
TCK 280 – Son Güncelleme: 22 Eylül 2026
TCK 280 sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi suçu nedir? TCK 280, görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde belirtiyle karşılaşan tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişilerin durumu yetkili makamlara bildirmemesini veya bildirimde gecikmesini cezalandırır; ceza bir yıla kadar hapistir. Suç şikayete tabi değildir, resen soruşturulur; dava zamanaşımı 8 yıldır ve yargılama asliye ceza mahkemesinde görülür. İki kritik ayrım vardır: Devlet hastanesi gibi kamu kuruluşlarında çalışan hekimler kamu görevlisi sayıldığından bunlar hakkında TCK 280 değil TCK 279 uygulanır; ayrıca Yargıtay her yaralanmayı değil, somut olayda suç işlendiğini düşündüren objektif bir belirtiyi arar ve adli rapor düzenleyip kolluğa bilgi veren hekimin yükümlülüğünü yerine getirdiğini kabul eder.
Acil serviste tek nöbetçi doktorsunuz; ateşli silahla yaralanan hasta geliyor, adli rapor düzenliyor ve arayan emniyete bilgi veriyorsunuz. Yıllar sonra “suçu bildirmediniz” iddiasıyla sanık oluyorsunuz. Ya da trafik kazası mağduru serviste ölüyor; ölüm belgesini düzenleyen nöbetçi hekim, hastanın adli vaka kaydını hiç görmemiş. TCK 280 dosyalarının neredeyse tamamı bu gri alanlarda doğar: bildirim ne zaman zorunludur, hangi biçimde yapılmalıdır ve sorumluluk hangi sağlık çalışanına aittir?
Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi suçu, hekimler ve sağlık çalışanları üzerinde ciddi bir cezai baskı oluşturur; ancak Yargıtay içtihadı bu baskıyı belirgin sınırlara bağlamıştır. Bu rehberde maddenin unsurlarını, suç belirtisi kavramını, kamu görevlisi hekim ayrımını, cezayı ve savunmada belirleyici 10 güncel Yargıtay kararını bir ceza avukatı gözüyle inceliyoruz.
TCK 280 Nedir? Sağlık Mesleği Mensuplarının Suçu Bildirmemesi Suçu
Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Adliyeye Karşı Suçlar” bölümünde, 280. maddede düzenlenmiştir. Madde; görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde belirtiyle karşılaşan sağlık mesleği mensubuna, durumu yetkili makamlara bildirme yükümlülüğü yükler. Bildirmemek veya bildirimde gecikmek suçtur.
Düzenlemenin amacı, suç ve suçlulukla mücadelede yetkili makamların olaylardan zamanında haberdar olmasını sağlamaktır: yaralama, öldürme ve cinsel suçların önemli bölümü ilk olarak sağlık kuruluşlarında görünür hale gelir. Ancak madde, hekim üzerinde sınırsız bir ihbar yükü kurmaz; Yargıtay içtihadı hem suç belirtisi kavramını hem faillik sıfatını hem de kast unsurunu belirgin sınırlara bağlamıştır.
TCK 280 Madde Metni
Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi – TCK Madde 280
(1) Görevini yaptığı sırada bir suçun işlendiği yönünde bir belirti ile karşılaşmasına rağmen, durumu yetkili makamlara bildirmeyen veya bu hususta gecikme gösteren sağlık mesleği mensubu, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Sağlık mesleği mensubu deyiminden tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişiler anlaşılır.
Maddenin güncel resmi metnine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu üzerinden ulaşabilirsiniz.
TCK 280 Suçunun Unsurları
Fail
TCK 280 özgü suçtur; faili yalnızca sağlık mesleği mensubu olabilir. TCK 280/2 bu kavramı tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişiler olarak tanımlar. Madde gerekçesi ve Yargıtay uygulaması, tıbbi tahlil laboratuvarı çalışanları gibi fiilen sağlık hizmeti sunan kişileri de kapsama alır. Buna karşılık Yargıtay, yalnızca hasta kaydı yapan tıbbi sekreterin bu suçun faili olamayacağına karar vermiştir: bir sağlık kuruluşunda çalışmak, kişiyi tek başına sağlık mesleği mensubu yapmaz.
En kritik faillik ayrımı kamu görevlisi sıfatıdır: Devlet hastanesi, sağlık ocağı veya aile sağlığı merkezi gibi kamu kuruluşlarında görev yapan sağlık çalışanları kamu görevlisi sayıldığından, bunlar hakkında TCK 280 değil TCK 279 uygulanır. TCK 280 pratikte özel hastane, özel poliklinik, muayenehane ve serbest çalışan sağlık mesleği mensuplarının suçudur.
Mağdur
Suçun mağduru toplumu oluşturan herkestir; korunan değer adliyenin işleyişi olduğundan suçtan doğrudan zarar gören devlettir. Bildirilmeyen suçun mağduru, davaya katılma yönünden suçtan zarar gören konumundadır.
Fiil ve Suçun Konusu
Suç gerçek ihmali suçtur; seçimlik hareketleri bildirmeme ve bildirimde gecikmedir. Suçun konusu, görev sırasında karşılaşılan suç belirtisine ilişkin bilgidir. TCK 279’dan farklı olarak maddede resen soruşturulan suç sınırlaması yer almaz; ancak bildirilmeyen fiilin ceza hukuku anlamında suç oluşturması zorunludur. Yargıtay, dayanak suçun unsurlarının oluşmadığı kesin hükümle belirlendiğinde sağlık mesleği mensubunun da cezalandırılamayacağına karar vermiştir.
Manevi Unsur
Suç yalnızca kasten işlenebilir; taksirli şekli yoktur. Sağlık mesleği mensubunun suç belirtisiyle karşılaştığını bilmesi ve buna rağmen bildirmemeyi ya da geciktirmeyi istemesi gerekir. Bildirimin unutulması, iş yoğunluğu içinde yapılamaması veya hastane içi bilgi aktarımındaki eksiklik nedeniyle adli niteliğin fark edilememesi kast yerine geçmez.
Suç Belirtisi Kavramı: Her Yaralanma Bildirilmek Zorunda mı?
TCK 280’in kalbi suç belirtisi kavramıdır ve iki yönlü çalışır. Bir yandan hekimin suçun hukuki niteliğini belirlemesi, kusuru tespit etmesi veya olayı kesin biçimde aydınlatması gerekmez: ateşli silah yarası, bıçak yarası ve trafik kazasına bağlı ölüm, başlı başına bildirim yükümlülüğü doğuran objektif belirtilerdir. Diğer yandan her tıbbi bulgu belirti değildir:
TCK 280 Kapsamında Suç Ne Zaman Oluşur?
Suç, belirtiyle karşılaşan sağlık mesleği mensubunun makul süre içinde bildirim yapmamasıyla oluşur. Bildirim için şekil şartı yoktur: Yargıtay; adli vaka kaydı açılmasını, adli rapor düzenlenmesini, kolluğa telefonla bilgi verilmesini ve hastane yönetimiyle birlikte yapılan ihbarı geçerli bildirim saymıştır. Aynı olayın birden fazla kişi tarafından yetkili makama ulaştırılması halinde her sağlık çalışanının ayrıca ve tekrar bildirim yapması aranmaz. Buna karşılık bildirim, soruşturmaya imkan verecek içerikte olmalı ve tedavi tamamlandı diye ertelenmemelidir; özellikle ölüm olaylarında gecikme, otopsi ve ölü muayenesi imkanını ortadan kaldırdığı için tek başına suçu oluşturabilir.
TCK 280 Cezası Nedir?
Suçun cezası bir yıla kadar hapistir. Alt sınır maddede ayrıca gösterilmediğinden TCK 49/1 uyarınca bir aydır. TCK 280’de nitelikli hal ve etkin pişmanlık düzenlenmemiştir; kamu görevlisi sağlık çalışanı söz konusu olduğunda zaten TCK 279 devreye girer ve ceza aralığı değişir.
| Konu | Açıklama |
|---|---|
| Kanun maddesi | 5237 sayılı TCK Madde 280 (Adliyeye Karşı Suçlar) |
| Fail | Yalnızca sağlık mesleği mensubu (özgü suç): tabip, diş tabibi, eczacı, ebe, hemşire ve sağlık hizmeti veren diğer kişiler |
| Ceza | 1 yıla kadar hapis (TCK 280/1) |
| Kamu görevlisi hekim | TCK 280 değil, TCK 279 uygulanır (yerleşik Yargıtay içtihadı) |
| Manevi unsur | Yalnızca kast; taksirle işlenemez |
| Şikayet | Şikayete tabi değildir, resen soruşturulur; uzlaştırma kapsamında değildir |
| Dava zamanaşımı | 8 yıl (TCK 66/1-e) |
| Görevli mahkeme | Asliye ceza mahkemesi |
TCK 280 Suçunda Hapis Cezası, Adli Para Cezası, HAGB ve Erteleme
Hükmedilecek hapis cezası her halde bir yılı aşamayacağından kısa süreli hapis niteliğindedir ve TCK 50 uyarınca adli para cezasına çevrilebilir. Koşulların bulunması halinde CMK 231 kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve TCK 51 uyarınca erteleme mümkündür. Nitekim Yargıtay, bu suçta katılan tarafından talep edilmiş somut bir maddi zarar bulunmadığı hallerde HAGB değerlendirmesinin yapılması gerektiğine dikkat çekmiştir. Sağlık çalışanı bakımından mahkumiyetin meslek ve disiplin hukuku sonuçları ayrıca değerlendirilmelidir.
Hakkınızdaki soruşturma veya kovuşturmayı, savunma stratejinizi ve dosyanızdaki delil durumunu birlikte değerlendirelim.
Danışmanlık ücretlidir. Ücretlendirme TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak belirlenir.
TCK 280 Şikayete Tabi midir?
Hayır. Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi suçu şikayete tabi değildir; savcılık resen soruşturur. Suç uzlaştırma kapsamında da değildir. Hastanın veya yakınlarının şikayetçi olmaması, açılan soruşturmayı sona erdirmez.
TCK 280 Soruşturma ve Kovuşturma Süreci
Özel sağlık kuruluşu çalışanları hakkında soruşturma doğrudan CMK genel hükümlerine göre yürütülür; kamu görevlisi sağlık çalışanlarında ise hem uygulanacak madde (TCK 279) hem soruşturma usulü değişebilir. Görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Savunmada belirleyici başlıklar; failin gerçekten sağlık mesleği mensubu olup olmadığı, kamu görevlisi sıfatı, belirtiyle fiilen karşılaşmanın kanıtı, yapılmış bildirimlerin (adli rapor, kolluk bilgilendirmesi, adli vaka kaydı) varlığı ve kastın ispatıdır. Hastane kayıtları, nöbet çizelgeleri, HBYS ekran kayıtları ve kolluk görüşme tutanakları bu dosyaların temel delilleridir.
TCK 280 Zamanaşımı
Cezanın üst sınırı beş yılın altında kaldığından dava zamanaşımı TCK 66/1-e uyarınca 8 yıl, ceza zamanaşımı TCK 68/1-e uyarınca 10 yıldır.
TCK 280 Teşebbüs, İştirak ve İçtima
Teşebbüs
Gerçek ihmali suç niteliği gereği teşebbüs kural olarak mümkün değildir; bildirimde gecikme de suçun tamamlanmış seçimlik hareketidir.
İştirak
Özgü suç olduğundan fail yalnızca sağlık mesleği mensubu olabilir; bu sıfatı taşımayanlar TCK 40/2 uyarınca ancak azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilir. Aynı belirtiyle görevleri sırasında ayrı ayrı karşılaşan birden fazla sağlık çalışanından her biri kendi yükümlülüğünden sorumludur; ancak yetkili makam olaydan usulünce haberdar edilmişse diğerlerinin mükerrer bildirim yapmaması suç oluşturmaz.
İçtima
Kamu görevlisi sağlık çalışanı bakımından özel norm TCK 279’dur; TCK 280 ile 279 aynı fiil için birlikte uygulanmaz. Eylem TCK 280 kapsamında kaldığında genel hüküm olan görevi kötüye kullanma (TCK 257) devreye girmez. Sağlık mesleği mensubunun suç delillerini ayrıca ortadan kaldırması halinde TCK 281 kapsamında bağımsız sorumluluk gündeme gelir.
TCK 280 ile TCK 278 ve TCK 279 Arasındaki Farklar
Yargıtay Kararları Işığında TCK 280
Aşağıdaki 10 karar, sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi suçu bakımından Yargıtayın güncel yaklaşımını ortaya koymaktadır. Her karar; somut olay, Yargıtayın gerekçesi ve sonucuyla birlikte özetlenmiş, künye bilgileri karar sonunda verilmiştir.
Acil serviste tek nöbetçi olarak yüz doksan dört hastayla ilgilenen doktor, ateşli silahla yaralanan hasta hakkında adli rapor düzenlemiş ve kendisini arayan İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerine bilgi vermiştir; buna rağmen bildirim yapmadığı iddiasıyla işlem yapılmıştır.
Yargıtay, TCK 280’de bildirimin belirli bir şekle bağlanmadığını; adli vaka kaydı, adli rapor ve kolluğa verilen bilginin birlikte değerlendirildiğinde suç bilgisinin yetkili makamdan gizlenmediğini belirtmiştir. Ayrıca hastane yoğunluğundan kaynaklanan idari eksiklikler tek başına suçu oluşturmaz; gizleme veya geciktirme kastı bulunmadığından beraat sonucu isabetli bulunmuştur.
Künye: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 29.09.2020, E. 2019/84, K. 2020/16197
Trafik kazasında yaralanıp hastanede tedavi görürken ölen hasta bakımından ölüm adli makamlara bildirilmemiş; ölü muayenesi ve otopsi için savcılığa haber verilmemiştir. Doktorlar hakkında görevi kötüye kullanmadan beraat kararı verilmiştir.
Yargıtay, trafik kazasına bağlı ölümün suç işlendiğine ilişkin yeterli belirti oluşturduğunu; hekimin kusuru veya suç tipini belirlemesinin gerekmediğini, bildirimin amacının adli incelemelerin yetkili makamca yapılmasını sağlamak olduğunu vurgulamıştır. Ölüm belgesi düzenlemek bildirim yerine geçmez; eylem genel nitelikteki TCK 257 yerine özel hüküm olan TCK 280 kapsamında tartışılmalıdır ve hüküm bu yönden bozulmuştur.
Künye: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 08.06.2021, E. 2020/6807, K. 2021/2929
Nöbetçi doktorun törende olması nedeniyle hastaya müdahale eden hekim, iş yoğunluğu nedeniyle olayı kolluğa bildiremediğini savunmuş; savunmanın aksi kanıtlanamamasına rağmen mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
Yargıtay, TCK 280’in yalnızca kasten işlenebileceğini; bildirimin unutulması veya yoğunluk içinde gerçekleştirilememesinin doğrudan kastı göstermediğini, taksirli sorumluluğun düzenlenmediğini belirtmiştir. Kararda ayrıca kamuya ait sağlık ocağında kamu görevi yürüten hekim hakkında TCK 280 değil TCK 279’un uygulanması gerektiği vurgulanmış; hüküm her iki yönden bozulmuştur.
Künye: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 17.12.2012, E. 2012/13441, K. 2012/30482
Hasta, yaralanmaya kendisinin neden olduğunu ve başkasının etkisi bulunmadığını söylemiş; doktor olayı adli vaka olarak değerlendirmemiştir. Yerel mahkeme, yaralanmanın varlığını belirti sayarak mahkumiyet kurmuştur.
Yargıtay, sağlık mesleği mensubunun her yaralanmayı bildirmek zorunda olmadığını; tıbbi bulgunun somut olayda suç işlendiğini düşündüren bir belirti oluşturması gerektiğini belirtmiştir. Hastanın anlatımı yara ile uyumluysa ve bunu şüpheli kılan objektif bulgu yoksa bildirim yükümlülüğü doğmaz; hatalı tıbbi değerlendirme ihtimali de taksir düzenlenmediğinden mahkumiyete yetmez. Beraat gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
Künye: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 29.05.2014, E. 2013/16509, K. 2014/6524
Doktor, trafik kazası nedeniyle iki gün tedavi gördükten sonra ölen hasta için savcılığa veya kolluğa haber vermeden ölüm belgesi ve defin ruhsatı düzenlemiş; cenaze, ölü muayenesi ve otopsi yapılmadan defnedilebilir hale gelmiştir.
Yargıtay, trafik kazasına bağlı yaralanma ve ölümün en azından taksirle öldürme ihtimalini gösteren objektif bir belirti olduğunu; ölüm belgesi ve defin ruhsatının adli bildirimin yerine geçmediğini vurgulamıştır. Bildirim yapılmadan defin, ölüm sebebine ilişkin delillerin geri dönülemez biçimde kaybolmasına yol açabilir. Suçun sabit olduğu kabul edilerek beraat hükmü bozulmuştur.
Künye: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 25.09.2017, E. 2017/8520, K. 2017/10257
Balkondan düşerek yaralanan hasta, hastaneye adli vaka olarak kaydedilmiş; ancak sanık doktor hastanın kabulünde görev almamış, başka servisteki hastanın ölümü üzerine kendisine ulaşan sınırlı bilgilerle ölüm belgesi düzenlemiştir.
Yargıtay, hastane kayıtlarındaki kurumsal bilginin nöbetçi doktor tarafından mutlaka bilindiğinin varsayılamayacağını; objektif belirtinin varlığının yetmediğini, hekimin bu belirtiyle fiilen karşılaştığının kanıtlanması gerektiğini belirtmiştir. Bilgi aktarımındaki kurumsal eksiklik en fazla özen eksikliğidir ve taksir düzenlenmediğinden kastın yerini tutmaz; mahkumiyet bozulmuştur.
Künye: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 20.01.2014, E. 2013/11235, K. 2014/745
Bıçakla yaralanan iki kişiyi tedavi eden özel poliklinik doktoru hiçbir bildirim yapmamış; yerel mahkeme eylemi TCK 279 kapsamında değerlendirmiş, ayrıca hasta kaydını yapan tıbbi sekreter hakkında da hüküm kurmuştur.
Yargıtay, özel sağlık kuruluşunda çalışan doktorun kamu görevlisi olmadığını, TCK 280/2’de sayılan sağlık mesleği mensubu olarak TCK 280/1’den sorumlu tutulacağını belirtmiştir. TCK 280 özgü suçtur: sağlık kuruluşunda çalışmak tek başına kişiyi sağlık mesleği mensubu yapmaz; yalnızca kayıt işi yapan tıbbi sekreterin özel faillik sıfatı açıklanmadan mahkumiyeti hukuka aykırıdır. Her iki hüküm de bozulmuştur.
Künye: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 19.01.2015, E. 2014/8297, K. 2015/1500
Acil servis, trafik kazası yaralısını hasta tetkik defterine adli vaka olarak kaydetmiş ve cerrahi yoğun bakıma sevk etmiştir; hasta daha sonra yoğun bakımda ölmüş ve ölümün bildirilmemesinden acil servis çalışanlarının da sorumlu tutulması gündeme gelmiştir.
Yargıtay, cezai sorumluluğun şahsi olduğunu; ölüm gerçekleştiğinde hastanın artık yoğun bakımın gözetiminde bulunduğunu ve daha önce hastayla ilgilenmiş olmanın tek başına bildirim yükümlülüğü doğurmadığını belirtmiştir. Olayı gizlemeyip adli vaka olarak kaydeden ve sevki yapan görevlilerin TCK 280 kapsamında ihmali kabul edilemez; aleyhe bozma düşüncesi reddedilmiştir.
Künye: Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 06.10.2015, E. 2015/2673, K. 2015/3025
Çocuğun soy bağını değiştirme suçundan yargılanan kişi hakkında kast bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararı kesinleşmiş; buna rağmen olayı bildirmediği ileri sürülen sağlık mesleği mensubu hakkında TCK 280’den HAGB kararı verilmiştir.
Yargıtay, TCK 280’in oluşması için görevi sırasında işlenmiş bir suçun belirtisiyle karşılaşılması gerektiğini; dayanak fiilin kanuni unsurları oluşmamışsa bildirilmesi gereken tamamlanmış bir suçtan söz edilemeyeceğini belirtmiştir. Sonradan doğrulanmayan iddia yeterli değildir; beraat yerine HAGB kararı verilmesi ve itirazın reddi hukuka aykırı bulunmuştur.
Künye: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 23.03.2022, E. 2021/15182, K. 2022/4887
Doktor, ateşli silah ve bıçakla yaralananlara ilk müdahaleyi yaptıktan sonra hastane müdürüne durumun adli vaka olduğunu bildirmiş; olay, doktor ve müdür tarafından birlikte emniyete haber verilmiş ve bu husus polis beyanlarıyla doğrulanmıştır. Buna rağmen mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
Yargıtay, bildirimin mutlaka doktor tarafından tek başına ve belirli bir şekilde yapılmasının aranmadığını; önemli olanın suç belirtisinin yetkili makamın öğrenmesini sağlayacak biçimde iletilmesi olduğunu belirtmiştir. Aynı olayı birden fazla kişinin bildirmesi halinde her sağlık çalışanının ayrıca ve tekrar bildirim yapması gerekmez; unsurlar oluşmadığından beraat gerektiği kabul edilmiştir.
Künye: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 12.03.2020, E. 2018/4133, K. 2020/11496
TCK 280 Hakkında Sık Sorulan Sorular
TCK 280 nedir?
TCK 280 cezası ne kadar?
Sağlık mesleği mensubu kimdir?
Devlet hastanesinde çalışan doktor hangi maddeden sorumludur?
Suç belirtisi ne demektir?
TCK 280 şikayete tabi mi?
TCK 280 zamanaşımı süresi nedir?
Bildirim nasıl ve kime yapılmalıdır?
Doktor her yaralanmayı bildirmek zorunda mı?
TCK 280 taksirle işlenebilir mi?
TCK 280’de HAGB mümkün mü?
Hasta şikayetçi olmak istemezse bildirim yine zorunlu mu?
İnfaz Hesaplama Programı 2026
5275 sayılı Kanuna göre koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tarihinizi hesaplayın.
TCK Türk Ceza Kanunu Tam Metni
İlgili maddenin güncel metnini kaynağından okuyun.
Araç Değer Kaybı Hesaplama Programı 2026
Yargıtayın yerleşik formülüyle kaza sonrası araç değer kaybınızı ücretsiz hesaplayın.
Kira Artış Oranı Hesaplama Aracı
TÜFE on iki aylık ortalamasıyla yasal kira artışınızı hesaplayın.
Av. Çağrı Ayboğa Kimdir?
Av. Çağrı Ayboğa, Ankara Barosuna kayıtlı (Sicil No: 34507) olarak Ankara merkezli çalışan; ceza hukuku, infaz hukuku ve ceza muhakemesi alanlarında yoğunlaşmış bir avukattır. Sağlık Mesleği Mensuplarının Suçu Bildirmemesi Suçu dahil olmak üzere adliyeye karşı suçlar ve TCK kapsamındaki suç tipleri üzerine yayımladığı içeriklerde resmi kaynaklara, güncel mevzuata ve Yargıtay içtihatlarına dayalı doğrulanabilir bilgi sunmayı esas alır.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; somut dosyanız hukuki değerlendirme gerektirir. Sayfa, mevzuat ve içtihat değişikliklerine göre güncellenmektedir.
Sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi suçu (TCK 280) hakkında soruşturma, kovuşturma veya savunma süreciyle ilgili randevu oluşturmak için bize ulaşabilirsiniz.
Danışmanlık ücretlidir. Görüşme ücretleri 2025-2026 TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca uygulanır.

