
Kira Hukuku - Güncel Rehber - Son Güncelleme: 11 Ekim 2026
TBK 355, kiracısını kendi ihtiyacı ya da yeniden inşa ve imar gerekçesiyle çıkaran kiraya verenin, haklı sebep olmadıkça kiralananı üç yıl boyunca eski kiracısından başkasına kiralayamayacağını düzenler; buna yeniden kiralama yasağı denir. Yasağı çiğneyen kiraya veren, eski kiracıya son kira yılında ödenen bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat öder. Bu rehberi Ayboğa Avukatlık Bürosu güncel Yargıtay uygulamasına göre hazırlamıştır.
Madde hakkında kısa not: Madde üç fıkradır: İlk fıkra gereksinim tahliyesini, ikinci fıkra yeniden inşa ve imar tahliyesi ile öncelik hakkını, üçüncü fıkra tazminatı düzenler. Hüküm yalnızca konut ve çatılı işyeri kiralarında uygulanır.
Sekiz yıldır aynı dairede oturan bir aileyi düşünün. Ev sahibi “oğlum evleniyor, daireye o taşınacak” diyerek dava açar, mahkeme tahliyeye karar verir ve aile evi boşaltır. Dört ay sonra eski komşuları arar: Daireye oğul değil, üç katı kira ödeyen yeni bir kiracı taşınmıştır. Aile haklı olarak sorar: Ev sahibi bunu yapabilir mi, biz ne isteyebiliriz? Cevap Türk Borçlar Kanunu’nun 355. maddesindedir. Bu rehber yasağın şartlarını, istisnalarını, tazminatın hesabını ve dava yolunu sade bir dille anlatır.
Tahliye edildiğiniz ev ya da işyeri başkasına mı kiralandı? Tahliye belgelerinizi ve elinizdeki delilleri birlikte değerlendirelim.
TBK 355 Yeniden Kiralama Yasağı Nedir?
Kanun, kiraya verene iki durumda dava yoluyla tahliye imkânı tanır: Taşınmaza kendisinin ya da yakınlarının gerçekten ihtiyacı varsa ve bina esaslı biçimde yeniden yapılacak ya da onarılacaksa. Bu iki sebep kiraya verenin haklı menfaatini korur. Ancak sebep gerçek değilse ve kiracı çıktıktan sonra taşınmaz daha yüksek bedelle başkasına verilirse, kiracıyı koruyan bütün tahliye sistemi anlamını yitirir. TBK m. 355 tam bu boşluğu kapatır: Tahliyede ileri sürülen sebep ile tahliyeden sonraki fiili kullanım birbiriyle tutarlı olmalıdır.
Yasak, hukuken kiraya verene yüklenmiş bir “yapmama borcu”dur. Kiraya veren normalde taşınmazını dilediğine kiralayabilir; fakat bu iki sebepten birini kullanarak kiracısını çıkardığında bu özgürlüğü üç yıl için sınırlanır. Önemli bir ayrıntı şudur: Yasağa aykırı yapılan yeni kira sözleşmesi geçersiz değildir. Eski kiracı yeni kiracının tahliyesini ya da sözleşmenin iptalini isteyemez. Elindeki yol, kiraya verene karşı açacağı tazminat davasıdır.
Genel olarak kiracı hakları içinde TBK 355, tahliyeden sonra da etkisini sürdüren az sayıdaki korumadan biridir.
Yeniden Kiralama Yasağı Hangi Kiralarda Uygulanır?
Kiralanan yer konut ve çatılı işyeri kurallarına tabi değilse bir yıllık asgari tazminat da istenemez. Böyle bir durumda kiracı ancak genel hükümlere göre ve zararını tümüyle ispatlayarak talepte bulunabilir.
İhtiyaç Nedeniyle Tahliyeden Sonra Ev Başkasına Kiralanabilir mi?
Gereksinim; kiraya verenin kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu ya da kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişiler için söz konusu olabilir. İhtiyacın gerçek, samimi ve sürekli olması aranır. Kiraya verenin kendisinin kirada oturması, çocuğunun evlenmesi, sağlık durumu nedeniyle mevcut evin elverişsiz hale gelmesi ya da işyerinin yetersiz kalması bu ihtiyacı destekleyen tipik olgulardır. Davanın şartları ihtiyaç nedeniyle tahliye davası rehberimizde ayrıntılı anlatılmıştır.
Tahliyeden sonra taşınmazın hiç kullanılmaması ve kısa sürede yüksek bedelle kiraya verilmesi, baştaki ihtiyaç iddiasının da samimi olmadığına dair güçlü bir emaredir. Ayboğa Avukatlık Bürosu, bu tür dosyalarda önce tahliye dosyasındaki ihtiyaç beyanı ile tahliye sonrasındaki fiili kullanımı tarih sırasıyla karşılaştırır.
Yeniden İnşa ve İmar Nedeniyle Tahliyede Yasak ve Öncelik Hakkı Nasıl İşler?
Bu tahliye sebebi basit bir boya badana ya da estetik yenileme için kullanılamaz. Esaslı onarım, genişletme ya da değiştirme zorunlu olmalı ve işler sürerken kiracının taşınmazı kullanması mümkün olmamalıdır. Yeniden inşa, yapının yıkılıp yeniden yapılmasıdır; imar ise yapının yıkılmadan esaslı biçimde değiştirilmesidir. Projenin gerçekliği çoğu zaman bilirkişi incelemesiyle anlaşılır.
| Ölçüt | Gereksinim nedeniyle tahliye | Yeniden inşa ve imar nedeniyle tahliye |
|---|---|---|
| Tahliye dayanağı | TBK m. 350/1 ve m. 351 | TBK m. 350/2 |
| Yasağın konusu | Eski kiracıdan başkasına kiralama | Eski haliyle başkasına kiralama |
| Süre | Boşaltmadan itibaren 3 yıl | Boşaltmadan itibaren 3 yıl |
| Eski kiracının öncelik hakkı | Yok | Var; yeni durum ve yeni kira bedeliyle |
| Öncelik hakkını kullanma süresi | Uygulanmaz | Yazılı bildirimi izleyen 1 ay |
| İstisna | Haklı sebep | Haklı sebep; öncelik hakkının usulünce sona ermesi |
| Yaptırım | En az son kira yılının bir yıllık kira bedeli | En az son kira yılının bir yıllık kira bedeli |
Hiçbir esaslı çalışma yapılmadan taşınmazın aynı haliyle başkasına kiralanması, yasağın en açık ihlalidir. Bina gerçekten yenilenmiş olsa bile eski kiracıya bildirim yapılmadan yeni bölümün başkasına verilmesi de tazminat sorumluluğu doğurur.
Tazminat İçin Mahkeme Kararıyla Tahliye Şart mı?
Kanun “kiralananın boşaltılmasını sağladığında” ifadesini kullanır. Bu ifade yalnızca icra yoluyla yapılan tahliyeyi zorunlu kılmayan bir anlama elverişlidir. Dava masrafına yol açmadan, ev sahibinin açık ihtiyaç bildirimine uyarak çıkan kiracının daha az korunması, hükmün amacıyla da uyumlu görünmez. Buna rağmen aşağıdaki emsal kararlarda görüldüğü gibi, 6098 sayılı Kanun döneminde verilen bazı kararlarda dar yorum benimsenmiş ve dava açılmadan ya da karar kesinleşmeden yapılan boşaltmalarda tazminat talebi reddedilmiştir.
Ayboğa Avukatlık Bürosu, ihtiyaç ihtarı alan kiracılara taşınmazı boşaltmadan önce tahliyenin hangi belgeye dayanacağını netleştirmelerini önerir; çünkü üç yıl sonra açılacak bir davanın kaderini çoğu zaman o günkü belge belirler. Tahliye sebeplerinin tamamı için kiracı nasıl çıkarılır yazımıza bakabilirsiniz.
Üç Yıllık Süre Ne Zaman Başlar?
İnşaat dosyalarında inşaatın bitiş tarihi, taşınmazın kullanıma elverişli hale geldiği tarih ve bildirimin eski kiracıya ulaştığı tarih ayrı ayrı belgelenmelidir.
Hangi Durumlar Haklı Sebep Sayılır?
Eski kanun yalnızca “mücbir sebep” halinde kiralamaya izin veriyordu. TBK m. 355 daha geniş olan “haklı sebep” kavramını seçmiştir. Yine de aşağıdaki emsal kararlarda görüldüğü gibi Yargıtay bu savunmayı dar ve somut olaya bağlı biçimde değerlendirir.
Evi Boş Bırakmak, Satmak ya da Bedelsiz Kullandırmak Yasağı İhlal Eder mi?
Dolanma iddiasında tapu kayıtlarındaki devir tarihleri, taraflar arasındaki akrabalık ya da iş ilişkisi ve yeniden kiralamanın zamanlaması birlikte ortaya konulmalıdır.
Yeniden Kiralama Yasağı Tazminatı Ne Kadardır?
Eski kira bedeli piyasanın çok altında kalmışsa bir yıllık tutar gerçek zararı karşılamayabilir. Bu yüzden dava yalnızca asgari tazminatla sınırlı düşünülmemeli, belgelenebilen ek zararlar da ayrı kalemler olarak istenmelidir.
Bir Yıllık Kirayı Aşan Hangi Zararlar İstenebilir?
Ayboğa Avukatlık Bürosu, dava dilekçesinde asgari tazminat ile ek zarar kalemlerini ayrı başlıklar altında ve her biri için hesap yöntemini göstererek talep eder; böylece bilirkişi incelemesinin kapsamı baştan belirlenmiş olur.
Evin Başkasına Kiralandığı Nasıl İspatlanır?
TBK 355 Tazminat Davası Nerede ve Nasıl Açılır?
Bu davalarda en çok zorlandığım konu, müvekkilin bana geldiği gün elinde yalnızca “ev başkasına verildi” bilgisinin bulunmasıdır. İlan çoktan kaldırılmış, tahliye de çoğu zaman bir ihtar ve telefon görüşmesiyle yapılmıştır. İlk işim tahliyenin dayandığı belgeyi ve fiili teslim tarihini netleştirmek, ardından abonelik ve adres kayıtlarının mahkemece istenmesini sağlayacak biçimde delil listesini kurmaktır. İhtarla çıkmış müvekkile ret riskini de açıkça anlatırım.
TBK 355 Tazminatında Zamanaşımı ve Faiz Nasıl İşler?
Arabuluculuk bürosuna başvurulduğu tarihten son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur. Yine de iki yıllık kısa süre ihtimali nedeniyle beklemek hem süre hem delil bakımından risklidir.
Uygulamada En Sık Hangi Durumlarla Karşılaşılır?
2026’da Yeniden Kiralama Yasağında Değişiklik Var mı?
Kira artışının yeterli olmadığını düşünen kiraya veren için hukuka uygun yol tahliye sebebi yaratmak değil, şartları varsa kira bedelinin mahkemece yeniden belirlenmesini istemektir.
Ankara’da Yeniden Kiralama Yasağı Davaları ve Avukat Desteği
Çankaya, Keçiören, Yenimahalle, Etimesgut ve Mamak gibi kira bedellerinin son yıllarda hızla arttığı ilçelerde ihtiyaç gerekçeli tahliyeler ve ardından açılan TBK 355 davaları sık görülür. Emsal kira araştırması taşınmazın bulunduğu semte göre yapıldığından, keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu doğrudan etkiler. Ayboğa Avukatlık Bürosu, Ankara’daki dosyalarda tahliye davasının görüldüğü mahkeme dosyasını da delil olarak getirtir; ihtiyaç beyanının o dosyada nasıl kurulduğu tazminat davasının temelini oluşturur.
Bu davalarda avukatla temsil zorunlu değildir; ancak tahliyenin şekli, haklı sebep savunması ve ek zararların hesabı teknik değerlendirme gerektirir. Tahliye aşamasındaki haklarınız için kiracının tahliyesi davası yazımıza bakabilir, dosyanız için Ankara kira avukatı sayfamızdan büroya ulaşabilirsiniz.
TBK 355 Emsal Yargıtay Kararları
Kararlar künyeleriyle birlikte aynen verilmiştir. Özellikle ikinci karar ile üçüncü ve dördüncü kararlar arasındaki yaklaşım farkı, ihtar üzerine yapılan tahliyelerde dava riskini değerlendirirken birlikte okunmalıdır.
1. KİRALANANIN BOŞ BIRAKILMASI VEYA KARŞILIKSIZ KULLANDIRILMASI TEK BAŞINA YENİDEN KİRALAMA YASAĞININ İHLALİ DEĞİLDİR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin bu kararında, yeniden kiralama yasağının hangi davranışla ihlal edilmiş sayılacağı üzerinde durulmuştur. Daire, ilgili düzenlemenin sorumluluk doğuran davranış olarak tahliye edilen yerin üçüncü kişiye yeniden kiralanmasını esas aldığını, taşınmazın sırf boş bırakılmasının veya başka biçimde kullanılmasının aynı kapsamda değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir.
Kararın temel önemi, TBK m. 355 bakımından da devam eden “üçüncü kişiye kiralama” unsurunu açıklamasıdır. Kiraya verenin tahliye sonrası taşınmazı kullanmaması, tek başına kanuni tazminatın doğması için yeterli görülmemektedir. Buna göre kiracı, kanuni yaptırıma dayanacaksa taşınmazın eski kiracı dışında bir üçüncü kişiye kiraya verildiğini ortaya koymalıdır.
Bununla birlikte taşınmazın boş tutulması, ihtiyacın samimiyeti bakımından başka uyuşmazlıklarda delil niteliği taşıyabilir. Ancak yeniden kiralama yasağının özel tazminat yaptırımı açısından belirleyici olan, kanunda yasaklanan fiilin gerçekleşmesidir. Bu yaklaşım, özel düzenlemenin kapsamının kıyas yoluyla genişletilmemesi gerektiği düşüncesine dayanır.
Künye: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 1986/7111, K. 1986/7915, T. 20.11.1986.
2. İHTİYAÇ İHTARI ÜZERİNE TAŞINMAZI BOŞALTAN KİRACININ KORUNMASI GEREKTİĞİ KABUL EDİLEBİLİR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin kararında kiraya veren, taşınmazı kendisinin kullanacağını bildirerek kiracıdan boşaltmasını istemiş, kiracı da bu bildirime değer vererek taşınmazı tahliye etmiştir. Daire, kiracının kanuni ihtar karşısında tahliye davası açılmasını beklemeksizin taşınmazı boşaltmasının hukuka uygun olduğunu vurgulamıştır.
Kararın önemi, yeniden kiralama yasağının uygulanabilmesi için her durumda cebri icra yoluyla tahliyenin zorunlu olmadığını kabul eden yaklaşımı temsil etmesidir. Kiracının, dava açılmasını ve yargılama giderlerinin doğmasını beklemeden kiraya verenin ihtiyaç iddiasına uyması, onu korumadan mahrum bırakmamalıdır. Bu bakış açısında esas olan, kiralananın kiraya verenin ileri sürdüğü ihtiyaç sebebi nedeniyle boşaltılmış olmasıdır.
Bu karar uygulamada özellikle noter ihtarı veya yazılı bildirim üzerine gerçekleşen tahliyelerde önem taşır. Bununla birlikte daha sonraki bazı kararlarda mahkeme kararının varlığını arayan daha dar bir yaklaşım bulunduğundan, somut dosyada tahliye süreci ve mevcut güncel içtihat birlikte değerlendirilmelidir.
Künye: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2002/11390, K. 2003/3230, T. 20.03.2003.
3. YENİDEN KİRALAMA TAZMİNATI İÇİN TAHLİYENİN MAHKEME KARARINA DAYANMASI GEREKTİĞİNİ KABUL EDEN YAKLAŞIM
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin bu kararında, TBK m. 355’in gerekçesi esas alınarak yeniden kiralama yasağından doğan tazminatın uygulanabilmesi için tahliyenin mahkeme kararı sonucunda gerçekleşmesi gerektiği yönünde değerlendirme yapılmıştır. Kiraya verenin ihtarı üzerine kiracının kendiliğinden taşınmazı boşaltması, bu kararda tazminat için yeterli görülmemiştir.
Karar, aynı konuda daha geniş koruma sağlayan eski tarihli kararlarla önemli bir yaklaşım farkı ortaya koymaktadır. Dar yorumun dayanağı, yeniden kiralama yasağının tahliye hakkının mahkeme aracılığıyla kullanıldığı hâllerde devreye girmesi gerektiği düşüncesidir. Böylece salt ihtar üzerine yapılan gönüllü tahliye ile hükmen tahliye arasında ayrım yapılmaktadır.
Uygulamacı bakımından bu kararın sonucu açıktır: Kiracı dava açılmadan taşınmazı boşaltmışsa, yalnızca üçüncü kişiye kiralama olgusunu ispatlamak yeterli olmayabilir. Tahliyenin TBK m. 350 veya 351 kapsamındaki dava yoluna bağlı gerçekleşip gerçekleşmediği de uyuşmazlığın merkezine yerleşebilir.
Künye: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/9261, K. 2015/6839, T. 02.07.2015.
4. TAHLİYE KARARI KESİNLEŞMEDEN TAŞINMAZI BOŞALTAN KİRACININ TAZMİNAT TALEBİNİN REDDİ
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin kararında, ihtiyaç nedeniyle açılan tahliye davası henüz kesinleşmeden taşınmazı boşaltan kiracının TBK m. 355 kapsamında tazminat isteyip isteyemeyeceği değerlendirilmiştir. Daire, tahliye kararının kesinleşmesinden önce gerçekleşen boşaltmayı kanuni şart bakımından yeterli görmemiştir.
Bu yaklaşım, yeniden kiralama yasağının doğumu için tahliye sürecinin yargısal olarak tamamlanmasını arayan çizginin güçlü örneklerinden biridir. Karara göre, kiracının taşınmazı erken boşaltması ile kesinleşmiş tahliye hükmünün uygulanması aynı hukuki sonucu doğurmamaktadır.
Karar özellikle devam eden tahliye davalarında kiracının stratejisini etkileyebilir. Kiracı taşınmazı ihtilafı büyütmemek amacıyla erken teslim etmek istese bile, ileride yeniden kiralama yasağına dayalı tazminat talebinde bulunma ihtimali bakımından bunun hukuki sonuçlarını dikkate almalıdır.
Künye: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/2128, K. 2017/9915, T. 13.06.2017.
5. KİRAYA VERENDEN KAYNAKLANAN BİR ENGEL HER ZAMAN HAKLI SEBEP SAYILMAZ
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin kararında, kiraya veren tahliye sonrasında taşınmazı amaçlanan ihtiyaç doğrultusunda kullanamadığını ileri sürmüş ve bu nedenle üçüncü kişiye kiralama yaptığını savunmuştur. Mahkemenin haklı sebep olarak değerlendirdiği bazı fiziksel engeller Yargıtay tarafından yeterli bulunmamıştır.
Daire, TBK m. 355’teki haklı sebebin yeniden kiralama yasağının istisnası olduğunu, ancak kiraya verenden kaynaklanan ve kiracının yeniden kiralamasını imkânsız hâle getirmeyen bir durumun kendiliğinden haklı sebep sayılamayacağını belirtmiştir. Buna karşılık kiracıdan kaynaklanan bir nedenle eski kiracıya tekrar kiralamanın olanaksız hâle gelmesi veya taşınmazın mücbir sebeple kullanılamayacak ölçüde zarar görmesi haklı sebebe örnek gösterilmiştir.
Karar, haklı sebep savunmasının dar ve somut olay odaklı değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyar. Kiraya veren, ihtiyacın neden ortadan kalktığını ve bu gelişmenin kendi kontrolü dışında, üçüncü kişiye kiralamayı haklı kılacak nitelikte olduğunu somut delillerle ispatlamalıdır.
Künye: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2015/7078, K. 2016/2653, T. 04.04.2016.
6. YASAĞI DOLANMAK İÇİN YAPILAN DANIŞIKLI SATIŞ VE GERİ ALIM İŞLEMİ KORUNMAZ
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin kararında, ihtiyaç nedeniyle tahliye edilen taşınmazın üç yıllık süre dolmadan önce üçüncü kişiye devredildiği, daha sonra yeniden eski malik tarafından satın alındığı ve kiraya verildiği bir olay incelenmiştir. Daire, işlemlerin bütününü değerlendirerek yasağın danışıklı yollarla dolanıldığını kabul etmiştir.
Kararın temel ilkesi, yeniden kiralama yasağının yalnızca işlemlerin şekline bakılarak etkisiz hâle getirilemeyeceğidir. Gerçek ekonomik amaç, tarafların davranışları ve işlemlerin zamanlaması birlikte incelenir. Satış ve geri alım işlemleri sırf üç yıllık yasağı etkisizleştirme amacı taşıyorsa dürüstlük kuralı buna koruma sağlamaz.
Bu karar, günümüzde de muvazaalı devir, yakınlara satış, kısa süreli mülkiyet devri ve ardından yeniden kiralama gibi senaryolar bakımından önemini korur. Davacı eski kiracı, tapu hareketlerinin tarihini, taraflar arasındaki ilişkiyi ve yeniden kiralamanın zamanlamasını ortaya koyarak yasağın dolanıldığı iddiasını güçlendirebilir.
Künye: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2001/13394, K. 2002/4387, T. 08.04.2002.
7. KİRA FARKI HESABINDA ESKİ KİRALANANIN EMSAL RAYİCİ ESAS ALINMALIDIR
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararında, haksız tahliye nedeniyle ileri sürülen kira farkı zararının nasıl hesaplanacağı tartışılmıştır. Genel Kurul, eski kira sözleşmesindeki bedelin belirli bir oranda artırılmasının tek başına doğru hesap yöntemi olmadığını vurgulamıştır.
Kira farkı belirlenirken tahliye edilen işyerinin emsallerine göre, tahliye tarihinde getirebileceği gerçek kira bedeli tespit edilmeli ve bu değer yeni kiralanan yer için ödenen bedelle karşılaştırılmalıdır. Böylece zarar, yalnızca tarafların eski sözleşmesindeki düşük veya yüksek bedelden değil, objektif piyasa koşullarından hareketle belirlenir.
Karar, TBK m. 355 kapsamında bir yıllık asgari tazminatın üzerinde kira farkı talep edildiğinde de yol göstericidir. Bilirkişi incelemesinde eski ve yeni taşınmazların konumu, büyüklüğü, kullanım amacı, fiziksel özellikleri ve tahliye tarihindeki piyasa koşulları birlikte dikkate alınmalıdır.
Künye: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2001/4-135, K. 2001/200, T. 28.02.2001.
8. DAHA DÜŞÜK NİTELİKLİ YERE TAŞINAN KİRACININ FEDAKÂRLIĞI KİRA FARKI HESABINDA GÖZETİLMELİDİR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin kararında, tahliye edilen kiracının yeni taşındığı yerin önceki kiralanana göre daha düşük imkânlara sahip olması değerlendirilmiştir. Daire, kiracının daha düşük standartlı bir yeri seçmiş olmasının kira farkı zararını otomatik olarak ortadan kaldırmayacağını kabul etmiştir.
Zarar hesabında, tahliye edilen konutla aynı veya benzer özelliklere sahip bir taşınmazın tahliye tarihindeki rayiç kira bedelinin belirlenmesi gerekir. Kiracı daha ucuz ancak daha düşük nitelikli bir yere taşınarak ekonomik fedakârlığa katlanmışsa, bu fedakârlık zarar değerlendirmesinde dikkate alınmalıdır.
Aynı karar çizgisi, taşınma ve komisyon giderlerinin de uygun illiyet bağı bulunduğunda tazminat hesabında incelenmesi gerektiğini göstermektedir. Böylece eski kiracının yalnızca aylık kira farkı değil, yeni bir yaşam veya iş düzeni kurmak için yaptığı zorunlu giderler de zarar kapsamına girebilir.
Künye: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2002/11894, K. 2003/2060, T. 03.03.2003.
9. FAALİYET KOLU DEĞİŞİKLİĞİNDEN DOĞAN KÂR KAYBI İÇİN ZORUNLULUĞUN VE ZARARIN İSPATI GEREKİR
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin kararında, işyerinden tahliye edilen kiracı faaliyet kolunu değiştirmek zorunda kaldığını ve bu nedenle zarara uğradığını ileri sürmüştür. Daire, bu tür bir zarar kaleminin soyut iddiayla kabul edilemeyeceğini, faaliyet kolu değişikliğinin tahliyenin zorunlu sonucu olduğunun ispatlanması gerektiğini belirtmiştir.
Kiracının aynı yörede uygun bir işyeri bulamaması, mevcut faaliyetini sürdürememesi ve bu nedenle başka bir faaliyet alanına geçmek zorunda kalması delillerle ortaya konulmalıdır. Bu zorunluluk ispatlanırsa faaliyet değişikliği nedeniyle doğan gelir kaybı veya diğer ekonomik zararların tazmini gündeme gelebilir.
Karar, kâr yoksunluğu taleplerinde yüksek ispat standardının altını çizer. Geçmiş dönem ciro ve kâr kayıtları, vergi beyannameleri, yeni işyerinin performansı, sektör verileri ve faaliyet değişikliğinin gerçek nedeni birlikte değerlendirilmelidir.
Künye: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2003/2995, K. 2003/9257, T. 13.10.2003.
10. YENİDEN KİRALAMA YASAĞININ İHLALİ TEK BAŞINA MANEVİ TAZMİNAT İÇİN YETERLİ DEĞİLDİR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin kararında, yeniden kiralama yasağına aykırı davranış nedeniyle manevi tazminat istenip istenemeyeceği değerlendirilmiştir. Daire, manevi tazminat için kişilik haklarına hukuka aykırı bir saldırının bulunması gerektiğini vurgulamıştır.
Kiraya verenin yasağa aykırı biçimde hareket etmesi ve kiracının malvarlığı zararına uğraması, tek başına kişilik hakkı ihlali olarak kabul edilmemiştir. Bu nedenle kanunda özel olarak manevi tazminat öngörülmediği ve ayrıca kişilik değerlerine saldırı saptanmadığı hâllerde manevi tazminat talebinin reddi gerektiği belirtilmiştir.
Karar, dava taleplerinin doğru ayrıştırılması bakımından önemlidir. Eski kiracı bir yıllık asgari tazminat ve ispatlayabildiği maddi zararları talep edebilir; ancak manevi tazminat için ayrıca TBK m. 58 anlamında bağımsız bir kişilik hakkı ihlalini ortaya koymalıdır.
Künye: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2014/1861, K. 2014/12268, T. 11.11.2014.
TBK 355 ve Yeniden Kiralama Yasağı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
İhtiyaç nedeniyle tahliye edildim, ev başkasına kiralandı; ne yapabilirim?
Yeniden kiralama yasağı kaç yıl sürer?
Ev sahibi evi üç yıl boş bırakırsa ya da satarsa tazminat alabilir miyim?
Tazminat için mahkeme kararıyla tahliye edilmiş olmak şart mı?
TBK 355 tazminatı nasıl hesaplanır?
Kira sözleşmesine yeniden kiralama yasağından vazgeçtiğime dair madde konulabilir mi?
Yeniden inşa sonrası eski kiracının öncelik hakkı nasıl kullanılır?
Haklı sebebi kim ispatlar?
Yeniden kiralama yasağı davası hangi mahkemede açılır?
Yeni kiracı evden çıkarılabilir mi?
Kaynakça
Av. Çağrı Ayboğa Kimdir?
Av. Çağrı Ayboğa - Ayboğa Avukatlık Bürosu - Ankara Barosu Sicil No: 34507 - Çankaya / Ankara
Av. Çağrı Ayboğa, Ankara Barosu’na kayıtlı bir avukattır ve kira hukuku ve gayrimenkul hukuku alanlarında çalışmaktadır. Sulh hukuk mahkemelerinde görülen tahliye, kira tespit ve yeniden kiralama yasağından doğan tazminat davalarında vekillik yürütmektedir.
Bu rehber 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu esas alınarak hazırlanmış, hukuki doğruluğu 11 Ekim 2026 tarihinde Av. Çağrı Ayboğa tarafından denetlenmiştir. Bilgilendirme amaçlıdır; her dosya kendi belgeleriyle değerlendirilmelidir.
Tahliye edildiğiniz ev ya da işyeri üç yıl dolmadan başkasına kiralandıysa tahliye belgelerinizi ve elinizdeki delilleri iletin; tazminat hakkınızı, ek zarar kalemlerini ve dava yolunu birlikte değerlendirelim.
Avukata Sor Ankara Kira Avukatı
Danışmanlık ücretlidir. Görüşme ücretleri 2025-2026 TBB Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca uygulanır.

