İçeriğe geç

EYT Nedir? Şartları, Kapsamı ve Başvurusu Emeklilikte Yaşa Takılanlar

EYT şartları: sigorta başlangıcı, prim günü ve başvuru süreci

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku – Emeklilik – Son Güncelleme: 31 Ekim 2026

EYT, emeklilikte yaşa takılanların kısaltmasıdır ve sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısı şartlarını tamamladığı hâlde yalnızca yaş şartı yüzünden aylık bağlanamayan sigortalıları anlatır. 7438 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici madde, sigortalılık başlangıcı 8 Eylül 1999 ve öncesinde olanlar bakımından yaş şartını aramaktan vazgeçmiştir. Düzenleme prim gün sayısını düşürmemiş, sigortalılık süresini kısaltmamıştır; yalnızca yaş ölçütünü devre dışı bırakmıştır. Aylık, tahsis talebini takip eden ay başından itibaren başlar ve geriye dönük ödeme yapılmaz. Rehberi Ayboğa Avukatlık Bürosu güncel mevzuat ve yargı uygulamasına göre hazırlamıştır.

Av. Çağrı Ayboğa, Ayboğa Avukatlık Bürosu, Ankara

Hazırlayan Hukuki DeğerlendirmeAvukat Çağrı Ayboğa

Av. Yavuz Baturhan Yıldırım

Kontrol ve DenetlemeAvukat Yavuz Baturhan Yıldırım
Ankara Barosu Sicil No: 34507 – Denetlenme Tarihi: 31 Ekim 2026

5510 sayılı Kanun Geçici Madde 95 – Yaş şartı aranmaksızın yaşlılık ve emekli aylığı(1) Bu maddenin yürürlük tarihinden sonra aylık bağlanması için talepte bulunanlardan, 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (B) ve (C) bentleri, 1479 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 2925 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (B) ve (C) bentleri ve 5434 sayılı Kanunun geçici 205 inci maddesi hükümlerine göre yaşlılık veya emekli aylığı bağlanacak olanlar, söz konusu hükümlerde yaş dışındaki diğer şartları taşımaları hâlinde yaşlılık veya emekli aylığından yararlanırlar. Bu fıkra hükmü esas alınarak geriye dönük herhangi bir ödeme yapılmaz ve geriye dönük hak talep edilemez.

Madde hakkında kısa not: Madde, yeni bir emeklilik rejimi kurmaz; yürürlükteki geçiş hükümlerinde yer alan yaş ölçütünü belirli bir sigortalı grubu bakımından uygulanmaz hâle getirir. Atıf yapılan hükümler, sigortalılık başlangıcı 8 Eylül 1999 ve öncesinde olanlara ilişkin kademeli geçiş kurallarıdır; bu kurallardaki sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartları aynen yürürlüktedir. Maddenin ikinci fıkrası, aylık talebi nedeniyle işten ayrılıp otuz gün içinde son özel sektör işyerinde sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmaya başlayanlar için işveren hissesinde beş puanlık bir destek öngörür ve bu destekten bir kez yararlanılabileceğini belirtir. Birinci fıkradaki geriye dönük ödeme yasağı, hakkın talep tarihinden ileriye doğru sonuç vermesi anlamına gelir.

Yirmi altı yaşında sigortalı olmuş, aralıklarla da olsa yirmi beş yılı aşkın süre prim ödemiş, elli bir yaşında çalışmayı bırakmış bir kişi düşünelim. Prim gün sayısı tamamdır, sigortalılık süresi tamamdır; buna karşılık aylık bağlanmaz, çünkü kanunun aradığı yaşa birkaç yıl kalmıştır. Bu kişi için o yıllar ne çalışma ne emeklilik dönemidir. Emeklilikte yaşa takılanlar kavramı, tam bu aradaki boşluğu anlatmak için doğdu.

7438 sayılı Kanunla yapılan düzenleme, sigortalılık başlangıcı 8 Eylül 1999 ve öncesinde olanlar bakımından yaş şartını kaldırarak bu boşluğu kapattı. Bu rehber düzenlemenin kapsamını ve sınırlarını adım adım ortaya koyar: kimlerin kapsamda olduğunu, sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısı şartlarının statüye göre nasıl farklılaştığını, sigortalılık başlangıcının nasıl tespit edildiğini, borçlanmanın tabloyu nasıl değiştirdiğini, başvurunun hangi sırayla yapılması gerektiğini, emeklilik sebebiyle işten ayrılmanın kıdem tazminatına etkisini, aylık bağlandıktan sonra çalışmaya devam etmenin sonuçlarını ve ret kararına karşı izlenecek dava yolunu anlatır. Yürürlükteki emeklilik şartlarının tamamı ile 1999 sonrası sigortalılara ilişkin kademeli düzen, bu rehberin yönlendirdiği ayrı sayfalarda ele alınmıştır.

EYT Nedir?

Doğrudan CevapEYT, emeklilikte yaşa takılanların kısaltmasıdır. Sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartlarını tamamladığı hâlde yalnızca yaş şartı yüzünden aylık bağlanamayan sigortalıları anlatır. 7438 sayılı Kanunla yapılan düzenleme sonrası, sigortalılık başlangıcı 8 Eylül 1999 ve öncesinde olanlar bakımından yaş şartı aranmamaktadır.

Bir kişinin emekli olabilmesi üç ayağa dayanır: sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve yaş. Türk sosyal güvenlik sisteminde bu üç ayak uzun yıllar birlikte uygulandı; ancak 1999 yılında yapılan değişiklikle yaş şartı, daha önce sigortalı olmuş kişiler bakımından da devreye girdi. Sonuç, kendine özgü bir tabloydu: prim gününü ve sigortalılık süresini tamamlamış, çalışma hayatını fiilen bitirmiş, buna karşılık yalnızca takvim yaşı dolmadığı için aylık alamayan geniş bir kitle.

Bu kitleye kamuoyunda emeklilikte yaşa takılanlar, kısaca EYT denildi. Kavram hukuki bir terim değildir; kanunlarda EYT diye bir kurum yer almaz. Buna karşılık hem idari uygulamada hem de yargı kararlarında konu, yaş şartının belirli bir sigortalı grubu bakımından aranıp aranmayacağı sorusu olarak tartışıldı. 7438 sayılı Kanun bu soruyu cevaplayarak, sigortalılık başlangıcı 8 Eylül 1999 ve öncesinde olanlar için yaş şartını aramaktan vazgeçti.

EYT bir af değil, yaş şartının kaldırılmasıdır

Düzenlemenin en sık yanlış anlaşılan yönü kapsamıdır. Yapılan değişiklik prim gün sayısını düşürmedi, sigortalılık süresini kısaltmadı, eksik primleri silmedi. Yalnızca yaş şartını devre dışı bıraktı. Dolayısıyla sigortalılık başlangıcı 1999 öncesinde olsa bile prim gün sayısı ya da sigortalılık süresi eksik olan kişi, bu düzenlemeden doğrudan yararlanamaz. Böyle bir dosyada yapılacak iş yaşı beklemek değil, eksik primi tamamlamak ya da borçlanma yollarını değerlendirmektir. Bu ayrımı atlayan başvurular Kurumca reddedilir ve aradan geçen aylar boşa gider.

Bu rehber EYT’yi bir bütün olarak ele alır. Kavramın nasıl doğduğunu, hangi kanun değişikliğiyle çözüldüğünü, kimlerin kapsamda olduğunu, statülere göre şartların nasıl farklılaştığını, sigortalılık başlangıcının nasıl belirlendiğini, borçlanmanın tabloyu nasıl değiştirdiğini, başvurunun nasıl yapıldığını, işten ayrılma ve kıdem tazminatı ilişkisini, emeklilikten sonra çalışmaya devam etmenin sonuçlarını ve ret kararına karşı izlenecek yolları sırayla anlatır. Yürürlükteki genel emeklilik şartlarının tamamı için güncel emeklilik şartları rehberimiz ayrıca incelenebilir.

Sorunun Kaynağı: 8 Eylül 1999 Eşiği

Doğrudan CevapSorun, 1999 yılında yürürlüğe giren 4447 sayılı Kanunla emeklilik için yaş şartının getirilmesinden doğdu. Kanun, yürürlük tarihinden önce sigortalı olanlar için kademeli bir geçiş öngördü. Bu geçiş, prim ve süre şartını tamamlayan sigortalıların yıllarca yaş beklemesi sonucunu doğurdu.

1999 öncesindeki düzende emeklilik, esas olarak sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı üzerine kuruluydu. Bu şartları tamamlayan sigortalı, takvim yaşına bakılmaksızın aylığa hak kazanıyordu. 8 Eylül 1999 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme ile sisteme yaş şartı eklendi. Yeni şart yalnızca o tarihten sonra işe girenlere değil, daha önce sigortalı olmuş kişilere de kademeli biçimde uygulandı.

Kademeli geçişin mantığı, sigortalılık başlangıcı eşiğe ne kadar yakınsa aranacak yaşın o kadar yükselmesiydi. Böylece aynı iş kolunda, aynı yıl doğmuş, benzer süre çalışmış iki kişi arasında yalnızca sigorta girişlerinin birkaç ay farklı olması yüzünden yıllarca süren emeklilik farkları ortaya çıktı. Bu fark, kavramın kamuoyunda bu kadar güçlü karşılık bulmasının asıl sebebidir.

Eşik tarihiBelirleyici tarih 8 Eylül 1999’dur. Sigortalılık başlangıcı bu tarih ve öncesinde olanlar bir rejime, sonrasında olanlar başka bir rejime tabidir.
Kademeli geçişEşikten önce sigortalı olanlar için yaş şartı birden değil kademeli olarak uygulandı. Sigortalılık başlangıcı ne kadar geç ise aranan yaş o kadar yüksekti.
Prim ve süre şartının korunmasıYaş şartı eklenirken sigortalılık süresi ve prim gün sayısı şartları da yeniden belirlendi. Bu yüzden kademeli geçişte hem yaş hem prim günü değişkendi.
2008 düzenlemesi2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun, ilk defa o tarihten sonra sigortalı olanlar için kendi yaş ve prim düzenini kurdu. EYT tartışması bu grubu kapsamaz.
Mağduriyetin niteliğiMağduriyet prim ödememekten değil, ödenmiş primin karşılığını alamamaktan doğdu. Sigortalı çalışmayı bırakmış ancak aylık alamadığı için gelirsiz kalmıştı.
Çözümün gecikmesiKonu uzun yıllar yasama gündeminde kaldı. Çözüm, 2023 yılında yapılan ve yaş şartını kaldıran düzenlemeyle geldi.

Eşiğin iki yanında kalan sigortalılar için bugün iki ayrı anlatım geçerlidir. Başlangıcı 8 Eylül 1999 ve öncesinde olanlar bu rehberin konusudur. Başlangıcı bu tarihten sonra olanlar bakımından ise yaş şartı yürürlüktedir ve sigorta girişine göre kademelenir; bu grubun tablosu ayrı bir rehberin konusudur ve aşağıdaki bölümde yönlendirme yapılmıştır.

7438 Sayılı Kanun ile Yapılan Düzenleme

Doğrudan Cevap7438 sayılı Kanun, 5510 sayılı Kanuna geçici 95. maddeyi ekleyerek yaş şartını kaldırdı. Düzenleme, sigortalılık başlangıcı 8 Eylül 1999 ve öncesinde olup yaş dışındaki şartları taşıyan sigortalılara aylık bağlanmasına imkân tanır. Madde, geriye dönük ödeme yapılmayacağını açıkça belirtir.

Düzenlemenin tekniği basittir. Kanun koyucu yeni bir emeklilik rejimi kurmak yerine, yürürlükteki geçiş hükümlerinde yer alan yaş şartını belirli bir sigortalı grubu bakımından uygulanmaz hâle getirdi. Bu nedenle aylık bağlanırken hangi hükümlere bakılacağı değişmedi; yalnızca o hükümlerdeki yaş ölçütü devre dışı kaldı. Sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartları olduğu gibi korundu.

Yaş şartının aranmamasıKapsamdaki sigortalılar bakımından yaşlılık ya da emekli aylığı için yaş şartı aranmaz. Diğer şartların tamamı aynen aranmaya devam eder.
Yürürlükten sonraki talepMadde, yürürlük tarihinden sonra aylık talebinde bulunanlar hakkında uygulanır. Aylık, talep tarihine göre bağlanır.
Geriye dönük ödeme yasağıDüzenleme esas alınarak geriye dönük ödeme yapılmaz ve geriye dönük hak talep edilemez. Daha önce doğan bir hak gerekçesiyle birikmiş aylık istenemez.
Prim desteğiAylık talebi nedeniyle işten ayrılıp otuz gün içinde son özel sektör işyerinde sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmaya başlayanlar için işveren hissesinde beş puanlık destek öngörülmüştür.
Desteğin tek seferliğiBu destekten yararlanan sigortalı işten ayrılırsa, aynı sigortalı için destek bir daha uygulanmaz.
Kapsam dışı kalanlarSigortalılık başlangıcı eşikten sonra olanlar, prim gün sayısı ya da sigortalılık süresi eksik olanlar ve farklı bir aylık türüne başvuranlar madde kapsamında değildir.

Uygulamadan not – Av. Çağrı Ayboğa

Düzenlemenin yürürlüğe girdiği dönemde en çok karşılaştığım soru, “benim hakkım yıllar önce doğmuştu, geçmiş aylıklarımı alabilir miyim” sorusuydu. Cevap hayırdır ve bu, maddenin kendi metninde yazılıdır. Hak, talep tarihinden ileriye doğru sonuç verir. Bu yüzden şartları tamamladığını düşünen kişinin yapması gereken tek şey, beklemeyi bırakıp tahsis talebini kayda geçirmektir. Talep tarihi bir ay gecikirse, kaybedilen bir aylık geri gelmez.

EYT Kapsamına Kimler Girer?

Doğrudan CevapKapsamın tek ölçütü sigortalılık başlangıç tarihidir. Sigortalılık başlangıcı 8 Eylül 1999 ve öncesinde olan 4/a, 4/b ve 4/c sigortalıları ile isteğe bağlı ve tarım sigortalıları kapsama girebilir. Kapsamda olmak tek başına yetmez; sigortalılık süresi ve prim gün sayısı şartları da tamamlanmış olmalıdır.

Kapsam sorusu iki aşamalı cevaplanır. Birinci aşamada sigortalılık başlangıç tarihi tespit edilir; bu tarih eşikte ya da eşikten önce ise kişi kapsamdadır. İkinci aşamada o sigortalının tabi olduğu statüye göre aranan sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartlarının tamamlanıp tamamlanmadığına bakılır. İki aşamanın ikisi birlikte gerçekleşmedikçe aylık bağlanmaz.

Hizmet akdiyle çalışanlarBir işverene bağlı olarak çalışan sigortalılar bu grubun en kalabalık kesimidir. Bu statüde sigortalılık süresi ve kademeli prim gün sayısı birlikte aranır.
Kendi adına çalışanlarEsnaf, tacir, şirket ortağı ve serbest meslek mensupları bu statüdedir. Bu grupta aranan prim gün sayısı, hizmet akdiyle çalışanlara göre yüksektir.
Kamu görevlileriMemur statüsünde çalışanlar bakımından fiilî hizmet süresi esas alınır. Hesap, emeklilik ikramiyesi ve hizmet birleştirmesiyle birlikte değerlendirilir.
İsteğe bağlı sigortalılarİsteğe bağlı prim ödeyenlerin durumu, primin hangi statüde değerlendirildiğine göre belirlenir. Bu nokta dosya bazında incelenmelidir.
Tarım sigortalılarıTarımda kendi adına ya da hizmet akdiyle süreksiz çalışanlar için ayrı geçiş hükümleri bulunur. Bu hükümlerde de yaş şartı aranmamaktadır.
Hak sahipleriSigortalının ölümü hâlinde hak sahiplerine bağlanacak aylık ayrı bir rejime tabidir. Bu rehberin konusu, sigortalının kendisine bağlanan yaşlılık ya da emekli aylığıdır.

Birden fazla statüde çalışmış olanlar

Çalışma hayatı tek bir statüde geçmeyen sigortalılarda tablo karmaşıklaşır. Bir kişi önce işçi olarak, sonra esnaf olarak, ardından yeniden işçi olarak sigortalı olmuş olabilir. Bu durumda aylığın hangi statüden bağlanacağı, son yedi yıllık hizmet süresi içinde en fazla hangi statüde prim ödendiğine göre belirlenir. Statü değiştiğinde aranan prim gün sayısı da değişeceğinden, aynı hizmet dökümü iki farklı sonuç verebilir. Bu nedenle çok statülü dosyalarda hizmet dökümünün statü bazında ayrıştırılması, başvurudan önce yapılması gereken ilk işlemdir. Ev kadınlarına tanınan özel emeklilik imkânı bakımından ev hanımlarına emeklilik şartları rehberimiz incelenebilir.

EYT Şartları: Sigortalılık Süresi ve Prim Gün Sayısı

Doğrudan CevapYaş şartı kalktıktan sonra iki şart ayakta kalır. Birincisi sigortalılık süresidir: kadınlarda 20, erkeklerde 25 yıl. İkincisi prim ödeme gün sayısıdır ve statüye göre değişir. Hizmet akdiyle çalışanlarda gün sayısı sigortalılık başlangıcına göre kademelenir, kendi adına çalışanlarda sabit bir eşik aranır.

Sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısı birbirinden farklı iki ölçüttür ve sık karıştırılır. Sigortalılık süresi, ilk defa sigortalı sayıldığı tarih ile aylık talep tarihi arasında geçen takvim süresidir; bu sürenin tamamında prim ödenmiş olması gerekmez. Prim ödeme gün sayısı ise fiilen prim ödenmiş ya da ödenmiş sayılan gün sayısıdır. Bir sigortalı otuz yıllık sigortalılık süresine sahip olup prim gün sayısını tamamlamamış olabilir; tersi de mümkündür.

Sigortalılık başlangıcı 8 Eylül 1999 ve öncesinde olanlar için aylık şartlarının sigortalılık statüsüne göre görünümü (7438 sayılı Kanun düzenlemesi sonrası)
Sigortalılık statüsü ve cinsiyet Sigortalılık süresi Prim ödeme gün sayısı Yaş şartı
4/a (hizmet akdiyle çalışanlar) – kadın 20 yıl Sigortalılık başlangıç tarihine göre 5.000 ile 5.975 gün arasında kademelenir Aranmaz
4/a (hizmet akdiyle çalışanlar) – erkek 25 yıl Sigortalılık başlangıç tarihine göre 5.000 ile 5.975 gün arasında kademelenir Aranmaz
4/b (kendi adına ve hesabına çalışanlar) – kadın 20 yıl 7.200 gün Aranmaz
4/b (kendi adına ve hesabına çalışanlar) – erkek 25 yıl 9.000 gün Aranmaz
4/c (kamu görevlileri) – kadın 20 fiilî hizmet yılı Fiilî hizmet süresi esas alınır Aranmaz
4/c (kamu görevlileri) – erkek 25 fiilî hizmet yılı Fiilî hizmet süresi esas alınır Aranmaz

Tablodaki gün sayıları, kanunda yer alan geçiş hükümlerinin bugünkü görünümünü yansıtır. Hizmet akdiyle çalışanlarda gün sayısının kademelenmesi, sigortalılık başlangıç tarihinin yıl ve ay olarak hangi aralığa düştüğüne bağlıdır; bu nedenle iki ay arayla sigortalı olmuş iki kişi için aranan gün sayısı farklı olabilir. Kendi hesabınıza uygulanacak kesin gün sayısının Kurum kayıtları üzerinden doğrulanması gerekir.

Başvurudan önce doğrulanması gereken veriler

Sigortalılık başlangıç tarihi hizmet dökümünden teyit edildi mi?
Başlangıç tarihi 8 Eylül 1999 ve öncesinde mi?
Sigortalılık süresi kadınlarda 20, erkeklerde 25 yılı tamamlıyor mu?
Toplam prim ödeme gün sayısı, statüye göre aranan eşiği karşılıyor mu?
Son yedi yıllık hizmette hangi statüde en fazla prim ödendiği tespit edildi mi?
Hizmet dökümünde eksik ya da çakışan hizmet kaydı var mı?
Borçlanılabilecek askerlik, doğum ya da yurt dışı süresi bulunuyor mu?
Varsa prim borcu ve eksik gün bildirimi kapatıldı mı?

Sigortalılık Başlangıç Tarihi Nasıl Belirlenir?

Doğrudan CevapSigortalılık başlangıcı, kişinin ilk defa sigortalı sayıldığı tarihtir. Bu tarih hizmet dökümünden tespit edilir. Tarihin bir gün öncesine çekilmesi dahi kapsama girmeyi sağlayabileceğinden, eksik bildirilmiş ilk sigortalılık kayıtları hizmet tespiti davasıyla düzeltilebilir. Askerlik ve yurt dışı borçlanması da başlangıcı geriye çekebilir.

EYT dosyalarının kaderini belirleyen tek veri, çoğu zaman bu tarihtir. Eşik, 8 Eylül 1999 tarihidir ve bu tarihten bir gün sonra sigortalı sayılan kişi kapsam dışındadır. Bu yüzden başlangıç tarihinin doğru tespiti, hesaplamadan daha önemlidir. Kurum kayıtlarındaki tarih her zaman gerçeği yansıtmaz; işverenin bildirim yapmadığı, geç yaptığı ya da yanlış yaptığı dönemler bulunabilir.

Hizmet dökümüBaşlangıç tarihi, Kurum kayıtlarına dayanan hizmet dökümünden okunur. Döküm e-Devlet üzerinden alınabilir ve dosyanın temel belgesidir.
İşe giriş bildirgesiİlk işe giriş bildirgesinin tarihi ile prim bildiriminin başladığı tarih farklı olabilir. Bu fark dosya lehine sonuç verebileceğinden incelenmesi gerekir.
Askerlik borçlanmasıAskerlik süresi sigortalılık başlangıcından önceye düşüyorsa, borçlanma başlangıcı borçlanılan süre kadar geriye çeker. Bu sonuç kapsama girmeyi sağlayabilir.
Yurt dışı borçlanmasıYurt dışında geçen ve borçlanılan süreler bakımından da benzer bir sonuç doğabilir. Borçlanmanın hangi tarihe etki edeceği başvuru öncesinde tespit edilmelidir.
Doğum borçlanmasıDoğum borçlanması prim gün sayısına eklenir; sigortalılık başlangıcını geriye çekmez. Bu ayrım dosya kurgusunda belirleyicidir.
Hizmet tespiti davasıFiilen çalışıldığı hâlde Kuruma bildirilmemiş dönemler, iş mahkemesinde açılacak hizmet tespiti davasıyla kayda geçirilebilir. Dava, hem başlangıcı hem gün sayısını etkiler.

Uygulamadan not – Av. Çağrı Ayboğa

Bir gün yüzünden kapsam dışında kalan dosyalar düşünüldüğünden daha yaygındır. Böyle bir dosyada ilk bakılacak yer eski işyerinin kayıtlarıdır: bordro, puantaj, yemek ve servis listeleri, sendika kayıtları, hatta eski çalışma arkadaşlarının tanıklığı. Bildirilmemiş tek bir ayın kayda geçmesi, hem başlangıcı geriye çeker hem gün sayısına eklenir. Buna karşılık bu kanıtların toplanabilirliği her yıl azalır. Dosyayı açtığınız gün, kanıtın en çok bulunabildiği gündür.

4/a, 4/b ve 4/c Arasındaki Fark

Doğrudan CevapÜç statü arasındaki fark, aranan prim gün sayısında ve aylığın hangi mevzuata göre hesaplanacağında ortaya çıkar. Hizmet akdiyle çalışanlarda gün sayısı kademeli ve daha düşüktür. Kendi adına çalışanlarda gün sayısı yüksektir ve prim borcu bulunmaması gerekir. Kamu görevlilerinde fiilî hizmet süresi esas alınır.

Statü ayrımı yalnızca teknik bir sınıflandırma değildir; aynı sigortalı için aylığa hak kazanma tarihini yıllarca öteleyebilir. Bu nedenle çalışma hayatı boyunca statü değiştirmiş sigortalılarda, aylığın hangi statüden bağlanacağının önceden belirlenmesi gerekir. Belirleme ölçütü, son yedi yıllık hizmet süresi içinde en fazla prim ödenen statüdür; süreler eşitse son statü esas alınır.

Hizmet akdiyle çalışanlarAranan prim gün sayısı sigortalılık başlangıcına göre kademelenir. Bu statüde eksik gün bildirimleri ve bildirilmemiş dönemler en sık karşılaşılan sorundur.
Kendi adına çalışanlarBu statüde aranan prim gün sayısı belirgin biçimde yüksektir. Ayrıca prim borcu bulunması hâlinde aylık bağlanmaz; borcun kapatılması ya da yapılandırılması gerekir.
Kamu görevlileriFiilî hizmet süresi esas alınır. Emeklilik ikramiyesi, hizmet birleştirmesi ve kazanılmış hak aylığı dereceleri dosyanın ayrı başlıklarıdır.
Statüler arası geçişFarklı statülerde geçen süreler birleştirilir. Birleştirme, aylığın hangi mevzuata göre hesaplanacağını değiştirebilir.
Prim borcu etkisiKendi adına çalışanlarda prim borcu, aylık talebinin reddine yol açar. Borçlu dönemler hizmet süresinden de düşülebilir.
Ek ödeme ve destek primiAylık bağlandıktan sonra çalışmaya devam edilmesi hâlinde ödenecek primin niteliği statüye göre farklılaşır. Bu konu ayrı bir başlıkta ele alınmıştır.

Statü farkının pratik sonucu şudur: aynı doğum yılına ve aynı sigortalılık başlangıcına sahip iki kişiden biri işçi, diğeri esnaf olarak çalışmışsa, aylığa hak kazanma tarihleri arasında uzun bir fark doğabilir. Bu fark mevzuatın kendisinden kaynaklanır ve başvuruyla değiştirilemez. Değiştirilebilecek olan, hangi statüden aylık bağlanacağına etki eden son yedi yıllık hizmet dağılımıdır.

Borçlanmanın Prim Gün Sayısına ve Başlangıca Etkisi

Doğrudan CevapBorçlanma, prim ödenmemiş bazı sürelerin bedeli ödenmek suretiyle prim gün sayısına eklenmesidir. Askerlik, doğum, yurt dışında geçen süreler ve bazı eğitim süreleri borçlanılabilir. Askerlik ve yurt dışı borçlanması sigortalılık başlangıcını geriye çekebilir; doğum borçlanması yalnızca gün sayısına eklenir.

EYT dosyalarında borçlanma iki ayrı işlevle karşımıza çıkar. Birinci işlev kapsama girmektir: sigortalılık başlangıcı eşikten sonra olan bir kişi, eşikten önceye düşen askerlik süresini borçlandığında başlangıcı geriye çekilebilir ve kapsama girebilir. İkinci işlev eşiği aşmaktır: kapsamda olan ancak prim gün sayısı eksik kalan kişi, borçlanma ile gün sayısını tamamlayabilir.

Askerlik süreleriMuvazzaf ve ihtiyat askerlikte geçen süreler borçlanılabilir. Askerlik sigortalılık başlangıcından önceye düşüyorsa başlangıç borçlanılan süre kadar geriye çekilir.
Doğum süreleriSigortalı kadının doğum sonrası çalışmadığı belirli süreler, kanunda öngörülen şartlarla borçlanılabilir. Bu borçlanma gün sayısına eklenir.
Yurt dışı süreleriYurt dışında geçen çalışma ve ikamet sürelerinin borçlanılması ayrı bir kanunla düzenlenmiştir. Bu borçlanmanın başlangıca etkisi dosya bazında değerlendirilir.
Ödeme süresiBorçlanma bedelinin, tebliğ tarihinden itibaren kanunda öngörülen süre içinde ödenmesi gerekir. Süresinde ödenmeyen borçlanma geçersiz hâle gelir ve talep yenilenmelidir.
Kısmi borçlanmaBorçlanılabilir sürenin tamamı değil bir kısmı da borçlanılabilir. Gün sayısı hedefi netse, gereğinden fazla borçlanmaktan kaçınılabilir.
Borçlanmanın iptali ve iadesiAylık bağlanmaması ya da sigortalının talebi gibi hâllerde borçlanma iptal edilebilir ve ödenen bedel iade edilebilir. İade talebi kendiliğinden işleme konulmaz.

Borçlanma kararı başvurudan önce verilmelidir

Borçlanmanın etkisi yalnızca prim gün sayısı üzerinde değildir. Borçlanılan sürenin hangi statüye yazılacağı, aylığın hangi mevzuata göre hesaplanacağını ve bazı dosyalarda aylığın miktarını da etkiler. Bu nedenle borçlanma, aylık talebinden sonra değil önce planlanmalıdır. Sıralama şöyle kurulur: hizmet dökümü alınır, eksik gün sayısı hesaplanır, hangi sürenin borçlanılacağına karar verilir, borçlanma talebi yapılır, bedel süresinde ödenir ve ancak bundan sonra tahsis talebine geçilir. Askerlik süresinin gün sayısına etkisini önceden görmek için askerlik borçlanması hesaplama aracımız kullanılabilir.

Tam Aylık, Kısmi Aylık ve Diğer Aylık Türleri

Doğrudan CevapSigortalılık süresi ve prim gün sayısı şartlarını tamamlayamayan sigortalı için kanun başka yollar öngörür. Yaş ve daha düşük prim gün sayısı ile kısmi aylık, çalışma gücü kaybı hâlinde malullük aylığı, belirli şartlarda erken emeklilik imkânları bulunur. Bu yolların şartları EYT düzenlemesinden bağımsızdır.

Uygulamada en sık rastlanan tablo şudur: sigortalılık başlangıcı 1999 öncesindedir, sigortalılık süresi tamamdır, ancak prim gün sayısı eksiktir. Bu kişi EYT düzenlemesinden yararlanamaz; çünkü düzenleme yalnızca yaş şartını kaldırmıştır. Böyle bir dosyada iki seçenek doğar: eksik günü borçlanma ya da yeniden çalışma ile tamamlamak veya daha yüksek yaş ve daha düşük gün sayısı öngören kısmi aylık yolunu değerlendirmek.

Tam aylıkSigortalılık süresi ve prim gün sayısı şartlarının birlikte tamamlanması hâlinde bağlanır. EYT düzenlemesi bu aylık türünde yaş şartını kaldırmıştır.
Kısmi aylıkDaha düşük prim gün sayısı ile fakat daha yüksek yaşta bağlanan aylık türüdür. Aylık bağlama oranı tam aylığa göre daha düşük olur.
Malullük aylığıÇalışma gücünün kanunda öngörülen oranda kaybedilmesi hâlinde, daha az prim gün sayısı ile bağlanabilir. Kurum sağlık kurulu raporu belirleyicidir.
Ağır ve yıpratıcı işlerBelirli işlerde geçen sürelere fiilî hizmet süresi zammı eklenir. Bu ek, prim gün sayısına ve bazı hâllerde yaş şartına etki eder.
Engellilik ve erken emeklilikBelirli oranda çalışma gücü kaybı bulunan sigortalılar için daha erken emeklilik imkânları öngörülmüştür. Şartlar oranlara göre kademelenir.
Hak sahiplerine bağlanan aylıkSigortalının ölümü hâlinde eş, çocuk ve ana babaya bağlanacak aylık ayrı bir rejime tabidir ve kendi şartlarına göre değerlendirilir.

Bu yolların hangisinin hangi dosyaya uyduğu, hizmet dökümü ve sağlık durumu birlikte değerlendirilerek belirlenir. Çalışma gücü kaybına dayanan aylık bakımından malulen emeklilik rehberimiz, iş göremezlik ve rapor süreçleri bakımından iş göremezlik raporu rehberimiz incelenebilir.

1999 Sonrası Sigortalılar İçin Durum

Doğrudan CevapSigortalılık başlangıcı 8 Eylül 1999 sonrasında olanlar EYT kapsamında değildir. Bu grupta yaş şartı yürürlüktedir ve sigorta girişine göre kademelenir. 2008 sonrası ilk kez sigortalı olanlar bakımından ise 5510 sayılı Kanunun kendi yaş ve prim düzeni uygulanır. İki rejim farklı tablolara dayanır.

Kamuoyunda sık sık yeni bir EYT düzenlemesi beklentisi dile getirilir. Hukuki durum nettir: yürürlükteki mevzuatta sigortalılık başlangıcı 1999 sonrasında olanlar için yaş şartı aranır. Bu grubun emeklilik tarihi, sigorta girişinin yılına göre kademelenen yaş ve prim gün sayısı şartlarına göre belirlenir. Beklenti ile yürürlükteki hukuku ayırmak, dosya planlaması bakımından zorunludur.

Kademeli yaş düzeniSigorta girişi 1999 sonrasında olanlarda aranan yaş, giriş yılına göre basamaklı olarak yükselir. Prim gün sayısı da aynı mantıkla artar.
2008 eşiği2008 yılında ilk kez sigortalı olanlar bakımından yeni kanunun kendi düzeni devreye girer. Bu grupta yaş şartı daha yüksektir.
Beklenti ile hukukun ayrımıYasama gündemindeki tartışmalar hak doğurmaz. Planlama, yürürlükteki hükümlere göre yapılmalı; değişiklik olursa yeniden değerlendirilmelidir.
Borçlanmanın değeriBu grupta da askerlik ve yurt dışı borçlanması sigortalılık başlangıcını geriye çekebilir. Geriye çekilen başlangıç, kademede daha avantajlı bir basamağa denk gelebilir.
Eksik gün takibiKademeli düzende prim gün sayısı belirleyici olduğundan, eksik gün bildirimlerinin düzenli takibi emeklilik tarihini doğrudan etkiler.
Hizmet tespitiBildirilmemiş çalışma dönemleri bu grupta da dava yoluyla kayda geçirilebilir. Dava, hem gün sayısına hem başlangıca etki eder.

Bu grubun kendi tablosu, sigorta girişinin yılına göre ayrı ayrı kurulur ve bu rehberin kapsamı dışındadır. Konunun tamamı için kademeli emeklilik rehberimiz hazırlanmıştır. Emeklilik sisteminin bütün olarak nasıl kurgulandığını ve hangi parametrelerin hangi dönemde devreye girdiğini görmek için ise yeni emeklilik sistemi rehberimiz incelenebilir.

EYT Başvurusu Nasıl Yapılır?

Doğrudan CevapBaşvuru, Kuruma yapılacak tahsis talebiyle başlar. Hizmet akdiyle çalışanlarda işten ayrılış bildirgesinin verilmesi gerekir. Talep e-Devlet üzerinden ya da sosyal güvenlik il müdürlüğüne dilekçeyle yapılabilir. Aylık, kural olarak talep tarihini takip eden ay başından itibaren başlar; bu nedenle talep tarihi belirleyicidir.

Başvurunun sırası sonucun kendisi kadar önemlidir. Hizmet akdiyle çalışan bir sigortalı, henüz tahsis talebinde bulunmadan işten ayrılırsa, aradaki süre boyunca ne ücret ne aylık alır. Tersine, işten ayrılış bildirgesi verilmeden yapılan tahsis talebi de sonuçsuz kalır. Doğru sıralama, şartların önceden doğrulanması ve iki işlemin takvimlerinin birbirine uydurulmasıyla kurulur.

1
Hizmet dökümünü alın ve şartları doğrulayınSigortalılık başlangıç tarihini, toplam prim gün sayısını ve statü dağılımını hizmet dökümünden teyit edin. Eksik ya da çakışan kayıtları not alın.
2
Eksik varsa borçlanmayı tamamlayınGün sayısı eksikse borçlanma talebinde bulunun ve bedeli süresinde ödeyin. Borçlanmanın işlenmesini bekleyip dökümü yeniden alın.
3
Prim borcu varsa kapatınKendi adına çalışan sigortalılarda prim borcu aylık bağlanmasına engeldir. Borcun ödenmesi ya da yapılandırılması gerekir.
4
Tahsis talebini kayda geçirinTalebi e-Devlet üzerinden ya da sosyal güvenlik il müdürlüğüne dilekçeyle yapın. Talep tarihini gösteren belgeyi saklayın.
5
İşten ayrılış bildirgesini koordine edinHizmet akdiyle çalışıyorsanız işverenin ayrılış bildirgesini doğru kod ve tarihle vermesini sağlayın. Yanlış kod, kıdem tazminatı ve işsizlik ödeneği bakımından sorun doğurur.
6
Banka ve iletişim bilgilerinizi güncelleyinAylığın ödeneceği banka ve adres bilgilerini güncel tutun. Bilgi eksikliği ödemenin gecikmesine yol açar.
7
Kararı takip edin ve belgeyi arşivleyinTahsis kararını, aylık başlangıç tarihini ve hesaba esas hizmet dökümünü arşivleyin. İtiraz ya da dava gerekirse bu belgeler dayanak olur.

Uygulamadan not – Av. Çağrı Ayboğa

Başvuru sırasının bozulduğu dosyalarda en sık görülen kayıp, iki ya da üç aylık gelir boşluğudur. Sigortalı heyecanla istifa eder, sonra borçlanma gerektiğini öğrenir, borçlanma bedelini öder, işlem kaydedilir ve ancak bundan sonra tahsis talebi yapılabilir. Bu süre boyunca ne ücret ne aylık vardır. Oysa aynı işlemler çalışırken tamamlanabilir. Çalışmayı bırakmadan önce yapılacak tek bir hizmet dökümü incelemesi, bu boşluğu tamamen ortadan kaldırır.

Emeklilik Nedeniyle İşten Ayrılma ve Kıdem Tazminatı

Doğrudan CevapYaşlılık aylığı almak amacıyla iş sözleşmesini sona erdiren işçi, kıdem tazminatına hak kazanır. Bu hak 1475 sayılı İş Kanununun yürürlükte kalan 14. maddesine dayanır. Aylığa hak kazandığını gösteren Kurum yazısı ya da tahsis belgesi, işverene sunulacak dayanaktır. İhbar öneli bu hâlde aranmaz.

Emeklilik sebebiyle işten ayrılma, istifadan hukuken farklıdır. İstifa hâlinde kıdem tazminatı doğmaz; emeklilik sebebiyle ayrılmada doğar. Bu nedenle fesih bildiriminin gerekçesinin açıkça yazılması ve dayanak belgenin eklenmesi gerekir. “Kendi isteğimle ayrılıyorum” biçiminde kurulan bir dilekçe, sonradan kıdem tazminatı talebini zora sokar.

Fesih bildiriminin gerekçesiBildirimde yaşlılık aylığı almak amacıyla ayrıldığınız açıkça yazılmalıdır. Gerekçesiz ya da istifa biçiminde kurulan bildirim aleyhinize yorumlanabilir.
Dayanak belgeAylığa hak kazandığınızı gösteren Kurum yazısı ya da tahsis belgesi bildirime eklenir. Belge olmadan yapılan feshin gerekçesi tartışmaya açılır.
İhbar öneliBu fesih türünde işçinin ihbar öneli vermesi gerekmez. İşveren de ihbar tazminatı talep edemez.
Diğer işçilik alacaklarıKıdem tazminatının yanında kullanılmayan yıllık izin ücreti, ödenmemiş ücret, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacakları da talep edilebilir.
Çıkış koduİşverenin ayrılış bildirgesinde kullanacağı kod, emeklilik sebebiyle ayrılmayı göstermelidir. Yanlış kod sonradan düzeltme yazışması gerektirir.
ZamanaşımıKıdem tazminatı ve diğer işçilik alacakları kanunda öngörülen zamanaşımı süresine tabidir. Süre, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten işler.

Yaş dışındaki şartları tamamlayanların durumu

Bir ayrım özellikle karıştırılır. Yaşlılık aylığı almak amacıyla ayrılma ile yaş dışındaki şartları tamamlayıp ayrılma farklı iki hâldir. İkinci hâlde işçi henüz aylık almaya hak kazanmamıştır; yalnızca sigortalılık süresi ve prim gün sayısı şartlarını tamamlamıştır ve yaşını beklemektedir. Kanun bu işçiye de kıdem tazminatı hakkı tanır; dayanak, Kurumdan alınacak ve yaş dışındaki şartların tamamlandığını gösteren yazıdır. EYT kapsamındaki sigortalı bakımından ise yaş şartı hiç aranmadığından doğrudan aylığa hak kazanma hâli gündeme gelir. Askerlik sebebiyle işten ayrılmanın kıdem tazminatına etkisi için askerlik nedeniyle işten ayrılma rehberimiz incelenebilir.

Emekli Olduktan Sonra Çalışmaya Devam Etmek

Doğrudan CevapAylık bağlandıktan sonra çalışmaya devam edilmesi mümkündür. Hizmet akdiyle çalışmaya devam edenlerden sosyal güvenlik destek primi kesilir ve aylık ödenmeye devam eder. Kendi adına çalışmaya devam edenlerde de destek primi uygulanır. Kamu görevinde çalışmaya başlanması hâlinde aylık kesilebilir.

Emekli olduktan sonra çalışmak, aylığın kesilmesi anlamına gelmez. Sistem bu durumu sosyal güvenlik destek primi kurumuyla çözer: sigortalı çalışmaya devam eder, aylığını almayı sürdürür ve çalışmasından dolayı tam prim yerine destek primi ödenir. Bu primin karşılığında yeni bir aylık hakkı doğmaz; sistemdeki işlevi, çalışan emeklinin iş kazası ve meslek hastalığı güvencesini sağlamak ve prim gelirini korumaktır.

Hizmet akdiyle çalışmaAylık almaya devam edilir ve işveren ile sigortalı payı olarak destek primi ödenir. İşsizlik sigortası primi bu kapsamda ödenmez.
Kendi adına çalışmaKendi adına çalışmaya devam eden emeklinin aylığından destek primi kesilir. Kesinti oranı ve usulü mevzuatta belirlenmiştir.
Kamu görevinde çalışmaKamu kurumlarında belirli statülerde çalışmaya başlanması hâlinde aylık kesilir. Görev sona erdiğinde aylık yeniden bağlanır.
Beş puanlık işveren desteğiAylık talebi nedeniyle ayrılıp otuz gün içinde son özel sektör işyerinde destek primine tabi çalışmaya başlayanlar için işveren hissesinde beş puanlık destek öngörülmüştür.
Desteğin yitirilmesiBu destekten yararlanan sigortalı işten ayrılırsa, aynı sigortalı bakımından destek bir daha uygulanmaz.
Aylığın yeniden hesaplanmamasıDestek primi ödenen süreler, yeni bir aylık hesabına esas alınmaz. Aylığın artırılması için tam prim ödenmesi ve aylığın kestirilmesi gerekir.

Çalışan emekli bakımından dikkat edilmesi gereken bir nokta, aylığın kestirilip tam prim ödenmesi seçeneğidir. Bu yol, aylığı geçici olarak sona erdirir; buna karşılık ödenen tam primler yeni aylık hesabına girer. Hangi yolun avantajlı olduğu, kalan çalışma süresine ve kazanç düzeyine göre değişir ve hesaplanarak karar verilmelidir. Sosyal güvenlik hesaplarını kendi verilerinizle denemek için hesaplama araçları sayfamız kullanılabilir.

Başvurunun Reddi, İtiraz ve Dava Yolu

Doğrudan CevapTahsis talebi reddedilirse karar Kuruma yazılı olarak sorgulanabilir; ayrıca iş mahkemesinde dava açılabilir. Uyuşmazlık genellikle sigortalılık başlangıç tarihi, prim gün sayısı ya da statü tespiti üzerinedir. Kuruma karşı açılan bu davalarda arabuluculuk dava şartı değildir. Görevli mahkeme iş mahkemesidir.

Ret kararlarının büyük bölümü maddi bir eksiklikten değil, kayıt uyuşmazlığından doğar. Kurum kendi kayıtlarına göre karar verir; sigortalının fiilen çalıştığı ancak bildirilmemiş dönemler bu kayıtlarda görünmez. Bu nedenle ret kararı alındığında ilk yapılacak iş kararı değil kaydı incelemektir: hangi dönem eksiktir, hangi işyerinde geçmiştir, hangi belgeyle kanıtlanabilir.

Ret gerekçesinin tespitiKararda hangi şartın eksik görüldüğü açıkça belirlenmelidir. Gerekçe prim gün sayısı mı, sigortalılık süresi mi, başlangıç tarihi mi yoksa statü mü sorusu stratejiyi belirler.
Hizmet tespiti davasıBildirilmemiş çalışma dönemlerinin kayda geçirilmesi için iş mahkemesinde dava açılır. Bordro, puantaj, tanık ve işyeri kayıtları delil olarak kullanılır.
Tahsis davasıŞartların tamamlandığı iddiasıyla aylık bağlanması istemli dava açılabilir. Dava, Kuruma karşı yöneltilir.
Görevli mahkemeKurumla sigortalı arasındaki bu uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür. İş mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi iş mahkemesi olarak görev yapar.
Arabuluculukİşçi ile işveren arasındaki alacak davalarından farklı olarak, Kuruma karşı açılan tespit ve tahsis davalarında arabuluculuk dava şartı olarak uygulanmaz.
Aylık başlangıcıDava kazanılsa bile aylığın hangi tarihten başlayacağı ayrı bir meseledir. Bu nedenle dava açılırken tahsis talebinin de kayda geçirilmiş olması önemlidir.

Uyuşmazlığın mahkemeye taşınması, çoğu dosyada kaçınılmaz olmaktan çok seçilmiş bir yoldur. Kayıt eksikliği belgeyle giderilebiliyorsa Kuruma yapılacak başvuru daha hızlı sonuç verir. Belge yoksa ve tanık beyanına ihtiyaç duyuluyorsa dava zorunlu hâle gelir. Uyuşmazlık çözüm yollarının genel çerçevesi için arabuluculuk rehberimiz incelenebilir.

Uygulamada En Sık Yapılan Hatalar

Doğrudan CevapEn sık görülen hata, şartlar doğrulanmadan işten ayrılmaktır. İkincisi, borçlanmayı tahsis talebinden sonra yapmaktır. Üçüncüsü, fesih bildirimini istifa biçiminde kurup kıdem tazminatını riske atmaktır. Dördüncüsü, hizmet dökümündeki eksik dönemleri hiç incelememektir.

EYT dosyalarında kaybedilen hakların önemli bölümü hukuki değil, sıralama hatasından doğar. Mevzuat aynıdır; fark, işlemlerin hangi sırayla yapıldığındadır. Aşağıdaki liste, dosyaların tamamında başvuru öncesinde gözden geçirilmesi gereken noktaları toplar.

EYT dosyasında kaçınılması gereken hatalar

Hizmet dökümü incelenmeden işten ayrılmak
Sigortalılık başlangıç tarihini Kurum kaydına bakmadan hatırlamaya dayanarak kabul etmek
Sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısını aynı şey saymak
Statü farkını gözetmeden hizmet akdiyle çalışanlar için geçerli gün sayısını kendine uygulamak
Borçlanma talebini tahsis talebinden sonraya bırakmak
Borçlanma bedelini kanuni süresinde ödemeyip talebi geçersiz hâle getirmek
Kendi adına çalışanlarda prim borcunu kapatmadan tahsis talebinde bulunmak
Fesih bildirimini istifa biçiminde kurup emeklilik gerekçesini yazmamak
Ayrılış bildirgesindeki çıkış kodunu kontrol etmemek
Bildirilmemiş çalışma dönemleri için delil toplamayı yıllarca ertelemek
Yasama gündemindeki beklentilere dayanarak planlama yapmak
Ret kararını gerekçesini incelemeden kabul etmek

EYT Uyuşmazlıklarında Yargıtay Uygulaması

Doğrudan CevapYargıtay uygulamasında sigortalılık başlangıç tarihinin tespiti, Kurum kaydıyla sınırlı görülmemekte; fiilî çalışmanın her türlü delille ortaya konulabileceği kabul edilmektedir. Hizmet tespiti davalarında işyeri kayıtlarına ve bordro tanıklarına ağırlık verilmekte, re’sen araştırma ilkesi uygulanmaktadır.

İlk ölçüt, delil serbestisidir. Sosyal güvenlik hakkının kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle hizmet tespiti davalarında tarafların gösterdiği delillerle yetinilemeyeceği, mahkemenin re’sen araştırma yapması gerektiği istikrarlı biçimde kabul edilmektedir. Uygulamada mahkemeler işyeri sicil kayıtlarını, dönem bordrolarını, varsa müfettiş raporlarını ve komşu işyeri kayıtlarını kendiliğinden getirtmektedir.

İkinci ölçüt, tanık beyanının değeridir. Bordro tanıklarının, yani aynı dönemde aynı işyerinde çalıştığı Kurum kayıtlarından anlaşılan kişilerin beyanlarına üstünlük tanınmaktadır. Bordro tanığı bulunamadığı hâllerde, komşu işyeri çalışanlarının beyanlarının resmî kayıtlarla desteklenmesi aranmaktadır. Soyut beyana dayanan tespit taleplerinin kabul edilmemesi gerektiği yönündeki yaklaşım yerleşmiştir.

Üçüncü ölçüt, sigortalılık başlangıcının geriye çekilmesine ilişkindir. Askerlik borçlanmasının sigortalılık başlangıcına etkisi, borçlanılan sürenin sigortalılık başlangıcından önceye düşmesi şartına bağlanmaktadır. Doğum borçlanmasının ise başlangıcı geriye çekmeyeceği, yalnızca prim gün sayısına eklenebileceği kabul edilmektedir. Borçlanma bedelinin kanuni süresinde ödenmemesi hâlinde borçlanmanın hükümsüz kalacağı ayrıca vurgulanmaktadır.

Dördüncü ölçüt, aylık başlangıç tarihidir. Aylığın kural olarak talep tarihine göre belirleneceği, talep bulunmadan geriye dönük aylık bağlanamayacağı kabul edilmektedir. Yaş şartını kaldıran geçici hükmün kendi metninde yer alan geriye dönük ödeme yasağı da bu yaklaşımı desteklemektedir. Beşinci ölçüt statü tespitidir; son yedi yıllık hizmet süresi içinde en fazla prim ödenen statünün esas alınacağı, sürelerin eşitliği hâlinde son statünün belirleyici olacağı uygulamada istikrar kazanmıştır.

Ankara’da EYT Dosyaları ve Ayboğa Avukatlık Bürosu

Doğrudan CevapAnkara’da EYT uyuşmazlıkları, Sosyal Güvenlik Kurumu il müdürlükleri nezdinde yapılan tahsis başvuruları ve bu başvuruların reddi üzerine Ankara iş mahkemelerinde açılan hizmet tespiti ve tahsis davaları üzerinden yürür. Dosyaların ağırlığını kayıt eksikliğinden doğan uyuşmazlıklar oluşturur.

Ankara, kamu kurumları ve hizmet sektörünün yoğun olduğu bir yargı çevresidir ve EYT dosyalarının profili de buna göre şekillenir. Burada üç dosya tipi öne çıkar. Birincisi, 1990’lı yıllarda küçük işyerlerinde geçen ve hiç bildirilmemiş dönemlerin tespitidir. İkincisi, statü değiştirerek çalışmış sigortalılarda aylığın hangi mevzuata göre bağlanacağı tartışmasıdır. Üçüncüsü, kamu görevinde geçen sürelerle hizmet akdiyle geçen sürelerin birleştirilmesinden doğan uyuşmazlıklardır.

Üç dosya tipinde de belirleyici olan unsur belge hazırlığıdır. Hizmet dökümünün statü ve dönem bazında ayrıştırılması, eksik dönemlerin işyeri bazında listelenmesi, bordro tanıklarının Kurum kayıtlarından tespiti ve borçlanma seçeneklerinin önceden hesaplanması; başvurudan önce tamamlandığında hem süreç kısalır hem gelir boşluğu önlenir. Aynı hazırlık dava aşamasında da aynen kullanılır.

İşveren tarafında ise farklı bir takvim işler. Emeklilik sebebiyle ayrılan işçinin kıdem tazminatı, kullanılmayan yıllık izin ücreti ve varsa diğer alacakları ayrılış tarihinde ödenmelidir. Ayrılış bildirgesindeki kodun doğru seçilmesi, sonradan açılacak davaların önemli bölümünü baştan önler. İş ve sosyal güvenlik hukukunun diğer başlıkları için iş göremezlik süreçleri sayfamız incelenebilir.

Ayboğa Avukatlık Bürosu, Çankaya’daki ofisinden iş ve sosyal güvenlik hukuku alanında vekillik hizmeti vermektedir. Büro, hizmet dökümünün incelenmesi, borçlanma planlaması, tahsis başvurusunun hazırlanması, ret kararına karşı hizmet tespiti ve tahsis davalarının açılması ile emeklilik sebebiyle sona eren iş sözleşmesinden doğan kıdem tazminatı ve işçilik alacağı taleplerini birlikte takip eder. Büronun çalışma alanları için Ankara avukat sayfamız incelenebilir. Dosyanızla ilgili ilk değerlendirme için hizmet dökümünüzü ve varsa Kurum yazınızı iletmeniz yeterlidir.

EYT Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

EYT nedir?
EYT, emeklilikte yaşa takılanların kısaltmasıdır. Sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartlarını tamamladığı hâlde yalnızca yaş şartı yüzünden aylık bağlanamayan sigortalıları anlatır. 7438 sayılı Kanunla yapılan düzenleme sonrası, sigortalılık başlangıcı 8 Eylül 1999 ve öncesinde olanlar bakımından yaş şartı aranmamaktadır.
EYT kapsamına kimler girer?
Kapsamın tek ölçütü sigortalılık başlangıç tarihidir. Sigortalılık başlangıcı 8 Eylül 1999 ve öncesinde olan sigortalılar kapsama girer. Kapsamda olmak tek başına yetmez; tabi olunan statüye göre aranan sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartlarının da tamamlanmış olması gerekir.
EYT şartları nelerdir?
Yaş şartı kalktıktan sonra iki şart ayakta kalır. Sigortalılık süresi kadınlarda 20, erkeklerde 25 yıldır. Prim ödeme gün sayısı statüye göre değişir: hizmet akdiyle çalışanlarda sigortalılık başlangıcına göre kademelenir, kendi adına çalışanlarda daha yüksek ve sabit bir eşik aranır.
Sigortalılık süresi ile prim gün sayısı aynı şey midir?
Hayır. Sigortalılık süresi, ilk defa sigortalı sayıldığınız tarih ile aylık talep tarihiniz arasında geçen takvim süresidir ve bu sürenin tamamında prim ödenmiş olması gerekmez. Prim ödeme gün sayısı ise fiilen prim ödenmiş ya da ödenmiş sayılan gün sayısıdır. İkisi birlikte aranır.
Sigortalılık başlangıç tarihim yanlış görünüyorsa ne yapabilirim?
Fiilen çalıştığınız hâlde Kuruma bildirilmemiş dönemler, iş mahkemesinde açılacak hizmet tespiti davasıyla kayda geçirilebilir. Bordro, puantaj, işyeri kayıtları ve bordro tanıklarının beyanı delil olarak kullanılır. Tespit edilen dönem hem başlangıç tarihini hem prim gün sayısını etkiler.
Askerlik borçlanması emeklilik tarihimi öne çeker mi?
Askerlik süresi sigortalılık başlangıcından önceye düşüyorsa, borçlanma sigortalılık başlangıcını borçlanılan süre kadar geriye çeker. Bu sonuç bazı dosyalarda kapsama girmeyi sağlar. Borçlanma bedelinin tebliğ tarihinden itibaren kanuni süre içinde ödenmesi gerekir; aksi hâlde borçlanma geçersiz olur.
Doğum borçlanması sigortalılık başlangıcını geriye çeker mi?
Hayır. Doğum borçlanması prim ödeme gün sayısına eklenir; sigortalılık başlangıç tarihini geriye çekmez. Bu ayrım, kapsama girip girmediğinin tespiti bakımından belirleyicidir. Prim gün sayısı eksik olan dosyalarda ise doğum borçlanması tamamlayıcı işlev görür.
EYT kapsamında geriye dönük aylık alınabilir mi?
Alınamaz. Düzenlemenin dayanağı olan geçici madde, bu hüküm esas alınarak geriye dönük ödeme yapılmayacağını ve geriye dönük hak talep edilemeyeceğini açıkça belirtir. Aylık, kural olarak tahsis talebini takip eden ay başından itibaren başlar. Bu nedenle talep tarihi belirleyicidir.
EYT başvurusu nasıl yapılır?
Başvuru, Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılacak tahsis talebiyle başlar. Talep e-Devlet üzerinden ya da sosyal güvenlik il müdürlüğüne dilekçeyle yapılabilir. Hizmet akdiyle çalışanlarda işten ayrılış bildirgesinin verilmesi gerekir. Kendi adına çalışanlarda prim borcunun bulunmaması aranır.
Emeklilik sebebiyle işten ayrılan işçi kıdem tazminatı alabilir mi?
Yaşlılık aylığı almak amacıyla iş sözleşmesini sona erdiren işçi kıdem tazminatına hak kazanır. Fesih bildiriminde bu gerekçenin açıkça yazılması ve aylığa hak kazanıldığını gösteren Kurum belgesinin eklenmesi gerekir. Bu fesih türünde işçinin ihbar öneli vermesi gerekmez.
Emekli olduktan sonra çalışmaya devam edilebilir mi?
Edilebilir. Hizmet akdiyle çalışmaya devam edenlerden sosyal güvenlik destek primi kesilir ve aylık ödenmeye devam eder. Kendi adına çalışanlarda da destek primi uygulanır. Kamu kurumlarında belirli statülerde çalışmaya başlanması hâlinde ise aylık kesilir ve görev sona erdiğinde yeniden bağlanır.
Tahsis talebim reddedilirse ne yapabilirim?
Ret kararının gerekçesi önce belirlenmelidir. Kayıt eksikliği belgeyle giderilebiliyorsa Kuruma başvuru yapılır. Belge yoksa iş mahkemesinde hizmet tespiti ve aylık bağlanması istemli dava açılır. Kuruma karşı açılan bu davalarda arabuluculuk dava şartı olarak uygulanmaz.

İlgili Rehberler

Güncel Emeklilik Şartları

Yürürlükteki yaş, sigortalılık süresi ve prim gün sayısı şartlarının bütün olarak görünümü.

Şartları incele

Kademeli Emeklilik

1999 sonrası sigorta girişi olanlar için giriş yılına göre kademelenen yaş ve prim tablosu.

Kademeyi gör

Yeni Emeklilik Sistemi

Emeklilik parametrelerinin dönemler itibarıyla nasıl değiştiğini gösteren genel çerçeve.

Sistemi oku

Hesaplama Araçları

Sosyal güvenlik ve işçilik alacağı hesaplarını kendi verilerinizle deneyebileceğiniz araçlar.

Araçlara git

Kaynakça

5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, yaşlılık sigortası ve geçici hükümler – mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.5510.pdf
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, kademeli geçişe ilişkin geçici hükümler – mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.506.pdf
4857 sayılı İş Kanunu, iş sözleşmesinin sona ermesine ilişkin hükümler – mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.4857.pdf
T.C. Sosyal Güvenlik Kurumu resmî internet sitesi – sgk.gov.tr/
e-Devlet Kapısı, Sosyal Güvenlik Kurumu tescil ve hizmet dökümü – turkiye.gov.tr/sgk-tescil-ve-hizmet-dokumu

Av. Çağrı Ayboğa, Ayboğa Avukatlık Bürosu, Ankara

Av. Çağrı Ayboğa Kimdir?

Ayboğa Avukatlık Bürosu – Ankara Barosu Sicil No: 34507 – Çankaya / Ankara

Av. Çağrı Ayboğa, Ankara Barosu’na kayıtlı bir avukattır ve iş hukuku ile sosyal güvenlik hukuku alanlarında çalışmaktadır. Hizmet dökümünün incelenmesi, sigortalılık başlangıç tarihinin ve prim gün sayısının tespiti, askerlik ve doğum borçlanmasının planlanması, yaşlılık aylığı tahsis başvurularının hazırlanması, ret kararlarına karşı hizmet tespiti ve tahsis davalarının yürütülmesi ile emeklilik sebebiyle sona eren iş sözleşmesinden doğan kıdem tazminatı ve işçilik alacağı taleplerinde vekillik yürütmektedir.

Bu rehber 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu ve 1475 sayılı İş Kanununun yürürlükte kalan 14. maddesi esas alınarak hazırlanmış, hukuki doğruluğu 31 Ekim 2026 tarihinde Av. Çağrı Ayboğa tarafından denetlenmiştir. Metin bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi belgeleriyle değerlendirilmelidir.

LinkedIn – YouTube – Google Haritalar

Avukata Sor

Sigortalılık başlangıcınızın 1999 öncesinde olup olmadığından ya da prim gün sayınızın yeterli olup olmadığından emin değilseniz hizmet dökümünüzü ve varsa Kurum yazınızı iletin; şartları, borçlanma seçeneklerini ve başvuru sırasını birlikte belirleyelim.

Avukata Sor Ankara Avukat

Danışmanlık ücretlidir. Görüşme ücretleri 2025-2026 TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca uygulanır.

Ayboğa Avukatlık Bürosu Ankara İletişim ve Harita

BüroAyboğa Avukatlık Bürosu
AdresEmek Mah. Bişkek Cd. 26/3 Çankaya / Ankara
Çalışma saatleriHafta içi 09.00 – 18.00

© 2026 Ayboğa Law Firm — Tüm hakları saklıdır.KVKKGizlilik Politikası