Ceza Hukuku

TCK 265 Görevi Yaptırmamak İçin Direnme (Memura Mukavemet)  Suçu

Görevi yaptırmamak için direnme – TCK 265 Yargıtay Kararları Beraat

Görevi yaptırmamak için direnme (memura mukavemet) suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 265 inci maddesinde düzenlenmiştir. Kamu düzeni ve idarenin işleyişinin kesintisiz biçimde sürdürülebilmesi, modern hukuk devletlerinin en temel işlevlerinden biridir. Bu bağlamda kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirirken cebir veya tehdit gibi fiziki ya da psikolojik müdahalelerle engellenmesi, yalnızca bireysel bir saldırı değil, aynı zamanda kamusal otoriteye yönelmiş bir tehdit olarak değerlendirilmelidir. Türk Ceza Kanunu’nun 265. maddesinde düzenlenen “görevi yaptırmamak için direnme” suçu, kamu idaresinin işleyişine yönelik bu tür müdahalelere karşı cezai koruma sağlamayı amaçlamaktadır. Bu çalışma, söz konusu suçun kapsamını, unsurlarını, nitelikli hallerini, özel görünüm biçimlerini ve uygulamaya dair yargı içtihatlarını ayrıntılı biçimde analiz ederek hem doktriner hem de pratik yönleriyle değerlendirmeyi hedeflemektedir.

DMCA.com Protection Status

İçerik

TCK 265 Görevi Yaptırmamak İçin Direnme (Memura Mukavemet)  Suçu
TCK 265 Görevi Yaptırmamak İçin Direnme (Memura Mukavemet)  Suçu

TCK 265- Kanuni Düzenleme

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme (Memura Mukavemet), TCK madde 265. Maddesinde hüküm altına alınmıştır.

Görevi yaptırmamak için direnme – TCK 265

TCK 265/1  Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

TCK 265/2 Suçun yargı görevi yapan kişilere karşı işlenmesi halinde, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

TCK 265/3 Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranında artırılır.

TCK 265/4 Suçun, silahla ya da var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.

TCK 265/5 Bu suçun işlenmesi sırasında kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

TCK 265 Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Tanımı ve Kapsamı
TCK 265 Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Tanımı ve Kapsamı

TCK 265 Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Tanımı ve Kapsamı

TCK m. 265’e göre “kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanan kişi” bu suçu işlemiş olur. Bu suç tipiyle korunan esasen kamu hizmetinin kesintisiz yürütülmesi ve kamu görevlisinin görevini serbestçe yerine getirmesi hakkıdır. Cebir veya tehdidin kamu görevlisine yönelmiş olması ve bu eylemin görevini yapmasına engel olacak nitelikte olması yeterlidir. Suçun oluşması için fiilin sonuç doğurması şart değildir; eylemin görev yapmayı engelleme amacı taşıması yeterlidir.

Kamu görevlisinin görev başında olması da suçun maddi unsurunun gerçekleşmesi açısından zorunludur. Örneğin bir polis memuruna görev esnasında fiziki müdahalede bulunulması veya görevini yapmasına tehdit yoluyla engel olunması hâlinde bu suç oluşur. Ancak memur görev başında değilse (örneğin evinde özel yaşamındaysa), bu eylemler başka suçlar kapsamında değerlendirilir.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme (Mukavemet) Suçunun Cezası

Türk Ceza Kanunu’nun 265. maddesinde düzenlenen “görevi yaptırmamak için direnme” suçu, kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanan kişiye yönelik bir yaptırım öngörür. Suçun temel hali ile nitelikli halleri farklı ceza oranlarına tabidir:

Suçun Temel Hâli (TCK m. 265/1)

Kamu görevlisinin görevini yapmasına engel olmak amacıyla cebir veya tehdit kullanılması hâlinde fail hakkında, Bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.

Nitelikli Hâller

  • Yargı Görevi Yapanlara Karşı (TCK m. 265/2); Mağdurun hâkim, savcı veya avukat gibi yargı görevi yapan kişi olması hâlinde; İki yıldan dört yıla kadar hapis cezası uygulanır.
  • Kişinin Kendini Tanınmayacak Hâle Getirmesi veya Birden Fazla Kişiyle İşlenmesi (TCK m. 265/3): Failin kimliğini gizlemesi (maske takma, yüzünü örtme) veya suçu birden fazla kişiyle birlikte işlemesi hâlinde: Ceza, artırılarak uygulanır.
  • Suçun Silahla veya Suç Örgütünün Korkutucu Gücüyle İşlenmesi (TCK m. 265/4): Failin suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanarak veya silahla kamu görevlisine saldırması hâlinde: Verilecek ceza, yarı oranında artırılır.

TCK 265 Adlî Para Cezasına Çevrilme İhtimali

Hâkim, failin durumu, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve failin kişisel özelliklerini dikkate alarak hapis cezasını adlî para cezasına çevirebilir; ancak özellikle fiili saldırı, tehdit ve kamu görevinin ciddi şekilde engellenmesi durumlarında bu ihtimal uygulamada oldukça sınırlıdır.

HAGB ve Erteleme

Bu suç, uzlaştırmaya tabi değildir. Ayrıca, mahkeme şartları uygun bulursa hapis cezasının hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB)   ya da erteleme hükümleri kapsamında uygulanmasını da değerlendirebilir.

Suçun Koruduğu Hukuki Değer

Görevi yaptırmamak için direnme suçu, kamu düzeninin temel taşlarından biri olan kamu görevlisinin görevini serbestçe yerine getirme hakkını korumaktadır. Suçun doğrudan hedef aldığı hukuki yarar, kamu idaresinin güvenilirliği ve işlerliğidir. Kamu görevlisinin, dış müdahalelerden uzak şekilde görevini yerine getirmesi kamu otoritesinin tesisi açısından zorunludur. Bu kapsamda, yalnızca bireysel güvenlik değil, kamu hizmetlerinin sürekliliği ve etkinliği de korunur.

Ayrıca, bu suç tipi kamu görevlisinin kişisel haklarını da dolaylı olarak güvence altına alır. Zira cebir veya tehdit fiilleri, görevle bağlantılı olsa da kişinin beden bütünlüğü, iradesi ve ruhsal huzurunu da hedef alır. Kamu görevlisinin görevi esnasında fiziki ya da psikolojik saldırıya uğraması, yalnızca görev değil aynı zamanda kişi hakları açısından da ihlal teşkil eder. Dolayısıyla, bu suç tipi hem bireysel hem de kolektif hukuki değerleri korur.

Tarihi Gelişim ve Karşılaştırmalı Hukukta Direnme Suçları

TCK 765 sayılı eski Türk Ceza Kanunu’nda direnme suçu “mukavemet” başlığı altında düzenlenmişti. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile bu suçun kapsamı daha belirgin hale getirilmiş ve cebir veya tehdit unsurlarına odaklanılmıştır. Böylelikle, normun belirliliği ve uygulanabilirliği artırılmıştır. Günümüzde bu suç, kamu görevlisinin görevini yapmasına yönelik her türlü saldırıyı kapsayacak şekilde geniş yorumlanmaktadır.

Karşılaştırmalı hukukta benzer düzenlemeler yer almaktadır. Almanya’da “Widerstand gegen Vollstreckungsbeamte”, Fransa’da ise “Rébellion contre l’autorité publique” adı altında kamu görevlisine karşı direnme suçları düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler, Türkiye’deki düzenlemeyle büyük ölçüde paralellik göstermekte; kamu görevlisine karşı fiziki veya sözlü direnci cezai yaptırıma bağlamaktadır. Bu durum, kamu otoritesine karşı eylemlerin evrensel düzeyde cezalandırıldığını göstermektedir.

Suçun Maddi Unsurları

Maddi unsur, kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanılmasıdır. Cebir, doğrudan fiziki kuvvet kullanımıyla, tehdit ise ruhsal baskı oluşturacak söz veya davranışlarla ortaya çıkar. Suçun oluşması için kamu görevlisinin görev başında olması ve fiilin bu görevi engelleme kastıyla gerçekleştirilmesi yeterlidir. Cebir veya tehdidin etkili olup olmaması değil, bu amaca yönelik kullanılması önemlidir.

Eylemin doğrudan kamu görevlisine yönelmesi şarttır. Failin, kamu görevlisini görevini yaparken engellemeye çalıştığı her durumda bu suç oluşabilir. Ancak eylem görev dışı zamana denk gelmişse, yani kamu görevlisi özel yaşamında hedef alınmışsa, bu durumda suçun unsurları oluşmaz. Ayrıca, eylemin kamu görevinin ifasını engelleyecek ağırlıkta olması gerekir.

Suçun Manevi Unsuru

Bu suç sadece kasten işlenebilir. Failin, kamu görevlisinin görevini yapmasına engel olma kastıyla hareket etmesi gerekir. Bu kast, doğrudan kast şeklinde olabileceği gibi olası kast şeklinde de olabilir. Ancak her hâlükârda failin fiilinin kamu görevlisinin göreviyle bağlantılı olması ve görevi engelleme amacını taşıması gerekir.

Taksirle işlenmesi mümkün değildir. Failin bilmeden, istemeden gerçekleştirdiği eylemler bu suç kapsamında değerlendirilemez. Dolayısıyla, failin suçun kanuni tanımında belirtilen neticeyi bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi gerekir. Manevi unsurun yokluğu hâlinde, eylem başka suçlar kapsamında değerlendirilebilir.

Hukuka Aykırılık ve Hukuka Uygunluk Nedenleri

Görevi yaptırmamak için direnme suçu, her hukuka aykırı fiil gibi bazı durumlarda hukuka uygunluk nedenleriyle hukuka aykırılıktan arındırılabilir. Özellikle meşru müdafaa, zorunluluk hali ve hakkın kullanılması gibi nedenler bu bağlamda değerlendirilebilir. Örneğin, aşırı güç kullanan bir kamu görevlisine karşı yapılan savunma, meşru müdafaa kapsamında değerlendirilebilir.

Ayrıca, kamu görevlisinin görevi dışında, kişisel nedenlerle gerçekleştirdiği hukuka aykırı eylemlere karşı verilen tepki de bu suç kapsamında değerlendirilemez. Bu tür durumlarda hukuka uygunluk nedenlerinin varlığı hâlinde ceza sorumluluğu doğmayacaktır. Yargı kararlarında da bu yönde içtihatlar yer almaktadır.

Nitelikli Haller (TCK m. 265/2-4)

TCK 265’in ikinci fıkrasında suçun yargı mensuplarına karşı işlenmesi hâlinde cezanın 2 ila 4 yıl arasında değişeceği belirtilmiştir. Yargı görevi yapan kişi; hâkim, savcı ve avukatı kapsar. Ayrıca, üçüncü fıkrada kişinin kendini tanınmaz hale getirmesi veya birden fazla kişiyle birlikte suçu işlemesi, dördüncü fıkrada ise suçun silahla veya suç örgütü etkisiyle işlenmesi durumunda cezanın artırılacağı hükme bağlanmıştır.

Bu düzenlemeler, kamu hizmetine yönelik ağır tehditlerin daha yüksek cezai yaptırımlarla karşılanmasını sağlar. Nitelikli hâller, kamu görevlisinin korunmasını güçlendirmekle birlikte, suçun toplumsal etkisini artıran durumları daha ağır biçimde cezalandırma amacı taşır. Bu bağlamda Yargıtay kararları ışığında uygulamada artırım nedenlerinin dikkatle incelendiği görülmektedir.

Özel Görünüş Biçimleri: Teşebbüs, İştirak ve İçtima

Teşebbüs, failin suçu işleme kastıyla harekete geçip suçu tamamlayamaması durumudur. Görevi yaptırmamak için direnme suçu, icrai hareketlere dayandığından teşebbüse elverişlidir. Suçun tamamlanmadan engellenmesi veya failin amacı dışında gelişen nedenlerle durması teşebbüs hükümlerinin uygulanmasını gerektirir.

İştirak yönünden ise, suçu birlikte işleyen tüm failler müşterek fail sayılır. Ayrıca bu suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi, nitelikli hâl olarak düzenlendiği için cezanın artırılmasını gerektirir. İçtima bakımından, suçun işlenmesi sırasında başka suçların da işlenmesi durumunda, fikri içtima veya gerçek içtima hükümleri uygulanır.

Soruşturma ve Kovuşturma Usulü

Görevi yaptırmamak için direnme suçu, şikâyete bağlı değildir. (Bkz. https://ayboga.av.tr/sikayete-tabi-suclar/)Suç işlendiği anda, savcılık makamı re’sen harekete geçmekle yükümlüdür. Mağdur kamu görevlisinin şikâyetinden vazgeçmesi, yargılama sürecine etkide bulunmaz. Kamu düzenine karşı işlenen bir suç olduğu için, soruşturma ve kovuşturma doğrudan devlet tarafından yürütülür.

Bu suçta uzlaştırma da mümkün değildir. Taraflar arasında anlaşma sağlansa dahi bu durum ceza sürecini etkilemez. Delillerin yeterliliği, kamu davasının açılması ve sürdürülebilmesi için belirleyici unsurlardır. Yargılamalar genellikle görevli Asliye Ceza Mahkemesi’nde yürütülür.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme TCK 265Emsal Yargıtay Kararları Beraat
Görevi Yaptırmamak İçin Direnme TCK 265
Emsal Yargıtay Kararları Beraat

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme TCK 265 Emsal Yargıtay Kararları Beraat 2025

Polis Memuruna Fiziki Müdahalenin Cebir Unsurunu Oluşturması

Özet: Sanığın asayiş uygulaması sırasında kendisini durduran polis memuruna fiziki müdahalede bulunması, Yargıtay tarafından cebir olarak değerlendirilmiş ve TCK 265 kapsamında cezalandırılması gerektiği belirtilmiştir.

Karar Açıklaması: Yargıtay, kamu görevlisinin görevini yaptığı sırada kendisine yönelik fiziki müdahalelerin doğrudan cebir olarak kabul edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bu tür eylemler, failin kamu görevini engelleme kastını açıkça ortaya koymakta ve suçun maddi unsurunu oluşturmaktadır. Mahkeme, eylemin failin kişisel öfkesinden değil, görevli memurun yaptığı uygulamayı engelleme kastından kaynaklandığını belirlemiştir.

Künye: Yargıtay 5. CD., E. 2016/4390, K. 2017/1987

Olay Tutanağı ile Tanık Beyanları Arasındaki Çelişki

Özet: Yargıtay, tanık ifadeleri ile olay tutanakları arasında çelişki olması hâlinde, sanığın mahkûmiyeti için yeterli ve kesin delil bulunmaması nedeniyle beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Karar Açıklaması: Kararda, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için olayın tutanaklara ve tanık beyanlarına yansıyan kısmının uyumlu olması gerektiği ifade edilmiştir. Somut olayda tanık beyanlarının çelişkili olduğu ve olayı destekleyecek objektif delil bulunmadığı için sanığın mahkûmiyeti mümkün görülmemiştir. Ceza hukukunda şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi ilkesi gereği beraat kararı verilmiştir.

Künye: Yargıtay 18. CD., E. 2015/2256, K. 2016/3481

Yüzünü Kapatarak Direnme: Tanınmayacak Hale Gelme

Özet: Sanıkların yüzlerini maske ile kapatmaları ve kamu görevlilerine topluca saldırmaları, TCK 265/3 uyarınca nitelikli hâl kabul edilerek cezalarının artırılması gerektiğine karar verilmiştir.

Karar Açıklaması: Yargıtay, failin kimliğini gizleyerek suçu işlemesini, kamu güvenliği açısından daha tehlikeli bulmuş ve bu nedenle nitelikli hâl olarak değerlendirmiştir. Özellikle kamu düzenini bozma potansiyeli taşıyan toplu saldırılarda cezanın artırılması gerektiği vurgulanmıştır. Failin bilinçli şekilde yüzünü gizlemesi, eylemin planlı olduğunu da göstermektedir.

Künye: Yargıtay 8. CD., E. 2015/1234, K. 2015/4567

Hâkime Yönelik Tehdit TCK 265/2 Kapsamındadır

Özet: Yargı görevi yapan hâkime yönelik yapılan tehdit, Yargıtay tarafından TCK 265/2 kapsamında değerlendirilmiş ve nitelikli hâl nedeniyle cezada artırım yapılmasına hükmedilmiştir.

Karar Açıklaması: Kararda, yargı mensuplarına karşı işlenen direnme suçlarının kamu adaletine doğrudan zarar verdiği ve yargının bağımsızlığına gölge düşürdüğü belirtilmiştir. Sanığın mahkemede görevli hâkime yönelik sözlü tehditte bulunması, kamu görevine açık müdahale olarak yorumlanmıştır. Bu nedenle sanığın daha ağır bir cezayla cezalandırılması gerektiğine karar verilmiştir.

Künye: Yargıtay 4. CD., E. 2014/18023, K. 2015/2388

Kamu Görevlisinin Görevde Olduğunun Bilinmesi Gerekir

Özet: Failin kamu görevlisinin görevde olduğunu bilmemesi hâlinde, TCK 265 kapsamında cezalandırılmayacağı belirtilmiştir.

Karar Açıklaması: Yargıtay, kamu görevlisine yönelik eylemin suç oluşturabilmesi için failin, mağdurun görevli olduğunu bilerek ve bu görev nedeniyle eylemi gerçekleştirmesi gerektiğini vurgulamıştır. Bilgi eksikliği veya yanlış varsayım durumunda suçun manevi unsuru oluşmadığından beraat kararı verilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Künye: Yargıtay 18. CD., E. 2017/3396, K. 2018/4400

Suçun Örgüt Korkutuculuğuyla İşlenmesi

Özet: Failin bir suç örgütüne mensup olduğu ve kamu görevlisini bu örgütün gücünü kullanarak tehdit ettiği sabit görülerek TCK 265/4 uyarınca cezası artırılmıştır.

Karar Açıklaması: Kararda, örgüt üyeliği ile direnme suçunun birleşmesi durumunda kamu otoritesine yönelik tehditin sistematik hâl aldığı, bu nedenle cezai yaptırımın ağırlaştırılması gerektiği ifade edilmiştir. Sanığın, görevli memura “kim olduğumuzu biliyorsun, başına iş alırsın” şeklinde beyanda bulunması, örgütsel korkutma aracı olarak değerlendirilmiştir.

Künye: Yargıtay 16. CD., E. 2017/3112, K. 2019/672

Kamu Görevlisine Bağırmak ve El Kaldırmak Yeterli Görülmemiştir

Özet: Sanığın kamu görevlisine sadece bağırması ve el kaldırması eylemleri, cebir veya tehdit unsurunu taşımadığı için Yargıtay tarafından TCK 265 kapsamında değerlendirilmemiştir.

Karar Açıklaması: Yargıtay, her türlü sözlü tepkinin suç teşkil etmeyeceğini belirtmiş ve özellikle eylemin tehdit edici ya da fiziksel saldırı boyutuna ulaşması gerektiğini vurgulamıştır. Olayda somut bir zarar tehlikesi oluşmadığı ve kamu görevlisinin görevini yapmasına fiilen engel olunmadığı için beraat verilmiştir.

Künye: Yargıtay 18. CD., E. 2018/7600, K. 2019/3002

Emniyet Müdürüne Hakaret ve Direnme

Özet: Sanığın il emniyet müdürüne yönelik hakaret içeren sözlerle birlikte direnme eyleminde bulunması, Yargıtay tarafından hem TCK 125 hem de TCK 265 kapsamında cezalandırılmıştır.

Karar Açıklaması: Yargıtay, failin görevli kamu personeline yönelik hem hakaret hem de cebir içeren davranışlarının ayrı ayrı suç oluşturduğunu belirtmiştir. Bu tür eylemlerde fikir ve ifade özgürlüğü sınırlarının aşıldığı, doğrudan kamu düzeninin hedef alındığı vurgulanmıştır. Sanığın emniyet müdürüne görev başındayken saldırması, kamu görevlisine karşı direnmenin klasik örneklerinden biri olarak değerlendirilmiştir.

Künye: Yargıtay 18. CD., E. 2019/4556, K. 2020/772

Karakolda Müdahale: Görev Alanında Direnme

Özet: Gözaltına alınan kişinin karakolda polis memuruna saldırması, TCK 265 kapsamında cebir olarak değerlendirilmiş ve mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Karar Açıklaması: Yargıtay, kamu görevlisine görev alanı içinde yapılan saldırıların görevi yaptırmamak için direnme suçu oluşturacağına hükmetmiştir. Gözaltı işlemi sırasında polis memuruna vurulması, kamu görevinin engellenmesi olarak değerlendirilmiştir. Savunmada sarhoşluk beyanı dikkate alınmamış ve fiilin bilerek işlendiği kanaatine varılmıştır.

Künye: Yargıtay 8. CD., E. 2016/932, K. 2016/2981

Jandarma Görevlisine Mukavemet Nitelikli Hal Olarak Değerlendirilir

Özet: Köydeki denetim sırasında jandarma görevlisine taşla saldıran sanık hakkında Yargıtay, TCK 265 kapsamında nitelikli cebir bulunduğuna karar vermiştir.

Karar Açıklaması: Olayda failin köydeki denetim sırasında jandarma görevlisini taşla yaralaması, kamu görevinin fiilen engellenmesi olarak değerlendirilmiştir. Jandarma görevlisinin resmi üniformasıyla görev yaptığı sırada bu eylemin gerçekleştirilmiş olması, suçu ağırlaştıran unsur olarak yorumlanmıştır. Mahkeme failin eyleminin kamu düzenine doğrudan saldırı olduğunu belirtmiştir.

Künye: Yargıtay 3. CD., E. 2013/3241, K. 2014/4706

Görevli Mahkeme, Uzlaşma ve Zamanaşımı Süresi

Görevi yaptırmamak için diren suçunun yargılamasında görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesidir. Uzlaştırma https://ayboga.av.tr/uzlastirma-yasasi-ve-uzlasma-sartlari/ kapsamında olmayan suçlar arasında yer alır. Dava zamanaşımı süresi ise 8 yıldır. Bu süre içinde yargılama yapılmadığı takdirde dava düşer.

Zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması için suçun işlendiği tarihin esas alınması gerekir. Ancak failin kimliğinin sonradan tespit edildiği durumlarda bu tarih yeniden değerlendirilebilir. Zamanaşımı süresi içinde soruşturma veya dava açılmazsa, ceza yargılaması yapılamaz.

Sonuç ve Değerlendirme (TCK 265)

TCK 265 kapsamında düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçu, kamu otoritesine karşı işlenen ciddi bir suçtur. Bu suç, kamu hizmetinin sürekliliğini ve kamu görevlisinin güvenliğini koruma amacı taşır. Uygulamada özellikle cebir ve tehdit ayrımının doğru yapılması, görevle bağlantının açık biçimde kurulması gereklidir.

Yargıtay kararları bu suçun değerlendirilmesinde ölçütleri netleştirmiştir. Kamu görevlisinin görevi başında olması, failin eyleminin kastı ve kamu görevinin engellenme derecesi dikkatle irdelenmelidir. Suçun nitelikli hâlleri ve iştirakle işlenmesi durumları, cezanın ağırlaştırılmasını gerektirir. Kamu düzeninin tesisi bakımından bu suçun etkin şekilde cezalandırılması elzemdir.

Sıkça Sorulan Sorular

Memura Mukavemet Ne Demek?

Memura mukavemet, Türk Ceza Kanunu’nun 265. maddesinde düzenlenen “görevi yaptırmamak için direnme” suçudur. Bu suç, görevli bir kamu görevlisinin görevini yerine getirmesini engellemek amacıyla ona karşı cebir (fiziksel güç) veya tehdit kullanılmasını ifade eder. Failin eylemi, kamu düzenine karşı işlenen bir suç niteliği taşır ve kamu hizmetinin kesintisiz işleyişini tehdit eder.

Görevli Memura Mukavemet Uzlaşmaya Tabi Mi?

Hayır, TCK 265 kapsamında düzenlenen memura mukavemet suçu uzlaştırma kapsamında değildir. Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre yalnızca uzlaşma kapsamında belirtilen suçlar bu prosedüre tabidir. Kamu görevlisine karşı cebir veya tehdit içeren eylemler kamu düzenini ilgilendirdiği için devletin doğrudan cezalandırma yetkisi saklıdır ve tarafların anlaşmasıyla düşmez.

Memura Mukavemet Para Cezasına Çevrilir Mi?

Teorik olarak, hâkim takdiriyle hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir; ancak bu, suçun niteliği, failin geçmişi, işleniş şekli ve kamu görevlisine verilen zararın ağırlığı gibi unsurlara bağlıdır. Uygulamada cebir ve tehdit içeren olaylarda, özellikle fiil kamu görevinin ifasını fiilen engellemişse, mahkemeler çoğunlukla hapis cezasını ertelemeden uygulamaktadır.

Polise Mukavemet Kaç Yıldır?

TCK m. 265/1 uyarınca, görevli kamu görevlisine (örneğin polise) karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanılması hâlinde fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Eğer fiil, silahla, birden fazla kişiyle, kişinin kendisini tanınmaz hâle getirmesiyle veya suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmişse, ceza artırılır ve iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmedilir. Ayrıca mağdur kamu görevlisi hâkim, savcı ya da avukatsa da ceza artar.

Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Suçunun Cezası Nedir?

TCK m. 265/1’e göre, görevli kamu görevlisinin görevini yapmasını engellemek amacıyla cebir veya tehdit kullanan kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Ancak suçun nitelikli hâllerinin varlığı hâlinde ceza artar:

  • TCK m. 265/2: Yargı görevini yapan kişilere (hâkim, savcı, avukat) karşı işlenirse, ceza iki yıldan dört yıla kadardır.
  • TCK m. 265/3: Failin kendini tanınmayacak hâle getirmesi veya birden fazla kişiyle birlikte suçu işlemesi hâlinde ceza artar.
  • TCK m. 265/4: Silahla işlenmesi veya suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılması hâlinde ceza, bir katına kadar artırılabilir.

TCK 265 Pasif Direnme Nedir?

TCK 265 kapsamında “pasif direnme” kavramı, öğretide ve yargı kararlarında genellikle cebir veya tehdit unsuru içermeyen, yalnızca görevlinin talimatlarına uymama veya fiziksel tepki vermeden karşı koyma hâlleri için kullanılmaktadır. Ancak kanun metni açıkça “cebir veya tehdit” unsurunu aradığından, pasif direnme, bu suç kapsamında değerlendirilmez.

Pasif Direnme Ne Anlama Gelir?

Pasif direnme, bir kişinin görevli kamu görevlisinin emirlerine itaat etmemesi, bedenini gevşeterek yere yatması, kelepçelenmeye direnmemesi ancak aktif olarak da karşılık vermemesi gibi fiziki ama şiddet içermeyen davranışları ifade eder. Bu tür eylemler, her zaman TCK 265 kapsamında cezalandırılmaz; zira “cebir” veya “tehdit” öğesi bulunmadığında suçun unsurları oluşmaz. Ancak kamu görevlisinin görevini yapmasını engelleyen başka unsurlar varsa, farklı suç tipleri gündeme gelebilir.

Polise Mukavemet Kaç Yıldır? 2025

Polise mukavemet suçu da TCK 265 kapsamında değerlendirilir. Eğer polis görevli olarak kamu hizmetini ifa ediyorsa ve bu görev esnasında cebir veya tehdide maruz kalırsa, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası uygulanır. Suçun nitelikli hâllerinin (silahla, örgütle, birden fazla kişiyle vb.) varlığı durumunda bu ceza daha da artar.

 

 

Avukat Çağrı Ayboğa

Avukat Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosu’nun kurucu avukatlarındandır. Ankara Barosu’na kayıtlı olarak dinamik ve tecrübeli ekibiyle avukatlık mesleğini icra etmektedir.
Başa dön tuşu
Ara