
Tüketici ve Borçlar Hukuku - İkinci El Araç Satışı - Son Güncelleme: 29 Ekim 2026
Kilometresi düşürülmüş araç davası, ikinci el bir aracın gösterge kilometresinin gerçek değerinden düşük gösterilmesi sebebiyle alıcının açtığı davadır. Alıcı sözleşmeden dönebilir, ayıp oranında bedelden indirim isteyebilir ya da koşulları varsa aldatma sebebiyle sözleşmenin iptalini talep edebilir. Aynı fiil dolandırıcılık suçunu da oluşturur ve şikâyete tabi değildir. Satıcı ayıbı gizlemişse iki yıllık zamanaşımından yararlanamaz. Rehberi Ayboğa Avukatlık Bürosu güncel mevzuata göre hazırlamıştır.
Madde hakkında kısa not: Hüküm, kilometre davalarının temel dayanağıdır. Kilometre, ikinci el araçta bedeli belirleyen asli veri olduğundan gerçeğe aykırı kilometre bildirimi satılanın niteliğine ilişkin ayıp sayılır. İkinci fıkra uyarınca satıcının ayıbı bilmemesi sorumluluğunu kaldırmaz; sorumluluk kusura bağlı değildir. Satışın tüketici işlemi olduğu hâllerde 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 8 ve devamındaki ayıplı mal hükümleri ile seçimlik haklar uygulanır. Satıcı ayıbı ağır kusuruyla gizlemişse kanunda öngörülen iki yıllık zamanaşımından yararlanamaz. Kilometrenin bilerek düşürülmesi ayrıca Türk Borçlar Kanunu m. 36 kapsamında aldatma, Türk Ceza Kanunu m. 157 kapsamında dolandırıcılık sayılabilir.
Bir alıcı, otuz bin kilometre gösteren bir araç satın alır. Aylar sonra periyodik bakım için servise gittiğinde kayıtlarda bir tutarsızlık görünür: araç, satıştan bir yıl önce yapılan bir bakımda yüz yirmi bin kilometrede kaydedilmiştir. Gösterge panelindeki sayı geriye çekilmiştir. Bu durumda alıcının elinde yalnız bir şikâyet hakkı değil, birbirinden bağımsız işleyen birkaç hukuki yol bulunur ve bu yolların süreleri, mercileri ve sağladıkları sonuçlar birbirinden farklıdır.
Bu rehber, kilometre müdahalesinde başvurulabilecek yolların tamamını bir arada göstermektedir. Ayıplı mal hükümlerine dayanan davayı, aldatma sebebiyle sözleşmenin iptalini, dolandırıcılık suçundan şikâyeti, haksız fiil temelli tazminat talebini ve idari başvuru yolunu ayrı ayrı inceler; her yolun süresini ve görevli mercisini tablo hâlinde verir. Kilometrenin nasıl tespit edildiğini, bedel farkının nasıl hesaplandığını, davanın kime karşı açılacağını ve uygulamada hangi hataların dosyayı kaybettirdiğini adım adım anlatır.
Satın aldığınız aracın kilometresinin düşürüldüğünü mü öğrendiniz? Kayıtlarınızı birlikte inceleyip yolunuzu seçelim.
Kilometresi Düşürülmüş Araç Davası Nedir?
İkinci el araç alım satımında bedelin belirlenmesinde en belirleyici veri, aracın kat ettiği yoldur. Model yılı, kasa tipi ve donanım aynı olan iki araç arasındaki fiyat farkı büyük ölçüde kilometreden doğar; çünkü kilometre, motorun, şanzımanın, süspansiyonun ve sarf parçalarının ne kadar yorulduğunu gösteren tek ölçüdür. Bu nedenle gösterge panelindeki sayının geriye çekilmesi, aracın değeri üzerinde doğrudan etki doğuran bir müdahaledir ve hukuken ayıp sayılır.
Kilometrenin düşürülmesi, hukuk düzeninde tek bir başlık altında değerlendirilmez. Aynı olay, satıcının ayıptan doğan sorumluluğunu da, aldatma sebebiyle sözleşmenin iptalini de, haksız fiil sorumluluğunu da ve dolandırıcılık suçunu da gündeme getirir. Hangi yolun seçileceği; satışın tarafları, aracın alınma amacı, ayıbın öğrenilme tarihi ve elde bulunan delillere göre belirlenir. Bu rehber, altı ayrı yolu birlikte göstermekte ve her birinin süresini, görevli mercisini ve sağladığı sonucu ayrıştırmaktadır.
Uygulamada en çok karıştırılan nokta, kilometre müdahalesinin yalnız bir ceza sorunu sayılmasıdır. Dolandırıcılık şikâyeti failin cezalandırılmasını sağlar, ancak ödenen bedeli kendiliğinden geri getirmez. Bedelin iadesi, indirim ya da değişim için hukuk yargılamasında ayrı bir talep ileri sürülmesi gerekir. Tersi de doğrudur: hukuk davası kazanılsa bile ceza sorumluluğu ayrıca değerlendirilir. Bu nedenle iki yolun birlikte planlanması, hem tahsil hem de ispat bakımından güçlü bir sonuç verir.
Kilometrenin Düşürüldüğü Nasıl Tespit Edilir?
Kilometre ispatının mantığı basittir: aracın yaşamı boyunca farklı kurumlara ve işletmelere düşmüş kilometre kayıtları zaman sırasına dizilir. Kilometre, yalnız ileriye doğru artabilen bir veridir. Herhangi bir tarihte daha yüksek, sonraki bir tarihte daha düşük kilometre görünüyorsa müdahale kendiliğinden ortaya çıkar. Bu nedenle davanın hazırlığı, aracın geçmişine ait kayıtların toplanmasıyla başlar.
Delillerin bir kısmı zamanla kaybolur: servis kayıtları silinebilir, araç yeniden satılabilir, parçalar değiştirilebilir. Bu nedenle kilometre farkı fark edildiğinde yapılacak işlerden biri, delillerin mevcut durumunun mahkeme eliyle saptanmasıdır. Bu yol delil tespiti kurumuyla işletilir ve dava açılmadan önce de talep edilebilir. Araç henüz elinizdeyken yapılan tespit, sonraki yargılamada tartışmasız bir başlangıç noktası sağlar.
Kilometre dosyalarında sonucu belirleyen şey, çoğu zaman aracın kendisi değil kayıtların eksiksizliği oluyor. Alıcıların bana geldiği aşamada elde genellikle yalnız bir kuşku bulunuyor: lastikler çok aşınmış, direksiyon kaplaması parlamış, panelde düşük bir sayı duruyor. Oysa dosyayı kuran şey, muayene kayıtlarıyla servis kayıtlarının yan yana konulması ve aradaki tutarsızlığın tarih tarih gösterilmesidir. Bu nedenle ilk görüşmede aracın şasi numarasını, tescil belgesini, elde varsa bakım fişlerini ve satış sözleşmesini birlikte istiyorum; kayıt toplama işini dava dilekçesinden önce bitirmeyi tercih ediyorum.
Üç Ana Yol ve Yanındaki Başvuru Yolları
Yolların birbirinden ayrılması, hem süreler hem de görevli merci bakımından zorunludur. Ayıba dayanan talepler sözleşmesel sorumluluğa dayanır ve iki yıllık süreye tabidir; aldatma sebebiyle iptal, aldatmanın öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülür; dolandırıcılık ise şikâyete tabi olmayan bir suç olarak dava zamanaşımı süresi içinde bildirilebilir. Aşağıdaki tablo, her yolu dayanağı, görevli mercisi, süresi ve sağladığı sonuçla birlikte göstermektedir.
| Hukuki yol | Hangi satışta işler | Dayanak | Görevli merci | Süre | Sağladığı sonuç |
|---|---|---|---|---|---|
| Ayıplı mal hükümlerine dayanan dava (tüketici işlemi) | Satıcının ikinci el araç ticaretiyle uğraşan bir işletme, alıcının ise aracı kişisel ihtiyacı için alan gerçek kişi olduğu satışlar. | 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 8 ve devamı; satıcının ayıptan sorumluluğunu düzenleyen 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 219 ve devamı. | Parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyeti, üzerindeki uyuşmazlıklarda tüketici mahkemesi; tüketici mahkemesinde dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. | Teslimden itibaren iki yıl. Ayıp ağır kusurla ya da hile ile gizlenmişse bu süreye dayanılamaz. | Sözleşmeden dönüp bedeli geri alma, bedelden ayıp oranında indirim, ücretsiz onarım ya da ayıpsız benzeriyle değiştirme seçimlik hakları. |
| Ayıplı mal hükümlerine dayanan dava (tüketici işlemi dışındaki satış) | İki gerçek kişi arasındaki bireysel satışlar ile iki tacir arasındaki ticari satışlar. | 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 219 ila m. 231 arasındaki satıcının ayıptan sorumluluğu hükümleri; ticari satışta 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 23. | Bireysel satışta asliye hukuk mahkemesi; iki tacir arasındaki satışta asliye ticaret mahkemesi ve ticari davada dava şartı arabuluculuk. | Teslimden itibaren iki yıl. Satıcı ayıbı ağır kusuruyla gizlemişse iki yıllık süreden yararlanamaz. | Sözleşmeden dönme, bedelden indirim, onarım ya da ayıpsız benzeriyle değiştirme; ayrıca koşulları varsa zarar tazmini. |
| Aldatma sebebiyle sözleşmenin iptali davası | Satıcının ya da onun bilgisi dahilinde üçüncü bir kişinin kilometreyi bilerek düşürdüğü, düşük kilometreyi bildiği hâlde sakladığı satışlar. | 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 36 ve iptal süresini düzenleyen m. 39. | Bireysel satışta asliye hukuk mahkemesi, tüketici işleminde tüketici mahkemesi, iki tacir arasında asliye ticaret mahkemesi. | Aldatmanın öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl. Bu süre, ayıba ilişkin iki yıllık süreden bağımsız işler. | Sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirip verdiğini geri isteme; iptalin yanında uğranılan zararın tazmini. |
| Haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme temelli tazminat talebi | Kilometreyi düşüren kişinin satıcıdan farklı olduğu, zincirleme satışların bulunduğu ya da ekspertiz raporunun gerçeğe aykırı düzenlendiği durumlar. | 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 ve devamı haksız fiil hükümleri; m. 77 ve devamı sebepsiz zenginleşme hükümleri. | Asliye hukuk mahkemesi; davalı tacir ve uyuşmazlık ticari nitelikteyse asliye ticaret mahkemesi. | Haksız fiilde zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıl, her hâlde fiilden itibaren on yıl. | Uğranılan zararın giderilmesi; ayıbı doğuran fiili gerçekleştiren kişiye doğrudan yöneltilebilme olanağı. |
| Dolandırıcılık suçundan şikâyet ve ceza yargılaması | Kilometrenin hileli davranışla düşürüldüğü, alıcının bu hileyle yanıltılarak zarara uğratıldığı her satış. | 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 157 temel hâl ve m. 158 nitelikli hâller. | Soruşturmayı Cumhuriyet başsavcılığı yürütür, kamu davasını asliye ceza mahkemesi görür; nitelikli hâllerde görev ağır ceza mahkemesine geçebilir. | Suç şikâyete tabi değildir; dava zamanaşımı süresi içinde her zaman bildirilebilir. | Failin cezalandırılması; ceza dosyasındaki kayıtların hukuk davasında delil olarak kullanılabilmesi. |
| İkinci el araç ticareti mevzuatına dayanan idari başvuru | Satıcının yetki belgesi bulunan ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle uğraşan işletme olduğu satışlar. | İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik ile 6502 sayılı Kanunun idari yaptırım hükümleri. | İl ticaret müdürlüğü ve Ticaret Bakanlığı; tüketici şikâyetleri bakımından ayrıca tüketici hakem heyeti. | İdari başvuru için hak düşürücü bir süre öngörülmemiştir; yaptırım zamanaşımı genel hükümlere tabidir. | İşletmeye idari yaptırım uygulanması, yetki belgesinin iptali ve garanti yükümlülüğünün yerine getirilmesi. |
Araç hâlâ alıcının elindeyse ve bedelin tamamını geri almak isteniyorsa, sözleşmeden dönme talebiyle ayıba dayanan dava en doğrudan sonucu verir. Araç kullanılmaya devam edilecekse, bedelden ayıp oranında indirim talebi hem aracı korur hem de zararı giderir. İki yıllık süre geçmişse ve satıcının kilometreyi bilerek sakladığı gösterilebiliyorsa, ayıbın hile ile gizlenmesi kuralı devreye girer; bunun yanında aldatma sebebiyle iptal yolu ayrıca değerlendirilir. Kilometreyi düşüren kişi satıcıdan farklıysa, ona karşı haksız fiil temelli tazminat talebi aynı dosyada ileri sürülebilir. Satıcı yetki belgeli bir işletmeyse idari başvuru, hukuk davasının yanında ek bir baskı aracı olarak işler.
Ayıplı Mal Hükümlerine Dayanan Dava
Ayıp kavramı, satılanın sözleşmeye aykırı biçimde teslim edilmesini anlatır. Aykırılık; satıcının bildirdiği niteliklerin bulunmamasından, nitelik veya niceliğe ilişkin eksikliklerden ya da kullanım amacı bakımından değeri ve beklenen faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ve ekonomik eksikliklerden doğabilir. Kilometre, aracın niteliğini doğrudan etkileyen bir veri olduğundan, gerçeğe aykırı kilometre bildirimi bu tanımın içinde kalır.
Satışın tüketici işlemi olup olmaması, uygulanacak kurallar bakımından belirleyicidir. Alıcının aracı kişisel ihtiyacı için aldığı ve satıcının ticari ya da mesleki amaçla hareket ettiği satışlarda tüketici mevzuatı uygulanır; alıcıya ek koruma sağlanır ve hakem heyeti yolu açılır. Buna karşılık iki gerçek kişi arasındaki bireysel satışta tüketici mevzuatı uygulanmaz ve Türk Borçlar Kanunu hükümlerine dayanılır. İki tacir arasındaki satışta ise Türk Ticaret Kanunu’nun muayene ve bildirim yükümlülüğüne ilişkin hükümleri de devreye girer.
Kilometre davalarında satıcının en sık başvurduğu savunma, sözleşmeye konulmuş genel bir sorumsuzluk kaydına dayanmaktır. Bu savunma, ayıbın bilerek gizlendiği hâllerde sonuç doğurmaz. Çünkü satıcı, bildiği bir ayıbı alıcıya söylemeyerek sözleşmeyi kurmuşsa, sorumsuzluk kaydına dayanmak dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz. Uygulamada araştırılan nokta, satıcının kilometreyi bilip bilemeyeceğidir: aracı kısa süre önce yüksek kilometreyle satın almış, bakımını yetkili servise yaptırmış ya da kilometre kaydı bulunan bir belgeyi elinde tutmuş olan satıcı bakımından bilgi sahibi olduğu sonucuna varılması kolaylaşır.
Alıcının Seçimlik Hakları ve Hangisinin Seçileceği
Seçimlik hakların tamamı kilometre müdahalesinde pratik sonuç vermez. Onarım, kilometre bakımından anlamsızdır; gösterge panelinin gerçek değere getirilmesi aracın yorulmuş olmasını değiştirmez. Ayıpsız benzeriyle değiştirme de ikinci el araçta çoğu zaman olanaksızdır, çünkü her ikinci el araç kendine özgüdür ve bir başkasıyla birebir değiştirilmesi mümkün olmaz. Bu nedenle uygulamada iki seçenek öne çıkar: sözleşmeden dönme ve bedelden indirim.
Sözleşmeden dönme talebinde alıcı, aldığı aracı geri vermeye hazır olduğunu bildirir ve ödediği bedeli faiziyle ister. Buna karşılık satıcı, aracın alıcı elindeki kullanımından doğan bir denkleştirme isteyebilir. Bedelden indirim talebinde ise araç alıcıda kalır ve yalnız değer farkı tahsil edilir; bu yol, aracın beğenildiği ve kullanılmaya devam edileceği dosyalarda pratik olarak daha hızlı sonuç verir. Hangi yol seçilirse seçilsin, talep bir miktar paranın ödenmesine yönelik olduğunda bu talep bir eda davası niteliğindedir ve hüküm doğrudan icra edilebilir.
Aldatma Sebebiyle Sözleşmenin İptali
Aldatma, bir tarafın diğerini kasten yanlış bir kanaate sürüklemesidir. Yanıltma, gerçeğe aykırı bir bildirimle yapılabileceği gibi, açıklanması gereken bir durumun susularak saklanmasıyla da gerçekleşir. Kilometre bakımından her iki hâl de görülür: satıcı gösterge panelindeki sayıyı doğru diye beyan ederek yanıltabileceği gibi, gerçek kilometreyi bildiği hâlde hiç söz etmeyerek de yanıltabilir. İkinci hâlde susmanın aldatma sayılması, satıcının bu bilgiyi açıklama yükümlülüğü altında bulunmasına bağlıdır.
Aldatma yolunun ayıba dayanan yoldan iki önemli farkı vardır. Birincisi süredir: ayıba dayanan talepler teslimden itibaren iki yıl içinde ileri sürülürken, aldatma sebebiyle iptal hakkı aldatmanın öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde kullanılır. Teslimden üç yıl sonra gerçeği öğrenen alıcı bakımından bu yol, ayıba dayanan yoldan daha elverişli olabilir. İkincisi sonucudur: iptal, sözleşmeyi baştan geçersiz hâle getirir ve verilenlerin geri alınmasını gerektirir.
Aldatma iddiasının ispatı, kilometre dosyalarında kayıt zinciri üzerinden kurulur. Satıcının aracı kısa süre önce yüksek kilometreyle satın aldığı, bu satışa ilişkin belgenin kendisine verildiği ya da yetkili servis kaydının onun adına oluşturulduğu gösterildiğinde, gerçek kilometreyi bildiği sonucuna ulaşılması kolaylaşır. Yetki belgeli bir işletmenin satıcı olduğu dosyalarda ise, bu işletmelerin aracın geçmişini inceleme ve kayda geçirme yükümlülüğü bulunması sebebiyle bilgi sahibi olduğu değerlendirmesi daha güçlü biçimde yapılır.
Ceza Boyutu: Dolandırıcılık Suçu
Dolandırıcılık suçunun üç unsuru vardır: hileli davranış, bu davranışla mağdurun aldatılması ve aldatma sonucunda failin kendisine ya da başkasına yarar sağlayarak mağdurun zarara uğratılması. Gösterge panelindeki kilometrenin geriye çekilmesi, aracın geçmişini olduğundan iyi gösteren teknik bir müdahaledir ve hileli davranış niteliği taşır. Alıcının bu müdahale sebebiyle aracı gerçek değerinin üzerinde bir bedelle alması ise zarar unsurunu oluşturur.
Suçun temel hâli m. 157’de düzenlenmiştir ve hapis cezası ile adli para cezası birlikte öngörülmüştür. Fiilin ticari faaliyet kapsamında, meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak ya da bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenmesi gibi hâllerde m. 158’deki nitelikli hâller uygulanır ve ceza artar. Nitelikli hâllerin uygulanması aynı zamanda görevli mahkemeyi de değiştirebilir. Ceza miktarları ve nitelikli hâllerin kapsamı dosyanın somut özelliklerine göre belirlendiğinden, her dosyanın kendi belgeleriyle değerlendirilmesi gerekir.
Ceza yargılamasının hukuk davası üzerindeki etkisi sınırlıdır ancak yararlıdır. Ceza mahkemesinin beraat kararı, hukuk mahkemesini ayıp bakımından bağlamaz; çünkü ceza sorumluluğu kasıt aranarak, ayıptan doğan sorumluluk ise kasıt aranmaksızın değerlendirilir. Buna karşılık ceza dosyasında yapılan teknik inceleme, panel ile araç elektroniğindeki kayıtların karşılaştırılması ve tanık beyanları hukuk davasında güçlü delil oluşturur. Ceza boyutunun yürütülmesinde Ankara ceza avukatı desteği alınması, iki dosyanın birbirini beslemesini sağlar.
Satıcı, Galeri ve Ekspertizin Sorumluluğu
Kilometre dosyalarında birden fazla sorumlu bulunabilir ve her birinin sorumluluğu farklı bir temele dayanır. Satıcı, satış sözleşmesinden doğan ayıp sorumluluğuna tabidir; bu sorumluluk kusur aranmaksızın doğar. Kilometreyi fiilen düşüren kişi, haksız fiil sorumluluğuna tabidir ve ona karşı doğrudan talep ileri sürülebilir. Ekspertiz işletmesi ise, alıcıyla kurduğu hizmet ilişkisi ve düzenlediği raporun doğruluğu bakımından sorumludur.
Davalının doğru belirlenmesi, dosyanın en kritik usul kararıdır. Yalnız galeriye karşı açılan bir davada aracın gerçek satıcısının bir başka kişi olduğu anlaşılırsa, dava taraf sıfatı yokluğundan reddedilebilir. Buna karşılık satıcıyla birlikte ekspertiz işletmesine ve kilometreyi düşüren kişiye de yöneltilen bir dava, ispat yükünü dağıtır ve tahsil olanağını genişletir. Bu nedenle tescil kayıtlarından aracın devir zinciri çıkarılmalı, satış belgesindeki taraflar ile fiilen pazarlığı yürüten kişilerin aynı olup olmadığı denetlenmelidir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme, Hakem Heyeti ve Arabuluculuk
Görev belirlenirken ilk soru, satışın tüketici işlemi olup olmadığıdır. Tüketici işlemiyse ikinci soru, uyuşmazlık değerinin hakem heyeti parasal sınırının altında mı üstünde mi kaldığıdır. Bu sınırlar her yıl yeniden belirlendiği için güncel tutarın başvuru öncesinde Ticaret Bakanlığı’nın duyurularından kontrol edilmesi gerekir. Sınırın altındaki uyuşmazlıkta hakem heyetine başvurulması zorunludur; doğrudan açılan dava bu sebeple reddedilir.
Görevsiz mahkemede açılan dava reddedilmez, dosya görevli mahkemeye gönderilir; ancak bu gönderme için süresinde talep edilmesi gerekir ve geçen süre zamanaşımı bakımından risk doğurur. Daha ağır sonuç, hakem heyetine başvurulmadan doğrudan dava açılmasında ortaya çıkar: dava şartı eksikliği sebebiyle dava usulden reddedilir ve yargılama gideri davacıya yüklenir. Aynı sonuç, arabulucuya başvurulmadan açılan tüketici ve ticari davalarda da doğar. Bu nedenle dilekçe yazılmadan önce üç sorunun cevaplanmasını öneriyorum: satış tüketici işlemi midir, uyuşmazlık değeri hangi sınırın altında kalır, zorunlu bir ön başvuru yolu var mıdır.
Süreler: İki Yıl, Bir Yıl ve Hile İstisnası
Kilometre davalarında en sık rastlanan savunma zamanaşımıdır ve bu savunmanın karşılığı kanunda yazılıdır. Ayıba ilişkin iki yıllık süre, satıcının ayıbı ağır kusuruyla gizlediği hâllerde ileri sürülemez. Kilometre müdahalesi, niteliği gereği gizleme amacı taşıyan bir fiildir; satıcının bu müdahaleyi bildiği ya da bilmesi gerektiği ortaya konulduğunda iki yıllık sürenin uygulanmaması sonucuna varılır. Bu, kilometre dosyalarını diğer ayıp dosyalarından ayıran en önemli hükümdür.
Sürelerin hesabında başlangıç tarihinin belgeyle gösterilmesi büyük önem taşır. Teslim tarihi, satış sözleşmesi ve tescil kaydıyla; öğrenme tarihi ise ekspertiz raporu, servis kaydı ya da yazışma tarihiyle kanıtlanır. Öğrenme tarihini belgelemeyen alıcı, aldatmaya dayanan bir yıllık süre bakımından güçlük yaşar. Bu nedenle kilometre farkını öğrendiğinizde yapılacak ilk işlerden biri, bu öğrenmeyi tarihli bir belgeye bağlamak ve satıcıya yazılı bildirimde bulunmaktır.
İspat, Bilirkişi İncelemesi ve Bedel Farkının Hesabı
Bedelden indirim talebinde mahkemenin belirlediği tutar, alıcının duygusal kaybı değil ölçülebilir değer farkıdır. Hesap, satış tarihi esas alınarak yapılır: araç gösterilen kilometreyle ne ederdi, gerçek kilometreyle ne ederdi; aradaki fark indirim tutarını verir. Bu hesapta aracın markası, modeli, donanımı, hasar durumu ve satış tarihindeki piyasa koşulları birlikte değerlendirilir. İnceleme, makine alanında görevlendirilen bir bilirkişi tarafından yapılır ve çoğu dosyada kilometre müdahalesine ilişkin teknik tespit ile değer tespiti aynı raporda birleştirilir.
İspat yükünün dağılımı, dosyanın seyrini belirler. Alıcı, aracın ayıplı olduğunu ve ayıbın teslim anında bulunduğunu göstermekle yükümlüdür. Kilometre bakımından bu yük, kayıt zinciriyle kolayca yerine getirilir; çünkü kilometrenin geriye gidişi tartışmaya yer bırakmaz. Satıcı ise ya ayıbın bulunmadığını ya alıcının ayıbı bildiğini ya da bildirimin gecikmiş olduğunu ortaya koymaya çalışır. Alıcının satıştan önce ekspertiz yaptırmış olması, satıcı bakımından bildiği savunmasını güçlendirmez; aksine kilometre müdahalesinin olağan bir incelemeyle fark edilmediğini gösterir.
Talep Edilebilecek Kalemler ve Faiz
Kilometre dosyalarında talep, çoğu zaman tek bir kalemden oluşmaz. Ana kalem bedel farkı ya da ödenen bedelin iadesidir; bunun yanında satış işlemi sebebiyle yapılan giderler ve ayıbın sebep olduğu ek zararlar ayrı kalemler olarak gösterilir. Her kalemin belgeye bağlanması gerekir: noter makbuzu, tescil harcı belgesi, ekspertiz faturası, kredi sözleşmesi ve ödeme planı, onarım faturaları ve benzeri belgeler dilekçeye eklenir.
Talep tutarının belirlenmesi, harç ve dava türü bakımından da sonuç doğurur. Değeri tam olarak hesaplanamayan alacaklarda belirsiz alacak davası ya da kısmi dava yollarının hangisinin uygun olduğu, somut dosyanın özelliklerine göre değerlendirilir. Yanlış seçim, ıslah ve harç tamamlama sorunları doğurur. Bu nedenle dilekçe hazırlığında bedel farkı için bir ön hesap yapılması, bilirkişi incelemesinden sonra talebin artırılmasına olanak tanıyan bir kurgu kurulması önerilir.
Kilometre Farkını Öğrendikten Sonra Yapılacaklar
Sıra önemlidir. Bildirim yapılmadan açılan davada satıcı, ayıbın gecikmiş biçimde bildirildiğini savunur. Zorunlu ön başvuru yolu tamamlanmadan açılan dava usulden reddedilir. Delil tespiti yapılmadan araç satılırsa ya da onarıma verilirse teknik inceleme olanağı zayıflar. Aşağıdaki sıra, bu üç riski birlikte önler.
Uygulamada Sık Yapılan Hatalar
Kilometre Davalarında Yargıtay Uygulaması
İçtihadın ilk yerleşik yönü, kilometrenin niteliği üzerinedir. Uygulamada kilometre, ikinci el araçta bedeli belirleyen asli unsur olarak görülmekte; gerçeğe aykırı kilometre bildirimi de satılanın niteliğine ilişkin ayıp sayılmaktadır. Bu yaklaşımın sonucu olarak, ayıbın varlığı için alıcının ayrıca bir zarara uğradığını ispatlaması aranmamakta, aracın gösterilen kilometreye göre taşıması gereken niteliği taşımaması yeterli görülmektedir.
İkinci yerleşik yön, zamanaşımına ilişkindir. Satıcının ayıbı ağır kusuruyla gizlediği hâllerde iki yıllık zamanaşımından yararlanamayacağı kabul edilmekte ve kilometre müdahalesi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Kararlarda aranan şey, satıcının gerçek kilometreyi bildiğinin ya da bilebilecek durumda olduğunun somut delillerle ortaya konulmasıdır. Aracı kısa süre önce yüksek kilometreyle edinen, bakımını yetkili servise yaptıran ya da kilometre kaydı bulunan belgeyi elinde tutan satıcı bakımından bu sonuca varılması kolaylaşmakta; ticari olarak araç satan işletmeler bakımından ise aracın geçmişini inceleme yükümlülüğü sebebiyle daha ileri bir özen beklenmektedir.
Üçüncü yön, sorumsuzluk kayıtlarının geçerliliğidir. Sözleşmelere konulan ve aracın görülerek beğenilerek alındığını, satıcının hiçbir ayıptan sorumlu olmadığını belirten genel kayıtların, ayıbın bilerek gizlendiği hâllerde satıcıyı sorumluluktan kurtarmadığı benimsenmektedir. Aynı yaklaşım, aracın ekspertizden geçirilmiş olmasının satıcıyı kendiliğinden sorumluluktan kurtarmadığı yönünde de ortaya çıkmaktadır; çünkü kilometre müdahalesi olağan bir ekspertiz incelemesiyle her zaman saptanamaz.
Dördüncü yön, tazminatın hesabıdır. Uygulamada bedelden indirim talebinde hükmedilecek tutarın, satış tarihi esas alınarak aracın gerçek ve gösterilen kilometreye göre değerleri arasındaki fark olduğu kabul edilmekte; bu farkın makine alanında görevlendirilen bilirkişi incelemesiyle saptanması aranmaktadır. Hesabın dava tarihindeki değerlere göre yapıldığı ya da denetime elverişli olmayan bir rapora dayandırıldığı hükümlerin bozulduğu görülmektedir. Beşinci olarak, ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesini bağlamadığı; beraat kararının ayıptan doğan sorumluluğu kendiliğinden ortadan kaldırmadığı, çünkü ceza sorumluluğunda kasıt aranırken ayıpta kusur aranmadığı kabul edilmektedir.
Bu dosyalarda kaybedilen davaların büyük bölümü ayıbın bulunmadığı sonucuna değil, usule ilişkin bir eksikliğe dayanıyor: zorunlu ön başvuru yolunun atlanması, davanın aracı satan kişi yerine galeriye yöneltilmesi, yalnız iade istenip bedel farkının hiç talep edilmemesi ya da bedel farkının dava tarihindeki değerlere göre hesaplatılması. Teknik olarak kilometre müdahalesini ispat etmek, kayıt zinciri sayesinde çoğu dosyada kolaydır. Zor olan, bu ispatı doğru merci önünde ve doğru talep kurgusuyla sunmaktır. Bu nedenle ilk görüşmede konuştuğum şey aracın tekniği değil, dosyanın usul haritası oluyor.
Ankara’da Kilometresi Düşürülmüş Araç Davası
Ankara, ikinci el araç ticaretinin yoğun olduğu yerleşim yerlerinden biridir ve bu yoğunluk kilometre uyuşmazlıklarının sayısını da artırmaktadır. Uygulama bakımından Ankara ile başka bir yer arasında esasa ilişkin fark bulunmaz; fark, mercilerin çokluğundan ve dosyanın doğru mercie yönlendirilmesi ihtiyacından doğar. Tüketici mahkemesi, asliye hukuk ve asliye ticaret mahkemeleri arasındaki görev ayrımının başvuru öncesinde netleştirilmesi, zaman kaybını önler.
Ankara’da bir kilometre dosyasında hazır bulundurulması gereken belgeler şunlardır: satış sözleşmesi ya da noter satış belgesi, araç tescil belgesi, ödeme belgeleri, ilan görüntüsü ve yazışmalar, araç muayene kayıtları, servis ve bakım belgeleri, varsa ekspertiz raporu, satıcıya gönderilen yazılı bildirim ve tebliğ belgesi. Bu belgeler bir araya getirildikten sonra görev ve ön başvuru haritası çıkarılır, ardından dilekçe hazırlanır. Ankara’da tüketici ve ticari uyuşmazlıklarda zorunlu olan arabuluculuk aşamasının son tutanağı dava dilekçesine eklenmediğinde dosya usulden döner; bu nedenle tutanağın asıl nüshasının saklanması gerekir.
Kilometresi Düşürülmüş Araç Davası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Kilometresi düşürülmüş araç davası nasıl açılır?
Kilometre düşürme davası kaç yıl içinde açılır?
Aracın kilometresinin düşürüldüğünü nasıl ispatlarım?
Kilometre düşürmenin cezası nedir?
Noterden satış yaptım, sözleşmede sorumsuzluk kaydı var; dava açabilir miyim?
Aracı galeriden aldım, galerinin sorumluluğu nedir?
Ekspertiz raporu kilometre müdahalesini yazmamış, ekspertizden tazminat isteyebilir miyim?
Hangi mahkeme görevlidir?
Aracı geri verip paramı alabilir miyim?
Bedel farkı nasıl hesaplanır?
Ceza davası açılmazsa hukuk davasını kaybeder miyim?
Aracı sattım, yine de dava açabilir miyim?
İlgili Rehberler
Aracın değişen ve boyalı parçaları, hasar kayıtları ve ağır hasar kaydı sebebiyle açılacak davada ispat düzeni ve talep kalemleri.
Dolandırıcılık bildiriminde dilekçenin yapısı, delil listesi ve soruşturma aşamasında izlenecek adımlar.
Dava açılmadan önce aracın mevcut hâlinin ve kayıtların mahkeme eliyle saptanması; talebin usulü ve sonuçları.
Dolandırıcılık soruşturmasında şikâyet, delil sunumu ve kovuşturma aşamasında hukuki destek.
Kaynakça
Av. Çağrı Ayboğa Kimdir?
Ayboğa Avukatlık Bürosu - Ankara Barosu Sicil No: 34507 - Çankaya / Ankara
Av. Çağrı Ayboğa, Ankara Barosu’na kayıtlı bir avukattır ve ikinci el araç satışından doğan uyuşmazlıklarla ceza hukuku alanında çalışmaktadır. Kilometre müdahalesi, hasar ve değer kaybı iddiasına dayanan dosyalarda alıcı ve satıcı vekilliği yürütmekte; ayıba dayanan davaları, aldatma sebebiyle iptal taleplerini, dolandırıcılık soruşturmalarını ve tüketici hakem heyeti başvurularını birlikte planlamaktadır.
Bu rehber 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu esas alınarak hazırlanmış, hukuki doğruluğu 29 Ekim 2026 tarihinde Av. Çağrı Ayboğa tarafından denetlenmiştir. Metin bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi belgeleriyle değerlendirilmelidir.
Satın aldığınız aracın kilometresinin düşürüldüğünü düşünüyorsanız satış sözleşmenizi, araç tescil belgenizi, muayene ve servis kayıtlarınızı, ilan görüntüsünü ve varsa ekspertiz raporunu iletin; hangi yolun dosyanıza uygun olduğunu birlikte belirleyelim.
Danışmanlık ücretlidir. Görüşme ücretleri 2025-2026 TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca uygulanır.

