Ceza HukukuMakalelerimiz

Tehdit Suçu ve Cezası (TCK md. 106)

Tehdit suçu, TCK’nda hürriyete karşı suçlar kısmının başında yer almaktadır. Tehdit suçunun basit halinin cezası 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezasıdır. Bu da tamamlayıcı ve başlı başına bir norm olarak kanun koyucunun tehdit suçuna önem verdiğini göstermektedir.

TCK’nın 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında tehdidin yöneldiği değerler bakımından ayrıma gidilerek tehdidin iki hali düzenlenmektedir. Birinci fıkranın birinci cümlesinde suçun temel şekline (bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırıda bulunacağından bahisle tehdit), ikinci cümlesinde daha az cezayı gerektiren nitelikli haline (malvarlığı itibarıyla büyük bir zarar uğratacağından veya sair kötülük edileceğinden bahisle tehdit), maddenin ikinci fıkrasında daha ağır ceza verilmesini gerektiren tehdidin nitelikli haline ve üçüncü fıkrasında ise, özel içtima hükmüne yer verilmiştir.

Hürriyete karşı suçlar kısmının genel ve tamamlayıcı bir norm niteliğinde olan tehdit suçu ile başlaması kanunun sistematiği bakımından yerinde olmuştur. Bu yüzden tehdit içerikli eylem kanunda yer alan başka bir suçun unsurunu veya nitelikli halini oluşturması durumunda ayrıca tehdit suçundan ceza verilmez.

Tehdit Suçu Nedir? (TCK 106)

TCK’da tehdit hükmü ikinci kısmın hürriyete karşı suçlar bölümünde (özel hükümler, yedinci bölüm) düzenlenmiştir.

Tehdidin unsurlara ayrılıp değerlendirileceği madde metni şu şekildedir;

“(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.

(2) Tehdidin;

a) Silahla,

b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle,

c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,

d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, İşlenmesi halinde, fail hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

(3) Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama veya malvarlığına zarar verme suçunun işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ceza verilir.”

Tehdit Suçunun Unsurları

Tehdit suçunun en önemli unsuru tehdit oluşturacak davranışın varlığıdır. Tehdit davranışının tehdide elverişli olması gerekir. Tehdidi oluşturan davranışın hukuka aykırı olması gerekir.

Tehdit Oluşturan Davranışların Varlığı

Tehdit, bir kimseye, gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan geleceğe ilişkin hukuka aykırı bir kötülük yapılacağının bildirilmesidir. Bu kötülüğün kesin olması ya da yapılması gerekmez, mağdurun ileride söz konusu kötülükle karşılaşma olasılığı nedeniyle endişeye kapılması yeterlidir. Bu nedenle failin mağdura hitaben söylemiş olduğu geçmişe ilişkin bir pişmanlık içeren “Bilseydim seni çocukken öldürürdüm, yaşlı biri olmasan seni döverdim, keşke vaktinde seni öldürseymişim” benzeri ifadeler, geleceğe ilişkin bir kötülük içermediğinden tehdit suçunu oluşturmaz.

Tehdit konusu zarar maddi (ekonomik) ya da manevi nitelikte olabilir. Tehdit çoğunlukla geleceğe ilişkin bir kötülüktür ancak var olan kötü bir durumun gelecekte de sürdürüleceğine ilişkin bir tehdit de söz konusu olabilir. Örneğin kapalı bir yerde bir başına kalan kişinin isteneni yapmaması halinde o koşullarda bırakılacağının söylenilmesi de tehdit oluşturabilir.

Davranışların Objektif Olarak Tehdide Elverişli Olması

Tehdidin varlığı için hareketlerin elverişli olması ve mağdurun hukuken korunan (yaşama, beden bütünlüğü, cinsel özgürlük, malvarlığı hakları, seyahat özgürlüğü gibi) menfaatlerinin hedef alınması gerekir. Bu nedenle soyut ifadeler, uyarılar, şaka ve beddualar, failin iradesine bağlı olmayan insanüstü varlıklarla korkutmalar, arkadaşlığa son verileceği, görüşülmeyeceği yolundaki ifadeler tehdit oluşturmayacaktır.

Örneğin “Oğlunun düğününe gelmem, seni eve almam, evine adım atmam, cinlerimi sana musallat ederim, uzaylıları üstüne salarım, bir daha görüşmem, öte dünyada iki elim yakanda olur” benzeri sözler tehdit oluşturmaz.

Tehdidi Oluşturan Davranışın Hukuka Aykırı Olması

Tehditten söz edilebilmesi için mağdura yönelik davranışların hukuka aykırı olması gerekir. Bu durum mülga TCK m. 191’de “haksız bir zarara uğratacağını bildirerek tehdit ederse” denilerek açıkça vurgulanmıştı. Hukuka aykırılığı suçun unsuru olarak kabul eden yazarlar bu koşulu, tehdit suçunun hukuka aykırılığı başlığında ele almaktadırlar.

Tehdidin varlığı için failin korkutmaya yönelik davranışlarının haksız olması, mağdurun hukuken korunan değerlerine yönelik hukuka aykırı bir saldırının bulunması demektir. Saldırının mutlaka suç oluşturması gerekmez, ancak yapılacağı bildirilen kötülüğün haksız olması gerekir. Hukuken sahip olunan bir yetkinin kullanılması ya da hukuka uygunluk sebeplerinden birinin varlığı nedeniyle failin davranışlarının mağdurun korkması sonucunu doğurması tehdit suçunu oluşturmaz. Bu nedenle alacak davası, tahliye davası açmak; icra takibi yoluna gitmek; şikayetçi olmak, tanıklık yapmak gibi beyanlar ya da bu hakların kullanılması ilgili kişinin korkması ve endişelenmesi sonucunu doğursa da haksız bir davranış olmadıklarından ortada tehdit suçu yoktur. Örneğin şikayet hakkının kullanılacağını, polis çağrılacağını, icra takibine başvurulacağını söylemek kişiler üzerinde huzursuzluk, endişe, korku yaratsa da bu yollara başvurulması bir hakkın kullanılması niteliğinde ve meşru olduğundan tehdit suçu yoktur.

Tehdit Suçunun Nitelikli Halleri

Tehdit suçunda daha az veya daha ağır cezayı gerektiren nitelikli haller mevcuttur. Suçun silahla işlenmesi, failin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle işlenmesi, imzasız mektupla işlenmesi, özel işaretlerle işlenmesi, birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi ve var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi ağırlatıcı neden olarak düzenlenmiştir. Tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarının araç suç olarak işlenmesi halinde gerçek içtimaya gidileceği TCK’da açıkça benimsenmiştir. Ancak tehdit amacıyla cinsel dokunulmazlığa ya da özel hayata karşı bir suç işlendiğinde de hem tehdit hem de ilgili suçtan ayrı ayrı ceza tayin edilmelidir; çünkü bu suçlar arasında içtima ilişkisi yoktur. Tehdit suçu işlenirken ya da işlendikten sonra devamında mağdura ya da mağduru korkutmak amacıyla bir başkasına karşı kasten öldürme, kasten yaralama ve mala zarar verme suçları da işlenmişse gerçekleşen bu suçların yanı sıra tehditten dolayı da ceza vermek yoluna gidilmelidir.

  • Tehdit Suçunun Malvarlığı İtibarıyla Büyük Bir Zarara Uğratacağından veya Sair Bir Kötülük Edeceğinden Bahisle İşlenmesi

Tehdidin yöneldiği hukuki değerler arasında bir derecelendirme yoluna gidildiği, suçun hukuki konusu başlığında ele alınmıştı. TCK m. 106/1’de “Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise mağdurun şikâyeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur.” denilerek ilk tümcede sayılanlar dışındaki değerlere ya da malvarlığına yönelik tehdit fiillerinin takibi şikâyete bağlanarak daha az ceza verilmesi tercih edilmiştir. Buna göre; mağdurun yaşamına, beden tamlığına, cinsel dokunulmazlığına yönelik tehdit halinde altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülmüşken ikinci tümcede, malvarlığı haklarına ya da birinci tümcedekilerin dışındaki değerlere yönelik “sair kötülük edileceğinden bahisle tehdit” halinde şikayet üzerine, altı aya kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür.

  • Tehdit Amacıyla Başka Bir Suçun İşlenmesi

TCK’da (m. 106/2) tehdit amacıyla kasten öldürme, kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarının araç suç olarak işlenmesi halinde gerçek içtimaya gidileceği açıkça benimsenmiştir. Tehdidin ciddiliğini göstermek amacıyla söz konusu suçların işlenmesi halinde gerçek içtimaya gidilmesi gerektiği, Yargıtay tarafından da benimsenmektedir. Öldürme, yaralama ve mala zarar verme suçları tehdit suçunun unsuru ya da ağırlatıcı nedeni olmadığı için ortada bileşik bir suç olmadığından, her bir suç için ayrı ceza tayini yoluna gidileceğinin TCK’da belirtilmesinin gerekçesi açık değildir. Tehdit amacıyla ve tehdidin içeriğinin inandırıcılığını artırmak için işlenebilecek üç suça yer verilmiştir. Ancak tehdit amacıyla cinsel dokunulmazlığa ya da özel hayata karşı bir suç işlendiğinde de hem tehdit hem de ilgili suçtan ayrı ayrı ceza tayin edilmelidir; çünkü bu suçlar birbirinden bağımsız olup birbirlerinin unsuru ya da ağırlatıcı nedeni değildirler. Failin tehdit amacıyla başka bir suç işlemesi halinde hem tehditten hem de diğer suçlardan sorumlu olması gerekir.

Tehdit Suçunun Cezası 2024

TCK m. 106/1’deki basit tehdit halinde altı aydan iki yıla kadar; m. 106/2’deki nitelikli halde ise iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

Bu cezaların basit yaralama suçu için öngörülen cezadan daha çok olmasının Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla yerel mahkemeler tarafından, Anayasa’ya aykırılık iddiasıyla (Anayasa m. 152) Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulunulmuştu. Anayasa Mahkemesi ise cezayı belirlemek yetkisinin münhasıran kanun koyucunun takdirinde olduğunu belirterek, yaralama suçu için öngörülen ceza ile tehdit için öngörülen ceza arasında karşılaştırma yaparak anayasal denetim yapamayacağı gerekçesiyle iptal istemlerini reddetmişti. Mahkemenin kararı isabetli olup hukuki konuları farklı olan iki suç için belirlenen soyut cezanın karşılaştırılması doğru değildir. Öte yandan bir zarar suçu olan yaralama suçu için öngörülen cezanın tehlike suçu olan tehdit suçuna göre daha az olması da isabetli bir ceza politikası değildir.

Tehdit Suçunda HAGB

Tehdit suçunun temel şeklinin ve nitelikli hallerinin ceza miktarları göz önünde bulundurulduğunda CMK m. 231’de yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) da uygulama alanı bulabilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için öncelikle suç uzlaşma kapsamında yer alan bir suç ise uzlaştırma işlemlerinin uygulanması gerekir.

Tehdit Suçunda Adli Para Cezası

TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesinde tehdidin temel şekli için altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. TCK’nın 106/1. maddesinin üçüncü cümlesinde ise malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratılacağından veya sair bir kötülük edileceğinden bahisle tehditte altı aya kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür. Görüleceği üzere mağdurun malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratılacağı veya sair bir kötülük edileceğinden bahisle tehdit edilmesi durumu cezayı hafifleten nitelikli hal olarak düzenlenmiştir. Bu durumda soruşturma ve kovuşturma yapılmasının mağdurun şikâyetine bağlı olduğu da belirtilmiştir.

Tehdit suçunun temel şekli olan kişinin hayatına vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı bildirimlerini içeren tehdit fiilinde tek çeşit yaptırım düzenlenmiştir. TCK, tehdidin temel şekli (TCK m. 106/1-1.cümle) için sadece özgürlüğü bağlayıcı ceza belirlemiştir. Buna göre tehdidin temel şeklini gerçekleştiren faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilecektir. TCK’nın 49/2. maddesinde kısa süreli hapis cezası bir yıl veya daha az süreli hapis cezası olarak tanımlamıştır. Kısa süreli hapis cezaları TCK’nın 50. maddesine göre adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilebilir.

Tehdit Suçunda Etkin Pişmanlık

Tehdit suçunun işlenmesinde kural olarak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Ancak cezanın bireyselleştirilmesi kuralları gereği tehdit suçunu işleyen kişi, yargılama esnasında pişmanlık göstermişse hakkında verilen ceza seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya cezası ertelenebilir.

Tehdit Suçunda Soruşturma ve Kovuşturma Süreçleri

TCK’nın 106. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun temel şekline göre daha az cezayı gerektiren nitelikli halinin uygulanabilmesi için tehdidin konusunu oluşturan kötülüğün malvarlığına ilişkin olması ya da sair bir kötülük olması gerekir. Buradaki kötülük maddenin birinci fıkrasının ilk cümlesinde sözü edilen hayat, vücut dokunulmazlığı veya cinsel dokunulmazlık haricindeki bir varlık ve menfaate ilişkin olmalıdır. Ayrıca suçun temel şekli için resen soruşturma ve kovuşturma öngörülmüşken bu halde soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyetine tabidir.

TCK’nın 106/1. maddesinin ilk cümlesindeki hukuksal değerlere (hayat hakkı, vücut veya cinsel dokunulmazlık) yönelik tehdit fiilinin, soruşturma ve kovuşturması re ’sen yapılır. Failin, “bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle” tehdit etme fiilinin (tehdit suçunun temel şeklinin) takibi şikâyete bağlı değildir. Ancak TCK’nın 106/1. maddesinin üçüncü cümlesinde yer alan “Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle” tehdit etme fiilinin takibi şikâyete bağlıdır. Malvarlığı değerlerine veya suçun temel şeklinde belirtilenlerin dışındaki diğer değerlere yönelik tehdit fiillerinin soruşturması ve kovuşturması şikâyete bağlıdır.

Tehdit Suçunda İspat

Tehdit suçu ani bir suç olduğu için yazılı bir şekilde işlenmemişse ispatı oldukça zordur. Bu suçun ispatı için kimi zaman ses kaydı almak mümkünken bu hususta dikkatli olunması gerekir. Şayet ses kaydı almanın hukuki sonuçlarını bilmiyorsanız İzinsiz Ses Kaydı Almak Suç Mudur? Makalemizi okumanızı öneririz.

Tehdit Suçunda Uzlaşma

24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun değişikliğiyle tehdit suçunun basit hali uzlaşma kapsamına (CMK m. 253) alınmıştır. Bu değişiklik isabetli olmuştur. Böylece karşılıklı tehdit ve kavga anında öfkeyle söylenen sözlerden ibaret tehdit fiilleri nedeniyle uzun bir muhakeme sürecine gerek kalmadan, faille mağdurun uzlaşabilmesinin önü açılmıştır.

Tehdit Suçunda Basit Yargılama ve Seri Muhakeme Usulü

Ceza adalet sistemimize yakın zamanda dâhil edilen basit yargılama usulü ve seri muhakeme usulünün tehdit suçu bakımından uygulanıp uygulanmayacağı hususu akıllara gelmektedir. Tehdit suçunun temel şekli (TCK m. 106/1-1. cümle) ile cezayı hafifleten nitelikli hali (TCK m. 106/1-3. cümle) basit yargılama usulüne tabi iken tehdit suçunun cezayı ağırlaştıran nitelikli halleri (TCK m. 106/2, TCK m. 106/1-2. cümle) basit yargılama usulüne tabi değildir. Tehdit suçu kanunda seri muhakeme usulüne tabi suçlardan sayılmadığına göre tehdit suçunda seri muhakeme usulü uygulanmayacaktır. Tehdit suçunun seri muhakeme usulüne tabi olmaması daha doğrudur. Zira tehdit suçunun ispatı ve delillerin elde edilmesi kolay değildir. Dolayısıyla muhakeme sürecini hızlandırmak yanlış kararlar verilmesine yol açabilir

Gözaltı ve Tutukluluk Hali

Gözaltı, bir şüphelinin özgürlüğünün geçici olarak kısıtlandığı bir süreçtir. Savcının kararıyla veya jandarma eylemiyle başlatılabilir. Tehdit suçu söz konusu olduğunda, şüphelinin yakalanmasıyla gözaltı süreci başlar ve Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre 24 saat sürebilir. Cumhuriyet Savcısı, tehdit suçundan şüphe duyduğunda, şüpheliyi bu süre zarfında gözaltına alma yetkisine sahiptir.

Diğer yandan, tutuklama, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda en ciddi koruma tedbiridir. CMK’nın 100. maddesi uyarınca, suçla ilgili somut deliller ve tutuklama sebepleri varsa, şüpheli veya sanık tutuklanabilir. Ancak, vücut dokunulmazlığını kasten ihlal etmeyen ve hapis cezası üst sınırı 2 yılı aşmayan suçlar, tehdit suçu dahil, genellikle tutuklama kararı gerektirmez.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

Tehdit suçunun temel şeklinin ve nitelikli hallerinin ceza miktarları göz önünde bulundurulduğunda tehdit suçuna bakmakla görevli mahkeme ağır ceza mahkemesi değildir. Çünkü tehdit suçunu düzenleyen TCK’nın 106. maddesi tehdit suçunun temel şeklinde yaptırımı “altı aydan iki yıla kadar hapis” olarak belirlemişken; tehdit suçunda cezayı ağırlaştıran nitelikli hali düzenleyen aynı maddenin ikinci fıkrasında yaptırım “iki yıldan beş yıla kadar hapis” olarak belirlenmiştir. Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen suçlarda kanunda ayrıca özel bir düzenleme bulunmadığı sürece görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir. Dolayısıyla tehdit suçunun temel şekline ve nitelikli hallerine bakmakla görevli mahkemenin asliye ceza mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır.

Tehdidin yüze karşı gerçekleşmesi halinde yetkili mahkeme CMK m. 12/1 gereğince suçun işlendiği yer olacaktır. Tehdit suçu teşebbüs aşamasında kalmış ise son icra hareketinin yapıldığı yer yetkili olacaktır. Tehdit suçu zincirleme suç şeklinde işlenmişse son suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir. Örneğin; fail önce mesaj ile tehdit edip sonrasında ise aynı anlaşmazlıklar sebebiyle yanına giderek ölümle tehdit etmesi durumunda, bir suç işleme kararının icrası kapsamında bu fiiller gerçekleştiğinden zincirleme suç hükümleri uygulanacaktır ve son suçun işlendiği yer mahkemesi yetkili olacaktır.

Tehdit Suçunda Örnek Şikayet Dilekçesi

ANKARA CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NA

ŞİKAYETÇİ :

VEKİLİ : Av. Çağrı AYBOĞA

ŞÜPHELİ :

KONU : Şüphelinin TCK m. 106/1 uyarınca tehdit suçunu kısa mesaj yoluyla işlemesi sebebiyle cezalandırılması amacıyla hakkında kamu davası açılması talebinden ibarettir.

AÇIKLAMALAR :

Müvekkil ……………….. olarak görev yapmaktadır.

Süpheli ………… nolu telefonundan müvekkile ait …………………. nolu telefona;

……… tarihinde; “… …… eğer pazartesi ödeme olmassa ya adam vururum …”
“…Anlaşıldı kan dökülecek can yanacak ben diyeceğimi dedim ister tehtit anla ister doğru anla bugün benim hal olmasın baslicam kan almaya”
“belime takar silahı mekanınıza gelir takır takır sıkarım kim geldiyse önüme hayatımı s.ktiniz”

Şeklinde tehdit içerikli mesajlar göndermiştir.

Yukarıda yer alan mesaj içeriklerinden de anlaşılacağı üzere şüpheli müvekkili ölümle tehdit etmekte olup bu durum müvekkilde korku ve paniğe neden olmuştur. Tüm bu nedenlerle şüpheli hakkında soruşturma yapılarak hakkında ceza davası açılmasını talep etme zaruretimiz hasıl olmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER : TCK 106. ve İlgili mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER : Tanık, Bilirkişi İncelemesi vesair her türlü delail.

NETİCE-İ TALEP : Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; şüphelinin TCK m. 106/1 uyarınca tehdit suçunu kısa mesaj yoluyla işlemesi sebebiyle cezalandırılması amacıyla hakkında kamu davası açılmasını saygılarımızla bilvekale talep ederiz. (05.01.2024)

Şikayetçi Vekili

Av. Çağrı AYBOĞA

Uzman Avukat Desteği Almanın Önemi!

Tehdit suçunun mağduruysanız veya hakkınızda tehdit suçlaması varsa yargı makamları önünde hakkınızı savunmanız oldukça önemlidir. Zira tehdit suçu niteliği itibariyle adli sicil kaydına işleyebilir ve mahkumiyetten sonra manevi tazminat davasına konu edilebilir. Tehdit suçundan mağdursanız Ankara Ceza Avukatı hizmetine başvurun.

Örgüt İsmi Kullanılarak Tehdit Suçu

Tehdit amacıyla, varlığı kamuoyunca bilinen, suç örgütlerinin korkutuculuğundan yararlanılmasının mağdur üzerinde çok büyük bir etki oluşturacağı, mağdurun kendisini korumasız hissedeceği açıktır. Bu nedenle böyle bir nitelikli hale yer verilmesi doğru olmuştur. Bu nitelikli halin uygulanması kapsamında “suç örgütü” geniş yorumlanmalıdır. Suç örgütünün kamuoyunda ve hukuk düzeninde adli makamlar tarafından biliniyor olmasının yanı sıra henüz kimi üyeleri yakalanmamış, ancak kamuoyunda varlığına dair genel kanı olan örgütlenmeler de söz konusu olabilir. Suç örgütünün korkutuculuğu arandığından, geçmişte varolmuş ya da fail-mağdur ilişkisiyle ilişkisi hayatın olağan akışında kurulamayan, günümüzde varlığını sürdürmeyen suç örgütleri bu kapsamda değerlendirilemez. Örneğin ülkemizde bir kasabada yaşayan failin, ABD’de kimi eyaletlerde korkutucu etkisi olan Ku Klux Klan ya da Japonya’daki Yakuza adlı suç örgütünün adını vererek mağduru tehdit etmesi halinde nitelikli hal uygulanmamalıdır.

İmzasız Mektup, E-mail Yoluyla Tehdit Suçu

Kıyafet değiştirmede olduğu gibi mağduru tehdit etmek için imzasız mektup kullanılması hallerinde de amaç, tanınmamak ve mağdurda failin kim olduğuna dair endişe doğurarak tehdidin korkutuculuğu artırmaktır. İmzasız (anonim) mektup gönderilmesi gıyapta tehdit çeşididir. Bu nitelikli halin varlığı için gerçek bir mektubun yazılmış olması gerekmez. Tehdit içeren herhangi bir yazılı not, pusula, kâğıt parçası, faks, telgraf, bir cisme yazılmış sözler bu niteliktedir.

Birden Fazla Kişiyle Birlikte Tehdit Suçu

Mülga TCK m. 188/3’te fiilin birkaç kişi tarafından işlenmesi nitelikli hal olarak kabul edilmişti. Öğretide birkaç kişi ifadesini “en az üç kişi”, Yargıtay kararlarında ise “ikiden fazla kişi olarak” yorumlamak eğilimi vardı. 5237 sayılı TCK’da “birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi” denilmesi, belirsizliğe son vermiştir. Bu nitelikli halin uygulanması halinde cezada öngörülen artışın Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla yerel mahkeme tarafından yapılan iptal başvurusu Anayasa Mahkemesi tarafından reddedilmiştir.

Kendini Tanınmayacak Hale Koyarak Tehdit Suçu

Failin kimliğini gizlemesi failin kimliğinin tespitini ve mağdur tarafından tanınmasını zorlaştırmaya yöneliktir. Fail bu şekilde davranarak tehlikenin kaynağı olan kişiyi gizlemeyi, mağdurun tedirginliğini artırmayı, yakalanma olasılığını azaltmayı amaçlamış olabilir. Kim olduğu bilinmeyen, tespit edilemeyen kişinin tehdidi, savunmayı zorlaştırabilecek ve kime karşı korunulması gerektiği konusunda mağdurda tereddütlere neden olacaktır. Bu nitelikli hal, tehdit fiili işlenirken mağdurun faili tanımasını önlemeyi amaçladığından, ancak yüze karşı tehditte uygulanabilir; mektup göndermek, bilinmeyen bir numaradan aramak gibi gıyapta tehdit hallerinde bu nitelikli hal uygulanamaz. Ayrıca başkalarının faili tanıması önemli olmayıp, mağdurun faili tanıyamaması önemlidir.

Silahla Tehdit Suçu

Silah, TCK’da (m. 6) tanımlanmıştır. Buradaki tanıma bakıldığında oldukça geniş olduğu görülmektedir. Tehdit fiilinin birçok olayda yaralama ve öldürme suçlarında sıklıkla kullanılan bıçak, tabanca gibi yaralama ve öldürmeye elverişli araçlarla işlendiği bir gerçektir ancak mağduru korkutmak amacıyla herhangi bir araç da kullanılabilir. Ancak failin silahlı olması, silahın görülmesi yeterli olmayıp, fiilin silah kullanılarak işlenmesi, silahın korkutuculuğunun araç haline getirilmesi gerekir. Silahın ağırlatıcı neden olarak kabul edilmesinin gerekçesi mağduru korkutma, faile cesaret verme özelliğidir. Fail elinde bulundurduğu tabanca, sopa, taş, şişe, kesici alet, gaz spreyi gibi silah sayılarak mağdurun fiziksel zarar görmesine neden olacak herhangi bir araç kullanabilir.

Tehdit Suçunun Özel İşaretlerle İşlenmesi

Tehdidin özel işaretlerle işlenmesi halinde mağdurun daha çok korkacağı, tehdidin daha etkili olacağı açıktır. Özel işaretler yazılı biçimde, resim, fotoğraf, grafiti olabileceği gibi mağdura ait eşya ya da konut, işyeri gibi yerlerin önüne tehdit niteliğinde bir işaret de olabilir. Bu kapsamda mağdura ait bir yere kurukafa, kesik hayvan başı, ölüm simgesi, vs. bırakılması halinde tehdit fiilinin özel işaretle işlenmiş olduğu kabul edilmelidir.

Çağrı Ayboğa

Avukat Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosu’nun kurucu avukatlarındandır. Ankara Barosu’na kayıtlı olarak dinamik ve tecrübeli ekibiyle avukatlık mesleğini icra etmektedir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Ara