
TCK 83 Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi – Son Güncelleme: 4 Ekim 2026 (2026 Yargıtay içtihatları dahil)
Kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçu nedir? TCK 83, başkasının yaşamını korumakla yükümlü olan kişinin (garantör), ölümü öngörüp kabullenerek gerekli davranışı yapmaması sonucu ölüm meydana gelmesini kasten öldürmeyle eşdeğer sayar. Garantörlük kanundan (anne-baba, eş), sözleşmeden (doktor, bakıcı, cankurtaran) veya önceki tehlikeli davranıştan (kazaya neden olan sürücü) doğar. Cezası ağırlaştırılmış müebbet yerine 20-25 yıl, müebbet yerine 15-20 yıl, diğer hallerde 10-15 yıl hapistir; mahkeme indirim yapmayabilir. Taksirle öldürmeden (TCK 85, 2-6 yıl) farkı ölümün istenmesi, yardım etmeme suçundan (TCK 98) farkı garantör sıfatıdır.
TCK Madde 83 – Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi (Kanun Metni)(1) Kişinin yükümlü olduğu belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, bu neticenin oluşumuna sebebiyet veren yükümlülük ihmalinin icrai davranışa eşdeğer olması gerekir. (2) İhmali ve icrai davranışın eşdeğer kabul edilebilmesi için, kişinin; a) Belli bir icrai davranışta bulunmak hususunda kanuni düzenlemelerden veya sözleşmeden kaynaklanan bir yükümlülüğünün bulunması, b) Önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması, gerekir. (3) Belli bir yükümlülüğün ihmali ile ölüme neden olan kişi hakkında, temel ceza olarak, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine onbeş yıldan yirmi yıla kadar, diğer hallerde ise on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunabileceği gibi, cezada indirim de yapılmayabilir.
Kanun gerekçesi: 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 83. maddesi, 765 sayılı eski Kanunda bulunmayan yeni bir düzenlemedir. Gerekçe, kasten öldürmenin yalnızca aktif hareketle değil, hukuken yapmakla yükümlü olunan bir davranışın yapılmamasıyla da işlenebileceğini kabul eder ve bunun için üç yükümlülük kaynağı sayar: kanun (velayet, vesayet, evlilik birliği), sözleşme (hasta bakımını üstlenen doktor, çocuk bakıcısı, koruma) ve önceki tehlikeli davranış (trafik kazasına neden olan sürücünün yaralıyı tedavi ettirme yükümlülüğü). Gerekçe ayrıca ihmalin icrai davranışa göre daha hafif bir haksızlık içerebileceğini düşünerek mahkemeye indirim takdiri tanır; ancak ölümü isteyerek hareketsiz kalan garantörde indirim yapılmaması da mümkündür.
Bu rehberde garantörlük kavramı somut örneklerle anlatılır; suç TCK 81, 85 ve 98 ile karşılaştırılır; ceza indirim oranları, infaz hesabı ve her birine anlaşılır analiz eklenmiş 7 emsal Yargıtay kararı yer alır. Temel suç için TCK 81 kasten öldürme suçu, ağırlaştırıcı haller için TCK 82 nitelikli haller rehberlerimize bakabilirsiniz.
TCK 83 suçlaması mı var?
İhmal Suretiyle Adam Öldürme Nedir? (TCK 83, TCK Madde 83)
Garantör Sıfatı Kime Denir? (Garantörlük Yükümlülüğü)

Suçun Unsurları ve Şartları
TCK 83 ile TCK 81, TCK 85 ve TCK 98 Arasındaki Fark
| Suç | Fail | Davranış ve Kast | Ceza |
|---|---|---|---|
| TCK 81 kasten öldürme (icrai) | Herkes | Aktif davranışla tehlike yaratır, ölümü ister | Müebbet (nitelikli halde ağırlaştırılmış müebbet) |
| TCK 83 ihmali davranışla öldürme | Yalnızca garantör | Beklenen davranışı kasten yapmaz, ölümü öngörüp kabullenir | 15-20 yıl (müebbet yerine), 20-25 yıl (ağırlaştırılmış müebbet yerine) |
| TCK 85 taksirle öldürme | Herkes | Özen yükümlülüğünü ihlal eder, ölümü istemez | 2-6 yıl; bilinçli taksirde 1/3-1/2 artırım; birden fazla ölümde 2-15 yıl |
| TCK 98 yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi | Garantör olmayan herkes | Yardıma muhtaç kişiye yardım etmez veya bildirmez | 3 ay-2 yıl; ölüm gerçekleşirse 1-3 yıl hapis |
Taksir ve bilinçli taksir ayrımı için taksirle öldürme suçu ve cezası, yaralama sonucu ölüm için TCK 87/4 rehberlerimize bakabilirsiniz. Olası kast ve bilinçli taksir arasındaki çizgi TCK 83 dosyalarında belirleyicidir: garantör ölümü öngörüp “olursa olsun” diyorsa olası kastla TCK 83, “nasılsa ölmez” diye güveniyorsa bilinçli taksirle TCK 85 uygulanır.

TCK 83 Cezası ve İndirim Oranları
TCK 83’te İnfaz ve Yatar Hesabı
Suç 01.08.2023 ve sonrası
Suç 31.07.2023 ve öncesi (Geçici m.10/6)
Tutuklulukta geçen süre yatardan düşülür; kapalıda geçirilmesi zorunlu süre 10 yıl ve üzeri cezada cezanın 1/10’udur. Suç tarihinizi, hükmedilen cezayı ve tutukluluk sürenizi girerek açık cezaevi, denetimli serbestlik, koşullu salıverilme ve bihakkın tahliye tarihlerini hesaplamak için İnfaz Hesaplama Programı aracımızı kullanabilir; infaz kurallarının ayrıntısı için koşullu salıverilme ve açık cezaevine ayrılma rehberlerimize bakabilirsiniz.
TCK 83 iddianamesi, taksirle öldürme beklerken 15-20 yıl hapisle karşılaşmak demektir. Garantör sıfatı, hareket imkanı ve nedensellik bağı doğru savunulmazsa fark ömürle ölçülür; dosyanızı ilk ifadeden önce birlikte değerlendirelim.
Danışmanlık ücretlidir. Ücretlendirme TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak belirlenir.
TCK 83’ün Nitelikli Hallerle Birleşmesi (Çocuğa, Eşe, Anne-Babaya Karşı İhmal)
TCK 83 Davasında Savunma Stratejileri
Soruşturma, tutuklama ve kanun yolları
TCK 83 davaları Ağır Ceza Mahkemesinde görülür; suç şikayete bağlı değildir, uzlaştırma kapsamı dışındadır, dava zamanaşımı 25 yıl (nitelikli halde 30 yıl) ve CMK 150 uyarınca zorunlu müdafi atanır. Suç CMK 100 katalog suçlarındandır; tutuklama kararına itiraz 7 gün içinde yapılır. Soruşturmanın ilk günlerinde otopsi, hastane kayıtları, 112 çağrı kayıtları, HTS ve tanık beyanları toplanır; ifadeye çağrılma aşamasında kastı belirleyen cümleler kurulduğundan ifade müdafisiz verilmemelidir. Karar 2 hafta içinde istinafa, BAM kararı 15 gün içinde Yargıtay 1. Ceza Dairesine temyize götürülür.
TCK 83 Emsal Yargıtay Kararları (İhmali Davranışla Öldürme İçtihatları)
Uzman Avukatın Yargıtay Kararı Analizi
Ceza Genel Kurulu, annenin kanundan doğan koruma yükümlülüğünün doğum anından başladığını vatandaş diliyle ortaya koyar: Medeni Kanun anneyi çocuğun bakımından sorumlu tutar, bu sorumluluk yeni doğanın hayatta kalması için gereken ilk müdahaleleri de kapsar. Doğumu gizleyip bebeği kendi haline bırakan anne, hiçbir şey yapmasa bile öldürmüş gibi sorumlu tutulur; tıpkı boğulan çocuğunu seyreden babanın durumu gibi.
1. TCK 83 KAPSAMINDA ANANIN KANUNDAN DOĞAN KORUMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ, YENİ DOĞANIN ÖLÜMÜNÜ ÖNLEMEYİ DE KAPSAR
Olayda sanık anne, canlı olarak doğurduğu bebeği beze sararak boş bir araziye bırakmıştır. Bebeğin cesedi daha sonra bulunmuş; çürüme nedeniyle ölümün zamanı ve kesin mekanizması tam olarak belirlenememiştir. Dosyada doğrudan şiddet, zehirleme veya başka bir icrai öldürme fiilini kesin biçimde gösteren tıbbi delil bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, eylemin icrai nitelikli öldürme mi yoksa koruma yükümlülüğünün ihmaliyle öldürme mi olduğudur. Ölüm mekanizmasının kesinleştirilememesi, davranışın icrai veya ihmali niteliğini belirleyen incelemeyi özellikle önemli hâle getirmiştir. Bakımın yapılmaması ile doğrudan öldürücü bir hareketin varlığı aynı kabul değildir.
Ceza Genel Kurulu, annenin Medeni Kanun’dan kaynaklanan bakım ve gözetim yükümlülüğünü değerlendirmiştir. Yeni doğan bebeğin yaşamını sürdürebilmesi, beslenme, korunma ve gerektiğinde tıbbi yardımın sağlanmasına bağlıdır. Annenin bu davranışları gerçekleştirmemesi, kanundan doğan garantörlüğün ihlali kapsamında incelenmiştir. Doğrudan öldürücü bir hareketin kesin olarak kanıtlanamaması karşısında, dosyada bulunmayan bir icrai davranış varsayımıyla daha ağır nitelendirme yapılması kabul edilmemiştir. Garantörlük, ölüm sonucunu önlemek üzere kimin hangi davranışı gerçekleştirmekle yükümlü olduğunu belirler. Bunun yanında yükümlü davranışın yapılabilirliği ve ölümle bağlantısı da kasten ihmali öldürme değerlendirmesinde ayrı ele alınmalıdır.
Çoğunluk, TCK 83 kapsamında verilen mahkûmiyeti uygun bularak Başsavcılık itirazını reddetmiştir. Karşı oyda icrai öldürme görüşü savunulmuştur. Karar, bakım yükümlülüğünün kaynağı ile öldürmenin gerçekleştirilme biçiminin ayrı belirlenmesi gerektiğini göstermektedir. Her terk fiili otomatik olarak TCK 83 sayılmaz; somut olayda aktif öldürücü davranışın bulunup bulunmadığı, ölümün delillendirilmesi ve failin kastı incelenmelidir. Bu kararın sonucu, eldeki tıbbi delillerin ve kabul edilen olayın özellikleriyle sınırlıdır. İcrai veya ihmali nitelendirme, cezanın belirlenmesine de etki edebildiğinden belirsizlik varsayımla giderilemez. Bu karar, özellikle tıbbi bulguların sınırları korunarak davranış biçiminin değerlendirilmesi bakımından önem taşımaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 05.07.2013, E. 2012/1-1570, K. 2013/339.
Uzman Avukatın Yargıtay Kararı Analizi
Daire, göbek kordonunu bağlamamak ve bebeği beslememek gibi doğum sonrası zorunlu bakımın bilerek yapılmamasının, taksir değil kasten ihmali öldürme olduğunu açıklar. Fark, annenin bebeğin öleceğini bilip bilmediğidir; sağlıklı bir yetişkin, bakımsız bırakılan yeni doğanın öleceğini bilir. Bu karar, benzer dosyalarda taksirle öldürme (2-6 yıl) yerine TCK 83’ten (15-20 yıl) hüküm kurulmasının dayanağıdır.
2. TCK 83 KAPSAMINDA DOĞUM SONRASI ZORUNLU BAKIMIN BİLEREK YAPILMAMASI, KASTEN İHMALİ ÖLDÜRME OLUŞTURABİLİR
Olayda anne, depo olarak kullanılan bir yerde canlı bebek doğurmuş ve maket bıçağıyla göbek kordonunu kesmiştir. Kordon bağlanmamış; bebek kısa süre sonra ölmüştür. Adli Tıp Kurumu, ölümün göbek kordonunun bağlanmamasına bağlı kanama ve hipotermi sonucu meydana geldiğini belirtmiştir. Önceki taksirle öldürme hükmünün bozulmasından sonra mahkeme, sanıklar hakkında ihmali davranışla kasten öldürmeden mahkûmiyet kurmuştur. Ölümün tıbbi olarak bakım eksikliğiyle ilişkilendirilmesi, dosyayı yalnızca doğum sırasında ölüm gerçekleşen bir olaydan ayırmaktadır. Hangi yapılmayan davranışın ölüm riskini yarattığına ilişkin somut bulgu bulunmaktadır.
Daire, sanıkların anlatımlarını, doğumun gerçekleştiği ortamı, olay yeri bulgularını ve tıbbi raporları birlikte değerlendirmiştir. Ölümün doğrudan travma veya zehirlenmeyle değil, gerekli bakımın gerçekleştirilmemesiyle meydana gelmesi önem taşımaktadır. Kordonun uygun biçimde bağlanması ve bebeğin yaşamsal ihtiyaçlarının karşılanması yönündeki yükümlülükler ile bunların bilerek yerine getirilmemesi üzerinden kast değerlendirmesi yapılmıştır. Sanıkların hamilelik ve doğuma ilişkin savunmaları, dosyadaki diğer delillerle karşılaştırılmıştır. Tıbbi rapor ölüm mekanizmasını açıklamakta, fakat kastı tek başına belirlememektedir. Manevi unsur yönünden sanıkların bildikleri koşullar ile bu koşullarda yerine getirmedikleri davranışlar birlikte değerlendirilmelidir.
Daire, TCK 83 kapsamında mahkûmiyetin esasını uygun bulmuş, yalnızca katılan kurum lehine vekâlet ücretine ilişkin eksikliği düzelterek hükmü onamıştır. Önceki hükmün yalnızca sanıklar tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sonuç ceza yönünden kazanılmış hak korunmuştur. Karar, ihmali öldürmede tıbbi nedensellik, garantörlük ve kastın birlikte gösterilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca doğru suç vasfıyla belirlenen temel ceza ile usulî sınır nedeniyle uygulanan sonuç cezanın birbirinden ayrılması gerekir. Sonuç cezanın önceki hüküm nedeniyle sınırlı kalması, fiilin taksirli kabul edildiğini göstermez. Kararın okunmasında hukuki vasıf, esas alınan yaptırım ve usulî korumayla belirlenen sonuç birbirinden ayrılmalıdır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, 05.07.2023, E. 2023/2442, K. 2023/2428.
Uzman Avukatın Yargıtay Kararı Analizi
Kendi davranışıyla başkasını tehlikeye sokan kişi, o tehlikeyi gidermekle yükümlü garantör haline gelir. Karar bunu sade biçimde anlatır: kavga sırasında yaraladığı kişiyi yolda bırakan fail, sıradan bir yoldan geçen gibi yalnızca yardım etmeme suçundan değil, yaralamanın ağır sonuçlarından sorumlu olur. Cankurtaranın kurtarmaması ile seyircinin kurtarmaması aynı değildir; tehlikeyi yaratan da cankurtaran gibi sorumludur.
3. TCK 83 KAPSAMINDA ÖNCEDEN TEHLİKE YARATAN KİŞİNİN YARDIM ETMEMESİ, GENEL YARDIM YÜKÜMLÜLÜĞÜNDEN DAHA AĞIR SORUMLULUK DOĞURABİLİR
Olayda sanık, ağır derecede alkollü olan maktulü zorla araca bindirmiş ve cinsel saldırıda bulunmuştur. Dönüş sırasında hareket hâlindeki aracın arka kapısı açılmış, maktul yola düşmüştür. Sanık bunu fark ederek aracını durdurmuş ancak maktulün durumuna bakmadan olay yerinden ayrılmıştır. Daha sonra yoldan geçen bir kişi, maktulde yaşam belirtisi görerek yardım istemiş; sağlık ekibi geldiğinde maktulün öldüğü belirlenmiştir. Maktulün daha sonra yaşam belirtisi göstermesi, düşme anından sonraki yardım imkânlarının araştırılmasını gerekli kılmaktadır. Ancak bu belirti tek başına hangi müdahalenin ölümü önleyebileceği sorununu kesinleştirmemektedir.
Daire, sanığın önceki tehlikeli davranışının özel bir koruma yükümlülüğü doğurduğunu belirtmiştir. Güvenli yolculuk yapamayacak durumdaki maktulün düşmesini öngören sanık, gerekli önlemleri almamış ve yaralanmasına neden olmuştur. Bu aşamadan sonra yardım sağlamak veya yardım edecek kişilere haber vermekle yükümlüdür. Ölüm tehlikesi bilinmesine rağmen bu yükümlülüğün kasten yerine getirilmemesi, sıradan bir gözlemcinin yardım etmemesinden farklı değerlendirilmiştir. Burada yükümlülük yalnızca herkes için geçerli yardım etme ödevine dayanmamaktadır. Sanığın önceki davranışlarla yarattığı tehlike, sonraki müdahalesizliğin neden farklı bir sorumluluk çerçevesinde incelendiğini açıklamaktadır.
Daire, eylemin TCK 98/2 yerine 83/2-b ve 83/3 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek ilgili hükmü bozmuş; ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı saklı tutmuştur. Karar, önceden tehlike yaratmaya dayanan garantörlüğün somut bir örneğidir. Bununla birlikte her yardım etmeme davranışı öldürme değildir. Önceki davranışın niteliği, yardım etme imkânı, ölümle bağlantı ve ölüm neticesine ilişkin kast ayrı ayrı gösterilmelidir. Bu nedenle benzer olaylarda önce tehlikenin nasıl yaratıldığı, ardından yardımın neden sağlanmadığı araştırılmalıdır. Önceki suçların varlığı, sonraki ölüm neticesinin kast ve nedensellik yönünden ayrıca değerlendirilmesi gereğini kaldırmaz.
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 22.12.2014, E. 2014/8603, K. 2014/14675.
Uzman Avukatın Yargıtay Kararı Analizi
Ceza Genel Kurulu, ihmal kanıtlansa bile ölümün bu ihmalden kaynaklandığının ayrıca kanıtlanması gerektiğini vurgular. Yaralıyı hastaneye geç götüren kişi, zamanında götürülseydi yaralının kurtulacağı Adli Tıp raporuyla sabit değilse ihmali öldürmeden mahkum edilemez. Doktor örneğiyle: müdahale edilseydi de hasta ölecekse hekim TCK 83’ten değil, en fazla görevi ihmalden sorumludur.
4. TCK 83 KAPSAMINDA İHMAL İLE ÖLÜM ARASINDAKİ BAĞ KANITLANMADAN KASTEN İHMALİ ÖLDÜRME SORUMLULUĞU KURULAMAZ
Olayda alkollü sanığın kullandığı motosiklet kaza yapmış, yolcu nehre düşmüştür. Sanık, yardım sağlamadan ve olaydan hemen sonra yetkililere haber vermeden uzaklaşmıştır. Maktulün cesedi birkaç gün sonra aşağı kesimde bulunmuştur. Tıbbi değerlendirmeler, boğulmanın kısa sürede gerçekleşebileceğini göstermektedir. Uyuşmazlık, kazadan sonraki yardım etmeme davranışının ölüm neticesine neden olup olmadığının yeterli kesinlikle belirlenip belirlenmediğine ilişkindir. Haber verme davranışının gecikmesi önemli olmakla birlikte, uyuşmazlığın merkezinde daha erken bildirimin sonuç üzerindeki etkisi bulunmaktadır. Zamansal sıralama, ihmalin ölümün nedeni olduğunu tek başına göstermemektedir.
Ceza Genel Kurulu, tehlike yaratan davranış ile sonraki ihmalin nedensellik bakımından ayrı değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Kazaya neden olan sürüşün ölümle bağlantısı bulunabilir; ancak bu durum, zamanında yardım edilseydi ölümün önleneceğinin kesin biçimde kabulünü gerektirmez. Nehre düşen kişinin kurtarılma imkânı, ölümün gerçekleşme süresi ve somut yardım koşulları açıklığa kavuşturulmalıdır. Belirsizlik, sanık aleyhine bir varsayımla tamamlanamamaktadır. İhmali davranış bakımından değerlendirme, yükümlü hareket zamanında gerçekleştirilseydi sonucun önlenip önlenemeyeceğine yönelir. Kurtarma koşulları açıklanmadan yalnızca yardım edilmediği gerekçesiyle ölümün bu ihmale yüklenmesi yeterli görülmemiştir.
Çoğunluk, yardım etmeme ile ölüm arasında TCK 83 için gerekli bağlantının kanıtlanmadığını kabul ederek Başsavcılık itirazını kabul etmiş ve hükmü bozmuştur. Eylemin bilinçli taksirle öldürme kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Karar, garantörlüğün tek başına ölüm neticesinden sorumluluk doğurmadığını göstermektedir. Özel yükümlülük, kast ve nedensellik birbirinin yerine geçmez; her unsur somut olayın delilleri üzerinden ayrıca belirlenmelidir. İhmali öldürmenin şartlarının oluşmaması, kazaya yol açan sürüş davranışına ilişkin sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Bozma sonucu, farklı davranış aşamalarının ve bunlara ait manevi unsurların ayrı nitelendirilmesine dayanmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 10.02.2022, E. 2021/281, K. 2022/78.
Uzman Avukatın Yargıtay Kararı Analizi
Kusursuz bir kazaya karışan sürücü garantör değildir; yaralıya yardım etmemesi TCK 98 yardım etmeme suçunu oluşturur, ihmali öldürme sayılmaz. Garantörlük yalnızca kusuruyla tehlike yaratan sürücüde doğar. Karar, ceza farkını 15-20 yıl ile 2 yıla kadar hapis arasında belirleyen bu ayrımı netleştirir; trafik kazası dosyalarında ilk sorulacak soru kazadaki kusurdur.
5. TCK 83 KAPSAMINDA KUSURSUZ TRAFİK KAZASI SONRASI YARDIM ETMEME, KASTEN İHMALİ ÖLDÜRMEYLE AYNI SAYILAMAZ
Olayda kamyon sürücüsü, uygun yol ve hava şartlarında hız sınırına uyarak seyretmektedir. Akli dengesi yerinde olmayan maktul aniden yola çıkmış; sürücü kaçınma manevrasına rağmen çarpmayı önleyememiştir. Sanık, ağır yaralı maktulün durumunu gördükten sonra panik içinde uzaklaşmıştır. Jandarma ve sağlık ekipleri daha sonra olay yerine gelmiş, maktul kısa süre içinde ölmüştür. Kazanın gerçekleşmesinde sürücünün kusuru bulunmadığı kabul edilmiştir. Kazanın önlenememesi ile kazadan sonra yaralıyı yardımsız bırakma birbirinden farklı davranışlardır. İlk aşamadaki kusursuzluk, sonraki aşamada genel yardım yükümlülüğünün de bulunmadığı şeklinde değerlendirilemez.
Daire, öngelen davranışta kusuru bulunmayan kişinin bu olayda TCK 83 kapsamında garantör sayılmasını uygun görmemiştir. Buna karşılık kendini idare edemeyen yaralıya yardım veya bildirim yükümlülüğü devam etmektedir. Ayrıca yardım etmeme davranışıyla ölüm arasında bağlantı gösterilemediğinden TCK 98/2’deki ölüm neticesine bağlı ağırlaştırma da kabul edilmemiştir. Böylece kazanın meydana gelmesindeki sorumluluk, genel yardım yükümlülüğü ve ölüm neticesinin isnadı birbirinden ayrılmıştır. Kararda özel garantörlük yükümlülüğünün kabul edilmemesiyle genel yardım ödevinin sürmesi birlikte ele alınmıştır. Ölümle bağlantının kanıtlanamaması da temel yardım etmeme fiili ile ağırlaşmış sonuç arasındaki sınırı belirlemiştir.
Daire, sanığın TCK 98/1 kapsamında yardım veya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeme suçundan mahkûmiyetini onamıştır. Karar, TCK 83/2-b’nin öngelen tehlikeli davranışa ilişkin yorumunda önemlidir ve kusursuz davranışın garantörlük doğurması konusunda öğretide tartışılmaktadır. Buradaki sonuç, bu kararın benimsediği yorum olarak değerlendirilmelidir. Her trafik kazasından sonra olay yerini terk etmenin otomatik olarak kasten öldürme sayılmaması, yardım etmemenin diğer suçlar bakımından sorumluluk doğurmayacağı anlamına gelmez. Bu bakımdan kararın kapsamı, kusursuz her tehlikeli davranışın hiçbir zaman garantörlük doğurmayacağı biçiminde genişletilmemelidir. Somut olayda benimsenen yorum ile genel yardım yükümlülüğünün bağımsız varlığı birlikte korunmalıdır.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 07.07.2014, E. 2012/3814, K. 2014/3754.
Uzman Avukatın Yargıtay Kararı Analizi
Bebeği güvenli bir ortamdan alıp ölümcül tehlikeye taşıyan anne, ihmalle değil aktif davranışla öldürmüştür ve TCK 81 uygulanır; bebeği olduğu yerde bakımsız bırakan anne ise TCK 83 kapsamındadır. Ceza Genel Kurulu bu ayrımı davranışın yönüne göre yapar: kişi tehlikeyi kendi eliyle mi yarattı, yoksa var olan tehlikeye müdahale mi etmedi. Ebeveyn dosyalarında ceza bu soruya göre müebbet veya 15-20 yıl olur.
6. TCK 83 İLE İCRAİ ÖLDÜRME AYRIMINDA BEBEĞİ GÜVENLİ ORTAMDAN ÖLÜMCÜL TEHLİKEYE TAŞIYAN AKTİF DAVRANIŞ BELİRLEYİCİDİR
Olayda sanık anne, hastanede doğurduğu bebeği güvenli ortamdan çıkararak yerleşim yerlerinden uzaktaki dere çevresine bırakmıştır. Bebek daha sonra bulunamamıştır. Dosyada terk yerinin koşulları, bebeğin yaşı ve yaşamını sürdürebilme imkânı tartışılmıştır. Uyuşmazlık, ölümün gerçekleştiğinin kabulü ve eylemin TCK 83 kapsamında ihmal mi yoksa aktif davranışla işlenen nitelikli öldürme mi olduğuna ilişkindir. Bebeğin bulunamaması, ölüm sonucunun hangi delillerden çıkarıldığı sorununu ayrıca ortaya çıkarmaktadır. Bu nedenle davranışın niteliği tartışmasıyla ölümün gerçekleşmesine ilişkin ispat tartışması aynı meseleye indirgenmemektedir.
Ceza Genel Kurulu çoğunluğu, yalnızca beslememe veya yardım sağlamama davranışının bulunmadığını değerlendirmiştir. Bebeğin yaşamını sürdürebileceği ortamdan alınarak kendisini koruyamayacağı tehlikeli bir yere taşınması aktif davranış niteliğindedir. Annelikten doğan garantörlük, bu icrai hareketi otomatik olarak ihmali öldürmeye dönüştürmez. Çoğunluk, bebeğin bulunamamasına rağmen olayın bütün koşullarından ölüm sonucunun gerçekleştiğini kabul etmiştir. İhmal ve teşebbüs yönünde farklı karşı oylar da bulunmaktadır. Çoğunluk açısından aktif taşıma ve tehlikeli ortama bırakma, korunması gereken mevcut tehlikeye müdahale etmeme durumundan ayrılmaktadır. Garantör sıfatı, gerçekleştirilen bütün davranışların zorunlu olarak ihmal sayılmasını gerektirmez.
Kurul, icrai nitelikli öldürme değerlendirmesine yönelik Başsavcılık itirazını reddetmiştir. Karar, TCK 82/1-d,e ile 83 arasındaki sınır bakımından önemlidir. Aktif olarak ölüm tehlikesine sokma ile mevcut tehlikeyi gidermeme ayrı incelenmelidir. Bebeğin cesedinin bulunduğu veya kesin otopsi bulgusu olduğu şeklinde bir varsayım bu kararın olayına eklenemez. Kararın tartışmalı yönü, ölümün ispatı ve hareketin niteliği üzerinden okunmalıdır. Çoğunluk kabulü aktarılırken doğrudan tıbbi delil yokluğu da korunmalıdır. Karşı oylar, hem neticenin ispatına hem davranış biçimine ilişkin farklı yaklaşımlar içerdiğinden, karar tek tartışmasız ilke gibi sunulmamalıdır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 09.11.2022, E. 2020/466, K. 2022/709.
Uzman Avukatın Yargıtay Kararı Analizi
Daire, bakım ihmali iddiasının ailenin yaşam koşulları, ekonomik durumu ve ulaşabildiği sağlık imkanları araştırılmadan kabul edilemeyeceğini belirtir. Köyde sağlık kuruluşuna ulaşamayan, parasızlıktan hastaneye gidemeyen ebeveynin durumu, imkanı varken çocuğunu doktora götürmeyen ebeveynle aynı değildir. Hareket imkanı yoksa ihmal yoktur; bu araştırma yapılmadan verilen mahkumiyet bozulur.
7. TCK 83 KAPSAMINDA BAKIM İHMALİNİN ŞARTLARI, YAŞAM ORTAMI VE YARDIM İMKÂNLARI ARAŞTIRILMADAN KABUL EDİLEMEZ
Olayda prematüre doğan bebek, hastanedeki bakımından sonra annesine teslim edilmiş; anne işe giderken bebeği apartmandaki kullanılmayan bir dairede bırakmıştır. Bebek daha sonra ölmüş ve cesedi gecikmeli bulunmuştur. Çürüme nedeniyle ölümün kesin nedeni belirlenememiştir. Yerel mahkeme, bakım ve sağlık kontrolü yükümlülüklerinin yerine getirilmemesinden hareketle TCK 83 kapsamında mahkûmiyet kurmuş; istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. Prematüre doğum ve bakım koşulları önemli olmakla birlikte, bunların ölüm sürecindeki etkisi açıklanmalıdır. Annenin sıfatı ile olayın sonuçları arasında genel bir ilişki kurulması, somut araştırma ihtiyacını ortadan kaldırmaz.
Daire, mahkûmiyetin dayandığı olay koşullarının yeterince araştırılmadığını belirtmiştir. Bebeğin kaldığı yerin hijyen ve sıcaklık koşulları, kapının kilitli olup olmadığı, başkalarının girme imkânı ve ağlama sesinin komşular tarafından duyulup duyulamayacağı belirlenmelidir. Annenin bebeği geceleri aile konutuna götürdüğü savunması da incelenmelidir. Apartman sakinlerinin ve bebeğe baktığı ileri sürülen kişinin dinlenmesi, yaşam ve ölüm sürecinin açıklığa kavuşturulması için gerekli görülmüştür. İstenen araştırmalar, bebeğin fiilen kim tarafından ve hangi zaman aralıklarında gözetildiğini de aydınlatmaya yöneliktir. Böylece yalnızca mekânın özellikleri değil, yükümlü bakım davranışının gerçekleşip gerçekleşmediği de belirlenebilecektir.
Daire, bu araştırmalar yapılmadan verilen hükmü eksik inceleme nedeniyle, diğer yönleri incelenmeksizin bozmuştur. Bu nedenle karar, TCK 83 mahkûmiyetinin kesin biçimde onandığı bir örnek olarak sunulamaz. Kararın önemi, garantörlük sıfatından doğrudan suçun tüm unsurlarına geçilemeyeceğini göstermesidir. Bakım ihmali, müdahale imkânı, kast ve ölümle bağlantı somut delillerle belirlenmelidir; gerekli keşif ve tanık araştırmasının yerini genel bir bakım yetersizliği kabulü alamaz. Bozma, sanığın suçsuzluğunun kesin kabulü anlamına da gelmemektedir. Deliller tamamlandıktan sonra fiilin niteliği yeniden değerlendirilecek; bu değerlendirme bakım yükümlülüğünün varlığından daha geniş bir maddi zemine dayanacaktır.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 21.03.2024, E. 2022/6865, K. 2024/1908.
Sıkça Sorulan Sorular (SSS)
İhmal suretiyle adam öldürme nedir?
Garantör sıfatı kime denir?
TCK 83 cezası kaç yıl?
TCK 83 ile taksirle öldürme farkı nedir?
Yardım etmeme suçu ile TCK 83 arasındaki fark nedir?
Doktor hastaya müdahale etmezse TCK 83 mü?
Trafik kazası sonrası yaralıyı bırakıp kaçan TCK 83 kapsamında mı?
Yeni doğan bebeğin ölümünde anne TCK 83’ten sorumlu mu?
TCK 83 suçuna teşebbüs mümkün mü?
TCK 83 kaç yıl yatar?
TCK 83 davası hangi mahkemede görülür?
Garantör ölümü önleyemeyecek durumdaysa sorumlu olur mu?
Kaynakça
Av. Çağrı Ayboğa Kimdir?
Av. Çağrı Ayboğa, Ankara Barosuna kayıtlı (Sicil No: 34507) olarak Ankara merkezli çalışan; ceza hukuku, ağır ceza savunması ve infaz hukuku alanlarında yoğunlaşmış bir avukattır. Kasten öldürme, ihmali davranışla öldürme, taksirle öldürme ve tıbbi ihmal dosyalarında Ankara Ağır Ceza Mahkemeleri, Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay önünde müdafilik ve katılan vekilliği yürütmektedir.
Bu rehber 5237 sayılı TCK, 4721 sayılı TMK, 5275 sayılı İnfaz Kanunu ve Yargıtay içtihatları esas alınarak hazırlanmış, hukuki doğruluğu avukat tarafından denetlenmiştir. Bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi delilleriyle değerlendirilmelidir.
Garantörlük, nedensellik ve kast tartışmalarının yürütüldüğü TCK 83 dosyalarında soruşturmadan Yargıtay temyizine kadar Ankara merkezli büromuzla iletişime geçebilirsiniz; Türkiye genelinde UYAP üzerinden dosya takibi yapıyoruz.
Danışmanlık ücretlidir. Ücretlendirme TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak belirlenir.

