CMK 251 Basit Yargılama Usulü
Yargıtay Kararları - CMK 251 Basit Yargılama Usulü Uygulaması
CMK 251, belirli hafif suçlarda (üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası) duruşma yapılmaksızın yazılı beyanlar üzerinden hüküm kurulabilen basit yargılama usulünü düzenler; mahkûmiyet halinde sonuç ceza ¼ oranında indirilir ve koşullar varsa HAGB/erteleme/seçenek yaptırımlar uygulanabilir.
CMK Madde 251 — Basit Yargılama Usulü (Tam Metin)
| Hüküm | Metin |
|---|---|
| CMK 251/1 | Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adlî para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir. (Ek cümle: 8/7/2021-7331/23 md.) 175 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanamaz. |
| CMK 251/2 | Basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkemece iddianame; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını iki hafta içinde yazılı olarak bildirmeleri istenir. Tebligatta duruşma yapılmaksızın hüküm verilebileceği hususu da belirtilir. Ayrıca, toplanması gereken belgeler, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edilir. |
| CMK 251/3 | Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve Cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesi dikkate alınmak suretiyle, 223 üncü maddede belirtilen kararlardan birine hükmedilebilir. Mahkûmiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir. |
| CMK 251/4 | Mahkemece, koşulları bulunması hâlinde; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya hapis cezası ertelenebilir ya da uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması kaydıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. |
| CMK 251/5 | Hükümde itiraz usulü ile itirazın sonuçları belirtilir. |
| CMK 251/6 | Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir. |
| CMK 251/7 | Basit yargılama usulü, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, (…) hâlleri ile soruşturma veya kovuşturma yapılması izne ya da talebe bağlı olan suçlar hakkında uygulanamaz. (Parantez içi: kanundaki ilave istisna ibareleri) |
| CMK 251/8 | Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanamaz. |
Kaynak: mevzuat.gov.tr – 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.251 (Basit Yargılama Usulü). Metin, resmî düzenlemeye uygun şekilde bentlendirilerek sunulmuştur.
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251. maddesi, “Basit Yargılama Usulü” başlığı altında, duruşma açılmaksızın yazılı beyanlar üzerinden karar verilmesine imkân tanıyan istisnai bir yargılama modeli öngörmüştür. Söz konusu düzenleme, özellikle ceza miktarı düşük olan ve delil durumu tartışmasız nitelikteki dosyalarda yargılamanın hızlandırılmasını amaçlamaktadır. Ancak, bu hız ve pratiklik, adil yargılanma hakkı (Anayasa m. 36) ile savunma hakkının korunması ilkeleriyle uyumlu biçimde uygulanmadığı takdirde, hukuki güvenlik ve kamu düzeni açısından riskler doğurabilir. Dolayısıyla basit yargılama usulü, yalnızca usul ekonomisi sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda birey haklarının özünü zedelemeden yargısal etkinliği artırmayı hedefleyen bir denge normu niteliği taşımaktadır. Bu yönüyle CMK m. 251, ceza muhakemesinde klasik duruşma esasına getirilen istisna olmakla birlikte, sistematik olarak adil yargılanma hakkının sınırlarını belirleyen önemli bir dönüm noktasıdır.
Basit Yargılama Usulünün Amacı ve Hukuki Dayanağı
Basit yargılama usulü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251. maddesiyle getirilen, duruşma yapılmaksızın yazılı beyanlar üzerinden hüküm kurulmasına imkân tanıyan özel bir yargılama biçimidir. Bu usulün temel amacı, yargı mercilerinin iş yükünü azaltmak, davaların makul sürede sonuçlandırılmasını sağlamak ve adalet hizmetlerinde etkinliği artırmaktır.
Bu yönüyle CMK 251, “usul ekonomisi” ve “makul sürede yargılanma hakkı” ilkelerinin ceza muhakemesi hukukundaki somut karşılığıdır. Ancak hızın sağlanması, hiçbir zaman adil yargılanma hakkını ortadan kaldıramaz. Bu nedenle kanun koyucu, sadece iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngören suçlarda bu usulün uygulanmasına izin vermiştir.
Basit yargılama, duruşma yapılmamasına rağmen tarafların savunma ve iddia haklarını koruyan, yazılı bir yargılama süreci öngörür. Mahkeme, iddianamenin kabulünden sonra sanık, mağdur ve katılana beyanda bulunmaları için tebligat gönderir. Tarafların yedi gün içinde yazılı beyanda bulunma hakkı vardır. Böylece yargılama, kısa sürede, delil tartışmasına gerek kalmaksızın hükme bağlanabilir.

Türk Ceza Kanunun da CMK 251 Basit Yargılama Usulünün Uygulandığı Suç ve Maddeleri
| TCK Maddesi | Suç Adı |
|---|---|
| TCK Madde 86/2, 86/3 | Basit kasten yaralama |
| TCK Madde 88/1 | Kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi |
| TCK Madde 89/1 | Taksirle yaralama |
| TCK Madde 97 | Terk |
| TCK Madde 98 | Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi |
| TCK Madde 106/1 | Tehdit |
| TCK Madde 105/1 | Basit cinsel taciz |
| TCK Madde 116/1, 116/2, 116/3 | Konut dokunulmazlığının ihlali |
| TCK Madde 117/1 | İş ve çalışma hürriyetinin ihlali |
| TCK Madde 123/A | Israrlı takip |
| TCK Madde 125 | Hakaret |
| TCK Madde 130 | Kişinin hatırasına hakaret |
| TCK Madde 153/2 | İbadethane ve mezarlıklara zarar verme |
| TCK Madde 155/1 | Güveni kötüye kullanma |
| TCK Madde 156 | Bedelsiz senedi kullanma |
| TCK Madde 160 | Kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf |
| TCK Madde 162 | Taksirli iflas |
| TCK Madde 163 | Karşılıksız yararlanma |
| TCK Madde 166 | Bilgi vermeme |
| TCK Madde 170/2 | Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması |
| TCK Madde 171 | Genel güvenliğin taksirle tehlikeye sokulması |
| TCK Madde 175 | Akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünün ihlali |
| TCK Madde 176 | İnşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama |
| TCK Madde 177 | Hayvanın tehlike yaratabilecek şekilde serbest bırakılması |
| TCK Madde 178 | İşaret ve engel koymama |
| TCK Madde 179/2, 179/3 | Trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma |
| TCK Madde 180 | Trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma |
| TCK Madde 181 | Çevrenin kasten kirletilmesi |
| TCK Madde 182 | Çevrenin taksirle kirletilmesi |
| TCK Madde 183 | Gürültüye neden olma |
| TCK Madde 193 | Zehirli madde imal ve ticareti |
| TCK Madde 194 | Sağlık için tehlikeli madde temini |
| TCK Madde 195 | Bulaşıcı hastalıklara ilişkin tedbirlere aykırı davranma |
| TCK Madde 196 | Usulsüz ölü gömülmesi |
| TCK Madde 206 | Resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan |
| TCK Madde 209 | Açığa imzanın kötüye kullanılması |
| TCK Madde 215 | Suçu ve suçluyu övme |
| TCK Madde 216/2, 216/3 | Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama |
| TCK Madde 217 | Kanunlara uymamaya tahrik |
| TCK Madde 219 | Görev sırasında din hizmetlerini kötüye kullanma |
| TCK Madde 225 | Hayasızca hareketler |
| TCK Madde 226/1 | Müstehcenlik |
| TCK Madde 230 | Birden çok evlilik, hileli evlenme, dinsel tören |
| TCK Madde 232 | Kötü muamele |
| TCK Madde 233 | Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali |
| TCK Madde 234 | Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması |
| TCK Madde 237 | Fiyatları etkileme |
| TCK Madde 240 | Mal veya hizmet satımından kaçınma |
| TCK Madde 243/1, 243/2, 243/3 | Bilişim sistemine girme |
| TCK Madde 259 | Kamu görevlisinin ticareti |
| TCK Madde 260 | Kamu görevinin terki veya yapılmaması |
| TCK Madde 261 | Kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf |
| TCK Madde 262 | Kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi |
| TCK Madde 264 | Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma |
| TCK Madde 270 | Suç üstlenme |
| TCK Madde 272/1 | Yalan tanıklık |
| TCK Madde 278 | Suçu bildirmeme |
| TCK Madde 279 | Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi (adli görevden doğan suçu bildirmeme) |
| TCK Madde 284 | Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme |
| TCK Madde 286 | Ses veya görüntülerin kayda alınması |
| TCK Madde 287 | Genital muayene |
| TCK Madde 288 | Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs |
| TCK Madde 289 | Muhafaza görevini kötüye kullanma |
| TCK Madde 290 | Resmen teslim olunan mala el konulması ve bozulması |
| TCK Madde 291 | Başkası yerine ceza infaz kurumuna veya tutukevine girme |
| TCK Madde 292/1 | Hükümlü veya tutuklunun kaçması |
| TCK Madde 295 | Muhafızın görevini kötüye kullanması |
Bu tablo, CMK m.251 uyarınca basit yargılama usulünün uygulanabileceği Türk Ceza Kanunu suçlarını göstermektedir. Duruşmasız yargılama, yalnızca cezanın üst sınırı iki yılı geçmeyen veya adli para cezası öngörülen suçlarda mümkündür.
Basit Yargılama Usulünün Uygulama Şartları ve Sınırlamaları
Basit yargılama usulünün uygulanabilmesi için üç temel şart aranır: (1) Suçun üst sınırının iki yıldan fazla olmaması, (2) Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemiş olması ve (3) Mahkemenin dosyayı duruşmasız değerlendirmeyi uygun görmesi. Bu koşulların gerçekleşmesi, mahkemenin takdirindedir.
Bunun yanında, çocuklar, akıl hastaları veya müdafi tayini zorunlu olan kişiler hakkında bu usul uygulanamaz. Yine kamu güvenliği, cinsel dokunulmazlık veya aile içi şiddet gibi toplumda hassasiyet yaratan suçlarda basit yargılama usulü tercih edilmemelidir.
Usulün sınırlı uygulanması, yargılamanın basitliğinin adaletin niteliğini düşürmemesi için gereklidir. Bu nedenle, mahkeme delillerin yeterli olmadığını veya duruşma açmanın adil olacağını düşünüyorsa CMK 251/7 uyarınca genel yargılama usulüne geçebilir. Böylece yargılama hem hızlı hem de hakkaniyete uygun şekilde yürütülür.
Basit Yargılama Usulünde Cezanın İndirimi ve Sonuçları
Basit yargılama usulünde sanığın lehine olan en önemli husus, cezada dörtte bir oranında indirim yapılmasıdır. CMK 251/3’e göre mahkeme, basit yargılama sonucunda mahkûmiyet kararı verirse cezada bu indirimi uygulamak zorundadır. Bu hüküm, sanığın duruşmasız yargılama sürecine katkısını teşvik etmekte ve yargılamanın hızlı sonuçlanmasını sağlamaktadır.
Ancak bu indirimin uygulanmaması, açık bir hukuka aykırılık teşkil eder ve bozma nedenidir. Mahkeme, indirim yapmaması hâlinde gerekçesini açıkça belirtmelidir.
Basit yargılama sonucunda verilen kararlar, diğer mahkûmiyet kararları gibi hüküm niteliğindedir ve infaza elverişlidir. Ancak mahkeme, kararın verilmesinden sonra tarafların itirazlarını alarak duruşma açma kararı verebilir. Bu durumda, önceki hüküm ortadan kalkar ve yargılama genel usule göre devam eder. Dolayısıyla basit yargılama, yargılamanın hızına katkı sağlasa da nihai hüküm niteliği bakımından istinaf ve temyiz denetimine açıktır.
Basit Yargılama Usulüne İtiraz ve Kanun Yolları
Basit yargılama usulü sonucunda verilen kararlara karşı itiraz, CMK’nın 252. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, sanık, katılan veya Cumhuriyet savcısı, hükmün tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. İtiraz hâlinde mahkeme, önceki hükmünü kaldırır ve genel yargılama usulüne göre duruşma açar. Bu düzenleme, sanığın savunma hakkının ikinci kez kullanılmasını sağlar.
Bu aşamada verilen yeni karar, artık basit yargılama kapsamında değil, klasik yargılama hükümlerine tabidir. Bu nedenle dörtte bir indirim kuralı uygulanmaz.
İtiraz mekanizması, basit yargılama usulünün “hız – adalet dengesi”ni koruması açısından kritik önemdedir. Zira yazılı yargılama süreci, bazı durumlarda delillerin tartışılmasına ihtiyaç duyulmasını engelleyemez. Mahkeme, itiraz üzerine yeniden yargılama yaparken önceki dosyayı dikkate alır, ancak kararını tamamen yeni bir duruşma sonucunda verir. Böylece hem usul ekonomisi hem de sanığın adil yargılanma hakkı gözetilmiş olur.
Yargıtay Kararları – CMK 251 Basit Yargılama Usulü Uygulaması
Sanığın Savunması Alınmadan Basit Yargılama Kararı Verilemez
Basit yargılama usulünde, sanığın savunmasının alınmaması savunma hakkının ihlalidir. Yargıtay, bu durumda verilen kararların “eksik incelemeye dayalı” olduğunu belirterek bozma yoluna gitmiştir. Mahkeme, yazılı savunma süresi tanımadan karar veremez.
Künye: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 2021/432 E., 2021/1289 K., T. 12.05.2021.
Basit Yargılama Usulü Kararında Gerekçe Eksikliği Bozma Nedenidir
Yargıtay, CMK 34 ve 251 gereği gerekçesiz kararların hukuka aykırı olduğunu kabul etmektedir. Mahkeme, duruşmasız karar verse dahi hükmün dayanaklarını açıkça göstermek zorundadır.
Künye: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 2022/1543 E., 2022/2458 K., T. 19.04.2022.
Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlarda Basit Yargılama Usulü Uygulanamaz
Cinsel saldırı, taciz gibi suçlarda kamu düzeninin korunması gereği nedeniyle duruşmasız yargılama yapılamaz. Bu konuda Yargıtay, mahkemenin basit yargılama kararı vermesini bozma nedeni saymıştır.
Künye: Yargıtay 14. Ceza Dairesi, 2020/3675 E., 2020/5892 K., T. 17.12.2020.
Basit Yargılama Usulü Kararında Cezanın Dörtte Bir İndirimi Zorunludur
Yargıtay, CMK 251/3’ün emredici olduğunu; mahkemenin, cezada indirim yapmamasının bozma nedeni teşkil ettiğini kabul etmektedir. Bu indirim yapılmadan verilen karar, sanığın aleyhine sonuç doğurur.
Künye: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 2021/7843 E., 2022/945 K., T. 14.02.2022.
Basit Yargılama Usulünde İtirazın Kabulü Halinde Yeni Hüküm Kurulmalıdır
Sanığın itirazı üzerine mahkemenin, basit yargılama kararını kaldırarak duruşma açması gerekir. Yargıtay, mahkemenin sadece önceki hükmü onaylamasının hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Yeni hüküm kurulmadan yargılama tamamlanamaz.
Künye: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, 2021/5412 E., 2022/1264 K., T. 25.03.2022.
