
İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku – Emeklilik – Son Güncelleme: 31 Ekim 2026
EYT, emeklilikte yaşa takılanların kısaltmasıdır ve sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısı şartlarını tamamladığı hâlde yalnızca yaş şartı yüzünden aylık bağlanamayan sigortalıları anlatır. 7438 sayılı Kanunla 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici madde, sigortalılık başlangıcı 8 Eylül 1999 ve öncesinde olanlar bakımından yaş şartını aramaktan vazgeçmiştir. Düzenleme prim gün sayısını düşürmemiş, sigortalılık süresini kısaltmamıştır; yalnızca yaş ölçütünü devre dışı bırakmıştır. Aylık, tahsis talebini takip eden ay başından itibaren başlar ve geriye dönük ödeme yapılmaz. Rehberi Ayboğa Avukatlık Bürosu güncel mevzuat ve yargı uygulamasına göre hazırlamıştır.


5510 sayılı Kanun Geçici Madde 95 – Yaş şartı aranmaksızın yaşlılık ve emekli aylığı(1) Bu maddenin yürürlük tarihinden sonra aylık bağlanması için talepte bulunanlardan, 506 sayılı Kanunun geçici 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (B) ve (C) bentleri, 1479 sayılı Kanunun geçici 10 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 2925 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (B) ve (C) bentleri ve 5434 sayılı Kanunun geçici 205 inci maddesi hükümlerine göre yaşlılık veya emekli aylığı bağlanacak olanlar, söz konusu hükümlerde yaş dışındaki diğer şartları taşımaları hâlinde yaşlılık veya emekli aylığından yararlanırlar. Bu fıkra hükmü esas alınarak geriye dönük herhangi bir ödeme yapılmaz ve geriye dönük hak talep edilemez.
Madde hakkında kısa not: Madde, yeni bir emeklilik rejimi kurmaz; yürürlükteki geçiş hükümlerinde yer alan yaş ölçütünü belirli bir sigortalı grubu bakımından uygulanmaz hâle getirir. Atıf yapılan hükümler, sigortalılık başlangıcı 8 Eylül 1999 ve öncesinde olanlara ilişkin kademeli geçiş kurallarıdır; bu kurallardaki sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartları aynen yürürlüktedir. Maddenin ikinci fıkrası, aylık talebi nedeniyle işten ayrılıp otuz gün içinde son özel sektör işyerinde sosyal güvenlik destek primine tabi çalışmaya başlayanlar için işveren hissesinde beş puanlık bir destek öngörür ve bu destekten bir kez yararlanılabileceğini belirtir. Birinci fıkradaki geriye dönük ödeme yasağı, hakkın talep tarihinden ileriye doğru sonuç vermesi anlamına gelir.
Yirmi altı yaşında sigortalı olmuş, aralıklarla da olsa yirmi beş yılı aşkın süre prim ödemiş, elli bir yaşında çalışmayı bırakmış bir kişi düşünelim. Prim gün sayısı tamamdır, sigortalılık süresi tamamdır; buna karşılık aylık bağlanmaz, çünkü kanunun aradığı yaşa birkaç yıl kalmıştır. Bu kişi için o yıllar ne çalışma ne emeklilik dönemidir. Emeklilikte yaşa takılanlar kavramı, tam bu aradaki boşluğu anlatmak için doğdu.
7438 sayılı Kanunla yapılan düzenleme, sigortalılık başlangıcı 8 Eylül 1999 ve öncesinde olanlar bakımından yaş şartını kaldırarak bu boşluğu kapattı. Bu rehber düzenlemenin kapsamını ve sınırlarını adım adım ortaya koyar: kimlerin kapsamda olduğunu, sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısı şartlarının statüye göre nasıl farklılaştığını, sigortalılık başlangıcının nasıl tespit edildiğini, borçlanmanın tabloyu nasıl değiştirdiğini, başvurunun hangi sırayla yapılması gerektiğini, emeklilik sebebiyle işten ayrılmanın kıdem tazminatına etkisini, aylık bağlandıktan sonra çalışmaya devam etmenin sonuçlarını ve ret kararına karşı izlenecek dava yolunu anlatır. Yürürlükteki emeklilik şartlarının tamamı ile 1999 sonrası sigortalılara ilişkin kademeli düzen, bu rehberin yönlendirdiği ayrı sayfalarda ele alınmıştır.
Sigortalılık başlangıcınız 1999 öncesinde mi ve şartları tamamladığınızdan emin değil misiniz? Hizmet dökümünüzü birlikte okuyalım.
EYT Nedir?
Bir kişinin emekli olabilmesi üç ayağa dayanır: sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve yaş. Türk sosyal güvenlik sisteminde bu üç ayak uzun yıllar birlikte uygulandı; ancak 1999 yılında yapılan değişiklikle yaş şartı, daha önce sigortalı olmuş kişiler bakımından da devreye girdi. Sonuç, kendine özgü bir tabloydu: prim gününü ve sigortalılık süresini tamamlamış, çalışma hayatını fiilen bitirmiş, buna karşılık yalnızca takvim yaşı dolmadığı için aylık alamayan geniş bir kitle.
Bu kitleye kamuoyunda emeklilikte yaşa takılanlar, kısaca EYT denildi. Kavram hukuki bir terim değildir; kanunlarda EYT diye bir kurum yer almaz. Buna karşılık hem idari uygulamada hem de yargı kararlarında konu, yaş şartının belirli bir sigortalı grubu bakımından aranıp aranmayacağı sorusu olarak tartışıldı. 7438 sayılı Kanun bu soruyu cevaplayarak, sigortalılık başlangıcı 8 Eylül 1999 ve öncesinde olanlar için yaş şartını aramaktan vazgeçti.
EYT bir af değil, yaş şartının kaldırılmasıdır
Düzenlemenin en sık yanlış anlaşılan yönü kapsamıdır. Yapılan değişiklik prim gün sayısını düşürmedi, sigortalılık süresini kısaltmadı, eksik primleri silmedi. Yalnızca yaş şartını devre dışı bıraktı. Dolayısıyla sigortalılık başlangıcı 1999 öncesinde olsa bile prim gün sayısı ya da sigortalılık süresi eksik olan kişi, bu düzenlemeden doğrudan yararlanamaz. Böyle bir dosyada yapılacak iş yaşı beklemek değil, eksik primi tamamlamak ya da borçlanma yollarını değerlendirmektir. Bu ayrımı atlayan başvurular Kurumca reddedilir ve aradan geçen aylar boşa gider.
Bu rehber EYT’yi bir bütün olarak ele alır. Kavramın nasıl doğduğunu, hangi kanun değişikliğiyle çözüldüğünü, kimlerin kapsamda olduğunu, statülere göre şartların nasıl farklılaştığını, sigortalılık başlangıcının nasıl belirlendiğini, borçlanmanın tabloyu nasıl değiştirdiğini, başvurunun nasıl yapıldığını, işten ayrılma ve kıdem tazminatı ilişkisini, emeklilikten sonra çalışmaya devam etmenin sonuçlarını ve ret kararına karşı izlenecek yolları sırayla anlatır. Yürürlükteki genel emeklilik şartlarının tamamı için güncel emeklilik şartları rehberimiz ayrıca incelenebilir.
Sorunun Kaynağı: 8 Eylül 1999 Eşiği
1999 öncesindeki düzende emeklilik, esas olarak sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı üzerine kuruluydu. Bu şartları tamamlayan sigortalı, takvim yaşına bakılmaksızın aylığa hak kazanıyordu. 8 Eylül 1999 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme ile sisteme yaş şartı eklendi. Yeni şart yalnızca o tarihten sonra işe girenlere değil, daha önce sigortalı olmuş kişilere de kademeli biçimde uygulandı.
Kademeli geçişin mantığı, sigortalılık başlangıcı eşiğe ne kadar yakınsa aranacak yaşın o kadar yükselmesiydi. Böylece aynı iş kolunda, aynı yıl doğmuş, benzer süre çalışmış iki kişi arasında yalnızca sigorta girişlerinin birkaç ay farklı olması yüzünden yıllarca süren emeklilik farkları ortaya çıktı. Bu fark, kavramın kamuoyunda bu kadar güçlü karşılık bulmasının asıl sebebidir.
Eşiğin iki yanında kalan sigortalılar için bugün iki ayrı anlatım geçerlidir. Başlangıcı 8 Eylül 1999 ve öncesinde olanlar bu rehberin konusudur. Başlangıcı bu tarihten sonra olanlar bakımından ise yaş şartı yürürlüktedir ve sigorta girişine göre kademelenir; bu grubun tablosu ayrı bir rehberin konusudur ve aşağıdaki bölümde yönlendirme yapılmıştır.
7438 Sayılı Kanun ile Yapılan Düzenleme
Düzenlemenin tekniği basittir. Kanun koyucu yeni bir emeklilik rejimi kurmak yerine, yürürlükteki geçiş hükümlerinde yer alan yaş şartını belirli bir sigortalı grubu bakımından uygulanmaz hâle getirdi. Bu nedenle aylık bağlanırken hangi hükümlere bakılacağı değişmedi; yalnızca o hükümlerdeki yaş ölçütü devre dışı kaldı. Sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartları olduğu gibi korundu.
Uygulamadan not – Av. Çağrı Ayboğa
Düzenlemenin yürürlüğe girdiği dönemde en çok karşılaştığım soru, “benim hakkım yıllar önce doğmuştu, geçmiş aylıklarımı alabilir miyim” sorusuydu. Cevap hayırdır ve bu, maddenin kendi metninde yazılıdır. Hak, talep tarihinden ileriye doğru sonuç verir. Bu yüzden şartları tamamladığını düşünen kişinin yapması gereken tek şey, beklemeyi bırakıp tahsis talebini kayda geçirmektir. Talep tarihi bir ay gecikirse, kaybedilen bir aylık geri gelmez.
EYT Kapsamına Kimler Girer?
Kapsam sorusu iki aşamalı cevaplanır. Birinci aşamada sigortalılık başlangıç tarihi tespit edilir; bu tarih eşikte ya da eşikten önce ise kişi kapsamdadır. İkinci aşamada o sigortalının tabi olduğu statüye göre aranan sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı şartlarının tamamlanıp tamamlanmadığına bakılır. İki aşamanın ikisi birlikte gerçekleşmedikçe aylık bağlanmaz.
Birden fazla statüde çalışmış olanlar
Çalışma hayatı tek bir statüde geçmeyen sigortalılarda tablo karmaşıklaşır. Bir kişi önce işçi olarak, sonra esnaf olarak, ardından yeniden işçi olarak sigortalı olmuş olabilir. Bu durumda aylığın hangi statüden bağlanacağı, son yedi yıllık hizmet süresi içinde en fazla hangi statüde prim ödendiğine göre belirlenir. Statü değiştiğinde aranan prim gün sayısı da değişeceğinden, aynı hizmet dökümü iki farklı sonuç verebilir. Bu nedenle çok statülü dosyalarda hizmet dökümünün statü bazında ayrıştırılması, başvurudan önce yapılması gereken ilk işlemdir. Ev kadınlarına tanınan özel emeklilik imkânı bakımından ev hanımlarına emeklilik şartları rehberimiz incelenebilir.
EYT Şartları: Sigortalılık Süresi ve Prim Gün Sayısı
Sigortalılık süresi ile prim ödeme gün sayısı birbirinden farklı iki ölçüttür ve sık karıştırılır. Sigortalılık süresi, ilk defa sigortalı sayıldığı tarih ile aylık talep tarihi arasında geçen takvim süresidir; bu sürenin tamamında prim ödenmiş olması gerekmez. Prim ödeme gün sayısı ise fiilen prim ödenmiş ya da ödenmiş sayılan gün sayısıdır. Bir sigortalı otuz yıllık sigortalılık süresine sahip olup prim gün sayısını tamamlamamış olabilir; tersi de mümkündür.
| Sigortalılık statüsü ve cinsiyet | Sigortalılık süresi | Prim ödeme gün sayısı | Yaş şartı |
|---|---|---|---|
| 4/a (hizmet akdiyle çalışanlar) – kadın | 20 yıl | Sigortalılık başlangıç tarihine göre 5.000 ile 5.975 gün arasında kademelenir | Aranmaz |
| 4/a (hizmet akdiyle çalışanlar) – erkek | 25 yıl | Sigortalılık başlangıç tarihine göre 5.000 ile 5.975 gün arasında kademelenir | Aranmaz |
| 4/b (kendi adına ve hesabına çalışanlar) – kadın | 20 yıl | 7.200 gün | Aranmaz |
| 4/b (kendi adına ve hesabına çalışanlar) – erkek | 25 yıl | 9.000 gün | Aranmaz |
| 4/c (kamu görevlileri) – kadın | 20 fiilî hizmet yılı | Fiilî hizmet süresi esas alınır | Aranmaz |
| 4/c (kamu görevlileri) – erkek | 25 fiilî hizmet yılı | Fiilî hizmet süresi esas alınır | Aranmaz |
Tablodaki gün sayıları, kanunda yer alan geçiş hükümlerinin bugünkü görünümünü yansıtır. Hizmet akdiyle çalışanlarda gün sayısının kademelenmesi, sigortalılık başlangıç tarihinin yıl ve ay olarak hangi aralığa düştüğüne bağlıdır; bu nedenle iki ay arayla sigortalı olmuş iki kişi için aranan gün sayısı farklı olabilir. Kendi hesabınıza uygulanacak kesin gün sayısının Kurum kayıtları üzerinden doğrulanması gerekir.
Başvurudan önce doğrulanması gereken veriler
Sigortalılık Başlangıç Tarihi Nasıl Belirlenir?
EYT dosyalarının kaderini belirleyen tek veri, çoğu zaman bu tarihtir. Eşik, 8 Eylül 1999 tarihidir ve bu tarihten bir gün sonra sigortalı sayılan kişi kapsam dışındadır. Bu yüzden başlangıç tarihinin doğru tespiti, hesaplamadan daha önemlidir. Kurum kayıtlarındaki tarih her zaman gerçeği yansıtmaz; işverenin bildirim yapmadığı, geç yaptığı ya da yanlış yaptığı dönemler bulunabilir.
Uygulamadan not – Av. Çağrı Ayboğa
Bir gün yüzünden kapsam dışında kalan dosyalar düşünüldüğünden daha yaygındır. Böyle bir dosyada ilk bakılacak yer eski işyerinin kayıtlarıdır: bordro, puantaj, yemek ve servis listeleri, sendika kayıtları, hatta eski çalışma arkadaşlarının tanıklığı. Bildirilmemiş tek bir ayın kayda geçmesi, hem başlangıcı geriye çeker hem gün sayısına eklenir. Buna karşılık bu kanıtların toplanabilirliği her yıl azalır. Dosyayı açtığınız gün, kanıtın en çok bulunabildiği gündür.
4/a, 4/b ve 4/c Arasındaki Fark
Statü ayrımı yalnızca teknik bir sınıflandırma değildir; aynı sigortalı için aylığa hak kazanma tarihini yıllarca öteleyebilir. Bu nedenle çalışma hayatı boyunca statü değiştirmiş sigortalılarda, aylığın hangi statüden bağlanacağının önceden belirlenmesi gerekir. Belirleme ölçütü, son yedi yıllık hizmet süresi içinde en fazla prim ödenen statüdür; süreler eşitse son statü esas alınır.
Statü farkının pratik sonucu şudur: aynı doğum yılına ve aynı sigortalılık başlangıcına sahip iki kişiden biri işçi, diğeri esnaf olarak çalışmışsa, aylığa hak kazanma tarihleri arasında uzun bir fark doğabilir. Bu fark mevzuatın kendisinden kaynaklanır ve başvuruyla değiştirilemez. Değiştirilebilecek olan, hangi statüden aylık bağlanacağına etki eden son yedi yıllık hizmet dağılımıdır.
Borçlanmanın Prim Gün Sayısına ve Başlangıca Etkisi
EYT dosyalarında borçlanma iki ayrı işlevle karşımıza çıkar. Birinci işlev kapsama girmektir: sigortalılık başlangıcı eşikten sonra olan bir kişi, eşikten önceye düşen askerlik süresini borçlandığında başlangıcı geriye çekilebilir ve kapsama girebilir. İkinci işlev eşiği aşmaktır: kapsamda olan ancak prim gün sayısı eksik kalan kişi, borçlanma ile gün sayısını tamamlayabilir.
Borçlanma kararı başvurudan önce verilmelidir
Borçlanmanın etkisi yalnızca prim gün sayısı üzerinde değildir. Borçlanılan sürenin hangi statüye yazılacağı, aylığın hangi mevzuata göre hesaplanacağını ve bazı dosyalarda aylığın miktarını da etkiler. Bu nedenle borçlanma, aylık talebinden sonra değil önce planlanmalıdır. Sıralama şöyle kurulur: hizmet dökümü alınır, eksik gün sayısı hesaplanır, hangi sürenin borçlanılacağına karar verilir, borçlanma talebi yapılır, bedel süresinde ödenir ve ancak bundan sonra tahsis talebine geçilir. Askerlik süresinin gün sayısına etkisini önceden görmek için askerlik borçlanması hesaplama aracımız kullanılabilir.
Tam Aylık, Kısmi Aylık ve Diğer Aylık Türleri
Uygulamada en sık rastlanan tablo şudur: sigortalılık başlangıcı 1999 öncesindedir, sigortalılık süresi tamamdır, ancak prim gün sayısı eksiktir. Bu kişi EYT düzenlemesinden yararlanamaz; çünkü düzenleme yalnızca yaş şartını kaldırmıştır. Böyle bir dosyada iki seçenek doğar: eksik günü borçlanma ya da yeniden çalışma ile tamamlamak veya daha yüksek yaş ve daha düşük gün sayısı öngören kısmi aylık yolunu değerlendirmek.
Bu yolların hangisinin hangi dosyaya uyduğu, hizmet dökümü ve sağlık durumu birlikte değerlendirilerek belirlenir. Çalışma gücü kaybına dayanan aylık bakımından malulen emeklilik rehberimiz, iş göremezlik ve rapor süreçleri bakımından iş göremezlik raporu rehberimiz incelenebilir.
1999 Sonrası Sigortalılar İçin Durum
Kamuoyunda sık sık yeni bir EYT düzenlemesi beklentisi dile getirilir. Hukuki durum nettir: yürürlükteki mevzuatta sigortalılık başlangıcı 1999 sonrasında olanlar için yaş şartı aranır. Bu grubun emeklilik tarihi, sigorta girişinin yılına göre kademelenen yaş ve prim gün sayısı şartlarına göre belirlenir. Beklenti ile yürürlükteki hukuku ayırmak, dosya planlaması bakımından zorunludur.
Bu grubun kendi tablosu, sigorta girişinin yılına göre ayrı ayrı kurulur ve bu rehberin kapsamı dışındadır. Konunun tamamı için kademeli emeklilik rehberimiz hazırlanmıştır. Emeklilik sisteminin bütün olarak nasıl kurgulandığını ve hangi parametrelerin hangi dönemde devreye girdiğini görmek için ise yeni emeklilik sistemi rehberimiz incelenebilir.
EYT Başvurusu Nasıl Yapılır?
Başvurunun sırası sonucun kendisi kadar önemlidir. Hizmet akdiyle çalışan bir sigortalı, henüz tahsis talebinde bulunmadan işten ayrılırsa, aradaki süre boyunca ne ücret ne aylık alır. Tersine, işten ayrılış bildirgesi verilmeden yapılan tahsis talebi de sonuçsuz kalır. Doğru sıralama, şartların önceden doğrulanması ve iki işlemin takvimlerinin birbirine uydurulmasıyla kurulur.
Uygulamadan not – Av. Çağrı Ayboğa
Başvuru sırasının bozulduğu dosyalarda en sık görülen kayıp, iki ya da üç aylık gelir boşluğudur. Sigortalı heyecanla istifa eder, sonra borçlanma gerektiğini öğrenir, borçlanma bedelini öder, işlem kaydedilir ve ancak bundan sonra tahsis talebi yapılabilir. Bu süre boyunca ne ücret ne aylık vardır. Oysa aynı işlemler çalışırken tamamlanabilir. Çalışmayı bırakmadan önce yapılacak tek bir hizmet dökümü incelemesi, bu boşluğu tamamen ortadan kaldırır.
Emeklilik Nedeniyle İşten Ayrılma ve Kıdem Tazminatı
Emeklilik sebebiyle işten ayrılma, istifadan hukuken farklıdır. İstifa hâlinde kıdem tazminatı doğmaz; emeklilik sebebiyle ayrılmada doğar. Bu nedenle fesih bildiriminin gerekçesinin açıkça yazılması ve dayanak belgenin eklenmesi gerekir. “Kendi isteğimle ayrılıyorum” biçiminde kurulan bir dilekçe, sonradan kıdem tazminatı talebini zora sokar.
Yaş dışındaki şartları tamamlayanların durumu
Bir ayrım özellikle karıştırılır. Yaşlılık aylığı almak amacıyla ayrılma ile yaş dışındaki şartları tamamlayıp ayrılma farklı iki hâldir. İkinci hâlde işçi henüz aylık almaya hak kazanmamıştır; yalnızca sigortalılık süresi ve prim gün sayısı şartlarını tamamlamıştır ve yaşını beklemektedir. Kanun bu işçiye de kıdem tazminatı hakkı tanır; dayanak, Kurumdan alınacak ve yaş dışındaki şartların tamamlandığını gösteren yazıdır. EYT kapsamındaki sigortalı bakımından ise yaş şartı hiç aranmadığından doğrudan aylığa hak kazanma hâli gündeme gelir. Askerlik sebebiyle işten ayrılmanın kıdem tazminatına etkisi için askerlik nedeniyle işten ayrılma rehberimiz incelenebilir.
Emekli Olduktan Sonra Çalışmaya Devam Etmek
Emekli olduktan sonra çalışmak, aylığın kesilmesi anlamına gelmez. Sistem bu durumu sosyal güvenlik destek primi kurumuyla çözer: sigortalı çalışmaya devam eder, aylığını almayı sürdürür ve çalışmasından dolayı tam prim yerine destek primi ödenir. Bu primin karşılığında yeni bir aylık hakkı doğmaz; sistemdeki işlevi, çalışan emeklinin iş kazası ve meslek hastalığı güvencesini sağlamak ve prim gelirini korumaktır.
Çalışan emekli bakımından dikkat edilmesi gereken bir nokta, aylığın kestirilip tam prim ödenmesi seçeneğidir. Bu yol, aylığı geçici olarak sona erdirir; buna karşılık ödenen tam primler yeni aylık hesabına girer. Hangi yolun avantajlı olduğu, kalan çalışma süresine ve kazanç düzeyine göre değişir ve hesaplanarak karar verilmelidir. Sosyal güvenlik hesaplarını kendi verilerinizle denemek için hesaplama araçları sayfamız kullanılabilir.
Başvurunun Reddi, İtiraz ve Dava Yolu
Ret kararlarının büyük bölümü maddi bir eksiklikten değil, kayıt uyuşmazlığından doğar. Kurum kendi kayıtlarına göre karar verir; sigortalının fiilen çalıştığı ancak bildirilmemiş dönemler bu kayıtlarda görünmez. Bu nedenle ret kararı alındığında ilk yapılacak iş kararı değil kaydı incelemektir: hangi dönem eksiktir, hangi işyerinde geçmiştir, hangi belgeyle kanıtlanabilir.
Uyuşmazlığın mahkemeye taşınması, çoğu dosyada kaçınılmaz olmaktan çok seçilmiş bir yoldur. Kayıt eksikliği belgeyle giderilebiliyorsa Kuruma yapılacak başvuru daha hızlı sonuç verir. Belge yoksa ve tanık beyanına ihtiyaç duyuluyorsa dava zorunlu hâle gelir. Uyuşmazlık çözüm yollarının genel çerçevesi için arabuluculuk rehberimiz incelenebilir.
Uygulamada En Sık Yapılan Hatalar
EYT dosyalarında kaybedilen hakların önemli bölümü hukuki değil, sıralama hatasından doğar. Mevzuat aynıdır; fark, işlemlerin hangi sırayla yapıldığındadır. Aşağıdaki liste, dosyaların tamamında başvuru öncesinde gözden geçirilmesi gereken noktaları toplar.
EYT dosyasında kaçınılması gereken hatalar
EYT Uyuşmazlıklarında Yargıtay Uygulaması
İlk ölçüt, delil serbestisidir. Sosyal güvenlik hakkının kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle hizmet tespiti davalarında tarafların gösterdiği delillerle yetinilemeyeceği, mahkemenin re’sen araştırma yapması gerektiği istikrarlı biçimde kabul edilmektedir. Uygulamada mahkemeler işyeri sicil kayıtlarını, dönem bordrolarını, varsa müfettiş raporlarını ve komşu işyeri kayıtlarını kendiliğinden getirtmektedir.
İkinci ölçüt, tanık beyanının değeridir. Bordro tanıklarının, yani aynı dönemde aynı işyerinde çalıştığı Kurum kayıtlarından anlaşılan kişilerin beyanlarına üstünlük tanınmaktadır. Bordro tanığı bulunamadığı hâllerde, komşu işyeri çalışanlarının beyanlarının resmî kayıtlarla desteklenmesi aranmaktadır. Soyut beyana dayanan tespit taleplerinin kabul edilmemesi gerektiği yönündeki yaklaşım yerleşmiştir.
Üçüncü ölçüt, sigortalılık başlangıcının geriye çekilmesine ilişkindir. Askerlik borçlanmasının sigortalılık başlangıcına etkisi, borçlanılan sürenin sigortalılık başlangıcından önceye düşmesi şartına bağlanmaktadır. Doğum borçlanmasının ise başlangıcı geriye çekmeyeceği, yalnızca prim gün sayısına eklenebileceği kabul edilmektedir. Borçlanma bedelinin kanuni süresinde ödenmemesi hâlinde borçlanmanın hükümsüz kalacağı ayrıca vurgulanmaktadır.
Dördüncü ölçüt, aylık başlangıç tarihidir. Aylığın kural olarak talep tarihine göre belirleneceği, talep bulunmadan geriye dönük aylık bağlanamayacağı kabul edilmektedir. Yaş şartını kaldıran geçici hükmün kendi metninde yer alan geriye dönük ödeme yasağı da bu yaklaşımı desteklemektedir. Beşinci ölçüt statü tespitidir; son yedi yıllık hizmet süresi içinde en fazla prim ödenen statünün esas alınacağı, sürelerin eşitliği hâlinde son statünün belirleyici olacağı uygulamada istikrar kazanmıştır.
Ankara’da EYT Dosyaları ve Ayboğa Avukatlık Bürosu
Ankara, kamu kurumları ve hizmet sektörünün yoğun olduğu bir yargı çevresidir ve EYT dosyalarının profili de buna göre şekillenir. Burada üç dosya tipi öne çıkar. Birincisi, 1990’lı yıllarda küçük işyerlerinde geçen ve hiç bildirilmemiş dönemlerin tespitidir. İkincisi, statü değiştirerek çalışmış sigortalılarda aylığın hangi mevzuata göre bağlanacağı tartışmasıdır. Üçüncüsü, kamu görevinde geçen sürelerle hizmet akdiyle geçen sürelerin birleştirilmesinden doğan uyuşmazlıklardır.
Üç dosya tipinde de belirleyici olan unsur belge hazırlığıdır. Hizmet dökümünün statü ve dönem bazında ayrıştırılması, eksik dönemlerin işyeri bazında listelenmesi, bordro tanıklarının Kurum kayıtlarından tespiti ve borçlanma seçeneklerinin önceden hesaplanması; başvurudan önce tamamlandığında hem süreç kısalır hem gelir boşluğu önlenir. Aynı hazırlık dava aşamasında da aynen kullanılır.
İşveren tarafında ise farklı bir takvim işler. Emeklilik sebebiyle ayrılan işçinin kıdem tazminatı, kullanılmayan yıllık izin ücreti ve varsa diğer alacakları ayrılış tarihinde ödenmelidir. Ayrılış bildirgesindeki kodun doğru seçilmesi, sonradan açılacak davaların önemli bölümünü baştan önler. İş ve sosyal güvenlik hukukunun diğer başlıkları için iş göremezlik süreçleri sayfamız incelenebilir.
Ayboğa Avukatlık Bürosu, Çankaya’daki ofisinden iş ve sosyal güvenlik hukuku alanında vekillik hizmeti vermektedir. Büro, hizmet dökümünün incelenmesi, borçlanma planlaması, tahsis başvurusunun hazırlanması, ret kararına karşı hizmet tespiti ve tahsis davalarının açılması ile emeklilik sebebiyle sona eren iş sözleşmesinden doğan kıdem tazminatı ve işçilik alacağı taleplerini birlikte takip eder. Büronun çalışma alanları için Ankara avukat sayfamız incelenebilir. Dosyanızla ilgili ilk değerlendirme için hizmet dökümünüzü ve varsa Kurum yazınızı iletmeniz yeterlidir.
EYT Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
EYT nedir?
EYT kapsamına kimler girer?
EYT şartları nelerdir?
Sigortalılık süresi ile prim gün sayısı aynı şey midir?
Sigortalılık başlangıç tarihim yanlış görünüyorsa ne yapabilirim?
Askerlik borçlanması emeklilik tarihimi öne çeker mi?
Doğum borçlanması sigortalılık başlangıcını geriye çeker mi?
EYT kapsamında geriye dönük aylık alınabilir mi?
EYT başvurusu nasıl yapılır?
Emeklilik sebebiyle işten ayrılan işçi kıdem tazminatı alabilir mi?
Emekli olduktan sonra çalışmaya devam edilebilir mi?
Tahsis talebim reddedilirse ne yapabilirim?
İlgili Rehberler
Güncel Emeklilik Şartları
Yürürlükteki yaş, sigortalılık süresi ve prim gün sayısı şartlarının bütün olarak görünümü.
Kademeli Emeklilik
1999 sonrası sigorta girişi olanlar için giriş yılına göre kademelenen yaş ve prim tablosu.
Yeni Emeklilik Sistemi
Emeklilik parametrelerinin dönemler itibarıyla nasıl değiştiğini gösteren genel çerçeve.
Hesaplama Araçları
Sosyal güvenlik ve işçilik alacağı hesaplarını kendi verilerinizle deneyebileceğiniz araçlar.
Kaynakça

Av. Çağrı Ayboğa Kimdir?
Ayboğa Avukatlık Bürosu – Ankara Barosu Sicil No: 34507 – Çankaya / Ankara
Av. Çağrı Ayboğa, Ankara Barosu’na kayıtlı bir avukattır ve iş hukuku ile sosyal güvenlik hukuku alanlarında çalışmaktadır. Hizmet dökümünün incelenmesi, sigortalılık başlangıç tarihinin ve prim gün sayısının tespiti, askerlik ve doğum borçlanmasının planlanması, yaşlılık aylığı tahsis başvurularının hazırlanması, ret kararlarına karşı hizmet tespiti ve tahsis davalarının yürütülmesi ile emeklilik sebebiyle sona eren iş sözleşmesinden doğan kıdem tazminatı ve işçilik alacağı taleplerinde vekillik yürütmektedir.
Bu rehber 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 4857 sayılı İş Kanunu ve 1475 sayılı İş Kanununun yürürlükte kalan 14. maddesi esas alınarak hazırlanmış, hukuki doğruluğu 31 Ekim 2026 tarihinde Av. Çağrı Ayboğa tarafından denetlenmiştir. Metin bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi belgeleriyle değerlendirilmelidir.
Sigortalılık başlangıcınızın 1999 öncesinde olup olmadığından ya da prim gün sayınızın yeterli olup olmadığından emin değilseniz hizmet dökümünüzü ve varsa Kurum yazınızı iletin; şartları, borçlanma seçeneklerini ve başvuru sırasını birlikte belirleyelim.
Danışmanlık ücretlidir. Görüşme ücretleri 2025-2026 TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca uygulanır.

