Aile HukukuMakalelerimiz

Düğün Takıları (Ziynet Eşyası) Davası

Düğün takıları ve ziynet eşyaları, boşanma davalarında sıklıkla karşılaşılan önemli konulardan biridir. Bu takıların maddi değeri yüksek olduğu için, kimin sahibi olduğu ve ziynet davalarının nasıl kazanılacağı gibi sorunlar sıkça ortaya çıkar. Bu bağlamda, ziynet eşyaları ile ilgili talepler, boşanma davası sırasında veya boşanma kararı alındıktan sonra ayrı bir dava olarak da gündeme getirilebilir.

Ziynet Eşyası Nedir?

Çalışmamızda kullanılan ziynet eşyası kavramı ile, değerli madenlerden üretilen takılar ifade edilmek istenmektedir. Ziynet eşyası genellikle altın, elmas, yakut, safir, gümüş gibi değerli madenlerden üretilir. Türk toplumunda genellikle kadınların taktıkları belli başlı ziynet eşyası cumhuriyet altını, bilezik, yüzük, küpe, kolye, pırlanta, gerdanlık, iğne, halhal vb. süs eşyasıdır.

Düğün Takıları Kime Aittir?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2019/2763 E., 2019/9997 K.) sayılı kararına göre aksine bir anlaşma bulunmadıkça düğün takıları kadına aittir.

Türk Medeni Kanunu’nda düğünde takılan takılar konusunda net bir hüküm bulunmamaktadır. Bu belirsizlik, uzun yıllar boyunca boşanma davalarında “ziynet eşyaları kime ait?” sorusunun tartışmalara neden olmasına yol açmıştır. Ayrıca, ziynet eşyalarıyla ilgili açılan davalarda da benzer tartışmalar yaşanmış ve taraflar, hangi hakları talep edebilecekleri konusunda kesin bilgilere ulaşamamıştır.

Düğün Takıları (Ziynet Eşyası) Davası Nasıl Açılır?

Ziynet davası, ziynet alacağı talep eden kişi tarafından açılır. Bu dava, ziynet alacaklarının geri istendiği kişiyi davalı olarak göstererek, ele geçirilen ziynetlerin türü ve miktarı belirtilerek açılır. Dava dilekçesine, varsa düğün videosu ve fotoğrafları gibi kanıtlar eklenir.

Davada, ziynet eşyalarının olduğu gibi geri verilmesi veya mümkün değilse, dava tarihindeki değerleri üzerinden tazminat ödenmesi talep edilir. Eğer sadece ziynet eşyalarının geri verilmesi istenirse ve bu mümkün olmazsa, hakim sadece bu talebe göre karar vereceğinden dava reddedilebilir. Ziynet eşyaları davalarının usule ilişkin sıkı kuralları bulunması sebebiyle Ankara Boşanma Avukatı desteği almanız hak kaybına uğramanızı engelleyecektir.

Boşanma Durumunda Düğün Takıları Mal Paylaşımına Dahil Edilir Mi?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun son içtihadıyla, ziynet eşyalarına ilişkin görüş değişikliği yaşanmıştır. Yeni karara göre, kadına takılan ziynet eşyaları kadının mülkiyetinde olacak. Erkeğe takılan ziynet eşyaları ise, “kadına özgü” olmayanlar erkeğe, “kadına özgü” olanlar kadına ait sayılacak. Ayrıca, düğün takıları mal tasfiyesi davasının konusu olamayacağı için mal paylaşımına dahil edilmez.

Düğün Takıları (Ziynet Eşyası) Davasında Zamanaşımı Kavramı

Ziynet davası, ziynet eşyalarının mevcut olduğu ve davalının elinde bulunduğu durumlarda, bu eşyaların geri verilmesi amacıyla açılan “istihkak davası” olarak adlandırılır. Bu tür bir dava, ziynet eşyalarının geri verilmesine yönelik olduğu için herhangi bir zamanaşımı süresine tabi değildir ve her zaman açılabilir.

Eğer düğün takıları, dava açıldığı sırada mevcut değilse ve davacı, ziynet eşyalarının fiziksel olarak iadesinin mümkün olmadığı durumlarda onların bedelini talep ediyorsa, bu durumda dava açma süresi 10 yıldır (Türk Borçlar Kanunu m.146). Bu, ziynet eşyalarının fiziksel olarak geri verilmesine yönelik istihkak davasının zamanaşımı süresine tabi olmamasına karşın, bedelin ödenmesi talebinin 10 yıllık zamanaşımına tabi bir tazminat davası olması anlamına gelir.

Ziynet eşyalarının değerinin tazminat olarak talep edilmesi durumunda, 10 yıllık zamanaşımı süresi, boşanma davasının kesinleştiği tarihten itibaren başlar.

Düğün Takıları (Ziynet Eşyası) Islah Yoluyla Talep Edilebilir Mi?

Düğün takılarına ilişkin açılan boşanma davaları içinde bir taleple ıslah yapılarak ziynet eşyalarına ilişkin talepte bulunulamaz. Ancak ayrıca açılan bir ziynet eşyası davasında ziynet eşyalarının değeri tam olarak belirlenemiyorsa sonradan verilen bir ıslah dilekçesi ile düğün takılarının bedeli talep edilebilir.

Düğünde Takılan Paralar Ziynet Eşyası Mıdır?

Ziynet eşyası, daha önce de belirtildiği gibi, değerli madenlerden yapılmış takıları kapsar. Ayrıca, Yargıtay’ın kararlarına göre, çeyrek altın, yarım altın, tam altın ve cumhuriyet altını da ziynet eşyası olarak kabul edilir. Bununla birlikte, düğünlerde takılan paralar, ziynet eşyası kategorisine dahil edilmez.

Düğün Takıları (Ziynet Eşyası) Davası Kısmi Mi Belirsiz Mi?

Düğün takılarına ilişkin taleplerde açılacak olan davalar kısmi olarak açılmalıdır. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ziynet eşyası davasının belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı yönündedir.

Düğün Takıları (Ziynet Eşyası) Davasında Harç

Ziynet eşyaları genellikle altın, elmas, gümüş gibi değerli taşlar ve metallerden oluşur. Ziynet eşyalarının iadesi için açılacak dava sırasında, 2024 yılı itibarıyla, harç miktarı ziynetlerin değerine göre hesaplanır. Ziynet eşyalarının değerinin 68,31 ile çarpılması ve çıkan sonucun 4000’e bölünmesiyle bulunur. Örneğin 100.000 TL değerinde bir ziynet alacağı talebi olacaksa harç miktarı (100.000 x 68,31 / 4000) = 1.707,75 TL olacaktır.

Düğün Takıları (Ziynet Eşyası) Davasında İspat ve Delil

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2017/3-1055 K. 2020/367 T. 9.6.2020

Somut olaya gelindiğinde; davacı kadın düğünde kendisine takılan altınların davalı koca tarafından çeşitli bahanelerle geri verme vaadiyle alındığını ancak iade edilmediğini iddia etmiş; davalı ise, iddiaları tümüyle inkâr etmekle birlikte, ziynet eşyalarının davacıda olduğunu savunmuştur. Ziynetin kadına ait olduğu ve kadının yanından ayırmayacağı, giderken de yanında götüreceği karine olmakla birlikte somut olayda, henüz evden ayrılmadan evlilik birliği sırasında koca tarafından çeşitli bahanelerle ve geri verileceği vaadiyle alındığı iddia edilmiş olmakla, ispat yükünün yer değiştirdiğinden bahsedilemez.

İspat külfetinin hangi tarafta olduğu hususunun, yukarıda bahsedilen hukuki düzenleme çerçevesinde çözümlenmesi gerekmektedir. Davalı taraf, davayı tümüyle inkâr etmekle ve ziynet eşyalarına hiç dokunmadığı savunmasında bulunmakla ispat külfetini üzerine almamıştır. Ancak, davalının iddia edilen ziynet eşyasını almasına rağmen geri verdiğini veya hiç geri vermemek üzere aldığını iddia etmesi hâlinde ispat yükü ters çevrilir ve davalı iddiasını ispat külfeti altına girer.

Buna göre, ziynet eşyalarının davalı tarafından alındığını ispat külfeti başından beri davacı tarafta olmakla, ispat yükünün yer değiştirdiğinden bahsedilemeyecektir.

Yargılama sırasında dinlenilen tanık ifadeleri ele alındığında, Özel Daire kararında da belirtildiği üzere, davalı tanıkları olan davalının babası … ve davalının kardeşi …’ın ifadelerinden davacının düğünde takılan ziynet eşyalarının davalıya verildiğine ilişkin iddialarının doğrulandığı anlaşılmaktadır.

Ne var ki, Özel Daire bozma kararında ispat yükünün ters çevrilerek davalıya yüklenmesi usul kurallarıyla çelişmektedir.

Hâl böyle olunca, ispat yükünün davacıda olduğu ve davacının düğünde takılan altınların davalı tarafından alındığı iddiasını tanık beyanlarıyla ispatladığı sabit olmakla, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

Bu nedenle, direnme kararı açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulmalıdır.

Düğün Takıları (Ziynet Eşyası) Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Düğün takıları (ziynet eşyası) davasında görevli mahkeme Aile Mahkemesi’dir. Düğün takıları (ziynet eşyası) davasında yetkili mahkeme ise eşlerden birinin ikametgahı mahkemesi veya eşlerin son 6 aydır birlikte ikamet ettikleri yer mahkemesidir.

Ziynet Eşyalarının Bedeli Nasıl Hesaplanır?

Ziynet eşyalarının bedeli dosyaya sunulan deliller (düğün videosu, takı fotoğrafları, tanık vb.) neticesinde mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılır. Bilirkişi, ziynet eşyalarının değerini hesaplayarak dosyaya raporunu sunar.

Düğün Takıları (Ziynet Eşyası) Davasında Talep Artırımı ve Islah

Ziynet eşyası davaları, genellikle tarafların düğünde takılan takılar ve paraların tam değerini bilememesi nedeniyle belirsiz alacak davası şeklinde açılır. Bu durumda, dava başlangıcında, ziynet eşyalarının değeri olarak görece küçük bir miktar para belirlenir. Gerçek değer, bilirkişi raporu hazırlandıktan sonra netleşir ve bu rapora dayanarak talep artırımı veya bedel artırımı için dilekçe verilerek eksik harç tamamlanır.

Bilirkişi raporu sonrasında ziynet talebi, usulüne uygun bir şekilde ıslah edilebilir. Ancak, dilekçe teatisi aşamasında bahsedilmeyen bir ziynet talebinin ıslah yoluyla ileri sürülmesi mümkün değildir. Yargıtay kararlarına göre, daha önce dile getirilmemiş bir ziynet eşyası talebinin ıslah ile eklenmesi de söz konusu olamaz. Boşanma Dilekçesi Örneği makalemizi okumanızı tavsiye ederiz.

Düğün Takılarının İadesi Davasında Davacının Seçimlik Hakları

Aile mahkemesi hakimi, ziynet alacağı davasında davacının talebinden farklı bir karar veremez, çünkü taleple bağlılık ilkesi gereği taraflar, kendi talepleriyle sınırlıdır ve taleplerinin ötesinde bir hüküm bekleyemezler. Ziynet alacağı davalarında, davacının seçimlik hakları bulunmaktadır ve mahkeme, davacının isteklerine bağlıdır, ancak davacı taleplerini çeşitlendirebilir. Bu seçimlik haklar şunlardır:

  • Ziynetlerin olduğu gibi (aynen) iadesi,
  • Eğer ziynetler mevcut değilse, bedelin iadesi,
  • Ziynetler mevcut değilse, fiili ödeme tarihindeki bedelin iadesi,
  • Ziynetlerin mislen (eşdeğer) iadesi.

Bozdurulan ve Harcanan Ziynet Eşyalarının Sonradan Talep Edilmesi

Davalı eş, düğün esnasında davacı eşe hediye edilen altınları evin ihtiyaçlarına veya borçların ödenmesine yönelik olarak harcamış olsa bile, bu altınların ya da onların değerinin davacı eşe geri ödenmesi gerekmektedir. Ancak, eğer davalı eş, altınların davacı tarafından belirli bir geri ödeme şartı olmadan ihtiyaçları karşılamak üzere verildiğini kanıtlayabilirse, bu durumda altınların iadesi ya da onların değerinin ödenme yükümlülüğünden muaf olur.

“Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2010/6059 E. ve 2010/12297 K. numaralı dosyadan 2010 yılında vermiş olduğu bir kararında “Evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun kadına bağışlanmış ve ona ait sayılır. Dava konusu kadına ait altınlar koca tarafından bozdurulup farklı maksatlarla kullanılmış olabilir. Çeşitli nedenlerle (balayı masrafları, evin ihtiyaçları, düğün borçları ve bunun gibi başka masraflar) koca tarafından bozdurulan bu altınların karşılığının hibe edilmediği müddetçe kadına İADESİ EDİLMESİ ZORUNLUDUR. Ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere kocaya verildiğinin, kadının isteği ve onayıyla ziynet eşyalarının bozdurulup ev ihtiyaçları için harcandığının davalı tarafça kanıtlanması halinde davalı koca düğünde takılan ziynet eşyalarını iade etmekten kurtulur. Dava konusu olayda davacıya ait olduğu anlaşılan ziynetlerin evliliğin devamı sırasında bozdurulduğu ve evin ortak giderlerine harcandığı davalı koca tarafından KABUL EDİLMEKTEDİR. Bu durumda ispat yükü davalı kocada olup, davacı kadının kendi rızası ile bir takım ziynet eşyalarını verdiği davalı koca TARAFINDAN İSPATLANAMAMIŞTIR. Ancak varlığı davacı tarafından kanıtlanan ziynet eşyaları yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi DOĞRU DEĞİLDİR.” Denilerek yukarıda açıklamış olduğumuz detay net olarak açıklanmıştır.”

Erkek Eş Karşı Taraftan Ziynet Eşyası Talep Edebilir Mi?

Evlilik törenlerinde eşlere verilen takılar ve değerli malzemeler, “ziynet eşyası” olarak kabul edilir. Türk Medeni Kanunu’nun 220. maddesi uyarınca, bu ziynet eşyaları kişisel mal olarak tanımlanır. Aynı kanunun 226. maddesi gereğince ise, boşanma durumunda ziynet eşyaları üzerinde hak iddia edebilecek erkek eş, kalan ziynet eşyaları için dava yoluyla karşı taraftan talepte bulunabilir. Örneğin Aldatma (Zina) Sebebiyle Boşanma Davası açıldıysa buna ilişkin sürecin özel olarak uzman bir avukat tarafından takip edilmesi gerekir.

Anlaşmalı Boşanma ile Ziynet İadesi Sağlanabilir Mi?

Düğünde verilen ziynet eşyaları ve paraların geri verilmesi, ister aynı şekilde isterse nakit olarak (bedel karşılığında), anlaşmalı boşanma protokolünde açıkça belirtilebilir. Böyle bir düzenleme, anlaşmalı boşanma davasının bir parçası olarak, icra aşamasında herhangi bir belirsizlik yaratmayacak şekilde yapılabilir.

Erkeğe Takılan Takılar Kime Kalır?

Yargıtay’ın en güncel kararına göre; bir takı ister erkeğe ister kadına takılsın (altın kolye, bilezik vs.) kadına özgüyse kadında kalır. Ancak kadına özgü olmayan ve erkeğe takılan (çeyrek altın, tam altın vs.) takılar erkeğe aittir.

Satılan, Bozdurulan Ziynet Eşyaları Sonradan Talep Edilebilir Mi?

Davalı eş, düğün esnasında davacı eşe hediye edilen altınları evin ihtiyaçlarına veya borçların ödenmesine yönelik olarak harcamış olsa bile, bu altınların ya da onların değerinin davacı eşe geri ödenmesi gerekmektedir. Ancak, eğer davalı eş, altınların davacı tarafından belirli bir geri ödeme şartı olmadan ihtiyaçları karşılamak üzere verildiğini kanıtlayabilirse, bu durumda altınların iadesi ya da onların değerinin ödenme yükümlülüğünden muaf olur.

“Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2010/6059 E. ve 2010/12297 K. numaralı dosyadan 2010 yılında vermiş olduğu bir kararında “Evlilik sırasında kadına takılan ziynet eşyaları kim tarafından alınmış olursa olsun kadına bağışlanmış ve ona ait sayılır. Dava konusu kadına ait altınlar koca tarafından bozdurulup farklı maksatlarla kullanılmış olabilir. Çeşitli nedenlerle (balayı masrafları, evin ihtiyaçları, düğün borçları ve bunun gibi başka masraflar) koca tarafından bozdurulan bu altınların karşılığının hibe edilmediği müddetçe kadına İADESİ EDİLMESİ ZORUNLUDUR. Ziynet eşyalarının iade edilmemek üzere kocaya verildiğinin, kadının isteği ve onayıyla ziynet eşyalarının bozdurulup ev ihtiyaçları için harcandığının davalı tarafça kanıtlanması halinde davalı koca düğünde takılan ziynet eşyalarını iade etmekten kurtulur. Dava konusu olayda davacıya ait olduğu anlaşılan ziynetlerin evliliğin devamı sırasında bozdurulduğu ve evin ortak giderlerine harcandığı davalı koca tarafından KABUL EDİLMEKTEDİR. Bu durumda ispat yükü davalı kocada olup, davacı kadının kendi rızası ile bir takım ziynet eşyalarını verdiği davalı koca TARAFINDAN İSPATLANAMAMIŞTIR. Ancak varlığı davacı tarafından kanıtlanan ziynet eşyaları yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi DOĞRU DEĞİLDİR.” Denilerek yukarıda açıklamış olduğumuz detay net olarak açıklanmıştır.”

Kadın Eş Hangi Durumlarda Düğün Takıları(Ziynet Eşyaları) Talep Edemez?

Ziynet eşyaları, kişisel mal kapsamında değerlendirildiğinden mal paylaşımında hesaba katılmaz. Bir kadının, kendi düğün takılarını erkek eşten geri isteme hakkı her daim mevcuttur. Ancak, takıları geri iade şartı olmaksızın verdiği özel durumlar haricinde, bu takıları geri talep edemez. Mal paylaşımına ilişkin detaylı bilgi için Boşanmada Mal Paylaşımı makalemizi okuyabilirsiniz.

Düğün Takıları Davalarına İlişkin Yargıtay Kararları

YARGITAY 2. HD. T. 3.12.2014, E. 2014/11250 K. 2014/24612 (KBİBB., 4721/m.220); 3. HD. T. O 1.10.2018, E. 2016/22463 K. 2018/9328

” … Davacı dava dilekçesinde; düğünde davacıya takılan 2.770 TL. para(nın) … aynen iadesini, mümkün olmaması halinde bedelini talep et­miş olmasına rağmen, mahkemece ziynetler ve evlilik birliği içinde verilen 700 TL. yönün­den karar verilmiş olduğu, davacının düğünde takılan 2.770 TL. para talebine yönelik ise olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmadığı anlaşılmıştır. O halde mahkemece, düğünde ta­kılan 2770 TL.ye yönelik, mevcut olup olmadığının dosyadaki fotoğraf ve tanık beyanlarına göre tespit edilerek, olumlu veya olumsuz hüküm kurmak gerekirken, belirtilen hususlar dik­kate alınmadan hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. .. “;

YARGITAY 2. HD. T. 17.9.2013, E. 2013/8174 K. 2013/21102

” … Yargılama de­vam ederken tarihinde ziynet talebini ıslah ederken davaya konu yapmadığı düğünde takılan parayı da istemiş, ıslahla yeni bir talepte bulunmuştur. Islahla talep değiştirilebilir, fakat yeni bir talep eklenemez. Kaldı ki; bu konuda yargılama harcı da alınmamıştır. Davacının düğünde takılan paraya dair talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir”

YARGITAY 8.HD. T. l 7. l 2.2009, E. 2009/2348 K. 2009/6 l 73

” … Gelinlik, tıraş makinesi ve damatlık gi­bi benzeri eşyaların niteliği ve özelliği itibariyle münhasıran ait olduğu kişi tarafından kulla­nılan eşyalar olması nedeniyle bir eşin diğerine bağışladığı varsayılır. Bu ilke kadın-koca ayrımı yapılmaksızın açıklanan özel nitelikli tüm eşyalar için geçerli olup hüküm kurulurken göz önünde tutulmalıdır…”

YARGITAY 3. HD. T. 6.11.2017, E. 2016/4230 K. 2017/15289

” … Davalı asıl dava cevabında; … davacı ile 201 2 yılı Ağustos ayında sözlendiklerini ve evlilik tarihinden bir yıl öncesinden düğünde takılacak olan altınların davacıya takıldığını savunarak . . . davanın reddini istemiştir. .. ” (KBİBB., 4721/ın.6).

YARGITAY 3. HD. T. 5.11.2015, E. 2014/2l l25 K. 2015/17417

” … Kural olarak düğün sırasında takılan ziynet eşyaları, kim tarafından, kime takılırsa takılsın, kadına bağışlanmış sayılır ve artık kadının kişisel malı sayılır. Ne var ki mahkemece; tarafların düğünlerinde damada takılan altınların damada ait olduğunu kabul ederek sadece kadına takılan altınlar yönünden kabul kararı verilmiştir. Mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, düğün sırasında geline ve damada takıldığı tespit edilen tüm takılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekir. .. ” (KBİBB., 4721/m.266). Ancak, uygulamaya göre, erkeğe takılıp, sonra kadına veril­meyen (bağışlanmayan) ziynet eşyası erkeğe ait sayılmaktadır.

YARGITAY 2. HD. T. 28.12.2006, E. 10209 K. 18598

” … Toplanan delillerden dava konusu yapılan ziynetlerin düğün sırasında kocaya hediye olarak takıldığı anlaşılmaktadır. Bu ziynetlerin kadına bağışlandığı da kanıtla­namamıştır. Şu halde kadın tarafından açılan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.”

YARGITAY 3. HD. T. 07.02.2019 E. 2017/159 K. 2019/864

“Ziynet ve çeyiz eşyalarının tahsiline ilişkin bu dava, incelenen boşanma davasının eki niteliğinde olmayıp kesinleşen boşanma karan bu davada kesin hüküm oluşturmadığından, ziynet ve çeyiz eşyalarının tazmini için dava açılmasına engel teşkil etmemektedir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgu karşısında davanın açılmasında bir usulsüzlük bulunmadığından Mahkemece işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Söz konusu boşanma davasının ret ile sonuçlanıp kesinleşmesinin iş bu dava ile ilgisi bulunmamaktadır … ”

YARGITAY 2. HD. T. 2.3.2004, E. 2004/1746 K. 2004/2580

” … Davacının dava dilekçesinde ziynetlerle ilgili bir talebi olmamıştır. Davacının 26.07.2002 tarihli dilekçesi ile ziynet eşyası yönünden istekte bulunması iddianın genişletilmesi niteliğinde olup, davalı da bu dununu kabul etme­diğini bildirmiştir. Kaldı ki davacının ziynet eşyası ile ilgili talebi boşanmanın eki niteliğinde olmayıp nispi harca tabidir. Ziynetler yönünden harcı verilerek açılmış bir davanın bulunmadığı nazara alınarak ‘hüküm kurulmasına yer olmadığına’ şeklinde karar verilmesi gerekir­ken, işin esasının incelenip yazılı olduğu gibi kabul kararı verilmesi doğru değildir … ” (KBİBB., 4721/m.174); 2. HD. T. 30.09.2004 E. 9522 K. 10963 ” … Davalıdan isteklerinin miktarlarının ayrı ayrı beliı1ilmesinin istenmesi ve TMK. m. l 74/I kapsam dışında kalan miktarlarla ilgili olarak, harcı yatırılarak usulüne uygun bir dava ya da karşı dava bulunma­dığından, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, kesin hüküm oluştu­racak şekilde bunlarla ilgili olarak da ret hükmü kurulması bozmayı gerektirmiştir … ”

YARGITAY 2. HD. T. 26.10.1995, E. 1995/10121 K. 1995/11061

” … Medeni Kanun l. maddesi gereği Hakim Kanunda büküm bulunmayan hallerde örf ve adet gereğince karar verme yetkisine sa­hiptir. Taraflar zilyetlik karinesinin aksini her türlü delil ile ispatlayabileceklerine göre, burada örf ve adetin tespiti önem taşımaktadır. Tarafların oturdukları bölgede, düğünde kim tara­fından hediye edilmiş olursa olsun, takılan ziynet eşyasının geline ait olduğunu kabule elve­rişli istisnasız herkes tarafından uyulan, istikrar kazanmış örf ve adet varsa, kadını hukuki hamil kabul etmek gerekir. Bu yön gözetilmeden örf ve adet araştırılmadan, eksik tahkikatla düğün sırasında kocanın üzerine takılan eşyanın kocaya ait kabulü ile kadından istirdada ka­rar verilmesi doğru değildir … ”

YARGITAY HGK T. 18.11.2015, E. 2014/6-426 K. 2015/2623

” … O halde, mehir senedinde yazılı ziynet ve çeyiz eşyalarına ilişkin taahhüdün yerine getirildiği hususu davalılar tarafından yazılı delille ispatlanamadığından, davacının ziynet ve çeyiz eşyalarının aynen iadesi mümkün olmadığı takdirde bedellerinin tahsiline yönelik davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır … ”

Çağrı Ayboğa

Avukat Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosu’nun kurucu avukatlarındandır. Ankara Barosu’na kayıtlı olarak dinamik ve tecrübeli ekibiyle avukatlık mesleğini icra etmektedir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Ara