak kurulan ya da yazılı bir metne bağlanmayan bir finansal kiralama ilişkisi geçerli sayılmaz. Bu kural, hem kiracıyı uzun süreli ve yüksek tutarlı bir yükümlülüğe düşünmeden girmekten korur, hem de mülkiyetin kimde olduğunun üçüncü kişiler bakımından açıkça belirlenmesini sağlar.

1
Sözleşme metninin hazırlanmasıTarafların kimlikleri, malın nitelikleri, süre, kira bedelleri ve ödeme planı, satın alma hakkının bulunup bulunmadığı, sigorta ve bakım yükümlülükleri ile fesih sebepleri yazılı metinde açıkça gösterilir.
2
İmza ve ödeme planının eklenmesiSözleşme taraflarca imzalanır. Ödeme planı sözleşmenin ayrılmaz eki hâline getirilir; bedelin sabit mi değişken mi olduğu ve hangi ölçüte bağlandığı plana yazılır.
3
Noterde özel sicile tescilTaşınır mallara ilişkin sözleşmeler, kiracının yerleşim yerindeki noterlikte tutulan özel sicile tescil edilir. Tescil, malın mülkiyetinin kiralayanda bulunduğunu üçüncü kişilere karşı görünür kılar.
4
Özel sicile kayıt ya da tapuya şerhAraç, gemi ve hava aracı gibi tescile tabi taşınırlarda kayıt ilgili sicile yapılır. Taşınmazlarda sözleşme tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh edilir ve şerh süre boyunca korunur.
5
Teslim tutanağının imzalanmasıMal kiracıya teslim edilir ve teslim tutanağı imzalanır. Kira bedellerinin işlemeye başladığı tarih bu tutanakla belirlenir; tutanağa malın durumuna ilişkin kayıt düşülmesi sonraki ayıp tartışmalarını önler.

Şerh ve tescilin süresi de önemlidir. Şerh, sözleşme süresi boyunca korunur ve sözleşme sona erdiğinde terkin edilir. Sözleşmenin devri, süresinin uzatılması ya da kira bedellerinin değiştirilmesi hâlinde bu değişikliklerin de aynı usulle tescil edilmesi gerekir. Tescil edilmeyen değişiklikler taraflar arasında geçerli olmakla birlikte üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez; bu durum özellikle kiracının iflası hâlinde ağır sonuç doğurur.

Finansal Kiralama, Faaliyet Kiralaması ve Taksitli Satış Farkı

Doğrudan CevapFinansal kiralama bir finansman işlemidir ve malın bedelinin tamamını kapsar. Faaliyet kiralaması malın geçici kullanımına yönelik bir kira ilişkisidir. Taksitli satışta ise mülkiyet başlangıçta alıcıya geçer. Üç işlem arasındaki fark, mülkiyetin durumu, riskin dağılımı ve sözleşmenin şekil şartlarında görülür.

Bu üç işlem ekonomik sonuçları bakımından birbirine benzediği için uygulamada sık karıştırılır. Ayrımın pratik önemi büyüktür: işlemin niteliği, uygulanacak kanun hükümlerini, malın haczedilip edilemeyeceğini, vergilendirme rejimini ve sözleşmenin feshi hâlindeki tasfiye biçimini belirler. Sözleşmeye verilen ad belirleyici değildir; nitelendirme, sözleşmenin içeriğine ve tarafların gerçek iradesine göre yapılır.

Finansal kiralama, faaliyet kiralaması ve taksitli satış karşılaştırması (6361 sayılı Kanun m. 18 ve devamı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu)
Ölçüt Finansal kiralama Faaliyet kiralaması Taksitli satış
Hukuki dayanak 6361 sayılı Kanun m. 18 ve devamı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kira hükümleri 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu satış hükümleri
İşlemin amacı Yatırım malının finansmanı Malın geçici süreyle kullanılması Malın mülkiyetinin bedel karşılığı devri
Mülkiyetin durumu Sözleşme süresince kiralayanda kalır, sürenin sonunda devri kararlaştırılabilir Kiraya verende kalır, devir söz konusu değildir Teslimle ya da sözleşmede kararlaştırılan anda alıcıya geçer
Sözleşmenin şekli Yazılı şekil zorunludur, taşınır ve taşınmaz ayrımına göre tescil ya da özel sicile şerh gerekir Şekil serbestliği geçerlidir Taşınmazda resmi şekil, taşınırda şekil serbestliği
Kiralayanın niteliği Katılım bankası, kalkınma ve yatırım bankası ya da izin alan finansal kiralama şirketi Herkes kiraya veren olabilir Herkes satıcı olabilir
Sözleşme konusu mal Yalnız yatırım niteliğindeki taşınır ve taşınmaz mallar, tüketim malları kapsam dışıdır Her türlü taşınır ve taşınmaz Her türlü taşınır ve taşınmaz
Hasar ve bakım riski Kural olarak kiracıya aittir, zilyetlikten doğan sorumluluk kiracıda toplanır Olağan bakım kiracıda, esaslı onarım kiraya verendedir Teslimden sonra alıcıya geçer
Sigorta yükümlülüğü Malın sigortalanması kanunen zorunludur, primi kiracı öder Kanunen zorunlu değildir Kanunen zorunlu değildir
Sürenin sonundaki durum Mal iade edilir, satın alma hakkı kararlaştırılmışsa kiracı tarafından kullanılır Mal iade edilir Mülkiyet zaten alıcıdadır
Üçüncü kişilere karşı etki Tescil ve şerh sayesinde mal kiracının alacaklıları tarafından haczedilemez Kira ilişkisi kural olarak kişiseldir Alıcının alacaklıları malı haczedebilir
Erken sona erdirmede sonuç Fesih hâlinde malın iadesi ve kalan alacak için tazminat gündeme gelir Fesih hâlinde kural olarak kira alacağı tasfiye edilir Dönme hâlinde ödenenlerin iadesi gündeme gelir
Tipik kullanım alanı Makine, iş makinesi, tıbbi cihaz, ticari araç, fabrika binası Araç kiralama, ofis kiralama, kısa süreli ekipman kullanımı Ticari ya da bireysel mal alımı

Tablodaki ölçütlerden en belirleyici olanı mülkiyetin durumu ile sürenin sonundaki tasfiyedir. Finansal kiralamada kiracı, sözleşme süresince malı tam bir malik gibi kullanır, bakımını yapar, sigortalar ve hasar riskini taşır; buna karşılık mülkiyet kiralayanda kalır. Bu ayrışma, işlemin hem kiracıya mülkiyetin ekonomik faydasını hem kiralayana teminat niteliğinde bir hak sağlamasını mümkün kılar. Finansal kiralamanın bir teminat işlemi olarak da nitelendirilmesinin sebebi budur.

Uygulamadan not - Av. Çağrı Ayboğa

Nitelendirme tartışması çoğunlukla icra aşamasında ortaya çıkar. Kiracının alacaklısı malı haczettirir, kiralayan istihkak iddiasında bulunur ve dosyada sözleşmenin gerçekten finansal kiralama olup olmadığı tartışılır. Bu dosyalarda tescil kaydı, ödeme planı, malın faturasının kime kesildiği ve sigorta poliçesindeki dain ve mürtehin kaydı birlikte değerlendirilir. Bu dört belge eksiksizse kiralayanın konumu güçlüdür; eksikse işlem adi kira ya da gizli bir taksitli satış olarak nitelendirilebilir ve mal kiracının mal varlığına dahil sayılır.

Tarafların Borçları ve Sorumluluk Dağılımı

Doğrudan CevapKiralayan malı sözleşmede belirlenen süre boyunca kiracının kullanımına bırakmakla yükümlüdür. Kiracı kira bedelini ödemek, malı özenle ve amacına uygun kullanmak, bakımını yapmak, sigortalamak ve malı kiralayanın izni olmadan devretmemekle yükümlüdür. Hasar ve ziyan riski kural olarak kiracıya aittir.

Finansal kiralamada borçların dağılımı, adi kiradan belirgin biçimde ayrılır. Adi kirada kiraya veren malı kullanıma elverişli hâlde bulundurmakla ve esaslı onarımları yapmakla yükümlüdür; finansal kiralamada ise kiralayanın yükümlülüğü teslimle büyük ölçüde tükenir. Bunun sebebi işlemin finansman niteliğidir: kiralayan bir mal sağlayıcısı değil, bedeli finanse eden taraftır.

Kira bedelini ödeme borcuKiracı, ödeme planında gösterilen tarihlerde kira bedellerini öder. Bedelin ödenmemesi temerrüt sonucu doğurur ve kanunda gösterilen süreler geçtikten sonra sözleşmenin feshine yol açar.
Malı özenle kullanma borcuKiracı malı sözleşmede öngörülen amaca uygun biçimde ve teknik kurallara uyarak kullanır. Amaç dışı kullanım, hem tazminat sorumluluğu hem fesih sebebi doğurur.
Bakım ve onarım borcuMalın her türlü bakımı, periyodik servisi ve onarımı kiracıya aittir. Bu yükümlülük malın değerini koruma amacı taşır; iade aşamasında malın durumu bu borcun yerine getirilip getirilmediğine göre değerlendirilir.
Sigorta borcuKiralanan malın sigortalanması zorunludur. Malın kimin tarafından sigortalanacağı sözleşmede gösterilir; primler kiracı tarafından ödenir. Poliçede kiralayanın hak sahibi olarak gösterilmesi uygulamada kuraldır.
Devretmeme ve haberdar etme borcuKiracı, malı kiralayanın yazılı izni olmadan bir başkasına devredemez, alt kiraya veremez ve üzerinde hak kuramaz. Mala yönelen haciz, el koyma ya da üçüncü kişi talepleri derhâl kiralayana bildirilir.
Hasar ve ziyan riskiMalın kiracının kusuru olmaksızın bile hasara uğraması ya da yok olması hâlinde risk kural olarak kiracıya aittir. Bu hâlde sigorta bedeli kalan borca mahsup edilir; sigortanın yapılmamış olması kiracının sorumluluğunu ağırlaştırır.
Vergi, resim ve harçlarMalın kullanımından doğan vergi, resim ve harçlar ile trafik, çevre ve işletme izinlerine ilişkin yükümlülükler kural olarak kiracıya aittir ve sözleşmede açıkça gösterilir.

Kiralayanın sorumluluğu bakımından tartışılan iki nokta vardır. Birincisi malın hiç teslim edilmemesi hâlidir; kiralayan satıcıyı seçmemiş olsa bile malın kiracıya ulaşmasını sağlamakla yükümlü olduğundan teslim gerçekleşmezse kiracı sözleşmeden doğan haklarını kullanabilir. İkincisi malın ayıbı hâlidir; burada kiralayanın sorumluluğu sözleşmeyle sınırlandırılabilir ve kiracının satıcıya karşı doğrudan talep hakkı kararlaştırılabilir. Ancak kiralayan, malın satın alınmasında ya da satıcının seçiminde kendisi etkin rol oynadıysa sorumluluktan tamamen kurtulamaz.

Mülkiyetin Kiralayanda Kalması ve Bunun Hukuki Sonuçları

Doğrudan CevapFinansal kiralamada mülkiyet sözleşme süresince kiralayanda kalır. Bunun üç önemli sonucu vardır: mal kiracının alacaklıları tarafından haczedilemez, kiracının iflası hâlinde tereke ya da iflas masasına girmez ve kiracı mal üzerinde tasarruf işlemi yapamaz. Mülkiyetin devri yalnız sözleşmede kararlaştırılmışsa gerçekleşir.

Mülkiyetin kiralayanda kalması, finansal kiralamayı diğer finansman yöntemlerinden ayıran en güçlü özelliktir. Kiralayan, verdiği finansmanın karşılığında ayrı bir teminat almak zorunda kalmaz; malın mülkiyeti kendiliğinden teminat işlevi görür. Kiracı bakımından da bu durum avantaj doğurur: malın bedelinin tamamını peşin ödemeden yatırımı hayata geçirir ve kendi öz kaynağını işletme sermayesi olarak kullanmaya devam eder.

Hacze karşı korumaKiralanan mal kiracının mal varlığına dahil olmadığından kiracının borcu için haczedilemez. Haciz uygulanmışsa kiralayan, mülkiyet iddiasıyla haczin kaldırılmasını isteyebilir. Bu korumanın işlemesi için sözleşmenin tescil edilmiş olması belirleyicidir.
İflas ve konkordatoda durumKiracının iflası hâlinde mal iflas masasına girmez; kiralayan malın masa dışında bırakılmasını isteyebilir. Konkordatoda ise sözleşmenin akıbeti ve kira alacaklarının niteliği ayrı değerlendirmeyi gerektirir.
Kiracının tasarruf yetkisizliğiKiracı malı satamaz, rehin veremez, üzerinde intifa hakkı kuramaz ve alt kiraya veremez. Bu yasağa aykırı işlemler kiralayana karşı hüküm doğurmaz ve fesih sebebi oluşturur.
Kiralayanın tasarruf yetkisi ve sınırıKiralayan mülkiyeti devredebilir; ancak devralanın sözleşme hükümlerine uyması zorunludur. Kiracının zilyetliği devirden etkilenmez, sözleşme yeni malikle devam eder.
Sürenin sonunda devirSözleşmede satın alma hakkı kararlaştırılmışsa kiracı, sürenin sonunda belirlenen bedeli ödeyerek mülkiyeti kazanır. Kararlaştırılmamışsa mal kiralayana iade edilir ve mülkiyet değişmez.
Kiralanan mal kiracının bilançosunda nasıl görünür?

Mülkiyetin kiralayanda kalması hukuki bir tespit olmakla birlikte muhasebe ve vergi uygulamasında işlem ekonomik özüne göre kaydedilir. Finansal kiralama konusu mal, kiracının bilançosunda kullanım hakkı olarak varlık tarafında, kira yükümlülüğü ise borç tarafında gösterilir ve amortismana tabi tutulur. Bu ikilik, hukuki ve mali nitelendirmenin birbirinden ayrı yürüdüğünü gösterir. Dosyalarda mali tablolardaki bu kayıt, kimi zaman kiracının malın maliki olduğu iddiasına dayanak yapılır. Böyle bir çıkarım doğru değildir; mülkiyetin kime ait olduğu sözleşme ve tescil kaydıyla belirlenir.

Sigorta, Bakım Yükümlülüğü ve Hasar Riski

Doğrudan CevapKiralanan malın sigortalanması kanunen zorunludur. Malı kimin sigortalayacağı sözleşmede gösterilir, primler kiracı tarafından ödenir. Hasar ve ziyan riski kural olarak kiracıdadır; sigorta bedeli kalan borca mahsup edilir. Sigortanın yapılmaması hem fesih hem tazminat sebebi oluşturur.

Sigorta yükümlülüğünün kanunla zorunlu kılınmasının sebebi açıktır: mal kiralayan bakımından verdiği finansmanın tek teminatıdır. Malın yanması, çalınması ya da kaza sonucu kullanılamaz hâle gelmesi, kiralayanın alacağını karşılıksız bırakma riski doğurur. Bu nedenle poliçede kiralayanın hak sahibi olarak gösterilmesi ve sigorta tazminatının doğrudan kiralayana ödenmesi kararlaştırılır.

Bakım yükümlülüğünün kiracıda olması, malın iade aşamasında ayrı bir tartışma başlığı doğurur. Sözleşmenin sona ermesiyle mal kiralayana olağan kullanımdan doğan aşınma dışında bir eksiklik bulunmaksızın iade edilir. Periyodik bakımların yapılmamış olması, malın değerinde oluşan kaybın kiracıdan istenmesine imkân verir. Bu nedenle bakım kayıtlarının, servis formlarının ve yedek parça faturalarının sözleşme süresince saklanması kiracı bakımından önem taşır.

Sigorta ve bakım bakımından sözleşmede aranacak kayıtlar

Poliçenin hangi riskleri kapsadığı ve bedelinin malın güncel değerine göre güncellenip güncellenmeyeceği
Sigorta tazminatının kime ödeneceği ve kalan borca mahsup usulü
Hasar hâlinde onarım yetkisinin kimde olduğu ve yetkili servis şartı
Periyodik bakım aralıkları ile bakımın belgelendirilme biçimi
Malın yer değiştirmesi hâlinde bildirim yükümlülüğü ve poliçenin güncellenmesi
Olağan aşınma ile kusurlu kullanımdan doğan hasarın nasıl ayrılacağı
İade aşamasında malın durumunun hangi usulle tespit edileceği

Hasar riskinin kiracıya yüklenmesi mutlak değildir. Hasar kiralayanın ya da satıcının kusurundan kaynaklanıyorsa, örneğin malın baştan ayıplı teslim edilmesi ve bu ayıbın hasara yol açması hâlinde, riskin kiracıya ait olduğu kaydı amacına aykırı biçimde uygulanamaz. Benzer biçimde malın tamamen yok olması hâlinde kiracının kira ödemeye devam etmesinin beklenip beklenemeyeceği, sözleşmenin kalan süresi ve sigorta tazminatının karşıladığı tutar birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Kira Bedelinin Ödenmemesi, Temerrüt ve İhtar Süreleri

Doğrudan CevapKira bedelini ödemede temerrüde düşen kiracıya kiralayan tarafından süre verilir. Bu sürede ödeme yapılmazsa sözleşme feshedilebilir. Sürenin sonunda mülkiyetin kiracıya geçeceği kararlaştırılmışsa verilecek süre daha uzundur. Bir yıl içinde belirli sayıda bedelin zamanında ödenmemesi de fesih hakkı doğurur.

Finansal kiralamada temerrüt rejimi, Kanunda özel olarak düzenlenmiştir ve genel kira hükümlerinden ayrılır. Kiralayan, ödemede gecikme hâlinde doğrudan fesih yoluna gitmez; önce kiracıya ödeme için süre verir. Bu süre içinde ödeme yapılmazsa fesih hakkı doğar. Sürenin sonunda mülkiyetin kiracıya geçeceğinin kararlaştırıldığı sözleşmelerde kanun daha uzun bir süre öngörür; çünkü kiracı bu sözleşmelerde malın bedelini önemli ölçüde ödemiş durumdadır ve fesih onun bakımından daha ağır sonuç doğurur.

1
Gecikmenin tespitiÖdeme planında gösterilen tarihte bedel ödenmezse kiracı temerrüde düşer. Temerrüt için ayrıca ihtar gerekip gerekmediği ödeme planının kesin vadeli olup olmamasına göre belirlenir.
2
Ödeme için süre verilmesiKiralayan, kiracıya ödeme için süre veren bir ihtar gönderir. İhtarın hangi bedellere ilişkin olduğu, tutarı ve ödeme yeri açıkça gösterilmelidir; belirsiz ihtar sonradan geçersiz sayılabilir.
3
Sürenin sonunda fesih bildirimiVerilen süre içinde ödeme yapılmazsa kiralayan sözleşmeyi feshedebilir. Fesih bildiriminin yazılı olması ve kiracıya usulüne uygun biçimde ulaşması gerekir.
4
Malın iadesinin istenmesiFesihle birlikte kiracının zilyetliği hukuka aykırı hâle gelir ve malın iadesi istenir. İade edilmezse kiralayan yargı yoluna başvurur.
5
Kalan alacağın tahsiliFesih, kiralayanın doğmuş kira alacaklarını ve sözleşmeye aykırılıktan doğan zararını talep hakkını ortadan kaldırmaz. Bu alacakların tahsili için icra takibi yürütülür.

Kiracının ödemeleri düzensiz yapması da ayrı bir fesih sebebi oluşturur. Bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden kanunda gösterilen sayıda bedeli zamanında ödemeyerek ihtara muhatap olan kiracılarla yapılan sözleşmeler feshedilebilir. Bu hüküm, ödemelerini her seferinde ihtar sonrası yapan ve sözleşmeyi fiilen sürüncemede bırakan kiracılara karşı kiralayanı korur. Düzensiz ödeme iddiasının dayanağı gönderilen ihtarlardır; bu nedenle ihtarların tebliğ belgeleriyle birlikte saklanması önemlidir.

Uygulamadan not - Av. Çağrı Ayboğa

Fesih ihtarlarında en sık rastladığım kusur, ihtarda istenen tutarın dayanağının gösterilmemesidir. “Birikmiş kira borcunuzu ödemeniz” biçiminde kurulan bir ihtar, hangi taksitlerin ödenmediğini, hangi tutarın asıl alacak, hangi tutarın gecikme faizi olduğunu göstermediği için kiracıya ödeme yapma imkânı vermez. Böyle bir ihtarın verdiği sürenin geçmesine dayanan fesih, dosyada tartışmaya açık kalır. İhtarda taksit numaralarının, vade tarihlerinin ve tutarların tek tek gösterilmesi, hem fesihi hem sonraki icra takibini sağlam temele oturtur.

Sözleşmenin Sona Ermesi: Olağan ve Olağanüstü Sebepler

Doğrudan CevapFinansal kiralama sözleşmesi sürenin dolmasıyla, kiracının ölümü, fiil ehliyetini kaybetmesi ya da iflası hâlinde kendiliğinden sona erer. Sözleşmede aksi kararlaştırılabilir. Olağanüstü sona erme ise temerrüt ya da sözleşmenin sürdürülmesinin çekilmez hâle gelmesi sebebiyle fesih yoluyla gerçekleşir.

Kanun, sona erme sebeplerini olağan ve olağanüstü olmak üzere iki grupta düzenler. Olağan sona erme, tarafların iradesine ya da bir fesih bildirimine ihtiyaç duymaksızın kendiliğinden gerçekleşir. Olağanüstü sona erme ise bir tarafın fesih hakkını kullanmasına bağlıdır. Her iki grupta da sözleşmede aksinin kararlaştırılması mümkündür; hükümlerin çoğu emredici nitelikte değildir.

Sürenin dolmasıSözleşmede kararlaştırılan sürenin sona ermesiyle sözleşme kendiliğinden biter. Fesih bildirimi gerekmez. Bu hüküm emredici olmadığından sözleşmede sürenin kendiliğinden uzayacağı kararlaştırılabilir.
Kiracının ölümü ya da fiil ehliyetini kaybetmesiGerçek kişi kiracının ölümü ya da fiil ehliyetini yitirmesi sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirir. Sözleşmede aksi kararlaştırılarak ilişkinin mirasçılarla sürdürülmesi mümkündür.
Kiracının iflasıKiracının iflası sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirir. Bu hâlde kiralanan mal iflas masasına girmez; kiralayan malın masa dışında bırakılmasını ve iadesini ister.
İşletmenin tasfiye sürecine girmesiKiracının tasfiye sürecine girmesi ya da malın tahsis edildiği işletmeyi tasfiye etmesi hâlinde, kiracının talebi üzerine sözleşme süresinden önce feshedilebilir. Sözleşmede aksi kararlaştırılabilir.
Temerrüt sebebiyle fesihKira bedelini ödemede temerrüde düşen kiracıya verilen süre sonuçsuz kalırsa kiralayan sözleşmeyi feshedebilir. Bu, uygulamada en sık rastlanan fesih sebebidir.
Çekilmezlik sebebiyle fesihSözleşmeye aykırı davranış sözleşmenin sürdürülmesini diğer taraf bakımından çekilmez hâle getirmişse, taraflardan her biri sözleşmeyi feshedebilir ve ayrıca tazminat isteyebilir.
Anlaşmayla sona erdirmeKanunda sayılan sebepler sınırlı değildir. Taraflar her zaman anlaşarak sözleşmeyi sona erdirebilir; bu hâlde malın iadesi ve kalan borcun tasfiyesi anlaşma metninde düzenlenir.

Sözleşmenin uzatılması bakımından da özel bir düzenleme vardır. Taraflardan her biri, sürenin bitiminden belirli bir süre önce bildirmek kaydıyla sözleşmenin mevcut ya da yeni şartlarla uzatılmasını isteyebilir. Ancak uzatma, karşı tarafın da kabulüne bağlıdır; tek taraflı bir talep uzatma sonucu doğurmaz. Uygulamada bu hüküm, sözleşme sonunda satın alma hakkı bulunmayan kiracılar bakımından malı kullanmaya devam etme imkânı sağlar.

Malın İadesi, İcra Takibi ve Alacağın Tasfiyesi

Doğrudan CevapSözleşmenin sona ermesiyle kiracı malı iade etmekle yükümlüdür. İade edilmezse kiralayan yargı yoluna başvurur ve malın teslimini ister. Fesih, doğmuş kira alacakları ile sözleşmeye aykırılıktan doğan zararın talep edilmesine engel değildir. Bu alacaklar için icra takibi yürütülür.

Sona ermenin sonuçları iki başlıkta toplanır: malın iadesi ve alacağın tasfiyesi. Mal, olağan kullanımdan doğan aşınma dışında bir eksiklik bulunmaksızın kiralayana iade edilir. İade yükümlülüğü sözleşmenin sona erdiği anda doğar; kiracının malı elinde tutmaya devam etmesi hukuka aykırı zilyetlik oluşturur ve kiralayanın malın kullanımından doğan zararını talep hakkı doğar.

Alacağın tasfiyesi daha karmaşıktır. Sözleşmenin feshi hâlinde kiralayanın talep edebileceği tutar, yalnız ödenmeyen taksitlerden oluşmaz. Fesihle muaccel hâle gelen kalan kira bedelleri, malın iadesinden sonra elde edilen satış ya da yeniden kiralama geliri, malın değerinde oluşan kayıp ve sözleşmede kararlaştırılan cezai şart birlikte değerlendirilir. Bu değerlendirmede ölçü, kiralayanın sözleşme hiç ihlal edilmemiş olsaydı elde edeceği durumun ötesine geçmemektir.

Malın iadesi talebiSözleşmenin sona ermesine rağmen mal iade edilmezse kiralayan, mülkiyet hakkına dayanarak malın teslimini ister. Tescil kaydı ve sözleşme bu talebin dayanağını oluşturur.
Doğmuş kira alacaklarıFesih tarihine kadar vadesi gelmiş ve ödenmemiş kira bedelleri, gecikme faiziyle birlikte talep edilir. Bu alacaklar için ilamsız takip yoluna başvurulabilir. İcra yollarının ayrımı için ilamlı ve ilamsız icra takibi rehberine bakılabilir.
Muaccel hâle gelen kalan bedellerSözleşmede fesih hâlinde kalan tüm kira bedellerinin muaccel olacağı kararlaştırılmış olabilir. Bu kaydın uygulanması, malın iadesinden sonra elde edilen gelirin mahsup edilmesi şartına bağlıdır.
Malın değer kaybı ve onarım bedeliOlağan aşınmayı aşan hasar, eksik bakım ve amaç dışı kullanımdan doğan değer kaybı kiracıdan istenir. Bu kalemin ispatı için iade anında tespit yapılması gerekir.
Cezai şartSözleşmelerde fesih hâli için cezai şart kararlaştırılması yaygındır. Cezai şartın tutarı aşırı ise indirilmesi talep edilebilir; bu talep kiracı tarafından dosyada açıkça ileri sürülmelidir.
Teminatların tasfiyesiAlınmış kefalet, teminat senedi ve ipotek gibi teminatların tasfiyesi fesihle birlikte gündeme gelir. Teminatın kapsamı ve geçerliliği ayrı ayrı denetlenir.
İade anında yapılacak tespit neden belirleyicidir?

İade aşamasının en çok ihmal edilen işlemi, malın durumunun tespit edilmesidir. Mal kiralayana teslim edilir, tutanak tutulmaz ve aylar sonra malın hasarlı olduğu iddiasıyla talep gelir. Bu durumda hasarın kiracının kullanımından mı, iade sonrası taşıma ya da depolamadan mı doğduğu belirsiz kalır. Doğru yol, iade anında malın fotoğraflanması, sayaç ve çalışma saati kayıtlarının tutanağa geçirilmesi ve taraf imzalarının alınmasıdır. Taraflar anlaşamazsa malın durumunun mahkeme eliyle tespiti istenebilir; delil tespiti davası bu amaca hizmet eder.

Sat ve Geri Kirala: İşleyiş, Amaç ve Riskler

Doğrudan CevapSat ve geri kirala işleminde kiracı, kendi malını finansal kiralama şirketine satar ve aynı malı finansal kiralama sözleşmesiyle geri kiralar. İşletme malı kullanmaya devam ederken malın bedelini nakde çevirir. Sürenin sonunda mülkiyet kiracıya geri döner. İşlem iki ayrı sözleşmeden oluşur.

Sat ve geri kirala, işletmenin mülkiyetinde bulunan bir makineyi ya da taşınmazı nakde çevirerek işletme sermayesi yaratmasını sağlayan yöntemdir. İşleyiş iki aşamalıdır: önce mal finansal kiralama şirketine satılır ve bedeli işletmeye ödenir, ardından aynı mal finansal kiralama sözleşmesiyle işletmeye geri kiralanır. İşletme malı kesintisiz kullanmaya devam eder; mülkiyet sözleşme süresince finansal kiralama şirketinde kalır ve sürenin sonunda sözleşmede kararlaştırılan bedelle geri döner.

İşlemin amacıMal varlığına bağlı değeri nakde çevirmek ve işletme sermayesi yaratmaktır. Kredi kullanmaya alternatif bir finansman yöntemi olarak değerlendirilir.
İki sözleşmenin bağlantısıSatış ve finansal kiralama birbirine bağlı iki sözleşmedir. Satışın geçersizliği finansal kiralamayı, finansal kiralamanın kurulmaması da satışın amacını etkiler. Bu nedenle iki sözleşme aynı anda ve birbirine atıfla kurulur.
Taşınmazlarda tapu işlemleriTaşınmaz sat ve geri kirala işleminde mülkiyet devri tapuda yapılır, finansal kiralama sözleşmesi ise beyanlar hanesine şerh edilir. İpotek varsa terkin ya da devir koşulları önceden planlanmalıdır.
DeğerlemeMalın satış bedeli, değerleme raporu esas alınarak belirlenir. Gerçek değerin altında ya da üstünde belirlenen bedel, hem vergi hem muvazaa tartışması doğurabilir.
Sürenin sonundaki geri dönüşSözleşmede sürenin sonunda mülkiyetin kiracıya geçeceği kararlaştırılır. Bu kayıt sat ve geri kirala işleminin ayırt edici unsurudur; bulunmaması hâlinde işlem olağan bir satışa dönüşür.
Risk noktalarıKira bedellerinin ödenmemesi hâlinde mal işletmenin elinden çıkar. Taşınmazda bu sonuç, işletmenin faaliyet yerini kaybetmesi anlamına gelebileceğinden ödeme planının nakit akışıyla uyumu önceden denetlenmelidir.

Sat ve geri kirala işleminde en çok karşılaşılan hukuki tartışma, işlemin gerçek bir satış mı yoksa teminat amaçlı bir devir mi olduğudur. İşlem, taraflarca bilinçli biçimde kurulmuş ve kanunun öngördüğü çerçevede yürütülmüşse geçerlidir. Ancak satış bedelinin fiilen ödenmemesi, malın değerinin çok altında bir bedel belirlenmesi ya da kira bedellerinin malın bedeliyle hiçbir ilişkisi bulunmaması hâllerinde işlemin niteliği tartışmaya açılır. Bu nedenle değerleme raporunun, ödeme belgelerinin ve sözleşme metinlerinin birbiriyle tutarlı olması gerekir.

Kiracının İflası, Konkordato ve Haciz Karşısında Kiralanan Mal

Doğrudan CevapKiralanan mal kiracının mülkiyetinde olmadığından kiracının borcu için haczedilemez ve iflası hâlinde masaya girmez. Kiralayan, mülkiyet iddiasıyla haczin kaldırılmasını ve malın iadesini ister. Bu korumanın işlemesi sözleşmenin usulüne uygun tescil edilmiş olmasına bağlıdır.

Finansal kiralamanın kiralayan bakımından taşıdığı en büyük değer, kiracının mali güçlük yaşaması hâlinde ortaya çıkar. Mal kiracının mal varlığına dahil olmadığı için kiracının alacaklıları bu mala yönelemez. Uygulamada ise durum her zaman bu kadar düzgün işlemez: icra memuru kiracının işyerinde bulduğu makineyi haczeder, mülkiyetin kiralayanda olduğu sonradan ileri sürülür ve uyuşmazlık uzar.

1
Haczin öğrenilmesi ve bildirimKiracı, mala yönelen haczi derhâl kiralayana bildirmekle yükümlüdür. Bildirim yapılmaması kiracı bakımından sorumluluk doğurur ve malın muhafaza altına alınması riskini artırır.
2
Mülkiyet iddiasının ileri sürülmesiKiralayan, malın kendisine ait olduğunu icra dosyasına bildirir ve haczin kaldırılmasını ister. Sözleşme ve tescil kaydı bu bildirimin ekini oluşturur.
3
İstihkak sürecinin yürütülmesiMülkiyet iddiası kabul edilmezse istihkak yoluna başvurulur. Bu süreçte tescil kaydı, fatura, ödeme planı ve sigorta poliçesi birlikte delil oluşturur. Ankara icra avukatı sayfasında icra dosyalarındaki taraf konumları ayrıca açıklanmaktadır.
4
İflas hâlinde masa dışı bırakmaKiracının iflası hâlinde kiralayan, malın iflas masasına dahil edilmemesini ve kendisine iadesini ister. Sözleşme iflasla kendiliğinden sona erdiğinden iade talebinin dayanağı doğrudan mülkiyet hakkıdır.
5
Konkordatoda sözleşmenin akıbetiKonkordato sürecinde sözleşmenin devam edip etmeyeceği ve kira alacaklarının hangi tarihe göre sınıflandırılacağı ayrı değerlendirilir. Süreç boyunca doğan kira alacakları ile öncesine ait alacaklar farklı rejime tabidir.

Kiracı tarafında ise farklı bir risk vardır. Kiracı, kiralanan malı kendi mal varlığının bir parçası gibi göstererek kredi ya da teminat ilişkisi kurarsa, bu işlem geçersiz olmakla kalmaz, sözleşmenin feshine ve tazminat sorumluluğuna da yol açar. Benzer biçimde kiracının malı izinsiz devretmesi ya da üzerinde hak kurması kiralayana karşı hüküm doğurmaz. Bu nedenle kiralanan malın işletme kayıtlarında ayrı gösterilmesi ve finansmana konu edilmemesi gerekir.

Uyuşmazlıklar, Dava Şartı Arabuluculuk ve Görevli Mahkeme

Doğrudan CevapFinansal kiralamadan doğan uyuşmazlıklar ticari dava niteliğindedir ve asliye ticaret mahkemesinde görülür. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Malın iadesine ilişkin talepler bakımından bu şartın kapsamı ayrıca değerlendirilir.

Finansal kiralama sözleşmesi, taraflarından biri ticari işletme niteliğinde olduğundan ve işlem ticari faaliyet kapsamında kurulduğundan ticari iş sayılır. Buradan doğan uyuşmazlıklar ticari dava olarak asliye ticaret mahkemesinde görülür. Kiralayanın merkezinin bulunduğu yer ile kiracının yerleşim yeri arasında yetki bakımından seçim imkânı doğabilir; sözleşmelerde yetki kaydı bulunması hâlinde bu kaydın geçerliliği tarafların tacir olup olmamasına göre denetlenir.

Dava şartı arabuluculuk, ticari davalar bakımından konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri için geçerlidir. Ödenmeyen kira bedellerinin ya da fesihten doğan tazminatın istendiği davalarda arabulucuya başvurulmadan dava açılması, davanın usulden reddine yol açar. Buna karşılık malın iadesi talebi bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olmadığından bu şartın kapsamı dışında kalır; talepler birlikte ileri sürülüyorsa her biri bakımından ayrı değerlendirme yapılmalıdır. Sürecin işleyişi hakkında arabuluculuk nedir rehberinde ayrıntılı açıklama bulunmaktadır.

Ödenmeyen kira bedelleriVadesi gelmiş ve ödenmemiş taksitlerin tahsili için icra takibi ya da alacak davası yoluna başvurulur. Sözleşme ve ödeme planı alacağın dayanağını oluşturur.
Fesihten doğan tazminatSözleşmenin haksız biçimde sona erdirildiğini ileri süren taraf tazminat ister. Tazminatın kapsamı, sözleşmenin kalan süresi ve malın sonraki kullanımından elde edilen gelir dikkate alınarak belirlenir.
Malın iadesi ve teslimSözleşmenin sona ermesine rağmen iade edilmeyen malın teslimi istenir. Talep mülkiyet hakkına dayandığından para alacağından ayrı değerlendirilir.
Borçlu olmadığının tespitiKiracı, istenen alacağın doğmadığını ya da sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini isteyebilir. Bu yolun işleyişi menfi tespit davası rehberinde açıklanmıştır.
Ayıptan doğan taleplerMalın ayıplı teslim edildiği iddiası satıcıya karşı ileri sürülür. Kiracının bu talebi doğrudan ileri sürebilmesi sözleşmedeki devir kaydına ya da hakların temlikine bağlıdır.
İstihkak uyuşmazlıklarıKiralanan malın haczedilmesi hâlinde mülkiyetin kime ait olduğu tartışılır. Bu uyuşmazlıklar icra hukuku kuralları çerçevesinde yürütülür.

Finansal Kiralama Sözleşmelerinde Yargıtay Uygulaması

Doğrudan CevapYargıtay, finansal kiralama uyuşmazlıklarında sözleşmenin gerçek niteliğini, tescil ve şekil şartlarının yerine getirilip getirilmediğini, fesih ihtarının usulüne uygunluğunu ve fesih sonrası tasfiyede kiralayanın gerçek zararının ne olduğunu denetlemektedir. Künyeden bağımsız olarak içtihadın yönü bu dört başlıkta toplanmaktadır.

İçtihat uygulamasında ilk ölçüt, sözleşmenin gerçekten finansal kiralama niteliği taşıyıp taşımadığıdır. Yargıtay, sözleşmeye verilen adın değil içeriğinin esas alınmasını aramakta; malın kiracının seçimiyle satın alınıp alınmadığı, kiralayanın izin almış bir kuruluş olup olmadığı, bedelin malın değeri ve finansman maliyetini kapsayıp kapsamadığı birlikte değerlendirilmektedir. Bu unsurların bulunmadığı ilişkilerin, somut özelliklerine göre adi kira ya da taksitli satış olarak nitelendirildiği kabul edilmektedir.

İkinci ölçüt şekil ve tescildir. Yazılı şeklin geçerlilik şartı olduğu, tescil ve şerhin ise sözleşmenin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesini sağladığı istikrarlı biçimde kabul edilmektedir. Uygulamada, tescil edilmemiş sözleşmelerde kiralayanın mülkiyet iddiasını üçüncü kişilere karşı ispat yükünün ağırlaştığı, buna karşılık taraflar arasındaki ilişki bakımından sözleşmenin geçerliliğini koruduğu yönünde ayrım yapılmaktadır.

Fesih ihtarının denetimi

Yargıtay uygulamasında fesih ihtarının usulüne uygunluğu titizlikle denetlenmektedir. İhtarın hangi taksitlere ilişkin olduğunun, istenen tutarın ve ödeme süresinin açıkça gösterilmesi aranmakta; belirsiz ya da fahiş tutar içeren ihtara dayanan fesihlerin sonuç doğurmadığı kabul edilmektedir. Sürenin sonunda mülkiyetin kiracıya geçeceği kararlaştırılan sözleşmelerde daha uzun süre verilmesi gerektiği, kısa süre verilerek yapılan fesihlerin geçersiz sayıldığı yönünde yerleşik bir yaklaşım bulunmaktadır. İhtarın tebliğinin usulüne uygun olup olmadığı da ayrıca incelenmekte, usulsüz tebligata dayanan feshin kiracı bakımından sonuç doğurmadığı değerlendirilmektedir.

Dördüncü ölçüt fesih sonrası tasfiyedir. Uygulamada, fesihle kalan tüm kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin sözleşme kayıtlarının tek başına uygulanmadığı; malın iadesinden sonra satılması ya da yeniden kiralanmasından elde edilen gelirin kiralayanın alacağından mahsup edilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bu yaklaşımın dayanağı, kiralayanın sözleşme ihlal edilmemiş olsaydı elde edeceği durumdan daha iyi bir konuma getirilmemesi ilkesidir. Aynı mantıkla, aşırı cezai şartların indirilmesi talebinin değerlendirilmesi gerektiği de kabul edilmektedir.

Beşinci ve son ölçüt, kiralanan malın haczedilmesine ilişkin uyuşmazlıklardır. Malın kiracının mal varlığına dahil olmadığı, bu nedenle kiracının borcu için haczedilemeyeceği yerleşik biçimde kabul edilmektedir. Ancak bu sonuca varılabilmesi için sözleşmenin tescil edilmiş olması, faturanın kiralayan adına düzenlenmiş bulunması ve ödeme akışının sözleşmeyle uyumlu olması aranmakta; bu belgelerin eksikliği hâlinde işlemin muvazaalı olup olmadığının araştırılması gerektiği belirtilmektedir.

Uygulamadan not - Av. Çağrı Ayboğa

Bu dört başlık, dosyaya ilk bakışta hangi belgeyi isteyeceğimi belirler. Sözleşme metni, noter tescil kaydı ya da tapu şerhi, ödeme planı, gönderilen ihtarlar ile tebliğ belgeleri ve malın iade sonrası akıbetine ilişkin kayıtlar. Bu beş belge bir arada okunduğunda dosyanın hangi yönde gideceği büyük ölçüde görülür. Kiralayan tarafında eksik belge çoğunlukla tescil kaydıdır; kiracı tarafında ise ihtar tebliğ belgeleri hiç istenmemiş olur ve fesihin usulüne ilişkin en güçlü savunma gözden kaçar.

Ankara’da Finansal Kiralama Uyuşmazlıkları ve Ayboğa Avukatlık Bürosu

Doğrudan CevapFinansal kiralama uyuşmazlıkları Ankara’da asliye ticaret mahkemelerinde görülür. Kiralayanın merkezi ya da kiracının yerleşim yeri Ankara’da bulunan dosyalarda yetki bu mahkemelerde doğar. Konusu para alacağı olan talepler bakımından dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerekir.

Ankara, sanayi bölgelerinin ve kamu alımlarının yoğunlaştığı bir yargı çevresi olduğu için finansal kiralama dosyalarının niteliği de belirli başlıklarda toplanır. Ostim ve İvedik bölgelerindeki üretim işletmelerinin makine kiralamaları, sağlık kuruluşlarının tıbbi cihaz kiralamaları, nakliye işletmelerinin ticari araç kiralamaları ve taşınmaz sat ve geri kirala işlemleri en sık rastlanan dosya tiplerini oluşturur.

Bu dosyalarda sürecin kaderini belirleyen şey zamanlamadır. Ödeme güçlüğü yaşayan bir kiracı bakımından fesih ihtarının ulaştığı an kritik eşiktir; ihtarın verdiği süre içinde yapılacak ödeme ya da yapılandırma görüşmesi, malın elden çıkmasını önler. Kiralayan bakımından ise tescil kaydının teslimden önce tamamlanmış olması, sonradan ortaya çıkan haciz ve iflas senaryolarında malı korumanın tek güvencesidir.

Ayboğa Avukatlık Bürosu, Çankaya’daki ofisinden finansal kiralama sözleşmelerinin kurulması, incelenmesi ve bu sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların yürütülmesi konularında hukuki destek vermektedir. Büro, sözleşme ve ödeme planı denetimi, fesih ihtarlarının hazırlanması ve denetimi, malın iadesi ve alacak takibi, istihkak uyuşmazlıkları ile sat ve geri kirala işlemlerinin kurgulanması süreçlerini birlikte takip eder. Dosyanızla ilgili ilk değerlendirme için sözleşme, ödeme planı ve varsa ihtar örneğini iletmeniz yeterlidir. Büroya ve diğer çalışma alanlarımıza Ankara avukat sayfamızdan ulaşabilirsiniz.

Finansal Kiralama Sözleşmesi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

Finansal kiralama sözleşmesi nedir?
Finansal kiralama sözleşmesi, kiralayanın kiracının seçtiği bir yatırım malını satıcıdan satın alıp malın zilyetliğini belirli bir süre ve kira bedeli karşılığında kiracıya bıraktığı sözleşmedir. 6361 sayılı Kanunda düzenlenir. Mülkiyet sözleşme süresince kiralayanda kalır; sürenin sonunda malın kiracıya devredileceği kararlaştırılabilir.
Finansal kiralama sözleşmesi yazılı yapılmak zorunda mıdır?
Evet. Finansal kiralama sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır. Ayrıca taşınırlara ilişkin sözleşmeler kiracının yerleşim yerindeki noterlikte özel sicile tescil edilir, tescile tabi taşınırlar kendi siciline kaydedilir, taşınmazlara ilişkin sözleşmeler ise tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh edilir.
Finansal kiralamada mülkiyet kime aittir?
Mülkiyet sözleşme süresince kiralayanda kalır. Kiracı malı kullanma ve yararlanma hakkına sahiptir, malı satamaz, rehin veremez ve devredemez. Sözleşmede sürenin sonunda mülkiyetin kiracıya geçeceği kararlaştırılmışsa, kiracı belirlenen bedeli ödeyerek mülkiyeti kazanır.
Kiralanan mal kiracının borcu için haczedilebilir mi?
Hayır. Mal kiracının mülkiyetinde bulunmadığı için kiracının borcu nedeniyle haczedilemez. Haciz uygulanmışsa kiralayan mülkiyet iddiasıyla haczin kaldırılmasını isteyebilir. Bu korumanın işlemesi için sözleşmenin usulüne uygun biçimde tescil edilmiş olması belirleyicidir.
Finansal kiralamaya hangi mallar konu olabilir?
Yalnız yatırım niteliğindeki ve bağımsız olarak asli niteliğini koruyan taşınır ve taşınmaz mallar konu olabilir. Üretim makineleri, iş makineleri, tıbbi cihazlar, ticari araçlar, fabrika binası ve depo tipik örneklerdir. Kişisel ihtiyaçların giderilmesine ve tüketime yönelik mallar kapsam dışıdır.
Finansal kiralama ile faaliyet kiralaması arasındaki fark nedir?
Finansal kiralama bir finansman işlemidir; kira bedelleri malın bedelini, finansman maliyetini ve kiralayanın kârını kapsar, bakım ve hasar riski kiracıdadır, sürenin sonunda mülkiyet devri kararlaştırılabilir. Faaliyet kiralaması ise malın geçici kullanımına yöneliktir, esaslı onarım kiraya verende kalır ve mülkiyet devri söz konusu olmaz.
Kiracı kira bedelini ödemezse ne olur?
Kiralayan, temerrüde düşen kiracıya ödeme için süre verir. Bu süre içinde ödeme yapılmazsa sözleşme feshedilebilir. Sözleşmede sürenin sonunda mülkiyetin kiracıya geçeceği kararlaştırılmışsa verilecek süre daha uzundur. Bir yıl içinde belirli sayıda bedelin zamanında ödenmemesi de fesih hakkı doğurur.
Kiralanan malın sigortalanması zorunlu mudur?
Evet, kiralama konusu malın sigortalanması kanunen zorunludur. Malın kimin tarafından sigortalanacağı sözleşmede gösterilir; sigorta primleri kiracı tarafından ödenir. Uygulamada poliçede kiralayanın hak sahibi olarak gösterilmesi kuraldır ve hasar hâlinde sigorta bedeli kalan borca mahsup edilir.
Sözleşme sona erince mal ne olur?
Sözleşmede satın alma hakkı kararlaştırılmışsa kiracı belirlenen bedeli ödeyerek mülkiyeti kazanır. Kararlaştırılmamışsa mal kiralayana iade edilir. İade, olağan kullanımdan doğan aşınma dışında eksiklik bulunmaksızın yapılır ve iade anında malın durumunun tutanakla tespit edilmesi önerilir.
Sat ve geri kirala işlemi nedir?
İşletmenin kendi malını finansal kiralama şirketine satıp aynı malı finansal kiralama sözleşmesiyle geri kiralamasıdır. İşletme malı kullanmaya devam ederken bedelini nakde çevirir. Mülkiyet sözleşme süresince finansal kiralama şirketinde kalır ve sürenin sonunda kararlaştırılan bedelle kiracıya geri döner.
Finansal kiralama uyuşmazlıklarında hangi mahkeme görevlidir?
Uyuşmazlık ticari dava niteliğinde olduğundan asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri bakımından dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır; malın iadesi talebi bu şartın kapsamı bakımından ayrıca değerlendirilir.
Kiracının iflası sözleşmeyi sona erdirir mi?
Sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça kiracının iflası sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirir. Bu hâlde kiralanan mal iflas masasına girmez; kiralayan mülkiyet hakkına dayanarak malın masa dışında bırakılmasını ve kendisine iadesini isteyebilir.

İlgili Rehberler

İlamlı ve İlamsız İcra Takibi

Ödenmeyen kira bedellerinin tahsilinde hangi takip yolunun seçileceği, itiraz süreleri ve takibin kesinleşmesi.

İcra yollarını incele

Menfi Tespit Davası

İstenen alacağın doğmadığını ya da sözleşmenin geçersiz olduğunu ileri sürmek için açılan davanın şartları ve sonuçları.

Menfi tespiti oku

Arabuluculuk Nedir?

Ticari davalarda dava şartı arabuluculuğun kapsamı, başvuru usulü, süreler ve anlaşma belgesinin icra kabiliyeti.

Arabuluculuğu incele

Delil Tespiti Davası (HMK m. 400)

Malın durumunun, hasarın ve değer kaybının mahkeme eliyle tespiti için başvurulan yolun şartları ve işleyişi.

Delil tespitini gör

Kaynakça

6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu - mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6361.pdf
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu - mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6098.pdf
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu - mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6102.pdf
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu - mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.2004.pdf
T.C. Resmî Gazete, mevzuat ve değişiklik metinleri - resmigazete.gov.tr/
Av. Çağrı Ayboğa, Ayboğa Avukatlık Bürosu, Ankara

Av. Çağrı Ayboğa Kimdir?

Ayboğa Avukatlık Bürosu - Ankara Barosu Sicil No: 34507 - Çankaya / Ankara

Av. Çağrı Ayboğa, Ankara Barosu’na kayıtlı bir avukattır ve ticaret hukuku ile icra hukuku alanlarında çalışmaktadır. Finansal kiralama sözleşmelerinin kurulması ve denetimi, fesih ihtarlarının hazırlanması, malın iadesi ve alacak takibi süreçleri ile kiralanan malın haczine ilişkin istihkak uyuşmazlıklarında vekillik yürütmekte; sat ve geri kirala işlemlerinin sözleşme ve tescil aşamalarını birlikte takip etmektedir.

Bu rehber 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu esas alınarak hazırlanmış, hukuki doğruluğu 29 Ekim 2026 tarihinde Av. Çağrı Ayboğa tarafından denetlenmiştir. Metin bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi belgeleriyle değerlendirilmelidir.

LinkedIn - YouTube - Google Haritalar

Avukata Sor

Finansal kiralama sözleşmenizde fesih ihtarı aldıysanız, malın iadesi istendiyse ya da sözleşme imzalanmadan önce denetim gerekiyorsa sözleşme, ödeme planı ve varsa ihtar örneğini iletin; dosyanızı birlikte değerlendirelim.

Avukata Sor Ankara Avukat

Danışmanlık ücretlidir. Görüşme ücretleri 2025-2026 TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca uygulanır.

Ayboğa Avukatlık Bürosu Ankara İletişim ve Harita

BüroAyboğa Avukatlık Bürosu
AdresEmek Mah. Bişkek Cd. 26/3 Çankaya / Ankara
Çalışma saatleriHafta içi 09.00 - 18.00

© 2026 Ayboğa Law Firm — Tüm hakları saklıdır.KVKKGizlilik Politikası