MakalelerimizYabancılar Hukuku

Deport (Sınır Dışı) Kararına İtiraz Dilekçesi

Türkiye’ye uluslararası koruma kapsamında giriş-çıkış, kalış ve koruma süreçlerine dair yönergeler, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu tarafından belirlenmiştir. Aynı Kanun, yabancılarla ilgili “Sınır Dışı Etme” kararlarını da düzenlemiştir. Kanun’un 56. maddesinde belirtilen durumlarda valilik tarafından sınır dışı etme kararı alınabilir. Sınır dışı etme kararları idari nitelikte olup, bu kararlara karşı ilgili makamlara itiraz edilebileceği gibi aynı zamanda idari yargıda iptal davası da açılabilmektedir.

Yani, sınır dışı etme kararı alınan bir birey, mahkemeye başvurarak kararın iptalini talep etme hakkına sahiptir. Sınır dışı etme kararı alınan kişi, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde sınır dışı etme kararı veren valiliğin bulunduğu ildeki idare mahkemesine başvurmalıdır.

Deport (Sınır Dışı) Kararı Nedir?

Deport (sınır dışı) kararı, bir devletin egemenlik alametlerinin yansımasıdır. Deport kararının verilmesi ve bu kararın nasıl kaldırılabileceğini anlamadan önce, deport kavramını diğer yaptırımlarla karıştırmamak için açıklamak faydalı olacaktır. Deport kararı, belirli sebepler doğrultusunda yabancı uyruklu bireylerin Türkiye’den sınır dışı edilmesini ve ardından ülkeye giriş yasağı getirilmesini içerir. Yabancıya yönelik deport kararı, kişinin ahlaka ve hukuka aykırı davranışlar sergilemesi, ulusal sağlık ve güvenlik tehdidi oluşturması, çalışma izni olmadan çalışması, oturma izni veya öğrenci oturma izni olmaksızın yaşaması gibi durumlar söz konusu olduğunda alınır.

Deport (Sınır Dışı) Avukatı Kimdir? Ne İş Yapar?

Deport avukatı, yabancılar hukuku alanında çalışan ve deport (sınır dışı) etme kararları hakkında açılan davalarda uzmanlaşmış avukattır. Deport Avukatı ağırlıklı olarak Ankara Ceza Avukatı hizmeti veren avukatlar arasında da yer alır. Deport kararlarına karşı avukat desteği almak, hak kaybına uğramanızı engelleyecektir.

Deport (Sınır Dışı) Edilebilecek Kişiler

6458 sayılı Kanun’un 54. maddesi, sınır dışı etme kararı alınabilecek kişileri belirtmektedir. Aşağıda sıralanan durumlar, sınır dışı etme kararı alınmasını gerektirebilecek halleri içermektedir:

  • Türk Ceza Kanunu‘nun 59. maddesi uyarınca sınır dışı edilmesi gerekenler
  • Terör örgütü yöneticisi, üyesi, destekleyicisi veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar
  • Gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullanarak Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri için işlem yapanlar
  • Meşru olmayan yollarla geçimini sağlayanlar
  • Kamu düzeni, kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar
  • On günden fazla vize veya vize muafiyeti süresini aşanlar veya vizesi iptal edilenler
  • İptal edilen ikamet izin sahipleri
  • İkamet izni süresini on günden fazla ihlal edenler
  • Çalışma izni olmadan çalışanlar
  • Yasal giriş veya çıkış hükümlerini ihlal edenler ya da bu hükümleri ihlale teşebbüs edenler
  • Giriş yasağına rağmen Türkiye’ye gelenler
  • Uluslararası koruma başvurusu reddedilen, uluslararası korumadan hariçte tutulan, başvurusu kabul edilemez olarak değerlendirilen, başvurusunu geri çeken, başvurusu geri çekilmiş sayılan, uluslararası koruma statüleri sona eren veya iptal edilenlerden haklarında verilen son karardan sonra bu Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye’de kalma hakkı bulunmayanlar
  • İkamet izni uzatma başvuruları reddedilenlerden, on gün içinde Türkiye’den çıkış yapmayanlar
  • Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkilendirilenler

Hakkında Deport (Sınır Dışı) Etme Kararı Alınamayacak Kişiler

6458 sayılı Kanun’un 55. maddesinde, sınır dışı etme kararı alınamayacak kişiler belirtilmiştir. Bu bireyler, yukarıda sıralanan durumlara dahil olsalar dahi sınır dışı edilemeyecektir.

  • Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı veya onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalma riski bulunanlar
  • Seyahat etmeleri ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle riskli görülenler
  • Tedavisi devam ederken sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayan hayati tehlike arz eden hastalıkları olanlar
  • İnsan ticareti mağdurları arasında olanlar, mağdur destek sürecinden yararlananlar
  • Tedavileri tamamlanıncaya kadar, psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağduru olanlar
  • Bu kişilerden, belirli bir adreste ikamet etmeleri veya istenilen şekil ve sürelerde bildirimde bulunmaları istenebilir.

Deport (Sınır Dışı) Etme Kararı

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 54. maddesinde belirtilen kişiler, sınır dışı etme kararı alınarak menşe ülkelerine, transit gidecekleri ülkelere veya üçüncü bir ülkeye gönderilebilirler. Bu kararı verme yetkisi valiliğe aittir, ve valilik, Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün talimatları doğrultusunda veya kendi inisiyatifiyle bu kararı alabilir.

Sınır dışı etme kararı, gerekçeleriyle birlikte ilgili yabancıya tebliğ edilebileceği gibi, aynı zamanda yabancının yasal temsilcisine veya avukatına da tebliğ edilebilir. Sınır dışı etme kararı alınan bir kişi avukatı tarafından temsil edilmiyorsa, kişi veya yasal temsilcisi, kararın sonuçları, itiraz prosedürleri ve süreleri konusunda bilgilendirilir.

Türkiye’yi Terke Davet Ne Demektir?

Eğer bir yabancı hakkında deport kararı verilirse, bu karar yabancının özel pasaportuna işlenir. Bu kayıt, sınır dışı edilen kişinin gelecekteki seyahatleri ve adli sorgulamalarda karşılaşabileceği ciddi sonuçları olan bir kayıttır. Bu nedenle, deport kararı gerekçelerinden birini veya birkaçını taşıyan yabancı, söz konusu kararın pasaportuna işlenmemesi için deport kararını kaldırma yoluna başvurabilir. Ayrıca, daha hızlı bir çözüm olan terke davet prosedürü ile de kararın pasaportuna işlenmesini engelleyebilir. Ancak, bu prosedürde kişinin Türkiye’de kalma şansı bulunmamaktadır.

Terke davet prosedüründe, gerekli durumların varlığı halinde yabancı kişi, kolluk kuvvetlerine şahsen başvurarak sınır dışı edilmek yerine terke davet edilmesini talep edebilir ve ülkeden ayrılabilir. Bu hukuki süreç, yabancı kişi için sınır dışı edilmekten daha avantajlı olabilir. Kişiye Türkiye’den ayrılması için en az on beş gün ve en fazla otuz gün süre tanınır. İdarenin takdirine bağlı olarak, vize ihlali tespiti sonucunda deport kararı verilen yabancı da terke davet edilebilir.

Ancak, belirtilmelidir ki, kendi rızasıyla deport edilmek isteyen her yabancıya bu prosedür uygulanmak zorunda değildir. Bu durumda idare, yabancının özel durumunu, geçmişini ve diğer sübjektif özelliklerini göz önünde bulundurarak terke davet kararını değerlendirecektir. Yani bu prosedürün uygulanması konusunda idarenin takdir hakkı bulunmaktadır.

Deport (Sınır Dışı) Etmek Üzere İdari Gözetim Kararı

Hakkında sınır dışı etme kararı alınan bir kişiye, Türkiye’yi terk etmesi için otuz güne kadar süre tanınır, ancak bu süre on beş günden az olamaz. Ancak,

  • Kaçma ve kaybolma riski bulunan kişilere,
  • Yasal giriş ya da çıkış kurallarını ihlal edenlere,
  • Sahte belge kullananlara,
  • Asılsız belgelerle ikamet izni almaya çalışanlara veya bu şekilde izin alanlara,
  • Kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlara bu süre tanınmaz. Türkiye’yi terk etmeleri için süre tanınmayan bu kişiler ve süre hakkı tanınmasına rağmen bu süre içinde ülkeyi terk etmeyenler hakkında “idari gözetim kararı” alınır.

Ayrıca, Kanun’un 56. maddesinde; Türkiye’den çıkış için süre tanınan kişilere Çıkış İzin Belgesi verileceği düzenlenmiştir. Bu belge hiçbir harca tabi değildir. Ancak vize ve ikamet harçları ile bunların cezalarına ilişkin yükümlülükler devam etmektedir.

Deport (Sınır Dışı) Etme Kararına Nasıl İtiraz Edilir?

Sınır dışı etme kararı alınan bir kişi, kararın kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurmalıdır. Mahkemeye başvuran kişi, bu başvurusunu sınır dışı etme kararını veren makama da bildirir. İdare mahkemesi, sınır dışı etme kararına karşı yapılan başvuruyu en geç on beş gün içinde sonuçlandırır. Mahkemenin kararı kesindir. Dava açma süresi içerisinde veya yargı yoluna başvurulması halinde, yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilemez.

Deport (Sınır Dışı) Etme Kararına İtiraz Davalarında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Sınır dışı etme kararı, idari bir işlem niteliğinde olduğundan, bu işlemin iptali talebiyle açılan davaların görülmesinde yetkili mahkemeler idare mahkemeleridir. İdare mahkemesinin yetkili olduğu belirli bir konuda, sınır dışı etme kararı veren valiliğin bulunduğu ildeki idare mahkemesi olarak belirlenmiştir, bu da İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca belirlenir.

Deport (Sınır Dışı) Etme Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği

ANKARA 1. İDARE MAHKEMESİNE

YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR

DAVACI : F.A. – YKNO: 123

VEKİLİ : Av. Çağrı AYBOĞA

Emek Mah. Bişkek Cad. No: 26/3 Çankaya/ANKARA

DAVALI : ANKARA VALİLİĞİ

D. KONUSU : Sınır dışı edilme işleminin iptali talebinden ibarettir.

T. KONUSU :İdare tarafından müvekkil aleyhine açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak Ankara Valiliği tarafından verilen XXX sayılı sınır dışı etme kararının İPTALİNE karar verilmesi talebidir.

Müvekkil hakkında 05/12/2023 tebellüğ tarihli sınır dışı kararında bulunan hukuka aykırılıkların izahının yapılabilmesi ve müvekkilin halihazırda Geri Gönderme Merkezi’nde tutulmasının bakmakla yükümlü olduğu 6 çocuğu eşi ve hasta annesi açısından doğurduğu olumsuz sonuçların bir an önce ortadan kaldırılabilmesi için işbu davayı açma zarureti hasıl olmuştır.

AÇIKLAMALAR:

  1. Müvekkil F.A. Suriye’de doğmuştur. Müvekkil yaklaşık olarak 6 yıl önce ülkesinde çıkan savaştan ailesini korumak ve çocuklarına iyi bir eğitim aldırmak amacıyla Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne sığınmıştır. Müvekkil kamu düzenini bozma tehdidi ile Ankara Valiliği tarafından sınır dışı kararı ve Ankara İl Göç İdaresi Müdürlüğü tarafından tesis edilen idari gözetim kararı (EK-1) ile idari gözetim kararı alınmış, sınır dışı işlemlerinin gerçekleştirmek üzere emniyet görevlilerince Ankara Geri Gönderme Merkezi’ne getirilmiştir ve hakkında idari gözetimin devamına ilişkin karar alınmıştır.
  2. Müvekkil ve ailesi Suriye içerisinde bulunan karmaşa ve savaş ortamından kaçarak 2016 yılında yasal yollarla Türkiye’ye giriş yapmıştır. Kendilerine Ankara’da yeni bir hayat kurmuşlardır. Müvekkil evlidir, hanımı, 6 çocuğu ve bakmakla yükümlü olduğu annesiyle birlikte kalmaktadır(Ek-2). Çocuklardan ikisi ise okula gitmektedir. (EK-3). Müvekkil 1 haftadır evinden, ailesinden ve yürütmekte olduğu işinden uzaktadır. Aynı zamanda 4 yıldan beri aynı iş yerinde terzilik mesleği icra eden müvekkil ciddi bir kazanç kaybına uğramakta ve ailesi maddi anlamda dara düşme tehlikesi geçirmektedir. Müvekkilin en küçük çocuğu 8 aylık olup bakıma, ilgiliye ve babasına muhtaçtır. Müvekkilin hiçbir çocuğu reşit olmayıp çalışacak durumda değillerdir. Ayrıca eşi Meryem Abdulkerim yeni doğum yapmış bir anne olup 6 çocuğun sorumluluğunu maddi ve manevi olarak tek başına üstlenememektedir. Kimlik bilgilerini veya mensub olduğu ülke bilgilerini de doğru vermiştir. Bu nedenle acilen serbest kalması gerekmektedir.
  3. Müvekkil, işinden evine evinden işine giden bir kişidir. Kimseye karşı herhangi bir suç işlemediği gibi, hakkında herhangi bir suç isnadı da bulunmamaktadır. Müvekkilin annesi 63 yaşında olup; kronik kalp rahatsızlığı, göz rahatsızlıkları ve tansiyon hastalığı mevcuttur. (EK-4) 6 çocuğunun, eşinin ve yaşlı ve hasta annesinin bakımı için her türlü fedakarlığı yaparak gece gündüz çalışmıştır. Ancak yaklaşık 1 haftadır idari gözetim altında bulunmaktadır ve hakkında sınır dışı etme kararı verilmiştir.
  4. YUKK m.55’e göre; – (1) 54 üncü madde kapsamında olsalar dahi, aşağıdaki yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınmaz: a) Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar. Denilmektedir. Aynı zamanda YUKK m.4’e göre; Bu Kanun kapsamındaki hiç kimse, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye tabi tutulacağı veya ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir toplumsal gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatının veya hürriyetinin tehdit altında bulunacağı bir yere gönderilemez. Denilmektedir. Müvekkilin ülkesine gönderilmesi durumunda ülkenin içinde bulunduğu siyasi çatışma ortamında zarar görme ihtimali çok yüksektir. Bu sebeple kişi geri gönderilemez kişiler statüsünde yer almaktadır.
  5. Kamu düzeni en genel anlamıyla güvenlik, dirlik, esenlik ve sağlık öğelerinden oluşan bir kavramdır. Güvenlik; bireylerin can ve eşyalarına zarar verebilecek tehdit ve tehlikelerin yokluğudur. Dirlik ve esenlik; yaşamın normal seyrini olumsuz yönde etkileyebilecek her türlü düzensizlik ve karışıklığın yokluğudur. Sağlık; toplumun bulaşıcı ve yaygın hastalıklardan uzak tutulmasıdır. Kamu düzeni bu kapsamda değerlendiriliyorken müvekkilin eylemleri (hangi eylemi o da bilinmemektedir) kamu düzenini bozuyor diyerek bu tanım içerisine sokmak hukukilikten uzaktır.

 

İşbu sebeplerle müvekkilin sınır dışı edilmesini gerektirir makul bir sebebinin olmaması; hiçbir yasa dışı eylem içerisinde bulunmamış, herhangi bir yasa dışı örgütle bağlantısı olmayıp, salgın ve bulaşıcı bir hastalığı da bulunmamaktadır. Üstelik ülkesine dönerse de ölüm tehlikesi ile karşılaşabilecektir. Sınır dışı edilmesinin nedeni kamu düzenini bozma olan müvekkilin işbu olayda mağdur olması sebebiyle müvekkil hakkında alınan hukuka aykırı sınır dışı etme kararının iptaline karar verilmesini zarureti hasıl olmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER : 6458 sayılı yasa ve ilgili mevzuat

SUBUTİ SEBEPLER : Ankara Valiliği tarafından 922121.101.18.03.3 sayılı sınır dışı kararı dosyası, idari yazışmalar, ifade tutanakları ve ilgili deliller.

SONUÇ VE İSTEM :Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle;

  1. Öncelikle YÜRÜTMENİN DURDULMASINA,
  2. ADLİ YARDIM TALEBİMİZİN KABULÜNE,
  3. İşbu başvuruya konu Ankara Valiliği tarafından verilen XXX sayılı SINIR DIŞI ETME KARARININ İPTALİNE,
  4. Mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini Saygı ile Sayın Mahkemenize arz ederim. 10/12/2023

Davacı Vekili

Av. Çağrı AYBOĞA

Çağrı Ayboğa

Avukat Çağrı Ayboğa, Hacettepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup yüksek lisans öğrenimine devam etmektedir. Ayboğa + Partners Avukatlık Bürosu’nun kurucu avukatlarındandır. Ankara Barosu’na kayıtlı olarak dinamik ve tecrübeli ekibiyle avukatlık mesleğini icra etmektedir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Ara